İçeriğe atla

HUMARA assay

HUMARA Assay bir tümörün klonal kökenini bulmak için en sık kullanılan yöntemlerden biridir.[1][2] Metod, X kromozomu inaktivasyonuna (bkz: X inaktivasyonu) dayanmaktadır ve X kromozomu üzerinde bulunan HUMARA (Human Androgen Receptor: İnsan Androjen Reseptörü) geni allellerinin farklı metillenme durumlarına sahip olmaları gerçeğini kullanmaktadır. Bir hücrede X kromozomlarından [en] biri bir kez metillendikten sonra, bu hücreden bölünmeyle oluşacak tüm diğer hücreler aynı X kromozomunu metiller.[3] Yani, aynı ata hücreye sahip (monoklonal [en]) hücreler aynı X kromozomunu inaktive etmişlerdir. HUMARA geninin sahip olduğu üç özellik, onu klonal köken belirleme amacı için oldukça uygun hale getirmiştir:

1-) HUMARA geni X kromozomunda bulunmaktadır ve dişi memelinin embriyogenezinde metillenme yoluyla inaktifleştirilebilir.[3] X kromozomundaki tüm genlerin inaktifleştirilmediği düşünüldüğünde (her ne kadar çoğu gen inaktifleştirilse de), bu önemli bir özellik haline gelmektedir.

2-) İnsan Androjen Reseptörü alelleri değişen sayılarda -CAG- tekrarları içerirler.[4] Böylece, sağlıklı bir dişi dokusundan alınan DNA, genin belirli bir bölgesi için PCR ile çoğaltıldığında, jel üzerinde ayrılmış iki bant görülür.

3-) PCR ile çoğaltılan bölge, metillenmediğinde HpaII [en] (ya da HhaI) gibi restriksiyon enzimleri ile parçalanabilme özelliği gösteren kısımlar içermektedir.[4] Bu ayrıntı, araştırmacılara metillenmiş bir aleli metillenmemiş allelden ayırt edebilmek için bir fırsat sağlar.

Genin bu özellikleri deneysel süreçlerde kullanılarak incelenen bir tümör dokusunun (dişi bir bireyden edinilmiş) klonak kökeni belirlenebilir. İşlem, basitçe aşağıdaki basamaklar takip edilerek gerçekleştirilebilir:

1-) Elde edilmiş dokudan DNA izole edilmesi.

2-) İzole edilmiş DNA'nın uygun enzim (HpaII [en] gibi) ile en uygun koşullarda, önerilen zaman boyunca muamele edilmesi.

3-) DNA'nın temizlenmesi ve ilgili gen bölgesinin uygun primerler kullanılarak PCR ile çoğaltılması (kullanılan primerlere örnek için şu makaleye göz atabilirsiniz:[2]).

4-) PCR ürünlerinin jelde yürütülmesinden sonra jelin görüntülenmesi ve sonuçların analiz edilmesi; eğer, tümör hücreleri enzim ile muameleden sonra iki bant vermişse, tümörün poliklonal olduğu söylenebilir. Eğer tek bir bant gözlenmişse, tümör büyük ihtimalle monoklonaldır-ancak her iki alelde aynı sayıda CAG tekrarı olabileceği ya da çoklu hücrelerden başlatılmış olsa da aynı X kromozomunun inaktivasyonu dolayısıyla, monoklonal gibi görünen bir doku olması olasılığı da değerlendirilmelidir.

