İçeriğe atla

Glanville Davies Olayı

Glanville Davies olayı, İngiliz hukukunda avukatlar için mevzuatta daha büyük değişikliklerle sonuçlanan ve 1990 tarihli Mahkemeler ve Hukuk Hizmetleri Yasasının da düzenlenme sebeplerinden biri olan bir skandaldı. Skandal, avukat Glanville Davies'in müvekkili olan Leslie Parsons'ın Davies'i şikayet etmesiyle patlak verdi. Parsons, Davies'i kendisine 197.000 £ tutarında bir fatura kestiği için avukatların bağlı olduğu İngiltere ve Galler Hukuk Konseyi'ne şikayet etmişti. Konseye bağlı disiplin kurulu, Davies'e herhangi bir yaptırım uygulamadı, böylece Davies'in itibarına herhangi bir gölge düşmedi ve kendisi de konseyden "sağlık sorunları" nedeniyle istifa etti. Soruşturma süreci sonunda yükselen kamuoyu eleştirileri ve tepkilerine binaen, konsey tarafından “idari başarısızlıklar, yanlış kararlar, hatalar, yargı hataları, iletişimde başarısızlıklar ve duyarsızlık” bulunan bir iç rapor hazırlandı. Konuya ilişkin, İngiliz parlamentosuna sunulan bir kanun teklifi ile, Hukuk Konseyi'nin başlangıçta önerilen ölçüde olmasa da, disiplin şikayetlerini inceleme biçimi değiştirilmiş ve 1990'da bağımsız bir disiplin organı oluşturan Mahkemeler ve Hukuk Hizmetleri Yasasının ihdas edilme yolu açılmıştır.

Arka plan

1982'de Leslie Parsons, avukatların meslekî örgütü olan İngiltere ve Galler Hukuk Konseyi'nin de üyesi olan vekili avukat Glanville Davies aleyhinde şikayette bulundu.[1] Davies, Parsons'tan hukukî hizmetleri[a] karşılığında 197.000 £ tutarında "ağır bir şekilde şişirilmiş, yanlış bir yasal fatura" talep etmişti.[2] Parsons, 1976'dan 1982'ye kadar konseye tekrar tekrar şikayet etti;[3] buna rağmen, Hukuk Konseyi hiçbir disiplin işlemi gerçekleştirmedi ve Davies'in itibarı zedelenmeden sağlık sorunları nedeniyle Konsey'den istifa etmesine imkân sağladı.[4][1] Parsons nihayet 1982'de Davies'e karşı yasal işlem başlattı ve 18 Kasım'da Adalet Yüksek Mahkemesi hâkimlerinden Anthony McCowan faturayı 67.000 £ 'a düşürdü.[5] McCowan ayrıca Davies'in "en azından kaba ve kalıcı bir suistimalden dolayı suçlu" olduğunu ve protesto edilmesini önerdi. 24 Ekim 1983'te hâkim John Vinelott, Davies'i avukatlıktan azletti.

Soruşturma

Davanın başlamasının ardından, Lay Observer ve bizzat Hukuk Konseyi, soruşturmalarında (Ely Raporu olarak bilinir) Davies olayının Hukuk Konseyi iç disiplin örgütü tarafından ele alınmasında "korkunç bir hata, duyarsızlık ve kötü yargılama" vurgusunda bulundu.[2][4] Raporda "idari başarısızlıklar, yanlış kararlar, hatalar, yargı hataları, iletişimde başarısızlıklar ve duyarsızlık... tüm mesele Konsey için bir rezaletti" değerlendirmesi yapıldı [1] Konsey Parsons'a süreci kötü yönettikleri için tazminat ödedi ve şikayetleri makul bir özenle araştıramadıkları benzer davaların mağdurlarının zararlarını da tazmin edeceklerini söyledi.

Hukuk Konseyi, Coopers & Lybrand'dan bizzat kendi bildirecekleri disipliner konulara dair bir rapor hazırlamasını istedi.[1][6] 1984 yılında yayınlanan taslak rapor, Hukuk Konseyi'nin disiplin soruşturması yapma yetkisini avukatlardan ve jürilerden oluşan bağımsız bir Avukat Şikayet Kuruluna devretmesini önerdi (üyelerinin çoğunluğu avukat olacaktı).[1] 1985 yılında Ulusal Tüketici Konseyi tarafından yayınlanan bir ankette, katılımcıların %15'i Hukuk Konseyi'nin şikayetleri soruşturması gerektiğini, %5'i bağımsız bir organ kurulduğunda avukat çoğunluğu içermesi gerektiğini, %36'sının avukatların ve jürilerin eşit olmasını istediğini ve %55'inin ise jürilerin çoğunluğunu tercih ettiğini gösteren bir anket yayınladı.

