İçeriğe atla

Fırat-Dicle Seferi

Fırat-Dicle Seferi
İran-Osmanlı savaşları


Sefer öncesi ve sonrası
Tarihİlkbahar 1514 - Yaz 1516
Bölge
ırak Suriye, Ortadoğu
Sonuç Kürt - Osmanlı zaferi
Coğrafi
Değişiklikler
Güneydoğu Anadolu, Kuzey Irak ve Kuzey Suriye Osmanlı hakimiyetine girdi
Taraflar
Osmanlı İmparatorluğu Osmanlı İmparatorluğu
Botan Emirliği
Bitlis Emirliği
Hasankeyf Emirliği
Safevi Devleti
Memlükler
Komutanlar ve liderler
Osmanlı İmparatorluğu Bıyıklı Mehmet Paşa
Osmanlı İmparatorluğu Divane Hüsrev Paşa
Osmanlı İmparatorluğu Şadi Paşa
Osmanlı İmparatorluğu İdris-i Bitlisi
Osmanlı İmparatorluğu Karaçin Ahmed Bey
Osmanlı İmparatorluğu Çerkez Hüseyin Bey (ölü)
Osmanlı İmparatorluğu Pir Hüseyin Bey
Osmanlı İmparatorluğu Halil Eyyubi
Osmanlı İmparatorluğu Atak Ahmed Bey
Osmanlı İmparatorluğu Sason Ali Bey
Osmanlı İmparatorluğu Palu Cemşit Bey
Osmanlı İmparatorluğu Bedir Bey
Osmanlı İmparatorluğu Seyyid Ahmed Bey
Ustaclu Kara Han (ölü)
Nur Ali Halife (ölü)
Kangırıl Sultan
Çuka Sultan (ölü)
Hüseyin Bey
Ustaclu Süleyman (ölü)
Velihan Bey  (ölü)
Yegan Bey  (ölü)
Durmuş Bey
Saru Bey  (ölü)
Çatışan birlikler
Osmanlı İmparatorluğu Diyarbakır kuvvetleri
Osmanlı İmparatorluğu Karaman kuvvetleri
Osmanlı İmparatorluğu Amasya kuvvetleri
Osmanlı İmparatorluğu Kürt ve Türkmen aşiretler
Karahan kuvvetleri
Nur Ali Halife kuvvetleri
Bağdat kuvvetleri
Güçler
  • Yaz 1515 | 5-6 bin
  • Sonbahar 1515 | 20-25 bin
  • Bahar 1516 | 30-40 bin
  • Kış 1517 | 10-15 bin
  • Yaz 1515 | 5-6 bin
  • Sonbahar 1515 | 8-10 bin
  • Bahar 1516 | 20-25 bin
  • Kış 1517 | 3-5 bin
  • Kayıplar

    Toplam 15-20 Bin

    • Safevilere karşı 5-6 Bin
    • Mercidabık'ta 10-14 Bin

    Toplam 45-85 Bin

    • Safevi 15-25 Bin
    • Memlük 30-60 Bin

    Fırat-Dicle Seferi, 1514 yılında Osmanlı Ordusu tarafından Safevilere ve Memlûklara karşı Doğu Anadolu'da yapılan askerî harekât.

    Öncesi

    Sona kalan kardeşini de Yenişehir Muharebesi'nde ortadan kaldıran Yavuz Sultan Selim, Şehzadelik dönemlerinden beri yakından takip ettiği ve gittikçe tehlikeli olmaya başlayan Şah İsmail ile uğraşmaya başladı. Bir süre devam eden diplomatik ilişkiler yerini savaşa bıraktı. 1514'te İran Seferi'ne çıkan Osmanlı ordusu, 23 Ağustos'ta günümüz İran sınırlarında kalan Çaldıran'da Safevi ordusunu hezimete uğrattı. Ardından Azerbaycan ve İran içlerinde faaliyet gösteren Osmanlı ordusu yaklaşan kış sebebi ile önce Amasya'ya, oradan da yaklaşan Mısır savaşı yüzünden İstanbul'a döndü.

    Her ne kadar kış gelmiş ve Osmanlı ordusu Azerbaycan topraklarını boşaltsa da barış imzalanmamıştı. Bu yüzden de savaş devam ediyordu ve cephede ordu bırakılması lazımdı. Bayburt ve Kemah kuşatmalarında kendini ispatlayan Bıyıklı Mehmet Paşa görevlendirildi.

