İçeriğe atla

Gazi Mahallesi olayları

Gazi Mahallesi Olayları
BölgeGazi, Sultangazi, İstanbul
Tarih12 Mart 1995-15 Mart 1995[1]
Saldırı türü
Silahlı saldırı

Gazi Mahallesi olayları ya da Gazi Katliamı[2] 12 Mart 1995 tarihinde Gazi Mahallesi'nde bulunan Alevilerin çoğunlukta olduğu bir kahvehaneye, durdurdukları bir taksi şoförünü öldürerek aynı taksiyle kahvehanedeki sivillere yönelik kimliği belirsiz kişilerce gerçekleştirilen silahlı provokatif saldırı sonucu başlayan ve şehrin diğer bölgelerine yayılan olaylar. 15 Mart 1995'e dek kent geneline yayılan olaylar sonucunda 22 kişi ölmüş, yüzlerce kişi yaralanmış ve tutuklanmıştır.[1]

Olayın gelişimi

12 Mart 1995 günü akşam saatlerinde İstanbul'da Alevi vatandaşların çoğunlukta yaşadığı Gazi Mahallesi'ndeki dört kahvehane ve bir pastane aynı anda kimliği belirsiz kişilerce bir taksiden otomatik silahlarla açılan ateşle tarandı. Saldırılar sonucu Halil Kaya adlı bir vatandaş hayatını kaybederken, beşi ağır yirmi beş kişi yaralandı.[3] Saldırganların olay yerinden uzaklaştıktan sonra gasp ettikleri taksinin şoförünü öldürdükleri ve taksiyi ateşe vererek kaçtıkları anlaşıldı. Olayların ardından çok sayıda Alevi vatandaş, Gazi Mahallesi'nde toplandı, emniyet kuvvetlerinin olaya geç müdahale ettiklerini öne sürerek polis karakoluna yürüdü. Polis halkın üzerine ateş açtı. Açılan ateş sonucu Mehmet Gündüz adlı bir vatandaş öldü, çok sayıda kişi de yaralandı.

İzleyen olaylar

13 Mart günü olayı protesto etmek için İstanbul'un dört bir yanından gelen yaklaşık 15 bin kişi polis karakoluna tekrar yürüyüşe geçti, çevik kuvvet ve özel timlerle desteklenen polislere tekrar ateş açılınca çatışma başladı. Çatışmalar sonunda on beş kişi hayatını kaybederken, aralarında gazetecilerin de bulunduğu birçok kişi yaralandı. Aynı gün İstanbul valiliği Gazi Mahallesi ile iki mahallede (Zübeyde Hanım ile Esentepe) daha sokağa çıkma yasağı ilan etti. Gazi Mahallesi'ne giriş ve çıkışlar polis kontrolüne alındı.14 Mart günü Cemevi önünde toplanan kitlenin kendi arasından çıkardığı komite 4 maddelik bir istek listesi hazırladı ve istekleri yerine getirilmezse protestoların devam edeceğini belirtti. Yapılması istenen 4 madde: 1 - Cenazelerin verilmesi. 2 - Sokağa çıkma yasağının iptal edilmesi. 3 - Gözaltındakilerin geri verilmesi. 4 - Asker ve polisin bölgeden çekilmesi. şeklindeydi. Ancak bu istekler reddedildi ve aynı gün içinde 15 kişi öldü. 14 Mart günü, Gazi Mahallesi'nde konan sokağa çıkma yasağına rağmen olayların bir türlü yatıştırılamaması üzerine bölgeye askerî birlikler sevk edildi. Yine aynı gün Gazi Mahallesi'nde çıkan olaylar nedeniyle Ankara Kızılay Meydanı'nda çıkan olaylarda otuz altı kişi yaralandı. 15 Mart'ta olaylar Ümraniye'ye sıçradı; Ümraniye'nin Mustafa Kemal Mahallesi'nde çıkan olaylarda beş kişinin ölmesi ve yirmiden fazla kişinin yaralanması üzerine bu bölgede de sokağa çıkma yasağı ilan edildi. 16 Mart'ta dönemin İstanbul Valisi Hayri Kozakçıoğlu olayların yatıştırıldığını söyleyerek bölgedeki sokağa çıkma yasağının kaldırıldığını açıkladı.

Dönemin İstanbul Valisi Hayri Kozakçıoğlu'nun, Emniyet Amiri Necdet Menzir'in, Mehmet Ağar'ın ve İçişleri Bakanı Nahit Menteşe'nin istifaları istendi. Ancak istifa yerine Kozakçıoğlu ve Menzir, bir sonraki dönemde DYP'den milletvekili oldu.

