İçeriğe atla

Haber-i Vâhid

Haber-i Vâhid, Hadis ilminde mütevatir derecesine ulaşmayan bir isnadla rivayet edilen hadislerdir.[1]

Hadislar isnad sayısına göre ikiye ayrılır:

  • Mütevatir
  • Haber-i Vâhid veya Ahad

Mütevatir; bir haberin, üzerinde yalan konusunda uzlaşmayacakları kesin olan fazla sayıda kişi tarafından rivayet edilmesidir. Hadis alimleri bu kişilerin sayısı hakkında bağlayıcı bir hüküm vermemiştir.

Haber-i Vâhid veya Ahad ise isnad bakımından mütevatir haber kadar ravi sayısına ulaşmayan, genellikle üç veya daha az senedle gelen haberlere denilmektedir. İslam alimleri bu haberlerin hukuktaki bağlayıcılığı hakkında farklı fikirdedirler. Fakat inanç konusundaki esasları belirleyen akaid konularında delil olarak kullanılamazlar.[2]

Haber-i Vâhid kendi içinde üçe ayrılır:

  • Garib hadis: Hadisin isnadında, herhangi bir tabakasında ravi sayısının bire düştüğü hadislerdir.
  • Aziz hadis: Hadisin isnadında, herhangi bir tabakasında ravi sayısının ikiye düştüğü hadislerdir.
  • Aziz hadis:
  • Meşhur hadis: Hadisin isnadında, ravi sayısının üç kişiden oluştuğu hadislerdir.

Kaynakça

  1. ^ "HABER-i VÂHİD". TDV İslâm Ansiklopedisi. 22 Aralık 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Aralık 2023. 
  2. ^ “Hadis Usulü”, s.167, Prof. Dr. Ahmet Yücel, M.Ü.İlahiyat Fakültesi Vakfı Yayınları. D.İ.A. c. 14, s. 348.

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Hadis</span> İslam peygamberi Muhammede isnat edilen sözler ve fiiller

Hadis, Muhammed'e atfedilen ve onun sözleri, fiilleri, onaylamaları ve sıfatlarını içeren bilgilerdir. Hadis âlimleri buna sahabe ve tabiînin söz ve fiillerini de eklemişlerdir. Ancak bunlar kaynak olma bakımından Muhammed'in fiil ve sözleri ile aynı seviyede değildirler ve hadis ilmi içerisinde farklı şekilde isimlendirilirler.

<span class="mw-page-title-main">Buhârî</span> Buharalı Fars muhaddis

Buhârî ya da tam künyesiyle Ebû Abdillâh Muhammed bin İsmâîl bin İbrâhîm el-Cu'fî el-Buhârî, Buharalı Fars bir muhaddistir. Yazdığı Sahih-i Buhârî diye bilinen eser, daha sonradan Sünni Müslümanlar için güvenilir hadis kaynaklarını teşkil eden ve Kütüb-i Sitte diye anılan serinin ilk kitabıdır.

Allah'ın isimleri, İslam toplumunda, Kur'an ve hadislerde Allah'a izâfe edilen fiil veya sıfatlardan türetilmiş veya doğrudan Allah'ı ifade amacıyla kullanılmış olan isimlerdir. Yalnızca Kur'an'da geçen ilahi isimler yüzden fazlayken hadislerde Allah'a atfedilen başka isimler de bulunmaktadır. Geniş anlamıyla esmâü'l-hüsnâ kavramı bu adların hepsini kapsasa da terim anlamıyla daha çok doksan dokuz ismi içerdiği kabul edilir ve buna mukabil Türkçede çoğunlukla Allah'ın 99 ismi şeklinde bilinir.

<span class="mw-page-title-main">Ebu Hanife</span> Hanefî mezhebinin öncüsü ve imamı olan din bilgini

Ebû Hanîfe veya tam adıyla Ebû Hanîfe Numân bin Sâbit bin Zûtâ bin Mâh İslam dininin dört fıkıh mezhebinden birisi olan Hanefi mezhebinin kurucusu ve Sünni fıkhının en büyük üstâdlarından biri sayılan İslam fıkıh ve hadis bilgini. Asıl adı "Nu’man bin Sâbit" olup sevenlerince ismi "İmâm-ı Â’zam" unvanıyla birlikte anılır.

<span class="mw-page-title-main">Siyer</span> Muhammedin geleneksel Müslüman biyografileri

Siyer-i Nebi, kısaca siyer, geleneksel İslami literatürde Muhammed'in biyografilerine verilen isimdir. Kur'an ve Hadislere ek olarak, Muhammed'in hayatı ve İslam'ın ilk dönemi hakkındaki çoğu tarihi bilginin kaynağıdır.

Tevatür veya mütevatir, Arapça kökenli bir kelime olan tevatür bir haberin ağızdan ağıza yayılması, yaygın söylenti. Dini metinlerde bir haberi, yalan olarak söylenmiş bir söz üzerine birleşmeleri mümkün olmayan ve her zaman kendilerine güvenilen kimselerin bildirmeleri.

