İçeriğe atla

Grakliani Tepesi

Koordinatlar: 41°59′47″N 44°24′22″E / 41.9964°K 44.4061°D / 41.9964; 44.4061

Grakliani Tepesi (Gürcüce: გრაკლიანი გორა, Grakliani Gora) Doğu Gürcistan'daki Şida Kartli bölgesine bağlı Kaspi şehrinin yakınlarında bulunan bir arkeolojik kazı alanıdır.[1] Bu alanda bulunan bulgular, bölgedeki 300.000 yıllık muhtemel insan varlığına dair kanıtlar göstermektedir.[2]

Alan, 2007 yılında Tiflis-Senaki-Leselidze karayolunu genişletme çalışmaları sırasında keşfedildi.[3] Araştırma, Tiflis Üniversitesi'den öğrenciler ve öğretim üyeleri tarafından yapılmaktadır.[4] 2015 yılında, doğurganlık tanrıçasının tapınağındaki bir sunakta farklı bir yazıt keşfedildi. Yazıt, bölgede daha önce bulunmuş metinlerden en az 1.000 yıl daha önce yazılmıştı.[5][6]

Düzen

Grakliani Tepesi.

Alanda, MÖ yedinci yüzyıldan kalma bir doğurganlık tanrıçası tapınağı vardır.[1] Tapınağın içinde çukur tipi mezar,[7] Erken Tunç Çağı'ndan kalma bir mezarlık, MÖ 450-350 yıllarından kalma bir binanın kalıntıları bulunmuştur. Bina üç oda ve üç depolama odasından oluşmaktadır.[1]

Alan, Bakır Çağı ve Geç Hellenistik dönem arasında işgal edilmiştir.[1]

Keşifler

Katmanların kazılmasıyla, çocuk oyuncakları,[8] silahlar, ikonalar ve farmakolojik cihazlar da dahil olmak üzere birçok eser bulunmuştur.[1] Kazının ilk iki ayında, arkeologlar, tarihi MÖ 8. yüzyıla kadar uzanan yerleşim yeri ve yüzlerce mezardan 35.000'den fazla eser elde ettiler.[9]

Altıncı yüzyıldan kalma birkaç altın ve bronz disk keşfedildi. Bu bulgular, toplumun yaldız ve oyma teknolojisine sahip olduğunu onaylamaktadır.[9]

En önemli eserlerden birisi, MÖ 4. yüzyıldan kalma bir baskı cihazı olabilir.[2] Bunlar hukuki belgeleri damgalamak için kullanılan son derece nadir mühürlerdi; Mezopotamya'daki Uruk şehrinden getirildikleri varsayılmaktadır. Dikkat çeken bir diğer bulgu ise, arkeolojide eşi benzeri görülmemiş büyük ve süslü bir dini fırındır.[9]

Yazıt

Keşif Gürcistan tarihini değiştirecek gibi görünüyor ve ciddi anlamda uluslararası düzeyde ilgi çekecek.

—Miheil Giorgadze, Gürcistan Kültür Bakanı[2]

MÖ 7. yüzyıldan kalma doğurganlık tanrıçası tapınağındaki yıkılmış sunağın hemen altında yazıtlar keşfedilmiştir. Bu yazıtlar, hayvanları, insanları veya dekoratif unsurları gösteren Grakliani'deki diğer tapınaklardaki yazıtlardan farklıdır.[8] Yazıttaki harfler günümüzde bilinen hiçbir alfabeyle benzerlik göstermemektedir, yine de bu harflerin Antik Aramice veya Antik Yunancadaki harflerle benzer olabilecekleri varsayılmıştır.[8] Yazıt, tüm Kafkasya bölgesinde keşfedilmiş en eski yerli alfabe olarak gözükmektedir.[1] Kullanılan alfabe, alanda daha önce keşfedilen herhangi alfabe sisteminden bin yıl daha eskidir.[8] Buna karşılık, bilinen ilk Ermeni ve Gürcü alfabesi MS 5. yüzyılda kullanılmıştır. Bu tarih, ilgili ülkelerin kültürlerinin Hristiyanlıktan etkilenmesinden hemen sonradır. Eylül 2015 itibarıyla, yazıtın 31.3 inçlik bir alanı kazılmıştır.[8]