Sonrası

Bu ve buna benzer tartışmaların sonucu olarak Alf Dubs, 12 Şubat 1985'te, avukatlığa dair düzenlemelerin sorumluluğunun Hukuk Konseyi'nden başka bir organa yüklenebileceği bir kanun teklifini Avukatlar Kanunu Teklifi (Bağımsız Şikayetler Usûlü) adıyla tanıttı.[6] Bu konuda meslekî bir görüş ayrılığı yaşandı. Ulusal Tüketici Konseyi, Yasal Eylem Grubu ve daha birçok küçük ölçekli hukuk topluluklarının çoğu öneriyi desteklerken, daha büyük hukuk toplulukları ile İngiltere ve Galler Hukuk Konseyi buna karşı çıktı.

İngiltere ve Galler Hukuk Konseyi, Coopers & Lybrand'ı raporlarına alternatif bir değişiklik önerisi eklemeye ikna etti, Hukuk Konseyi'nin ve daha büyük bölgesel toplulukların baskısından sonra önerilen bu alternatif teklif kullanıldı. Bu, orijinal öneriye göre çok daha zayıftı ve[6] avukatlık mesleğini Hukuk Konseyi içinde düzenleme sorumluluğunu korudu, ancak Konsey içindeki işlevlerin ayrılmasını artırdı ve düzenleyici komitelerdeki insanların çoğunun jüri (avukat olmayan) olmasını gerektirdi. Bu skandalı çevreleyen olaylar, doğrudan avukatlar için bağımsız bir disiplin organı oluşturan 1990 Mahkemeleri ve Hukuk Hizmetleri Kanununda yapılan reformlara ortam hazırladı.[2]

Notlar

  • a 1970 yılında, Parsons patenti elinde olan bir makinenin ortağı olduğu bir şirket tarafından izinsiz kullanıldığı gerekçesiyle şirket aleyhine yasal süreç başlatmış, dava sonucunda zararına karşılık 400.000 £ ve şirketteki hissesi nedeniyle de 130.000 £ tazminat kazanmıştı.[7]

Dipnotlar

  1. ^ a b c d e Abel 1998, s. 255.
  2. ^ a b c White 1991, s. 5.
  3. ^ Boon 2014.
  4. ^ a b Darr, Amber (21 Şubat 2012). "An unfulfilled mandate". 29 Ocak 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Ocak 2020. 
  5. ^ Cohen 1986, s. 51.
  6. ^ a b c Abel 1998, s. 256.
  7. ^ Stephen 2013, s. 55.

Kaynakça

Kitaplar

  • Abel, Richard (1998). The Making of the English Legal Profession. ISBN 1-58798-250-1. 
  • White, Robin (1991). A Guide to the Courts and Legal Services Act 1990. Londra: Fourmat Publishing. ISBN 1-85190-120-5. 
  • Stephen, Frank H. (2013). Lawyers, Markets and Regulation. Edward Elgar Publishing. ISBN 978-1-78100-267-4. 
  • Boon, Andrew (2014). The Ethics and Conduct of Lawyers in England and Wales. Bloomsbury Publishing. ISBN 1782256091. 
  • Jackson, Richard Meredith (1989). Jackson's Machinery of Justice. Cambridge University Press. ISBN 9780521317672. 
  • Abel, Richard L. (1995). Lawyers in Society: An Overview. University of California Press. ISBN 9780520203327. 
  • Stephen, Frank H. (2013). Lawyers, Markets and Regulation. Edward Elgar Publishing. 

Haberler

Dergiler

  • Cohen (1986). "The Necessity for Lawyers and The Law Society in England – A Lesson for the American Legal Profession". The Journal of the Legal Profession. Cilt 11. University of Alabama School of Law. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Birleşik Krallık</span> Kuzeybatı Avrupadaki devlet

Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı veya yaygın adıyla Birleşik Krallık, Avrupa anakarasının kuzeybatı kıyılarında, Kuzeybatı Avrupa'da egemen bir ülkedir.

