İçeriğe atla

Gre Virike Höyüğü

Arkeolojik Höyük
Adı:Gre Virike
il:Şanlıurfa
İlçe:Birecik
Köy:Akarçay
Türü:Höyük
Tahribat:
Tescil durumu:Tescilli[1]
Tescil No ve derece:388
Tescil tarihi:10.02.1990
Araştırma yönetmi Kazı

Gre Virike Höyüğü, Şanlıurfa il merkezinin 75 km güneybatısında, Birecik ilçesinin 15 km güneyinde, Fırat'ın doğu kıyısında yer alan bir höyüktür. Höyük, 15 metre yükseklikte, 70 x 60 metre boyutlarındadır.[2]

Kazılar

Gre Virike Höyük ilk kez Karkamış Barajı su toplama sahası altında kalacak olan arkeolojik yerleşimler konusunda bölgede yüzey araştırmaları yapan Guillermo Algaze'nin ekibi tarafından 1989 yılında saptanmıştır. Daha sonra ODTÜ TAÇDAM'ın (Tarihsel Çevre Değerlerini Araştırma Merkezi) "Ilısu ve Kargamış Baraj Gölleri Altında Kalacak Arkeolojik Kültür Varlıklarını Kurtarma Projesi" kapsamında Prof. Dr. A. Tuba Ökse başkanlığındaki bir ekip tarafından kapsamlı bir yüzey araştırması yapılmıştır. Kazı çalışmaları ise yine Prof. Dr. Tuba Ökse başkanlığındaki bir ekip tarafından 1999 – 2001 yılları arasında yapılmıştır.[2]

Tabakalanma

Kazılarda ortaya çıkarılan mimari yapılar Erken Tunç Çağı ve Orta Tunç Çağı'na tarihlenmektedir. Birkaç boyalı çanak çömlek parçası da yerleşimin Erken Kalkolitik Çağ (Halaf) ve Orta Kalkolitik Çağ'a (Obeyd) kadar geri gittiği şeklinde yorumlanmaktadır. Güney yamaçta ortaya çıkarılan Bizans Dönemi'ne tarihlenen kerpiç duvarlı yapılar, bu dönem yerleşimin ortaya koymaktadır.[2]

Buluntular

Yerleşim içi mezarlar

Tunç Çağı'na tarihlenen iki mezar, Güneydoğu Anadolu'da farklı bir gömü geleneğini ortaya koymaktadır. Çapı 120 x 95 cm derinliği ise 70 cm olan oval mezar çukurunun çevresi dört sıra iri taşla örülmüştür. Üst kireçtaşı levhalarla kapatılmıştır. Sanduka mezar olarak yapılmaya başlandığı ama levha taş eksikliğinden dolayı bu şekilde bırakıldığı düşünülmektedir. Bununla birlikte içinde iki çocuk iskeleti olan mezarda gömüt armağanları oldukça zengindir. Çok sayıda küçük kap, çocuklar için oyuncak olarak edinilmiş olduğu anlaşılan ve çocuklarla birlikte gömülmek istenen pişmiş topraktan kuş biçimli çıngırak, iki oyuncak kağnı tekerleği, üç tunç iğne ve akik boncuklar, muhtemelen oyuncak olarak iş gören küçük bir banyo teknesi, gömüt armağanları olarak bırakılmıştır. Yerleşimde bulunan buna benzer bir mezar ile bir çömlek mezar, bebek ve çocukların yerleşim içinde gömülme geleneğini göstermektedir.[2] Bu uygulama, bu toplumda ana ile bebeği arasındaki duygusal bağların güçlülüğünü gösteren bir belge olarak görülebilir.

