İçeriğe atla

Görüntüleme Yöntemleri ve Ana Prensipler

W.C. Röntgen'in x-ışınlarını buluşundan sonra, görüntüleme yöntemleri hızla geliştirilmiş ve yüz yıllık bir süre içresinde, Röntgen'in bilimsel atılımı, günümüz teknolojisiyle birleşmiş, yeni görüntüleme yöntemleri ve akıllara durgunluk verecek teknikler geliştirilmiştir. Geliştirilen yeni yöntemlerin farklı farklı fiziksel prensipleri vardır. Görüntüleme yöntemlerinde, başlıca üç ana prensip kullanılmaktadır.

  1. Emisyon (yayma)
  2. Transmisyon (geçme)
  3. Refleksiyon (yansıma)

Emisyon

Enerji kaynağı vücuttadır. Görüntüyü oluşturmak için vücuttan salınan enerjinin alınması ve işlenmesi gerekmektedir. Vücutta sinyal veren enerjiyi oluşturabilmek için ya radyonüklid görüntülemede (RG) radyonüklid maddelerin değişik yollarla doku ve organlara ulaştırılması ya da manyetik rezonans görüntülemede (MRG) olduğu gibi radyofrekansla dokuların uyarılması gerekmektedir.

Transmisyon

Bu prensiple geliştirilmiş görüntüleme yöntemlerinde kullanılan enerji, vücudu geçer ve öbür taraftaki alıcıya ulaştırılır. Enerji kaynağı ve alıcı farklıdır. Burada kullanılan enerjinin vücudu geçebilecek kadar güçlü olması gerekir. Röntgen ve bilgisayarlı tomografi yöntemlerinde transmisyon söz konusudur.

Refleksiyon

Enerji kaynağı ve alıcı hastanın aynı tarafında bulunur. Üretilen enerji vücuda gönderildikten sonra, vücuttan yansıyan enerji alınarak görüntüleme sağlanır. Ultrasonografi (US) yöntemi, refleksiyon prensibiyle geliştirilmiştir.

Görüntüleme yöntemleri; röntgen, bilgisayarlı tomografi, manyetik rezonans görüntüleme, ultrasonografi ve radyonüklid görüntüleme olmak üzere beş ana grupta toplanabilir. Röntgenin, günümüzde bilgisayar teknolojisinin gelişmesiyle artık dijital röntgen gibi hızla gelişen bir alt grubu vardır.

Bu yöntemlerin her biri farklı fiziksel prensibe dayanmaktadır. Görüntü elde etmek için kullanılan enerji ve görüntü alıcı sistemleri farklıdır.

Kullanılan enerjiye bağlı bazı yöntemlerin riskleri vardır.

Elde edilen görüntü,iki boyutlu ya da üç boyutlu (kesitsel) olmak üzere yöntemden yönteem değişiklik göstermektedir. Röntgen, yaygın kullanılan şekliyle üç boyutlu objenin, iki boyutlu bir izdüşümünün elde edilmesidir. Bunuls birlikte, röntgen'in bir alt dalı olan konvasiyonel tomografide kesitsel görüntü lde edilir. Radyonüklid görüntülemede de SPECT ve PET yöntemleri kesitsel görüntüleme sağlamaktadır.

Yöntemlerin farklı fiziksel prensiblere dayanması nedeniyle görüntü zenginleştirmede kullanılan kontrast maddelerin türleri de farklıdır.

