
İbn Haldun, modern tarihyazımının, sosyolojinin ve iktisatın öncülerinden kabul edilen 14. yüzyıl düşünürü, devlet adamı ve tarihçisidir. Ayrıca İslam aleminde Liberalizm ilkelerini kitaplarında bulunduran ilk Müslüman düşünür. Köklü bir aileden geldiği için iyi bir eğitim aldı. Tunus ve Fas'ta devlet görevlerinde bulunduktan sonra Gırnata ve Mısır'da çalıştı. Kuzey Afrika'nın o dönem istikrarsız ve entrikalarla dolu siyasal yaşamı 2 yıl hapiste yatmasına neden oldu. Bedevi kabilelerini çok iyi tanımasından dolayı aranan bir devlet adamı ve danışman oldu. Mısır'da 6 defa Maliki kadılığı yaptı. Şam'ı işgal eden Timur ile görüşmesi bir fatih ile bir bilginin ilginç buluşması olarak tarihe geçti.

İbn Sînâ veya Ebu Ali Sînâ ya da Batılıların söyleyişiyle Avicenna, İslam'ın Altın Çağı döneminin en önemli doktorlarından, astronomlarından, düşünürlerinden, yazarlarından ve bilginlerinden biri olarak kabul edilen Fars polimat ve "polimerik erken tıbbın babası" olarak bilinen tabiptir.
Nakşibendilik, 14. yüzyılda Orta Asya'da Buhara çevresinde gelişen ve adını kurucusu sufi alim Bahâeddin Nakşibend'den alan tasavvuf tarikatı.

Emevîler ya da Emevîler Hilâfeti, Dört Halife Dönemi'nden (632-661) sonra kurulan Müslüman Arap devleti. Ali bin Ebu Talib'in 661'de öldürülmesinden sonra başa geçen Emevîler, 750'de Abbâsîler tarafından yıkılıncaya kadar hüküm sürdüler. Başkenti Şam olan devlet, en geniş sınırlarına Halife Hişâm bin Abdülmelik döneminde sahip oldu. Devletin sınırları Kuzey Afrika, Endülüs, Güney Galya, Mâverâünnehir ve Sind'in fethedilmesiyle doğuda Afganistan'a batıda ise Güney Fransa'ya kadar ulaşmıştır.

Hasan bin Ali bin Ebu Talib, Ali bin Ebu Talib ve Fatıma’nın büyük oğulları ve İslam peygamberi Muhammed'in ilk torunudur. Şiâ çoğunlukla onu on iki imamlarının ikincisi kabul eder, çok küçük bir fırkaya göre ise ikinci imam Hüseyin bin Ali'dir. Bununla birlikte hem Sünni, hem de Şiî ve Alevî İslam anlayışında çok önemli bir yeri vardır; onun, peygamberin Ehli beyt'inden olduğu konusunda herkes hemfikirdir. Babası ile 37 yıl, dedesi ile ise 8 yıl birlikte bulunmuştur. Soyundan gelenlere Şerif denilir.

Kütüb-i Sitte, Altı Kitap anlamına gelen, Ehl-i Sünnet tarafından en sağlam Hadis kaynakları olarak kabul edilmektedir:
- Sahih-i Buhari
- Sahih-i Müslim
- Sünen-i Nesai
- Sünen-i Tirmizi
- Sünen-i Ebu Davud
- Sünen-i İbn Mace

Anakronizm, kişi, nesne veya olayların kendi gerçek zaman ve mekânlarından kopartılıp farklı bir çerçeveye oturtulması olarak değerlendirilmektedir. Anakronizm; edebiyatta kasıtlı olarak abartı, propaganda, komedi veya şok amacıyla da kullanılabilir. Bir yazar, sanatçı veya icracı; teknoloji, terminoloji ve dil; gelenek ve tutumlar ve hatta farklı tarihsel dönemler arasındaki moda farklılıklarının farkında olmadığında kasıtsız anakronizmler meydana gelebilir. Örneğin İbrani peygamber Yusuf'un ünlü hikâyesinde Mısırlı tüccarlar tarafından bulunarak kuyudan çıkarılan Yusuf, Mısır'a götürülür ve birkaç dirheme asillere satılır. Oysa dirhem, Yunanca kökenli drahmi sözcüğünden türetilen ve İslam'ın çıkış yıllarında da Sasaniler tarafından kullanılan bir para birimidir. Yusuf'un döneminde ise Mısır'da resmî olarak kullanılan bir para birimi yoktur.

Merv, Türkmenistan sınırları içinde tarihi İpek yolu güzergâhı üzerinde kurulmuş, Karakum Çölü'nde bir vaha şehridir.

