İçeriğe atla

Güç (uluslararası ilişkiler)

Uluslararası İlişkilerde Güç birkaç farklı şekilde tanımlanabilir. Siyaset Bilimciler, tarihçiler ve diplomatlar siyasi gücün aşağıdaki kavramlarını kullanırlar:

  • Devletlerin veya liderlerin bir amacı olarak güç
  • Sonuçlar, olaylar, aktörler ve meseleler üzerinde nüfuz veya kontrol ölçüsü olarak güç
  • Çatışmada galibiyeti yansıtması ve güvenliğin erişimini sağlaması açısından güç
  • Kaynaklar ve imkânlar-kabiliyetler üzerinde kontrol olarak güç

Modern söylem genelde ekonomik ve askerî gücü belirten devlet gücü üzerine konuşur. Güçlü bir devleti neyin tanımladığına dair ortak olarak kabul edilmiş bir standart olmamasına rağmen uluslararası sistemde önemli miktarda güce sahip bu devletler orta güçler, bölgesel güçler, büyük güçler, Süper güç veya hipergüçler olarak adlandırılırlar. Uluslararası ilişkilerde devletlerden başka varlıklar/kuruluşlar da güç elde edip kullanabilirler. Bu kuruluşlar çok taraflı uluslararası örgütler, askeri ittifak örgütleri (ör: NATO), çokuluslu şirketler, sivil toplum örgütleri olabildiği gibi Katolik Kilisesi, Walmart, Hansa Birliği de örnek olarak gösterilebilir.

Bir Amaç Olarak Güç

Niccolò Machiavelli

Uluslararası ilişkilerde gücün bir amaç olarak birincil kullanımı Niccolò Machiavelli ve Hans Morgenthau gibi siyaset teorisyenlerine aittir. Özellikle klasik realist düşünürler arasında, güç insanlığın ve devletlerin doğal amacıdır. Ekonomik gelişme, askeri gelişme, kültürel yayılma vb. tüm her şeyin uluslararası gücün nihai amacı doğrultusunda çalıştığı düşünülebilir.

Nüfuz Açısından Güç

Siyaset bilimciler güç terimini öncelikle uluslararası sistemde aktörlerin diğer aktörler üzerine nüfuz edebilme yetilerine göre kullanırlar. Bu nüfuz zorlayıcı veya rekabetçi olabilir, işbirliğine dayanabilir. Nüfuz mekanizması tehdit veya güç kullanımı, ekonomik etkileşim veya baskı, diplomasi ve kültürel paylaşımını içerebilir.

Alanlar, Bloglar, İttifaklar

Belirli koşullar altında, devletler içinde baskın nüfuz uygulayabildikleri bir etki alanı veya bir blok organize edebilirler. Tarihsel örnekler Avrupa Uyumu altında tanınmış etki alanlarını veya Yalta Konferansı’nın bitiminden sonra Soğuk Savaş sırasında alanların tanınmasını içerir. Varşova Paktı, Özgür Dünya ve Tarafsızlar Hareketi Soğuk Savaş içerisinde doğan bloklardır. NATO ve Varşova Paktı gibi askeri ittifaklar ise nüfuz gösterilmesine vasıta olan diğer alanlardan biridir. Ancak, realist teori sıkça bir bölge içerisinde hegemoni kurabilecek güçlü blok/alanların kurulmasına uzak durma eğilimi gösterir. Örnek vermek gerekirse İngiliz Dış Politikası her zaman Avrupa anakarası üzerinde bulunan hegemonik güçlerin karşısında saf tutmuştur. Ör: Nazi Almanya’sı Napolyon Fransa’sı, Habsburg Avusturya’sı.