Devlet Üniversitesi Arkeoloji Enstitüsü başkanı Vahtang Liçeli'ye göre, "Tapınağın iki sunağı üzerindeki yazılar çok iyi korunmuştur. Birinci sunakta birkaç harf kil ile oyulmuş, ikinci sunağın sütun tabanı ise tamamen yazı ile kaplanmıştır."[2] Kazılar para almayan öğrenciler tarafından yapılmıştır.[10] Bulunan bulgularla beraber hükümet sitenin araştırma bütçesini iki katına çıkarmıştır.[8]

Gürcistan için önemi

Arkeolojik keşiflere liderlik eden Liçeli'ye göre, toplu bulgular 3000 yıllık Gürcistan devletinin varlığını doğrulamaktadır.[9] Kültür Bakanlığı, bölgeyi 2015 yılı sonuna kadar açık hava müzesine dönüştürmeyi planlıyor.[3]

Kaynakça

  1. ^ a b c d e f "Archaeologists Thrilled by Historic Script Discovery in Georgia". Georgia Today. 20 Ağustos 2015. 31 Mayıs 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 13 Temmuz 2019. 
  2. ^ a b c d "Georgia uncovers unique writings that may change world history". Agenda. 20 Ağustos 2015. 28 Haziran 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 13 Temmuz 2019. 
  3. ^ a b "Ancient Georgian site granted cultural heritage status". Agenda. 20 Ağustos 2015. 1 Ocak 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 13 Temmuz 2019. 
  4. ^ Svanidze, Tamar (20 Ağustos 2015). "Archaeologists Thrilled by Historic Script Discovery in Georgia". Georgia Today on the Web. 31 Mayıs 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 13 Temmuz 2019. 
  5. ^ Burton, Tara Isabella (16 Eylül 2015). "Ancient Script Spurs Rethinking of Historic 'Backwater'". National Geographic. 11 Mayıs 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Temmuz 2016. 
  6. ^ "Rewriting history: 3000-yr-old script uncovered in Georgia". agenda.ge. 25 Temmuz 2016. 15 Ağustos 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Temmuz 2016. 
  7. ^ "Ancient Georgian site granted cultural heritage status". Agenda. 20 Mart 2015. 1 Ocak 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 13 Temmuz 2019. 
  8. ^ a b c d e f Burton, Tara Isabella (16 Eylül 2015). "Ancient Script Spurs Rethinking of Historic 'Backwater'". National Geographic. 11 Mayıs 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 13 Temmuz 2019. 
  9. ^ a b c d Lomidze, Eka (22 Mart 2015). "Discoveries at Grakliani Hill Will Change History". Georgian Journal. 11 Mayıs 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 13 Temmuz 2019. 
  10. ^ Miller, Mark (23 Ağustos 2015). "7th century BC inscription in Georgia may rewrite history of written language". Ancient Origins. 11 Mayıs 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 13 Temmuz 2019. 


İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Fenike alfabesi</span> tahminen MÖ 1200 yılında ortaya çıkmış, Fenike dilini yazmak için kullanılmış alfabe

Fenike alfabesi, tahminen MÖ 1200 yılında ortaya çıkmış, Fenike dilini yazmak için kullanılmıştır. Günümüzde kullanılan birçok çağdaş alfabe Fenike alfabesinden türemiştir. Paleo-İbrani alfabesi, doğrudan Fenike yazı sisteminden gelmektedir. Modern Arap alfabesinin kökeni olan Arami alfabesi; Avrupa'da Yunan alfabesi, Yunan alfabesi üzerinden Kiril alfabesi ve Latin alfabesi, Fenike alfabesinden türemiş alfabelerdir. Fenikelilerden önce yazı, resimlerden oluşmaktaydı ve her kelimeye karşılık bir resim çizilirdi. Fenikeliler, her ses için bir sembol kullanarak bu sesleri birleştirip kelimeler oluşturdular. Bu sayede cümleler, artık resimlerin birleştirilmesiyle değil; seslerin birlikteliğini içerir kelimelerin birleştirilmesiyle kuruluyordu.

