İçeriğe atla

Haliç

Koordinatlar: 41°01′45″K 28°57′40″D / 41.02917°K 28.96111°D / 41.02917; 28.96111
Haliç'in tuval üzerine yağlı boya tasviri, İvan Ayvazovski tarafından yapılmıştır, 1845.
Haliçin panoramik fotoğrafı. Galata Köprüsü ve Galata Kulesi
Haliç'ten bir manzara
Haliç'in havadan görünümü.

Haliç (Altın Boynuz olarak da bilinir), İstanbul'un Avrupa yakasını kaplayan Çatalca Yarımadası'nın güneydoğu ucunda, Boğaziçi girişinde, İstanbul (Tarihi yarımada) ve Beyoğlu platolarını birbirinden ayıran deniz girintisi. Denizin kendisine ulaşan akarsu yatağının bir bölümünü istila etmesiyle meydana gelen yapının jeomorfolojik adı olan Arapça haliç sözcüğü, İstanbul halicinin kent açısından taşıdığı önemden dolayı Osmanlılar döneminden bu yana bir özel isim haline gelmiş, birçok semti kapsayan bir kent bölgesi adı olmuştur.

Adı

Yunan efsanesine göre; Megaralılar, kralları Byzas'ın annesi Keroessa için Altın Boynuz ismini vermişlerdir.

Tarih

Bizans döneminde kolonileşme de burada başlamıştır. Aynı zamanda Bizans İmparatorluğu'nun denizcilik merkeziydi. Sahil boyunca uzanan duvarlar, şehri bir deniz filosu saldırısından korumak için inşa edilmiştir. Haliç'in girişinde istenmeyen gemilerin girişini engellemek için, şehirden karşıya eski Galata Kulesi'nin kuzeydoğu ucuna uzanan ve kaynaklarda ilk bahsine 717'deki Konstantinopolis Kuşatması'nda rastlanılan geniş bir zincir vardı.[1] Bu kule Latin haçlılarınca Dördüncü Haçlı Seferinde 1204 yılında geniş bir şekilde tahrip edildi. Fakat Cenevizliler yanına yeni bir kule inşa ettiler. Bu kule meşhur Galata Kulesi 1348 Christea Turris (İsa'nın Kulesi) diye adlandırılır.

Haliç'i karşıdan karşıya kapayan zinciri kırabilecek veya hile ile galip gelebilecek dikkate değer üç zaman vardı. Onuncu yüzyılda Viking'ler uzun gemilerini boğaz dışına, Galata etrafına sürüklediler ve onları kızaktan tekrar Haliç'in içine indirdiler. Bizanslılar onları Yunan ateşi ile yendiler. 1204 de 4.Haçlı seferinde, Venedik gemileri zinciri koç ile kırabilecekti. 1453 de Osmanlı Sultanı II. Mehmed'in gemilerini yağlanmış kütükler üzerinde Galata içlerinden karşı yana geçerek Haliç'e indirmesi.*

Şehrin, Fatih Sultan Mehmed'e tesliminden sonra; Rumlar, Gürcüler, Yahudiler, İtalyan tüccarları ve diğer gayrimüslimler Haliç boyunca fener ve Balat bölgesinde yaşamaya başladılar. Bugün altın Boynuz her iki yakada yer alır. Sahil boylarınca parklar vardır. Güzelliği ve tarihinden dolayı turistlerin ilgisini çekmektedir.

Haliç Osmanlı döneminde yoğun Yahudi, Rum, Ermeni ve Gürcü nüfusun yaşadığı bir bölge idi. Osmanlı döneminin münevverlerinin takip ettiği Karyağdıbaba, Karaağaç ve Sütlüce, Giresunlu Tekkesi bu bölgede bulunmaktadır. Günümüzde Galata köprüsü; Galata ve Eminönü'yü Haliç üzerinden birleştirir. Haliç üzerinde diğer iki köprü de Atatürk Köprüsü ve Haliç Köprüsü'dür.

