İçeriğe atla

Girnavaz Höyüğü

Arkeolojik Höyük
Adı:Girnavaz Höyüğü
il:Mardin
İlçe:Nusaybin
Köy:Girnavaz
Türü:Höyük
Tahribat:
Tescil durumu:Tescilli[1]
Tescil No ve derece:
Tescil tarihi:
Araştırma yöntemi Kazı

Girnavaz Höyüğü, Mardin il merkezinin güneydoğusunda, Nusaybin ilçesinin 4 km. kuzeyinde, Suriye sınırından 5 km içeride yer alan bir höyüktür. Höyüğün yer aldığı Girnavaz adlı tepe, Çağ Çağ Deresi'nin oluşturduğu kayalık bir çıkıntının üstünde yer almakta olup, 350 metre çapında, 24-25 metre yüksekliktedir. Çağ Çağ Deresi Vadisi'nin hemen girişinde bulunan yerleşme, Savur Nehri üzerinden Batman bölgesine ulaşan doğal geçiş üzerindedir.[2]

Tarih

Tur Adbin bölgesi

Eski çağlardan beri Kuzey Mezopotamya'nın verimli vadilerini sulayan Çağ Çağ Deresi, Aksu ve Karasu derelerinin Nusaybin'in 18 km. kadar kuzeyinde birleşmesiyle doğar ve Tur Abdin bölgesinin ana eksenini oluşturur. Nusaybin'in 5 km. kuzeyine kadar devam eden bu vadi, Nusaybin Ovası'na, dolayısıyla Kuzey Mezopotamya'ya açılmaktadır. Irmak, günümüz Suriye topraklarında verimli ovalar boyunca akmaya devam eder. Yaz kış verimli olan bu kanyon benzeri vadi, hem verimliliği hem de doğal bir ulaşım hattı olmasıyla eski çağların siyasi / kültürel tarihinde önemli bir yer oynamaktadır.[3]

K. Kessler tarafından 1980 yılındaki araştırmalar, Nusaybin ve çevresi konusunda oldukça önemli sonuçlar getirmiştir. Kessler bölgedeki araştırmalarıyla ulaştığı sonuçları Kuzey Mezopotamya'nın Tarihi Topoğrafyası Üzerine Araştırmalar adıyla yayımlamıştır. Bu çalışmasında esas olarak antik çağların bölgedeki ana ulaşım hatlarını incelemiştir. Üzerinde çalıştığı ana ulaşım hatlarından biri Kaşyari Yolu olarak bilinen aslında dağlık bir bölgedir. Günümüzde Mardin eşiği olarak bilinen bu bölge esasen Tur Abdin'dir.[4] Mardin ve Midyat civarını içine alan bölgenin doğu sınırını Dicle oluşturmakta, kuzeyde Diyarbakır'a doğru uzanmaktadır.[5] Yeni Asur Dönemi belgelerinde sıklıkla yer verilen bölge, tahıl ve şarap üretim potansiyelinin yanı sıra günümüz Diyarbakır bölgesine uzanan önemli bir ulaşım hattını oluşturmaktaydı.[4]

Kazılar

Höyükteki ilk incelemeler 1964 yılında A. T. Olmstead tarafından yapılmıştır.[4] Mardin Müzesi'ne 1981 yılında MÖ III. binyıl mezarlığından 22 parça getirilmesinden sonra höyükte kazı yapılmasına karar verilmiştir. Kazılar, Prof. Dr. Hayat Erkanal başkanlığında 1982 yılından itibaren, 1985 yılı hariç olmak üzere, terörist saldırılarının başladığı 1991 yılına kadar devam etmiştir.[2]

Tabakalanma

Tepede MÖ 1. binyıl, doğu ve kuzeydoğu yamaçlarda MÖ 2. binyıl, yine kuzeydoğu ve kuzey yamaçta ise MÖ 3. binyıl yerleşmelerinin varlığı saptanmıştır. Tarih öncesi çağ tabakalarına ilişkin kuzeydoğu yamaçtaki açmalarda 9 tabaka saptanmıştır. Buna göre 1. ve 2. tabakalar, MÖ 2. binyıl başları, 3. – 5. tabakalar MÖ 3. binyıl sonuna (Erken Tunç Çağı III. evre), 6. – 9. tabakalar Erken Hanedanlık I – III dönemlere (Erken Tunç Çağı II. evre) tarihlenmektedir.[2]

