
Hülâgû Han, Batı Asya'nın çoğunu ele geçiren Moğol hükümdar. İlhanlılar'ın kurucusudur. Cengiz Han'ın torunu olmakla birlikte Moğol İmparatorluğu'nun diğer büyük hanlarından Mengü Han, Arıkbuka Han ve Kubilay Han'ın da kardeşidir. Annesi Sorgaktani Hatun ve karısı Dokuz Hatun, tıpkı yakın arkadaşı ve komutanı olan Ketboğa gibi dinine bağlı birer Nasturi Hristiyanlardı. Moğol İmparatorluğu'nun dinlere karşı alışılmış hoşgörüsüne karşın Hülâgû'nün Müslümanlara olan düşmanlığında bu üçünün etkisi olduğu düşünülüyor.

Ögeday veya Ogeday, Cengiz Han'ın oğullarından biri ve halefi. Cengiz Han'dan sonra Moğol İmparatoru olmuş ve babasının yarım bıraktığı istilaları ve devlet düzenlemesini tamamlamıştır.

Batu, Cengiz Han'ın en büyük oğlu olan Cuci'nin oğludur. Moğol İmparatorluğu'na bağlı Altın Orda'nın kurucusudur. 1240 - 1255 yılları arasında Altın Orda Devleti'ni yönetmiştir. Lehistan ve Macaristan ordularını yendikten sonra kurduğu devlet Rus toprakları ve Kafkaslarda 250 yıl egemen olmuştur.

Moğol İmparatorluğu, 13. ve 14. yüzyıllarda tarihin en büyük bitişik imparatorluğuydu. Doğu Asya'da bugünkü Moğolistan'da ortaya çıkan Moğol İmparatorluğu, en güçlü döneminde Japon Denizi'nden Doğu Avrupa'nın bazı bölgelerine kadar uzandı, kuzeye doğru Kuzey Kutbu'nun bazı bölgelerine kadar uzandı; doğuya ve güneye doğru Hint alt kıtasının bazı bölgelerine girdi, Güneydoğu Asya'yı istila etmeye çalıştı ve İran Platosu'nu fethetti; ve batıya doğru Levant ve Karpat Dağları'na kadar uzandı.
II. İzzeddin Keykavus Türkiye Selçuklu Sultanı ve II. Gıyaseddin Keyhüsrev'in büyük oğludur.
Töregene Hatun ya da Turakine Hatun,, kocası Ögeday'ın ölümünden oğlu Güyük'ün Han seçilmesine kadarki dönemde Moğol İmparatorluğu naibi.

Subutay, Cengiz Han ve Ögeday'ın başlıca stratejisti olan Moğol generali. Subutay, insanlık tarihinin en büyük bitişik imparatorluğu olan Moğol İmparatorluğu'nun genişlemesinin bir parçası olarak tarihteki diğer tüm komutanlardan daha fazla bölgeyi fethettiği veya ele geçirdiği 20'den fazla seferi yönetti ve 65 meydan muharebesi kazandı. Zaferlerini genellikle sofistike stratejileri ve birbirinden yüzlerce kilometre uzakta hareket eden orduları rutin olarak koordine etmesi sayesinde kazandı. Subutay, kendisini Orta Asya'dan Rus bozkırlarına ve Avrupa'ya götüren seferlerinin coğrafi çeşitliliği ve başarısı ile tanınır. Subutay, birçok kişi tarafından Cengiz ve Ögeday Han'ın fetihlerinde etkili olan tarihteki en büyük askeri komutan olarak kabul edilmektedir.

Gazan Han veya Tatarların Hanı Kazaan, d. 11 Aralık 1271 – 25 Mayıs 1304), 1295-1304 yıllarında Moğol İmparatorluğunun İran'daki İlhanlı bölümünün 7. hükümdarıydı. Batı tarihçileri ona bazen Casanus veya Cassanus da derler.

