İçeriğe atla

Halyaz Muharebesi

Halyaz Muharebesi
1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı
Tarih21 Haziran 1877
Bölge
Sonuç Taktiksel Rus Zaferi
Stratejik Osmanlı Zaferi
Rus ilerlemesi ağır kayıplara karşın durduruldu.
Taraflar
Osmanlı İmparatorluğu Osmanlı İmparatorluğuRus İmparatorluğu Rus İmparatorluğu
Komutanlar ve liderler
Ahmet Muhtar Paşa
Reis Ahmet Paşa
Faik Paşa
Arshak Ter-Gukasov
Güçler
Tahminen 10.000 civarı (Sadece Halyaz'daki Türk birlikleri) Tahminen 7.000 civarı (Sadece Halyazlar'daki Rus birlikleri)
Kayıplar
2.000 ölü ve yaralı (Bu bölgedeki birliklerin %20si) 700 ölü ve yaralı (Bu bölgedeki birliklerin %10'u)

Halyaz Muharebesi 21 Haziran 1877 tarihinde, Rus İmparatorluğu ile Osmanlı Devleti arasında gerçekleşen ve Osmanlı zaferi ile sonuçlanan muharebedir.

Savaş

Halyaz Erzurum'un Karayazı ilçesine bağlı bir köydür ve stratejik açıdan önemli bir mevkidedir. Rus ordusu buraya kadar ilerlemiştir. Ahmet Muhtar Paşa bu bölgeye ilerleyen ve Doğubayazıt'ı ele geçiren Arshak Ter-Gukasov'a bağlı koldaki birlikleri püskürtmek için bir plan hazırlar. Bu iş içinde Reis Ahmet Paşa'yı görevlendirir plana göre Ruslar, Reis Ahmet Paşa tarafından Halyazlar civarında yapılacak saldırılarla durdurulup, geriye püskürtülecek, Faik Paşa tarafından Doğubayazıt'a yapılacak saldırılarla ikmal yolları kesilen ve üslerinden uzaklaşan Rus ordusu ya çembere alınıp yok edilecek veya sıkıştırılıp imha edilecektir.

Plan teoride başarılı gözükse de pratikte uygulanması zor bir plandı, diğer taraftan Hasan Bey geçidindeki manevralara güvenen Muhtar Paşa'nın emri altındaki Osmanlı subaylarının bir kısmının askeri deneyimi çok az olmasının yanı sıra pek yetenekli de değildi. Muhtar Paşa kendisi o sırada bu bölgede olamadığı için görevlendirdiği Reis Ahmet Paşa ana Rus ordusunun yerini ve zayıf noktasını yanlış hesapladı, Rus Ordusunun merkez bölümü yerine güçlü kanatlarına saldırdı.Buna rağmen Reis Ahmet Paşa, askerleri ile 21 Haziran'da Haylazlar yönünde korumalı Rus mevzilerine yaptığı saldırıda, verdiği çok ağır kayıplara rağmen Rus ordusunu durdurmayı başardı.

Zira, Ruslar taktiksel anlamda Türklere Haylazlar yönünde ağır kayıplar verdirip onları yenmiş gözükse de, gerek cephane ve gerekse erzak bakımından saldırıları püskürtürken tükenme noktasına geldi, ilerlemeleri durduruldu. Diğer taraftan Türklerin tekrar saldırılarının yenilenebilme ihtimalini Rus General fark etti. 22 Haziran'da Osmanlı ve Rus ordusu Haylazlar yönündeki ölülerini toplamak ve gömmek için bir günlük ateşkes ilan etti.Bu arada Faik Paşa yaptığı saldırılarla Doğubayazıt'ı tehdit eder hale geldi, ikmal hatlarının kesileceğini ve çembere alınma ve Doğubayazıt'ın Türklerin eline her an geçebileceğini anlayan ermeni general Arshak Ter-Gukasov derhal Doğu Bayazıt'a doğru çekilmesi gerektiğini anladı.

Rus komutanlığı da, bu durumu fark etti ve diğer Rus kolunda bulunan General Melikov, Zivin yönünde hem Tergukasov'u zor durumdan kurtarmak hem de bölgedeki bütün Türk ordusunun cephe hattının yarılıp, savunma hatlarının çökertilmesi için saldırıya geçti ancak Zivin Muharebesi'nde Ruslar ağır bir bozguna uğradı. Tergukasov acilen Doğu Bayazıt yönüne çembere alınmamak için geri çekilmek zorunda kaldı.