Anıtsal mezar kompleksi

Gre Virike özellikle oda mezarlarla dikkati çeker. İçerideki buluntulara göre bu mezarların ETÇ III boyunca kullanıldığı söylenmektedir. Hayvan kemiği buluntuları ise kuzu ve oğlak kurban edildiğini göstermektedir. Yer altı su kaynaklarına uzanan koridorlar, höyükte ölü kültünün varlığını gösteren diğer bir buluntudur. Oda mezarlarını hemen yakınında taştan yapılan bu yapılar, bir insanın geçebileceği genişlik ve yükseklikteki koridorlarla yeraltına inmektedir. Eski Mezopotamya inancında, ölünün yer altı dünyasına yolculuğunda, yer altı sularının kaynağı olan "Apzu"'yu geçmesi gerekmektedir. Bu törenler de bu sınavı kolaylaştırmak için olmalıdır. Yer altı sularıyla bağlantılı yapılara Gre Virike ile iki yerde daha rastlanmıştır, Gedikli Karahöyük ve Kırışkal Höyük. Bu tür mezar komplekslerinin zaman zaman gömülen kişileri anmak için yapılan törenlere sahne olduğu yönünde bulgular vardır. Bu bağlamda bunların anıtsal mezar olduğu kabul edilir. Mezar odaları ve onlarla bağlantılı odalar tarzındaki bu anıtsal mezar kompleklerinin, gerek yapısal gerekse işlevsel benzerlerine Kuzey Suriye'deki aynı dönem yerleşmelerinde de rastlanmaktadır. Bu yerleşmelere örnek olarak Tell Ahmar, Tell Kara Kuzak, Jerablus Tahtani, Umm el-Marra, Tell Chuera, Tell Halawa A ve Tell Banat verilebilir.[3] Bu gibi anıtsal mezar komplekslerine gömülen kişilerin, yerleşmedeki saygı duyulan ailelerin bireyleri olduğu beklenir. Bununla birlikte, bu saygınlığın temelinde yatan etkenin, dini, politik ya da askeri bir gücü temsil ediyor olmalarından kaynaklanıp kaynaklanmadığı hakkında bir veri yoktur.[4]

Kerpiç Sanduka Mezar

Yapılan arkeolojik bilimsel araştırma kazılarında elde edilen atropolojik bulgular neticesinde kerpiçten yapılmış sanduka mezar yapısındaki bulgular sonucu ölü kişinin kafatası ve uzun kemiklerinin bir kısmı korunmuş durumda olduğu ve bireyin erişkin bir erkek olduğu belirlenmiştir.Cinsiyete ilişkin kriterler henüz oluşamamış olduğundan cinsiyeti belirlenmemiştir.Kemikler oldukça eksik ve deforme olmuş durumdadır. Bireyin uyluk kemiklerine ait gövde ve uç kısımlar kısmen korunmuş durumda olduğu görülmektedir. Bireyin yaşı ile ilgili yaş tayini üst süt ikinci azı dişinden ve bireyin daimi üst 1. ve 2. azı dişlerinden yapılabilmiştir. Bireyin genç olmasından dolayı dişlerde aşınma olmadığı görülmektedir.[5]

Çömlek Mezar

Ayrıca diğer bir taraftan çömlek mezar içinde bulunan ayrı bir mezar yapısında antropoljik bulgular, bireyin kemik yapısının ince ve kırılgan olması, toprağın asitli ve kireçli durumundan kaynaklanan tahribata uğamış olduğu görülmektedir. Uzun kemikler büyük oranda eksik olduğu gözükmektedir. Dişlerin birçoğu süt dişleri olmasına rağmen iyi korunmuşlardır. Bu antropolojik incelemeden yapılan yaş tayininde iskelet 9 aylık bebeğe ait olduğu belirlenmiştir.[5]

