İçeriğe atla

Galile değişmezliği

Galile değişmezliği ya da Galile göreliliği der ki; hareket kanunlarının hepsi eylemsiz çerçeve içinde olur. Galileo Galilei bu prensibi ilk olarak 1632'de İki Dünya Sistemi Hakkında Diyalog (Dialogue Concerning the Two Chief World Systems) adlı kitabında kullanmıştır. Prensibi açıklarken gemi örneğini vermiştir. Sakin bir denizde, hiçbir yere çarpmadan sabit hızda giden gemide, güvertenin altında olan bir gözlemci geminin hareketsiz olduğunu ya da hareket edip etmediğini söyleyemez demiştir. Bir diğer güzel örnekse; Dünyamız Güneş'in etrafında saniyede yaklaşık olarak 30 kilometre/saniye hızla dönmektedir ve güvertedeki gözlemci gibi biz de Dünya hakkında teknik olarak bu eylemsiz çerçeve kuralına uymasa da aynı şeyleri söyleyebiliriz.

Formülleştirme

Özel olarak, Galile değişmezliği terimi bugün birçok prensibin yerine kullanılmaktadır, klasik mekaniğin kullanımında olduğu gibi yani Newton kanunları bütün eylemsizlik çerçeve konularını içinde barındırmaktadır. Bu yazıda bu durum bazen Newton göreliliği olarak da kullanılacaktır.

Newton'un teorileri arasından aksiyomlar:

  1. Mutlak bir sonsuzluk vardır ki Newton yasalarında bu doğru belirtmedir. Eylemsiz çerçeve bir referans çerçevedir bağıl düzgün hızdan mutlak sonsuza kadar.
  2. Bütün eylemsiz çerçeveler evrensel zamanı paylaşır.

Galile göreliliği şöyle gösterilebilir. İki tane eylemsiz çerçeve olduğunu düşünelim. Biri S ve diğeri S' . S deki olacak olan bir fiziksel olayın konumu r = (x, y, z) olsun ve zamanı t olsun. Aynı durum S' içinde geçerli. Üstteki ikinci aksiyomdan, iki çerçeveden bir tane zaman senkronize olacaktır t = t' . S' deki hareket, S e göre düzgün bağıl hızı v olsun. S de bir nokta cismin konumu r = r(t) olur. Ve de buradan

Objenin hızı, konumdan türetilen zamandan verilir:

Bir diğer türev iki çerçevedeki ivmeyi verir:

Bunlar Galile göreliliğin basit fakat çok önemli sonuçlarıdır. Farz edelim ki kütle iki çerçevede değişmesin, yukarıdaki denklikler Newton'un mekanik yasalarını gösteriyor. Eğer bir tanesi bir çerçevede geçerliyse diğer tüm çerçevelerde geçerlidir demektir. Mutlak uzayda durum geçerli oluyorsa, Galile göreliliğinde de geçerli oluyordur.

Newton’un teorisine karşın özel görelilik

Bir karşılaştırma Newton'un göreliliği ve özel görelilik arasında yapılabilir. Newton'un teorisinden bazı varsayımlar ve özellikler:

  1. Birçok sonsuz çerçevenin varlığı söz konusudur. Her bir çerçeve sonsuzdur(bütün evreni kapsamaktadır). Herhangi iki çerçeve birbirine göre düzgün bağıl harekettedir (Mekaniğin doğal rölavistiği yukarıdaki denklemlerden türemiştir bu da bize gösterir ki mutlak sonsuz varsayımı gereklidir.)
  2. Eylemsiz çerçeve mümkün olan tüm bağıl harekette hareket eder.
  3. Evrensel ya da mutlak zaman vardır.
  4. İki farklı eylemsiz çerçeve Galile Dönüşümü ile bağlantılıdır.
  5. Bütün eylemsizlik çerçevelerde Newton kanunları ve yerçekimi geçerlidir.

Özel görelilikten karşılaştırmalar:

  1. Tüm bağıl hız hareketlerine izin vermek yerine, iki eylemsiz çerçevede bağıl olan hızlar ışık hızıyla sınırlıdır
  2. Evrensel zaman yerine, her eylemsiz çerçevenin kendine özel zamanı vardır.
  3. Galile dönüşümleri Lorentz dönüşümleri ile yer değiştirir.
  4. Bütün eylemsiz çerçevelerde, bütün fizik kanunları aynıdır.

Bütün teoriler eylemsiz çerçevenin olduğunu varsayar. Uygulamada, çerçevenin büyüklüğü ile kuralların geçerli kalması büyük farklılık gösterir, yerçekimsel gelgitlere bağlıdır. Newton kanunlarının geçerli olduğu eylemsiz çerçevelerde, çerçeveler yaklaşık 107 ışık yılı genişler.