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Radyoloji</span> Tıp dalı

Radyoloji, x ışınları ve diğer görüntüleme yöntemlerinin tıpta tanı ve tedavi amacıyla kullanılmasıdır. Tanı ve tedavi amacıyla kullanılan yöntemlerden bazıları; radyografi, ultrason, bilgisayarlı tomografi (BT), manyetik rezonans görüntüleme (MR), nükleer tıp yöntemleri, pozitron emisyon tomografi (PET), mamografi, floroskopi ve X ışını kullanan diğer bazı yöntemler olarak sıralanabilir. Bu yöntemlerin tanı amacıyla kullanımı, tıbbi görüntüleme ile elde edilen görüntülerden hastalıkların tespitinde yararlanılması şeklinde olurken, tedavi amacıyla kullanımı ise bazı radyolojik belirti ve cerrahi işlemlerin görüntüleme yöntemleri sayesinde daha az zararla yapılmasını sağlamalarıdır. Radyoloji iki ana başlığa ayrılır. Bunlar, "Diagnostik Radyoloji" ve "Radyoterapi" dir. Bazı radyolojik yöntemler aşağıda verilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Ultrasonografi</span> ultrason kullanılarak elde edilen görüntüler

Ultrasonografi veya ekografi, ultrason kullanımına dayanan tıbbi görüntüleme ve tıbbi prosedür yöntemidir. Perfloropentan ve kükürt hekzaflorür gibi kontrast maddeler kullanılır.

<span class="mw-page-title-main">Bilgisayarlı tomografi</span> kesitsel görüntü üretmek için X ışınlarını kullanan tıbbi görüntüleme tekniği

Bilgisayarlı tomografi, 1963 yılında Allan McLeod Cormack ve Godfrey Hounsfield tarafından teorize edilmiş ve radyolojide yeni bir çığır açmış kesitsel görüntüleme yöntemidir. Temeli Röntgen aygıtına dayanmaktadır. Bir cismin değişik açılardan çok sayıda iki boyutlu X ışını görüntüleri alınarak o cismin iç yapısının üç boyutlu görüntüsü elde edilmeye çalışılır.

<span class="mw-page-title-main">Nükleer manyetik rezonans</span> Nükleer spin durumunun değişimine dayalı spektroskopik teknik

Nükleer manyetik rezonans (NMR) atom çekirdeklerinin manyetik özelliklerine bağlı bir fiziksel olgudur. Tek sayılı nükleon içeren tüm çekirdekler ve çift sayılı olan bazı diğer çekirdeklerin bir manyetik momenti vardır. En yaygın kullanılan çekirdekler hidrojen-1 ve karbon-13'tür, ancak çoğu başka elementin de bazı izotopları da gözlemlenebilir. NMR, bir manyetik çekirdeği incelemek için onun manyetik momentini dışarıdan uygulanan kuvvetli bir manyetik alan ile aynı doğrultuya sokar, sonra momentlerin yönlenmesi bir elektromanyetik dalganın etkisiyle bozulur.

<span class="mw-page-title-main">Nükleer tıp</span> Tıbbi uzmanlık

Nükleer tıp, canlılara verilen ışın etkin (radyoaktif) maddelerin yaydıkları ışınların özel yöntemler veya aygıtlarla dışarıdan sayımı ya da görüntü olarak izlenmesi ya da tanımlanması ile tanı konulmasını sağlayan tıp dalıdır.

<span class="mw-page-title-main">Tomografi</span> Penetran dalga kullanarak kesit veya kesit alma yoluyla görüntüleme

Tomografi, radyolojik teşhis yöntemidir. 1915 yılında Fransız hekim Boccage tarafından icat edilmiştir. Fakat kullanıma geçilmesi 1930'ları bulur.

Pozitron emisyon tomografisi adı verilen ve damar yolu ile enjekte edilen metabolik radyoaktif ajanların biriktiği normal veya patolojik dokuları görüntüleyen bir sintigrafi ve tomografi tekniği. Genel anlamda metabolik veya fonksiyonel görüntüleme için kullanılır.

<span class="mw-page-title-main">Manyetik rezonans görüntüleme</span> tıbbi görüntüleme tekniği

Manyetik rezonans görüntüleme , nükleer manyetik rezonans görüntüleme veya manyetik rezonans tomografi, canlıların iç yapısını görüntüleme amacıyla daha çok tıpta kullanılan bir yöntemdir. Yüksek düzeyde manyetizmayla canlı doku, yansıtma yöntemiyle görüntülenir. Farklı özelliklerinden dolayı hastalıkların tespitinde bilgisayarlı tomografiden de destek alınabilir.