Sonuçları

Haylaz muharebesi, taktiksel açından Ruslar lehine gibi gözükse de stratejik açıdan Osmanlı zaferi ile sonuçlanmıştır zira bu saldırı ve diğer birkaç stratejik başarı ile Osmanlı ordusu Rus ordusunun bu kolunu ikmal ve lojistik yönünden tükenme noktasına getirmiş ve çembere alınma tehlikesi altında bırakıp geri çekilmeye zorlamıştır. Bunun yanında yardıma gelen Melikof kuvvetlerine karşı 4 gün sonra kazanılan Zivin Muharebesi ile de bu kuvvetler geri çekilmeye zorlanmış, Tergukasov kuvvetleri iyice zor duruma düşürüp çekilme harekâtına girişilmesi kaçınılmaz hale gelmiştir.[1] Ancak diğer taraftan Osmanlı Ordusu bu muharebeler sonrası çekilme harekâtına girişen Tergukasov kuvvetlerini özellikle süvari komutanlarından Kürt İsmail Hakkı Paşa ve bir kısım Osmanlı Subaylarının hataları ile yok edememiş, gerekli zararları da verememiş ve bu da bu iki komutanın ordularını güvenli bölgeye çekip takviye almalarına imkân sağlamıştır.Buda Osmanlı ordusundaki Ahmet Muhtar Paşa, Osman Paşa gibi bir kısım yetenekli subaylar haricinde diğer subayların yetenek ve tecrübe konusundaki eksikliğini ortaya koymaktadır. Yine de Doğu Beyazıtı geri alma, Rusları kuşatma hususundaki bu fırsatın kaçırılması Osmanlının Kafkaslar'daki savaşı kaybetme nedenlerinden ancak biri olabilir. Zira Osmanlı Kafkas ordusu pek çok sorunla karşı karşıyaydı.Zira, takviye alan Rus birliklerine karşın, bölgedeki Türk birliklerinin yeni takviye alabilmesi aşırı derece zordu.Çünkü balkanlarda zor duruma düşen Osmanlı Ordusu, Şıpka geçidi de dahil ihtiyatlarının çoğunu burada kullanmakta idi ve bu bölge Osmanlı İmparatorluğu başkentine daha yakın konumdaydı,savunulması birincil öncelikti. Buna karşın Doğu Anadolu, başkentten uzak bir mevkideydi, diğer taraftan uzaklık ve dağlık alanda bulunması ikmal ve lojistik yollarının uzunluğu da yardım alınmasını son derece zorlaştırıyordu. Bölgedeki Osmanlı güçleri aşiret reisleri ve yerel halktan ancak yardım alabiliyordu.Bu sebeple en küçük bir kayıp Osmanlı Ordusu açıdan bu bölgenin savunulmasında büyük tehlike yaratıyordu. Diğer taraftan Kafkasya'da Ruslara karşı işbirliği içinde oldukları halkta Ruslar tarafından ya göç, sürgün ettirilmiş veyahut sert tedbirlerle isyanları bastırılmıştı. Buna karşın Ruslar, Tiflis ve Erivan'daki merkezlerden, Terek kazakları dahil çeşitli kazak birliklerinden, Ermeni ve Gürcü yerel halktan rahatlıkla yardım alabilecek bir konumdaydı, dahası Osmanlı İmparatorluğu içindeki silahlı Ermeni Taşnak çetelerle ilişki içindeydiler ve bu takviye kolaylığı bu bölgedeki savaşın kaderini 4-5 ay içinde Osmanlı İmparatorluğu aleyhine değiştirecekti.

Kaynakça

  1. ^ Edward W., Allen D., Muratoff P. - "Caucasian Battlefields: A History of the Wars on the Turco-Caucasian Border ..." İngilizce bölüm url = http://books.google.com.tr/books?id=oDb6P0HXwIcC&pg=PA141&dq=battle+of+zivindag&hl=tr&sa=X&ei=nwDxTpCDAorssgaDr8nxDw&ved=0CDAQ6AEwAA#v=onepage&q=battle%20of%20zivindag&f=false 16 Ekim 2012 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">93 Harbi</span> Osmanlı İmparatorluğu ile Rus İmparatorluğu arasında 1877-1878 yılları arasında yapılmış savaş