Özel görelilikte, mesela Einstein kabininde, kabinler yerçekimli ortamlarda serbest düşerler. Einstein'ın düşüncesine göre, bir adam yerçekim olmayan bir kabinde bulunursa eylemsiz çerçeveye yakın bir ortamda bulunmuş olur. Fakat, kabin küçük olduğu için etrafındaki şartlardan etkilenir yani yerçekimi alanı dış dünyayla paralel sayılır. Newton kanunlarıyla kıyaslandığında, bu durum eylemsiz yerçekimini büyük derecede azaltır. Mesela, dünyamızın etrafında dönen yapay uydular kabin olarak düşünülebilir. Fakat, mantıken mikro yerçekimde olsa dünyadan dolayı kabin etkilenecektir.

Genel olarak, evrendeki yerçekimi alanı lokal eylemsiz çerçevenin ölçüsünü belirleyecektir. Mesela bir uzay gemisi, kara deliğe ya da nütron yıldızına girdi ve gelgit kuvvetlerine mağruz kaldı ve parçalandı. Bu tür kuvvetler astronotlar için rahatsız edici bir durum olabiliyor. (eklem yerlerine baskı ve dudaklarını genişletmekte zorlanıyorlar) Ölçü daha çok azaltıldığında tüm kuvvetler neredeyse bir farenin üzerinde bile etkili olmuyor. Durumu özetlersek, eğer ölçü doğru seçilmiş olursa, serbest düşme çerçevesi lokal eylemsiz olur.

Elektromanyetizma

Maxwell denklemlerinin yönettiği elektromanyetizmanın sahip olduğu farklı simetrilerin ve Lorentz değişmezliğinin, değişen hızdan etkilenen zaman ve uzunluk altında lorentz dönüşümleri tarafından tanımlanmıştır.

Albert Einstein'ın formülüze ettiği özel görelilik, tamamen tutarlılık gösterdiği elektromanyetizma ve mekanik yeniden gözden geçirilmiştir ve Lorentz değişmezliği Galile değişmezliği ile yer değiştirmiştir.Günlük yaşantımızdaki düşük bağıl hızlarda Lorentz değişmezliği ile Galile değişmezliği neredeyse aynıdır fakat yüksek bağıl hızlarda, ışık hızı gibi, bunlar farklılık gösterir.

İş, kinetik enerji ve momentum

Referansı eylemsiz çerçeve olunca kuvvet objelere uygulandığında, uzaklık tarafından kapatılır yani iş yapmış olur. Newton'un üçüncü kanununa göre, etkiyen kuvvet eylemsizlik çerçevesinde karşı yöne iş yapmış olur. Topla iş eylemsiz çerçeve referansından bağımsız işler.

Hız değiştiği için enerjinin de değişmesine rağmen, kinetik enerjinin değişimi eylemsiz çerçeve referansına bağlıdır. İzole edilmiş sistemde bile kinetik enerji eylemsiz çerçeve referansına bağlıdır. Momentum çerçevesinin merkezindeki toplam kütlenin sahip olduğu toplam kinetik enerji, kütle merkezinde toplanmış gibidir. Momentumun korunumundan dolayı zaman ile değişmez. Yani zaman ile değişen toplam kinetik enerji eylemsiz çerçeveden bağımsızdır.

Buna karşın momentum da eylemsiz çerçeve referansına bağlıyken, hızdaki değişim olmadığı için değişir.

Kaynakça

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Klasik mekanik</span>

Klasik mekanik, makroskobik boyutlarda cisimlerin hareketlerini hem deneysel hem de matematiksel olarak inceleyen, fiziğin iki ana dalından biridir.

<span class="mw-page-title-main">Kuvvet</span> kütleli bir cisme hareket kazandıran etki

Fizik disiplininde, kuvvet bir cismin hızını değiştirmeye zorlayabilen, yani ivmelenmeye sebebiyet verebilen - hızında veya yönünde bir değişiklik oluşturabilen - bir etki olarak tanımlanır, bu etki diğer kuvvetlerle dengelenmediği müddetçe geçerlidir. Itme ya da çekme gibi günlük kullanımda yer alan eylemler, kuvvet konsepti ile matematiksel bir netliğe ulaşır. Kuvvetin hem büyüklüğü hem de yönü önemli olduğundan, kuvvet bir vektör olarak ifade edilir. Kuvvet için SI birimi, newton (N)'dur ve genellikle F simgesi ile gösterilir.

