İçeriğe atla

Hamidiye (kruvazör)


Hamidiye
Tarihçe
Osmanlı Deniz KuvvetleriOsmanlı İmparatorluğu
AdıHamidiye
Adının geldiği yer/kişi Sultan II. Abdülhamid
Denize indirilişi 25 Eylül 1903
Madalya ve
ödüller
1913 Hamidiye Krüvazörü Madalyası
Akıbet 1918-1925 yılları arası İngiliz kontrolü altında, daha sonra Türk Deniz Kuvvetleri'ne devredildi.
Tarihçe
Türk Deniz KuvvetleriTürkiye
AdıHamidiye
Görevlendirme 1925
Hizmetten çıkışı 1947
Notlar 1940 yılından sonra askeri öğrenci eğitimi için kullanıldı.
Genel karakteristik Hamidiye
Tipi Kruvazör[1]
Deplasman 3.805 ton
Uzunluk 112 m (367 ft)
Genişlik 14,5 m (48 ft)
Çekiş 4,8 m (16 ft)
İtme gücü 2 VTE 4 silindir; 12,000 hp
Hız 22 knot
Mürettebat 302
Silah donanımı 2 x 150 mm L/45 silah
6 x 120 mm L/50 silah
2 x 46 mm L/50 silah
2 x 36 mm silah
2 x 457 mm torpido tüpü

Hamidiye, "Abdülhamid kruvazörü" olarak 1903 yılında İstanbul sularına gelerek Osmanlı donanmasına katılan ve İkinci Meşrutiyet'in ardından adı Hamidiye olarak değiştirilen bir gemi.

Varna Deniz Muharebesi

Balkan Savaşları başlayınca Hüseyin Rauf Bey (Orbay) komutasında Karadeniz'de görevlendirildi. Aralık 1912'de Varna'yı ve Bulgaristan'ın diğer limanlarını bombaladı. 20-21 Aralık 1912 gecesi Bulgar torpidobotu Draçki (Bulgarca: Дръзки) tarafından vuruldu. Baş tarafı tamamen suya gömülü olarak İstanbul'a dönmeyi başardı ve Haliç'te onarıma alındı.[2][3][4]

Akın harekâtı

Kıdemli Yüzbaşı Hüseyin Rauf Bey komutasındaki Hamidiye Kruvazörü'nün Ege ve Akdeniz’de olağanüstü güç koşullarda icra etmiş olduğu yaklaşık yedi buçuk ay süren Akın Harekâtı, Türk Deniz Kuvvetlerinin altın sayfalarından birisini teşkil ettiği gibi, Genel Deniz Harp Tarihi açısından da bu tür harekâtın emsalsiz örnekleri arasında gösterilmektedir. Birinci Dünya Savaşında Emden ve İkinci Dünya Savaşında Scharnhorst ve Bismarck gibi Alman korsan kruvazörlerine ilham kaynağı olmuştur.

Ege Denizi'nde

Balkan Savaşları esnasında, Yunan Donanmasının Ege’de sıklet merkezi tesis etmesini önlemek, başta Yeoryos Averof zırhlı kruvazörü olmak üzere, Yunanistan’ın ana muharip unsurlarını, kuvvet inkısamı yaratacak şekilde üzerine çekerek Osmanlı Donanması üzerindeki baskıyı hafifletmek amacıyla Hamidiye’nin Ege’deki Yunan askeri tesis ve gemilerine yönelik taarruzî bir harekât icra etmesi kararlaştırılmıştır.

Hazırlanan harekât planında, gemi komutanı Hüseyin Rauf Bey'in koşullara bağlı olarak vereceği kararlara istinaden Ege’de tecavüzkâr hareketlerde bulunması, daha sonra İzmir’e dönmesi, bu mümkün olmadığı takdirde İskenderiye, Brindisi gibi tarafsız limanlarda hem kendisini emniyete alması hem de lojistik destek temin etmesi öngörülmüştür.