Alınan deneysel sonuçların, tümörün klonal kökenine dair kesin sonucuna dair yorumu sağlayabilmesi için deneyde, (mümkünse) aynı bireyden alınmış normal doku hücreleri ve her iki tip hücrenin (normal ve tümör) enzim ile muamele edilmemiş DNA'ları da PCR ile çoğaltılmalıdır. Eğer, enzim ile muamele etmediğin normal dokuda dahi tek bir bant görülüyorsa, bu şöyle açıklanabilir; çalışılan kişi XO kromozomal düzenine sahip olabilir. Ancak, böyle bir durumda, var olan tek X kromozomu metillenmeyeceği için, enzim ile muameleden sonra bandın yok olması gerekmektedir. Eğer, enzimle muameleden sonra bant varlığını koruyorsa bu durumda, bu birey HUMARA geninin iki alellinde aynı sayıda -CAG- tekrarı bulunduruyor demektir. Eğer, çalışılan iki tür hücre için, hem enzimli hem enzimsiz iki bant gözleniyorsa, tümörün poliklonala sahip olduğunu kesin olarak söyleyebilirsiniz. Ancak, enzimle muamele ettiğiniz tümör örneğinde tek bant görürken diğerlerinde çift bant görüyorsanız, elinizdeki tümör büyük ihtimalle monoklonaldır. Kesin olarak söyleyememenizin nedeni; yukarıda değinildiği gibi, farklı hücrelerin aynı metillenme yapısı gösterebilme ihtimalinin hala var olmasıdır.

Kaynakça

  1. ^ "Arşivlenmiş kopya". 23 Temmuz 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Nisan 2016. 
  2. ^ a b "Arşivlenmiş kopya". 11 Mart 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Nisan 2016. 
  3. ^ a b "Arşivlenmiş kopya". 11 Mayıs 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Nisan 2016. 
  4. ^ a b "Arşivlenmiş kopya". 19 Eylül 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Nisan 2016. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Genetik</span> biyolojinin organizmalardaki kalıtım ve çeşitliliği inceleyen bir dalı

Genetik ya da kalıtım bilimi, biyolojinin organizmalardaki kalıtım ve genetik varyasyonu inceleyen bir dalıdır. Türkçeye Almancadan geçen genetik sözcüğü 1831 yılında Yunanca γενετικός - genetikos ("genitif") sözcüğünden türetildi. Bu sözcüğün kökeni ise γένεσις - genesis ("köken") sözcüğüne dayanmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Gen</span> içinde bulunduğu hücre veya organizmaya özel bir etkisi olan, kuşaktan kuşağa ve hücreden hücreye geçen kalıtımsal öge.

Gen, bir kalıtım birimidir. Bir DNA'nın belirli bir kısmını oluşturan nükleotid dizisidir. Popüler ve gayriresmî kullanımda gen sözcüğü, "ebeveynden çocuklarına geçen belirli bir karakteristiği taşıyan biyolojik birim" anlamında kullanılır. Kromozomun kesitleri olan genler birbirinden çok farklı işlevlerde ve büyüklüklerde (uzunluklarda) olabilirler. Genlerin büyüklükleri ve işlevleri her zaman doğru orantılı değildir.

<span class="mw-page-title-main">Kromozom</span> Dnaların kendini protein kılıfla kaplamasından sonra oluşan Dna sarmalı topluluğu

Kromozom, ; DNA'nın "histon" proteinleri etrafına sarılmasıyla, yoğunlaşarak oluşturduğu, canlılarda kalıtımı sağlayan genetik birimlerdir. Kromozomlar mikrometre boyutunda olup hücre bölünmesinin metafaz aşamasında ışık mikroskobu ile görüntülenebilmektedirler.

<span class="mw-page-title-main">Karyotip</span>

Karyotip, bir hücredeki kromozomların özdeş çift kromozomlar halinde eşlendikten sonra belli bir düzene göre sıralanmasıdır.

Mutasyon ya da değişinim, bir canlının genomu içindeki DNA ya da RNA diziliminde meydana gelen kalıcı değişmelerdir. Mutasyona sahip bir organizma ise mutant olarak adlandırılır.

<span class="mw-page-title-main">Genler ve aleller</span>

Kalıtım olayı doğrudan kromozomların mitoz ve mayoz bölünmeler ve döllenmedeki davranışlarına bağlıdır. Her bir kromozomda sayısız kalıtım birimleri, genler bulunur ve bunların her biri birbirinden farklı olup ayrı ayrı bir veya birkaç karakteri birden kontrol ederler. Genler kromozomlarda yer alırlar ve bir hücrede her bir kromozomdan iki tane bulunduğundan her bir hücrede genler bir çift olarak bulunur. Mayoz bölünmede kromozomlar birbirlerinden ayrılıp döllenmede tekrar bir araya geldiklerine göre genler de aynı davranışı gösterirler. Her bir kromozom genetiksel olarak linear düzende gen dizilerine sahipmiş gibi davranır ve bu gen düzenlenişleri homolog kromozomlarda birbirinin aynısıdır.

