İçeriğe atla

George Stinney

Kontrol Edilmiş
George Stinney
DoğumGeorge Junius Stinney Jr.
21 Ekim 1929
Pinewood, Güney Karolina, ABD
Ölüm16 Haziran 1944 (14 yaşında)
Columbia, Güney Karolina, ABD

George Junius Stinney Jr. (21 Ekim 1929 – 16 Haziran 1944), Amerika Birleşik Devletleri tarihinde, özellikle adalet sistemi ve ırk ayrımcılığı konularında tartışmalara neden olan bir olayın merkezinde yer alan genç bir bireydir.[1] Kendisi Güney Carolina, Columbia'da elektrikli sandalyede idam edilen en genç Amerikalıdır.[2]

Hayatı

Erken yaşamı

George Stinney, 21 Ekim 1929'da Güney Carolina'nın Pinewood kasabasında doğdu. Stinney, Afro-Amerikan bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Ailesi, dönemin Güney Carolina'sında egemen olan ırk ayrımcılığı ve ayrılıkçı politikaların etkisi altında yaşadı.[3]

Stinney davası

George Stinney'nin hayatı, 1944 yılında gerçekleşen ve Amerika tarihindeki en genç idam mahkûmu olarak kayıtlara geçen bir olayla trajik bir şekilde değişti. Stinney, 11 yaşında iken, Clarendon County'de iki beyaz kız çocuğunun cinayetiyle suçlandı. Kuzenler Betty June Binnicker (11 yaşında) ve Mary Emma Thames (8 yaşında), 23 Mart 1944 tarihinde vahşi bir şekilde öldürülmüş olarak bulundu.

Olayın ardından polis, hızla George Stinney'yi şüpheli olarak gözaltına aldı. Ancak Stinney'nin mahkemede kendisini savunacak yetenekte olmaması, adil bir yargılama hakkını elde etme konusunda ciddi zorluklar yaşamasına neden oldu. Ayrıca, dönemin ırk ayrımcı atmosferinde, Stinney'nin savunması etkili bir şekilde yapılamadı.

Mahkeme süreci sonucunda, George Stinney yalnızca 10 dakika süren bir jüri kararıyla suçlu bulundu ve ölüm cezasına çarptırıldı. Bu karar, genç yaşına ve adil bir yargılama hakkının ihlal edilmiş olmasına rağmen büyük bir tepki gösterildi.

Stinney'nin avukatları, davayı temyiz etmeye çalıştılar, ancak temyiz mahkemesi tarafından reddedildi. George Stinney, 16 Haziran 1944'te elektrikli sandalyede idam edildi.[4]

Sonrası

George Stinney'nin davası, adalet sistemindeki ırk ayrımcılığına ve haksız yargılama konularına dair bir dönemeç olarak kabul edilmektedir. Daha sonraki yıllarda, Stinney'nin suçsuzluğu savunulmuş ve 2014 yılında davası tekrar açılmıştır. Mahkeme, Stinney'nin adil bir yargılama almadığını ve suçsuz olduğunu belirterek kararı bozmuştur.

George Stinney'nin trajik hikâyesi, Amerika Birleşik Devletleri'nde adalet sistemi ve ırk ayrımcılığına dair duyarlılık oluşturarak, bu konulardaki reform çabalarına katkı sağlamıştır. Stinney'nin hatırası, adaletin herkes için eşit ve adil olması gerektiği konusunda yapılan tartışmalara ışık tutmaktadır.[5]

