İçeriğe atla

Girikihaciyan

Arkeolojik Höyük
Adı:Girikihaciyan
il:Diyarbakır
İlçe:Ergani
Köy:Ekinciler
Türü:Höyük
Tahribat:Tarım[1]
Tescil durumu:Tescilli[1]
Tescil No ve derece:
Tescil tarihi:
Araştırma yöntemi Kazı

Girikihaciyan, Diyarbakır ili Ergani ilçesinin 20 km. güneydoğusunda yer alan bir höyüktür. Eski adı Ekinciyan olan Ekinciler Köyü'nün 1 km. doğusundaki höyük Gerikihaciyan adıyla da bilinir. Çapı 175-250 metre olan tepe 3 metre yüksekliktedir.[1]

Kazılar

İstanbul Üniversitesi Prehistorya Kürsüsü ve Chicago Üniversitesi Doğu Bilimleri Enstitüsü ortak çalışmasında (Güneydoğu Anadolu Tarihöncesi Araştırmaları Karma Projesi) çerçevesinde 1963 yılında yapılan yüzey araştırmaları sırasında saptanmıştır. Kazı çalışmaları aynı yıl, proje üyelerinden P. J. Watson ve C. Redman başkanlığında başlatılmıştır. Bu çalışmaları 1970 yılında üç haftalık ikinci bir kazı çalışması izlemiştir.[2]

Tabakalanma

Höyük kazılarında iki ana kültür evresi ortaya çıkarılmıştır. Alt ve üst yerleşme katları olarak adlandırılan bu kültür evreleri, Geç Halaf ve Halaf Sonrası'dır.[2]

Buluntular

En üstteki kültür evresi olan Halaf Sonrası yerleşme katında ulaşılabilen tek kalıntının 60 cm. kalınlığında bir taş duvar olması nedeniyle bu dönemin mimarisi bilinmemektedir. Ayrıca bazıları sıvanmış olan çukurlar bulunmuştur. Halaf Sonrası dönem yapı katlarında çapları 2,27 ile 4,5 metre arasında değişen, Halaf mimarisine özgü yuvarlak yapılar (tolos) gün ışığına çıkarılmıştır. Bu yapılardan birinin tabanı sıkıştırılmış toprak, daha geç olan diğeri ise çamur sıvadır. En küçük tolosun çapı 2,25 olarak ölçülmüştür. Bir çeşit kiler olarak kullanılmış olduğu düşünülmekle birlikte bu yönde bir kanıt ele geçirilmemiştir.[2]

Halaf Sonrası Dönem, Halaf Dönemi'nde olan boyalı çanak çömlek gibi çok az buluntu vermektedir. Diğer buluntular arasında kilden yapıma sapan taşları (kaplardaki suyu ısıtmak için kullanılmış da olabilir), kil kaşık, mühür, insan ve hayvan heykelcikleri, ağırşaklar ve süzgeç parçalarıdır.[2]

Halaf yontma taş endüstrisinde hammaddenin % 70'i çakmak taşı, kalanı obsidiyendir. Özellikle dilgi yapımında obsidiyen kullanılmıştır. Atık obsidiyen bulunmamasının bu malzemenin yerleşmeye, imal edilmiş olarak getirildiğini düşündürmektedir. İyi kaliteli olmayan çakmak taşı ise yerel kaynaklardan çıkarılmış taşlardır. Halaf Sonrası Dönem'de ise tümüyle çakmak taşı kullanılmıştır. Sürtme taş buluntular ise çoğu bazalttan öğütme taşları, havan ve havan elleri, topuzlar, yassı baltalar, taş kaplar, halkalar ve süs eşyası (boncuk) olarak bulunmuştur.[2]

Halaf Dönemi'ne dayandırılan kemik aletler, olasılıkla deri işçiliğinde kullanılan kaburga ya da yassı kemiklerden, ucu yuvarlatılmış aletler ve çeşitli bızlerdir.[2]

Bulunan üç gömüt sağlam, biri ise tahrip olmuş durumdadır. Gömütler, başları doğuya gelecek şekilde ve büzülmüş durumda gömülmüştür ve hiçbirinde gömüt hediyesi yoktur.[2]