Mimari

Anıtsal mezar kompleksinin mimari yapısı şu şekilde anlatılmaktadır: Zemin kademeli olarak tasfiye edildikten sonra 50 x 35 metrelik bir alan, 60 x 40 cm boyutlarındaki kerpiç bloklarla örülmüş, kerpiç bir döşeme elde edilmiştir. Bu döşemenin kuzeybatı ve güney kenarları 2 metre yükseklikte bir teras oluşturmuştur. Döşemenin güneybatı, güneydoğu ve kuzeybatı kenarları iri bazalt bloklarla örülmüş 1,20 m kalınlıkta ve 1,5 m yükseklikte duvarlarla desteklenmiştir. Güney kesimde, döşeme üzerine yapılmış su kanalı ve kurban çukurları bulunmaktadır. Bu bulgular, döşemenin Erken Tunç Çağı başlarında inşa edildiğini gösterir.[6]

Döşemenin kuzeydoğu bölümünde, taban ve yanları, nemin kerpiç yapı malzemesini tahrip etmesini önlemek için 3 cm kalıntılar alçı ile sıvanmış iki havuz yer almaktadır. Havuzlar 1,35 x 2,50 metre ölçülerinde ve 1,80 metre derinliktedir. Kuzeydeki havuzun tabanında ele geçen buluntular MÖ 3. binyılın ilk yarısına tarihlenmektedir. Güneydeki diğer havuz içine Erken Tunç Çağı III'te oda mezar yapılmıştır. Kerpiç döşemenin güneybatısında merdivenli bir tünel bulunmaktadır. Bazalt bloklarla yapılmış olan tünel, 1 x 1 metre boyutlarında olup 45 derecelik bir eğimle ve basamaklı olarak yer altına inmektedir. Tünelin, bir yer altı su kaynağına indiği anlaşılmaktadır.[7]

Mekanlar günlük yaşam için fazlasıyla küçüktür. Tabanlarında, kenarları sıvalı ve içleri kül dolu çukurların varlığı da günlük yaşamla ilintisiz bulunmuştur. Ölü gömme ve anma törenleri sırasında sunu odaları olarak kullanıldıkları düşünülmektedir.[8]

Buluntular

Mezar kompleksinin bir tarafında bulunan 3,60 x 2,20 boyutlarındaki odanın, yerde bulunan mutfak kapları, bazalt öğütme taşlar ve bardaklardan, mutfak olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır.[9] Ölü gömme ve anma ritüelleri sırasında kurban kesildiği, yemek yendiği, mezar içerisine tahıl ve baklagil tohumları serpildiği anlaşılmaktadır. İçi külle dolu çukurlarda ateş ve tütsü yakıldığı düşünülmektedir.[10]

Değerlendirme

Gre Virike Höyüğü'nün esasen bir yerleşimle bağlantısız bir kutsal alan olduğu, burada ölü kültüyle bağlantılı ritüellerin düzenlendiği ileri sürülmektedir.[11] Öte yandan anıtsal mezar kompleksindeki yapılar ve buluntular, buranın ölü ve bereket kültüne dayanan bir inanç sisteminin ihtiyaçlarına cevap verdiği şeklinde görülmektedir. Gre Virike'deki bu inanç sisteminin bereket kültü yanı, Tammuz, Ba'al ve Osiris tapımlarıyla paralel bulunmaktadır.[7] Halen Anadolu'daki mezar yakınlarında ateş yakılması, ateşe içki dökülmesi, kurban kesilmesi, kurban yağlarının ateşe atılması, bu bereket ve ölü kültünün günümüzdeki yansımaları olarak düşünülmektedir.[12]