Yargılama

Olaylardan sonra yapılan otopsi sonucu ölen 17 kişiden yedisinin polis mermisiyle öldüğü belirlendi. Gaziosmanpaşa Savcılığının olayla ilgili fezlekesiyle Eyüpsultan Cumhuriyet Başsavcılığı, 20 polis hakkında "müdafaa ve zaruret sınırını aşarak faili belli olmayacak şekilde adam öldürmek" iddiasıyla dava açtı. İstanbul Eyüp Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Eyüp Ağır Ceza Mahkemesi'ne açılan dava kamu güvenliğinin sağlanamayacağı gerekçesiyle Trabzon'a gönderildi. 11 Eylül 1995'te Trabzon Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlayan yargılama süreci, beş yıl içinde otuz bir duruşma yapılarak 3 Mart 2000'de karara bağlandı.

Yargılanan yirmi polis memurundan Adem Albayrak dört kişiyi öldürmekten altı yıl sekiz ay, Mehmet Gündoğan iki kişiyi öldürmekten üç yıl dokuz ay hapse mahkûm edilirken, (cezalar ertelendi), diğer on sekiz sanık polisin ise beraatine karar verildi. Ancak Yargıtay, Albayrak ve Gündoğan hakkında verilen kararı “Haklarında adam öldürme ile ilgili net bir açıklığın olmadığı” gerekçesiyle bozdu. Yargıtay, sanıkların Türk Ceza Kanunu 49. maddesine göre yargılanmasını istedi. Bunun üzerine dava Trabzon Ağır Ceza Mahkemesi'nde tekrar görülmeye başladı. Ancak aileler ve avukatlar Yargıtay kararı ile devletin bir kere daha kendini aklayacağı gerekçesiyle davadan çekildiklerini bildirdiler. Tekrar görülmeye başlanan dava üçüncü celsede karara bağlandı. Mahkeme heyeti Albayrak ve Gündoğan'a toplam dört yıl otuz iki ay hapis cezası verdi.

Bunun yanında olaydan yıllar sonra çıkan Ergenekon iddianamelerinde olayın içinde emekli Tuğgeneral Veli Küçük'ün parmağı olduğu ileri sürüldü.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi

Kararın 11 Temmuz 2002'de Yargıtay tarafından onanması üzerine yakınlarını kaybeden 22 kişi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurdu. Yargılama sonucunda mahkeme 27 Temmuz 2005'te açıklanan kararda Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 2. maddesinde düzenlenen, "yaşama hakkı" ve 13. maddesinde düzenlenen "millî makamlara başvuru yollarının kapatılması" hükümlerine aykırı davrandığı sonucuna vardı. Mahkeme Gazi Mahallesi'nde ölen on iki kişi ile Ümraniye'de ölen beş vatandaşın ailelerine tazminat ödenmesine karar verdi. Olaylarda ölen on yedi kişi için ayrı ayrı otuz bin avro tazminat verilmesine hükmeden mahkeme, böylece Türkiye'yi toplam 510 bin Euro tazminat ödemeye mahkûm etti.

Konuyla ilgili Meclis Araştırması Önergesi

Diyarbakır BDP Milletvekili Gültan Kışanak ve 19 BDP milletvekili, 1995'te meydana gelen İstanbul Gazi Mahallesi olaylarının araştırılması amacıyla 12 Mart 2008 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına önerge vermişlerdir.[4] İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu ve 19 HDP Milletvekili, 1995'te meydana gelen İstanbul Gazi Mahallesi olaylarının tüm yönleriyle araştırılması amacıyla 17 Mart 2021 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına araştırma önerge vermişlerdir.[5]

Olaylarda hayatını kaybedenler

  • Halil Kaya
  • Mehmet Gündüz
  • Zeynep Poyraz
  • Fadime Bingöl
  • İsmihan Yüksel
  • Ali Yıldırım
  • Dilek Sevinç
  • Reis Kopal
  • Fevzi Tunç
  • Mümtaz Kaya
  • Genco Demir
  • İsmail Baltacı
  • Hasan Pugan
  • Hasan Sel
  • Sezgin Engin
  • Dinçer Yılmaz
  • Hasan Gürgen
  • Hakan Çabuk
  • Yaşar Aydın
  • Dilek Şimşek
  • Hasan Ersizer