Hamidiye Kruvazörü 13 Ocak 1913’te harekât emrini aldıktan sonra Yunan gemileri tarafından tespit edilmeden Çanakkale’den Ege’ye çıkmış ve 15 Ocak 1913 günü Orta Ege’de Sire Adası’ndaki askeri hedefler ile birlikte, fabrika ve barut deposunu 2800 metre mesafeden ateş altına alarak imha etmiş; daha sonra liman önüne yaklaşarak Yunan Donanmasına ait Makedonya kruvazörünü top taarruzları ile nötralize etmiştir. Rauf Bey, Ege’deki harekât süresince gemi personeline fes giydirmeyerek üçüncü ülkelere ait tarafsız gemilerin Hamidiye’yi Osmanlı Devleti dışında bir ülkenin gemisi olarak değerlendirmelerini hedeflemiştir.

Rauf Bey, Sire Adasına gerçekleştirdiği harekât sonrasında İzmir Körfezi yaklaşma sularında Yunan Donanmasının üstün kuvvetlerle kendisini karşılayacağını değerlendirerek Akdeniz'e çıkmaya karar vermiş; ancak önce doğuya seyrederek Anadolu'ya müteveccihen hareket ediyor izlenimini verdikten sonra, havanın kararması ile birlikte derhal güneye dönerek, düşman kuvvetleri tarafından tespit edilmeden Akdeniz'e çıkmıştır.

Akdeniz ve Süveyş

Hamidiye (1913)
Hamidiye adına basılmış bir kartpostal, İstanbul Deniz Müzesi

Hamidiye Kruvazörü, lojistik destek ve en önemlisi yakıt (kömür, maksimum kapasite 700 ton) temin etmek için yaptığı çeşitli girişimlerden sonra 19 Ocak 1913 günü tarafsız ülke konumunda olan Mısır'a gelmiş; Mısır Hidivi'nin izni ile Süveyş Kanalı'nı geçmiş; İngiliz Komiserliği'nin muhalefetine rağmen, 29 Ocak 1913 günü karasuları dışına özel teknelerle getirilen kömürü gemiye alarak başarı ile ikmalini tamamlamıştır.

Rauf Bey ikmali tamamladıktan sonra tekrar Akdeniz'e çıkmış; Başkomutanlık Vekaletinin de teklif ettiği Yunanistan'ın Batı limanlarına yönelik nakliyatı engellemek üzere bir plan geliştirmiştir. Harekât planına göre, Hamidiye'nin önce Malta'ya hareket ederek orada kömür ikmali yapması; daha sonra İtalya karasularına yakın seyrederek gizlice Adriyatik'e geçmesi ve daha sonra düşman unsurlarına taarruzlar tertiplemesi öngörülmüştür.

Hamidiye, 14 Şubat 1913 günü Malta'nın Valletta Limanı'na demirlemiştir. Uluslararası hukuk kaidelerine göre orada ancak 24 saat kalabileceği için makine arızasını gerekçe göstererek limanda 3 gün daha kalmayı başarmış ve 450 ton kömür ikmali yapmıştır. Rauf Bey, mükemmel derecedeki İngilizce dil bilgisi ve diplomasi yeteneğiyle hem İngiliz makamları hem de yerel makamlar ile son derece iyi ilişkiler geliştirmiş; bu sayede gemisine daha kolay lojistik destek temin etmiş ve aynı zamanda limanda uzun süre kalmayı başarmıştır. Bu arada, Hamidiye'nin Adriyatik'te yapacağı muhtemel bir harekâttan endişe eden Yunan Donanması, bu bölgedeki kuvvetlerini Ege'den kaydırılan bir zırhlı ve 3 muhriple takviye etmiştir.

Hamidiye Kruvazörü 17 Şubat 1913 günü Malta'dan hareket ederek, 22 Şubat 1913 tarihinde Gazze'ye intikal etmiş ve bir gün sonra Hayfa'ya demirleyerek 395 ton kömür almıştır. Hamidiye'nin limanlardaki lojistik destek temininde bölgede bulunan Erkân-ı Harbiye-i Umûmiye Riyaseti piyade şubesinde görevli Piyade Binbaşı Ömer Fevzi Mardin Bey çok önemli katkılar sağlamıştır.

Arnavutluk ve Şingin

Arnavutluk'ta tecrit edilmiş olan Garp Ordusuna ulaştırılmak üzere 50 ton cephane ve 10.000 altını 02 Mart 1913 tarihinde Arvad Adası'nda (Suriye karasuları içinde) teslim alan Hamidiye, 8 Mart 1913 günü Silifke'den ayrılarak, düşman unsurlarına görünmeden 11 Mart 1913'te Adriyatik Denizi'ne girmiştir.