Güvenlik Açısından Güç

Güç, ayrıca uluslararası sistemdeki varlıkları için, askeri zaferlere veya güvenliğe ulaşmış devletleri veya aktörleri tanımlarken de kullanılır. Bu genel kullanım tarih yazarları veya popüler yazarlar arasında en yaygın şekilde bulunur. Örneğin, başka devletlere karşı askeri bir operasyonda bir mücadele veya muharebeler dizinini kazanmış devlet güçlü olarak tanımlanabilir. Tekrarlanan veya önemli bir meydan okumadan güvenliğini, egemenliğini veya stratejik çıkarlarını korumada başarılı olmuş bir aktör de güçlü olarak tanımlanabilir.

İmkan-Kabiliyetler Açısından Güç

Güç bir devletin kaynak ve imkân-kapasitelerini tanımlamada da kullanılır. Bu tanım niceldir ve en çok Jeopolitik üzerine uzman kişiler ve ordular tarafından kullanılır. İmkân-Kapasiteler somut olarak düşünülürler yani ölçülebilir, tartılabilir değerlerdir. Thomas Hobbes güç ile ilgili “ gün gelecekte iyi görünenin elde edilmesi anlamına gelir” demiştir.

Çinli stratejistler nicel olarak ölçülebilen ve kapsamlı ulusal güç olarak bilinen benzer ulusal güç kavramlarına sahiptirler.

Yumuşak Güce Karşılık Sert Güç

Bazı siyaset bilimciler iki güç arasında ayrım yaparlar: Sert güç ve yumuşak güç. Birincisi zorlayıcı iken ikincisi üzerinde etki kurma ve ikna etme esasına dayalıdır. Sert güç zorlayıcı taktikleri kasteder: tehdit veya silahlı kuvvet kullanımı, ekonomik baskı veya yaptırımlar, suikast ve hile veya tehdidin diğer çeşitleri. Sert güç genelde başka ulusların iç meselelerini askeri tehditler yoluyla değiştirebilecek daha güçlü uluslarla bağlantılıdır. John Mearsheimer gibi Realistler ve neo-realistler benzer güç kullanımlarının uluslararası sistemde denge sağlamak amaçlı yapıldığını savunurlar.

Joseph Nye yumuşak gücün başta gelen taraftarı ve teorisyenidir. Yumuşak gücün araçları kültürel değerler, ideoloji üzerinde diyaloglar, iyi örnek yoluyla nüfuz teşebbüsü ve çoğunlukla kabul edilmiş insani değerlere destek aramak gibi tartışmaları içerir. Politik hedeflere ulaşmak için yumuşak güç uygulamanın anlamı diplomasiyi, bilginin yayılmasını, analizleri, propaganda ve kültürel programlamaları içerir.

Güç Kategorileri

Modern jeopolitik düzende, bazı terimler değişik seviyedeki güçleri tanımlamak için kullanılır:

Süper güç: 1944 yılında, büyük güçten fazla olarak büyük hareket kabiliyeti olan güç olarak tanımlandı ve 3 devlet bu terimle kullanıldı: İngiliz İmparatorluğu, Sovyetler Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri. ABD hala süper güç olarak potansiyel süper güç Çin ile birlikte düşünülmektedir.

Büyük Güç: Tarihsel ifadelerde büyük güç terimi, başka uluslar üzerinde kuvvetli politik, kültürel ve ekonomik nüfuzu olan uluslar için kullanılır. Çin, Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, Rusya ve Birleşik Krallık günümüz büyük güçleri olarak düşünülmektedirler.

Bölgesel Güç: Bir bölgede güç ve nüfuz uygulayan ulusları tanımlamak için kullanılır. Bölgesel güç olmak karşılıklı olarak diğer güç kategorilerinin dışında kalmak anlamına gelmez. İçinde Güney Afrika, Mısır, İsrail, Türkiye, Güney Kore, Brezilya, Meksika ve Endonezya’nın bulunduğu ülkeler sıkça bölgesel güç olarak tanımlanır.

Orta Güç: İkinci kademede etkili devletlerin öznel tanımı "büyük güçler" olarak yapılamaz.

Gücün Diğer Çeşitleri

Enerji süper gücü terimi engin nüfuzu olan hatta dünya enerji arzının büyük bir miktarı üzerinde direkt kontrolü olan ülkeleri tanımlar. Suudi Arabistan ve Rusya, olasılıkla Kanada ve Avustralya genelde dünyanın hali hazırdaki enerji süper gücü olarak kabul edilirler.