<span class="mw-page-title-main">Dravid dilleri</span> yoğunlukla Güney Hindistanda ve Sri Lankada konuşulan 73 dil

Dravid dil ailesi, yoğunlukla Güney Hindistan'da ve Sri Lanka'da konuşulan 73 dili içerir. Pakistan, Nepal ve Bangladeş'teki bölgelerde, bunlardan daha az olarak da Afganistan ve İran'da konuşulur. Ayrıca, ABD, Birleşik Krallık, Kanada, Malezya ve Singapur'da Dravid'li göçmenler tarafından konuşulur.

İbrani alfabesinin tarihi binyıllar öncesine dayanır.

Kutsal İbranice veya klasik İbranice, İbranicenin arkaik bir formu olup, Akdeniz ile Şeria Nehri arasında kalan Kenan toprakları denen bölgede Semitik Kenan dillerinden biriydi. Ahit İbranicesi MÖ yaklaşık 10. yüzyıldan, İkinci Tapınak döneminin sonu olan MS 70 yılına kadar kullanılmıştır. Ahit İbranicesi en nihayetinde gelişip Mişna İbranicesine dönüştü ve bu dil MS 2. yüzyıla kadar devam etti. Tanah, sessiz harf iskeletinin ve Orta Çağ'da kullanılmaya başlanan sesli harf sisteminin geçirdiği evrelerin belgesel kanıtıdır. Ayrıca, kuzeydeki İsrail Krallığı ile güneydeki Yehuda Krallığı'ndaki lehçe farklılıkları da göze çarpmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Anadolu hiyeroglifleri</span>

Anadolu hiyeroglifleri, yaklaşık 500 işaretten oluşan bir logografik yazı biçimi. Önceleri Hitit hiyeroglifleri olarak biliniyorlardı fakat kullanıldığı dilin Hititçe değil Luvice olduğu kanıtlandı ve ardından bazı İngilizce kaynaklarda Luvi hiyeroglifi olarak anılmaya başlandı. Son zamanlarda ise bu yazı sistemi kullanılarak daha başka dillerde yazılmış yazıtlar ortaya çıkınca bu tanım yerine, coğrafyayı işaret edecek şekilde "Anadolu Hiyeroglifi" kullanımı kabul görmeye başladı. Tipolojik olarak Mısır hiyeroglifleri'ne benzeseler de grafiksel olarak bir ilişkileri yoktur. Mısır hiyeroglifleri'ne benzer bir şekilde bu Hiyeroglif yazı biçiminin de kutsal bir rol oynadığı kesinlik kazanmamıştır. Hitit çivi yazısı ile kanıtlanabilir bir bağlantısı yoktur.

<span class="mw-page-title-main">Didyma</span>

Didyma, İyonya sahili üzerinde yer alan bir Antik Yunan kutsal alanıdır. Bu yer Apollo tapınağını içermektedir. Delphi'nin yanında Didyma, Helen dünyasının en ünlü kehanet merkezidir. İlk olarak Homeros'un Apollo'ya ilahisinde bahsedilmiştir. Kuruluşu okuma-yazma öncesi, hatta Ionia'nın Helen kolonizasyonundan da öncedir.

<span class="mw-page-title-main">Didnauri</span>

Didnauri Geç Tunç Çağı/Erken Demir Çağı dönemlerinden kalma, Gürcistan'da yer alan bir arkeolojik sittir. Ülkenin en güneydeki Dedoplistskaro belediyesinde, Şiraki Ovası'nın bozkırlarında yer almaktadır. Devam eden saha çalışmalarını destekleyen Gürcistan Ulusal Kültür Mirası Koruma Ajansı, Didnauri'yi Güney Kafkasya'da ortaya çıkarılan "şimdiye kadarki en büyük yerleşim yeri" olarak nitelendirdi. Sit, Gürcistan'ın Kültürel Mirasının Taşınmaz Anıtları listesine yazılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Vale Meryem Ana Kilisesi</span>

