İçeriğe atla

Fritz Zwicky

Fritz Zwicky
Doğum14 Şubat 1898
Varna, Bulgaristan
Ölüm8 Şubat 1974 (75 yaşında)
Pasadena, Kaliforniya, ABD
Mezun olduğu okul(lar)ETH Zürih
Kariyeri
DalıAstronomi
Çalıştığı kurumlarKaliforniya Teknoloji Enstitüsü

Fritz Zwicky (d. 14 Şubat 1898, Varna, Bulgaristan – ö. 8 Şubat 1974, Pasadena, Kaliforniya, ABD), süpernova kuramına ve bu yıldızların daha iyi tanınması çalışmalarına değerli katkılarda bulunan İsviçreli fizikçi ve astronom.

Akademik hayatı

1922'de Zürih’teki Federal Teknoloji Enstitüsü’nde fizik doktorasını tamamladı. 1925'ten 1972’ye değin Pasadena’daki Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü Fizik Fakültesi’nde görev yaptı. 1930’ların başlarında katkılar fiziği, gaz iyonlaşması ve termodinamik alanlarında katkılar bulunduktan sonra çalışmalarını süpernovalar ve kozmik ışınlar üzerinde yoğunlaştırdı. 1934'te Walter Baade ile birlikte süpernovaların normal novalardan tamamiyle farklı bir patlayan yıldızlar sınıfı olduğunu ve süpernovalardaki patlamaların çok daha seyrek (Galaksimizde bin yılda iki üç kez) oluşturduğunu ortaya koydu. Daha sonra süpernovaların komşu galaksilerine ilişkin kapsamlı araştırmalar yapmaya başladı. 1937’den 1941’e değin 18 galaksi keşfetti. Bunların yalnızca 12’sinin adı daha önce astronomi tarihinde geçmişti.

İş hayatı

Zwicky, Kaliforniya’da Azusa’daki Aerojet Mühendislik Şirketi’nin 1943’ten 1946’ya değin araştırma müdürü, daha sonra da teknik danışmanı olarak ilk jet motorlarından bazısını geliştirdi. Bu motorlar arasında ağır uçakların kısa pistlerden kalkmasına olanak sağlayan jet yardımlı kalkış (JATO) motorları da vardı.

Zwicky'in çalışmaları

Zwicky kariyeri boyunca süpernova, Kara delikler, Nötron yıldızları ve kozmik ışıklar üzerine yüzlerce makale ve tez yayınlamıştır. Bunlardan en önemlileri, 1929’da yayınlanan ve Hubble’in Kanunları’nı anlatan "On the Red Shift of Spectral Lines through Interstellar Space: Yıldızlar arasındaki kızıl değişim". 1934'te yayınlanan süpernova ve nötron yıldızlarını tanımlayan "Süpernova’nın kozmik ışınları: Cosmic Rays from Super-novae”. 1938'de fizikte devrim sayılacak kütle yoğunluğu ve Karadelikler üzerinde fikirler sunan "Nötron yıldızlarındaki çöküşler: On Collapsed Neutron Stars" sayılabilir.[1][2]

Kaynakça

  1. ^ AnaBritannica Genel Kültür Ansiklopedisi, Basıldığı Yıl: 1994, Cilt no: 32, Sayfa: 435.
  2. ^ Wilson, A. (1975), "Fritz Zwicky’in mirası (Fritz Zwicky obituary)", Quarterly Journal of the Royal Astronomical Society, Cilt: 16, Sayfalar: 106-108

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

Astrofizik, gök fiziği ya da yıldız fiziği, gök cisimlerinin, uzaydaki konumu ile devinimlerindense yapılarını saptamak adına fizik ve kimya ilkelerini kullanan gökbilim dalı. Bu incelemeler için tek bilgi kaynağı gök cisimlerinden yayılan ışık ve diğer elektromanyetik dalgalardır. Bu dalgaları tespit eden aletler vasıtasıyla toplanan bilgiler, fizik ve kimya bilimlerinde elde edilen sonuçlarla karşılaştırılarak değerlendirilir ve yorumlanır.

<span class="mw-page-title-main">Süpernova</span> Büyük Yıldızların Ölümü

Süpernova, enerjisi biten büyük yıldızların şiddetle patlaması durumuna verilen addır. Bir süpernovanın parlaklığı Güneş'in parlaklığının yüz milyon katına varabilir.

<span class="mw-page-title-main">Karanlık madde</span> evrenin %23 kadarını oluşturan gizemli bir madde türü

Karanlık madde, astrofizikte, elektromanyetik dalgalarla etkileşime girmeyen, varlığı yalnız diğer maddeler üzerindeki kütleçekimsel etkisi ile belirlenebilen varsayımsal maddelere denir. Karanlık maddelerin varlığını belirlemek için gök adaların döngüsel hızlarından, gök adaların diğer gök adalar içerisindeki yörüngesel hızlarından, geri planda yer alan maddelere uyguladığı kütleçekimsel mercekleme özelliğinden ve gök adaların içerisindeki sıcak gazların sıcaklık dağılımından yararlanılır. İncelemeler, gök adalarda, gök ada gruplarında ve Evren'de, görülebilen maddelerden çok daha fazla karanlık madde olduğunu göstermektedir. Karanlık maddelerin bileşenleri tamamen bilinmemekle birlikte, WIMP'ler, aksiyonlar, sıradan ve ağır nötrinolar, gezegenler ve sönmüş yıldızlarla birlikte verilen isim MACHO'lar ile ışıma yapmayan gaz bulutlarından oluşur.