1980'li yıllara kadar; endüstriyel atıkların döküldüğü bir yer olan Haliç, dönemin Belediye Başkanı Bedrettin Dalan "Haliç'i gözlerim gibi mavi yapacağım" vaadiyle döneminde temizlenmeye başlamış ve uzun yıllarca süren çalışmalar sonucu 2000'li yıllarda daha temiz bir hale getirildi. Haliç'in temizlenmesi amacıyla İstanbul Boğazı'ndan deniz suyunun Kağıthane Deresi'ne sürekli akışının sağlanarak dere suyunun yenilenmesi ve Haliç'e sürekli temiz suyun girmesini sağlamak için başlanılan proje 2012 yılında tamamlandı.[2]

Köprüler

Haliç doğal bir limandır. Haliç üzerinde 4 köprü bulunmaktadır. Bunlar;

  1. Galata Köprüsü
  2. Atatürk Köprüsü (Unkapanı Köprüsü)
  3. Haliç Köprüsü
  4. Haliç Metro Köprüsü

Karaağaç Tekkesi

Haliç, Sütlüce da III. Sultan Mustafa (1757-1774) devrinde yapılan Karaağaç Tekkesi, Bektaşi tekkelerinin en önemlilerinden biri olarak biliniyor. 1826 yalında II. Mahmut tarafından “Yeniçeri Ordusu”nun lağvedilmesi ile birlikte diğer Bektaşi tekkeleri gibi kapatılan Karaağaç Tekkesi, Abdülaziz döneminde (1861-1876) “Hasip Baba” tarafından yeniden faaliyete geçirilmiş ancak Cumhuriyet döneminde tekke ve zaviyelerin kapatılmasını öngören kanun gereği ikinci kez kapatılmıştı. Osmanlı arşivlerindeki kayıtlarda ise tekkenin II. Beyazıt Vakfiyesi'ne bağlı olduğu ve 16. yüzyılın başlarından itibaren faaliyette olduğu belirtiliyor. Bu durumda tekkenin 500 yıllık bir geçmişi olduğu ortaya çıkıyor.

1784 yılında İstanbul ve haliçin haritası

Giresunlu Tekkesi

9731 numaralı Maliye'den Müdevver Osmanlı Devlet arşivi defter, göre Haliç'in karşı kıyısında Sütlüce'de Giresunlu Tekkesi ismiyle bir Bektaşi tekkesi daha bulunmaktadır. Karaağaç Tekkesinin yakınında bulunan bu tekke de tamamen yıktırılmıştır.

Defterin kenarlarına düşülen ve "derkenar" olarak adlandırdığımız notlardan bu iki tekkenin de Sultan II. Bayezid evkâfından olduğu kayıtlıdır. Bunun yanı sıra Karyağdı Ali Baba Tekkesi de (yapılış: 1758) bu defterde kayıtlı olup yıktırılan tekkelerden biridir.

9731 no'lu defter bilgileri, Osmanlı Devleti'nin fermanla kendi koyduğu kurala kendisinin uymadığını da göstermektedir.

II. Mahmud yayınladığı fermanda 60 yıldan eski olan Bektaşi tekkelerinin camiye ya da medreseye çevrilmesi yolunda karar vermiş bulunmaktaydı.(BOA.HAT. 290/17351) Ancak bu durumun İstanbul'daki tekkelerde biraz zorlanarak uygulandığı görülmektedir. Karaağaç Tekkesi, III. Mustafa döneminde yapılmıştır; bu dönem başlangıç kabul edilirse tarih ucu ucuna 60 yıla ulaşmaktadır. Karyağdı Ali Baba Tekkesi ise 68 yıllıktır

Leonardo Da Vinci'nin Köprüsü

Leonardo da Vinci tarafından 1502 de dizayn edilen Altın Boynuz Köprüsü

2006 tarihindeki açıklamasına göre; Çırağan Sarayı, Yıldız Sarayı ve Sümela Manastırı restorasyonlarını yapan Bülent Güngör tarafından Da Vinci'nin orijinal planında olduğu gibi bir köprüyü yapılacağını iletti. Bu köprü, orijinalinde olduğu gibi 240 metre uzunluğunda, 8 metre genişliğinde ve denizin 24 metre üstünde olacak. 1502'de Leonardo da Vinci, tek kemerli ve ayakları arasındaki açıklığı 240 metre (720 ayak) olan köprü çizimini sivil mühendislik projesi olarak Sultan II. Beyazıt için üretti. İki ayağının arasında tarihin en eski Magicland'i vardır. Köprü Altın Boynuz için tasarlanmıştı. Asla inşa edilemedi. Onun dizaynına dayanan küçük bir köprü Norveç'te Aas yakınında inşa edildi (2000).