Vale Meryem Ana Kilisesi Güney Gürcistan'ın Samtshe-Cavaheti bölgesindeki Vale kentinde yer alan Orta Çağ Gürcü Ortodoks Kilisesidir. Meryem'e atfen inşa edilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Samşvilde</span> Gürcistanda müstahkem şehir, arkeolojik sit

Samşvilde, Güney Gürcistan'ın Kvemo Kartli bölgesine bağlı Tetritskaro ilçesinde Samşvilde köyünde yer alan yıkık müstahkem şehir ve arkeolojik sittir. Kentteki kalıntılar çoğunlukla Orta Çağ yapılarından kalmadır. Hrami nehri vadisinin yanında konumlanan sit, 2.5 km uzunluğunda ve 400 m genişliğindedir. En tanınmış yapılardan bazıları, Samşvilde Sioni Kilisesi ve kayalık bir nehrin burnuna dikilmiş olan kaledir.

<span class="mw-page-title-main">Kumurdo Katedrali</span> Katedral

Kumurdo Katedrali bir Gürcü Ortodoks katedralidir. Ahalkalaki şehrinin 12 km güneybatısındaki Cavaheti Platosunda konumlanmıştır. Antik asomtavruli alfabesiyle yazılmış duvardaki Gürcüce yazıtlara göre, Kumurdo Katedrali, Abhazların kralı III. Leon'un döneminde, 964 yılında dönemin piskoposu Ioane tarafından inşa ettirilmiştir. Orta Çağ döneminde, Kumurdo önemli bir kültürel, eğitimsel ve dini merkezdi. Osmanlı egemenliği (1625-1828) sırasında Kumurdo Katedrali, cemaati kalmadığı için bakımsızlıktan zarar görmüş ve büyük oranda yıkılmıştır. Katedral iki kere yenilenmiştir, ancak günümüzde kubbesinden yoksundur. 2015 yılında katedralin tamamen yeniden inşası için bir proje geliştirilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Atskuri Kilisesi</span>

Atskuri Meryem'in Ölümü Kilisesi Güney Gürcistan'ın Samtshe-Cavaheti bölgesindeki Ahaltsihe Belediyesi'nden yer alan Atskuri köyünde konumlanmış harabe durumdaki bir Orta Çağ katedralidir. Aslen 10 ve 11. yüzyıllarda inşa edilmiş olan kilise, 1283'teki depremle yıkıldıktan kısa bir süre sonra yeniden inşa edilmiştir. Katedral, doğusunda üç çıkıntılı apsisi bulunan haçlı bir kubbe kiliseydi. Katedral, zamanında Gürcistan'daki en büyük katedrallerden biriydi, ancak kiliseden geriye günümüzde sadece yıkık duvarlar kalmıştır. 2016 yılında kiliseyi tamamen yenileme projesi başlatılmıştır. Kilise, Gürcistan'ın Ulusal Öneme Sahip Taşınmaz Kültür Anıtları listesine eklenmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Zemo Nikozi İlah Kilisesi</span>

Zemo Nikozi İlah Kilisesi, ayrıca bilinen adıyla Ghvtaeba (ღვთაება), Doğu Gürcistan'ın Şida Kartli bölgesindeki Gori Belediyesinde konumlanmış bir Orta Çağ Gürcü Ortodoks katedralidir. Ayrıca çan kulesi, piskoposluk sarayı ve savunma duvarını da içeren bir kompleksin parçasıdır. Kompleks, Gürcistan'ın Ulusal Öneme Sahip Taşınmaz Kültür Anıtları listesine eklenmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Tiri Manastırı</span>

Tiri Manastırı, günümüzde tartışmalı Güney Osetya bölgesinde bulunan, Tshinvali'nin yanında konumlanmış bir 13. yüzyıl kilisesidir. Salon kilise planında Gürcü Ortodoks manastırı olarak inşa edilen kilise, Orta Çağ freskleri ve Gürcüce yazıtlar içermektedir. 2008 yılındaki Rus-Gürcü savaşından sonra, Gürcüler manastıra erişimini kaybetmiştir. 2015 yılında kilise binası, özgünlüğünü bozan ve fresklerine kısmen zarar veren bakım çalışmalarına maruz kalmıştır. Bu çalışmalar, Tshinvali'de tartışmaya ve Gürcistan'da protestolara yol açmıştır. Manastır, Gürcistan'ın Ulusal Öneme Sahip Taşınmaz Kültür Anıtları listesine eklenmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Hobi Manastırı</span>