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ a b "28 Şubat 1997 Darbesi "Son Darbe" 4. Bölüm ([[Mehmet Ali Birand]] - Son Darbe: 28 Şubat". 1 Nisan 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 30 Aralık 2015. 
  2. ^ "Arşivlenmiş kopya". 26 Temmuz 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 26 Temmuz 2021. 
  3. ^ "Önüm, arkam, sağım,solum provakasyon!". 25 Temmuz 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 9 Mart 2010. 
  4. ^ "TBMM Tutanak Dergisi". 28 Aralık 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Mart 2010. 
  5. ^ "TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ". TBMM. 31 Mart 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 31 Mart 2021. 
  6. ^ [tr.wikipedia.org/wiki/1995_Azerbaycan_darbe_girişimi "1995 Azerbaycan darbe girişimi"] |url= değerini kontrol edin (yardım). 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Necmettin Erbakan</span> 23. Türkiye başbakanı

Necmettin Erbakan, Türk yüksek makine mühendisi, akademisyen, siyasetçi ve Millî Görüş ideolojisinin kurucusudur. Başbakan yardımcılığı ve başbakanlık görevlerinde bulunmuştur. 1974 yılında Bülent Ecevit liderliğindeki Cumhuriyet Halk Partisi ile kurulan koalisyon hükûmetinde başbakan yardımcısı ve devlet bakanı olmuştur. 1974 Genel Affı ve Kıbrıs Harekâtı'na destek vermiştir. 1996'da başbakan olmuş, başbakanlık görevini 28 Haziran 1996 ile 30 Haziran 1997 tarihleri arasında sürdürmüştür. 28 Şubat sürecinde istifa etmeye zorlanmış, partisi kapatılmış ve kendisine 5 yıl süreliğine siyaset yasağı getirilmiştir. Kayıp Trilyon Davası'nda 2 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılmıştır.

2005 Şemdinli olayları, 9 Kasım 2005'te Hakkâri ili Şemdinli ilçesindeki Umut Kitabevinin bombalanması olayıdır.

<span class="mw-page-title-main">Devrimci Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi</span> 1978de kurulan ve 1994te yeniden adlandırılan komünist örgüt

Devrimci Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi, 30 Mart 1994 tarihinde Devrimci Sol örgütünün partileşme kararı alması ile Dursun Karataş liderliğinde kurulan Türkiye'de yasa dışı kabul edilen Marksist-Leninist partidir. Örgüte bağlı olarak faaliyet gösteren Devrimci Halk Kurtuluş Partisi (DHKP), genellikle DHKP-C'nin siyasal işlerinde sorumlu olarak faaliyet göstermektedir. Devrimci Halk Kurtuluş Cephesi (DHKC) ise örgütün silahlı faaliyetlerinden sorumludur. Cephe, Türk güvenlik güçlerine, bürokratlara ve hükûmet üyelerine karşı ölümlü saldırılar gerçekleştirmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Yassıada Yargılamaları</span> 1960 darbesinden sonraki mahkeme süreci

Yassıada Yargılamaları, 27 Mayıs 1960 Darbesi'nden sonra iktidardan uzaklaştırılan Demokrat Parti yönetiminin, darbeyi gerçekleştiren cunta tarafından kurulan özel bir mahkemede yargılandığı davalar dizisi. Yargılamalar Demokrasi ve Özgürlük Adası 'nda yapıldığı için bu isimle anılırlar. İki eski bakan ve bir başbakanın idam edilmesiyle sonuçlanan yargılamalar, Türk siyasi hayatında çok önemli bir yere sahiptir ve bu konudaki tartışmalar günümüzde de sürmektedir.

Manisa davası ya da Manisalı gençler davası, Manisa'da, çoğu lise öğrencisi olan 16 gence 26 Aralık 1995'te gözaltına alınmalarının ardından yasa dışı örgüt üyesi oldukları iddiasıyla açılan dava ile bu gençlere gözaltında işkence yaptıkları iddiasıyla polislere karşı açılan davalara, basında ve halk arasında verilen addır. Davalar Türkiye'de insan hakları alanında verilen mücadelenin simgesi oldu ve uzun süre devam etti.

Piyangotepe Katliamı, 16 Mayıs 1979'da Ankara'nın İncirli Mahallesi'nde genellikle solcuların gittiği bir kahvehanenin sağ görüşlü militanlar tarafından basılarak 7 kişinin ölümü ve 2 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan katliam. Sanıklardan Ali Bülent Orkan, 12 Eylül Darbesi'nden sonra idam edildi.