<span class="mw-page-title-main">Alel</span> Aynı genin alternatif formlarından biri

Alel veya alelmorf, belirli bir özelliği belirleyen bir genin değişik (alternatif) hallerinden her biridir. Gen ve alel sözcüklerinin her ikisi de, belirli bir özelliğin kalıtsal faktörünü ifade eder. Alel sözcüğü, özellikle bir kromozomun bir lokusundaki iki ya da daha fazla seçenekli gen çeşidini anlatmak için kullanılır. Örneğin bir bezelyenin yuvarlak veya kırışık taneli olmasını belirleyen gen, yuvarlaklık aleli ve kırışıklık alelinden meydana gelir.

X inaktivasyonu, dişi memeli hücrelerinde iki adet bulunan X kromozomlarından birinin inaktive edilmesi işlemi. İnaktive edilecek X kromozomu, baskılayıcı heterokromatin ile paketlenerek, bu kromozomun üzerinde bulunan genlerin ifade edilmesi önlenir. Böylece, sadece bir X kromozomuna sahip erkeklerle, iki X kromozomuna sahip dişiler arasındaki X kromozomu dengesi sağlanmış olur. İnsan ve fare gibi gelişmiş memelilerde, inaktive edilecek kromozomun seçimi rastgele yapılır ve inaktive edilmiş X kromozomu, içinde bulunduğu hücrenin yaşamı boyunca inaktif olarak kalır

<span class="mw-page-title-main">Krosover</span> Hücresel süreç

Crosover veya krossing over ya da parça değişimi mayoz bölünmenin profaz I evresinde görülen, çift halde bulunan kromozomların yaptığı parça değişimine verilen addır. Bunun sonucunda genetik rekombinasyon meydana gelir. Yani farklı kromozomlarda bulunan genlerin alelleri birbiriyle yer değiştirir.

Epigenetik, biyolojide, DNA dizisindeki değişikliklerden kaynaklanmayan ama aynı zamanda ırsi olan gen ifadesi değişikliklerini inceleyen bilim dalıdır. Diğer bir deyişle, ırsi (kalıtımsal) olup genetik olmayan fenotipik varyasyonları incelemektedir. Bu değişiklikler hücreyi ya da organizmayı doğrudan etkilemektedir ancak, DNA dizisinde hiçbir değişiklik gerçekleşmemektedir.

DNA metilasyonu DNA'nın bir kimyasal değişimdir, kalıtsal olup sonradan ilk dizi geri gelecek şekilde çıkartılabilir. Bu özelliği nedeniyle epigenetik koda aittir ve en iyi karakterize edilmiş epigenetik mekanizmadır. Metilasyon tüm virüslerde görülen, öz ile öz-başka ayrımına yarayan bir yetenek olduğu için epigenetik kodun, kadim viral enfeksiyon olaylarından kalma bir mekanizma olabileceği öne sürülmüştür.

Genetik bağlantı, belli genetik konumların (lokusların) veya gen alellerin beraberce kalıt olmaları durumdur. Aynı kromozom üzerindeki genetik lokuslar birbirine fiziksel olarak bağlıdırlar, bu yüzden mayoz bölünmede alellerin ayrışması sırasında, bunlar beraber kalma eğiliminde oldukları için bağlantılı oldukları söylenir. Farklı kromozomlardaki gen alelleri bağlantılı değillerdir, mayoz sırasında kromozomların bağımsız tertiplenmelerinden dolayı.

