İçeriğe atla

Hüseyindede Höyüğü

Koordinatlar: 40°17′13″N 34°13′58″E / 40.287°K 34.2328°D / 40.287; 34.2328
Arkeolojik Höyük
Adı:Hüseyindede Höyüğü
il:Çorum
İlçe:Sungurlu
Köy:Yörüklü
Türü:Höyük
Tahribat:
Tescil durumu:
Tescil No ve derece:
Tescil tarihi:
Araştırma yöntemi:Kazı

Hüseyindede Höyüğü, Çorum İl merkezinin güneybatısında, Sungurlu İlçesi'nin kuzeybatısında Yörüklü beldesinin 2,5 km. güneyinde[1] yer alan bir höyüktür.[2] Tepe, Hüseyindede Tepesi olarak da bilinmektedir.[3] Kazılar sonucunda höyüğün bir Eski Hitit kült merkezi olduğu, kült yapılarının dışında başkaca yapı bulunmadığı[4] ve Hüseyindede'nin geniş bir yerleşim olmadığı anlaşılmıştır.[5]

Kazılar

Boyalı Höyük'ün batısındaki höyük 1997 yılında arasında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölümü'nden Doç. Dr. Tunç Sipahi ve ekibi tarafından saptanmış[4] olup kazılar 1997 – 2003 yılları arasında Tunç Sipahi, aynı üniversiteden Prof. Dr. Tayfun Yıldırım[6] ve Çorum Müzesi Müdürü İsmet Ediz başkanlığındaki bir ekipçe yürütülmüştür.[1]

Buluntular

Kabartma bezemeli iki dini vazo, Çankırı İnandık Höyük kazılarında ele geçen ve halen Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde sergilenen, İnandık Vazosu olarak bilinen benzer bir vazo ile, şu an için dünyadaki bu tür sağlam vazo örnekleri arasındadır. Çorum Müzesi'nde sergilenen Hüseyindede Vazoları'nda kabartma halinde bir Hitit dini ayininde (muhtemelen bahar ayininde), kullanılan çalgılar ve müzik eşliğinde yapılan dans betimlenmektedir. Çalgılar arasında bir tür saz, ziller, lir yer almaktadır. Bugün de Çorum'un bazı ilçelerinde yapılan kutlamalarda saz ve zilin birlikte kullanıldığı görülmektedir. Küçük vazoda el ele tutuşarak halay çeken iki Hititli kadın figürü, kollarını yukarı kaldırarak parmaklarını şıklatarak dans eden bir kadın figürü, hem giysileri hem de danslarıyla günümüz yöre kültürünün, yaklaşık 3600 yıla dayanan geçmişini göstermektedir. Aynı vazoda yer alan bir boğa üzerinde akrobatik hareketler yapan Hititli figürü de, MÖ II. binyılda Girit ve Yunanistan'da benzer betimlemeler görülmesi yönünden ilginçtir. MÖ II. binyıl için Girit ve Yunan uygarlıklarının simgesi olarak görülen bu figürlerin Mısır ve Suriye'de bulunan örnekleri de bugüne kadar aynı kültürlere bağlanmıştı. Ancak Hitit Dönemi'nde Anadolu'da ele geçen bu figürler, Hitit Fırtına Tanrısı Tarhun[7] için yapılan bir törenle ilişkilidir ve böylece yerel özellikler göstermektedir.[1]

Hüseyindede yerleşmesinde tapınak yapıları dışında günlük kullanıma yönelik bir mimari bulunmamıştır. Bununla birlikte ortaya çıkarılan yapılar Eski Hitit Dönemi'nin en belirgin ve sağlam örnekleridir. Bu bağlamda çevrede başka Eski Hitit yerleşmelerinin de olması gerektiği düşünülmüş, yüzey araştırmalarında saptanan Boyalı Höyük'de 2004 yılında kazılara başlanmıştır.[1]