Buluntular

Kazılarda bulunan bir tablette geçen Yeni Asur Dönemi kenti Nabulanın Grinavaz Höyüğü olduğu düşünülmektedir. Nabula kenti, Orta Asur ve Yeni Asur belgelerinde sıklıkla geçmektedir. Girvanaz'da bulunan üç Yeni Asur tabletinden biri, bir bahçe satışıyla ilgilidir ve doğal olarak bahçeyi betimlerken kenti de anlatmıştır. Givanaz'ın Nabula olduğu yönündeki tespit, bu belgeye dayandırılmaktadır.[6] İsim benzerliğinden hareketle MÖ II. binyıl belgelerinde adı geçen Nawalanın da burası olduğu ileri sürülmektedir.[2]

Az sayıdaki yerleşme içi mezarlarda, III. tabakada yanında taş baltası ve kamasıyla birlikte gömülen bir erkek, VI. tabakada, boncuk dizisi, topuz başlı iki tunç iğne ve tunç halkadan oluşan takılarıyla gömülen bir kadın mezarı ele geçmiştir. Höyüğün kuzeydoğu yamacındaki mezarlıkta ise 70 dolayında mezar incelenmiştir. Bu mezarlarda üç tarz gömüt yapıldığı saptanmıştır. Bunlar kerpiç sanduka mezarlar, küp ya da çömlek mezarlar ve basit toprak mezarlardır. Kerpiç mezarların üstü toprakla örtülmüş olup kuzey – güney yönünde yerleştirilmişlerdir ve ölüler "hocker" biçiminde gömülmüştür. Küp ya da çömlek mezarlara, yine hocker biçiminde çocukların gömüldüğü görülmektedir. Toprak mezarlara ölüler yine hocker biçimi ve hasıca ya da kumaşa sarılarak gömülmüştür. Üzerleri ağaç dalları ile kapatıldıktan sonra toprak atılmıştır. Gömüt armağanları olarak çanak çömleklere rastlanmıştır. Bazılarının içine kil, bazılarının içine buğday ve mercimek konulmuştur. Bu kaplar ölünün baş ve ayakucuna bırakılmış vaziyettedir. Ölüyle bırakılan özel eşyalar arasında akik, friz, lap is, lazuli ile kemik ve boncuk kolyeler, silindir mühürler, Sümer tarzı tunç balta vardır.[2]

Değerlendirme

Höyüğün kronolojik olarak MÖ 4. binyıldan MÖ 7. yüzyıla kadar kesintisiz iskan edildiği anlaşılmaktadır.[7][8] Diğer bakışla Geç Uruk Dönemi'nden (MÖ 3.500 – 3.100[9]) Yeni Asur Dönemi'ne kadar yerleşilmiştir.[10] Girnavaz'ın önemli bir niteliği, bölgede kazı çalışması yapılmış tek Ninive 5 yerleşmesi olmasıdır.[11]

Dış bağlantılar

Kaynakça

  1. ^ "TAY – Yerleşme Ayrıntıları". 26 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Mart 2012. 
  2. ^ a b c d e "TAY – Yerleşme Dönem Ayrıntıları". 4 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Mart 2012. 
  3. ^ 5. Kazı Sonuçları Toplantısı, (1983) Sh.: 131
  4. ^ a b c Nilgün Yıldırım, Sh.: 122
  5. ^ 7. Kazı Sonuçları Toplantısı (2005), Sh.: 201
  6. ^ Nilgün Yıldırım, Sh.: 122-123
  7. ^ "Mardin Kültür ve Turizm Müdürlüğü". 7 Nisan 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Mart 2012. 
  8. ^ "gap.gov.tr". 4 Şubat 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Mart 2012. 
  9. ^ Ömür Harmansah, The Archaeology of Mesopotamia: Ceremonial centers, urbanization and state formation in Southern Mesopotamia 6 Ocak 2007 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. (2007)
  10. ^ 5. Kazı Sonuçları Toplantısı, Sh.: 132
  11. ^ Bora Uysal, Ninive 5 Kültürü'nün Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki Yayılımı sh.: 49

