
Güneş Sistemi, Güneş'in kütleçekim kuvvetiyle yörüngede tutulan ve çeşitli gök cisimlerinden oluşmuş bir sistemdir. Güneş ve 8 gezegen ile onların doğruluğu onaylanmış 150 uydusu, 5 cüce gezegen ile onların bilinen toplam 8 uydusu ve milyarlarca küçük gök cisminden oluşur. Küçük cisimler kategorisine asteroitler, Kuiper Kuşağı cisimleri, kuyruklu yıldızlar, gök taşları ve gezegenler arası toz girer.

Gezegen; genellikle bir yıldız, yıldız kalıntısı ya da kahverengi cücenin yörüngesinde bulunan, yuvarlak hâle gelmiş bir astronomik cisimdir. Uluslararası Astronomi Birliğinin (IAU) tanımına göre Güneş Sistemi'nde sekiz gezegen bulunur. Bunlar, karasal gezegenler Merkür, Venüs, Dünya ve Mars; dev gezegenler Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün'dür. Gezegen oluşumu için bilimsel açıdan mevcut en iyi teori, bir bulutsunun kendi içine çökmesi sonucu bir yıldızlararası bulut meydana getirdiğini ve yıldızlararası bulutun da bir önyıldız ve bunun yörüngesinde dönen bir öngezegen diski oluşturduğunu öne süren bulutsu hipotezidir. Gezegenler bu disk içinde, kütleçekiminin etkisiyle maddelerin kademeli olarak birikmesi sonucu, yığılma (akresyon) olarak adlandırılan süreçte büyürler.

Yıldızlar öbeği veya yıldız popülasyonları, 1944 yılında Walter Baade tarafından Samanyolu Galaksisinde yer alan yıldızların gruplandırılmasıdır. Baade, söz konusu çalışmasının özet bölümünde, bu sınıflandırmanın esas itibarıyla Jan Oort tarafından 1926 yılında yapılan sınıflamaya dayandığını kabul etmektedir.

Ötegezegen veya Güneş dışı gezegen, Güneş'in baskın kütleçekim etkisinin dışında başka bir yıldızın veya kahverengi cücenin kütleçekim etkisi içinde olan gezegensel bir gök cismidir. Bir ötegezegenin ilk muhtemel kanıtı 1917 yılında kaydedilmiş, fakat o zamanlar bu şekilde kabul edilmemişti. Tespitin ilk teyidi 1992 yılında gerçekleşmiştir. 1988'de tespit edilen farklı bir gezegen ise 2003 yılında doğrulandı. 20 Ağustos 2024 itibarıyla, 4.963 gezegen sisteminde varlığı doğrulanmış 7.255 ötegezegen bulunmaktadır ve bu gezegen sistemlerinden 1.015 kadarı birden fazla gezegene sahiptir. James Webb Uzay Teleskobu'nun (JWST) daha fazla ötegezegen keşfetmesi ve bunların bileşimleri, çevresel koşulları ve yaşam potansiyelleri gibi özellikleri hakkında daha fazla fikir vermesi beklenmektedir.
HD 13189 Üçgen takımyıldızında bulunan 8. parlak yıldız. Bu turuncu parlak dev, 603 ışık yılı uzaklıkta bulunmaktadır. Kütlesi 4,5 Güneş kütlesi ve B-tipi bir Anakol yıldızıdır.

OGLE-2005-BLG-390Lb, Samanyolu Gökadamızın merkezine yakın OGLE-2005-BLG-390L yıldızının yörüngesinde ve Dünya'dan yaklaşık olarak 21,500 ± 3,300 ışık yılı uzaklıkta bulunan Güneş dışı gezegen.

WASP-1, Andromeda takımyıldızında bulunan metal zengin yıldız. 1240 ışıkyılı uzaklıktadır, 12.kadirden bir yıldızdır, Güneş dışı gezegen WASP-1b bu yıldız yörüngesindedir.

WASP-18 b 0,94 günlük dikkati çekecek derece kısa bir dolanım süresi olan bir güneşdışı gezegendir. Yörünge parametrelerinden dolayı bir milyon yılda merkezdeki yıldızın içine düşeceği beklenmektedir. Dünya'dan 330 ışık yılı uzakta olan gezegen Anka takımyıldızı yönünde bulunmaktadır.

Aslan IV Aslan takımyıldızı yönünde yaklaşık olarak 520,000 ışık yılı uzaklıkta bulunan bir cüce küremsi gökadadır. Yerel Grup'un bir üyesidir ve 2006 yılında keşfedilmiştir.

Gliese 581 d, Dünya'dan yaklaşık olarak 20 ışık yılı uzaklıktaki Gliese 581 yıldızının etrafında dönen bir güneş dışı gezegendir. Sisteminde keşfedilmiş olan üçüncü ve yıldızından olan uzaklığına göre beşinci gezegendir. Dünya'dan en az 5,6 kat büyük kütlesi nedeniyle bir dev dünya olarak sınıflandırılmaktadır. Nisan 2009'da özgün keşif ekibi gezegenin sıvı su bulunmasına elverişli olan yaşanabilir bölgenin sınırlarında olduğuna karar verdi. Daha sonra üç boyutlu bir simülasyon gezegenin bir atmosfere ve yüzeyinde sıvı suya sahip olmasının olası olduğunu gösterdi.