<span class="mw-page-title-main">Galler</span> Birleşik Krallıkın parçası olan Batı Avrupa ülkesi

Galler, Büyük Britanya'da Birleşik Krallık'a bağlı dört ülkeden biri. Doğuda İngiltere'nin Cheshire, Shropshire, Herefordshire ve Gloucestershire kontlukları, güneyde Bristol Kanalı, batıda ve kuzeyde İrlanda Denizi ile çevrilidir. 1.680 milden (2.700 km) fazla kıyı şeridine sahip olan Galler, özellikle kuzeyinde büyük ölçüde dağlıktır. Ülkenin en yüksek zirvesi Yr Wyddfa'dır. Ülke kuzey ılıman kuşağında yer alır ve değişken bir deniz iklimine sahiptir.

<i>Sejm</i> Polonya Parlamentosunun alt kanadı

Sejm, Polonya Cumhuriyeti'nin Polonya Parlamentosu'nun alt meclisidir. 460 kişiden genel oy hakkı ile seçilmiş ve "Polonya Cumhuriyeti'nin Sejm'inin Mareşali" olarak bilinen konuşmacı tarafından yönetilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">İstanbul Sözleşmesi</span> kadına karşı ve aile içi şiddetin önlenmesiyle ilgili uluslararası sözleşme

İstanbul Sözleşmesi ya da tam adıyla Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi, Avrupa Konseyi tarafından hazırlanan, 45 ülke ve Avrupa Birliği tarafından imzalanan, kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddeti önleme ve bununla mücadelede temel standartları ve devletlerin bu konudaki yükümlülüklerini belirleyen uluslararası insan hakları sözleşmesidir.

<span class="mw-page-title-main">Çin yargı sistemi</span>

Çin yargı sistemi, Çin'deki yargı düzenini ifade etmektedir.

Suudi Arabistan'ın hukuk sistemi, hem Kur'an'dan hem de İslam peygamberi Muhammed'e atfedilmiş sünnetlerden türetilen İslamî Şeriat hukukuna dayanmaktadır. Muhammed'in ölümü sonrasında ortaya çıkan İslamî alim konsensüsleri ("icmâ") de Şeriat'ın kaynaklarından birini oluşturur. Suudi Arabistan'daki yargıçların yaptığı hukuksal yorumlar, İslam fıkhındaki literalist Hanbeli mezhebine ait Orta Çağ metinlerinden etkilenmektedir. Şeriat, Müslüman dünyasında eşsiz olarak kodifiye olmamış haliyle Suudi Arabistan'da kullanılmaktadır. Bununla birlikte hukuksal içtihatın yoksunluğu, ülkenin kanunlarının kapsamında ve içeriğinde büyük seviyede belirsizliklere neden olmuştur. Bu nedenle hükûmet, 2010'da Şeriat'ı kodifiye etmeye niyet ettiğini açıkladı; ancak bu konuda hâlâ bir ilerleme sağlanamamıştır. Şeriat ayrıca fikrî mülkiyet hukuku ve şirketler hukuku gibi modern sorunları kapsayan kraliyet kararnameleriyle dağıtılan düzenlemeler ile tamamlanmıştır. Buna rağmen Şeriat, özellikle ceza hukuku, aile hukuku, ticaret hukuku ve kontrat hukuku gibi dallarda hukukun ana kaynağını oluşturmaktadır ve Kur'an ile Sünnet ülkenin anayasası olarak ilan edilmiştir. Suudi devleti ne ait çok kapsamlı tescilli haklar, toprak hukuku ile enerji hukuku dallarının önemli bir özelliğini oluşturmaktadır.

İngiltere ve Galler Hukuk Cemiyeti, İngiltere ve Galler'in yargı yetkisi için avukatları temsil eden ve yöneten meslek birliğidir. Avukat ve avukat stajyerlerine hizmet ve destek sağlamanın yanı sıra hukuk reformları için denemeler yapma görevi görür. Parlamentoda veya yürütme organında önemli konular tartışılırken, derneğin üyelerine danışılır. Cemiyet 1825 yılında kuruldu.

Lay Observer, Birleşik Krallık ülkelerinden başta İngiltere ve Galler olmak üzere, halk tarafından avukatlarla ilgili olarak yapılan şikayetleri inceleyecek olan İngiltere ve Galler Hukuk Cemiyeti'nin işlemlerine karşı yapılacak itirazların incelenme mercii olan kurumdur. Lay Observer, Türkçeye meslekî gözlemci olarak çevrilebilmekle birlikte, Türkçede herhangi bir karşılığı yoktur. Sadece Anglo-Sakson Hukukuna tâbî Birleşik Krallık ülkelerinde bulunan bir kurum olan Lay Observer, önceden bizzat Birleşik Krallık devlet teşkilatı içinde yer alan bir kurumdu. Bu teşkilat içerisinde yer alan ofis kapanmıştır. Bu kurum artık Birleşik Krallık ülkelerinden bazılarının kendi devlet teşkilatı içerisinde faaliyet göstermektedir.