<span class="mw-page-title-main">Politen kromozom</span>

Politen kromozomlar, bazı canlıların hücrelerinde bulunan dev kromozomlar. DNA ikileşmesinden sonra kromatitlerin ayrılmaması ve her ikileşme sonucu bir arada kalmalarıyla ortaya çıkarlar.

Kimyada metilasyon veya metillenme, bir kimyasal bileşiğe bir metil grubunun bağlanması veya sübstitüsyonudur. Bu terim kimyada, biyokimyada, toprak bilimlerinde ve hayat bilimlerinde yaygınca kullanılır.

<span class="mw-page-title-main">Fenotipik özellik</span> Fenotipik özellik, fensel açıdan dişi ve erkek bireyden gelen alel genlerin birleşmesi ile oluşan genotipin baskın karakter açısından dış görünüşe vurmasıdır.

Fenotipik özellik veya biyolojik özellik, bir canlı organizmanın fenotipik karakterinin kalıtılan, doğal çevre tarafından belirlenen veya her ikisinin bir kombinasyonu olabilen değişik bir varyantı. Örneğin, göz rengi bir karakter veya bir niteliğin soyut tanımlanması olurken mavi, ela ve kahverengi ise somut özelliklerdir.

<span class="mw-page-title-main">Lokus</span>

Genetik ve genetik hesaplama alanında lokus, bir genin, bu genin alellerinden birinin ya da bir DNA dizisinin kromozom üzerinde düşünüldüğü yer veya DNA üzerindeki fiziksel özel konumudur. Belirli bir lokus üzerindeki DNA dizisinin herhangi bir varyantına ise alel denir. Belirli bir genom üzerinde yer alan lokusların düzenli listesine genetik harita olarak adlandırılır. Harita üzerindeki gen eşleştirmesi, belirli bir biyolojik özelliğin hangi lokus üzerinde bulunabileceğinin belirlenmesi işlemidir.

<span class="mw-page-title-main">Genetik varyasyon</span> Genetikte popülasyonlar arasında ortaya çıkabilen, tür içerisinde veya gen alellerinde gözlemlenen farklılıklar

Genetik varyasyon, genetikte popülasyon içinde ya da popülasyonlar arasında ortaya çıkabilen, tür içerisinde veya gen alellerinde gözlemlenen farklılıklardır. Genetik varyasyon, doğal seçilim için "hammadde" sağladığından önem taşır. Genetik varyasyon, bir genin dizilimlerinde meydana gelen değişimler olan mutasyon sebebiyle meydana gelirler. Poliploidi veya poliploitlik kromozomlarda oluşan mutasyona bir örnek olarak verilebilir. Poliploidi, bir hücrenin ya da organizmanın, her bir kromozomununun ikiden fazla kopyasına sahip olması durumudur. Organizmalar çoğunlukla diploit olmakla birlikte, hücre bölünmesinin olması gerektiği gibi gerçekleşmemesi sonucu, poliploit hücre ve organizmalar ortaya çıkabilir.

Hunter sendromu ya da Tip II mukopolisakkaridoz, iduronat-2-sülfataz (I2S) enziminin eksikliğinden ya da yokluğundan kaynaklanan lizozomal depo hastalığıdır. Doktor Charles A. Hunter (1873-1955) tarafından ilk kez 1917 yılında tanımlandığından, Hunter sendromu olarak adlandırılır.

<span class="mw-page-title-main">Baskınlık (genetik)</span> Bir gen varyantının, genin diğer kopyasındaki başka bir gen varyantının etkisini maskelemesi

Baskın veya dominantlık, genetikte bir genin karşılıklı lokuslar üzerinde bulunan alellerinden hangisinin canlının karakterini (fenotipini) belirleyeceğini gösteren ilişki.

<span class="mw-page-title-main">Genetik hastalıkların kökeni</span>

Genetik hastalıklar , bir ailede kuşaktan kuşağa aktarılabilen patolojileri niteleyen tanımlamadır. Kalıtsal hastalıkların gelecek kuşaklara aktarılmasında etkili olan faktörlerler, genlerdeki ve kromozomlardaki yapısal değişikliklerdir.