Kültür/Eğlence süper gücü terimi engin nüfuzu olan hatta dünyadaki eğlence arzının veya geniş kültürel nüfuzun büyük bir miktarı üzerinde direkt kontrolü olan ülkeleri tanımlar. Tartışılır olmasına karşın, Birleşik Krallık, ABD ve Japonya genelde dünyanın eğlence ve kültür süper güçleri olarak kabul edilirler.

Modern Çağ'da Avrupalı Güçler

15.yüzyıldan 18.yüzyılın başlarına kadar Avrupa'da beş büyük güç vardı: İngiltere, Fransa, Portekiz, İspanya ve Osmanlı İmparatorluğu. 17. ve 18.yy boyunca Birleşik Krallık ve Habsburg monarşisi gruba eklendi fakat Portekiz, İspanya ve Osmanlılar dereceli olarak statülerini kaybettiler. Aynı yüzyılın ikinci yarısında Rusya ve Prusya Krallığı önemli bir statü kazandı. Modern Avrupa Çağı'nın başları boyunca diğer devletlerden oluşan ve içerisinde İsveç, Hollanda, Sicilyateyn Kraliyeti, Papalık, Danimarka-Norveç, Polonya ve Bavyera Krallığı'nı barındıran grup Avrupa Güç Dengesi'nde önemli etkiye sahip oldu.

18.yüzyılın sonlarında ve 19.yüzyıl boyunca resmi olmayan bir uzlaşma beş büyük Avrupa gücü tarafından tanındı: Fransa, Büyük Britanya, Rusya, Avusturya ve Prusya Krallığı. 19.yüzyılın sonunda bu gruba İtalya da katıldı. 20.yüzyılın başı itibarıyla Japonya ve Amerika Birleşik Devletleri de aynı statüyü kazanmaya başladı.

Kaynakça

Haluk Özdemir, "Uluslararası İlişkilerde Güç: Çok Boyutlu Bir Değerlendirme," Ankara Üniversitesi SBF Dergisi, Vol. 63, No 3, ss. 113-144.

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Başkent</span> devletin yönetim merkezi olan şehir

Başkent veya başşehir, bir devletin yönetim merkezi olan şehir. Bir ülkedeki hükûmet merkezidir. Bazı monarşilerde, başkent hükümdarın sürekli ikamet ettiği şehri temsil eder. Demokrasilerde genellikle meclis ve diğer hükûmet organları başkentte bulunur. Diplomatik ilişki içerisinde bulunulan ülkelerin büyükelçilikleri de genellikle başkentte yer alır.

Uluslararası ilişkiler, siyaset biliminin bir dalıdır ve "uluslararası sistem" içindeki aktörlerin, özellikle de uluslararası ilişkilerin temel aktörü olarak kabul edilen devletlerin, diğer devletlerle, uluslararası/bölgesel/hükûmetler arası örgütler, çok uluslu şirketler, uluslararası normlar ve uluslararası toplumla olan ilişkilerini inceleyen disiplinlerarası bir disiplindir.

Siyaset veya politika, gruplar arasında kararların alındığı veya bireyler arasındaki güç ilişkilerinin, kaynakların dağıtımı veya statü gibi diğer etkileşim biçimlerinin ilişkilendirildiği bir dizi faaliyeti ifade eder. Siyaset ve hükümeti inceleyen sosyal bilim dalı ise siyaset bilimi olarak adlandırılır.

Pluralizm veya Çoğulculuk, birçok mutlak ilke, güç, enerji veya madde kabul eden teori veya sistemleri tanımlar. Farklı konularda, bu (aynı) temelden hareket eden çeşitli kullanımları vardır. Politikada, çoğulluğun kabulü ile beliren birkaç siyasi partiye dağıtılmış güçler dağılımını içeren herhangi bir politik teori veya sistemi tanımlamakta kullanılır.

