
Grekçe veya Antik Yunan dili, Antik Yunanistan'da ve Doğu Akdeniz havzasında MÖ 9. yüzyıldan MS 6. yüzyıla kadar konuşulmuş olan ölü bir dildir. Arkaik, Klasik ve Helenistik dönemleri vardır. Antik Yunanca olarak da bilinir.
Prolog, yapay zekâ uygulamalarında kullanılan dördüncü nesil bilgisayar dili ailesinden olan bir mantık programlama dilidir.
Cümlenin ögeleri, cümlede yüklem ile görev ve anlam yönünden yükleme eşlik eden diğer parçalardan her biri. Cümlenin ögeleri tek bir sözcükten veya sözcük grubundan oluşabilir. Ögeler anlamlı ve doğru cümleler kurulabilmesini sağlar. Türkçede cümlenin ögeleri şunlardır:
- Yüklemler
- Yapım ekleri
- Çekim ekleri
- Nesneler
- Bağlaçlar
- Dolaylı tümleçler
- Zarf tümleçleri
- Edat tümleçleri
- Özneler
- Noktalama işaretleri
Ünlem işareti; sevinme, kızma, korku, mutluluk, şaşkınlık gibi aşırı heyecan bildiren ifadelerin sonuna konur. Ayrıca; çağrı, emir, hitap ve yasaklama bildiren cümlelerde de ünlem işareti konulur. Bu işaretin olduğu cümle vurgulanarak okunur.
İki nokta, bir noktalama işareti. İki nokta üst üste olarak da bilinir. Metin içerisinde çoğunlukla alıntı yaparken, liste yaparken ve açıklama yaparken kullanılır.
Özne ya da fâil, bir cümlede yüklem ile bildirilen işi, eylemi ya da oluşu yerine getiren veya yüklem aracılığıyla hakkında bilgi verilen ögedir. Özne, yükleme sorulan "kim" ve "ne" sorularıyla bulunur.
- Öğrenciler yerlerine oturdular.
- Kitap yere düştü.
- Manzara ne kadar da güzel.
Ünlem ya da nidâ; sevinç, üzüntü, kızgınlık, korku, şaşkınlık gibi duyguları belirten; tabiat seslerini yansıtan, bir kimseye seslenmek için ve ani bir iş oluş hareketi bildiren cümlelerde kullanılan kelime... Ünlemler tek başına kullanıldıklarında genelde bir anlam ifade etmez. Yazı dilinde ünlem cümlelerinin arkasından genellikle ünlem işareti (!) gelir.
Cümle veya tümce; bir ifade, soru, ünlem veya emiri dile getiren; kendi başına anlamlı sözcükler dizisi. Çoğunlukla özne, tümleç ve yüklemden meydana gelir. Bazen yan cümleciklerle anlamı pekiştirilir veya genişletilir.
Kıbrıs Türkçesi, Kıbrıs Türkleri tarafından konuşulan Türkçe ağzıdır. Güney Anadolu ve İç Anadolu ağızlarının bir uzantısı olarak vurgulanır; ancak bununla birlikte Anadolu'nun farklı bölgelerindeki ağızlara özgü benzerlikler de taşıması nedeniyle bu iki bölgeyle birebir ilgi kurmak mümkün değildir.
Sıfat-fiil, ortaç veya partisip; bir fiilin cümlede sıfat görevinde kullanılan hâli. Türkçedeki üç fiilimsi grubundan biridir. Fiillerin sonuna sıfat-fiil ekleri olan -en, -esi, -mez, -ar, -di(k), -di(ği), -ecek ve -miş getirilerek oluşturulur ve kısaca anası mezar dikecekmiş şeklinde formülize edilir. Sıfat-fiiller kendinden sonraki kelimelerle birlikte sıfat tamlaması oluşturur.
- Bastığın yerleri "toprak" diyerek geçme, tanı!
- Gelecek yıl işe başlayacak.
- Haşladıktan sonra, suyu iyice süzülmüş sebzeleri kâseye boşaltıyoruz.
- Okuldan sonra koşar adım yanıma geldi.
- Polisler olası kazaları önlemek için kontrolü sağlıyorlardı.
- Salonda hep bildik yüzler vardı.
Zarf-fiil, bağ-fiil, ulaç veya gerundium bir fiilin cümlede zarf (belirteç) görevinde kullanılan hâli. Türkçedeki üç fiilimsi grubundan biridir. Fiillere -esiye, -ip, ıp, -meden, -ince, -ken, -eli, -dikçe, -erek, -ir … -mez, -diğinde, -e … -e, -meksizin, -cesine eklerinin getirilmesiyle oluşturulur. Bu ekler, Türkçedeki ses uyumlarına veya ağızlara bağlı olarak değişiklik gösterebilir.