Tüketici İşlemleri adıyla faaliyet gösteren, Yeni Ulusal Tüketici Konseyi, İngiltere, Galler, İskoçya ve posta hizmetleri için de Kuzey İrlanda'da devletten bağımsız bir kamu kurumu ve yasal tüketici kuruluşuydu. 2007 tarihli Tüketici, Emlak Acenteleri ve Islah Yasası tarafından kurulmuş ve 2008 yılında Tüketici Odağı markası altında Postwatch, Energywatch ve Galler, İskoç ve Ulusal Tüketici Konseylerinin birleştirilmesiyle faaliyetlerine başlamıştır.

<span class="mw-page-title-main">Adalet Yüksek Mahkemesi</span>

Londra'da bulunan Adalet Yüksek Mahkemesi, Temyiz Mahkemesi ve Kraliyet Mahkemesi ile birlikte İngiltere ve Galler Yüksek Mahkemeleri'ni oluşturur. Adı hukukî atıf amacıyla EWHC olarak kısaltılmıştır.

Azerbaycan Cumhuriyeti Anayasası'nın uyarlanmasından sonra (1995), Azerbaycan'da yasal reformlar kapsamında demokratik ilkelere ve uluslararası hukukun gerekliliklerine uygun olarak yeni yasal düzenlemeler ve değişiklikler yapılmıştır. Genel olarak, Azerbaycan Anayasasında temel insan ve sivil hakları ve özgürlükleri ile ilgili 48 madde bulunmaktadır. Anayasanın 3. bölümü özellikle Azerbaycan vatandaşlarının insan hakları, mülkiyet hakları, eşitlik hakları, fikrî mülkiyet hakları, medeni haklar, sanıkların hakları, grev hakkı, sosyal güvenlik hakkı, oy kullanma hakkı ve ifade, vicdan ve düşünce özgürlüğü haklarını kapsamaktadır. 28 Aralık 2001 tarihinde Azerbaycan Cumhuriyeti Millet Meclisi, Azerbaycan Cumhuriyeti İnsan Hakları Komisyonu adında bir kurumun kurulması için anayasa kanununu kabul etti ve 5 Mart 2002'de cumhurbaşkanı bunun uygulanması, yasal çerçevesinin oluşturulması ve işleyişi hakkında bir kararname imzaladı.

<span class="mw-page-title-main">Litvanya Bağımsızlık Yasası</span> Litvanyanın bağımsızlık belgesi

Litvanya Bağımsızlık Yasası, Litvanya Devleti Bağımsızlık Yasası veya 16 Şubat Yasası, 16 Şubat 1918'de Litvanya Konseyi'nin demokratik ilkelerle yönetilecek bağımsız bir Litvanya devletinin kuruşunu ilan ettiği belgedir. Yasa metni Jonas Basanavičius başkanlığındaki konseyin yirmi temsilcisi tarafından imzalandı. Belge Vilnius Konferansı, 11 Aralık, 8 Ocak ve 16 Şubat tarihli kararlar dahil olmak üzere bu konudaki bir dizi çalışmanın sonucuydu. Yasa ilan edilene kadar geçen zaman uzun ve inişli çıkışlıydı, Alman İmparatorluğu Konsey'e bağımsızlık değil bir Almanya-Litvanya ittifakı kurulmasına yönelik açıklama yapması için baskı yaptı. Konsey, askerî birlikleri Litvanya'da bulunan Almanya makamları ile Litvanya halkının talepleri arasında dikkatli davranmak zorunda kaldı.

İran Merkez Barosu Tahran'da bulunan İran'ın merkezi baro derneğidir. İran'daki en büyük barolar birliğidir ve diğer altı ille birlikte merkezi eyaletten sorumludur. Üye avukat sayısı 20.000'den fazladır. 1968'den beri International Bar Association üyesidir. İran'daki diğer 15 bölgesel barolar gibi Merkez Barolar Birliği de İran Barolar Birliği tarafından denetlenmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Frederick Matthew Darley</span> İrlandalı yargıç

Frederick Matthew Darley, Yeni Güney Galler'in altıncı Yüksek Yargıçıydı, seçkin bir avukat, Yeni Güney Galler Parlamentosu üyesi, Yeni Güney Galler Valisi ve British Privy Council üyesidir.

