
Hülâgû Han, Batı Asya'nın çoğunu ele geçiren Moğol hükümdar. İlhanlılar'ın kurucusudur. Cengiz Han'ın torunu olmakla birlikte Moğol İmparatorluğu'nun diğer büyük hanlarından Mengü Han, Arıkbuka Han ve Kubilay Han'ın da kardeşidir. Annesi Sorgaktani Hatun ve karısı Dokuz Hatun, tıpkı yakın arkadaşı ve komutanı olan Ketboğa gibi dinine bağlı birer Nasturi Hristiyanlardı. Moğol İmparatorluğu'nun dinlere karşı alışılmış hoşgörüsüne karşın Hülâgû'nün Müslümanlara olan düşmanlığında bu üçünün etkisi olduğu düşünülüyor.

Antakya Prensliği, Birinci Haçlı seferi sonrasında Antakya kenti civarında Haçlılar tarafından kurulmuş bir devletti.
Ketboğa Noyan, Moğol İmparatorluğu'na bağlı bir grup olan Naymanların Doğu Hristiyanıydı. Moğol İlhan Hülâgû'nun teğmeni ve sırdaşıydı ve 1258'de Bağdat'ın yağmalanması da dahil olmak üzere Ortadoğu'daki fetihlerinde ona yardımcı olmuştur. Hülâgû, Moğolistan'daki bir törene katılmak üzere kuvvetlerinin büyük bir kısmını yanına aldığında Ketboğa, Suriye'nin kontrolüne bırakıldı ve güneye, Kahire merkezli Memlûk Devleti'ne doğru devam eden Moğol baskınlarından sorumlu oldu. 1260 yılında Ayn Calut Muharebesi'nde öldürüldü.
Barlaslar, Barlas Boyu veya Barlas Aşireti Orta Asya'da bulunan Türk veya Türkleşmiş, Moğol göçebe konfederasyonu ve Büyük Timur İmparatorluğu'nun yönetici boyu.

Arık Böke ya da Arık Buka Moğol İmparatoru Cengiz Han'ın oğullarından Tuluy Han'ın oğlu. Büyük Han Möngke'nin ölümünün ardından kardeşleri Kubilay ve Hülagû seferde oldukları için kısa bir süre tahta çıkmıştır. Tahta kimin çıkacağının belirlenmesi için toplanan kurultayda 1260 yılında yapılan görüşmelerde rakip gruplar uzlaşmaya varamaz ve hem Kubilay, hem Arık Böke tahta geçer. Moğol İmparatorluğu, bu çekişme içinde üç yıl boyunca iç savaş yaşayacaktır. Savaşta Arık Böke gelenekçi Moğol prensleri tarafından desteklenirken Kubilay Kuzey Çin ve Mançurya prensleri tarafından desteklenir.

II. Leo, ayrıca II. Leon, II. Levon ya da II. Levon, Onuncu Kilikya Ermeni Lordu ya da "Dağların Lordu" ve ilk Kilikya Ermeni kralı ya da I. Levon.

IV. Boemondo, ayrıca tek gözlü olarak da bilinir, 1201 ile 1205, 1208 ile 1216 ve son olarak 1219'dan ölümüne kadar Antakya Prensliği prensi. 1187 yılından itibaren Trablusşam Kontudur.

VI. Boemondo, Adil olarak da isimlendirilmiştir, 1251'den ölümüne kadar Antakya Prensliği prensi. Aynı zamanda Trablusşam Kontudur.

Bağdat Kuşatması, Büyük Moğol Hanı Mengü Han'ın emriyle Hülagû Han'ın komutası altında birleşen Moğol ordularının, Abbâsî Halifeliğinin başkenti Bağdat'ı almak için yaptıkları başarılı kuşatmadır. Bu kuşatma sonunda başkent Moğollar tarafında ele geçirilerek istila edilmiş, yağmalanmış ve tahrip edilmiştir. Moğol askerleri 7 gün boyunca şehirde bulunanları öldürmüştür. 200 bin ila 1 milyon arasında Bağdatlı'nın öldürüldüğü tahmin edilmektedir. Abbâsî Halifeliği de bu saldırı sonrası yok edilmiştir. Son Abbasi halifesi Müstasım, kanının dökülmesinin uğursuzluk getireceğine inanılarak oğullarıyla beraber bir halıya sarılmış ve ölene kadar atlar tarafından çiğnenmiştir. Şehrin yakılıp yıkılmasından ve halifenin öldürülmesinden dolayı Bağdat, İslam dünyasındaki kültür merkezi özelliğini kaybetmiştir.
Elbistan Muharebesi ya da Elbistan Savaşı 15 Nisan 1277'de Sultan Baybars komutasındaki Memlük ordusuyla Tatavun Noyan komutasındaki Ermeni, Gürcü ve Selçuklu destekli Moğol ordusunun karşılaştığı muharebedir. Savaş, Elbistan Ovası'nın Kalfa çayırında cereyan etmiştir.
Devol Antlaşması, Birinci Haçlı Seferi'nin ardından Antakya Prensi I. Boemondo ile Bizans İmparatoru I. Aleksios arasında 1108'de imzalanan antlaşmadır. Antlaşma, günümüzde Devol olarak bilinen Bizans kalesi Diabolis'te imzalandığından ötürü bu adla anılmaktadır. Antlaşma, Antakya Prensliği'ni Bizans İmparatorluğu'nun vasal devleti yapmaya yöneliktir.