<span class="mw-page-title-main">Cerh ve Ta'dil</span>

Cerh ve Ta'dil, hadis rivayet eden kişilerin dini ve bilimsel açıdan eleştirisini konu edinen ilimdir. Cerh ve Ta'dil'in amacı hadisleri, güvenilirlik açısından zayıf olanlardan ayırmaktır. Temel hedefi ise İslam dinini korumaktır. Bu kapsamda ravilerin güvenilirliğinin saptanmasına yaradığı için hadis ilimleri içerisinde önemli bir yere sahiptir.Hadis ravîleri tarih boyunca, hadislerin sonraki nesillere düzgün bir biçimde aktarılması için gayret sarf etmişlerdir. Zaman geçtikçe uydurma hadislerin ortaya çıkması ve rivayetlerin artmasıyla hadislerin doğruluğunu saptamak ve ravîleri inceleyebilmek maksadıyla bir sistemin ortaya konulması ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Temeli sahabe döneminde ortaya atılan bu uygulamalar Hicri takvime göre ikinci asırda sistematik bir ilim halini almıştır.

Sahih, doğru, gerçek anlamında sıfat.

İctihad, İslam hukukçusunun sosyal hayatta şeriatın birincil kaynaklarında yer almayan sorunları çözmek amacıyla fıkıh usûlü prensiplerini kullanarak hükme varmak için zihinsel çaba harcamasına verilen Arapça terim.

Mevzu, و - ض - ع ‎ kökünden türemiş bir kelime olup hadis literatüründe İslâm Peygamberi'ne ait olmadığı halde onunmuş gibi gösterilen ve aktarılan söz anlamında bir terim olarak kullanılır.

<span class="mw-page-title-main">Aişe</span> Muhammedin eşi, Ebu Bekirin kızı

Aişe bint Ebu Bekir, İslam peygamberi Muhammed'in üçüncü ve en genç karısı ve birinci İslam halifesi Ebû Bekir'in kızıdır.

<span class="mw-page-title-main">Ebu Hureyre</span> sahabe

Ebu Hureyre (Arapça: أبو هريرة‎ ‎;, Yemen asıllı sahabe. Gerçek adı bilinmemekle birlikte Müslüman olmadan önceki adının Abdüamr, Sükeyn, Abdüşşems olduğu yönünde farklı rivayetler vardır. Sahipsiz kedi yavrularını besleyip büyütmesinden dolayı Kedicik babası anlamına gelen Ebu Hureyre ismiyle anılırdı.

<span class="mw-page-title-main">Abdullah bin Abbas</span>

Abdullah bin Abbas, Tefsir ve fıkıh alanlarında otorite kabul edilen ve çok sayıda hadis rivayet eden İslam peygamberi Muhammed'in amcasının oğlu olan sahabe.

Keşfü'l-Hafâ, Aclûnî'nin, halk içinde 'hadis' olarak söylenegelmiş bazı rivayetleri incelediği eseridir.

<span class="mw-page-title-main">Gadîr-i Hum</span> Muhammedin 632 yılında damadı Ali lehine bir beyan içeren vaazı.

Gadîr-i Hum İslam peygamberi Muhammed'in 16 Mart 632 tarihinde vereceği vaaz için Müslümanların toplanmış olduğu tarihsel etkinliktir. Şiilerin ve Arap Alevilerinin inancına göre İslam peygamberi bu vaazinde, Ali bin Ebu Talib'i kendisinden sonra gelecek halef tayin etmiştir. Bu günün hicri yıldönümü Şiiler ve Arap Alevileri tarafından her yıl Gadir-i Hum Bayramı olarak kutlanır.

<span class="mw-page-title-main">Kur'ancılık</span> Kuranı İslamın tek kaynağı kabul eden İslamî düşünce

Kur'ancılık, Kur'aniyyun, Kur'anizm ya da diğer bilinen adıyla Kur'an Müslümanlığı, Kur'an'ı İslam dininin tek ve ana kaynağı olarak kabul eden, hadisleri ve mezhep ayrılığını reddeden düşünce sistemidir.

<span class="mw-page-title-main">Hadis çeşitleri</span> bir rivayet zinciri ile İslâmdaki önemli kişilere isnad edilen söz, fiil veya davranışlar

Hadisler bir rivayet zinciri ile İslâm'daki önemli kişilere isnad edilen söz, fiil veya davranışlardır. Hadisler, muhaddis denilen hadis âlimleri tarafından değişik sınıflandırmalara tâbî tutulmuşlardır. Ancak bu sınıflandırmalar mutlak olmayıp sınıflandırmayı yapan kişinin bilgi altyapısı, ön kabulleri, tanımları ve değerlendirmeleri gibi öznel unsurlara dayanır..

Hadis terminolojisi, İslam dininde, birincil kaynak Kur'an'dan sonra en önemli ikinci kaynak sayılan Muhammed'in hadislerinin, tespit edilip ilk dönemde sözlü daha sonraki dönemlerde yazılı olarak aktarımıyla uğraşan ilim dalındaki tüm terimleri ifade eder. İslam ilim tarihinde bu ifade daha çok ulumu'l hadis terimiyle karşılanabilir ki bu hadis ilmini ve onun alt disiplinlerini ifade eder.

<span class="mw-page-title-main">Silsiletu’z Zeheb Hadisi</span>

Silsiletu’z Zeheb Hadisi ; şiilerin sekizinci imamı olan Ali er-Rızâ tarafından nakl edilmiş kudsi hadis. Şii inancına göre, şii imamlar bu hadisi atalarından ve sonra İslam peygamberi olan Muhammed tarafından nakl etmişler. Genel olarak bu hadis tevhit ve şartları hakkındadır. Ali er-Rızâ, bu hadisi, Merv’e doğru giderken Nişabur’da beyan etti.

Hadis eleştirisi, İslam peygamberi Muhammed'in söz, eylem, sessiz onaylarından oluşan ve kanonlaştırılmış İslamî literatür türünün eleştirisidir.