Gürcistan ve Kafkasların Moğollar tarafından istilası, Orta Çağ'da Gürcistan Krallığı ve Kafkaslardaki ona bağlı vasal devletlerin 13. yüzyılda Moğol İmparatorluğu orduları tarafından istila edilmesidir. İlk muharebeler 1220 yılında Moğol öncü birlikleriyle yaşanır. 1236 yılında ise Moğol Ordusu bütün kuvvetiyle bölgeyi istila eder ve 1243 yılında Gürcistan Moğol egemenliğine boyun eğer. Devlet her yıl çok ağır bir vergi vermek zorunda kalacak ve bitip tükenmeyen Moğol seferleri için asker sağlamak durumunda kalacaktır. İlk dönemlerde güçsüz olan Gürcü direnişi gelişerek açık isyanlara dönüşecektir. Gürcistan devletinde Moğol yanlısı ve Moğol karşıtı grupların çekişmeleri ülkeyi bölecektir. 1320'li yıllarda tahta çıkan kral V. Giorgi diplomatik ve askeri alandaki başarılarıyla krallık topraklarında yeniden Moğolları yenerek egemen olacak ve devleti eski gücüne çıkaracaktır.
Kraliçe Rusudan, Bagrationi hanedanına mensuptur, Gürcü Krallığını 1223-1245 yılları arasında yönetmiştir.
Barlaslar, Barlas Boyu veya Barlas Aşireti Orta Asya'da bulunan Türk veya Türkleşmiş, Moğol göçebe konfederasyonu ve Büyük Timur İmparatorluğu'nun yönetici boyu.

Avrupa'nın Moğollar tarafından istilası, 13. yüzyılda Moğol İmparatorluğu'na bağlı Subutay komutasındaki orduların Doğu Avrupa'dan başlayarak gerçekleştirdiği seferlerin tamamıdır. Kiev Knezliği'ne karşı başlayan ilk seferlerin ardından Mohi Muharebesi ile Macaristan Krallığı ve Legnica Muharebesi ile Lehistan Krallığı (Polonya) işgal edilir. Seferlerde ordu komutanları Cengiz Han'ın torunları Batu ile Kadan olsa da Sübedey'in genel komutası belirleyici olmuştur. Moğol istilalarına bakıldığında Avrupa'nın istilası Orta Doğu ve Çin seferlerinden sonra en büyük seferlerden sayılır.

Bağdat Kuşatması, Büyük Moğol Hanı Mengü Han'ın emriyle Hülagû Han'ın komutası altında birleşen Moğol ordularının, Abbâsî Halifeliğinin başkenti Bağdat'ı almak için yaptıkları başarılı kuşatmadır. Bu kuşatma sonunda başkent Moğollar tarafında ele geçirilerek istila edilmiş, yağmalanmış ve tahrip edilmiştir. Moğol askerleri 7 gün boyunca şehirde bulunanları öldürmüştür. 200 bin ila 1 milyon arasında Bağdatlı'nın öldürüldüğü tahmin edilmektedir. Abbâsî Halifeliği de bu saldırı sonrası yok edilmiştir. Son Abbasi halifesi Müstasım, kanının dökülmesinin uğursuzluk getireceğine inanılarak oğullarıyla beraber bir halıya sarılmış ve ölene kadar atlar tarafından çiğnenmiştir. Şehrin yakılıp yıkılmasından ve halifenin öldürülmesinden dolayı Bağdat, İslam dünyasındaki kültür merkezi özelliğini kaybetmiştir.