<span class="mw-page-title-main">Özel görelilik</span> izafiyet teorisi, uzay ve zaman arasındaki ilişkiyi açıklayan bir bilimsel teoridir

Fizikte, özel görelilik teorisi veya izafiyet teorisi, uzay ve zaman arasındaki ilişkiyi açıklayan bir bilimsel teoridir. Albert Einstein'ın orijinal çalışmalarında teori, iki varsayıma dayanmaktadır:

  1. Fizik yasaları, tüm süredurum referans çerçevelerinde değişmezdir.
  2. Işık kaynağının veya gözlemcinin hareketinden bağımsız olarak vakumdaki ışığın hızı, tüm gözlemciler için aynıdır.
<span class="mw-page-title-main">Newton'un hareket yasaları</span> Bilimsel Yasalar

Newton'un hareket yasaları, bir cisim üzerine etki eden kuvvetler ve cismin yaptığı hareket arasındaki ilişkileri ortaya koyan üç yasadır. İlk kez Isaac Newton tarafından 5 Temmuz 1687 tarihinde yayımlanan Philosophiae Naturalis Principia Mathematica adlı çalışmada ortaya konmuştur. Bu yasalar klasik mekaniğin temelini oluşturmuş, bizzat Newton tarafından fiziksel nesnelerin hareketleri ile ilgili birçok olayın açıklanmasında kullanılmıştır. Newton, çalışmasının üçüncü bölümünde, bu hareket yasalarını ve yine kendi bulduğu evrensel kütleçekim yasasını kullanarak Kepler'in gezegensel hareket yasalarının elde edilebileceğini göstermiştir.

1. Yasa
Eylemsiz referans sistemi adı verilen öyle referans sistemleri seçebiliriz ki, bu sistemde bulunan bir parçacık üzerine bir net kuvvet etki etmiyorsa cismin hızında herhangi bir değişiklik olmaz. Bu yasa genellikle şu şekilde basitleştirilir: “Bir cisim üzerine dengelenmemiş bir dış kuvvet etki etmedikçe, cisim hareket durumunu korur.”
2. Yasa
Eylemsiz bir referans sisteminde, bir parçacık üzerindeki net kuvvet onun çizgisel momentumunun zaman ile değişimi ile orantılıdır:
<span class="mw-page-title-main">İş (fizik)</span>

Fizikte, bir kuvvet bir cisim üzerine etki ettiğinde ve kuvvetin uygulama yönünde konum değişikliği olduğunda iş yaptığı söylenir. Örneğin, bir valizi yerden kaldırdığınızda, valiz üzerine yapılan iş kaldırıldığı yükseklik süresince ağırlığını kaldırmak için aldığı kuvvettir.

<span class="mw-page-title-main">Kurtulma hızı</span> bir cismin kendisini bağlayan kütleçekim alanından kurtulak için varması gereken hız

Fizikte, kurtulma hızı kütleçekim alanındaki herhangi bir cismin kinetik enerjisinin söz konusu alana bağıl potansiyel enerjisine eşit olduğu andaki hızıdır. Genellikle üç boyutlu bir uzayda bulunan cismin kendisini etkileyen kütleçekim alanından kurtulabilmesi için ulaşması gereken sürati ifade eder.

<span class="mw-page-title-main">Görelilik ilkesi</span> Fizik yasalarının tüm referans çerçevelerinde aynı olması gerektiğini belirten fizik ilkesi

Görelik teorisi ya da basitçe fizikte görelilik genellikle Albert Einstein'ın iki teorisini kapsar. Bunlar özel görecelik ve genel göreceliktir.

<span class="mw-page-title-main">Hız</span> vektörel bir fiziksel nicelik

Hız, bir nesnenin hareket yönü ile birlikte olan süratini ifade eder. Hız, cisimlerin hareketini tanımlayan bir klasik mekanik dalı olan kinematikte temel bir kavramdır.

<span class="mw-page-title-main">Hareket eden mıknatıs ve iletken problemi</span> düşünce deneyi

Hareketli mıknatıs ve iletken problemi 19. yüzyılda ortaya çıkan, klasik elektromanyetizma ve özel görelilik kesişimi ile ilgili ünlü bir düşünce deneyidir. Mıknatısa göre sabit hız (v) ile hareket eden iletkendeki akım, mıknatısın ve iletkenin referans sistemlerinde hesaplanır. "Sadece "göreli" hareket gözlemlenebilir, diğerlerinin mutlak bir standardı yoktur." diye belirten temel görelilik ilkesi doğrultusunda, deneydeki gözlemlenebilir miktar olan akım, her durumda aynıdır. Ancak, Maxwell denklemlerine göre, iletkendeki yük, mıknatıs referans sisteminde "manyetik kuvvete" ve iletken referans sisteminde "elektrik kuvvetine" maruz kalır. Aynı olgu, gözlemcinin referans sistemine bağlı olarak iki farklı tanımları var gibi görünebilir.