    Önemli bir bilim adamı olan İdris-i Bitlisi de Kürt aşiretleri Osmanlı tarafına çekmek için uğraşıyordu. Girişimleri çoğunlukla olumlu sonuçlandı ve Safevi hakimiyetinden mutsuz olan yerel aşiretler Osmanlı sancağı altında birleşmeye başladı.[1] Bölgenin en önemli şehri olan Diyarbakır'da da halk ayaklanarak Safevi garnizonunu şehirden kovarak Yavuz Sultan Selim'e itaat ettiklerini bildiren delegeler gönderdi[2] Bu girişimlerini başaran Osmanlı İmparatorluğu Fırat Nehrinin karşısına geçmiş oluyordu. Bunun olmasına göz yummayan Şah İsmail, Osmanlı ordularının bölgeyi boşaltmasından faydalanmak istedi. Bunun için de Nur Ali Halife komutasındaki bir orduyu Tunceli'ye, Ustaclu Kara Han komutasındaki bir orduyu Diyarbakır'a gönderdi. Tüm bunları casusları vasıtasıyla[3] haber alan Bıyıklı Mehmet Paşa, kuvvetlerini topladı ve 1515'in baharında Fırat'ı geçti.[4]

    I. Harekat: Tunceli

    Sebebi

    Esasen yerel aşiretlerin hiçbir zaman bağımsız olamadığı bölgedeki beyler, dönemin imparatorluklarının yüksek hakimiyetini tanıyarak varlığını sürdürdü. 1512'de başlayan Nur Ali Halife İsyanı da bölgede büyük krizlere yol açmakla birlikte yerel hükümdar Rüstem Bey'i de idaresinden etmişti.[5] Yurdundan etmesine rağmen Şah İsmail'e bağlı kalıp Çaldıran Muharebesi'nde Osmanlı İmparatorluğu ile mücadele eden Rüstem Bey, yine kazanan tarafta çıkarlarını koruyabileceğini düşünerek Yavuz Sultan Selim'e sığınsa da padişah onu kabul etmedi ve idamını emretti. Babasını öldürten padişahın yanında yer almaktan çekinmeyen Pir Hüseyin Bey de Osmanlı saflarına katıldı.[5]

    Ovacık yakınlarındaki Tekir yaylağında Nur Ali Halife'nin karşısına çıkan Bıyıklı Mehmet Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu, Safevi ordusunu hazırlıksız yakaladı. Sert ve düzenli hücumlara kalkan Bıyıklı Mehmet Paşa, Nur Ali Halife ile birlikte ordusunu da ortadan kaldırdı. Akabinde de bölgedeki Safevi hakimiyetini sonlandırarak asayişi temin eden Osmanlı ordusu Bayburt'a döndü. Bölgenin yönetimi de muharebede yer alan ve ata yurdu olan Pir Hüseyin Bey'e verildi.

    II. Harekat: Diyarbakır

    Yaklaşık 5.000 kişilik bir kuvvetle Diyarbakır önlerine gelen Ustaclu Kara Han, Diyarbakır halkının yaptıklarına rağmen onlara teslim teklifi sundu. 1515'in başlarında başlayan Diyarbakır Kuşatması yüzünden bölgeye kuvvet gönderilmesi gerektiğini düşünen padişah, Yiğit Ahmed Bey komutasındaki ufak bir kuvveti Diyarbakır halkının yardımına gönderdi. Bir gece vakti gelen Yiğit Ahmed, ani bir baskında kuşatmayı yararak Rum kapısından şehre girmeyi başardı.[6]

    Kuşatmanın uzaması üzerine Şah İsmail takviye göndermeye başladı. Diyarbakır'dan gelen yardım talepleri üzerine bu sefer de Bıyıklı Mehmet paşa bölgeye sevk edildi. Amasya Beylerbeyi de Sipahileri ile katılması için emir aldı. Osmanlı ordusu gelene kadar Kürt aşiretlerini örgütleyen İdris-i Bitlisi de yaklaşık 10.000 kişilik bir kuvvet toplamıştı. Kürt aşiretleri Kiğı'da toplanarak Şadi Paşa ve Bıyıklı Mehmet Paşa'ya, 10 Eylül'de Kara köprü civarında katıldı.[7] Kendinden üstün durumda olan Osmanlı ordusu ile çarpışmayı göze alamayan Kara Han ise kuşatmayı kaldırarak Mardin'e çekildi.[7] Şehre girmeyen Osmanlı ordusu ise Kara Han'ı takibe başladı. Mardin'de de durmayan Kara Han ise Sincar'a çekildi.