Höelin sonraları Cengiz Han olarak anılacak olan Temuçin'in annesi ve Moğol kabile şefi Yesügey'in eşi.
İslamik halifelere karşı Fransız- Moğol ittifakı kurulmuştur. Bu ittifak Batı Avrupa'daki Fransa'yı ve Ortadoğu'daki Fransız Haçlı devletleriyle doğudaki Moğollar arasında 13.yy'de yapılan bir antlaşmadır. Bu ittifak açıkçası iyi bir ittifaktı. Çünkü Moğol sarayında zaten Hristiyanlığın Nesturi mezhebine karşı dolayısıyla Hristiyanlara karşı bir sempati zaten vardı. Hristiyan dünyasında ise uzun zamandır dilden dile dolaşan bir efsane olan Prester John adında bir Hristiyan krallık efsanesi vardı. Efsaneye göre bu krallık kutsal yerlerin alınmasında Haçlı devletlere yardımcı olacaktı. Fransız ve Moğolların ortak bir düşmana sahip oldukları için kurulan bu ittifak on yıllarca devam etmesine rağmen nihai amaçlarına her iki tarafta ulaşamadı.

Sparapet Sempad (1208–1276), bir asil ve Kilikya Ermenistanı'nda Kral I. Hethum'un ağabeyiydi. Kilikya'da diplomat, yargıç ve askeri subay olarak görev yapan, Ermenistan silahlı kuvvetlerinin başkomutanı Constable veya Sparapet unvanına sahip önemli bir figürdü. Aynı zamanda bir yazar ve çevirmendi, özellikle çeşitli yasal metinlerin çevirilerini sağlaması ve Kilikya tarihinin önemli bir kaydı olan Chronique du Royaume de Petite Armenie'nin çevirisiyle tanınıyordu. Mari Savaşı gibi birçok savaşı organize etti ve bu savaşlarda görev aldı ve kardeşi Kral Hethum tarafından Moğol İmparatorluğu ile gerçekleştirilen müzakerelerde önemli bir müzakereci olarak görevlendirildi.

Kiev'in Moğollar tarafından kuşatılması 28 Kasım ile 6 Aralık 1240 arasında gerçekleşti ve Moğol zaferiyle sonuçlandı. Galiçya-Volhinya'ya ağır bir moral ve askeri darbe oldu ve Batu Han'ın batıya doğru Avrupa'ya ilerlemesine izin verdi.
Cum non solum, Papa Innocent IV tarafından 13 Mart 1245'te Moğollara yazılan bir mektuptur. İçinde Papa Innocent, Moğolları Hristiyanlara ve diğer uluslara saldırmaktan vazgeçmeye çağırıyor ve Moğolların gelecekteki niyetlerini soruyor. Innocent aynı zamanda bir barış arzusunu da ifade eder.

Giovanni da Pian del Carpine, İngilizcede John of Pian de Carpine, John of Plano Carpini veya Joannes de Plano, bir Orta Çağ İtalyan Fransisken rahip, kaşif, Papalık temsilcisi. Ayrıca Moğol İmparatorluğu'nda Büyük Han'ın huzuruna çıkan ilk Avrupalılardan biriydi. Kuzey ve Orta Asya, Rus ve Moğol egemenliğinin diğer bölgelerinin en eski ve önemli Batılı bakışının yazarıdır. 1247'den 1252'ye kadar Antivari merkezli Sırbistan'ın başpiskoposu olmuştur.

Anadolu'nun Moğollar tarafından istilası, Kösedağ Muharebesi ile sonuçlanan 1241-1243 seferinden başlayarak çeşitli zamanlarda meydana geldi. Selçukluların 1243'te teslim olmasından sonra, 1335'te İlhanlılar'ın düşüşüne kadar Anadolu üzerindeki gerçek güç Moğolların elindeydi. Selçuklu Sultanı birkaç kez isyan çıkardığı için 1255'te Moğollar Orta ve Doğu Anadolu'yu kasıp kavurdu. İlhanlılar garnizonu Ankara yakınlarında konuşlanmıştı. Bir Moğol valisinin ve Hülâgû'nün bir oğlunun mezarları da dahil olmak üzere Moğol kültürel mirasının kalıntıları Türkiye'de hala görülebilmektedir.