Lorentz faktörü veya Lorentz terimi bir cismin herhangi bir hıza sahip olmadığı durumla bir hıza sahip olması sırasında kütle, zaman ve uzay ölçümlerinde oluşacak ölçüm farklılıklarını açıklayan niceliktir. Lorentz faktörü, referans çerçeveleri arasında dönüşüm yapılabilmesini sağlayan Lorentz dönüşümünden doğar. Faktör, Lorentz elektrodinamiği içindeki erken görünümü yüzünden Hollandalı fizikçi Hendrik Lorentz adına ithaf edilmiştir.

Genel görelilik fiziğinde, eşdeğerlik ilkesi, kütleçekimsel kütle ve eylemsiz kütle arasındaki eşdeğerlikle ilgilenen çeşitli kavramlardan biridir. Einstein'in gözlemlerine göre büyük kütleli bir cismin üzerinde durulduğunda hissedilen kütleçekimsel kuvvet, eylemsiz olmayan (ivmeli) referans çerçevesindeki bir gözlemcinin hissettiği uydurma kuvvetle aynıdır.

Fizikte konuşlanma sistemi farklı zaman dilimlerinde nesnelerin konum ve yönelim gibi özelliklerini belirlemek ve ölçmek için kullanılan bir koordinat sistemini ifade etmektedir. Ayrıca bu özelliklerin temsilinde kullanılan kümelerini de içerebilmektedir. Daha zayıf bir anlamda, bir konuşlanma sistemi yalnızca koordinatları betimlememektedir, aynı zamanda bu sistemde hareket eden nesnelerin ayırt edilmesinde her zaman dilimi için aynı üç boyutlu alanları da tanımlamaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Kütleçekimsel elektromanyetizma</span>

Kütleçekimsel Elektromanyetizm, kısaltılmışı KEM, elektromanyetizm ve göreli kütleçekimi arasındaki eşitliklerin benzeşiklerinden oluşan bir settir; Özellikle: Maxwell'in alan eşitliği ve yakınsaması ve bazı durumlarda Einstein'ın genel göreliliğindeki alan eşitliklerinden bulunabilir. Kütleçekimsel manyetizm genelde özellikle kütleçekiminin kinetik etkilerini belirtmek için kullanılır, hareketli elektrik yükünün manyetik etkilerinin benzeşiğidir. KEM, yalıtılmış sistemlerden uzakta olduğunda ve yavaş hareket eden deney parçacıklarında daha geçerli ve doğrudur. 1893'te ilk kez genel görelilikten önce, Oliver Heaviside tarafından yayınlandığından beri benzeşiğinde ve eşitliklerinde çok az değişiklik olmuştur.

Fizikte, dairesel hareket bir nesnenin dairesel bir yörünge boyunca bir rotasyon ya da çemberin çevresinde yaptığı harekettir. Rotasyonun sürekli açısal değeriyle birlikte düzgün ya da değişen rotasyon değeriyle düzensiz olabilir. 3 boyutlu bir cismin sabit ekseni etrafındaki rotasyon parçalarının dairesel hareketini içerir. Hareketin denkliği bir cisim kütlesinin merkezini tanımlar.

<span class="mw-page-title-main">Mutlak zaman ve mekan</span>

Aslen Sir Isaac Newton tarafından Doğa Felsefesinin Matematiksel İlkeleri adlı kitabında tanıtılan mutlak zaman ve mekan kavramları Newton mekaniğini kolaylaştıran teorik bir temel sağlamıştır. Newton'a göre, mutlak zaman ve mekan sırasıyla nesnel gerçekliğin bağımsız yönleridir. Mutlak, gerçek ve matematiksel zaman, kendisi ve kendi doğası gereği değişmeyen ve değiştirilmeyen şekilde akar ve diğer bir deyişle ‘süre’ denir; göreceli, görünür ve genel zaman, hareketle ifade edilen sürenin makul ve dış ölçüsüdür ki bu da genellikle ‘gerçek zaman’ olarak adlandırılır.