Özet

23 Mart 1944 yılında Betty June Binnicker (1933–1944) ve Mary Emma Thames adındaki iki beyaz küçük kızın Alcolu, Güney Karolina'daki ölümünden suçlu bulunmuştu. Kızlar için ölüm tarihlerinden bir gün önce kayıp ihbarı verilmişti. George ve abisi John polis tarafından göz altına alındılar. Abisi John serbest bırakıldı ancak George'u tutukladılar. George'un okulda çeşitli kavgalara karıştığı ve bir kız çocuğunu bıçak ile çizik şeklinde yaraladığı rapor edilmişti. Kendisi, tutuklandıktan sonra itirafta bulunsun diye tutuklayan polisler tarafından aç bırakıldığını beyan etmiş. 16 Haziran 1944, saat 19:30'da elektrikli sandalye ile idam edildi. Sandalyeye küçük geldiği için yüksek dursun diye oturduğu yere İncil koyulmuştu. İdamına son sözü var mı diye dinlemesi için sadece babası katılabilmişti.[6] Yüzünü idam esnasında maske ile kapatmışlardı. Ancak elektrik verildiği sırada yüzüne takılan maske kendisine büyük geldiği için şok sırasında düşmüş ve gözlerinden akan yaşlar görülmüştü. Davasının yeniden incelenmesi 2004 yılında kararlaştırılmıştı. Çocuğun idamı, 2014 yılında idamından 70 yıl sonra adil yargılanmadığı gerekçesi ile mahkeme tarafından bozulmuştur.[7]

Dava hakkında kitaplar ve filmler

  • David Stout ilk romanı Carolina Skeletons'ı (1988) bu davaya dayandırdı.[8] En İyi İlk Roman dalında 1989 Edgar Ödülü'ne layık görüldü.[9] Stout romanda Linus Bragg adını verdiği Stinney'in masum olduğunu öne sürer. Konu, onlarca yıl sonra dava hakkındaki gerçeği ortaya çıkaran Stinney/Bragg'ın hayali bir erkek kardeşinin etrafında dönüyor. Roman, John Erman tarafından yönetilen, Kenny Blank'ın Stinney/Bragg olarak yer aldığı, aynı adlı 1991 yapımı bir televizyon filmi olarak uyarlandı. Lou Gossett Jr., Stinney'nin/Bragg'ın küçük kardeşi James'i canlandırdı.
  • Albert French'in 1993 tarihli ''Billy'' adlı romanı bu olaylardan esinlenmiştir.
  • 1996 Stephen King'in Yeşil Yol adlı romanı, kabaca Stinney'nin hikâyesine dayanıyordu. Stinney, romanda geçen John Coffey karakterinin arketipi olabilir.
  • Şubat 2014'te, Stinney davasıyla ilgili başka bir film olan ''83 Days'' Pleroma Studios tarafından duyuruldu, filmi Ray Brown yazıp yapımcılığını üstlendi ve yönetmenliğini Charles Burnett'ın yapması planlanıldı. Film, yönetmen koltuğunda Andrew Paul Howell ile 2018'de gösterime girdi.
  • Peabody Enstitüsü'nde yüksek lisans derecesini yeni almış olan Frances Pollock tarafından 2015 yılında “Stinney” adında bir opera yazılmıştır. Aynı yıl Baltimore MD'deki 2640 Space'te tam bir salonda gerçekleştirildi. Açılış gecesine Baltimore ve Maryland'in diğer bölgelerinden George Stinney'in birkaç kuzeni katıldı.
  • Karyn Parsons'ın kitabı ''How High the Moon'', George Stinney davasına benzer şekilde, ana karakterin bir arkadaşının iki beyaz kızı öldürmekle suçlandığı bir alt olay örgüsüne sahiptir.
  • Jericho Brown'ın 2021 şiiri Inaugural, Stinney'nin infazına gönderme yapıyor.