Dış bağlantılar

Kaynakça

  1. ^ "TAY – Yerleşme Ayrıntıları". 4 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 15 Mart 2012. 
  2. ^ a b c d "TAY – Yerleşme Dönem Ayrıntıları". 24 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 15 Mart 2012. 
  3. ^ Derya Yılmaz, Erken Tunç Çağı'nda Güneydoğu Anadolu'da Oda Mezar Geleneği 27 Şubat 2012 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. – Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dergisi, Sayı 31 (2006) Sh.: 65-67
  4. ^ Derya Yılmaz, Sh.: 67
  5. ^ a b ÖKSE, A.Tuğba (2002). Gre Virike, Fırat Kenarında Bir M.Ö. 3. Bin Kutsal Alanı. Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi. ss. 53,74. 20 Eylül 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 20 Eylül 2021. 
  6. ^ A. Tuba Ökse Gre Virike: Fırat Kenarında Bir M.Ö. 3. Bin Kutsal Alanı 4 Ocak 2011 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. – Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi (2002) Sayı: 2 – Sh.: 54
  7. ^ a b T. Ökse, Sh.: 56
  8. ^ 24. Kazı Sonuçları Toplantısı (2002), Sh.: 362
  9. ^ T. Ökse, Sh.: 57,58
  10. ^ T. Ökse, Sh.: 59, 60
  11. ^ Derya Yılmaz, Sh.: 59-68
  12. ^ T. Ökse, Sh.: 60, 61

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Çayönü</span>

Çayönü Höyüğü ya da Çayönü Tepesi Diyarbakır il merkezinin kuzeybatısında, Ergani İlçesi'nin 7 km güneybatısında yer alan bir höyüktür. Höyük, 4,5 metre yükseklikte 160 x 350 metre boyutlarında yayvan, geniş bir tepe üzerindedir. Güneyinden Boğazçay Deresi geçmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Obeyd kültürü</span>

Obeyd Kültürü ya da Ubeyd Kültürü, Güney Mezopotamya'da MÖ 5.900 – 4.300 tarihleri arasında var olmuş bir yerel ve tarihöncesi kültürdür. Güney Mezopotamya'nın en eski yerleşimi olarak Çanak Çömlekli Neolitik Çağ'dan Kalkolitik Çağ'a uzanan ve Uruk Dönemi başlarına kadar süren bir kültürdür.

<span class="mw-page-title-main">Karaz kültürü</span>

Karaz Kültürü,Erken Tunç Çağı'na ait bir kültürdür. Sovyet arkeolog Boris Kuftin'in çalışmalarında ortaya konulan, Geç Kalkolitik Çağ ve Tunç Çağı boyunca Doğu Anadolu Bölgesi, Transkafkasya, Azerbaycan ve Kuzeybatı İran'ı içine alan bir yayılma gösteren kültürdür.

Hayaz Höyük, Adıyaman ilinin Samsat ilçesine bağlı Hayaz köyü yakınında bulunan arkeolojik bir yerleşmedir. Samsat ilçesinin 17 km. güneyinde bulunan köy ve höyük daha sonra Atatürk Baraj Gölü suları altında kalmıştır. Göl oluşmadan önce Fırat ile onun bir kolu olan Kalburcu Çayı'nın birleştiği noktada bulunmakta idi.

Horum Höyük, Gaziantep'in Nizip İlçesi'nin 15 km. kuzeyinde Fırat'ın batı kıyısında yer alan bir höyüktür.

<span class="mw-page-title-main">Tilmen Höyük</span>

Tilmen Höyük, Gaziantep ilinin İslahiye ilçesinin 10 km. doğusunda yer alan bir höyüktür. Karasu Irmağı kollarıyla çevrili bir arazide 225 metre çapında 21 metre yüksekliktedir. Sakçagözü Ovası'nın batı kenarında bulunmakta olup bu ovada ellinin üzerinde höyük yer almakta olup en büyüklerinden biridir.

Bakla Tepe Höyüğü, İzmir il merkezinin 30 km. güneyinde, Menderes (Cumaovası) ilçesinde, Tahtalı Barajı nedeniyle terk edilen Bulgurca Çiftlik Köyü'nün hemen yakınında yer alan bir Höyüktür. Yıllardır bakla yetiştirilen bir alan olduğundan Köy'de Bakla Tepe olarak bilinmekteydi. Tarihöncesi bir yerleşimin höyükten köy altına kadar uzandığı, sapılan sondalardan anlaşılmaktadır.