Ehrenfest paradoksu, görelilik teorisinde “biçimi bozulmaz” bir diskin dönme hareketini ele almaktadır. Paul Ehrenfest tarafından 1909 yılında özel görelilik kapsamında Born Biçimi Bozulmazlığı kavramıyla ilişkilendirdiği özgün formülasyonunda, kendi simetri ekseni etrafında döndürülen bir ideal biçimi bozulmaz silindirden bahsetmektedir. Laboratuvar çerçevesindeki ölçümde R olan yarıçap her zaman harekete dik yönde olacağından dolayı, duran çerçevede ölçülen R0 yarıçapına eşit olmalıdır. Ancak, çevre (2πR) durmakta olandan daha küçük bir değere γ genel faktorünce Lorentz-Kısalmış olarak gözlenmelidir. Bu şöyle bir çelişkiye yol açmaktadır; R=R0 ve R<R0. Paradoks daha sonra Albert Einstein tarafından detaylıca incelendi, Einstein dış kenar çizgisi üzerine yerleştirilen ve dış kenar çizgisi ile birlikte dönen ölçüm aletlerinin kısalacağından çevre üzerine daha fazla yerleştirileceğini ve çevrenin 2πR den daha büyük görüneceğini gösterdi. Bu dönen gözlemciler için geometrinin Öklid-Dışı geometri olduğunu gösterdi ve bu gösterge Einsten'in Genel Görelilik Kuramı gelişiminde çok önemliydi. Gerçek malzemelerden yapılan içinde ses hızına yakın çapraz hız ile dönen herhangi bir biçimi bozulma nesne merkezkaç kuvvetinden dolayı Rupture noktasını aşacaktır çünkü merkezkaç basıncı malzemenin kesme katsayısını aşamaz.

<span class="mw-page-title-main">Sabit bir eksen etrafında dönme</span> dönme hareketinin özel bir durumu

Sabit bir eksen etrafında dönme dönme hareketinin özel bir durumudur. Sabit eksen hipotez yönünü değiştirerek bir eksen olasılığını dışlar ve salınım devinim gibi olguları tarif edemez. Euler’in dönme teoremine göre, Aynı zamanda, sabit eksenler boyunca eş zamanlı rotasyon imkânsızdır. Eğer iki rotasyona aynı anda kuvvet uygulanırsa, rotasyonun yeni ekseni oluşur.

<span class="mw-page-title-main">Göreli Doppler etkisi</span>

Relativistik Doppler Etkisi ya da Göreli Doppler etkisi, adını ünlü bilim insanı ve matematikçi Christian Andreas Doppler'dan almakta olup, kısaca dalga özelliği gösteren herhangi bir fiziksel varlığın frekans dalga boyu Dalga boyu, bir dalga görüntüsünün tekrarlanan birimleri arasındaki mesafedir. Yaygın olarak Yunanca lamda (λ) harfi ile gösterilmektedir. hareketli bir gözlemci tarafından farklı zaman ve/veya konumlarda farklı algılanması olayıdır. Bu da göreli olduğunu belirtir. Herhangi bir A konumundan B konumuna gitmek icin fiziksel bir dalga ortamı'na ihtiyaç duyan dalgalar icin Doppler Etkisi hesaplamaları yapılırken, dalga kaynağı ve gözlemcinin birbirine göre konum, yön ve hızlarının yanında dalganın içinde veya üzerinde hareket ettiği dalga ortamının da fiziksel yapısı dikkate alınmak zorundadır. Eğer söz konusu dalga herhangi bir A konumundan B konumuna gitmek için fiziksel bir dalga ortamına ihtiyaç duymuyor ise Doppler Etkisi hesaplamalarında sadece dalga kaynağının ve gözlemcinin birbirine göre birim zamandaki konumlarının değerlendirilmesi yeterlidir. Göreli doppler olayı değişikliği olduğu frekansa ışık kaynağının göreceli hareketine göredir ve, Göreli Doppler etkisi relativistik olmayan farklı Doppler etkisi denklemleri dahil olarak zaman genişlemesi etkisini özel görelilik ve referans noktası olarak yayılma ortamı dahil değildir. Lorentz simetri gözlenen frekanslar için toplam farkı anlatır.

İvmeli referans çerçevesi, ivmesi olan bir referans çerçevesidir. Genel olarak sıfırdan farklı bir ivme algılar. Kavisli uzay-zamanda tüm çerçevelerin eylemsiz olmayan durumu vardır.

<span class="mw-page-title-main">Yörünge durum vektörleri</span>

Yörünge durum vektörleri veya durum vektörleri, gök mekaniği ve yörünge mekaniğinde, konum ve hız kartezyen vektörlerin zaman (devir) ile birlikte uzaydaki yörüngede bulunan bir cismin benzersiz şekildeki gidim izinin belirlenmesidir.