Kaynakça

  1. ^ Mallon, Ron (10 Ocak 2017). "Racial Identity, Racial Ontology, and Racial Norms". Oxford Handbooks Online. doi:10.1093/oxfordhb/9780190236953.013.26. 
  2. ^ Banner, Stuart (5 Mart 2005). "When Killing a Juvenile Was Routine". The New York Times. 12 Nisan 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  3. ^ "He was 14 when he was executed. More than 70 years later, this boy has been exonerated". The Independent (İngilizce). 18 Aralık 2014. 7 Mart 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Ocak 2024. 
  4. ^ Menski, Werner (1 Aralık 2011). "Book review: Ubiquitous Law: Legal Theory and the Space for Legal Pluralism". Social & Legal Studies. 20 (4): 567-570. doi:10.1177/096466391102000403. ISSN 0964-6639. 
  5. ^ Podemski, Piotr (6 Kasım 2023). "Constructing collective memory through a documentary. The case of "The Italian Americans" (PBS, 2015)". Kwartalnik Neofilologiczny. doi:10.24425/kn.2019.128402. ISSN 0023-5911. 
  6. ^ Faber, Eli (25 Haziran 2021). The Child in the Electric Chair: The Execution of George Junius Stinney Jr. and the Making of a Tragedy in the American South (İngilizce). Univ of South Carolina Press. ISBN 978-1-64336-195-6. 
  7. ^ Trivia, Bit of (28 Mayıs 2022). "George Stinney – the youngest person sentenced to the electric chair". Bit of trivia (İngilizce). 4 Haziran 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Ocak 2024. 
  8. ^ Jaffe, Andrew (24 Temmuz 1988). "Fried at 14, but Was He Guilty? : CAROLINA SKELETONS: by David Stout" (İngilizce). LA Times. 16 Ocak 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Şubat 2023. 
  9. ^ "Edgar Awards for Mysteries". The New York Times. 16 Mayıs 1989. s. C18. 12 Şubat 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Şubat 2023. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Hukuk</span> genellikle devlet otoritesi tarafından desteklenen kurallar ve yönergeler sistemi

Hukuk ya da tüze birey, toplum ve devletin hareketlerini, birbirleriyle olan ilişkilerini; yetkili organlar tarafından usulüne uygun olarak çıkarılan, kamu gücüyle desteklenen, muhatabına genel olarak nasıl davranması yahut nasıl davranmaması gerektiğini gösteren ve bunun için ilgili bütün olasılıkları yürürlükte olan normlarla düzenleyen normatif bir bilimdir. Ayrıca, toplumu düzen altına alan ve kişiler arası ilişkileri düzenleyen, ortak yaşamın huzur ve güven içinde akışını sağlayan, gerektiğinde adaleti yerine getiren, kamu gücü ile desteklenen ve devlet tarafından yaptırımlarla güvence altına alınan kurallar bütünüdür. Hukuk, birey-toplum-devlet ilişkilerinde ortak iyilik ve ortak menfaati gözetir.

<span class="mw-page-title-main">Fatin Rüştü Zorlu</span> Türk diplomat ve siyasetçi

Ahmet Fatin Zorlu, Türk siyasetçi ve diplomattır. 1957-1960 yılları arasında Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı olarak görev aldı. Bundan önce ise 1954-55 yılları arasında Başbakan Yardımcılığı yaptı. 27 Mayıs Darbesi sonrası başlatılan Yassıada Yargılamaları sonrası Başbakan Adnan Menderes ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan ile birlikte İmralı adasında idam edildi.

<span class="mw-page-title-main">Yargı</span> hukuku yorumlayan ve uygulayan mahkemeler sistemi

Yargı, yasal anlaşmazlıkları/uyuşmazlıkları karara bağlayan ve yasal davalarda yasayı yorumlayan, savunan ve uygulayan mahkemeler sistemidir.