Hobi Manastırı veya resmi adıyla Nocihevi Meryem'in Ölümü Manastırı, Batı Gürcistan'daki Hobi şehrinin yakınlarında konumlanmış bir Gürcü Ortodoks manastırıdır. Kilise binasının tarihi 13. yüzyıla dayanmaktadır. Dış kısmı taş oymalarla, iç kısmı ise fresklerle süslenmiştir. Manastır, Megrelya Prensliği'nden Dadiani hanedanına manastır olarak hizmet vermiştir. Manastır, birkaç rölik ve ikonaya ev sahipliği yapmaktadır. Manastır, Ulusal Öneme Sahip Taşınmaz Kültür Anıtları listesine eklenmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Çabukauri Bazilikası</span>

Çabukauri Bazilikası Doğu Gürcistan'ın Kaheti bölgesinde yer alan, harabe durumda bir Hristiyan kilisesidir. Nekresi tarihi yerleşim bölgesinde, Nekresi manastır kompleksinin yaklaşık 1.5 kilometre kuzeybatısında konumlanmıştır. 4 veya 5. yüzyıla tarihlenen üç koridorlu, büyük Çabukauri bazilikası, Gürcistan'daki en eski Hristiyan kilise yapılarından biridir. 1998 yılında ortaya çıkarılmıştır. Bazilika, Gürcistan'ın Ulusal Öneme Sahip Taşınmaz Kültür Anıtları listesine eklenmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Kuş Krallığı</span>

Kuşitler veya Kuş Krallığı, Sudan ve Güney Mısır'ın Nil Vadisi'nde yer alan Nübye'de kurulmuş eski bir krallıktır.

<span class="mw-page-title-main">Magnesia (Aydın)</span>

Magnesia veya Menderes Magnesia'sı, tarihi İyonya bölgesinde yer almış bir Antik Yunan kenti. Kent kalıntıları günümüzde Aydın ilinin Germencik ilçesinde yer alan Ortaklar-Söke kara yolu üzerinde, Ortaklar'a 4 km mesafede bulunmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Fethiye Müzesi</span>

Fethiye Müzesi, Muğla ilinin Fethiye ilçesinde bulunan bir müzedir. Dalaman, Fethiye, Ortaca, Köyceğiz ve Seydikemer'den gelen arkeolojik eser ve bulguların sergilendiği müze, 1962 yılında faaliyet göstermeye başladı. Fethiye Müzesi iki ana salondan oluşur ve sergilenen eserler kronolojik olarak sıralanmıştır. Eserler MÖ 3000 ile Geç Osmanlı Dönemi aralığını kapsar. Fethiye çevresinde bulunan arkeolojik bölgeler Fethiye Müzesi'ne bağlıdır.

<span class="mw-page-title-main">Utroba Mağarası</span>

Rahim Mağarası olarak da bilinen Utroba Mağarası, Bulgaristan'un Kırcaali ilinde yer alan bir tarih öncesi mağara tapınağıdır. İnsan vulvasını andıran mağara, Trak dönemine tarihlenmektedir. Tarihçiler, mağaranın bir dönem doğurganlık tapınağı olarak kullanıldığına inanmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Davati Steli</span>

Davati Steli haç formunda kireç taşından mamul bir steldir. Stelin üzerinde Meryem Ana ile baş melekler Mikail ve Cebrail'in de tasvir edildiği birer alçak rölyef ve Gürcüce Asomtavruli yazısıyla yazılmış en eski yazıtlardan biri bulunur. İsa'nın Miraç Yortusu tasvirinin bulunduğu sanılan stelin üst kısmı kırılmış ve kaybolmuştur. 4 ila 5. yüzyıl arasında tarihlenen stel, 1985 yılında Duşeti Belediyesi'nin bir yayla köyü olan Davati'de, Meryem Ana'ya adanmış küçük bir kilisede keşfedilmiştir.