Tapınak ya da kült yapısının 22,5 x 16 metre boyutlarında bir yapı kompleksi oluşturduğu kazılar sonucunda anlaşılmıştır. Kült vazolarının bulunduğu bu yapıya kazı yönetimi tarafından I nolu yapı olarak tanımlanmıştır.[8] Yapı kompleksinde teraslama yöntemiyle inşa edilmiş dört oda gün yüzüne çıkarılmış olup içten içe 13,5 x 9 metre boyutlarındaki 4 nolu odanın tören uygulamaları için kullanıldığı düşünülmektedir.[9] Bu şekilde tümü kült yapısı olan 6 yapı, kazı çalışmalarında ortaya çıkarılmıştır.[10]

Kazılarda ortaya çıkarılan bir diğer ilginç buluntu ise 1 nolu yapı'ya ait 3 nolu odanın kuzeydoğu köşesinde kazılan Roma Dönemi mezarıdır. Ana kayaya oyularak yapılmış kaya mezar küçük bir ön oda ile küçük bir kapıdan girilen mezar odası vardır. Geçişin, ön odada bulunan kare biçimli bir taşla kapatıldığı anlaşılmaktadır. Mezar ve çevresinde yapılan araştırmalarda herhangi başka bir mimari buluntu ortaya çıkmamıştır. Aslında çevrede yıllarca sürdürülmüş olan yüzey araştırmalarında Roma seramiği veren çok sayıda yerleşim tespit edilmişti. Hüseyindede'de bulunan kaya mezarın yakındaki bir Roma yerleşimine ait olduğu tahmin edilebilir.[10]

Kazılar sırasında ele geçen çanak çömlek buluntularının, Boğazköy, Alacahöyük, Eskiyapar Höyüğü ve İnandık Höyük Eski Hitit tabakalarında bulunan çanak çömlek tiplerinde olduğu belirtilmektedir.[11]

Değerlendirme ve tarihleme

Hüseyindede Höyükte ilk yerleşimin MÖ 1650 yılına dayandığı ifade edilmektedir.[1]

Dış bağlantılar

Kaynakça

  1. ^ a b c d e Tunç Sipahi, Tayfun Yıldırım, Hüseyindede, Boyalı Höyük ve Resuloğlu Eski Tunç Çağı Mezarlık Kazıları 11 Mart 2012 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
  2. ^ "TAY – Yerleşme Dönem Ayrıntıları". 11 Şubat 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 4 Haziran 2012. 
  3. ^ "Çorum Kültür ve Turizm Müdürlüğü". 30 Temmuz 2013 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 4 Haziran 2012. 
  4. ^ a b "Türk Tarih Kurumu". 12 Nisan 2011 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 4 Haziran 2012. 
  5. ^ 27. Kazı Sonuçları Toplantısı (2005) Cilt 1, Sh.: 447
  6. ^ "D.T.C.F." 10 Mayıs 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 4 Haziran 2012. 
  7. ^ Britannica
  8. ^ 23. Kazı Sonuçları Toplantısı (2001) Cilt 2, Sh.: 257
  9. ^ 23. Kazı Sonuçları Toplantısı, Sh.: 257-258
  10. ^ a b 23. Kazı Sonuçları Toplantısı, Sh.: 258
  11. ^ 23. Kazı Sonuçları Toplantısı, Sh.: 259

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Alacahöyük</span> ören yeri

Alacahöyük, Çorum'un Alaca ilçesinin 15 km kuzeybatısındaki Alacahüyük köyündeki bir höyüktür. Bu höyükte dört ayrı kültür evresinden kalma 15 yerleşim ya da yapı katı saptanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">İnandık Vazosu</span>

İnandık Vazosu Hitit devletinin Hanhana adlı kült merkezinde bulunan ünlü vazodur. Üzerindeki resim kutsal tanrılarının evlilik törenini anlatmaktadır. Hitit kültürünü çok iyi yansıtır.

