İçeriğe atla

Gürcü meşesi

Gürcü meşesi (Gürcüce: ქართული მუხა) veya Quercus iberica, Avusturya'dan İran'a kadar uzanan bölgelere özgü yaprak döken bir ağaç türüdür. Latince adı Gürcistan'ın eski adı olan İberia'dan gelir. Quercus petraea subsp. polycarpa şeklinde de adladırılan bu meşe türünün yayılma alanı Kafkasya'yı da kapsar ve burada Gürcü meşesi olarak adlandırılır.[1]

Kaynakça

  1. ^ Gürcü Sovyet Ansiklopedisi (Gürcüce: ქართული საბჭოთა ენციკლოპედია), Tiflis, 1986, 10. cilt, s. 483.

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Meşe</span>

Meşe, Quercus cinsine bağlı anavatanı Kuzey Yarım küre olan yaygın bir türdür. Asya, Avrupa ve Kuzey Afrika'da serin ılıman bölgelerden tropikal enlemlere kadar uzanan yaprak döken ve yaprak dökmeyen türleri içerir. Kuzey Amerika, Meksika'da 109'u endemik olmak üzere yaklaşık 160 tür bulunur. Amerika Birleşik Devletleri'nde yaklaşık 90 tür ile en fazla meşe türüne sahiptir. Meşe çeşitliliğinin en büyük ikinci bölgesi ise yaklaşık 100 türle Çin'dir. Anadolu'da ; Tüylü Meşe, Saplı Meşe, Sapsız Meşe, Saçlı Meşe, Macar Meşesi, Istranca meşesi,Anadolu Palamut Meşesi gibi türler yetişir.

<span class="mw-page-title-main">Kasnak meşesi</span> Endemik bitki türü

Kasnak meşesi, kayıngiller (Fagaceae) familyasından 25–30 m boya ulaşabilen geniş ve yaygın tepeli bir meşe türü.

<span class="mw-page-title-main">Mazı meşesi</span>

Quercus infectoria veya Mazı meşesi, Quercus cinsine bağlı her dem yeşil bir bitki türüdür.

<span class="mw-page-title-main">Gürcüce</span>

Gürcüce, bir Kafkas halkı olan Gürcülerin konuştuğu dil. Gürcistan'ın resmî ve öğretim dilidir. Modern Gürcüce, Kartli diyalekti temelinde gelişmiş ve 5. yüzyıldan itibaren Gürcü edebiyatının tek dili olmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Çveneburi</span> Türkiye’de yaşayan muhacir Gürcülerin kendilerini tanımladığı sözcük

Çveneburi, ataları 93 Harbi sonrasında Artvin ve Batum yöresinden Osmanlı İmparatorluğu'nun iç kısımlarına göç etmiş, Türkiye Gürcüleri içindeki Müslüman muhacir topluluğun kendi aralarında kullandıkları bir öz tanımlamadır. Bu tanım, Türkiye Gürcüleri içerisindeki tarihi Tao-Klarceti bölgesinin yerlisi olan Gürcüleri ve Gürcü Katoliklerini kapsamamaktadır.

Gürcü alfabesi, Güney Kafkas dillerinin, özellikle Gürcücenin yazımında kullanılan alfabedir. 1940'larda Osetçe ve 1937-1954 arasında Abhazcanın yazımında da kullanılmıştır. Gürcü alfabesi Dağıstan'da Avarlar tarafından da yüzyıllarca Avar dilini yazmak için kullanılmıştır. Avarlar Gürcü krallıkları ile Alazan vadisi yüzünden çatışmaya başlayınca Gürcü alfabesi, 16. yüzyıldan itibaren yerini Avar dili için düzenlenmiş Arap harflerinden oluşan Ajam alfabesine bıraktı.

<span class="mw-page-title-main">Sapsız meşe</span>

Sapsız meşe, Kayıngiller (Fagaceae) familyasından ve Ak Meşeler Grubuna dahildir.

<span class="mw-page-title-main">Sultan Dağları</span>

Sultan Dağları, Türkiye'de Akdeniz bölgesinin Göller Yöresi'nde bulunan batı Toros Dağları'nın uzantısı olan yaklaşık olarak 100 kilometre uzunluğunda genç sıradağlardır.

<span class="mw-page-title-main">Kermes meşesi</span>

Kermes meşesi, kayıngiller (Fagaceae) familyasından Akdeniz'e özgü bir meşe türü.