Rauf Bey, 12 Mart 1913 tarihinde karşılaştığı Leros isimli Yunan bandıralı ticaret gemisini, kaptan ve 20 kişilik mürettebatını Hamidiye'ye aldıktan sonra Yunan Donanmasına mevkiini belli etmemek için mahmuzlayarak batırmıştır. Rauf Bey sorguya çektiği Yunan kaptandan bir zırhlı ve üç muhribin Korfu'da bulunduğunu, Yunan ticaret gemilerinin Şingin Limanı (Kuzey Arnavutluk)'nda Osmanlı ordularına karşı savaşan Sırp birliklerini takviye etmek amacıyla asker ve cephane boşaltmakta olduğunu öğrenmiştir.

Bu bilgiler ışığında Rauf Bey, önce Arnavutluk'taki birliklere getirmiş olduğu cephane ve altınları teslim etmeyi; daha sonra Şingin'e taarruz etmeyi planlamıştır.

Hamidiye Kruvazörü, Semeni Nehri (Arnavutluk sınırları içinde) deltasına Türk birlikleri için getirmiş olduğu malzemeleri boşaltma işlemine başladıktan hemen sonra, Lonchi isimli bir Yunan Muhribi'nin kendisine 4500 metreye kadar yaklaştığını fark etmiş; bu olay Rauf Bey'i ikinci kez durum değerlendirmesi yapmaya yönlendirmiştir. Boşaltmaya devam ettiği takdirde Yunan Donanması'nın ani bir taarruzuna maruz kalabileceğini ve bu durumda gemiyi ve cephaneleri kaybedebileceğini değerlendiren Rauf Bey, kömür miktarının da azalması nedeniyle derhal Şingin Limanı'na yönelip oradaki silah ve cephane yüklü düşman ticaret filosuna taarruz kararı almış; Şingin Limanı'na yaklaşırken gördüğü askeri çadırlara top taarruzları tertipleyerek ağır hasar verdirmiştir.

Hamidiye daha sonra hızla liman içine girerek, limanda bulunan ticaret gemilerine teslim olmaları yönünde çağrı yapmıştır. Ancak bu çağrılarına karşılık tepelerden ateş açılınca, hem yüksek mevkideki askeri hedefleri ve top bataryalarını hem de ticaret gemilerini hedef alarak yaklaşmaya devam etmiştir. Çatışma sonunda karadaki hedeflerin bertaraf edilmesinin yanı sıra Yunan ticaret gemilerinden altı tanesi batmış; bir gemide de ağır bir infilak meydana gelmiştir. Düşman, cepheleri takviye etmek için sevk ettiği çok sayıda askerî personeline ilave olarak büyük miktarlardaki harp mühimmatı ve lojistik destek malzemesini kaybetmiştir.

Hamidiye taarruzlarını tamamladıktan sonra gemide mevcut 250 ton kömür ile intikal edebileceği limanların mevki ve mesafeler açısından analizini yapmış; Yunan Donanması ile temas kurmamak şartıyla, ancak İskenderiye'ye gidebileceğini hesaplamıştır. Rauf Bey, İtalyan karasularına yakın seyrederek Yunan gemilerine görünmeden Akdeniz'e çıkmış; 16 Mart 1913 günü İskenderiye Limanı'na ulaşmıştır.

Hamidiye Kruvazörü daha sonraki dönemlerde de hem Doğu Akdeniz hem de Kızıldeniz'de birçok görevler icra ettikten sonra 26 Ağustos 1913 tarihinde onarım maksadıyla İzmir'e dönmüştür. Onarımını müteakip, Hamidiye Kruvazörü 5 Eylül 1913 tarihinde İzmir'den Çanakkale'ye hareket ederek, 8 Eylül 1913 tarihinde Haliç'e girmiştir.

Sonuçlar

Kruvazörün Mersin Deniz Müzesinde sergilenen tam gemi modeli.

Bu harekât, gemisiyle birlikte bir komutanın yeterli lojistik destek sistemi ve üs imkânları olmaksızın tek başına planlayarak icra ettiği, gerektiğinde tarafsız ülkeleri de kapsayan uluslararası hukuk kurullarından en iyi şekilde istifade ederek lojistik destek sağladığı, son derece başarılı aldatma taktiklerinin uygulandığı parlak bir deniz harekâtıdır.