    Cavsak mevkiinde toplanan Osmanlı kurmayları tartışmaya başladı. Şadi Paşa ve taraftarları kurak mevsimden dolayı çekilmek isterken Bıyıklı Mehmet Paşa ve taraftarları Mardin'i kuşatmaktan yanaydı. Bu sırada Mardin halkı şehrin kapılarını Osmanlı askerine açtı ancak Safevi garnizonu iç kaleye çekildi. Bu yüzden de kuşatılması gerekiyordu ancak tartışmalar şiddetlendi ve üçüncü günde Şadi Paşa ve kuvvetleri seferden ayrıldı. Bazı Kürt beylerinin de ayrılmak istemesi üzerine, Bıyıklı Mehmet Paşa kışlamak için Diyarbakır'a dönmek zorunda kaldı.[8] Osmanlı kuvvetlerinin çekildiği haber alan Kara Han ise kuvvetleriyle Mardin'e girdi. Bunu haber alan Yavuz Sultan Selim, Şadi Paşa ve maiyetindeki beş sancakbeyini azlederek hapse mahkûm etti.[9] 4 Kasım'da da Bıyıklı Mehmet Paşa Diyarbakır'ın ilk Osmanlı Valisi olarak atandı.

    III. Harekat: Koçhisar

    Hazırlık

    Bu harekât cephenin kaderini belirleyeceğinden iki komutanda oldukça temkinli davranıyordu. Osmanlı ordusu Diyarbakır'da, Safevi ordusu da Mardin'de karargah kurdu ve iki ordu da merkezlerinden gönderilecek kuvvetleri beklemeye başladı. Karaman Valisi Divane Hüsrev Paşa'ya ve İstanbul'da bulunan bazı subaylara kuvvetleri ile sefere katılmaları için emirler gönderildi. Şah İsmail de Bağdat Valisi Kangırıl Sultan, Hemedan Valisi Yegan Bey ve Çuka Sultan gibi önemli komutanları Kara Han'ın yanına sevk etti. Osmanlı İmparatorluğu, yerel aşiretlerin kendi tarafında olması sayesinde hemen hemen bütün yollara ve geçitlere hakimdi. Bu yüzden Safeviler sevklerini Irak üzerinden yapıyordu ama buna rağmen Sincar'da olduğu gibi baskınlara maruz kalıyorlardı. Osmanlı takviyeleri de yol üzerindeyken Haruput'u kuşatıp ele geçirmeyi başarmıştı.

    İdris-i Bitlisî'nin karşı çıkmasına rağmen 2.000 kişilik bir süvari birliğini Harput Valisi Çerkez Hüseyin Bey komutasında Kara Han'ın üstüne gönderildi. Çerkez Hüseyin Bey'in görevi Kara Han ve kuvvetlerine Bıyıklı Mehmet Paşa'nın tuzağına çekmekti. Osmanlı öncülerinin geldiğini haber alan Kara Han ise ordugahı boşaltarak ormana saklandı. Safevi ordugahını boş bulan Osmanlı öncüleri yağmaya başlayınca saklandığı yerden çıkıp taarruza kalkan Safevi birlikleri Kerh Muharebesi'nde Osmanlı süvarilerini tam bir kıyıma uğrattı. Bıyıklı Mehmet Paşa ise mağlubiyetin üzerine takviyeleri beklemeye başladı. Osmanlı ordusu ise hazır olunca Diyabakır'da önemli sayıda kuvvet bırakarak, muhkem mevkisinden ayrılan Ustaclu Kara Han'ın üzerine yürüdü.[10]

    1515-16 Osmanlı takviyeleri![11] Komutan
    Emir tarihi kuvvet Asker tipi
    Divane Hüsrev Paşa25 Kasım 12.000 Sipahi ve Subaşı
    Kethüda Mehmet Çelebi 26 Kasım 400 Bilinmiyor
    Garip Mehmet Bey 27 Kasım 500 Ulufeci
    Bilinmiyor Bilinmiyor 1.000 Tüfekli Yeniçeri
    Sinan ve Bâli Ağalar Bilinmiyor 5.000 Bilinmiyor
    Muharebenin Tacü't-Tevarih'de yer alan minyatürü. Bıyıklı Mehmet Paşa sol üstte.
    Yenişehir Muharebesi'nin bir minyatürü