Salat Tepe Höyüğü, Diyarbakır il merkezine 35 km. ve Bismil ilçesine 14 km. mesafede yer alan bir höyüktür. Dicle'ye katılan Salat Deresi'nin doğuya kıvrım yaptığı kesimdedir. Salat Deresi vadisinden 30 metre yükseklikte olan höyük 115 x 100 metre boyutlarındadır. Tepenin üstünde 45 x 30 metrelik düz bir alan bulunmaktadır. Diyarbakır Arkeoloji Müzesi tarafından Yukarı Salat Höyük adıyla tescil edilmiştir.

Kavuşan Höyük, Diyarbakır ili Bismil ilçesinin 10 km güneydoğusunda, Şeyhan Deresi ile Dicle'nin birleştiği bölgenin hemen doğusunda yer alan bir höyüktür. Dicle kıyısından 65-70 metre kadar güneydedir. Höyüğü kuzey yarısı Dicle tarafından yenmiş olup, güney yamaçları ise Şeyhan Deresi alüvyonlarıyla örtülmüştür. Yüzey de yaygın tarım yapılmasıyla tahrip olmuştur. Höyük boyutları 175 x 75 metre olup, yükseklik kuzey kesimde 8 metre iken güneyde 2 metre kadardır. Alan olarak 1,5 hektar olduğu belirtilmektedir.

İmamoğlu Höyüğü, Malatya il merkezinin 15 km. kuzeydoğusunda yer alan bir höyüktür. Höyük, Karakaya Baraj Gölü içinde bir ada haline gelmiş olup yamaçları tahrip olmuştur. Ada halindeyken de, 1987 yılında höyükte kazı çalışmaları yapılmıştır. Fırat'a dökülen Höyük Deresi ve Kırmısı Dere'nin birleşme noktasındadır. Büyük olasılıkla Fırat'ın oluşturduğu bir birikinti tepesidir. Yamaçları göl suları altından kalmadan önce 14 metre yükseklikte ve 150 x 140 metre boyutlarındaydı.

Kırışkal Höyüğü, Gaziantep il merkezinin kuzeybatısında, Kırışkal köyünün içinde bulunan, İslahiye ilçesinin 37 km. kuzeydoğusunda yer alan bir höyüktür. Sakçagözü Ovası'nda, Zincirli Höyük'ün 25 km. kuzeydoğusundadır. Höyük, yaklaşık olarak 250 x 200 metre boyutlarında ve 7 metre yüksekliktedir. Bu haliyle bölgenin orta çapta höyüklerinden biridir.

Karagündüz Höyük, Van il merkezinin 34 km. kuzeydoğusunda yer alan bir höyüktür. Höyük, Van Gölü'nün doğusuna düşen Erçek Gölü'nün doğu-kuzeydoğu kıyısında, göle dökülen Memedik Deresi'nin oluşturduğu düzlüğün batı kenarındadır. Van'ın Özalp ilçesinden geçerek Van'a ulaşan ticaret yolu üzerinde olduğu, buna bağlı olarak Van yöresinin en büyük höyüğü olduğu belirtilmektedir. Tepe olarak 75 x 50 metre ölçülerinde olup 8-9 metre yüksekliktedir. Günümüzde Erçek Gölü'nün bir adası durumundadır.

Güzelova Höyük, Erzurum il merkezinin 15 km. kuzey-kuzeydoğusunda yer alan bir höyüktür. Fırat'ın bir kolu olan Karasu Çayı kıyısında yer alan höyük ova seviyesinden 12,5 metre yüksekliktedir. Bununla birlikte höyükte yürütülen kazılarla ova seviyesinin 20 metre altına inildiği halde ana toprağa ulaşılamamıştır.