Dünyada, Alman Deniz Kuvvetlerine ait Emden, Lowe gibi bu tür akın tipi harekât yapan birçok gemi bulunmasına rağmen, bu gemilerin çoğu harekât esnasında batırılmıştır. Hamidiye ve onun komutanı Rauf Bey, yaptığı bu akın tipi harekât ile Yunan Donanması'nı adeta şaşkına çevirmiş; Yunanların sürekli olarak çeşitli yerlere gemi tahsis etmesine neden olarak kuvvet inkısamı yaratmış; düşman harp potansiyeline art arda darbeler indirmiş; görevini üstün başarı ile tamamlayarak ana üssüne dönmüş ve aynı zamanda Osmanlı Devleti için son derece kötü geçen Balkan Harbi'nde belki de parlayan tek yıldız olmuştur.

Balkan Savaşı sırasında büyük işler yapan Hamidiye Kruvazörü ve mürettebatının bir başka başarısı da Osmanlı donanması ve personeli hakkındaki olumsuz düşünceleri tersine çevirmesi olmuştur.

Kaynakça

  1. ^ Nicolle, David and Raffaele Ruggeri, p. 34
  2. ^ Büyüktuğrul 1974, ss. 212-218.
  3. ^ Emir 1932, ss. 109-120.
  4. ^ Langensiepen & Güleryüz 1995, s. 21.
  • Büyüktuğrul, Afif (1974). Osmanlı Deniz Harp Tarihi (PDF). 4. Genelkurmay Başkanlığı Deniz Kuvvetleri Komutanlığı. 8 Ekim 2020 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 2 Ekim 2020. 
  • Emir, Ali Haydar (1932). Balkan Harbinde Türk Filosu (PDF). Deniz Matbaası. 13 Ekim 2020 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 2 Ekim 2020. 
  • Langensiepen, Bernd; Güleryüz, Ahmet (1995). The Ottoman Steam Navy 1828–1923. Londra: Conway Maritime Press. ISBN 978-0-85177-610-1. 

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Rauf Orbay</span> Türk asker ve siyasetçi

Hüseyin Rauf Orbay, Türk asker, siyasetçi. Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde, Kurtuluş Savaşı'nda ve Türkiye Cumhuriyeti döneminde önemli görevlerde bulunmuştur. Trablusgarp ve Balkan Savaşları'nda gösterdiği başarıdan ötürü Hamidiye Kahramanı olarak tanındı. 1918 Ekim'inde Osmanlı Devleti'nin Bahriye Nazırı olarak görev yapan Orbay, devletin çöküş belgesi olan Mondros Mütarekesi'ni hükûmet adına imzalayan kişidir.

<span class="mw-page-title-main">Türk Deniz Kuvvetleri</span> Türk Silahlı Kuvvetlerinin donanma gücü

Türk Deniz Kuvvetleri, Türkiye'yi denizden gelebilecek her türlü saldırıya karşı korumakla görevlidir. Türk Silahlı Kuvvetleri komutası altındaki en büyük 2. kuvvettir. Kuruluş tarihi, ilk Türk denizcisi kabul edilen Çaka Bey'in İzmir'de oluşturduğu donanmanın kuruluş tarihi olan 1081'dir. 9 Kasım 2016 tarihinde değiştirilerek kabul edilen Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamesi ile bu tarihe dek Genelkurmay Başkanlığı kuruluş ve kadrolarında bulunan Komutanlık, Millî Savunma Bakanlığı kadro ve kuruluşuna geçirilmiştir. Ayrıca aynı Kararname, cumhurbaşkanı ve başbakanın kuvvet komutanı ve astlarına emir verebilmesini ve bu emirlerin hiçbir kurum, kuruluş veya kişinin onayı olmaksızın yerine getirilmesini de düzenlenmiştir.

Osmanlı donanması, Osmanlı Devleti'nin askerî deniz gücü. XIV. yüzyılda kuruldu. Osmanlı Devleti, 1323 yılında Karamürsel'i fethederek denize ulaştı, Kara Mürsel komutasında ilk donanma oluşturuldu ve Kocaeli'nde yapılan savaşlarda denizden destek sağlandı. 1327 yılında Karamürsel'de ilk Osmanlı tersanesi kuruldu ve böylece deniz gücünün kurumsallaşma çalışmaları başladı. Osmanlı donanmasında hiyerarşik sisteme geçildi, ilk Derya Beyi, Kara Mürsel Bey oldu. 1337 yılında Kocaeli ele geçirildi; böylece 1353 yılında gerçekleşecek olan Rumeli'ye geçişin önü açıldı. Bundan sonra donanmanın merkezi sırasıyla İzmit, Gelibolu ve son olarak da İstanbul oldu.