1981 Türkiye'nin Paris Başkonsolosluğu saldırısı, 24 Eylül 1981 tarihinde Türkiye'nin Paris Başkonsolosluğuna ve Kültür Ateşeliği'ne yapılan silahlı saldırı.

Maraş Katliamı veya Maraş Olayları, 19 Aralık ile 26 Aralık 1978'de Kahramanmaraş'ta meydana gelen Aleviler'e, Kürtler'e ve solculara yönelik katliamdır. Yedi gün süren olaylar sırasında iddianameye göre 111 kişi öldürüldü. Aleviler'e ait 559 ev yakıldı, 290'a yakın iş yeri tahrip edildi. 23 yıl süren davalar sonunda 22 kişi idam, 7 kişi müebbet hapis, 321 kişi de 1-24 yıl arasında hapis cezası aldı. Katliamda önemli rol oynayan 68 kişiye ise ulaşılamadı. 12 Eylül Darbesi'ne sebep olan olaylardan biri olarak kabul edilmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Ümraniye Katliamı</span> Türkiyede bir katliam

Ümraniye Katliamı ya da Ümraniye hadisesi, 17 Mart 1978 tarihinde Ümraniye'nin 1 Mayıs Mahallesinde Milliyetçi İşçi Sendikaları Konfederasyonuna üye olan ve Giresun'un Çanakçı ilçesinden gelen beş işçinin Türkiye İşçi Köylü Kurtuluş Ordusu (TİKKO) mensupları tarafından öldürüldüğü olay. Öldürülen işçilerin bazılarının kulakları kesilmiş, ikisinin gözleri oyulmuş, bazılarının da erkeklik uzuvları kesilmiştir. Her birinin başına da ateş edilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Cumartesi Anneleri</span> İstanbul, Galatasaray Meydanında düzenlenen oturma eylemine katılan topluluk

Cumartesi Anneleri, 27 Mayıs 1995'ten bu yana her cumartesi günü Galatasaray Meydanı'nda oturma eylemleri düzenleyerek gözaltında kaybolan yakınlarını ve faili meçhul siyasi cinayetlere kurban giden yakınlarının faillerini arayanlardan oluşan bir topluluktur.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye'de 1 Mayıs İşçi Bayramı</span>

1 Mayıs İşçi Bayramı, Türkiye'de ilk kez 1923'te resmî olarak kutlanmıştır. 2008 Nisan'ında, "Emek ve Dayanışma Günü" olarak kutlanması kabul edilmiştir. 22 Nisan 2009 tarihinde TBMM'de kabul edilen 5892 sayılı yasanın, 27 Nisan 2009'da Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmesi ile, 1 Mayıs resmî tatil ilan edilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Kobani Olayları</span> 7-12 Ekim 2014 tarihinde Türkiyede çıkan eylemler

Kobani Olayları veya 6-7 Ekim Olayları, IŞİD'in Kobani'yi kuşatmasına karşılık YPG militanlarının Türkiye sınırları üzerinden silah nakli yapmasına izin vermeyen 62. Türkiye Hükûmeti'ne tepki olarak HDP Merkez Yürütme Kurulunun 6 Ekim'de aldığı kararla ve sokağa çıkma çağrısıyla başlayan protesto eylemleri ve silahlı çatışmalar bütünü. Silahlı çatışmalar, YDG-H üyelerinin öncülüğünde başlatıldı ve daha sonra HÜDA-PAR taraftarlarının ve ülkücülerin de çatışmalara katılımıyla ve ardından polis güçlerinin müdahaleleriyle büyüdü. Olaylar sırasında güneydoğu Anadolu'da Türk güvenlik güçleri ile PKK militanları arasında meydana gelen ve can kayıplarıyla sonuçlanan çatışmalar da gerginliğin tırmanmasına katkıda bulundu.

28-29 Nisan Olayları, Demokrat Parti (DP) tarafından hazırlanan ve 27 Nisan 1960 tarihinde Mecliste büyük çoğunlukla kabul edilen Tahkikat Komisyonu'nu protesto etmek amacıyla 28 Nisan 1960'da İstanbul, 29 Nisan 1960'da ise Ankara'da üniversite öğrencileri tarafından yapılan üniversitelerde öğretim görevlisi olarak çalışan akademisyenlerin de desteklediği gösteriler. Polislerin olaya müdahale etmesiyle 2 öğrenci polis ateşi sonrası ölmüş, 100 civarı öğrenci yaralanmış, aralarında İstanbul Üniversitesi rektörü Sıddık Sami Onar da olmak üzere akademisyenler polis tarafından tartaklanmıştır. İstanbul'da emniyet güçleri ve vali; öğrencileri dağıtmak için takviye maksadıyla ordu birliklerini çağırmış, fakat askerlerle öğrenciler arasında arbede çıkmamış, bölgeye gelen askerler öğrencilere müdahale etmemiştir. Hatta, polisin gözaltına alıp askere teslim ettiği öğrenciler, askerler tarafından serbest bırakılmıştır. Gösterilerden yaklaşık bir ay sonra, Millî Birlik Komitesi emir komuta zinciri dışında gerçekleştirdiği askeri müdahale ile DP iktidarını devirmiştir.