<span class="mw-page-title-main">Çorum Müzesi</span>

Çorum Müzesi, Çorum il merkezinde bulunan bir arkeoloji ve etnografya müzesidir. Müzede Alacahöyük, Boğazköy, Hattuşaş, Pazarlı ve Kuşsaray gibi arkeolojik kazı merkezlerinden çıkarılan buluntular sergilenmektedir. Çorum Müzesi ilk olarak 13 Ekim 1968 tarihinde, günümüzde kullanılmayan ilk binasında hizmete girmiştir. 1968 yılından itibaren 33 yıl hizmet veren müze binası, arkeolojik kazılardan elde edilen eserlerin yoğunluğu nedeniyle ihtiyaca cevap veremez duruma gelmiştir. Bunun üzerine yapımı 1908 yılında başlayıp 1914 yılında tamamlanan ve yapıldığı günden itibaren hastane, Ziraat Mektebi, Makine Meslek Yüksek Okulu olarak hizmet veren bina, Çorum Müzesi'nin yeni binası olarak kullanılmak üzere 1986 yılında tahsis edilmiştir. 1988 yılında yangın geçiren bina, 1989 yılında müze olarak kullanılmak üzere restore edilmeye başlanmıştır. Restorasyon çalışmalarının tamamlanması ile Çorum Müzesi; 11.03.2003 tarihinde, bu tarihî binada ziyarete açılmıştır.

Hayaz Höyük, Adıyaman ilinin Samsat ilçesine bağlı Hayaz köyü yakınında bulunan arkeolojik bir yerleşmedir. Samsat ilçesinin 17 km. güneyinde bulunan köy ve höyük daha sonra Atatürk Baraj Gölü suları altında kalmıştır. Göl oluşmadan önce Fırat ile onun bir kolu olan Kalburcu Çayı'nın birleştiği noktada bulunmakta idi.

İkiztepe Höyüğü, Samsun ili Bafra ilçesinin 7 km. kuzeybatısında yer alan bir höyük'tür. Günümüzde Kızılırmak'ın denize döküldüğü yerin hemen batısında yer alan höyük adını, uzaktan bakıldığında iki tepe olarak görülmesinden almaktadır. Fakat gerçekte dört tepedir. Bu tepeler kazı başkanları tarafından romen rakamlarıyla tanımlanmıştır. Güneydeki en büyük tepe, günümüzde ovadan 29 metre yükseklikte olup Tepe I olarak adlandırılır. Tepe II, bunun kuzeyindedir ve 22,5 metre yüksekliktedir. En kuzeydeki Tepe III, 12,3 metredir. Tepe II'nin batısına düşen Tepe IV ise 16 metredir. Bugün denizden 7 km. içeride olan İkiztepe Höyüğü MÖ 5-3 binlerde denize oldukça yakın konumdaydı.

Köşkerbaba Höyük, Malatya İl merkezinin 31 km. kuzeydoğusunda, Karakaya Baraj Gölü suları altında kalmış olan bir höyüktür. Öncesinde Fırat kıyısından 100 metre içerdeydi. Höyük adını hemen yakınındaki bir yatırdan almaktadır. Höyüğün en üst tabakası eski yıllarda köprü inşaatı sırasında büyük ölçüde tahribata uğramıştır.

Kuruçay Höyüğü, Burdur'un 15 km. batısında, Kuruçay köyünün 1,5 km. güneybatısında yer alan bir höyüktür. Höyük, Burdur Gölü'ne bakan bir tepe üzerinde yer alıp üç yanı derin dere yataklarıyla çevrilidir. Buradaki arkeolojik yerleşim 90 x 60 metre boyutlarında ve 8 metre yüksekliktedir. Höyüğün en üst noktası Burdur Gölü'nden 110 metre yüksekliktedir.