<span class="mw-page-title-main">Emperyalizm</span> nüfuz yoluyla devletler arasında eşitsiz bir ilişki yaratılması

Emperyalizm, yayılmacılık veya ekspansiyonizm, bir devletin veya ulusun başka devlet veya uluslar üzerinde kendi çıkarları doğrultusunda etkide bulunmaya çalışmasıdır. Etkileyen devlet, etkilenen devletin kaynaklarından "yararlanma" hakkına sahiptir.

Uluslararası politik ekonomi, uluslararası ilişkileri, politik ekonomiden faydalanarak inceleyen, sosyal bilimlere ve tarihe bir bakış açısıdır. Kısaca, uluslararası politik ekonomi, devlet politikalarının ve pazar ekonomisinin birbirleriyle olan ilişkilerinin sonuçlarını uluslararası düzeyde incelemekle görevlidir.

<span class="mw-page-title-main">Sömürgecilik</span> Bir devletin başka toplumları siyasal ve ekonomik olarak egemelik altına alma politikası

Sömürgecilik; kolonicilik, kolonyalizm ya da müstemlekecilik, genellikle bir devletin başka ulusları, devletleri, toplulukları, siyasal ve ekonomik egemenliği altına alarak yayılması veya yayılmayı istemesidir.

<span class="mw-page-title-main">Medeniyetler Çatışması</span>

Medeniyetler Çatışması, Samuel Huntington tarafından işlenen, Soğuk Savaş sonrasına tekabül eden 1990'lı yıllardan itibaren uluslararası ittifak ya da ihtilaflarda belirleyici olan unsurun politik ya da ekonomik ideolojiler değil, medeniyetler olmaya başladığını ve 21. yüzyılda da bu trendin devam edeceğini ifade eden bir tezdir.

Pax Americana, II. Dünya Savaşı'nın ardından 1945'ten günümüze kadar Batı dünyasında süregelen ve Birleşik Devletler'in dünyanın en büyük askeri ve diplomatik gücü olduğu döneme rastlayan görece barış dönemini tanımlamak için kullanılan terim. Birleşik Devletler'e İngiliz İmparatorluğu'nun ardından askeri ve diplomatik olarak modern zamanların Roma İmparatorluğu rolünü yükler. Birleşik Devletler sık sık I. Dünya Savaşı'nda ve öncesinde Pax Britannica çözülmesini takip eden dönemde içe dönük yalıtım politikalarına bağlı olarak sorumluluk almadığı için eleştirildi. Bu dönem boyunca, Batılı büyük devletlerin kendi aralarında herhangi bir silahlı çatışma çıkmadı ve nükleer silahlar, Birleşik Devletler ve bütün müttefikleri değişik bölgesel savaşlarla kuşatılmış olsa da hiç kullanılmadı ve casusluk ve çeşitli bölgelerde gizli harekâtlarlarla korundu.

Jeopolitik, siyasi coğrafyadan doğan bir bilim dalıdır. Bu bilim siyasi coğrafyanın devletlere sağladığı avantaj ve dezavantajları inceler.

<span class="mw-page-title-main">Realizm (uluslararası ilişkiler)</span>

Realizm, uluslararası ilişkiler teorisi geleneklerinden biridir. Uluslararası anarşi ve güç politikası konularını merkeze alan Realizm felsefi olarak temelde Thomas Hobbes ve Niccolo Machiavelli’nin çalışmalarına dayanmaktadır. Realizm bir uluslararası ilişkiler yaklaşımı olarak, 20. yüzyılda iki savaş arası dönemde ortaya çıkmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Orta güç</span>

Orta güç, uluslararası ilişkiler bakımından ne süper güç ne de büyük güçtür. Bu ülkeler, ekonomik, siyasi ve askeri bakımdan "orta" güçlü devletlerdir. Bu ülkeler dışarıya bağımlı değildir. Dünya siyasetinde çok olmasa da söz sahibidirler. Günümüzde 20-30 orta güç vardır.