93 Harbi ya da 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı, Osmanlı padişahı II. Abdülhamit ve Rus çarı II. Aleksandr döneminde yapılmış olan bir Osmanlı-Rus Savaşı'dır. Rumi takvime göre 1293 yılına denk geldiğinden Osmanlı tarihinde 93 Harbi olarak bilinir. Hem Osmanlı Devleti'nin batı sınırındaki Tuna (Balkan) Cephesi'nde, hem de doğu sınırındaki Kafkas Cephesi'nde savaşılmıştır. Savaşa hazırlıksız yakalanan Osmanlı Devleti, çok ağır bir yenilgi almıştır. Savaşın başlıca sebepleri; Osmanlı Devleti'nde yaşanan azınlık isyanları, Rusya ve Batı Avrupa ülkelerinde, Osmanlı Devleti'nde yaşayan Hristiyanların insan haklarının çiğnendiği konusunda oluşan tek taraflı kamuoyu, Rusya'nın Balkanlardaki genişleme siyaseti, Romanya ve Bulgaristan'ın bağımsızlık istekleri ve Panslavizm akımıdır. Avrupa'nın büyük güçleri savaşı önlemek için İstanbul'da Tersane Konferansı'nı toplamışlar, ancak Osmanlı Devleti'ne yaptıkları taleplerin reddedilmesi üzerine savaş patlak vermiştir.

<span class="mw-page-title-main">Kafkasya Cephesi</span> Osmanlı Cephesi

Kafkasya Cephesi, I. Dünya Savaşı'nda Osmanlı İmparatorluğu'nun 2. ve 3. orduları ile Rus İmparatorluğu Kafkas Ordusu'nun karşı karşıya geldikleri cephe. Kafkasya Cephesi, savaş sırasında Doğu Anadolu Bölgesi içlerine kadar genişlemiş, Trabzon, Bitlis, Muş ve Van şehirlerine kadar yayılmıştır. Kara harbi, Karadeniz Bölgesinde bulunan Osmanlı İmparatorluğu deniz gücü ve Rus donanması tarafından desteklenmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Napolyon Savaşları</span> Savaş dönemi

Napolyon Savaşları, Fransız Devrim Savaşları'nın ardından Napolyon önderliğindeki Fransa ile Avrupa'nın diğer güçlü devletlerinin oluşturduğu koalisyon arasında gerçekleşen savaş dönemi. Başlangıç tarihinin hangi yıl olduğuna dair tarihçiler ve araştırmacılar arasında fikir birliği yoktur. 1800-1815 yılları arasında, yaklaşık 15 yıl sürmüştür.

<span class="mw-page-title-main">Plevne Savunması</span> 93 Harbi sırasında yaşanmış bir kuşatma savaşı

Plevne Savunması ; 93 Harbi sırasında Plevne kentinin Rus İmparatorluk Ordusu tarafından kuşatılmasının ardından, kentin Gazi Osman Paşa komutası altındaki Osmanlı Ordusu tarafından Rus ve daha sonra Rumen taarruzlarına karşı 19 Temmuz ve 10 Aralık 1877 arasında 145 gün boyunca savunmasıyla gerçekleşen, 93 Harbi'nin en önemli muharebelerinden biridir. Osmanlı Ordusu, 145 gün boyunca sayıca kendisinden kalabalık olan Rus ve Rumen ordularının gerçekleştirdiği üç büyük taarruzu püskürtmüş ve Plevne'yi başarılı bir şekilde savunmuştur. Ancak, tüm bu taarruzlardan sonra Osmanlı kuvvetlerinin yiyecek ve cephaneleri tükenmiş ve buna ek olarak kış mevsiminin gelmesiyle şiddetli soğukla karşı karşıya kalıp bitap düşmüşlerdir. Kuşatmayı yarmak için düzenledikleri son bir huruç harekâtının da başarısızlıkla sonuçlanması ile, Osman Paşa kenti Rus ve Rumen ordularına teslim etmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Birinci Balkan Savaşı</span> Balkan Birliği ile Osmanlı Devleti arasında 7 Ekim 1912-30 Mayıs 1913 tarihleri arasında gerçekleşen savaş

Birinci Balkan Savaşı, 7 Ekim 1912-30 Mayıs 1913'te Bulgaristan Krallığı, Sırbistan Krallığı, Yunanistan Krallığı ve Karadağ Krallığı'ndan oluşan Balkan Birliği'nin Osmanlı Devleti'ne karşı başlattığı savaş. Bu savaş ile Balkan devletleri, Osmanlı Devleti'nin Balkanlardaki topraklarının büyük bir bölümünü ele geçirmiştir. Bu savaş sonucunda Osmanlı Devleti Edirne ve Kırklareli'ne kadar olan Midye-Enez Hattı'nın batısındaki tüm topraklarını Balkan devletlerine bırakmak zorunda kaldı.