<i>Animals</i> (albüm) psychedelic rock albümü

Konusunu George Orwell'in Hayvanlar Çiftliği isimli kitabından alan, Pink Floyd albümü. Sonradan telif hakları davalarına konu olacak "domuz" sembolü bu albümde ortaya çıkmıştır. Animals, Rick Wright ile Roger Waters arasındaki sorunların billurlaştığı albümdür aynı zamanda. Britannia Row Stüdyolarında Nisan-Kasım 1976 tarihleri arasında kayıtları yapılmıştır. Birleşik Krallık'ta 23 Ocak 1977, ABD'de 2 Şubat 1977'de yayınlanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Adalet</span> Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması

Adalet, en geniş bağlamda, hem adil olanın sağlanmasını hem de felsefi açıdan neyin adil olduğunun tartışmasını içerir. Adalet kavramı; etik, akılcılık, hukuk, din, eşitlik ve hakkaniyeti de içeren birçok alana, farklı görüşlere ve perspektiflere dayanmaktadır. Sıklıkla adaletin genel tartışması felsefe, dinbilim ve dindeki genel durumu ve hukuk bilimi ve hukukun uygulanması gibi prosedürel adalette bulunan iki farklı alana yoğunlaşır.

Ölüm cezası olarak da bilinen ve daha önce adli cinayet olarak adlandırılan idam cezası, bir suçun cezası olarak bir kişinin öldürülmesinin devlet tarafından onaylanmış uygulamasıdır ve genellikle kişinin söz konusu cezayı gerektiren normları ihlal etmekten sorumlu olduğu sonucuna varmak için yetkili, kurallarla yönetilen bir süreci takip eder. Bir suçlunun bu şekilde cezalandırılmasını emreden hüküm, ölüm cezası olarak bilinir ve cezanın yerine getirilmesi eylemi infaz olarak adlandırılır. Ölüm cezasına çarptırılan veya infaz edilmeyi bekleyen mahkumlara "idam mahkumu" denir. Etimolojik olarak idam terimi, kafa kesme yoluyla infaz anlamına gelir, ancak infazlar asma, vurma, zehirli iğne, taşlama, elektrik verme ve gaz verme gibi birçok yöntemle gerçekleştirilir.

<span class="mw-page-title-main">Sacco ve Vanzetti</span>

Nicola Sacco ve Bartolomeo Vanzetti, ABD'nin Massachusetts eyaletine göç etmiş iki İtalyan'dır. Bir cinayet ve gasp olayı ile ilgili olarak suçlanmış ve 7 yıllık mahkûmiyet sonrasında 23 Ağustos 1927'de idam edilmişlerdir. Ancak suçlulukları konusunda derin şüpheler mevcuttur ve Amerikan adalet sisteminin ayıbı olarak hatırlanan davalardan biridir Sacco ve Vanzetti davası. Papa XI. Pius da dahil olmak üzere dünyanın dört bir yanından tepki gösterilmesine, Albert Einstein, H. G. Wells, George Bernard Shaw gibi dönemin birçok önemli isminin imzaladığı bildirgeye rağmen, yükselişte olan İtalyan, göçmen ve anarşistlere olan antipati ve nefret, Sacco ve Vanzetti'nin hayatına mal olmuştur.

<span class="mw-page-title-main">VIII. Henry</span> 1509dan 1547ye kadar İngiltere Kralı

VIII. Henry, 22 Nisan 1509'dan 1547'deki ölümüne kadar İngiltere kralıydı. Henry, yaptığı ilk evlilik olan Aragonlu Catherine ile yaptığı evliliği iptal ettirme çabalarıyla tanınır. Papa VII. Clemens ile böyle bir fesih konusunda yaşadığı anlaşmazlık, Henry'nin İngiliz Reformasyonu'nu başlatmasına ve İngiltere Kilisesi'ni papalık otoritesinden ayırmasına yol açtı. Kendisini İngiltere Kilisesi'nin Yüce Başkanı olarak atadı ve papa tarafından aforoz edildiği manastırları feshetti.

<span class="mw-page-title-main">Pierre Laval</span> Fransız siyasetçi (1883 – 1945)

Pierre Laval, Fransız politikacı. Üçüncü Cumhuriyet döneminde, 27 Ocak 1931'den 20 Şubat 1932'ye ve ikinci kez 7 Haziran 1935'ten 24 Ocak 1936'ya kadar Fransa Başbakanı olarak görev yaptı.