Buluntulara göre höyük sakinleri evcil türlerden koyun (Ovis aries), keçi (Capra hircus), sığır (Bos taurus), köpek (Canis lupus familiaris) ve domuz beslemiş, yabanıl türlerden ise yaban koyunu, keçi, kızıl geyik, yaban eşeği, kızıl tilki, tavşan avlamış, kaplumbağa yakalamıştır. Bunların yanında tatlısu kabukluları, kuşlar, kemirgenler, balık ve küçük etçilere ait kemikler de bulunmuştur. Bitkisel kalıntılarsa emmer buğdayının temel besin olduğunu göstermektedir. Emmer buğdayının yanı sıra arpa tarımı da yapılmıştır. Nohut ve mercimek, acı burçak gibi baklagiller de tarımı yapılan bitkilerdir. Sığırın varlığı, saban kullanıldığına bir işaret olarak kabul edilmektedir.[2]

Değerlendirme

Girikihaciyan, MÖ 5. binyılda iskan edilmeye başlanan, 200-500 kişilik tarımcı küçük bir köy yerleşimi olarak görülmektedir. Halaf Kültürü etkisindeki bu yerleşimin, Halaf'tan ya da yakın bir bölgeden geldikleri ve 200-500 yıllık bir süre içinde iskan edildiği düşünülmektedir.[2]

Dış bağlantılar

Kaynakça

  1. ^ a b c "TAY – Yerleşme Ayrıntıları". 4 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 2 Mart 2012. 
  2. ^ a b c d e f g h i "TAY – Yerleşme Dönem Ayrıntıları". 24 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 2 Mart 2012. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Çayönü</span>

Çayönü Höyüğü ya da Çayönü Tepesi Diyarbakır il merkezinin kuzeybatısında, Ergani İlçesi'nin 7 km güneybatısında yer alan bir höyüktür. Höyük, 4,5 metre yükseklikte 160 x 350 metre boyutlarında yayvan, geniş bir tepe üzerindedir. Güneyinden Boğazçay Deresi geçmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Cafer Höyük</span>

Cafer Höyük, Malatya il merkezinin yaklaşık 40 km. kuzeydoğusunda bulunan höyük bugün için Karakaya Barajı suları altında kalmıştır. Bölgenin günümüzde 9 bin yıl önce iskan edildiği düşünülmektedir. Paleolitik Çağ insanlarının, Malatya civarında sık rastlanan mağaralardan çıkıp yabanıl tahıl devşiriciliği ile yerleşik yaşama geçtikleri, ardından da tarıma başladıkları anlaşılmaktadır. Ancak hayvan evcilleştirildiğine ilişkin bir bulgu yoktur.

Höyücek, Burdur ili Bucak ilçesinin Mimar Sinan Mahallesi, Kahveler Mevkii'nde yer alan bir höyüktür. Höyük, 12 metre çapında ve 3 metre yüksekliğinde küçük bir yerleşmedir. Günümüzde tarım ve yapılaşma nedeniyle tahrip olmuş durumdadır. Tarım amacıyla bazı kesimleri düzleştirilmiş, kuzey kesiminde bir ev inşa edilmiştir.

Nevali Çori, Şanlıurfa ilinin Hilvan ilçesine bağlı Güluşağı mahallesinin hemen kuzeybatısında bulunan bir höyüktür. Höyük, Atatürk Baraj Gölü suları altında kalmadan önce Fırat'ın bir kolu olan Kantara Deresi'nin iki yanında yer almaktaydı. Dere höyüğü ikiye bölmüş durumdadır. Yerleşme, derenin doğu yakasında 90 X 40 metre boyutlarında, batı yakasında ise daha küçük bir alandır. Bu yerleşmelerden büyük olanı (doğu) Nevali Çori I, batı taraftaki ise Nevali Çori II olarak adlandırılmaktadır. Yerleşmenin arkeolojik olarak en önemli tabakaları, beş yapı katı olarak izlenen, Nevali Çori I olarak tanımlanan kesimdeki Çanak Çömleksiz Neolitik Çağ tabakalarıdır. Bu tabakalarda yürütülen kazı çalışmaları ve buluntular üzerinde yapılan analizler, Nevali Çori neolitik halkının esas olarak avcı - toplayıcı yaşam tarzını sürdürmekle birlikte, tarım ve hayvancılık yaptığını ortaya koymaktadır. Ortaya çıkarılan mimari kalıntılar ise Orta Fırat Havzası'nın Erken Neolitiği hakkında önemli bilgiler vermiştir. Özellikle, Göbekli Tepe, Urfa – Yeni Mahalle, Karahan, Sefer Tepe, Hamzan Tepe ve Taşlı Tepe gibi arkeolojik alanlarda benzerleri görülen T biçimli sütunların yer aldığı kült binası önemli bir keşif olmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Köşk Höyük</span> Niğde il merkezine 17 km mesafedeki bir höyük

Köşk Höyüğü, Niğde il merkezine 17 km mesafede bulunan bir höyüktür. Höyük 80 metre çapında 15 metre yüksekliktedir. Kazılarda ulaşılan buluntular Niğde Müzesinde sergilenmektedir. Müze'de diğer buluntular yanında MÖ 4883 yılına tarihlenen bir Kalkolitik ev modeli, birebir ölçülerde sergilenmektedir.

