
Kyoto Protokolü, küresel ısınma ve iklim değişikliği konusunda mücadeleyi sağlamaya yönelik uluslararası tek çerçeve. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi içinde imzalanmıştır. Bu protokolü imzalayan ülkeler, karbon dioksit ve sera etkisine neden olan diğer beş gazın salımını azaltmaya veya bunu yapamıyorlarsa karbon ticareti yoluyla haklarını arttırmaya söz vermişlerdir. Protokol, ülkelerin atmosfere saldıkları karbon miktarını 1990 yılındaki düzeylere düşürmelerini gerekli kılmaktadır. 1997'de imzalanan protokol, 2005'te yürürlüğe girebilmiştir. Çünkü, protokolün yürürlüğe girebilmesi için, onaylayan ülkelerin 1990'daki emisyonlarının yeryüzündeki toplam emisyonun %55'ini bulması gerekmekteydi ve bu orana ancak 8 yılın sonunda Rusya'nın katılımıyla ulaşılabilmiştir.

Nükleer enerji, atomun çekirdeğinden elde edilen bir enerji türüdür. Kütlenin enerjiye dönüşümünü ifade eden, Albert Einstein'a ait olan E=mc² formülü ile ilişkilidir.

Çevrecilik, çevre hareketini destekleme veya katılmaktır. Doğal kaynakları ve ekosistemleri korumak için lobi faaliyeti yapma, çevre eğitimi, çevreci eylemler ve örnekler geliştirmekle merkezi ve yerel yönetimlerdeki karar alma süreçlerini etkileme arayışında olan sosyal bir harekettir. Çevre ile ilişkili konulardan bazıları; kirlilik, türlerin yok olması, katı atıkların azaltılması, geri dönüşüm, küresel ısınma tehdidi ve genetiği değiştirilmiş ürünler.

Rainbow Warrior, 1970'lerin sonu ve 1980'lerin başında balina avcılığı, fok avı, nükleer test ve nükleer atık boşaltma karşıtı bir dizi mücadeleyi desteklemek için yapılan eylemlerde kullanılan bir Greenpeace (Türkçe:Yeşilbarış) teknesiydi.

Taner Yıldız, Türk siyasetçi, elektrik mühendisi. 2009-2015 yılları arasında Türkiye Cumhuriyeti Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı olarak görev yapmıştır. 2002, 2007 ve 2011 Türkiye genel seçimlerinde Adalet ve Kalkınma Partisi Kayseri milletvekili olarak meclise girmiştir.

Balina avcılığı, geçmişi MÖ 3.000 yılına kadar uzanan bir eylemdir. Geleneksel Arktik evrim ile 17. yüzyıl başlarında balina avı filolarının geliştirdiği balina avcılığı, 18. ve 19 yüzyılda ulusal bir rekabet hâline gelmiş ve endüstri hâlini almıştır. 1930'lu yıllara kadar balina avcılığı adı altında yaklaşık 30.000 balina öldürülmüştür.

Toshiba Corporation Japonca: 株式会社東芝, çokuluslu bir Japon üretim şirketidir. Genel merkezi Tokyo, Japonya olan şirket tüketici ürünleri elektronik cihazlar ve parçaları konusunda Dünyanın sayılı markalarından biridir.
İklim Koruma Birliği, 2006 yılında, Küresel iklim ve Küresel ısınma sorununun aciliyeti ve önemine dikkat çekmek amacıyla oluşturulmuş bir organizasyondur.

Uluslararası Balinacılık Kurulu 2 Aralık 1946 tarihinde Washington'da kurulmuş uluslararası bir oluşumdur. Uluslararası Balina Avcılığının Düzenlenmesi Sözleşmesi hükümlerine göre kurulmuştur. Amacı, balina stoklarını uygun biçimde korunması ve böylece balina endüstrisinin düzenli gelişimini sağlanması olarak belirlenmiştir.

Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi, (UNODC) Birleşmiş Milletler Uluslararası Uyuşturucu Kontrol Programı (UNDCP) ile Suç Önleme ve Ceza Adaleti Bölümlerinin 1997 yılında Viyana'da Birleşmiş Milletler Ofisinde birleştirilmesi neticesinde kurulan bir ofistir. Birleşmiş Milletler Kalkınma Grubunun bir üyesidir ve 2002 yılından Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi olarak yeniden adlandırılmıştır.

Dünya enerji tüketimi bütün insan uygarlığı tarafından kullanılan toplam enerjiyi ifade eder.

Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA), Birleşmiş Milletler üyesi ülkeler tarafından 2030 sonuna kadar ulaşılması amaçlanan hedefleri içeren bir evrensel eylem çağrısıdır.