Norşuntepe Höyüğü, Elazığ İl merkezinin 26 km. güneydoğusunda Alişam Köyü'nün 3 km. güneyinde yer alan bir höyüktür. Höyük, Keban Barajı su toplama sahasında kalmış olup Baraj'ın tamamlandığı 1975 yılından itibaren yavaş yavaş göl suları etkisiyle erimekte olan bir adacıktır. Tepe baraj suları yükselmeden önce 150 x 130 metre boyutlarında ve 35 metre yükseklikteydi. Höyükteki yerleşme alanı ise 500 x 300 metrelik bir alana yayılmıştı. 2022 yılının Mayıs ayında tapulama harici alanda yer alan Norşuntepe Höyüğü "Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı" özelliği gösterdiğinden sit alanı ilan edildi.

Harmanören - Göndürle Höyük, Isparta İl merkezinin yaklaşık 27 km. kuzeydoğusunda, eski adı Göndürle olan Harmanören Köyü'nün güneydoğusunda yer alan bir höyüktür. Köyün 1 km. kadar doğusunda, Tavşanlıtepe'nin güney eteklerinde, arkeoloji literatüründe Göndürle Tunç Çağı mezarlığı olarak geçen bir mezarlık bulunmaktadır. Göndürle Höyüğü ise mezarlığın 250-300 metre güneydoğusundadır. Harmanören Köyü yakınlarında ikinci bir höyük daha vardır ve diğeriyle karışmaması için Göndürle I olarak adlandırılmıştır. Esasen mezarlığın Göndürle I Höyüğü'ne ait olduğu kabul edilmektedir. Esas höyük 150 x 100 metre boyutlarındadır.

Kanlıgeçit Höyüğü, Kırklareli İl merkezinin 500 metre güneyinde, Haydar Dere'nin iki yanında yer alan bir höyüktür. Aşağı Pınar Höyüğü'nün 300 metre kadar batısındadır. Demiryolu ve Haydar Dere tarafından üçe bölünen höyüğün bu parçaları Kanlıgeçit Kuzey, Kanlıgeçit Doğu ve Kanlıgeçit Güney olarak adlandırılmıştır. Kanlıgeçit Kuzey nekropol alanı olup yayvan bir tepe görünümümdedir.

<span class="mw-page-title-main">Tell Tayinat</span>

Tell Tayinat Höyüğü, Hatay il merkezinin doğu – kuzeydoğusunda, Reyhanlı ilçesinin 17–18 km batısında, Asi Nehri'nin 1,5 km doğusunda yer alan bir höyüktür. Tepe, yamaçlar dahil olmak üzere 700 x 500 metre boyutlarında, 15 metre yüksekliktedir. Kazı yapılmadan önce üzerinde Tayinat Köyü bulunmakta idi.

Karaoğlan Höyüğü, Ankara İl merkezinin 25 km. güneyinde, Mogan Gölü'nün güneydoğu ucunda yer alan bir höyüktür. Bulunduğu bölge Ankara bölgesinden güneydoğu ve güneybatı yönlerine uzanan ana ticaret yollarının kavşağı durumundaydı. Tepe, 260 x 180 metre boyutlarında ve 18-20 metre yüksekliğindedir. Höyük Ankara – Konya kara yolu üzerindedir.

Etiyokuşu Höyüğü, Ankara il merkezinin yaklaşık 5 km. kuzey – kuzeydoğusunda, günümüzde tümüyle yapıların altında kalmış bir höyüktür. Etiyokuşu ismi, muhtemelen kazı ekibi tarafından verilmiş bir isimdir. Tepe, 86 x 22,5 metre boyutlarında, 1,5 metre yükseklikte ve yerleşme alanının 6,5 dönüm olduğu bildirilmiştir. Kazı öncesinde Çubuk Barajı asfaltıyla ikiye bölünmüş durumdaydı ve kum çekilmesiyle kısmen tahrip edilmiş bulunuyordu.

Karayavşan Höyüğü, Ankara il merkezinin güneybatısında, Polatlı İlçesi'nin 20 km. doğusunda, Karayavşan Köyü'nün hemen yanında yer alan bir höyüktür. Polatlı – Haymana kara yolunun hemen kuzeyindedir. Tepe, 13 metre yükseklikte orta boy bir höyüktür.