<span class="mw-page-title-main">Kırkkilise Muharebesi</span> Osmanlı İmparatorluğu ile Bulgaristan Krallığı arasında geçen savaş

Kırkkilise Muharebesi veya Kırklareli Muharebesi, Osmanlı İmparatorluğu ile Bulgaristan Krallığı orduları arasında geçen Birinci Balkan Savaşı'nın bir parçası olan; 22 Ekim 1912 tarihinde başlayan ve 24 Ekim 1912'de Osmanlı ordusunun doğu Trakya'da yenilgisi, Bulgar zaferi ile son bulan; Osmanlı İmparatorluğu'nun I. Balkan Savaşı'nı kaybetmesine sebep olan en önemli muharebelerden biridir.

<span class="mw-page-title-main">Lüleburgaz Muharebesi</span>

Lüleburgaz Muharebesi veya Karaağaç Muharebesi ya da Pınarhisar Muharebesi, Birinci Balkan Savaşı'nda, 29 Ekim-2 Kasım tarihleri arasında; Bulgaristan Krallığı ile Osmanlı İmparatorluğu ordusu arasında yapılan ve Bulgar ordusunun kesin zaferi, Osmanlı ordusunun ağır yenilgisi ile sonuçlanan muhârebedir. Bu muhârebe de Kumanova Muharebesi, Kırkkilise Muharebesi ve İmroz Deniz Muharebesi ile birlikte, Osmanlı İmparatorluğu'nun Birinci Balkan Savaşı'nı kaybetmesine sebep en önemli muhârebelerden biri olarak görülmektedir. Ayrıca I. Balkan Savaşı'nın asker katılımı bakımından en büyük ve en geniş katılımlı muhârebelerinden biridir.

<span class="mw-page-title-main">Erzurum Muharebesi (1877)</span>

Erzurum Muharebesi (1877), Rusya ile Osmanlı İmparatorluğu arasında 8-9 Kasım 1877'de yapılan savaştır. Ruslar, Erzurum'u almak için hücuma geçtiler. Şehrin eteklerine kadar gelen, Aziziye tabyalarını ele geçiren ve şehir merkezine saldırmaya hazırlanan Ruslara karşı, Nene Hatun ve Erzurum halkı, tabyadan kalan askerlerle birleşip karşı saldırıya geçti. Geceden başlayıp sabaha kadar süren bir savaşın ardından Ruslar, Aziziye Tabyalarını boşaltıp kentten geri çekildiler.

<span class="mw-page-title-main">Zivin Muharebesi</span>

Zivin Muharebesi 25-26 Haziran 1877 tarihinde, Rus İmparatorluğu ile Osmanlı Devleti arasında gerçekleşen ve Osmanlı zaferi ile sonuçlanan muharebedir.

Ruslar 2. Plevne Savaşı ardından Niğbolu-Rusçuk ve Şıpka üçgeninde sıkıştırılmıştı. Osman Paşa Rusların bu durumundan yararlanmak ve Rumenlerle birlikte girişecekleri taarruzun önüne geçmek ve hazır zor durumda iken Rusları tümden bozguna uğratmak maksadı ile Tuna Doğu Ordusu ve Balkan Kolordusunun taarruza geçmesini ve kendi Plevne'deki birliklerinin de düşmanın sağ kanadı üzerine saldırıya girişmesini; padişah ve Osmanlı Başkumandanlığından istese de, kendisine Plevne'de kalması için emir verilmiştir. Tuna Doğu Ordusu komutanı Mehmet Ali Paşa ile Balkan kolordusu komutanı Süleyman Paşa'dan ise mümkün mertebe yapacakları saldırılarla Plevne'nin üstündeki yükün hafifletilmesi istendi.

<span class="mw-page-title-main">Birinci Çatalca Muharebesi</span>

Birinci Çatalca Muharebesi 17 ve 18 Kasım [E.U. 4-5 Kasım] 1912 tarihinde gerçekleşmiş ve Osmanlı zaferi ile sonuçlanmıştır. Birinci Balkan Savaşı'nın Lüleburgaz Muharebesi'yle birlikte en büyük muharebelerinden biri olmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Kumanova Muharebesi</span> 23-24 Ekim 1912de yaşanmış ilk Balkan Savaşları muharebesi

Kumanova Muharebesi 23-24 Ekim 1912 tarihinde Osmanlı İmparatorluğu topraklarının Sırbistan Krallığı'na yakın bölgesinde (Kumanova) yapılan bu muharebe Birinci Balkan Savaşı'nın başlıca muharebelerinden biridir. Savaş başlangıcından sonra kısa sürede Sırpların kazandığı önemli muharebelerden biri olup bu bozgun sonrası, özellikle firar eden askerlerden kaynaklı; ağır insan gücü kayıpları nedeniyle; Osmanlı yönetimi Vardar Ovası ve Makedonya'nın büyük kısmını, artlarında büyük miktarda top ve savaş malzemesi bırakarak terk etmek zorunda kalmışlardır.