Türbe Höyük, Siirt il merkezinin 27 km. güneybatısında yer alan bir höyüktür. Botan Çayı'nın Dicle'ye katıldığı bölgenin yaklaşık 6 km. kuzeyinde, Botan Vadisi'nde, dere kıyısındadır. Boyutları yaklaşık 100 x 40 metredir.

Kuruçay Höyüğü, Burdur'un 15 km. batısında, Kuruçay köyünün 1,5 km. güneybatısında yer alan bir höyüktür. Höyük, Burdur Gölü'ne bakan bir tepe üzerinde yer alıp üç yanı derin dere yataklarıyla çevrilidir. Buradaki arkeolojik yerleşim 90 x 60 metre boyutlarında ve 8 metre yüksekliktedir. Höyüğün en üst noktası Burdur Gölü'nden 110 metre yüksekliktedir.

<span class="mw-page-title-main">Halaf kültürü</span>

Halaf Kültürü, Kuzey Mezopotamya'nın Çanak Çömlekli Neolitik Çağ'ında, Tell Halaf'da kesintisiz olarak gelişen bir tarihöncesi kültürdür. Tell Halaf yerleşimi, MÖ 6.000 civarı ile MÖ 5.400 arasında Halaf Dönemi olarak adlandırılan bir dönem boyunca gelişmiştir. Halaf Kültürü'nü yine aynı bölgede Obeyd Kültürü izlemiştir. Halaf Kültürü adını, günümüzde Türkiye – Suriye sınırının hemen güneyinde yer alan ve Erken Kalkolitik Çağ'a tarihlenen Tell Halaf yerleşiminden almaktadır. Halaf Kültürü'nün Samarra ve Hassuna kültürlerinden kaynaklanmadığı ama onlardan etkilendiği görüşü hakimdir.

Çavi Tarlası, Şanlıurfa ili Siverek ilçesine bağlı Nusaybin yerleşmesinin 500 metre kuzeydoğusunda yer alan bir höyüktür. Bölgedeki en yakın höyük olan Hassek Höyük'ün 4,5 km. doğusundadır. Höyük çevresinde çok sayıda su kaynağı olmasına bağlı olarak "su kaynağı tarlası" gibi bir anlama gelen Çavi Tarlası olarak adlandırılmış olan yükselti 140 x 120 metre boyutlarındadır.

Bakla Tepe Höyüğü, İzmir il merkezinin 30 km. güneyinde, Menderes (Cumaovası) ilçesinde, Tahtalı Barajı nedeniyle terk edilen Bulgurca Çiftlik Köyü'nün hemen yakınında yer alan bir Höyüktür. Yıllardır bakla yetiştirilen bir alan olduğundan Köy'de Bakla Tepe olarak bilinmekteydi. Tarihöncesi bir yerleşimin höyükten köy altına kadar uzandığı, sapılan sondalardan anlaşılmaktadır.

Tilkitepe Höyüğü ya da eski kaynaklarda Şamramaltı Van il merkezinin 7 km. güneybatısında yer alan bir höyüktür. Günümüzde Van Havaalanı sınırları içinde olup kısmen havaalanı olarak kullanılmaktadır. Höyük 55 metre çapında, 6-7 metre yüksekliğindedir.

Akarçay Tepe Höyük ya da Akarçay Höyük, Şanlıurfa il merkezinin batısında, Birecik ilçesinin 15 km. güneyinde bulunan bir höyüktür. Yaklaşık 350 x 150 metre büyüklüğündeki höyük 6 metre yüksekliktedir. Çanak çömlek yayılımına göre yerleşmenin 2,9 hektarlık bir alana yayıldığı belirtilmektedir.

Tülintepe Höyüğü, Keban Baraj Gölü suları altında kalmadan önce Elazığ il merkezinin 21 km. doğusunda yer almış olan bir höyüktür. Höyük 250 x 200 metre boyutlarında ve 20 metre yüksekliğindeydi.