<span class="mw-page-title-main">Bomonti Gürcü Katolik Kilisesi</span>

Bomonti Gürcü Katolik Kilisesi ve Manastırı ya da tam adıyla Notre Dame de Lourdes Gürcü Katolik Kilisesi eski yazılı kaynaklarda adı yaygın olarak Feriköy Gürcü Katolik Kilisesi olarak geçer, İstanbul'un Şişli ilçesinde yer alan bir Gürcü Katolik kilisesidir. Bomonti semtinde bulunan kilise, dünyada az sayıdaki Gürcü Katolik kilisesinden biridir.

<span class="mw-page-title-main">Eski Gürcüce</span>

Eski Gürcüce, Gürcücenin en eski biçimi olup 5. yüzyıldan 11. yüzyıla kadar eski Gürcistan krallıklarında kullanılan Gürcü edebi dilidir. Dil, Gürcü Ortodoks Kilisesi'nin ibadet dili olarak kullanılmaya devam ediyor ve dilin büyük bir bölümü günümüzde hala anlaşılabilmektedir. Eski Gürcüce içerisine bazen 11.-17. yüzyıllar arasındaki Orta Gürcüce de dahil edilir. Modern Gürcüce dönemi ise 17. yüzyıldan itibaren başlatılır.

<span class="mw-page-title-main">Acameti İdari Koruma Alanı</span>

Acameti İdari Koruma Alanı, Gürcistan'ın Zestafoni Belediyesi ve Bağdati Belediyesi'nde yer alan korunan bir alandır. Ünlü Acameti meşelerini ve diğer yerel florayı koruma amacıyla kurulmuştur. Bazı ağaçlar 120 ila 200 yaşlarındadır. Koruma alanı ayrıca yerel faunayı da koruma amacı gütmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Zakaria Çiçinadze</span>

Zakaria Çiçinadze kendi kendini yetiştirmiş Gürcü edebiyat eleştirmeni, kitapsever, tarihçi ve kitap yayıncısıdır.

<span class="mw-page-title-main">Irmak Tabiat Parkı</span> Tabiat Parki (05.01.0109)

Irmak Tabiat Parkı, İstanbul ilinin Sarıyer ilçesinde bulunan bir tabiat parkıdır.

<span class="mw-page-title-main">Ayvat Bendi Tabiat Parkı</span> Tabiat Parki (05.01.0050)

Ayvat Bendi Tabiat Parkı, İstanbul ilinin Eyüpsultan ilçesinde bulunan bir tabiat parkıdır.

<span class="mw-page-title-main">Bentler Tabiat Parkı</span> Tabiat Parki (05.01.0053)

Bentler Tabiat Parkı, İstanbul ilinin Sarıyer ilçesinde bulunan bir tabiat parkıdır. Bentler, "barajlar" anlamına gelir.

<span class="mw-page-title-main">Mihrabat Tabiat Parkı</span> Tabiat Parki (05.01.0139)

Mihrabat Tabiat Parkı, İstanbul'un Beykoz ilçesinde bulunan bir tabiat parkıdır. Beykoz'un Kanlıca mahallesinin güneydoğusunda, Boğaz'ın yanında yer alır ve 20.12 hektar bir alanı kaplar. 2011 yılında tabiat parkı olarak ilan edildi.

<span class="mw-page-title-main">Patara Kartuli Anbani</span>

Patara Kartuli Anbani, Osmanlı ülkesinde yaşayan Gürcülere kendi dilini öğretmek için İstanbul'da 1914 yılında yayımlanmış bir kitaptır. "Küçük Gürcü alfabesi" anlamına gelen kitap, Gürcü eğitimci İakob Gogebaşvili'nin Deda Ena adlı kitabını örnek almıştır.

Gurgen, 520'li yıllarda hüküm sürmüş Kartli (İberya) kralıdır. VI. yüzyıl Bizans tarihçisi Prokopius tarafından bahsedilmektedir. Gürcü tarihi kaynaklarında adı geçmemektedir. 523'te Gurgen, Kartli'nin Sasani İran'a karşı ayaklanmasına önderlik etti. İsyan başarısızlıkla sonuçlandıktan sonra ailesi ve hükûmet yanlısı soylularla birlikte Bizans'a sığındı. Prokopius'e göre aynı yıl İranlılar Kartli'deki monarşiye son verdiler ancak diğer Bizans kaynakları, Gurgen'in Kartli'nin son kralı olmadığını ve Kartli monarşisinin ondan sonra da devam ettiğini açıkça göstermektedir.