<span class="mw-page-title-main">Çanakkale Savaşı deniz harekâtları</span> Çanakkale Savaşındaki deniz harekâtları

Çanakkale Savaşı deniz harekâtları, I. Dünya Savaşı'nda İtilaf Devletleri'nin Birleşik Filo ile savunmada kalan Osmanlı İmparatorluğu kara topçusu arasında 19 Şubat 1915'ten 18 Mart 1915'e kadar Çanakkale Boğazı'nda yapılan bir dizi deniz operasyonudur. Birleşik Filo'nun Çanakkale Boğazı'na karşı yaptığı 18 Mart tarihli en geniş kapsamlı saldırı, harekâtın son operasyonudur ve birçok kaynakta 18 Mart Deniz Savaşı olarak geçmektedir.

<i>Goeben</i> ve <i>Breslau</i>nun takibi

Goeben ve Breslau'nun takibi, I. Dünya Savaşı'nın başlarında Akdeniz'de gerçekleşen, Birleşik Krallık'ın Kraliyet Donanması'na bağlı gemilerin Almanya'nın İmparatorluk Donanması'na ait SMS Goeben ve SMS Breslau'yu önlemeye çalıştıkları deniz muharebesidir. Alman Akdeniz Tümeni'ni oluşturan Moltke sınıfı muharebe kruvazörü SMS Goeben ve Magdeburg sınıfı hafif kruvazör SMS Breslau, savaşın başlaması ile Akdeniz'de sıkışmıştı. Alman gemileri aldıkları emirler doğrultusunda Birleşik Krallık filosunun yakın takibine rağmen Çanakkale Boğazı'ndan geçerek İstanbul'a ulaşmayı başardı. İstanbul'a ulaşan gemiler, Osmanlı İmparatorluğu'na devredilerek sırasıyla Yavuz ve Midilli adlarını aldı. Gemilerin mürettebatı ise Amiral Wilhelm Souchon komutasındaki Alman denizcilerden oluşmaya devam etmişti. Souchon başkanlığındaki komuta heyetinin sonraki süreçte Karadeniz'e çıkarak emrindeki diğer Osmanlı gemileriyle birlikte Rus limanlarını topa tuttuğu Karadeniz Baskını, Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı'na İttifak Devletleri saflarında girmesine yol açtı.

<i>Yavuz</i> (muharebe kruvazörü) Osmanlı İmparatorluğunun I. Dünya Savaşına girmesinde önemli rol oynayan savaş gemisi

Yavuz, Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı'na girmesinde önemli rol oynayan savaş gemisidir.

<i>Barbaros Hayreddin</i> (zırhlı) Alman zırhlısı

Barbaros Hayreddin veya SMS Kurfürst Friedrich Wilhelm, okyanus ötesi sefer yapabilen bir Alman zırhlısıdır. Alman İmparatorluk Donanması ve sonrasında Osmanlı donanması'nda görev yapmıştır. Geminin orijinal adı Prusya dükü ve Brandenburg seçici prensi olan I. Frederick Wilhelm'den gelmektedir. Brandenburg sınıfının dördüncü ön dretnot gemisi idi. 1890 yılında Kaiserliche Werft Wilhelmshaven'da inşa çalışmaları başladı, 1891'de denize indirildi ve 1893'te tamamlandı. Geminin yapımı 11,23 milyon marka mal oldu. Brandenburg sınıfı savaş gemileri üç zırhlı tarette taşıdıkları altı ana top ile, diğer donanmaların iki tarette dört top taşıyan gemilerine kıyasla daha modern bir tasarımdı.