<span class="mw-page-title-main">İşlevsel sinir sistemi görüntüleme</span>

İşlevsel sinir sitemi görüntüleme genellikle belirli beyin bölgeleri ve belirli zihinsel fonksiyonların aktivitesi arasındaki ilişkiyi anlamak için ve bu amaçla beyin fonksiyonlarını ölçmek için nörogörüntüleme teknolojisinin kullanılmasıdır. Öncelikle bilişsel sinirbilim, bilişsel psikoloji, nöropsikoloji ve toplumsal nörobilim dallarında araştırma aracı olarak kullanılır.

<span class="mw-page-title-main">Ölçü aleti</span>

Ölçü aleti, fiziksel nicelik ölçmeye yarayan bir cihazdır. Fiziksel bilimler, kalite güvencesi ve mühendislikte kullanılan ölçme; gerçek şeylerin ve olayların, fiziksel niceliklerini elde etme ve kıyaslama etkinliğidir. Yerleşik standart nesneler ve olaylar ölçü birimleri olarak kullanılır ve ölçme işlemi; üzerinde çalışılan unsur ve bununla ilişkili ölçü birimi hakkında bir sayı verir. Ölçü aracının kullanımını tanımlayan araçlar ve formel test yöntemleri, elde edilen sayıların arasındaki ilişkilerin vasıtalarıdır.

Therapy ve Diagnostics/Diagnosis kelimelerinin birleşmesiyle oluşturulan Theranostics, Theragnostics veya Theranosis olarak tanımlanan terimdir. Tedavi edici ajanların ve tanısal ajanların tek bir platformda toplanmasıdır. Teranostik kavramı ilk kez 2002 yılında John Funkhouser tarafından tanımlanmıştır. Teranostik yöntem ile hastalıklar moleküler fenotiplere göre sınıflandırılabilir, molekülün biyodağılımı gözlenebilir, tedaviye cevap izlenebilir ve kişiselleştirilmiş tıp tedavilerine katkı sağlanabilir. Teranostik nanoparçacıklar; biyolojik bariyerleri kolayca geçebilen, hastalıkların tanı, tedavi ve tedaviye yanıt süreçlerinin gözlemlenmesinde kolaylık sağlayan nanosistemlerdir. Nanoparçacık; taşıyıcı bölüm ve ona yüklenen ilaçtan oluşur. Taşıyıcı bölüm sentetik polimer veya doğal makromoleküllerden hazırlanır.

<span class="mw-page-title-main">Radyografi</span>

Radyografi, bir nesnenin iç formunu görüntülemek için X ışınları, gama ışınları veya benzer radyasyon türleri kullanan bir görüntüleme tekniğidir.

<span class="mw-page-title-main">Tıbbi görüntüleme</span> bir bedenin iç kısmının görsel temsillerini oluşturma tekniği ve süreci

Tıbbi görüntüleme, tıbbi analiz ve müdahale için vücudun iç kısımlarının görsel temsillerini oluşturmak veya bazı organ veya dokuların işlevinin (fizyoloji) görsel tasvirlerini yaratmak için kullanılan teknikler ve işlemlerdir. Tıbbi görüntüleme, cilt ve kemiklerin görüntülenmesine engel olduğu iç yapıları ortaya çıkarmanın yanı sıra, hastalıkları teşhis, muayene ve tedavi etmeyi amaçlar. Tıbbi görüntüleme aynı zamanda anormallikleri tespit etmeyi mümkün kılan normal anatomi ve fizyoloji veritabanını da oluşturur. Vücuttan çıkartılmış organ ve dokuların incelenmesi tıbbi nedenlerle gerçekleştirilse de, bu tür işlemler genellikle tıbbi görüntüleme yerine patolojinin bir parçası olarak kabul edilir.