İklim değişikliğinin hafifletilmesi, uzun vadeli küresel ısınmanın ve ilgili etkilerinin büyüklüğünü veya oranını sınırlayan eylemlerden oluşur. İklim değişikliğinin hafifletilmesi genel olarak insan (antropojenik) sera gazı emisyonlarındaki azalmayı içerir. Karbon yutaklarının kapasitesini artırarak da hafifletme sağlanabilir. Etki hafifletme politikaları, insan kaynaklı küresel ısınmayla ilişkili riskleri önemli ölçüde azaltabilir.

Çevre sorunları, insan aktivitelerinin biyolojik ve fiziksel çevre üzerindeki zararlı etkilerinin toplamına verilen addır. Çevre koruma, doğal çevreyi hem çevrenin hem de insanoğlunun yararına olacak şekilde, bireysel, organizasyonel ve yönetimsel seviyede koruma pratiğidir. Çevreci anlayış, çevre sorunlarına savunmacı, eğitici ve aktivist bir yaklaşımla eğilir.

Bu liste, insan faaliyetlerinin, biyofiziksel çevre üzerindeki zararlı etkilere sebep olan çevre sorunlarının bir listesidir. Genel anlamda; sorunlar, etkileri ve hafifletici unsurlar olarak sınıflandırılırlarsa da, etkilerin birbirine bağlı olduğu ve yeni etkilere neden olabilecekleri gözden uzak tutulmamalıdır.

Jeomühendislik ya da iklim mühendisliği, gelişen teknoloji ile birlikte doğal afetlerin verebileceği zararların önüne geçmek, küresel ısınma ile ortaya çıkabilecek etkileri azaltmak amacıyla, temel bilimler ve mühendislik disiplinlerinin birlikte uygulandığı yeni bir mühendislik alanıdır. Çalışma alanı tüm gezegendir. Uygulanma şekli ise oluşabilecek insan kaynaklı ya da küresel çevre tehditlerinin olmadan önlenmesi ya da meydana gelen zararların telafi edilmesi şeklindedir.

Koruma ve yeşil politikayı da içeren çevre hareketi (ekoloji hareketi olarak da anılır ), çevresel sorunları ele alan için çeşitli felsefi, sosyal ve politik hareketlerdir. Çevreciler, kamu politikası ve bireysel davranışlardaki değişiklikler yoluyla kaynakların ve çevrenin adil ve sürdürülebilir bir şekilde yönetilmesini savunurlar. Ekosistemlerin düşmanı değil bir katılımcısı olarak insanlığın tanıyan çevre hareketi ekoloji, sağlık ve insan haklarına odaklanır.

Nükleer karşıtı hareket, çeşitli nükleer teknolojilere karşı çıkan sosyal bir harekettir. Bazı doğrudan eylem grupları, çevre hareketleri ve profesyonel organizasyonlar kendilerini yerel, ulusal veya uluslararası düzeyde bu hareketle özdeşleştirmiştir. Başlıca nükleer karşıtı gruplar arasında Nükleer Silahsızlanma Kampanyası, Dünya Dostları, Greenpeace, Nükleer Savaşın Önlenmesi için Uluslararası Hekimler, Barış Eylemi ve Nükleer Bilgi ve Kaynak Servisi bulunmaktadır. Hareketin ilk amacı nükleer silahsızlanmaya ilişkindi, ancak 1960'ların sonlarından beridir nükleer enerji kullanımına da karşı çıkılmaktadır. Birçok nükleer karşıtı grup hem nükleer enerjiye hem de nükleer silahlara karşı çıkar. 1970'lerde ve 1980'lerde yeşil partilerin ortaya çıkması genellikle nükleer karşıtı siyasetin doğrudan bir sonucuydu.