Yarhisar, Osmanlı Devleti'nde Donanma Cemiyeti tarafından 1907 yılında Fransa'dan satın alınan, Durandal sınıfı temel alınarak tasarlanmış dört Samsun sınıfı muhripten biridir. 1907'de Osmanlı donanmasına katılan muhrip, 1911-1912'de gerçekleşen Trablusgarp Savaşı'nda Osmanlı filosunun geri kalanı gibi İtalyanlarla aktif bir çatışmada yer almadı. 1912-1913'te Balkan Savaşları esnasında Varna Deniz Muharebesi, İmroz Deniz Muharebesi ve Mondros Deniz Muharebesi gibi tüm önemli çatışmalarda yer aldı, ayrıca devriye görevlerinde bulundu. I. Dünya Savaşı'nda özellikle Marmara Denizi'nde eskort ve önleme görevlerinde yer aldı. Marmara'ya giren Müttefik Devletler denizaltılarıyla birçok çatışmaya girdi. 3 Aralık 1915'te tarihinde Yalova açıklarında Birleşik Krallık'ın E11 denizaltısı tarafından torpidolanarak batırıldı. Bu olayda 7 subay ve 33 er öldü. Birleşik Krallık denizaltısı geminin kalan mürettebatını denizden alarak bir Osmanlı yelkenlisine teslim etti.

<span class="mw-page-title-main">Meşale Harekâtı</span>

Meşale Harekâtı, Britanyalı-Amerikan birliklerin Vichy Fransası kontrolündeki Cezayir ve Fas'ı işgalidir.

<span class="mw-page-title-main">Beyrut Muharebesi (1912)</span> Osmanlı İmparatorluğu ile İtalya Krallığı arasında yapılan deniz savaşı

Beyrut Muharebesi veya Beyrut Harekâtı, 1911-1912 yılları arasında gerçekleşen Trablusgarp Savaşı'nın bir parçası olarak 24 Şubat 1912'de, Osmanlı ve İtalyan kuvvetleri arasında Beyrut'ta meydana gelen deniz muharebesidir. Muharebede iki İtalyan kruvazörü, limanda bulunan Osmanlılara ait bir zırhlı korvet ve bir torpido botunu batırdı ve Beyrut şehrini top atışına tuttu. Muharebede Beyrut'taki Osmanlı deniz gücü tamamen yok edildi ve bölgedeki İtalyan nakliyelerine yönelik tek Türk deniz tehdidi ortadan kaldırıldı. İtalyanlar bu saldırı sonrasında savaşın geri kalanında Güney Akdeniz'de tam deniz hakimiyetini elde tuttular, Süveyş Kanalı'na yaklaşımlarda tam bir deniz üstünlüğü sağladılar ve sömürgeleri olan Eritre'deki kuvvetlerini takviye etmede avantaj sağladılar.

<span class="mw-page-title-main">İmroz Deniz Muharebesi (1912)</span>

İmroz Deniz Muharebesi ya da Elli (Seddülbahir) Deniz Muharebesi, Birinci Balkan Savaşı sırasında 16 Aralık 1912 tarihinde Seddülbahir Burnu ve İmroz adası açıklarında Osmanlı ve Yunan deniz güçleri arasında meydana gelmiştir. Osmanlı donanması bu harekât ile Çanakkale Boğazı çıkışındaki Yunan ablukasını kırmayı amaçlamaktaydı. Yunanların Pavlos Kunduriotis komutasındaki bir zırhlı kruvazör, üç ön dretnot ve dört muhribinin; Osmanlıların Ramiz Numan Bey komutasındaki iki ön dretnot, iki zırhlı korvet, bir kruvazör ve dört muhribi ile karşı karşıya geldiği deniz muharebesi, Balkan Savaşları boyunca gerçekleşen en büyük deniz çatışmasıdır.

<span class="mw-page-title-main">Varna Deniz Muharebesi</span> Osmanlı ve Bulgar donanmalarının 21 Kasım 1912 tarihinde Karadenizde giriştikleri çatışma

Varna Deniz Muharebesi ya da Draçki Saldırısı, 21 Kasım 1912 tarihinde Karadeniz'de, Bulgaristan'ın Varna limanının 32 mil açığında dört Bulgar torpido botu ile Osmanlı kruvazörü Hamidiye arasında meydana gelen çatışmadır.

<span class="mw-page-title-main">Mondros Deniz Muharebesi</span>

Mondros Deniz Muharebesi 18 Ocak 1913 tarihinde Osmanlı İmparatorluğu ile Yunanistan donanmaları arasında meydana gelen çatışma. Birinci Balkan Savaşı sırasında yaşanan muharebe, Osmanlıların Çanakkale Boğazı'nda konuşlu Yunan donanmasını dağıtmak ve Ege Denizi'nde egemenliği yeniden ele geçirmek için yaptıkları ikinci ve son denemedir.

