
Fotoğraf, “ışık “, “aydınlık“ ve Yunanca: γράφειν (grafein), “çizmek“, “kazımak“, “resim yapmak“, "yazmak" kelimeleri birleştirilerek türetilmiş bir isimdir. Kelime anlamı, ışık yardımı ile iz bırakmaktır. Osmanlı döneminde fotoğraftan bahsedilirken ilk olarak "ateş yazması" şeklinde bir tanımla adlandırıldığı belirtilmektedir. Halk dilinde fotoğraf anlamında kılık sözcüğü tespit edilmiştir. Fotoğraf anlamında yaygın bir kullanımı bulunmamakla birlikte yaçın sözcüğü de mevcuttur. Fotoğraf, cisimlerden yansıyan elektromanyetik radyasyonun toplanıp odaklanmasıyla oluşturulur. En yaygın rastlanan fotoğraflar insan gözünün görebileceği kalıcı görüntüler meydana getiren dalga boylarıyla olan fotoğraflardır.

Sensör,, fiziksel bir olayı tespit etmek amacıyla bir çıkış sinyali üreten cihazdır.
Bina otomasyonu, bir binanın HVAC, elektrik, aydınlatma, gölgeleme, Erişim Kontrolü, Güvenlik Sistemleri ve Bina Yönetim Sistemi (BYS) veya Bina Otomasyon Sistemi gibi birbiriyle ilişkili diğer sistemlerin otomatik merkezi kontrolüdür. Bina otomasyonunun temel amacı, kullanıcı konforunu artırmak, bina sistemlerinin verimli çalışmasını sağlamak, enerji tüketimini azaltmak, işletme ve bakım maliyetlerini azaltmak ve güvenliği artırmaktır.

Yük bağlaşımlı cihaz (CCD) veya CCD sensörü, bir dizi bağlantılı veya birleştirilmiş kapasitör içeren bir entegre devre'dir. Harici bir devrenin kontrolü altında, her kapasitör elektrik yükünü komşu bir kapasitöre aktarabilir. CCD sensörleri, dijital görüntülemede kullanılan önemli bir teknolojidir.

Termal kamera, görüntüleme yöntemi olarak gözle görülmeyen IR enerjiyi (ısıyı) esas alan ve görüntünün genel yapısını IR enerjiyi göre oluşmuş renkler ve şekillerin belirlendiği görüntüleme sistemidir. Genelde güvenlik amaçlı da kullanılabilir ama çok çeşitli sektörlerin de kullanımına açıktır. Özellikle ısıya güdümlü füze, gece görüş sistemleri ve benzeri askeri tekniklerin gelişmesi ile önemi artmıştır.

Bayer filtre fotosensörlerin kare ızgarasındki RGB renk filtrelerini sıraya koymak için bir mozaikli renk filtresi dizisidir. Bryce E. Bayer tarafından geliştirilmiş ve 1976 yılında 3,971,065 patent numarası ile tescil edilmiştir.

Dijital fotoğraf makinesi, fotoğrafları elektronik olarak çeken ve saklayan elektronik bir cihazdır. Geleneksel fotoğraf makinelerinde olduğu gibi fotoğraf filmleri kullanılmaz. Bunun yerine ışık film görevi gören ve adına sensör denen yeşil, kırmızı ve mavi renge duyarlı hücrelerden oluşan sandviç tipinde sıkıştırılmış bir katmandan geçer ve bu katmandan alınan değerlerle fotoğraf dijital olarak saklanabilir. Günümüzün dijital fotoğraf makineleri tipik olarak çok fonksiyonludur ve fotoğraf çekiminin yanı sıra ses ve/veya görüntü kaydetme özelliklerine de sahiptir.

Digital single-lens reflex, "Sayısal Tek Mercek Yansımalı" anlamına gelir. SLR şeklinde bilinen değişebilen objektifli filmli fotoğraf makinalarının aksine ışık algılayıcısı olarak film değil CCD ya da CMOS görüntü algılayıcı kullanır. Buradan alınan ışık bilgisi kameranın içinde değişik sayısal işlemlere, dengeleme ayarlarına ve dosya sıkıştırmasına uğradıktan sonra basıma yahut depolamaya hazır hale gelir. Depolama alanı olarak ilk DSLR makinelerinde dahili bellekler ve Disket sürücüler varken günümüzde SD, CF, MS gibi kartlar kullanılır. Fotoğraflar sıkıştırılmış JPEG veya RAW formatında kaydedilir. JPEG sıkıştırılmış bir format olduğu için kayıplıdır. Profesyonel fotoğrafçılar sonradan işlenme yeteneği olan, hiçbir müdahaleye uğramamış RAW formatını tercih ederler. RAW formatında çekilmiş fotoğraflar bilgisayarda uygun pozlama, ışık, beyaz ayarı, contrast gibi ayarlardan geçirildikten sonra TIF, JPEG veya istenen herhangi bir başka format biçiminde kaydedilip basılmaya veya dijital ortamda saklanmaya hazırlanır.