<span class="mw-page-title-main">Pastorius Operasyonu</span> II. Dünya Savaşında Almanlar tarafından ABDye karşı düzenlenen sabotaj girişimi

Pastorius Operasyonu, ABD içindeki bazı hedefleri sabotajlar yoluyla imha etmeyi içeren Nazi Almanyası planıdır. Operasyon Haziran 1942'de yürürlüğe konmuş ve ABD'deki stratejik ekonomik hedeflere yöneltilmiştir. Operasyonun adı Alman Haberalma Teşkilatı Abwehr Başkanı Amiral Wilhelm Canaris tarafından konmuştur ve Amerika kıtasına ilk yerleşen Almanlardan olan Francis Daniel Pastorius'dan gelmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Asarak idam</span> idam çeşidi

Asarak infaz etme, tarihteki en eski ve en çok uygulanmış idam cezası yöntemlerinden biridir. Asarak infazda, ilk önce idam mahkûmü idam sehpasına çıkar ve cellat idam mahkûmünün boğazından ip geçirir. Sonra cellat idam sehpasını tekmeyle devirir ve idam mahkûmü boşlukta kaldığı için asılır, boynu kırılarak veya boğularak ölür. Ayrıca mahkûm infazdan kaçmasın diye elleri bağlanır. Asılmak, sadece idam yöntemi değil ayrıca bir intihar yöntemidir.

<i>Kuzenim Vinny</i> ABD Yapımı Komedi Filmi

Kuzenim Vinny, 1992 ABD yapımı komedi filmi.

<span class="mw-page-title-main">Elektrikli sandalye</span> Ölüm cezalarında kullanılan bir idam biçimi

Vücuda elektrik akımı verilerek öldürme veya diğer anlamıyla elektrikli sandalye. Mahkûm, özel olarak hazırlanmış tahta bir sandalyeye oturtulduktan sonra baş bölgesine elektrotlar bağlanır. Yaygın kanının aksine, elektrik akımı hiçbir şekilde sandalyeden gelmemektedir. Sandalye sadece mahkûmun oturması içindir. Bu idam yöntemi ilk olarak 1880'li yıllarda Thomas Edison ile George Westinghouse arasındaki doğru akım, alternatif akım tartışması yüzünden ortaya atılmıştır. Çünkü Edison kesinlikle alternatif akımın kullanılmaması gerektiğini göstermek için kedilere alternatif akım şokları vererek deney yapmakta ve yetkililere tehlikeleri anlatmaktaydı. Bu sırada New York Eyaleti suçluları asarak idam ediyordu. Fakat bu idamlar sırasında korkunç olaylar meydana geliyordu. Örneğin; fazla uzun urgan kullanıldığı için suçlunun kafası kopuyordu. Yetkililer, Edison'un bu deneylerini fark ettiler ve bu akım sistemini iyi bir idam yöntemi olacağına karar verdiler.

<span class="mw-page-title-main">Osmanlı hukuku</span>

Osmanlı İmparatorluğu idaresindeki hukuki yapıya Osmanlı hukuku denir. Genelde çok kültürlülüğe uygun yargılama usulüyle öne çıkar. Hukuk anlayışı şer'i ve örfi olmak üzere iki temelde incelenmektedir.