<span class="mw-page-title-main">Kontrast madde</span> Tıbbi alet

Kontrast madde, tıbbi görüntülemede vücuttaki yapıların veya sıvıların kontrastını artırmak için kullanılan maddedir. Kontrast maddeler, kendi başlarına radyasyon yayan radyoaktif izleyicilerden farklı olarak, dışarıdan gelen elektromanyetizma veya ultrasonu emer veya değiştirirler. X ışınlarında, kontrast ajanları hedef doku veya yapıdaki radyo yoğunluğunu arttırır.

Kan-oksijene bağlı görüntüleme veya KOSB-kontrast görüntüleme (BOLD), beynin veya diğer organların herhangi bir zamanda aktif olduğu bulunan farklı bölgelerini gözlemlemek için fonksiyonel manyetik rezonans görüntülemede (fMRI) kullanılan bir yöntemdir.

<span class="mw-page-title-main">Yapısal biyoloji</span>

Yapısal biyoloji, biyolojinin özellikle amino asitlerden yapılmış olan proteinler, nükleotitlerden yapılmış RNA ve DNA gibi nükleik asitler ve lipitlerden oluşmuş membranlar olmak üzere biyolojik makromoleküllerin yapılarını ve uzamsal dizilişlerini inceleyen bir dalıdır. Yapısal biyoloji asıl olarak biyofizik yöntemleri ile makromoleküllerin atom düzeyinde üç boyutlu yapılarının belirlenmesi, yapısal değişikliklerinin temel prensipleri, moleküler hareketlerin analizi ve bu yapıların dinamiği ile ilgilenir. Makromoleküller hücrelerin hemen hemen tüm işlevlerini yerine getirir ve bunu da yapabilmek için belirli üç boyutlu şekillere girerler. Moleküllerin "üçüncül yapı"sı olarak adlandırılan bu yapılar her molekülün temel bileşimi ya da "birincil yapı"ları ile karmaşık bir şekilde bağlantılıdır.

<span class="mw-page-title-main">Nörogörüntüleme</span> Sinir sisteminin yönlerini ölçmek ve görselleştirmek için bir dizi teknik

Nörogörüntüleme veya beyin görüntüleme; sinir sisteminin yapısını, işlevini veya farmakolojisini doğrudan veya dolaylı yollarla görüntülemek için çeşitli tekniklerin kullanımıdır. Tıp, sinirbilim ve psikolojide kullanımına görece yeni başlanan bir disiplindir. Klinik ortamda nörogörüntülemenin yapılmasında ve yorumlanmasında görevli hekimler de nöroradyolog olarak adlandırılır.

<span class="mw-page-title-main">Voksel-Bazlı Morfometri</span>

Voksel tabanlı morfometri (VBM), kesitsel görüntülemelerdeki beyin yapılarının boyutu ve bu anatomik yapıların yoğunluğunun(parlaklığının) yanı sıra, biçimi ve dokusuyla ilişkili birtakım parametrelerinin nicel ölçütlerle tanımlamaya çalışır. Bu ölçümler istatistiklerde kullanılır ve diğer klinik ve deneysel parametrelerle birlikte analiz edilir.

<span class="mw-page-title-main">Bilgisayarlı görü</span> görsellerden veri bilgisi çıkartmak

Bilgisayarlı görü, bilgisayarların dijital görüntülerden veya videolardan nasıl bir anlam kazanabileceğiyle ilgilenen disiplinler arası bilimsel bir alandır. Mühendislik yöntemleriyle, insan görsel sisteminin yapabileceği görevleri anlamaya ve otomatikleştirmeye çalışmaktadır.

Tıbbi prosedür, sağlık hizmetlerinin sunumunda bir sonuca ulaşmayı amaçlayan eylem planıdır.