Sayısal Fotoğrafçılık, nesnelerin görüntülerini oluşturmak için sayısal teknolojinin kullanıldığı bir fotoğrafçılık tarzıdır. Sayısal teknolojinin gelişimine kadar fotoğrafçılıkta görüntülerin karta basılması için kimyasal işlemlere ihtiyaç duyulan fotoğraf filmi kullanılmaktaydı. Aksine, sayısal görüntü kimyasal işleme gerek olmaksızın tamamen sayısal teknoloji ve bilgisayar kullanılarak görüntülenebilir, basılabilir, işlenebilir, taşınabilir ya da arşivlenebilir.
Fotosel, Fotodetektör, ışık sensörü, optik dedektör, optoelektronik sensör 'ler fotoelektrik etki kullanarak algıladığı ışını elektrik sinyaline dönüştüren veya gelen radyasyona bağlı bir elektrik direnci gösteren bir sensör'dür. Optoelektronik'te "ışık" terimi yalnızca görünür ışığı değil aynı zamanda görünmez kızılötesi ışığı ve ultraviyole radyasyonu'nu da ifade eder.

Pasif kızılötesi sensör, görüş alanındaki nesnelerden yayılan kızılötesi (IR) ışığı ölçen elektronik bir sensör'dür. En çok PIR esaslı hareket dedektörlerinde kullanılır. PIR sensörü, güvenlik alarmlarında ve otomatik aydınlatmalarda yaygın kullanılır.
Fotometri bir astronomik nesnenin ışık akısı veya elektromanyetik radyasyonunun yoğunluğunun ölçülmesi ile ilgili bir astronomi tekniğidir.
Sayısal görüntü işleme bilgisayar algoritmaları kullanarak sayısal resimler üzerinde görüntü işlemenin gerçekleştirilmesidir. Sayısal sinyal işlemenin bir alt konusu olarak kabul edilen sayısal görüntü işleme, analog görüntü işlemeye göre birçok avantaja sahiptir. Sayısal görüntü işlemede giriş verilerine uygulanabilecek algoritmalar daha fazladır ve analog görüntü işlemeye göre işlem sırasında ortaya çıkabilecek gürültü artışı ya da sinyal bozulması gibi problemler önlenebilir. Görüntüler iki boyuttan daha fazla boyutta tanımlanabildiğinden beri sayısal görüntü işleme çok boyutlu sistemler şekline modellenebilmektedir.

Kamera görsel bir görüntü yakalayan optik bir araçtır. Temel düzeyde, kameralar kapalı kutulardır.
Uyarlanabilir optik, optik sistemlerinin performansını artırmak için geliştirilmiş ve dalga cephesi bozulmalarını en aza indirmek amacıyla kurulmuş bir teknolojidir.

Aktif piksel sensörü (APS), video ve fotoğraf kayıt cihazlarında, her resim öğesinin ("piksel") bir foto algılayıcısına ve aktif bir amplifikatöre sahip olduğu bir görüntü sensörüdür. Cep telefonu kameralarında, web kameralarında, çoğu dijital tek lensli refleks kameralarda ve aynasız değiştirilebilir objektifli kameralarda (MILC'ler) kullanılır. Genellikle tamamlayıcı metal-oksit-yarı iletken (CMOS) teknolojisi ile entegre devre halinde üretilir. Bu nedenle de CMOS sensörü olarak da bilinir) ve yük bağlaşımlı aygıt görüntü sensörlerine alternatif olarak ortaya çıkmıştır. 'Aktif piksel sensörü' terimi görüntü sensörünü ifade edeceği gibi, ayrıca pikselin kendisine atıfta bulunmak için de kullanılır; bu durumda görüntü sensörüne bazen aktif piksel sensörlü görüntüleyici veya aktif piksel görüntü sensörü denir.

Tıbbi görüntüleme, tıbbi analiz ve müdahale için vücudun iç kısımlarının görsel temsillerini oluşturmak veya bazı organ veya dokuların işlevinin (fizyoloji) görsel tasvirlerini yaratmak için kullanılan teknikler ve işlemlerdir. Tıbbi görüntüleme, cilt ve kemiklerin görüntülenmesine engel olduğu iç yapıları ortaya çıkarmanın yanı sıra, hastalıkları teşhis, muayene ve tedavi etmeyi amaçlar. Tıbbi görüntüleme aynı zamanda anormallikleri tespit etmeyi mümkün kılan normal anatomi ve fizyoloji veritabanını da oluşturur. Vücuttan çıkartılmış organ ve dokuların incelenmesi tıbbi nedenlerle gerçekleştirilse de, bu tür işlemler genellikle tıbbi görüntüleme yerine patolojinin bir parçası olarak kabul edilir.

Astrofotoğrafçılık, astronomik cisimlerin, gök olaylarının ve gece gökyüzü alanlarının fotoğraflanmasıdır.

Hareket dedektörü yakındaki hareketi algılamak için bir sensör kullanan elektrikli bir cihazdır. Hareket dedektörü bir görevi otomatik yapan veya bir alanda hareket olduğunda kişiyi uyaran sistemin bileşeni olarak çalışır. Güvenlik, otomatik aydınlatma kumandası, ev kontrolü, enerji verimliliği ve diğer yararlı sistemlerin hayati bir bileşenidir. Mekanik veya elektronik yöntemlerle gerçekleştirilebilir. Doğal organizmalar tarafından yapıldığında buna hareket algısı denir.

Karışık sinyalli entegre devre, tek yarı iletken kalıpta hem analog hem de dijital devresi olan entegre bir devre'dir.