Kaynakça

İlgili Araştırma Makaleleri

Türbe Höyük, Siirt il merkezinin 27 km. güneybatısında yer alan bir höyüktür. Botan Çayı'nın Dicle'ye katıldığı bölgenin yaklaşık 6 km. kuzeyinde, Botan Vadisi'nde, dere kıyısındadır. Boyutları yaklaşık 100 x 40 metredir.

Kavuşan Höyük, Diyarbakır ili Bismil ilçesinin 10 km güneydoğusunda, Şeyhan Deresi ile Dicle'nin birleştiği bölgenin hemen doğusunda yer alan bir höyüktür. Dicle kıyısından 65-70 metre kadar güneydedir. Höyüğü kuzey yarısı Dicle tarafından yenmiş olup, güney yamaçları ise Şeyhan Deresi alüvyonlarıyla örtülmüştür. Yüzey de yaygın tarım yapılmasıyla tahrip olmuştur. Höyük boyutları 175 x 75 metre olup, yükseklik kuzey kesimde 8 metre iken güneyde 2 metre kadardır. Alan olarak 1,5 hektar olduğu belirtilmektedir.

Hakemi Use Tepe, Diyarbakır ili Bismil ilçesi sınırları içinde yer alan bir höyüktür. Aslında biri, günümüzde tarla seviyesine inmiş iki höyükten, kazı yapılan diğeridir. Kazı yapılan höyük, yüzey araştırmaları Orta Çağ seramikleri veren diğer höyük sakinleri tarafından mezarlık olarak kullanılmaktaydı. Höyük, günümüz Suriye sınırında 150 km. içeride, Önasya'nın önemli neolitik yerleşimlerinden biri olan Çayönü'nden kuş uçumu 80 km. doğuda, Ziyaret Tepe Höyüğü'nün 3 km. batısında, Dicle'nin eski yatağının sağ kıyısında yer almaktadır. Tepe, 120 metre çapında ve 4 metre yüksekliğindedir.

Tilkitepe Höyüğü ya da eski kaynaklarda Şamramaltı Van il merkezinin 7 km. güneybatısında yer alan bir höyüktür. Günümüzde Van Havaalanı sınırları içinde olup kısmen havaalanı olarak kullanılmaktadır. Höyük 55 metre çapında, 6-7 metre yüksekliğindedir.

Dilkaya Höyüğü, Van il merkezinin 24 km. güneybatısında Edremit ilçesinin Dilkaya Köyü'nün hemen batısında yer alan bir höyüktür. Hoşap Suyu'nun kuzey tarafında, Van Gölü kıyısındadır.

Ilıpınar Höyüğü, Bursa İl merkezinin kuzeydoğusunda, Orhangazi İlçesi'nin yaklaşık 2 km. güneyinde, İznik Gölü'nün 2 km. batısında yer alan bir höyüktür. Yerleşim alanı 2,5 hektar olup tepenin çağı 250 metredir. Yüksekliği 3 metreden 10 metreye değişmektedir. Höyükte ilk yerleşmenin günümüzden 8 bin yıl önce gerçekleştiği ileri sürülmektedir. İlk yerleşimcilerin Orta Anadolu'dan 10-15 aile olarak gelip yerleştikleri düşünülmektedir. Höyüğün ilk yerleşmede dahi eksiksiz bir tarım ekonomisine sahip olduğu anlaşılmaktadır. Şimdilik, bölgede tarıma başlanılan ilk yerleşim olarak görülmektedir.