    Dizilişler

    Osmanlı merkezinde 2.000 Tüfekli Yeniçeri ve topçularıyla Bıyıklı Mehmet Paşa yer aldı. Sağ kanatta 6.000 Sipahi ile Karaman Valisi Hüsrev Paşa konuşlandı. Sol kanatta ise 4.000 ile 6.000 kişilik, çoğunluğunu düzensiz Kürt süvarileri yer aldı. Plan ise Çaldıran Muharebesi'nde olduğu gibi Safevi süvarilerine karşı ateş gücü savunması yapıp düşman düzeni bozulduktan sonra da süvariler ile karşı taarruza kalkmaktı. Ustaclu Kara Han ise ordusunu ikiye böldü ve sol kanada kendisi geçti. Sağ kanada da Bağdat Valisi Kangırıl Sultan'ı verdi. Osmanlı topçuları ve tüfekli Yeniçeriler'i ile karşılamayacağını anlayan Kara Han, kanat süvarilerini püskürtüp merkezi kıskaca almak niyetindeydi.[12][13]

    Muharebe

    Muharebe, kuşluk vaktinde Ustaclu Kara Han'ın komutasındaki Safevi sol kanadının, Hüsrev Paşa komutasındaki Sipahilere sert bir taarruzu ile başladı. Kara Han'ın hızlı saldırısı sonucunda Hüsrev Paşa'nın kanadı zor durumda kaldı. Bunu gören Bıyıklı Mehmed Paşa, Yeniçeriler ile Kara Han'ın üzerine taarruza geçti. Bunlar olurken Kangırıl Sultan ve Hüseyin Bey'in sağ kanadı da aşiretlerin bulunduğu Osmanlı sol kanadına sert bindirme yaptı. İş böyle olunca iki tarafında planı tutmadı ve iş askerlerin maharetine kaldı. Osmanlı sağ kanadında Pir Hüseyin Bey çekilmeye yeltendiyse de aşiret beylerinin yardımı sayesinde hattı tutmayı başardı. Osmanlı sağ kanadına saldıran Ustaclu Kara Han ise Karaman ve Diyarbakır ordularının kıskacında kaldı. Safevi süvarileri kıskacı yarmayı denese de her defasında tüfekli Yeniçeriler'in gazabına uğruyordu. Bir arada kalıp düzenli ateş eden Yeniçeriler çok fazla Safevi atlısının ölümüne yol açtı. Bu yarma harekâtlarından birinde ise Kara Han'ın boğazına bir kurşun girdi. Atından düşen Kara Han'ın cansız başını kesen Nasuh adlı bir Yeniçeri, Kara Han'ın başını bir mızrağa takıp havaya kaldırdı. Çok kayıp veren Safevi sol kanadı bir de başkomutanlarının öldüğünü görünce paniğe kapılıp kaçmaya çalıştı ancak çok azı kurtulabildi. Safevi sol kanadının dağılması üzerine Osmanlı ordusu Kangırıl Sultan'ın bulunduğu diğer fırkaya taarruz etti. Çok fazla dayanamayan Kangırıl Sultan ise kaçmayı başardı. Kuşluk vakti başlayan muharebe ikindiye doğru son buldu. Safevi ordusu tamamıyla dağılmış bir durumdaydı. Çoğu komutan ve asker ölürken, kurtulanlar civardaki dost kalelere sığındı. Osmanlı kayıpları ise şöyleydi: 200 Karaman askeri, 150 Kürt, 130 Anadolu askeri ve az sayıda da yeniçeri vardı.[14] Ustaclu Kara Han, Çuka Sultan ve birçok önemli Safevi kumandanlarının başı 26 Haziran'da Büyük Mısır Seferi'ne çıkan Yavuz Sultan Selim'e ulaştı.[14][15]

    Gönderilen ikinci ordunun da telef olması üzerine Şah İsmail bölgeye başka kuvvet sevk etmedi. Zagroslar'ın batısında başka Safevi ordusu kalmadığından büyük bir nefes alan Osmanlı ordusu, muharebe alanının pek de uzağında bulunmayan Mardin'i kuşattı. Mardin Kuşatması yeni başlamıştı ki padişah, Bıyıklı Mehmed Paşa'yı Mısır seferine çağırdı.