Haliç'ten bir görünüm, arka planda Haliç Kongre Merkezi (Şubat 2013)

Popüler kültürde Haliç

Altın Boynuz, ilk defa 29 Temmuz 2006'da Red Bull Hava Yarışı Dünya Serisi'ne (Red Bull Air Race World Series) ev sahipliği yaptı.

Galeri

Kaynakça

  1. ^ Vasiliev, Alexander. (2016). Bizans İmparatorluğu Tarihi. İstanbul: Alfa Yayınları. ss. 275
  2. ^ "Lale devri geri dönüyor". Habertürk. 11 Temmuz 2012. 18 Eylül 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Mayıs 2015. 

Konuyla ilgili kaynaklar

  • Karakaya, Enis (Sonbahar 1993). "Bizans döneminde İstanbul'un banliyöleri (III): Haliç ve çevresi". İlgi, 75. ss. 25-30. 

Dış bağlantılar


İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Miniatürk</span> İstanbulda bir müze park

Miniatürk ya da Minyatür Türkiye Park; Türkiye'deki çeşitli yapıtların maketlerinin sergilendiği, Beyoğlu, İstanbul'daki 60.000 metrekarelik alanda kurulu olan dünyanın en geniş alana kurulu minyatür parkıdır. Haliç kıyısında bulunan eski bir park alanında konumlanmıştır. 30 Haziran 2001 tarihinde temeli atılan Miniatürk, 2 Mayıs 2003 tarihinde ziyarete açılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">İstanbul'un Fethi</span> Osmanlıların Bizansın başkentini ele geçirmesi ve Bizans İmparatorluğunun yıkılması

İstanbul'un Fethi, Kostantiniyye'nin Fethi veya Batı dünyasındaki adıyla Konstantinopolis'in Düşüşü, 6 Nisan – 29 Mayıs 1453 tarihleri arasında, 53 gün süren yoğun bir kuşatmanın sonucunda Osmanlı padişahı II. Mehmed komutasındaki Osmanlı ordusunun Bizans İmparatorluğu'nun başkenti olan Konstantinopolis'i ele geçirmesidir. Olayın sonucunda, bin yılı aşkın bir süredir varlığını sürdürmüş olan Doğu Roma İmparatorluğu yıkılmış ve Osmanlı Devleti bir imparatorluk hâline gelmiştir. Bu fetih, bazı modern tarihçiler tarafından Orta Çağ'ı sona erdirip Yeni Çağ'ı başlatan olaylardan biri kabul edilmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Eminönü</span> Fatih sınırları içerisinde bir semt

Eminönü, İstanbul'un bir semtidir. İstanbul'un Tarihî yarımada olarak bilinen kısımda, Haliç'in batısında yer alır. 7 Mart 2008 tarihine kadar ilçe belediyesi olan Eminönü bu tarihte lağvedilerek kanunla Fatih ilçesine bağlanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Konstantinopolis</span> İstanbulda Sarayburnu ve çevresine (Fatih) tekabül eden tarihî şehir, Doğu Roma ve daha sonra Osmanlı İmparatorluğunun başkenti

Konstantinopolis veya Kostantiniyye, Roma İmparatorluğu (330–395), Bizans İmparatorluğu, Latin İmparatorluğu (1204–1261) ve Osmanlı İmparatorluğu'na (1453–1922) başkentlik yapmış tarihî bir şehir. Günümüzde şehir, Atatürk'ün inkılaplarından biri olarak 1928'de Latin harflerine geçilmesi sonrası, kentin Türkçe adının Latin harfleriyle yazılmış hali olan İstanbul olarak adlandırılmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Bahçekapı, Fatih</span>

Bahçekapı, İstanbul ilinin Fatih ilçesi sınırları bulunan şehrin en eski semtlerinden biri.

<span class="mw-page-title-main">Tophane</span> İstanbul da semt adı

Tophane, İstanbul'un Beyoğlu ilçesinde, boğaz kıyısında bir semttir. II. Mehmet İstanbul’u fethinden sonra 1455'te Tersane-i Amire (Haliç) ve 1460 Tophane-i Amire’yi (Tophane) kurarak İstanbul’da ilk sanayi hamlesini başlatmıştır. Tophane, bu özelliği nedeniyle Osmanlı döneminde İstanbul'un en eski sanayi bölgelerinden biridir denilebilir.

