İçeriğe atla

Güneydoğu Anadolu Projesi

Güneydoğu Anadolu Projesi'nin yayılım alanının harita üzerindeki konumu

Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP), Fırat ve Dicle nehirleri üzerinde yapımı öngörülen barajlar, hidroelektrik santralleri ve sulama tesislerinin yanı sıra kentsel ve kırsal altyapı, ulaştırma, sanayi, eğitim, sağlık ve diğer sektörlerin gelişmesini ve hizmetlerini kapsayan entegre projedir. Projenin toplam maliyeti 32 milyar dolardır.[1]

Tarih

Fırat ve Dicle nehirlerinin sularından yararlanma fikri ve kararı Cumhuriyetin kurucusu Atatürk'ten geldi. 1920'lerde ve 1930'larda, elektrik enerjisine olan ihtiyaç öncelikli bir konuydu. Elektrik Etütleri İdaresi, ülkedeki nehirlerin enerji üretimi için nasıl kullanılabileceğini araştırmak üzere 1936 yılında kuruldu. İdare, detaylı çalışmalarına "Keban Barajı Projesi" ile başlamış ve Fırat'ın akışını ve diğer özelliklerini değerlendirmek için gözlem istasyonları kurmuştur. Bugün yapılandırıldığı haliyle GAP, Fırat ve Dicle'de sulama ve hidrolik enerji üretimi projelerinden oluşan 1970'li yıllarda planlanmış, ancak 80'li yılların başında bölge için çok sektörlü bir sosyal ve ekonomik kalkınma programına dönüşmüştür. Kalkınma programı sulama, hidrolik enerji, tarım, kırsal ve kentsel altyapı, ormancılık, eğitim ve sağlık gibi sektörleri kapsıyordu. 1988–1989'da yeni GAP İdari yapısının gelişmesiyle birlikte, temel hedefleri, bölgesel kalkınma eşitsizliklerini (ekonomik eşitsizliği) ortadan kaldırmak için insanların yaşam standartlarının ve gelir düzeylerinin iyileştirilmesi, sosyal istikrar ve ekonomik büyüme gibi ulusal hedeflere katkıda bulunmaktı. kırsal sektörde üretkenliği ve istihdam fırsatlarını artırarak.[2]

Türkiye, Suriye ve Irak arasında zaman zaman GAP nedeniyle gerginlik arttı. Suriye ve Irak daha fazla suyun serbest bırakılmasını talep ederken, Türkiye baraj rezervuarlarını oluşturabilmek için bu talepleri reddetti. Bu nedenle GAP, olası Suriye - Irak - Türkiye çatışması riskinden dolayı özellikle uçaklara karşı dünyanın en iyi korunan baraj projelerinden biridir. GAP, bölgedeki yüksek düzeydeki PKK terör faaliyetleri nedeniyle 1990'ların başında neredeyse tamamen durma noktasına geldi. PKK, fonlar terörle mücadele çabalarını desteklemek için yönlendirildiği için yalnızca bir dizi fon kesintisinden değil, aynı zamanda çok sayıda baraj ve kanala zarar vermek ve barajlarda çalışan mühendisleri öldürmekle suçlanıyor. GAP'deki gecikmelerde bir dizi ekonomik kriz de çok önemli bir rol oynadı.

İkinci Körfez Savaşı'ndan sonra kaldırılan Irak'a yönelik BM ambargosu, kalkınma çabalarını ve bölgenin doğal ekonomik ortağı olan Ortadoğu ülkeleriyle ticaretini olumsuz etkiledi. Ayrıca, kamu finansmanındaki dengesizlikler projenin finansman ihtiyacını geciktirmiştir. Son olarak, "Sosyal etki" bölümünde açıklandığı gibi, çeşitli tarihi yerlerin ve yerel konutların su baskını üzerine bir dizi adli sorunun açıklığa kavuşturulması gerekiyordu.

Projenin önemi

Projenin merkezinde Atatürk Barajı ve Hidroelektrik Santrali.

Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP), "Yukarı Mezopotamya" olarak bilinen ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin, sosyal ve ekonomik kalkınmasını amaçlayan insan odaklı bir bölgesel kalkınma projesidir. Türkiye'yi bölgesel kalkınma konusunda dünyaya örnek konuma getiren GAP; Fırat ve Dicle nehirleri üzerinde yapımı süren baraj ve hidroelektrik santralleri ile sulama tesislerinin yanı sıra kentsel ve kırsal altyapı, tarım, ulaştırma, sanayi, eğitim, sağlık, konut, turizm ve diğer sektörlerdeki yatırımları da kapsayan entegre ve sürdürülebilir bir kalkınma yaklaşımı içinde devam ettirilmektedir. Bunun yanında bölgenin proje tanıtımı açısından önemli faktörlerden biri de Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu tarafından 1989'de kurulan Türkiye'nin ilk proje televizyon kanalı TRT GAP'ın açılmasıdır. 1989'dan 2015'e kadar hem projenin tanıtımının vizyonerliğini üstlenmiş hem kültürel ve sanatsal hem de tarım programlarını yayınlamıştır. 2015'in Şubat ayında yayın hayatına son vermiştir.

Teknik detayları

Güneydoğu Anadolu Bölgesi, büyük bir tarım potansiyeline sahiptir. Bölgenin geniş toprakları, makineli tarıma elverişlidir. Ancak tarımda karşılaşılan en önemli sorun, su yetersizliğidir. GAP projesi sayesinde sulanabilen arazi alanı oldukça artmıştır. Böylece tarımsal ürün artmış, bazı alanlarda yılda birden fazla ürün alınabilmektedir. GAP, Türkiye ekonomisinin kalkınması için büyük önem taşımaktadır. Proje, 25 büyük sulama projesini kapsayan ve 1,8 milyon hektar tarım alanının sulamasını gerçekleştirmekte olan dev bir projedir. Türkiye'de sulanabilir potansiyele sahip olan alanların 8,5 milyon hektar civarında olduğu düşünülürse bu projenin büyüklüğü daha iyi anlaşılır. Projenin toplam tutarı 32 milyar Amerikan dolarıdır. Proje büyük ölçüde tamamlanmış olsa da hâlâ tam olarak tamamlanmamıştır. bazı baraj, altyapı, yol ve köprü inşaatları devam etmektedir.

50 Yılda 50 Eser

İnşaat Mühendisleri Odası odanın kuruluşundan itibaren 50 yıl içerisinde ülkede gerçekleştirilmiş 50 büyük inşaat projesini bir juri tarafından saptayarak bu projeleri 50 Yılda 50 Eser adı altında ilan etmiştir. Liste bölgesel kalkınma, binalar, ulaşım, hidroloji ve endüstri alt başlıklarını taşımaktadır. Bu proje de o liste içerisinde yer almaktadır.

Kaynakça

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Güneydoğu Anadolu Bölgesi</span> Türkiyenin güneydoğusundaki coğrafi bölgesi

Güneydoğu Anadolu Bölgesi, Türkiye'nin yedi coğrafi bölgesinden biridir. Güneydoğu Torosların güneyinden Suriye sınırına kadar olan yerleri kaplar. Bölge doğu ve kuzeyden Doğu Anadolu Bölgesi, batıdan Akdeniz Bölgesi, güneyden Suriye ve kısa bir sınırla da Irak ile çevrilidir.

<span class="mw-page-title-main">Fırat</span> Türkiyeden başlayıp Basra Körfezine uzanan ırmak

Fırat, Güneybatı Asya'nın en uzun ırmağıdır.

<span class="mw-page-title-main">Keban Barajı ve Hidroelektrik Santrali</span> Elazığda bir baraj

Keban Barajı, Elazığ ilinin Keban ilçesinde, Fırat üzerinde, 1965-1975 yılları arasında inşa edilmiş olan elektrik enerjisi üretimi amaçlı barajdır. Beton ağırlık ve kaya dolgu tipi olan barajın gövde hacmi 16.679.000 m³, akarsu yatağından yüksekliği 210,00 m, normal su kotunda göl hacmi 31.000,00 hm³ normal su kotunda göl alanı 675,00 km²'dir. Barajın tamamlanmasıyla Türkiye'nin en büyük dördüncü gölü olan Keban Baraj Gölü oluşmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Konya Ovası Projesi</span>

Konya Ovası Sulama Projesi (KOP), birkaç değişik kaynaktan Konya Ovası'nın sulanmasını sağlayacak büyük sulama projesidir.