<i>Mecidiye</i> (kruvazör) Osmanlı İmparatorluğu donanmasına ait kruvazör

Mecidiye, Osmanlı Devleti hükûmetinin 1900 yılındaki siparişi üzerine Abdülmecid adıyla Amerika Birleşik Devletleri'nin William Cramp & Sons firmasının Philadelphia Tersanesinde suya indirildikten sonra Osmanlı Donanması, Rusya İmparatorluk Deniz Kuvvetleri, Kızıl Donanma, Ukrayna Halk Cumhuriyeti Deniz Kuvvetleri ve Türk Deniz Kuvvetleri'nde görev yapan korumalı kruvazör.

TCG <i>Peyk</i>

TCG Peyk ya da Osmanlı donanmasındaki adıyla Peyk-i Şevket, Osmanlı donanması ve sonrasında Türk Deniz Kuvvetleri'nde hizmet gören Peyk-i Şevket sınıfının öncü gemi olan torpido kruvazörüdür. 1906-1907 yıllarında Kiel, Almanya'daki Germaniawerft tersanesinde inşa edilmiş ve Kasım 1907'de Osmanlı donanması hizmetine girmişti. Geminin ana silahı üç 450 mm torpido tüpü ve bir çift 105 mm toptan oluşuyordu ve gemi 21 knot hıza ulaşabiliyordu.

TCG <i>Berk</i>

TCG Berk ya da Osmanlı donanmasındaki adıyla Berk-i Satvet, Osmanlı donanması ve sonrasında Türk Deniz Kuvvetleri'nde hizmet gören Peyk-i Şevket sınıfının ikinci ve son torpido kruvazörüdür. 1906-1907 yıllarında, Kiel, Almanya'daki Germaniawerft tersanesinde inşa edilmiş ve Kasım 1907'de Osmanlı donanması hizmetine girmişti. Geminin ana silahı üç 450 mm torpido tüpü ve bir çift 105 mm toptu ve gemi, 21 knot maksimum hıza ulaşabiliyordu.

<span class="mw-page-title-main">Sadullah Güney</span>

Sadullah Güney Türk asker, bürokrat ve siyasetçi.

<span class="mw-page-title-main">Aksaz Deniz Üssü</span>

Aksaz Deniz Üssü, Türk Deniz Kuvvetleri'nin Ege sahillerinin güneydoğusundaki deniz üssüdür. Muğla'nın Marmaris ilçesindedir. Askeri binalara ek olarak, üs evleri daireleri gibi kışla ve sosyal tesisler 8.000 (32 km2) hektar arazi üzerinde bulunmaktadır. Altı helikopter üste konuşludur.

<span class="mw-page-title-main">Askerî gemi</span>

Askerî gemi, Deniz kuvvetleri ve donanma tarafından kullanılan gemi veya botlara verilen genel isimdir. Deniz savaşı için yaratılmıştır. Yapıları ve amaçlarıyla sivil gemilerden farklıdırlar. Askerî gemiler genellikle hasar kontrol sistemi ve silahlarla donatılmış şekilde seyir ederler. Bazı personel taşıma gemilerinde bu donanımlar hafiftir veya bulunmayabilir. Askerî gemiler, inşaat veya amaca göre sivil gemilerden farklıdır. Günümüzde dünya donanmalarında birçok farklı gemi var. Bu gemilerde uçak, helikopter, askerî araç ve askerî teknoloji'ler taşınabilir. Hepsinin farklı uygulamaları vardır ve bazı sınıflandırmalar belirli ülkelere özeldir. Farklı ülkeler çabalarını farklı gemi türlerine harcadılar ve bazıları neredeyse hepsine yatırım yaptı.

<span class="mw-page-title-main">I. Dünya Savaşı sırasında Akdeniz'deki deniz muharebeleri</span>

I. Dünya Savaşı sırasında Avusturya-Macaristan, Almanya ve Osmanlı donanmasından oluşan İttifak Devletleri donanmalarıyla, İtalya, Fransa, Yunanistan, Japonya, ABD ve Britanya İmparatorluğu donanmalarından oluşan İtilaf Devletleri donanmaları arasında Akdeniz'de düzensiz şekilde yer yer deniz muharebeleri meydana gelmiştir.