<span class="mw-page-title-main">2012 Sultangazi saldırısı</span>

11 Eylül 2012'de, İstanbul'un Sultangazi ilçesi Gazi mahallesindeki 75. Yıl Polis Merkezine bir intihar saldırısı düzenlendi. Binaya girmeye çalışan bir kişi, polislerin engellemesi nedeniyle içeri girememesi sonrasında üzerindeki patlayıcıları binanın girişinde patlattı. Saldırgan olay yerinde, yaralanan bir polis ise hastaneye kaldırıldığı esnada öldü. Dördü polis, üç ya da dördü sivil olmak üzere toplam 7 ya da 8 kişinin yaralandığı saldırıyı, yapılan soruşturma sonrasında Devrimci Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi (DHKP-C) mensubu İbrahim Çuhadar'ın gerçekleştirdiği tespit edildi. DHKP-C de yaptığı açıklamayla saldırının sorumluluğunu üstlenirken örgüt üyesi Hasan Selim Gönen'in, 21 Temmuz'da 75. Yıl Polis Merkezine bağlı polislerle girdiği çatışmada öldürülmesi, saldırının gerekçesi olarak gösterildi.

<span class="mw-page-title-main">2015-16 Şırnak çatışmaları</span> Şırnak merkezli çatışmalar bütünü

2015-2016 Şırnak çatışmaları, Türkiye'nin Şırnak il merkezi ile birlikte Cizre, İdil ve Silopi ilçelerinde 2015 yılının ikinci yarısından sonra özyönetim talepleri sonucu başlayan, güvenlik güçleri ile PKK, YDG-H ve YPS mensupları arasında devam eden çatışmalar bütünü. Çatışmaların olduğu bölgelerdeki birçok mahalleye hendekler kazılmış, bu gelişmelerin ardından ildeki birçok mahallede sokağa çıkma yasakları ilan edilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Hendek operasyonları</span> TSK ve Türk Emniyetinin bölücü terör örgütü PKKya karşı Güneydoğu Anadoluda düzenlediği operasyonlar

Hendek operasyonları; Türk Güvenlik Güçlerince, PKK militanlarına karşı ortak olarak gerçekleştirilen Sur, Cizre ve Nusaybin merkezli askerî operasyonlardır. Bu operasyonların gerçekleştirildiği bölgelerin bazılarında sokağa çıkma yasakları uygulanmış ve bazıları geçici süreyle askerî güvenlik bölgesi ilan edilmiş; PKK militanlarının etkisiz hâle getirildiği, hendeklerin kapatıldığı, barikatların kaldırıldığı ve güvenliğin sağlandığı bölgelerde sokağa çıkma yasakları kaldırılmıştır.

Hasan Ocak, Gazi Mahallesi olayları sonrası gözaltına alındıktan sonra kaybolan ve daha sonra cesedi bulunan öğretmen ve çay ocağı işletmecisidir. Cesedinin bulunması sonrası "Cumartesi Anneleri" olarak bilinen eylemler başlamıştır.

Gezi Parkı davası, 28 Mayıs - 30 Ağustos 2013 tarihleri arasında gerçekleşen Gezi Parkı olaylarını organize ettikleri iddiası ile 16 kişinin yargılandığı davadır.

<span class="mw-page-title-main">İstanbul'da COVID-19 pandemisi</span>

İstanbul'da COVID-19 pandemisi, Çin'in Hubei bölgesinin başkenti olan Vuhan'da ortaya çıkan COVID-19 hastalığı, uluslararası alana yayılarak koronavirüs pandemisine dönüşmesiyle Türkiye'nin İstanbul ilinde de Türkiye Sağlık Bakanlığı açıklamalarına göre 25 Ekim 2020 itibarıyla 140.192 kişide görüldü, 3.253 kişi ise öldü.

Bu sayfada, 1980 yılında Türkiye'de görevdeki siyasi kurumlar ve kişiler, yaşanan olaylar, doğan ve ölen kişiler yer alır.