    IV. Harekat: Suriye

    Mardin Kuşatması'nda bir miktar asker bırakan Bıyıklı Mehmet Paşa, 3 Ağustos 1516'da Malatya ovasındaki padişahın ordusuna katıldı.[16] Ardından da Yavuz Sultan Selim komutasında Suriye topraklarına giren Osmanlı ordusu, 24 Ağustos 1516'da Kansu Gavri komutasındaki Memlûk ordusu ile karşılaştı.

    Osmanlı ordusunun merkezinde yeniçeriler ile Yavuz Sultan Selim, sağ kanatta Zeynel ve Hüsrev Paşalar, sol kanatta da Küçük Sinan ve Bıyıklı Mehmet Paşalar bulunuyordu.[17] Memluk ordusunun da merkezinde Kansu Gavri, sağ kanadında Halep Valisi Hayır Bey, sol kanadında da Şam Valisi Emir Sibay bulunuyordu.[17] Muharebe sabahın erken bir vaktindeki Memluk süvari taarruzları ile başladı. Memlukler'in ikindi vaktine kadar gerçekleştirdiği sert taarruzların hiçbiri ateş gücüne sahip düzenli Osmanlı ordusunu bozmaya yetmedi. Memluk ordusu disiplinden kopunca da Osmanlı karşı taarruzları başlıyordu. İkindi vaktine kadar devam eden bu muharebede Memluk ordusu telef olmuştu ayrıca Memluk Sultanı Kansu Gavri ve Şam Valisi Emir Sibay da maktul düşmüşlerdi.

    Mercidabık ovasından kesin zaferle ayrılan Osmanlı ordusu, 28 Ağustos 1516'da tek kurşun atmadan Halep'e girdi.[18] Bıyıklı Mehmet Paşa da Safevi cephesine geri gönderildi.

    V. Harekat: Son Taarruz

    Yaklaşık 9 ay süren Mardin Kuşatması, Bıyıklı Mehmet Paşa'nın da kuşatmaya katılmasıyla şiddetlenmişti. Yeni gelen toplarla surlarda gedikler açıldı ve yapılan genel taarruzlar sonucunda kale zapt edildi. Kale kumandanı Ustaclu Süleyman Bey ve muhafızlar kılıçtan geçirildi. Bu kuşatma ise Safevilerin bölgedeki son ciddi savunması oldu. Bundan sonraki zamanlarda Urfa, Rakka, Sincar, Cizre gibi kaleler savaşmadan teslim oldu. Hasankeyf Kuşatması garnizonun teslimiyeti ile sona ererken, Musul Kuşatması zor kullanılarak çözülmüştür.

    Sefer sırasında gerçekleşen muharebeler/kuşatmalar

    1515 - 1517 Fırat-Dicle Seferi
    Adı Yer Tarih Osmanlı Komutanı Safevi/Memlük Komutanı Sonucu
    Ovacık MuharebesiTunceli/Türkiye Haziran 1515 Bıyıklı Mehmet PaşaNur Ali Halife (ölü) Osmanlı zaferi
    Diyarbakır KuşatmasıDiyarbakır/Türkiye 10 Eylül 1515 Bıyıklı Mehmet PaşaUstaclu Kara Han Osmanlı zaferi
    Harput KuşatmasıElazığ/Türkiye 26 Mart 1516 Karaçin Ahmet Bey Bilinmiyor Osmanlı zaferi
    Sincar MuharebesiSincar/Irak İlkbahar 1516 Seyyid Ahmed Bey Çuka Sultan Osmanlı zaferi
    Kerh MuharebesiDiyarbakır/Türkiye Nisan 1516 Çerkez Hüseyin Bey (ölü)Ustaclu Kara Han Safevi zaferi
    Koçhisar MuharebesiMardin/Türkiye Mayıs 1516 Bıyıklı Mehmet PaşaUstaclu Kara Han  (ölü) Osmanlı zaferi
    Mercidâbık MuharebesiHalep/Suriye 24 Ağustos 1516 Yavuz Sultan Selim Kansu Gavri (ölü) Osmanlı zaferi
    Mardin KuşatmasıMardin/Türkiye Mart 1517 Bıyıklı Mehmet PaşaUstaclu Süleyman Bey (ölü) Osmanlı zaferi
    Hasankeyf Kuşatması Batman/Türkiye İlkbahar 1517 Bıyıklı Mehmet PaşaBilinmiyor Osmanlı zaferi
    Musul Kuşatması Musul/Irak 1517 Bıyıklı Mehmet PaşaBilinmiyor Osmanlı zaferi
    Sefer sonucu Batı Asya