Üçtepe Höyük Diyarbakır il merkezinin 40 km. güneydoğusunda yer alan bir höyüktür. Bismil ilçesine 10 km. mesafedeki eski adı Kerh ya da Kerh-i Dicle olan Üçtepe köyündedir. Göksu Çayı'nın batı kıyısında ovaya hakim durumdaki höyük 200 x 180 metre genişlik ve 44 metre yükseklikteki doğal bir tepedir.

Domuztepe Höyüğü, Osmaniye il merkezinin 35 km. güneydoğusunda yer alan bir höyüktür. Günümüzde Aslantaş Barajı kıyısında yer alan höyüğü tarihöncesi yerleşim katları su altında kalmıştır.

Bakla Tepe Höyüğü, İzmir il merkezinin 30 km. güneyinde, Menderes (Cumaovası) ilçesinde, Tahtalı Barajı nedeniyle terk edilen Bulgurca Çiftlik Köyü'nün hemen yakınında yer alan bir Höyüktür. Yıllardır bakla yetiştirilen bir alan olduğundan Köy'de Bakla Tepe olarak bilinmekteydi. Tarihöncesi bir yerleşimin höyükten köy altına kadar uzandığı, sapılan sondalardan anlaşılmaktadır.

Samsat Höyük, Adıyaman ili, Samsat ilçesi hemen kuzeydoğusunda, günümüzde Atatürk Baraj Gölü altında kalmış olan bir höyüktür. Baraj gölü suları altında kalmasından önce Fırat kıyısından 700 metre içeride olmasına karşın iskan edildiği dönemde hemen nehrin kıyısındaydı. Yüksek bir höyük sayılabilecek olan Samsat Höyük, ova seviyesinden 37-40 metre yükseklikte olup taban alanı 500 x 350 metre kadardır. En dik yamacı doğu yamacı, en düşük eğimli yamacı ise güneybatıya bakan yamacıdır. Adı, Klasik Çağ kaynaklarında Samosate, Samosatum, İslami Dönem kaynaklarında ise Semisat, Sumaisat olarak geçmektedir. Yer olarak, Fırat'ın oldukça geniş, dolayısıyla sığ olduğu bir kesimdedir. Yerleşim olarak ise höyük, teras ve alt şehirden oluşmaktadır. Samsat Höyük, taşıdığı öneme karşın yeterince kazı çalışmaları yapılamadan baraj gölü altında kalıp yok olmuş bir arkeolojik yerleşimdir.

İmamoğlu Höyüğü, Malatya il merkezinin 15 km. kuzeydoğusunda yer alan bir höyüktür. Höyük, Karakaya Baraj Gölü içinde bir ada haline gelmiş olup yamaçları tahrip olmuştur. Ada halindeyken de, 1987 yılında höyükte kazı çalışmaları yapılmıştır. Fırat'a dökülen Höyük Deresi ve Kırmısı Dere'nin birleşme noktasındadır. Büyük olasılıkla Fırat'ın oluşturduğu bir birikinti tepesidir. Yamaçları göl suları altından kalmadan önce 14 metre yükseklikte ve 150 x 140 metre boyutlarındaydı.

Resuloğlu, Çorum il merkezinin batı-güneybatısında, Uğurludağ ilçesinin batısında yer alan bir Erken Tunç Çağı mezarlığı ve aynı adla bilinen bir höyüktür. Mezarlık alanının güneydoğusunda, kuzeyinde ve kuzeybatısında, yüzey araştırmalarıyla saptanan ve aynı döneme tarihlenen yerleşimler bulunmaktadır. Söz konusu mezarlık, kaçak kazılarla büyük ölçüde tahrip edilmiştir.

İmikuşağı Höyüğü, Elazığ İli, Baskil İlçesi, İmikuşağı Köyü'nün kuzeybatısında yer alan bir höyüktür. Fırat'ın doğu kıyısındadır. Tohma Çayı'nın Fırat'a döküldüğü bölgenin karşısındadır. Nehir yatağından 38 metre yüksekteki höyük 200 x 150 metre boyutlarındadır. Ovadan yüksekliği ise 20 metredir.