İmikuşağı Höyüğü, Elazığ İli, Baskil İlçesi, İmikuşağı Köyü'nün kuzeybatısında yer alan bir höyüktür. Fırat'ın doğu kıyısındadır. Tohma Çayı'nın Fırat'a döküldüğü bölgenin karşısındadır. Nehir yatağından 38 metre yüksekteki höyük 200 x 150 metre boyutlarındadır. Ovadan yüksekliği ise 20 metredir.

Karahöyük 1, Konya İl merkezinin yaklaşık 7 km. güneybatısında yer alan bir höyüktür. Konya il sınırları içinde birden fazla Karahöyük adlı yerleşim olduğu için bu höyük Karahöyük 1 olarak geçmektedir. Biri büyükçe olan on bir tepecikten oluşur. Bu tepeler üzerindeki yerleşim 1.000 x 500 metre genişliğe ulaşmaktadır. Açmalardan birinde 29 metrede ana toprağa ulaşılması, kalın bir dolgu tabakası altında olduğunu göstermektedir.

Tille Höyük, Adıyaman ilinin Kâhta ilçesinin 30 km. doğusunda, Fırat'ın batı tarafında yer alan bir höyüktür. Höyüğün doğu, batı ve güney yamaçlarında eski adı Tille, günümüzde adı Geldibuldu olan küçük bir köy yerleşimi vardır. Fırat'a katılan bir derenin dar vadisindeki yerleşme doğu terasıyla birlikte 200 x 140 metre, 26 metre yüksekliktedir ve üstünde bir düzlük vardır.

Büyük Güllücek Höyük, Çorum İl merkezinin güneybatısında, Alaca İlçesi'nin kuzeybatısında, Büyük Güllücek Köyü'nün güneybatısında yer alan bir höyüktür. Höyüğün gerçek adı Kaletepe olmakla birlikte arkeoloji yazınında en yakın yerleşimin adıyla geçmektedir. Yerel olarak ise Nurlu Kale olarak bilinmektedir. Tepe, Kaledere ve Ağçeviren dereleri arasındaki sırtta, dereden 50 metre yüksekliktedir. Çapı yaklaşık olarak 50 metredir. Höyük, Alacahöyük'ün 15 km. kadar kuzeydoğusuna düşmektedir.

Kusura Höyük, Afyon İl merkezinin 55 km. güneybatısında, Sandıklı İlçesi'nin 12 km. güneyinde, Kusura Köyü'nün hemen batısında yer alan bir höyüktür. Tepe 400 metre çapında, 14 metre yüksekliğindedir.

Karaoğlan Höyüğü, Ankara İl merkezinin 25 km. güneyinde, Mogan Gölü'nün güneydoğu ucunda yer alan bir höyüktür. Bulunduğu bölge Ankara bölgesinden güneydoğu ve güneybatı yönlerine uzanan ana ticaret yollarının kavşağı durumundaydı. Tepe, 260 x 180 metre boyutlarında ve 18-20 metre yüksekliğindedir. Höyük Ankara – Konya kara yolu üzerindedir.

Polatlı Höyüğü, Ankara İl merkezinin 65 km. güneybatısında, Polatlı İlçesinde yer alan bir höyüktür. Burhan Tezcan'ın 1956 yılında yayımladığı bir çalışmasında Zafer Höyük olarak gösterilmiştir. Tepe, 200 metre çapında ve 25 metre yüksekliktedir.

Asarcık Höyük, Ankara İl merkezinin batısında, Ayaş İlçesi'nin 9,5 km. kuzeybatısında, Ilıca Köyü'nün kuzeydoğu kenarında yer alan bir höyüktür. Yerleşme iki dere arasındaki bazalt bir yükselti üzerindedir.

Mezraa Höyük, Şanlıurfa ili'nin güneybatısında, Birecik İlçesi'nin kuş uçuşu 7 km güneyinde, Mezraa Belde'sinin 1,5 km güneydoğusunda, Fırat'ın doğu kıyısında yer alan bir höyüktür. Tepe, 180 x 140 metre boyutlarında olup ova seviyesinden 13 metre yüksekliktedir.