    Sonrası

    Bu seferde ele geçirilen yerlerden Kuzey Irak hariç hiçbiri Türk himayesinden bir daha çıkmadı. 16'ncı yüzyılda kısa süreliğine Musul kaybedilse de hemen geri alındı ve I. Dünya Savaşı'na kadar Türk hakimiyetinde kaldı. Sefere katılan Kürt beyleri ekseriyetle Şah İsmail tarafından yurtlarından edilmişti. Bu yüzden de sefere katıldılar ve ödül olarak da Yavuz Sultan Selim tarafından eski yurtları kendilerine imtiyazlı sancaklar olarak iade edildi.[19]

    Ayrıca bakınız

    Kaynakça

    1. ^ Hoca Sadeddin Efendi 1585, s. 246-251, Güneydoğu illerinin bağlanması
    2. ^ Danişmend, İsmail Hami (1971). Diyarbekir'in Fethi. Topkapı/İstanbul: Doğu Kütüphanesi. s. 22. ISBN 978-9944-397-70-4. 
    3. ^ İlhan, Mehdi (1992). "Bıyıklı Mehmed Paşa". TDV İslam Ansiklopedisi. 18 Ağustos 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
    4. ^ Mehmet Ali Ünal, XVI. YÜZYILDA MAZGİRD, PERTEK VE SAĞMAN SANCAKBEYÎLERİ -PİR HÜSEYİN BEY OĞULLAR, S. 240, http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/19/834/10557.pdf 4 Eylül 2020 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
    5. ^ a b Mehmet Ali Ünal, XVI. YÜZYILDA MAZGİRD, PERTEK VE SAĞMAN SANCAKBEYÎLERİ -PİR HÜSEYİN BEY OĞULLAR, ss. 244-245 http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/19/834/10557.pdf 4 Eylül 2020 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
    6. ^ Hoca Sadeddin Efendi 1585, s. 253, Düşmanın Diyarbakır'ı kuşatması
    7. ^ a b Göyünç 1969, s. 18
    8. ^ Göyünç 1969, s. 20
    9. ^ Göyünç 1969, s. 20-21
    10. ^ Göyünç 1969, s. 21-24
    11. ^ Göyünç 1969, s. 21
    12. ^ Göyünç 1969, s. 26
    13. ^ Hoca Sadeddin Efendi 1585, s. 266, Tacü't-Tevarih, Cilt IV
    14. ^ a b Göyünç 1969, s. 29
    15. ^ Danişmend, İsmail Hami (1971). Yavuz'un Akşehir'e musavalatı. Topkapı/İstanbul: Doğu Kütüphanesi. s. 25. ISBN 978-9944-397-70-4. 
    16. ^ Danişmend, İsmail Hami (1971). 3 Ağustos 1516. Topkapı/İstanbul: Doğu Kütüphanesi. s. 26. ISBN 978-9944-397-70-4. 
    17. ^ a b von Hammer, Joseph. Merci Dabık Muharebesi. s. 207. ISBN 9786051804217. 
    18. ^ Danişmend, İsmail Hami (1971). Yavuz'un Halep'e girmesi. Topkapı/İstanbul: Doğu Kütüphanesi. s. 29. ISBN 978-9944-397-70-4. 
    19. ^ Mehmet Ali Ünal, XVI. YÜZYILDA MAZGİRD, PERTEK VE SAĞMAN SANCAKBEYÎLERİ -PİR HÜSEYİN BEY OĞULLAR, ss. 240-252 http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/19/834/10557.pdf 4 Eylül 2020 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.

    Genel kaynakça

    İlgili Araştırma Makaleleri

    Hadım Sinan Paşa, I. Selim saltanatında 18 Haziran 1515-23 Eylül 1515 ile 26 Nisan 1516-22 Ocak 1517 tarihleri arasında iki kez sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamıdır.