Amerika Birleşik Devletleri'nde ölüm cezası, ülke genelinde federal düzeyde, 27 eyalette ve Amerikan Samoası'nda yasal bir cezadır. Ayrıca bazı askeri suçlar için de yasal bir cezadır. İdam cezası, 23 eyalette ve federal başkent Washington, D.C.'de kaldırılmıştır. Genellikle ağırlaştırılmış cinayet gibi sadece en ciddi suçlar için uygulanmaktadır. Her ne kadar 27 eyalette yasal bir ceza olsa da, 20 eyalet ölüm cezalarını infaz etme yetkisine sahiptir, diğer yedi eyalet ve federal hükûmet ise farklı moratoryum türlerine tabidir. Amerika Birleşik Devletleri'nde idam cezasının varlığı erken sömürge dönemi Virginia'sına kadar uzanmaktadır. Japonya, Singapur ve Tayvan ile birlikte Amerika Birleşik Devletleri dört gelişmiş demokrasiden biri ve ölüm cezasını düzenli olarak uygulayan tek Batı ülkesidir. Dünya çapında bu cezayı uygulayan 54 ülkeden biridir ve o zamandan bu yana beş ülke tarafından daha benimsenen bir infaz yöntemi olarak zehirli iğneyi ilk geliştiren ülkedir. Filipinler o zamandan beri infazları kaldırdı ve Guatemala da bunu sivil suçlar için yaptı. Hangi yöntem kullanılırsa kullanılsın, idamdan önce hükümlülere sakinleştirici verilmesi yaygın bir uygulamadır.

John Cooke İngiliz İç Savaşının ardından kurulan İngiltere Topluluğu'nun ilk başsavcısıdır. Devrik kral I. Charles'ın davasını yürütmüştür. Monarşinin restorasyonundan sonra tutuklanır. Yargılanır, kralın idamına dahil olmaktan suçlu bulunur. 16 Ekim 1660 günü Charing Cross'da asılır, çekilir ve dörde parçalanır. Tarihteki ilk savaş suçları mahkemesi olarak kabul edilebilecek mahkemenin önemli isimlerindendir.

<span class="mw-page-title-main">I. Charles'ın mahkemesi</span>

I. Charles'ın mahkemesi, İngiliz İç Savaşı sırasında muzaffer Rump Parlamentosunun devrik kral I. Charles'ı yargılamak için meydana getirdiği mahkemedir. Hususi olarak kralı yargılamak için kurulmuştur.

<span class="mw-page-title-main">James Iredell</span>

James Iredell ABD Yüksek Mahkemesi'nin ilk yargıçlarından birisiydi. Başkan George Washington tarafından 1790 yılında atandı, 1799 yılına kadar hizmet etti. Oğlu, James Iredell Jr., Kuzey Carolina valisiydi.

Ekonomik ayrımcılık, ekonomik faktörlere dayalı ayrımcılıktır. Bu faktörler arasında iş bulunabilirliği, ücretler, mal ve hizmetlerin fiyatları ve/veya bulunabilirliği ve iş için azınlıklara sağlanan sermaye yatırım fonu miktarı sayılabilir. Bu, işçilere, tüketicilere ve azınlıklara ait işletmelere karşı ayrımcılığı içerebilir. Bu, tekelcilerin farklı alıcılara ödeme isteklerine göre farklı fiyatlar talep etme uygulaması olan fiyat ayrımcılığı ile aynı şey değildir.

<span class="mw-page-title-main">Separate but equal</span>

Separate but equal, Amerika Birleşik Devletleri anayasa hukukunda ayrı ama eşit bir hukuki doktrin bulunuyordu; buna göre ırk ayrımcılığı, sözde kanun kapsamında tüm insanlara "eşit koruma" garanti eden Amerika Birleşik Devletleri Anayasası'nın On Dördüncü Değişikliğini ihlal etmiyordu. Doktrine göre, her ırka sağlanan olanaklar eşit olduğu sürece, eyalet ve yerel yönetimler hizmetlerin, tesislerin, kamuya açık konaklama yerlerinin, barınma, tıbbi bakımın, eğitimin, istihdamın ve ulaşımın ırka göre ayrılmasını talep edebilirdi; eski Konfederasyonun eyalet genelindeki durumda zaten böyleydi. Bu ifade 1890 tarihli bir Louisiana yasasından türetilmiştir, ancak yasa aslında "eşit ama ayrı" ifadesini kullanmıştır.