<span class="mw-page-title-main">Galata Köprüsü</span>

Galata Köprüsü, İstanbul'da Haliç üzerine yapılmış, Karaköy'le Eminönü'nü birleştiren köprüdür.

<span class="mw-page-title-main">Eyüpsultan</span> İstanbul ilçesi (Avrupa Yakası)

Eyüpsultan ya da eski adıyla Eyüp, İstanbul ilinin Avrupa yakasında yer alan bir ilçesidir. 1936'da Fatih, Beyoğlu ve Sarıyer ilçelerinin bir bölümüyle kurulan Eyüpsultan ilçesinin yüzölçümü 242 km²'dir. 29 mahallesi bulunan Eyüpsultan ilçesinin nüfusu 2021 yılındaki Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi verilerine göre 417.360'tır. İlçenin Haliç'in iç kesiminde kısa bir sahil şeridi, Karadeniz'de Akpınar ve Çiftalan köyleri arasında da uzun bir sahil şeridi vardır. Kurulduğunda bugünkü Sultangazi ilçesinin Eskihabipler Mahallesi dışında tamamını, Gaziosmanpaşa ve Bayrampaşa ilçelerini de kapsayan Eyüpsultan, bugünkü sınırlarına 2009'da Yayla mahallesini Sultangazi'ye vererek ulaşmıştır. Eyüpsultan ilçesi doğuda Sarıyer, güneydoğuda Kâğıthane ve Beyoğlu, güneybatıda Gaziosmanpaşa ve Bayrampaşa, güneyde Zeytinburnu ve Fatih, batıda Arnavutköy ve Sultangazi, güneybatıda Başakşehir ilçelerine komşudur.

<span class="mw-page-title-main">Arap Camii</span>

Arap Camii, Türkiye'nin İstanbul iline bağlı Beyoğlu ilçesindeki Galata semtinde yer alan cami. Önceleri Aziz Paolo (San Paolo) veya Aziz Domeniko Kilisesi (San Domenico) olarak bilinen ibadethane, 1453 yılında şehrin Osmanlı egemenliğine girmesinin ardından camiye çevrildi.

<span class="mw-page-title-main">Konstantinopolis Surları</span> Konstantinopolisin surları (modern İstanbul, Türkiye)

Konstantinopolis Surları, günümüzde İstanbul sınırları dahilinde olan Konstantinopolis'i çevreleyen ve Doğu Roma zamanında yapılmış şehir surlarıdır. Şehri çeviren surlar tarihte 5. yüzyıldan başlayarak inşa edilmiş, yıkılmalar ve yeniden yapmalarla dört defa elden geçmiştir. Son yapımı MS 408'den sonradır. II. Theodosius (408-450) zamanında İstanbul surları Sarayburnu'ndan Haliç kıyısı boyunca Ayvansaray'a bu taraftan ve Marmara kıyısı boyunca Yedikule'ye, Yedikule'den Topkapı'ya, Topkapı'dan Ayvansaray'a uzanıyordu.

<span class="mw-page-title-main">İstanbul köprüleri</span>

İstanbul'da tarihte ilk köprü girişimi Pers Kralı I. Darius'undur. Osmanlılar zamanında ise II. Beyazıt'ın teşebbüsü sonuçsuz kaldıktan sonra II. Mahmud, 1836'da ahşap bir köprüyü Haliç'te Unkapanı ile Azapkapı arasında yaptırdı. Bu köprüye Hayratiye Köprüsü denildi.

<span class="mw-page-title-main">Karaköy</span> Beyoğlu, İstanbulda bir semt

Karaköy, İstanbul ilinin Beyoğlu ilçesine bağlı semt. Bankaları ve iş hanlarıyla ünlü en eski ticaret merkezlerinden biridir. Eski Galata semtinin modern adıdır. Tarih boyunca bir liman ve ticaret merkezi olma özelliğiyle ön plana çıkmıştır. Boğaziçi'nin Avrupa tarafında Haliç'in ağzında yer alır. Karaköy, şehrin çok tarihsel bölgelerinden ve en eskilerinden biridir. 19. yüzyılın son çeyreğinde Osmanlı Devleti'nin finans merkezi haline gelmişti. Bugün ise, önemli bir ticaret ve ulaşım merkezidir.