Yenibademli Höyük, Kuzey Ege'de, Gökçeada'nın güneyinde, Kaleköy'ün yaklaşık 1,7 km. güney-güneybatısında yer alan bir höyüktür. Günümüzde denizden uzaklığı 1,5 km.dir. Tepe 130 x 120 metre ölçülerindedir.

Can Hasan 3, Karaman il merkezinin 12 km. kuzeydoğusunda, Alaçatı Köyü'nün 1,5 km. kuzeyinde yer alan bir höyüktür. Tepe, 100 metre çapında ve 6 metre yüksekliktedir. Kültür katlarının 2,25 metresinin ova seviyesinin üstünde, 4,5 metresinin ise altında, fakat bunun 2,5 metresinin de taban suyu içinde olduğu belirtilmektedir. İskan edilmeden önce tepenin bir gölün kıyısında olduğu anlaşılmıştır. Araştırmalardan, höyüğü çevreleyen topraklarda bozkır niteliği gösteren bir faunanın hakim olduğu anlaşılmaktadır. Can Hasan Köyü civarındaki, aynı adla bilinen üç höyükten biridir. Can Hasan 1 Kalkolitik Çağ, Can Hasan 2 Helenistik, Roma ve Bizans yerleşimi olarak tarihlendirilmektedir. Söz konusu üç höyüğün yer aldığı ova, Toroslar'ın kuzey yamaçlarına çok da uzak olmayan, verimli bir ovadır.

Fatmalı Kalecik Höyüğü, Keban Baraj Gölü altında kalmadan önce, Elazığ İl merkezinin yaklaşık 32 km. kuzeybatısında Fatmalı Köyü'nün 4 km. güney-güneydoğusunda bulunan bir höyüktür. Tepenin 60 metre çapında ve 2 metre yükseklikte olduğu belirtilmektedir.

Erbaba Höyüğü, Konya İl merkezinin batısında, Beyşehir İlçesi'nin 10 km. kuzey-kuzeybatısında, Gölkaşı Köyü'nün 2,5 km. kuzeydoğusuna yer alan günümüzden yaklaşık 7500 yıl öncesine tarihlenen Neolitik Çağ höyüğüdür. Beyşehir Gölü'nün 1,5 km. doğusunda deniz seviyesinden 1105 m yüksekliğindeki doğal bir doğal bir tepe üzerindeki höyük 80 metre çapındadır. Höyüğün, köylülerce değişik kesimlerinden toprak çekilerek kısmen tahrip olduğu belirtilmektedir.

Ahlatlı Tepecik Höyüğü, Manisa il merkezinin doğusunda, Akhisar İlçesi'nin 25 km. güneyinde, Tekelioğlu Köyü'nün 800 metre batısında yer alan bir höyüktür. Yerel adı Sığır Tarlası ya da Uzun Tarla'dır. Marmara Gölü'nün güney kıyısındaki bir burundadır. Yerleşme, Sard Vadisi'nden kuzeye, Akhisar'a doğru uzanan doğal yol üzerindedir. Bölgenin çok eski çağlardan beri su sıkıntısı yaşadığı bilinmekte, göl kurak mevsimlerde büyük ölçüde su kaybetmektedir. Marmara Gölü çevresinde prehistorik çağda "kazıklı yapılar" görülürken Antik Çağ'da kral mezarları saptanmaktadır. Bugün için bilinmeyen nedenlerle tahrip olmuş bir ilk "sulama şebekesi"ne ilişkin buluntular vardır.

<span class="mw-page-title-main">Domuztepe Höyüğü (Kahramanmaraş)</span>

Domuztepe Höyüğü, Kahramanmaraş il merkezinin 32 km. güney – güneydoğusunda, Emiroğlu Köyü'nde yer alan bir höyüktür. Aksu Nehri'nin doğu kıyısında, Maraş Ovası'nda bulunan tepe, 18 hektarlık bir alanı kaplayıp 12 metre yükseklikteki bir tepedir. Kazı başkanlarından Elizabeth Carter tarafından KM 97 olarak adlandırılmıştır. K ve M harfleri Kahramanmaraş'ın kısaltması olarak kullanılmıştır.

Karayavşan Höyüğü, Ankara il merkezinin güneybatısında, Polatlı İlçesi'nin 20 km. doğusunda, Karayavşan Köyü'nün hemen yanında yer alan bir höyüktür. Polatlı – Haymana kara yolunun hemen kuzeyindedir. Tepe, 13 metre yükseklikte orta boy bir höyüktür.