    <span class="mw-page-title-main">Mercidâbık Muharebesi</span> I. Selim komutasındaki Osmanlı ordusu ile Kansu Gavri komutasındaki Memlük ordusu arasında gerçekleşen muharebe

    Mercidâbık Muharebesi 24 Ağustos 1516 tarihinde I. Selim komutasındaki Osmanlı Devleti ordusu ile Kansu Gavri komutasındaki Memlûk Devleti ordusu arasında gerçekleşen muharebedir. Suriye'nin Halep şehrinin kuzeyinde gerçekleşen muharebe, Osmanlı ordusunun mutlak zaferiyle sonuçlanmıştır. Muharebenin sonucunda Memlûk Sultanı Kansu Gavri ölmüş, Memlûk kuvvetleri bozulmuş ve Suriye toprakları Osmanlı Devleti egemenliğine açılmıştır. Jane Hathaway'ın yazdığına göre Kansu Gavri'nin cesedi hiç bulunamadı ve çok geçmeden, onun cinler tarafından alınıp kaçırıldığına dair rivayetler yayıldı. Memlük İmparatorluğu, kuruluşundan beri, tarihi boyunca böyle bir meydan muharebesi kaybetmemiş ve hiçbir hükümdarını muharebe meydanında bırakmamıştır. Moğollar, İlhanlılar, Timur bile Memlükler'i böylesine bir mağlubiyete uğratamamışlardır. Bu bozgundan sonra Mısır'ı değilse bile, Suriye, Lübnan, Filistin, hatta Hicaz'ı Osmanlılar'ın eline düşmekten koruyabilecek hiçbir kuvvet kalmamıştır.

    <span class="mw-page-title-main">Çaldıran Muharebesi</span> I. Selim ve I. İsmail arasındaki askeri muharebe

    Çaldıran Muharebesi, Osmanlı padişahı I. Selim ile Safevi hükümdarı Şah İsmail arasında 23 Ağustos 1514'te, günümüzde İran sınırları içinde yer alan Maku şehri yakınlarındaki Çaldıran Ovası'nda yapılan meydan muharebesidir. Muharebe, Osmanlı imparatorluğu'nun kesin zaferiyle sonuçlanmıştır.

    <span class="mw-page-title-main">Diyarbekir (eyalet)</span> Diyarbakır

    Diyâr-ı Bekr Eyaleti tam adı Diyâr-ı Bekr Beylerbeyliği, 1515 yılında kurulan Osmanlı Devleti eyaleti. Eyaletin merkezi Diyarbakır'dır. Doğrudan Osmanlı İmparatorluğuna bağlı olarak yönetilmiştir.

    <span class="mw-page-title-main">İran-Osmanlı savaşları</span> 16. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar İran ve Osmanlı arasında süren bir dizi savaş

    İran-Osmanlı Savaşları, 16 ilâ 19. yüzyıl arasında Osmanlı İmparatorluğu ile İran'da otoriteyi elinde bulunduran birbirinin devamı niteliğindeki çeşitli hanedanlar arasında gerçekleşmiştir. Osmanlılar ile İran arasındaki ilk savaş 1514 Çaldıran Muharebesi'dir. Son savaş ise 1821-1823 Osmanlı-İran Savaşı'dır.

    <span class="mw-page-title-main">Bıyıklı Mehmed Paşa</span> Şark serdarı ve Diyarbakır beylerbeyi

    Bıyıklı Mehmed Paşa, sancakbeyi, beylerbeyi ve vezir görevlerinde bulunmuş Osmanlı devlet adamıdır. Fırat-Dicle Seferi ile geniş bir coğrafyada Safevi hakimiyetini bitirerek Fatih Paşa unvanı aldı ve Diyarbakır'ın da ilk Osmanlı valisi olmuştur.

    <span class="mw-page-title-main">Han Yunus Muharebesi</span>

    Han Yunus Muharebesi, 1516-1517 Osmanlı-Memlûk Savaşı'nda evre.

    Ustaclu Muhammed Han, Türkmen komutan, Safevilerin Diyarbekir valisi. Şah İsmail'in Anadolu ve Mezopotamya'daki fetih ve genişlemelerinde kilit rol oynamıştır. Şah İsmail, Dulkadiroğlu Alâüddevle Bey'in üzerine yürürken Diyarbekir Valisi Emir Bey şehri Şah'a teslim etti. Bunun üzerine Şah Diyabekir valiliğine Ustaclu Muhammed Han'ı getirdi. Ustaclu Muhammed Han, Ulaş Bey'in kardeşi Mirza Bey'in oğlu ve Şah İsmail'in kız kardeşlerinden birisinin kocasıydı. Adı bilinmeyen bir yazarın "Tarih-i Kızılbaşan" adlı eserinde kendisi hakkında kısa bilgi verilmektedir:

    <span class="mw-page-title-main">Mastaba Muharebesi</span>

    Mastaba Meydan Muharebesi, 1521 kışında isyan eden Şam Beylerbeyi Canberdi Gazâlî komutasındaki asiler ile Ferhat Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu arasında gerçekleşmiş ve Osmanlı'nın isyanı bastırmasıyla sonuçlanmıştır.