Cinsiyet suçlarının kovuşturulması, tecavüz ve diğer cinsel şiddet suçlarının kovuşturulmasına yönelik yasal işlemlerdir.

Birleşik Krallık'ta hemşireliğin tarihi, 1850'lerden beri mesleğin gelişimi ile ilgilidir. Hemşireliğin tarihi, tapınaklarda ve ibadet yerlerinde hastalara bakılan antik çağa kadar uzanır. Erken Hristiyanlık döneminde Birleşik Krallık'ta hemşirelik, Hristiyan Kilisesi'ndeki bazı kadınlar tarafından üstleniliyordu ve hizmetleri evde hasta bakımına kadar genişliyordu. Bu kadınların bugünün standartlarına göre gerçek bir eğitimi yoktu, ancak deneyimler onlara özellikle şifalı otların ve halk ilaçlarının kullanımında değerli beceriler kazandırdı ve bazıları çağlarının hekimleri olarak ün kazandı. Hemşirelerin dinsel doğasının kalıntıları, özellikle kıdemli bir kadın hemşirenin "sister" unvanının muhafaza edilmesiyle, bugün Britanya'da halen sürmektedir.

Ebru Timtik, adil yargılanma amacıyla açlık grevine girdikten sonra ölen Kürt-Türk insan hakları avukatıydı. Eylül 2017'de tutuklanan Türk hükûmetini eleştiren müvekkillerini temsil ettiği bilinen 18 avukattan birisiydi. Savcı Mehmet Selim Kiraz'ın makam odasında DHKP-C'li teröristlerce şehit edilmesinin ardından başlatılan operasyon kapsamında, DHKP-C'nin Türkiye sorumlularından Kamile Kayır'la aynı bölmede yakalanmış ve cezaevine atılmıştı.

<span class="mw-page-title-main">Suriye yargı sistemi</span> Suriyenin yargı sistemi

Suriye'nin yargı sistemi Osmanlı, Fransız ve İslam hukukunun bir sentezidir. Medeni, ticari ve ceza kanunları öncelikle Fransız hukuk uygulamalarına dayanmaktadır. 1949'da ilan edilen bu kanunlar, bedeviler ve dini azınlıklar arasında örf ve adet hukukunun uygulanmasını sınırlamak için onaylanmış özel hükümlere sahiptir. İslam dini mahkemeleri ülkenin bazı bölgelerinde işlemeye devam ediyor, ancak yargı yetkisi evlilik, boşanma, babalık, çocukların velayeti ve miras gibi kişisel statü meseleleriyle sınırlı. Bununla birlikte, 1955'te kişisel statünün birçok yönüne ilişkin bir kişisel kod geliştirildi. Bu kanun, kadının statüsünü iyileştirerek ve miras kanunlarını netleştirerek şeriatı değiştirdi ve modernize etti.

Uluslararası insan hakları hukuku, insan haklarını sosyal, bölgesel ve yerel düzeylerde geliştirmek için tasarlanmış uluslararası hukuk bütünüdür. Bir uluslararası hukuk biçimi olarak, uluslararası insan hakları hukuku, öncelikle egemen devletler arasında, üzerinde anlaşmaya varan taraflar arasında bağlayıcı yasal etkiye sahip olmayı amaçlayan antlaşmalardan oluşur; ve geleneksel uluslararası hukuk kapsamındadır. Diğer uluslararası insan hakları belgeleri, yasal olarak bağlayıcı olmamakla birlikte, uluslararası insan hakları hukukunun uygulanmasına, anlaşılmasına ve geliştirilmesine katkıda bulunur ve bir siyasi yükümlülük kaynağı olarak kabul edilir.

Viktorya Barosu Baro, Avustralya'nın Victoria Eyaleti'nin barosudur. Baronun şuanki başkanı Roisin Annesley'dir. Üyeleri, Viktorya Eyaletinde çalışmak üzere kayıtlı avukatlardır. 30 Haziran 2020 tarihi itibarıyla Victoria Barosuna kayıtlı olarak çalışan 2.179 avukat bulunmaktadır. Victoria Yüksek Mahkemesi tarafından staja kabul edilenler, bir giriş sınavından ve baro kursunu tamamladıktan sonra Viktorya Barosu'na katılmaya hak kazanırlar. Viktorya Barosu, Avustralya Barolar Birliği'ne bağlıdır ve Avustralya Hukuk Konseyi'nin bir üyesidir.