Maçka Muharebesi , 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı'nın doğu cephesine meydana gelen bir çatışmadır.

Bağdat Kuşatması, 1623-1639 Osmanlı-Safevî Savaşı'nda bir evre. Hüsrev Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu 1623'te İranlıların eline geçen Bağdat'ı 1625-26'daki başarısız kuşatmadan sonra ikinci kez kuşattıysa da, 39 günlük kuşatmanın sonucunda geri alamadı.

<span class="mw-page-title-main">Cetate Muharebesi</span>

Kırım Savaşı sırasında gerçekleşen muharebedir. Bu muharebede Ruslar tarafından ele geçirilip tahkim edilen Cetate şehri İsmail Paşa komutasındaki Osmanlılarca geri alınmaya çalışılmış ancak Albay Alexander Karlovich Baumgarten komutasındaki Rus birlikleri Osmanlı saldırısını sonuçsuz bırakmıştır.,

<span class="mw-page-title-main">Merhamlı Muharebesi</span>

Merhamlı ya da, eskiden Edirne vilayetine şimdi ise Yunanistan'ın Dedeağaç iline bağlı bir yerleşim birimidir. Bulgar ve Osmanlı orduları arasında 14/27 Kasım 1912'de yaşanan Merhamlı Muharebesi Birinci Balkan Savaşı muharebelerindendir. Uzun bir takip sonrası Batı Trakya'da General Nikola Genev ve Albay Aleksandar Tanev yöetimindeki Bulgar ordusu Kırcaali Muharebesi sonrası Gümülcine tarafına geri çekilmeye çalışan askerlerle birlikte 10,000-18.000 arası güçlü Tuğgeneral Mehmet Yaver Paşa komutasındaki Kırcaali Müfrezesi birliklerini sıkıştırır. Merhamlı köyünde sarılıp sıkıştırılıp saldırıya uğrayan Osmanlı birliklerinin, sadece bir kısmı Meriç nehrini geçerek kaçabildi. Kalan kısmı sonraki gün olan 28 Kasım'da teslim oldu.

Birinci Yanya Muharebeleri, Birinci Balkan Savaşı sırasında Pista Muharebesi akabinde Yunanların doğrudan Osmanlı Yanya Kolordusundan Yanya Kalesi'ni almak için yaptığı saldırılardır. Yunanların Manalusa Muharebesi'nde zorlukla kazandığı küçük ilerleme haricinde muharebeler Osmanlı lehine sonuçlanmış hatta Osmanlılar asker kaybı pahasına firarlara rağmen Epir Ordusundan bir kısım ek topraklar kazanmış ve Yanya Kalesi üzerindeki saldırılar geçici sürede olsa engellenmiştir.

İkinci Yanya Muharebesi veya Muharebeleri 5 Ocak 1913 ile 20 Ocak 1913 arasında hazırlık muharebelerinin ve 20-23 Ocak arasında ise esas muharebenin yapıldığı bir muharebeler silsilesidir. 5-20 Ocak tarihleri arasındaki Yunan ordusunun asıl muharebe öncesi Yanya'yı tamamen kuşatma amaçlı Dristinik ve Aydonat (Çamlık) Muharebelerinin ikisi de Osmanlı zaferi ile sonuçlanmıştır. Bu arada Osmanlı'ya bağlı Arnavutlar ve düzensiz birlikler Yunanların ikmal hattı olan Saranda limanına baskın yapıp Yunanların asıl saldırı için malzeme ve ikmal götürmelerini geciktirmişlerdir. 20 Ocak-23 Ocak arasındaki muharebe ise Yunanların ufak toprak kazançlarına karşın ağır kayıplara uğramasına neden olmuş ve Yunanlar saldırılarını durdurmak zorunda kalmıştır. Kısacası muharebeler baştan sona Osmanlı zaferi ile sonuçlanmıştır.

Şumnu Kuşatması, 1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşı'nda evre.