Hirbemerdon Tepe, Diyarbakır İli Bismil İlçesi'nin kabaca 40 km. doğusunda, Yukarı Dicle Vadisi ile Raman Dağı arasında, Batman Çayı ile Dicle Nehri'nin birleştiği bölgede, Dicle'nin batı kıyısında yer alan bir höyüktür. Yerleşme, 4 hektarlık yüksek bir höyük, kuzeybatı tarafta 3,5 hektarlık bir alana yayılmış bir dış şehir ve 3 hektara yayılmış bir aşağı şehirden oluşmaktadır.

Girharrin Höyüğü, Mardin il merkezinin 11 km. güney-güneydoğusunda, Mardin - Nusaybin karayolunun hemen batısında, eski adı Girharrin olan Ortaköy Köyü'nün ortasında yer alan bir höyüktür. Bazı kaynaklarda Gülharrin olarak geçmektedir. Tepe, teraslarıyla birlikte 400 x 300 metre boyutlarında ve 40 metre yüksekliktedir. Navala Kutte Vadisi'nde yer alan ve Riji Deresi'nin batı tarafında olan höyük, bu vadinin kuzeydoğu yönünde doğal bir geçit sağlamaktadır. Asur Ticaret Kolonileri Çağı'nda Kültepe Karum'a uzanan ve Kral Yolu olarak bilinen ana ticaret hattının yerleşimden geçtiği bilinmektedir. Tepenin ve köyün eski adı olan Girharrin'in, gir (tepe) ve harrin (yol) sözcüklerine dayandığı ileri sürülmektedir. Diğer yandan Asur belgelerinde adı Huzirina olarak geçen kentin burası olduğu düşünülmektedir.

Aşağı Salat Höyüğü, Diyarbakır'ın Bismil İlçesi'nin 20 km. doğusunda, Yukarısalat Belde'sinin 3 km. güneyinde, günümüzde 10 – 15 haneli Aşağı Salat Mahallesi'nin altında yer alan bir höyüktür. Dicle Nehri kıyısındaki höyük Salat Çayı'nın Dicle'ye katıldığı yerin 2 km. doğusundadır. Tepe, yaklaşık olarak 150 x 100 metre boyutlarında, nehir seviyesinden 3 metre yükseklikteki bir teras üzerindedir. Kültür dolgusu 5 metre kadar olan höyüğün güney yamacı Dicle taşkınlarıyla tahrip olmuştur. Güneydoğu kesiminin ise su ile aşınmıştır. Aşağı Salat Höyüğü Kuzey Mezopotamya kültür alanı içinde kurulmuş küçük bir köy yerleşimi olarak karşımıza çıkmaktadır. Salat Vadisi'nden gelen doğal yol, Dicle Nehrini Höyük'ün de yer aldığı Salat Mevkii'nde geçerek doğuya ve güneye yönelmektedir. Höyük'ün yaklaşık 50 metre güneybatısında bir mezarlık alanı yer almaktadır.

Sultantepe Höyüğü, Şanlıurfa ili'nin Harran İlçesi'nin Akçakale yolu 13 km kuzeybatısında, Kötüçay ile Kömürcü Dere arasında, Sultantepe Köyü'nün hemen yanında yer alan bir höyüktür. Tepenin tabanda çapı 550 metre olup Urfa Ovası'nın en büyük höyüğüdür. Yüksekliği 43 metredir. Adana İli Kozan İlçesi yakınlarındaki, günümüzde yeri tam olarak bilinmeyen Sultantepe Höyüğü ile karıştırılmamalıdır.

Gavurtepe Höyük, Manisa İl merkezinin güneydoğusunda, Alaşehir İlçesi'nin güneybatısında, Gediz Ovası'nda Sarıkız Çayı'nın batı yakasında yer alan bir höyüktür. Yamaçları oldukça dik ve sarp bir tepedir. Bulunduğu yer olarak, hem batı kesimindeki yerleşimlerle, hem de Hitit topraklarının batı yerleşimleriyle ulaşım sağlayabilecek konumda görünmektedir. Öte yandan Gediz Vadisi üzerinden Balıkesir ve Denizli ulaşımları üzerindedir.