Ruggero di Salerno, 1112 ile 1119 yılları arasında Antakya Prensliği naibidir.
Maraclea ya da Marakîya, Levant'da Tartus ile Baniyas arasında küçük bir x Haçlı kıyı kasabası ve kalesi. 13. yüzyıl ortaları boyunca, kalenin mülkiyeti Antakya Prensliği ile Hospitalier Şövalyeleri arasında tartışma konusuydu. 1271'de Maraclea kasabası, Memlûk Devleti tarafından yok edildi.
Alamut Nizarilerine karşı Moğol harekâtı 1253'te İran Harezm İmparatorluğu'nun Moğol İmparatorluğu tarafından fethi ve bir dizi Nizari-Moğol çatışması sonrasında başladı. Büyük Han Möngke tarafından emredilen sefer Hülagu tarafından yönetildi. Nizarilere ve daha sonra Abbasi Halifeliğine karşı yürütülen harekât bölgede yeni bir hanlık kurmayı hedefliyordu.

Robert II, 1093'ten 1111'e kadar Flandre Kontudur. Birinci Haçlı Seferi'ndeki kahramanlıklarından sonra Kudüslü Robert veya Haçlı Robert olarak tanınmıştır.

1240'lı yıllardan itibaren Moğollar, Suriye'yi defalarca işgal ettiler veya bu yönde girişimleri olmuştur. Çoğu başarısız olmuş, ancak 1260 ve 1300'de Halep ve Şam'ı ele geçirerek ve Eyyubi hanedanını yok ederek bir miktar başarı elde etmişlerdir. Moğollar, başta Mısır Memlükleri olmak üzere bölgedeki diğer güçler tarafından her seferinde aylar içinde geri çekilmek zorunda bırakılmışlardır. 1260 sonrası çatışma Memluk-İlhanlı Savaşı olarak tanımlanır.

I. Hethum, 1226'dan 1270'e kadar Kilikya Ermeni Krallığı'nı yönetmiştir. Baberonlu Konstantin ve Lampronlu Prenses Alix Pahlavouni'nin oğlu ve kendi adını taşıyan Lampron Hanedanı olarak da bilinen Hethumid Hanedanı'nın kurucusudur. Moğol İmparatorluğu'nun hükümdarlığını kabul eden Hethum, Moğolistan'ın Karakurum kentindeki Moğol sarayına gitmiş, bu gezinin ünlü bir anlatımı Hethum'un arkadaşı tarihçi Kirakos Gandzaketsi tarafından Ermenistan Tarihi'nde verilmiştir. Müslüman Memlüklere karşı savaşmak için Moğollarla ittifak kurmuş ve diğer Haçlı devletlerini de aynı şeyi yapmaya teşvik etmiştir.
El-Malik el-Kamil Muhammed ibn el-Muzaffar Gazi ibn el-Adil Ebu Bekir, Muzaffer Gazi bin Adil'nin oğlu ve Meyyâfârikîn'in son Eyyubi emiridir. Amcası I. Kamil Muhammed'den ayırmak için II. El Kamil Muhammed olarak da bilinir.

Meyyâfârikîn Kuşatması, Moğolların son Eyyubi hükümdarı Kâmil Muhammed'e karşı Meyyāfāriqīn şehrinde 1259 ile 1260 yılları arasında yaptığı kuşatmadır. Meyyâfârikîn Kuşatması, 1258 Bağdat Kuşatması'nı yakından takip etti ve Moğolların Suriye'deki seferlerinin başlangıcı oldu.

Filistin'e Moğol akınları, öncelikle 1260 ve 1300 yıllarında Suriye'deki geçici başarılı Moğol istilalarının ardından Haçlı Seferleri'nin sonlarına doğru gerçekleşmiştir. Bu istilaların her birinin ardından Moğolların güneye, Filistin'e ve Gazze'ye kadar uzanan akınlar düzenleyebildiği birkaç aylık bir dönem yaşandı.