<span class="mw-page-title-main">Dördüncü Haçlı Seferi</span> Bizans başkenti Konstantinopolisin ele geçirilip yağmalanmasıyla sonuçlanan Haçlı seferi (1204)

Dördüncü Haçlı Seferi, 1202-1204 yılları arasında gerçekleşen ve Papa III. Innocentius tarafından çağrılan bir Latin Hristiyan Haçlı seferiydi. Seferin amacı, öncelikle Mısır'a hakim olan güçlü Eyyûbî Sultanlığı'nı yenerek Müslümanların kontrolündeki Kudüs şehrini yeniden ele geçirmekti. Ancak, bir dizi ekonomik ve siyasi olay; Haçlı ordusunun başlangıçta planlandığı gibi Mısır'ı fethetmek yerine, 1202'de Zara'yı kuşatması ve 1204'te Konstantinopolis'i yağmalamasıyla sonuçlandı. Bu durum, Frankokrasi ya da Yunancada "Frankların yönetimi" olarak bilinen bir döneme yol açtı. Bu dönem, Bizanslılar tarafından Partitio terrarum imperii Romaniae olarak adlandırılır ve Bizans İmparatorluğu'nun Haçlı ve Venedikli müttefikleri tarafından bölünmesini ifade eder.

<span class="mw-page-title-main">Hasköy, Beyoğlu</span>

Hasköy, İstanbul ilinin Beyoğlu ilçesine bağlı, Haliç kıyısında bir semt.

<span class="mw-page-title-main">Atatürk Köprüsü</span>

Atatürk Köprüsü ya da eski adıyla Unkapanı Köprüsü, İstanbul'da tarihî yarımadayı Beyoğlu yakasına bağlayan bir köprüdür. Fatih ilçesine bağlı Unkapanı Küçükpazar bölgesiyle Beyoğlu ilçesine bağlı Azapkapı semtlerini birbirine bağlar. Aksaray semtinden başlayarak Unkapanı'na gelen Atatürk Bulvarı'nın devamı niteliğindedir.

<span class="mw-page-title-main">Harabati Baba Tekkesi</span>

Harabati Baba Tekkesi veya Sersem Ali Baba Dergâhı, MS 1538 yılında inşa edilmiş, günümüzde Makedonya'nın Kalkandelen şehrinde bulunan Osmanlı-Türk dini eserlerinden biridir.

<span class="mw-page-title-main">Prosforion Limanı</span>

Prosforyon Limanı, Konstantinopolis şehrinin bir limanıdır. Yunan kolonisi Bizantion döneminden ilk bin yılın şafağına kadar kullanılmıştır. Yavaş yavaş genişledi, geleceğin Konstantinopolis bölgesinde inşa edilecek ilk liman oldu.

<span class="mw-page-title-main">Şahkulu Sultan Tekkesi</span>

Şahkulu Sultan Dergâhı, Şahkulu Sultan Tekkesi ya da Merdivenköy Bektaşi Tekkesi, İstanbul'un Kadıköy ilçesinde Göztepe semtinde bulunan Bektaşi tekkesidir.

<span class="mw-page-title-main">Galata Surları</span>

Galata Surları veya Ceneviz Surları, günümüzde İstanbul sınırları içerisinde bulunan Galata'yı çevreleyen ve günümüzde bazı kalıntıları varlığını sürdüren surlardır.

<span class="mw-page-title-main">İstanbul mimarisi</span> İstanbul mimarisine genel bakış

İstanbul mimarisi, şehrin tüm semtlerinde silinmez bir iz bırakan birçok etkiyi yansıtan yapıların geniş bir karışımını tanımlar. Şehrin antik kısmı hala kısmen, şehri istiladan korumak için İmparator II. Theodosius tarafından 5. yüzyılda yaptırılan Konstantinopolis Surları ile çevrilidir. Kent içindeki mimari, Bizans, Ceneviz, Osmanlı ve modern Türkiye kaynaklarından gelen bina ve yapıları içermektedir. Kentin mimari açıdan önemli birçok varlığı vardır. İstanbul, uzun tarihi boyunca kültürel ve etnik bir eritme potası olarak ün kazanmıştır. Sonuç olarak şehirde gezilecek çok sayıda tarihi cami, kilise, sinagog, saray, kale, kule ve sarnıçlar bulunmaktadır.