<span class="mw-page-title-main">Dicle</span> Türkiyeden Iraka akan ırmak

Dicle ırmağı, Fırat ırmağı ile birlikte Mezopotamya'yı oluşturan iki büyük nehirden en doğuda olanıdır. Türkiye'de bulunan Elazığ ilinin Sivrice ilçesinden doğan nehir, Irak boyunca akar ve Fırat'la birleşerek Şattülarap'ta Basra körfezine dökülür.

<span class="mw-page-title-main">Atatürk Barajı ve Hidroelektrik Santrali</span> Adıyaman ve Şanlıurfada bir baraj

Atatürk Barajı, Adıyaman ve Şanlıurfa illeri arasında, enerji ve sulama amaçlı bir barajdır. GAP Projesi içinde, Karakaya Barajının 180 km mansabında, Adıyaman iline 51 km uzaklıkta, Şanlıurfa ilinin Bozova ilçesine ise 24 km uzaklıkta olup, Fırat Nehri üzerinde kurulmuştur. Barajın tamamlanmasıyla Türkiye'nin en büyük üçüncü gölü olan Atatürk Baraj Gölü oluşmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Karakaya Barajı ve Hidroelektrik Santrali</span> Türkiyede bir baraj

Karakaya Barajı, Diyarbakır ili Çüngüş ilçesi sınırları içinde, Fırat Nehri üzerinde, Güneydoğu Anadolu Projesi'nin bir parçası olarak elektrik enerjisi üretimi amacıyla 1976-1987 yılları arasında inşa edilmiştir. Barajın yapılmasıyla birlikte birçok köy boşaltılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Kentleşme</span>

Kentleşme, kentsel yaşam biçimlerinin gelişimi olarak tarif edilmektedir. Başka bir deyişle, dar bir alana yerleşen büyük nüfus birikimi, yeni fiziksel ve sosyal oluşum, karmaşık ilişkiler ağı, iş dallarının farklılaşması ve kendine özgü bir kültürel sistemin ortaya çıkması olarak tanımlanmaktadır. Kentleşme, kente göç eden bireyin ya da kentte ikamet eden nüfusun değişim sürecini oluşturur ve sosyal, kültürel, ekonomik özellikleri ile ele alınır. Kentlileşme sosyal bakımdan, kente özgü tavır ve davranış biçimlerinin benimsenmesi ile gerçekleşirken kırsal alanlarda yaşayanlar daha farklı ekonomik ve sosyo-kültürel yaşam biçimine sahiptir.

Ilısu Barajı ve Hidroelektrik Santrali; yaygın adıyla Veysel Eroğlu Ilısu Barajı, Güneydoğu Anadolu Projesi kapsamında, enerji üretimi amacıyla Dicle Nehri üzerinde inşa edilen santraldir.

<span class="mw-page-title-main">Karkamış Barajı ve Hidroelektrik Santrali</span>

Karkamış Barajı ve Hidroelektrik Santrali, Fırat üzerinde, Suriye-Türkiye sınırına 4,5 km mesafede yer alan, beton ağırlık ve toprak dolgu tipinde bir barajdır. Güneydoğu Anadolu Projesi'nin bir bölümünü teşkil eden baraj, sınır Fırat Projesi'nin ikinci ünitesidir. Türkiye'de nehir santrali tanımıyla gerçekleştirilen ilk uygulamadır.

<span class="mw-page-title-main">Dicle Barajı ve Hidroelektrik Santrali</span>

Dicle Barajı ve Hidroelektrik Santrali, Diyarbakır ili sınırları içerisinde Diyarbakır'a 50 km mesafede, Maden Çayı ve Dibni Çayı'nın birleşerek Dicle Nehri'ni meydana getirdiği mevkiiden 800 m mesafede ve Kralkızı Barajı aksının 22 km mansabında yer almaktadır. Proje çalışmalarına 1986 yılında başlanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Fırat ve Dicle Sorunu</span>

Fırat ve Dicle Sorunu, Türkiye sınırları içinde doğan Fırat ve Dicle nehirlerinin bu nehirlerin içinden geçtiği Suriye ve Irak'la paylaşımı konusunda yaşanan sorunlardır. Bu nehirler hem Suriye ve Irak, hem de Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi için çok önemli su kaynaklarıdır.

Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) içerisinde 13 büyük proje arasında yer alan Adıyaman-Kahta projesinin ünitelerinden biri olan Çamgazi Barajı Doyran Çayı üzerinde 1990-1999 yılları arasında sulama amacıyla inşa edilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Alkumru Barajı ve Hidroelektrik Santrali</span> Siirtde bir baraj

Alkumru Barajı ve Hidroelektrik Santrali, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde, Siirt ili sınırları içinde, Dicle nehrinin kolu olan Botan çayı üzerinde yer alan barajdır.

<span class="mw-page-title-main">Peyzaj mimarlığı</span>

Peyzaj mimarlığı, doğal ve kültürel kaynakları ve fiziksel çevreyi insan yararı, mutluluğu, güvenliği, sağlığı ve konforu için estetik ve bilimsel ilkeler çerçevesinde ele alan, mekan ve yaşam ortamı oluşturan, biyoçeşitliliği destekleyen arazi planlaması, tasarımı, yönetimi, korunması, onarılması ve denetlenmesi konularını kapsayan eğitim, araştırmalar yapan ve ülkesel, bölgesel, kentsel ve kırsal ölçekte fiziksel planlar içerisinde yer alarak kültürel ve doğal değerlerin korunması ve sürdürülebilirlik adına ekolojik öncelikli projeler üretilmesini sağlayan bir planlama ve tasarım dalıdır.

Sınıraşan sular, bir ülkeden doğan başka ülke ile sınır oluşturan veya başka ülkeye akan sınıraşan sulardır. Ülke sınırlarında doğup, yine sınırlar içinde sona eren akarsulara milli/ulusal akarsu denilmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Doğu Karadeniz Projesi</span> bölgesel gelişim projesi

Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP), Doğu Karadeniz Bölgesi'nin, kaynaklarını değerlendirerek bölgenin yaşam kalitesi ve gelir düzeyini artırmak, bölge içi ve bölgeler arası gelişmişlik farkını azaltmak, ülke düzeyinde sosyal istikrar ve ekonomik gelişmeyi sağlamayı hedefleyen bir bölgesel gelişim projesidir.

Dicle Bölümü, Türkiye'nin güneydoğusunda bulunan Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin iki bölümünden biridir. Bölüm, Karacadağ'ın doğusu ile Şırnak'ın doğusu arasındaki alanı kaplar. Bölümde beş şehir bulunmaktadır. Bunlar: Diyarbakır, Mardin, Batman, Siirt, Şırnak. Bölümün nüfusu 2019 yılı verilerine göre 4.063.685 olup, bu nüfusun yaklaşık 2 milyonu Diyarbakır il genelinde yaşamaktadır. Bölümde karasal iklim hakim olmakla birlikte, kış mevsimi soğuk ve yağışlı, yaz mevsimi ise oldukça sıcak ve kuraktır. Bölge ekonomisi genellikle tarım ve hayvancılığa dayanır ancak Diyarbakır'da sanayi ve hizmet sektörü diğer dört şehre göre oldukça yoğunken, Batman ve çevresinde çıkarılan petrol nedeniyle petrole bağlı tesisler ekonomik anlamda bölüme katkı sağlar.

<span class="mw-page-title-main">Kürdistan Bölgesel Yönetimi-Türkiye ilişkileri</span> Kürt ve Türk ilişkileri

Kürdistan Bölgesel Yönetimi-Türkiye ilişkileri, Irak'taki özerk statüdeki Kürdistan Bölgesel Yönetimi ile Türkiye arasındaki süregelen ilişkileri içerir. 2001'e kadar dalgalı bir hâl izleyen Kürdistan-Türkiye ilişkileri, bu tarihten itibaren Türkiye'nin ekonomik politikalarının değişimine bağlı olarak dış politikalarının da değişimiyle beraber iki tarafın Orta Doğu'daki ortak ekonomik menfaatlerine bağlı olarak statükoyu kırarak pozitif yönde seyretmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Dicle-Fırat havzası</span>

Dicle-Fırat havzası Batı Asya'da Basra Körfezi'ne dökülen büyük bir nehir sistemidir. Başlıca nehirleri, daha küçük kolları ile birlikte Dicle ve Fırat'tır.