Tille Höyük, Adıyaman ilinin Kâhta ilçesinin 30 km. doğusunda, Fırat'ın batı tarafında yer alan bir höyüktür. Höyüğün doğu, batı ve güney yamaçlarında eski adı Tille, günümüzde adı Geldibuldu olan küçük bir köy yerleşimi vardır. Fırat'a katılan bir derenin dar vadisindeki yerleşme doğu terasıyla birlikte 200 x 140 metre, 26 metre yüksekliktedir ve üstünde bir düzlük vardır.

Kaman Kalehöyük, Kırşehir İl merkezinin kuzeybatısında, Kaman İlçesi'nin 3 km. doğu-kuzeydoğusunda yer alan bir höyüktür. Tepe yaklaşık 280 metre çapında olup 16 metre yüksekliktedir.

Eskiyapar Höyük, Çorum İl merkezinin güneyinde, Alaca İlçesi'nin 6 km. batısında, eski Eskiyapar Köyü altında, Hüseyinabad Ovası'nda yer alan bir höyüktür. Tarım, yapılaşma gibi nedenlerle köyün yol açtığı tahribatı önlemek ve kazı çalışmalarına olanak vermek için 1983-84 yıllarında köy taşınarak höyük açılmıştır. Tepe, 350 metreye varan çapı ile bölgenin büyük höyüklerinden biri olup 13 metre yüksekliktedir. Konum olarak Alacahöyük, Boğazköy ve Şapinuva (Ortaköy) gibi önemli Hitit merkezlerinin neredeyse geometrik ortasındadır.

Boyalı Höyük, Çorum İl merkezinin güneybatısında, Sungurlu İlçesi'nin kuzeybatısında, Yörüklü belde merkezinin 2 km. doğusunda yer alan bir höyüktür. Höyük, Yörüklü'nün genişlemesiyle artık bir mahallesi haline gelen eski Güloluk Köyü'nün 450 metre doğusundaydı. Yerleşmenin bulunduğu vadi, Delice Havzası ile Kaledere dağlık bölgesi arasında uzanmaktadır. Bölge, MÖ III. binyılda Hatti Kültürü'nün çekirdek bölgesi olarak görülmektedir. Bu nedenle Boyalı Höyük kazıları bölgesel bir çalışmanın odak noktasını oluşturmaktadır. Diğer yandan Hüseyindede Höyüğü ve Fatmaören Höyüğü'ne yaklaşık 7 km. mesafededir. Üç höyük de birer Hitit yerleşmesidir.

Fatmaören Höyüğü, Çorum'un Sungurlu İlçe'sinin Yörüklü beldesinin 500 metre batı kuzeybatısında yer alan bir höyüktür. Hüseyindede Höyüğü'ne kuş uçuşu 2,5 km. mesafededir. Höyük üç doğal yükselti üzerinde oluşmuştur. En yüksek noktasında tarla seviyesinden 25 metre yüksekliktedir. Fatmaören Tepesi olarak bilinen bu üç yükselti, çevrenin kurak ve çorak olmasına karşın sulak bir bölgede, adeta bir vaha görünümündedir. Boyalı Höyük, Hüseyindede Höyüğü ve Fatmaören, MÖ III. binyılda Hitit Kültürü'nün çekirdek bölgesi olarak görülmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Hüseyindede vazoları</span>

Hüseyindede vazoları, Türkiye'nin Çorum ilinde Yörüklü yakınlarındaki Hüseyindede Tepe'de yapılan kazılarda bulunan, kabartmalarla süslenmiş Erken Hitit vazolarıdır. Toplamda dört adet vazo parçası bulunmaktadır. Bunlardan ikisi neredeyse tamamlandı ve restore edilebildi. Yaklaşık MÖ 1650'ye tarihlenen vazolar Çorum Arkeoloji Müzesi'nde sergilenmektedir.