Çevre çalışmaları, çevre ve insan etkileşimini karışık sorunların çözümünde sistemsel olarak incelenen çalışmalardır. Çevre sorunları çeşitli bilim dallarını yan yana getirir. Çevre sorunlarını çözmek için çevre çalışmaları, çevre politikaları gereklidir. Çevre çalışmaları için yeterli sayıda personel ve makine, teçhizat lazımdır. Doğal kaynakların yoğun ve bilinçsiz bir şekilde kullanılması hızlı nüfus artışıyla birlikte kaynakların tükenmesine neden olur. Buna çözüm olarak planlı çevre çalışmaları gereklidir. Kaynakların bilinçsiz ve yoğun şekilde kullanılması insanlar ve hayvanların aç kalması gibi sorunlar meydana getirebilir. Aşırı nüfus artışı çeşitli sorunlar meydana getirebilir. Örneğin; kaynakların daha hızlı tükenmesi gibi. Çevre açısından birçok önemli müesseseler vardır. Örneğin; Dünya Doğayı Koruma Vakfı, Greenpeace, Kraliyet Botanik Bahçeleri gibidir. Orman yangınları sonucunda çeşitli hayvanların ölümüne, çeşitli hayvanların doğal ortamının bozulmasına veya yok olmasına neden olur. Orman yangınları sonucunda karbonmonoksit artar. Türkiye orman yangınlarının çokça görüldüğü Akdeniz iklim kuşağındadır. Çeşitli yangın türleri vardır. Eğimli yerlerde eğim arttıkça yangın artar. İklim krizi, küresel ısınmayla birlikte uzun dönemde yağış ve rüzgar değişimlerini içerir. Çünkü iklim, atmosfer olaylarında 30-50 yıl içinde gösterdiği ortalama durumdur. İklim krizi temiz havaya, beslenmeye ve yaşamaya engel olur. İklim krizi klimatoloji bilim dalına göre incelenmektedir. Doğal afetlerde sel ve su baskınlarına karşı bitki örtüsünün ve ormanların korunması lazımdır. Yüksek yerler bitki örtüsüyle kaplandığı zaman toprak kaymasına karşı önlem alınmış olur. Erozyona karşı çevre çalışması olarak eğimli yerlerde ağaçlandırma çalışması yapmak lazımdır. Çığda çevre çalışması olarak eğimin çok olduğu yeri ağaçlandırma yapmak bir çözümdür. Yanardağ patlamasından korunmak için yanardağdan uzak yerlerde ev yapmak çözümdür. Bu afetler sonucunda doğal yapının bozulması, çeşitli yatırımların gecikmesi, hayvan ve insan ölümlerine neden olur. İnsanlar çeşitli faaliyetler ile doğal ortamı bozarak çevre sorunlarının çıkmasına sebep olurlar. Fabrikalar bacaya filtre takmaması havanın kirlenmesine sebep olur. Fabrikaların atıkları uygun olmayan yöntemlerle dışarı atması çevre sorununa neden olur. Zehirli atıkları atmak çevreye zarar verir. Bunlar için çevre çalışması yapılacaksa gereken çevre önlemleri almak gerekir. Paris Deklarasyonu'yla 1972 tarihinde çevre politikaları ilk kez yönetimler düzeyinde ele alınarak çevre politikası için çevre eylem planının hazırlanması konusunda temel atılmıştı. Birinci Çevre Eylem Programının çevre politikaları hedefleri olarak kirliliğin azaltılması, yaşam kalitesinin arttırılması, çevrenin küresel olarak korunması için girişimleri artırmak gibi hedefleri vardır. Yenilenebilir ve yenilemez enerji kaynaklarında insanlar enerji kaynaklarına ihtiyaç duymuştur ve buna göre gerekenleri yapmıştır. Yenilenebilir enerji kaynağı güneşten gelir ve çevreye zararı olmayan enerji kaynaklarındandır. Bunlar hidroelektrik enerjisi, güneş enerjisi, biokütle enerjisi gibidir. Yenilenemez enerji kaynakları fosil yakıt ve radyoaktif elementlerden elde ediliyor. Çevre zararlı etkileri vardır. Yenilemez enerji kaynakların kullanımını azaltarak çevre ile ilgili çalışmamızı yapmış oluruz. Örneğin; benzinli araba kullanmak havaya zarar verir. Çünkü egzozdan çıkan duman havaya doğru gider. Yenilenebilir kaynağına yönelik daha fazla yatırım yapılırsa çevreye zarar veren yenilenemez enerji kaynaklarına daha az önem verilir, böylece çevreye daha çok önem verilmiş olur. Fosil yakıtlar kullanıldığında sera gazı açığa çıkar. Bunlardan karbondioksit ve metan gazı bazılarıdır.CO2 salımı 1990 yılında 0,6 milyar tondur fakat 1998 yılında 55 milyar ton seviyesine gelmiştir.
İklim değişikliği komplo teorileri, küresel ısınma hakkındaki bilimsel fikir birliğinin, güdülenmiş veriler üretme ya da karşıtlığı bastırma amaçlı komplolara dayandığını iddia eder. Bu fikir birliğine karşı çıkan siyasal ve kamusal tartışmalar üretmeye çalışmak, iklim değişikliğinin yadsınmasında kullanılan bir dizi yöntemden biridir. Komplo teorisyenleri tipik olarak, küresel ısınma ve iklim değişikliğinin arkasındaki bilimin, dünya çapındaki uzmanca ve cezai suistimal eylemleri yoluyla ideolojik ya da finansal nedenlerle icat edildiğini ya da çarpıtıldığını iddia ederler.