    <span class="mw-page-title-main">Diyarbakır Kuşatması</span>

    Diyarbakır Kuşatması; 1515 yılında Ustacalı Karahan komutasındaki Safevi ordusunun, yönetime karşı gelen Diyarbakır'ı ele geçirmek istemesiyle başlamıştır. Yaklaşık 9 ay süren kuşatma, Bıyıklı Mehmed Paşa komutasındaki Osmanlı ordusunun 10 Eylül'de bölgeye gelmesi üzerine son bulmuştur.

    <span class="mw-page-title-main">Harput Kuşatması</span>

    Harput Kuşatması Mart 1516'da Osmanlı İmparatorluğu ve Safevi Devleti arasında gerçekleşmiştir. Osmanlı'nın zaferi ile sonuç bulmuştur.

    <span class="mw-page-title-main">Bayburt Kuşatması</span> Osmanlı İmparatorluğu ile Safevi Devleti arasında yapılan kuşatma

    Bayburt Kuşatması; Osmanlı İmparatorluğu'nun, Safevi Devleti'nin elinde bulunan şehri ele geçirmesiyle sonuçlanmıştır.

    <span class="mw-page-title-main">Kemah Kuşatması</span>

    Kemah Kuşatması, 1515 yılında Osmanlı İmparatorluğu'nun, Safevi Devleti yönetimindeki Kemah Kalesi'ni almasıyla sonuçlanmıştır.

    <span class="mw-page-title-main">Ovacık Muharebesi</span>

    Ovacık Muharebesi; Bıyıklı Mehmed Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu ile Nur Ali Halife komutasındaki Safevi ordusu arasında gerçekleşip, isyanla birlikte Nur Ali'nin hayatını da bitirmiştir.

    Sincar Muharebesi veya Sincar Baskını; Mardin'deki Ustacalı Karahan'a takviye için giden Safevi birliklerinin Sincar ovasında düştükleri pusu.

    Kerh Muharebesi, Çerkez Hüseyin Bey komutasındaki Osmanlı öncülerinin, Safevi kuvvetlerinin pususu sonucu neredeyse imhası ile sonuçlanmıştır.

    <span class="mw-page-title-main">Koçhisar Muharebesi</span>

    Koçhisar Muharebesi, Mayıs 1516'da Mardin Kızıltepe yakınlarındaki Dede-Kargın mevkiinde, Bıyıklı Mehmed Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu ile Ustaclu Kara Han komutasındaki Safevi ordusu arasında meydana gelmiştir. İki yıldır bölgede hakimiyet mücadelesi veren iki komutanın nihai karşılaşması, Safevi ordusunun önemli komutanlarıyla birlikte imha olmasıyla sonuçlanmıştır.

    <span class="mw-page-title-main">Mardin Kuşatması</span>

    Mardin Kuşatması, 1516-1517 yılları arasında Bıyıklı Mehmed Paşa komutasındaki Osmanlı ordusunun Ustaclu Süleyman Bey komutasındaki Safevi şehrini ele geçirmek istemesiyle gerçekleşip Osmanlı'nın şehri ele geçirmesiyle sonuçlanmıştır.

    <span class="mw-page-title-main">Büyük Mısır Seferi</span> 1516–1517 yılları arasında Osmanlılar ile Memlûkler arasında Orta Doğuda gerçekleşmiş olan bir dizi savaş

    Büyük Mısır Seferi, Mısır Seferi veya 1516–1517 Osmanlı–Memlûk Savaşı, Osmanlı İmparatorluğu ile Memlûk Sultanlığı arasında Ağustos 1516 ile Ocak 1517 tarihleri arasında Orta Doğu'da gerçekleşmiş bir dizi savaştır. Sefer sırasında meydana gelen Mercidâbık, Gazze, Ridâniye ve son olarak Kahire muharebelerinde bozguna uğrayan Memlûk Devleti, akabinde Osmanlılar tarafından tamamen ilhak edildi ve Suriye, Filistin, Hicaz ve Mısır toprakları ele geçirildi.

    <span class="mw-page-title-main">Halep'in Zaptı</span>

    Halep'in Zaptı, 1516-1517 Osmanlı-Memlûk Savaşında evre.