Ünlem cümlesi; hayret, kızgınlık, şaşkınlık, üzüntü, sevinç, korku, coşku, telaş, sevgi gibi duyguları kuvvetli bir şekilde ifade etmek için kullanılan cümle. Yazımda ünlem cümlelerinin sonuna ünlem işareti konur. Ünlem cümlelerinde her zaman bir ünlem bulunmak zorunda değildir. Emir cümlelerinin bir kısmı aynı zamanda ünlem cümlesidir. Bunun yanı sıra "ki" bağlacıyla da ünlem cümlesi kurulabilir. Herhangi bir cümle, ses tonu ile ünlem cümlesi hâline getirilebilir.
Bağlaşıklık bir cümledeki dilbilgisel unsurların tam, doğru ve birbirleri ile uyumlu şekilde kullanılması ilkesidir. Bu unsurlara örnek olarak cümlenin öğeleri, ekler, yardımcı fiiller, ek-fiiller vs. verilebilir. Bağlaşıklık bir dil bağıntısıdır.
Anlatım bozuklukları, yazılı veya sözlü anlatımda karşılaşılan hatalardır. Bu hatalar yapısal (dilbilgisel) veya anlam ve mantık bakımından olabilir. Öge eksikliği, ek eksikliği gibi yapısal bozukluklara "bağlaşıklık hataları"; gereksiz sözcük kullanımı, yanlış sözcük kullanımı gibi anlamsal bozukluklara ise "bağdaşıklık hataları" denir.
Elmer Fudd, Looney Tunes dizisinde yer alan bir kurgusal karakter.
Participium coniunctum ya da kısaca PC, Latince dilinde bulunan söz dizimsel bir yapıdır. Buna göre partisipler (Ortaçlar) anlattıkları kelime ile sayı, durum ve cinsiyet açısından eşleşmek durumundadır. İsimler bu sayede cümlenin öğesi fonksiyonunu üstlenirken, partisipler bu ismi tanımlayan yüklemsel ifadeleri içerirler. Partisipler kendi içlerinde yahut cümleden çıkarıldıkları takdirde hala cümleliklerini koruyacak yapıya sahiplerdir. Bu durumda isim özneyi, Partisip ise yüklem görevini üstlenir. İsim ve yüklem arasına adverbial (belirteçsel) ifadeler gelebilir ve bu ifadeler de bu yapının parçası sayılırlar.
Ablativus absolutus Latince dilinde bulunan, partisiplerin kullanıldığı özel bir ifade biçimidir. Genel olarak bir isim ve bir partisipten oluşan yapıya ait olan kelimeler ismin -den halinin eklerini taşımak zorundadırlar. Ablativus absolutus zarfsal bir yapıdır ve bundan ötürü appositive olan participium coniunctum'dan farklıdır.
Norm kelimesi Latince erese/çekül sicimi, kural ve talimat anlamlarına gelen norma kelimesinden gelir ve Yunanca κανόνας kelimesinin mukabili olarak kullanılan ve mimari alanından ödünç alınan kavram ilk dönemlerden itibaren soyut ve manevi bağlamada taşınmıştır. Cicero, hukuk felsefesinde kural kavramını ifade etmek için regula yanında norma kavramını da kullanmıştır.
Bilişselcilik, etik cümlelerin birer önerme olduğunu, yani doğru veya yanlış olabildiklerini savunan meta-etik görüştür. Karşıtı olan gayribilişselcilik ahlaki cümlelerin önerme olamayacağını savunur. Bilişsellik ahlaki gerçekçiliği, etik öznelliği ve hata teorisini de kapsayan geniş bir tezdir.
Grekçe fiiller, haber, emir, dilek-şart ve istek kipi olmak üzere dört farklı kipe; etken, edilgen ve dönüşlü/orta olmak üzere de üç farklı çatıya sahiptir.
- Haber kipi, şimdiki zaman, şimdiki zamanın hikâyesi, gelecek zaman, aoristum, iki farklı geçmiş zaman ve gelecek bitmiş zaman olarak çekimlenebilir..
- Dilek-Şart ve emir kipleri, yalnızca şimdiki zaman, aoristum ve bilinen geçmiş zamanda çekimlenebilir.
- İstek kipinde ise, mastar ve partisipler şimdiki zaman, aoristum, bilinen geçmiş zaman ve gelecek zamanda çekimlenebilirler.