Geri yönlü hareket, genel olarak, astronomik bir nesnenin kütle çekimi altında bulunduğu birincil cismin dönüş yönüne göre tam tersi yönündeki yörünge veya dönme hareketi olarak tanımlanmaktadır. Ayrıca bir nesnenin dönme ekseninin salınımı veya üğrümü gibi diğer hareketleri de tanımlayabilir.

Kepler-22b, NASA’nın "Gezegen Avcısı" adıyla bilinen teleskobu Kepler tarafından keşfedilen Güneş Sistemi dışındaki bir gezegendir. Bu gezegenin en büyük özelliği bir dev dünya olabilmesidir.

Dev Dünya veya süper Dünya, astronomide Dünya'dan daha fazla kütleye sahip, fakat Güneş Sistemi'nin buz devleri olan Uranüs ve Neptün'den çok daha az kütleye sahip olan bir tür ötegezegendir. Bu terim yalnızca gezegenin kütlesine işaret eder ve yüzey koşulları ya da yaşanabilirlik konusunda bir şey ima etmez. Kütle ölçeğinin üst ucundaki gezegenler için alternatif olarak "gaz cüceleri" terimi daha doğru olsa da, yaygın olarak "mini-Neptün" terimi kullanılır.

Sıcak Jüpiterler, fiziksel olarak Jüpiter'e benzeyen ancak çok kısa yörünge periyotlarına sahip olan, gaz devi ötegezegen sınıfıdır. Yıldızlarına olan yakınlığı ve yüksek yüzey-atmosfer sıcaklıklarından dolayı, "sıcak Jüpiterler" olarak adlandırılmaktadırlar.
HD 290327, Avcı takımyıldızı yönünde yaklaşık olarak 183 ışık yılı uzaklıkta bulunan G-tipi sarı bir altdev yıldızdır. Güneş'ten çok az daha büyük olan yıldız, daha soğuk, soluk ve daha az kütleye sahiptir. Ayrıca metal zenginliği Güneş'le benzerdir. HD 290327, Gökada içinde Güneş'e göre 40,3 km/sn'lik bir hızla hareket eder. Gökada merkezinden uzaklığı, 16.800 ile 24.300 ışık yılı aralığında değişmektedir.
Gliese 179, Avcı takımyıldızı bölgesinde yaklaşık olarak 40 ışık yılı uzaklıkta bulunan M-tipi kırmızı bir ana kol yıldızıdır. Güneş'ten daha küçük olan yıldız, daha soğuk, soluk ve daha az kütleye sahiptir. Ayrıca metal içeriği Güneş'ten iki kat fazladır. Gliese 179, Gökada içinde Güneş'e göre 21,8 km/sn'lik bir hızla hareket eder. Gökada merkezinden uzaklığı, 20.900 ile 27.200 ışık yılı aralığında değişmektedir.
Gliese 221, Avcı takımyıldızı bölgesinde yaklaşık olarak 66 ışık yılı uzaklıkta bulunan M-tipi kırmızı bir ana kol yıldızıdır. Gliese 221, Gökada içinde Güneş'e göre 40,3 km/sn'lik bir hızla hareket eder. Gökada merkezinden uzaklığı, 16.800 ile 24.500 ışık yılı aralığında değişmektedir.

Nadir Dünya hipotezi, gezegen bilimi, astronomi ve astrobiyolojide, hayatın kaynağının ve dünyadaki gibi üremenin, çok çekirdekli organizmaların evriminin biyolojik bir kompleksliğe ulaşmasında, astrofiziksel ve jeolojik durumların ve olayların umulmadık bir birleşimi ile mümkün olabileceğini söyler. Aynı hipotez, dünya dışı akıllı yaşam formlarının varlığının da oldukça az olması gerektiğini ileri sürer. "Nadir Dünya" teriminin özü, Nadir Dünya: Evrende Karmaşık Yaşam Neden Yaygın Değil? (2000) isimli, Peter Ward tarafından yazılan kitaba ve bir astronot ve astrobiyolog olan Donal E. Brownlee'nin yazılarına dayanır.
Ana odak noktası bilim olmasa da epik Star Wars yıldızlararası uzay operasında, ayarlarında hikâye ve bilim ve teknolojisini kullanır. Dizi, filmlerde ve romanlarda, çizgi roman ve diğer medya formlarında genişletilmiş evrende, pek çok teknolojik kavramlar sergilenir. Star Wars filmleri öncelikli amacı, bilimsel bilgiye drama, felsefe, siyaset bilimini daha az sunmaktır. Star Wars evrenini için oluşturulan veya ödünç ekrandaki teknolojilerin çoğu kendi başlarına hikâyenin unsurları olarak arsa cihazları ya da estetik unsurlarını ağırlıklı olarak kullanılmazlar.

Kepler-1649c, Kepler uzay teleskobu tarafından keşfedilen gezegen sisteminin en dış gezegeni olan kırmızı cüce yıldız Kepler-1649'un yaşanabilir bölgesi içinde yörüngede dönen, Dünya büyüklüğünde, muhtemelen kayalık bir ötegezegendir. Kuğu takımyıldızında olup yaklaşık 301 ışık yılı (92 pc) Dünya'dan uzaktadır.