Uluslararası ilişkiler teorileri uluslararası ilişkilerin kuramsal perspektiften çalışma alanıdır. Analiz edilebilen uluslararası ilişkilere kavramsal çerçeveden bakılabilmeye olanak sağlar. Ole Holsti uluslararası ilişkiler teorilerini, yalnızca teoriyle alakalı göze çarpan olayları görmeye olanak sağlayan renkli bir güneş gözlüğüne benzeterek tanımlamaktadır. Örneğin realizmi savunan bir kimse, konstrüktivizmi savunan bir kimsenin çok önemli gördüğü bir olayı tam aksine hiç umursamayabilir. Uluslararası ilişkiler teorilerinde üç temel teori vardır: realizm, liberalizm ve inşacılıktır.

Gelecek 100 Yıl, George Friedman'ın 2009 yılında çıkarılan bir kitabı. Friedman kitapta, 21. yüzyılın başlıca jeopolitik olaylarını ve eğilimlerini öngörmeye çalışıyor. Friedman ayrıca, bu dönemde gerçekleşebilecek teknoloji ve kültür değişiklikleri üzerine kitapta spekülasyon yapıyor.

Neorealizm veya yapısal gerçekçilik, 1979'da Kenneth Waltz'un Uluslararası Politika Teorisi kitabının yayınlanmasıyla ilişkilendirilebilen uluslararası ilişkiler teorisinde bir eğilimdir. Waltz sistematik bir yaklaşımı savunuyor: uluslararası yapı devlet davranışında bir kısıtlama görevi görüyor, böylece sadece sonuçları beklenen eylem aralığına giren devletler hayatta kalıyor. Bu sistem, firmaların piyasaya dayalı bir dizi ürün ve miktar için fiyat belirledikleri bir mikroekonomik modele benzerdir.

<span class="mw-page-title-main">Batı ihaneti</span>

Batı ihaneti, Birleşik Krallık, Fransa ve bazen ABD'nin, II. Dünya Savaşı'nın başlangıcında ve sonrasında Çekoslovak ve Polonya devletlerine ilişkin yasal, diplomatik, askeri ve ahlaki yükümlülüklerini yerine getirmediği görüşüdür. Ayrıca bazen o sırada diğer Orta ve Doğu Avrupa devletlerinin muamelesine de atıfta bulunur.

Uluslararası ilişkiler ve siyaset biliminde akıllı güç(ingilizce: smart power) terimi, sert güç ve yumuşak güç stratejilerinin bir tür birlikteliğini ifade eder. Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi tarafından, "güçlü bir ordunun yanı sıra, kişilerin prestijlerini ve nüfuzlarını genişletmek ve eyleminin meşruiyetini sağlamak için ittifaklara, ortaklıklara ve her düzeydeki kurumlara yoğun yatırım yapan yaklaşım" olarak tanımlanıyor.

Uluslararası ilişkiler ve siyaset biliminde sert güç, diğer siyasi organların davranışlarını veya çıkarlarını etkilemek için askeri ve ekonomik araçların kullanılmasıdır.

Büyük Güç Siyasetinin Trajedisi, Amerikalı akademisyen John Mearsheimer’ın 2001 yılında yayınladığı uluslararası ilişkiler teorisi konulu kitabıdır. Mearsheimer, “saldırgan realizm” teorisini, temel varsayımlarını, erken dönem realist teoriden evrimini ve öngörü kabiliyetini belirterek açıklamakta ve savunmaktadır. Kitaptan uyarlanan bir makale daha önce Foreign Affairs dergisinde yayınlanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Dengeleme (uluslararası ilişkiler)</span>

Dengeleme kavramı, realist düşünce ekolünün en etkili teorisi olan ve çok devletli bir sistemde hegemonya oluşumunun ulaşılamaz olduğunu çünkü hegemonyanın diğer devletler tarafından bir tehdit olarak algılandığını ve bunun da potansiyel bir hegemona karşı dengeleme yapmalarına neden olduğunu varsayan güç dengesi teorisinden türemiştir.