Dirham, dirhem veya dirhm gümüş bir madeni paraydı ve hala birçok Arap ülkesinde kullanılmakta olan bir para birimidir. Aynı zamanda ilgili kütle birimidir. Adı, eski Yunan para birimi olan drahmiden türemiştir.

Alevîler ya da Zeydî-Alevîler Hanedanlığı İran'ın bugünkü Taberistan (Mazenderan, Gilan ve Gülistan eyaletleri) bölgesinde 9. yüzyılda kurulan ve tarihte Elburz Dağları ile Hazar Denizi arasında yer alan Zeydî-Alevî olarak da bahsedilen, Caferîliğe bağlı olan Şiî Türkmen bir emîrliktir. Anadoludaki Alevîlerin büyük bir kısmının kökeni, günümüz İran'daki Taberistan ve Horasan bölgesindeki Türkmen Alevî, yani Ehl-i Beyt Hanedanına dayanmaktadır. Çapraz evliliklerle Arap-Türkmen aşiretleriyle Anadolu topraklarına uzanan ve varlıklarını sürdüren Zeydî-Alevîler isimlerini, soyundan geldikleri Zeyd-'ûl Alevî'den almaktadırlar.
İslam tıbbı, İslam peygamberi Muhammed dönemindeki geleneksel Arap tıbbından olduğu kadar, Eski Roma tıbbı Unani'den, Eski Hint tıbbı Ayurveda'dan ve Eski İran tıbbından etkilenmiştir.

Mübahele Ayeti, Âl-i İmrân Suresi'nin 61. ayetidir. Mübahele, kelime anlamı olarak "karşılıklı beddua etme" demektir.

İbn Mace veya İbn-i Mace el Kazvini, İranlı hadis bilgini ve düşünür.

Tus Toos veya Tous veya Tus Tūs olarak bilinen, eski Yunanca Susia olarak bilinen İran'da Razavi Horasan eyaletinde antik bir şehirdir. Eskiden Partlar zamanında şehir Susia ismiyle bilinirdi. Yaşlı Pliny lakabıyla tanınan Romalı subay ve ansiklopedi yazarı Gaius Plinius Secundus'a (23-79) göre Susia, kaliteli ünlü baldıranotu ile tanınmıştır.
Dirhem, Birleşik Arap Emirlikleri'nde kullanılan para birimidir. Birleşik Arap Emirlikleri Merkez Bankası tarafından dağıtılır. Dirhem gayriresmî olarak DH ya da Dhs olarak kısaltılır. Dirhemin alt birimi fils (فلس) ve bir tane dirhem 100 tane filse bölünür.

II. Velid veya Velid bin Yezid, on birinci Emeviler halifesidir. Amcası olan halife Hişam bin Abdülmelik'in 743de ölmesi üzerine halife olmuştur. 743 ile 744 yıllarında iki ay yirmi gün süren çok kısa bir dönem halifelik yaptıktan sonra şimdi Ürdün'de bulunan bir kale etrafında yapılan bir savaşta ölmüştür. Yerine halife olarak kuzeni III. Yezid geçmiştir ve o da çok kısa bir dönem halifelik yapmıştır.
İslam inancında imanın şartlarından biri "kitaplara iman"dır. Bu kavram, Allah tarafından bazı peygamberlere kitaplar indirildiğine, bu kitapların içeriklerinin tamamıyle doğru ve gerçek olduğuna inanmak demektir. Kitaplara iman ile ilgili Kur'an'da: "Ey iman edenler, Allah'a, peygamberine, peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman ediniz. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve kıyamet gününü inkâr ederse tam mânasıyla sapıtmıştır" ifadeleri yer almaktadır.
Sahih İbn Habban, İslam alimi İbn Hibban'ın Hadis mecmuasıdır. Sadece sahih tayin edilmiş hadis içerme özelliğine sahiptir. Eserin yazarı Horasan'ın Bust şehrinden olan Ebu Hâtim Muhammad ibn Hibbân ibn Ahmed el-Temîmî el-Bustî'dir. M 965'te vefat edip önde gelen şafii hadis uzman ve verimli bir yazar olarak bilinir.

Hucr bin Adiy veya tam adıyla Ebu Abdurrahman Hucr b. Adiy b. Muaviye b. Cebele el-Kindî el-Kufî, Ali taraftarlığından dolayı Muaviye tarafından öldürtülen kişi.
Abdurrahman bin Ziyad bin Abīhi 678/79-681 arası Horasan Emevî valisi. Eyalette garnizon tutan Arap aşiretleri üzerinde Emevî otoritesini yeniden savunmakla ve Horasan'ın gelirlerinin ve haraçlarının Şam'daki Emevî hazinesine akışını sağlamakla bilinir.