<span class="mw-page-title-main">Pulsar</span> yüksek oranda manyetize olmuş ve hızlı dönen bir nötron yıldızı veya beyaz cüce

Atarca ya da pulsar [İngilizce: pulsating radio source'dan ], mıknatısal kutuplarından elektromanyetik ışınım yayan, oldukça mıknatıslanmış, dönen bir nötron yıldızıdır. Bu ışınım, yalnızca bir ışın Dünya'ya doğrultulduğunda gözlemlenebilir ve bu, yayınımın titreşimli (atımlı) görünümünden sorumludur. Nötron yıldızları çok yoğundur ve kısa, düzenli döngülere sahiptir. Bu, tek bir atarca için milisaniyeden saniyeye kadar değişen atımlar arasında çok kesin bir aralık oluşturur. Atarcalar, yüksek enerjili evrensel ışınların olası kaynaklarından biridir.

<span class="mw-page-title-main">Nötrino</span> atom altı ya da temel parçacıklardan biri

Nötrino, ışık hızına yakın hıza sahip olan, elektriksel yükü sıfır olan ve maddelerin içinden neredeyse hiç etkileşmeden geçebilen temel parçacıklardandır. Bu özellikleri nötrinoların algılanmasını oldukça zorlaştırmaktadır. Nötrinoların çok küçük, ancak sıfır olmayan durgun kütleleri vardır. Yunan alfabesindeki ν (nü) ile gösterilir.

Yıldız evrimi bir yıldızın yaşamı boyunca maruz kaldığı radikal değişikliklerin bir sürecidir. Yıldız'ın kütlesine bağlı olarak bu yaşam süresi, birkaç milyon yıldan, trilyonlarca yıla ulaşabilir, evrenin yaşı göz önüne alındığında bu çok fazladır.

<span class="mw-page-title-main">SN 1572</span>

SN 1572, "B Cassiopeiae" ya da 3C 10 bir Type Ia supernovaydı. Kraliçe takımyıldızı bölgesinde bulunan SN 1572, tarihsel kayıtlara göre insan gözüyle tespit edilmiş en eski sekiz süpernovadan biridir. Bu kayıtlara göre süpernova, 1572 Kasım'ının başlarında patlamış ve o dönemde pek çok farklı kaynak tarafından bağımsız olarak tespit edilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Cassiopeia A</span> Kraliçe takımyıldızı bölgesinde bulunan süpernova kalıntısı

Cassiopeia A, Kraliçe takımyıldızı bölgesinde bulunan süpernova kalıntısı ve 1 GHz.'de 2720 Jy akı ile gökyüzünün en parlak gök bilimsel radyo kaynağı. Süpernova, Samanyolu'na 11,000 ışık yılı (3.4kpc) uzaklıkta oluşmuştur. Süpernovadan uzaklaşan bulut ve malzeme, şu an yaklaşık olarak 10 ışık yılı mesafeye ulaşmıştır. Radyo parlaklığı çok berrak olmasına rağmen optik olarak çok soluktur ve ancak uzun süreli pozlama fotoğraflarında görülebilir.

<span class="mw-page-title-main">Kozmik ışın</span> Çoğunlukla Güneş sistemi dışından kaynaklanan yüksek enerjili parçacık

Kozmik ışınlar, temelde Güneş Sistemi'nden yıldızlardan hatta uzak galaksilerden kaynaklanan, yüksek enerjili bir parçacık yağmurudur. Bu ışınlar Dünya atmosferi ile etkileştiğinde, bazen yüzeye ulaşan ikincil kozmik ışın duşlarını üretebilir. Öncelikle yüksek enerjili protonlardan ve atom çekirdeğinden oluşan bu ışınlar güneş veya güneş sistemimizin dışından kaynaklanır. Fermi Uzay Teleskobu'ndan (2013) elde edilen veriler, birincil kozmik ışınların önemli bir bölümünün yıldızların süpernova patlamalarından kaynaklandığının kanıtı olarak yorumlanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Araba Tekeri Galaksisi</span> galaksi

Araba Tekeri Galaksisi (ayrıca ESO 350-40 olarak da bilinir) Heykeltıraş takımyıldızı yönünde yaklaşık olarak 500 milyon ışık yılı uzaklıkta bulunan bir merceksi galaksi. Çapı yaklaşık olarak 150.000 ışık yılıdır. Yaklaşık kütlesi 2,9–4,8 × 109 Güneş kütlesi olan galaksi, 217 km/s hızla dönmektedir.

Gökadalar ve Gökada Kümeleri Kataloğu, 1961-68 yılları arasında Fritz Zwicky tarafından derlenen ve 31,350 gökada ile 9,700 gökada kümesi içeren katalogdur.

<span class="mw-page-title-main">Saul Perlmutter</span> Nobel Fizik ödüllü profesör

Saul Perlmutter, Lawrence Berkeley Ulusal Laboratuvarı'nda bir gökbilimci olup, UC Berkeley'de Fizik Bölümü profesörüdür. Brian Schmidt ve Adam Riess ile beraber 2011 Nobel Fizik Ödülünü kazanmıştır. Perlmutter, Amerikan Bilim ve Sanat akademisi'nin bir üyesidir ve 2003 yılında AAAS'ye seçilmiştir. Aynı zamanda Amerikan Millî Bilim Akademisi'nin fizik dalında üyesidir.

<span class="mw-page-title-main">Kozmik toz</span>

Kozmik toz, uzayda var olan bir tozdur. Çoğu kozmik toz parçacığı, mikrometeoroitlerde olduğu gibi birkaç molekül ile 0,1 mm (100 µm) arasında ölçülür. Daha büyük parçacıklara ise meteoroit denir. Uzaydaki tüm tozun küçük bir kısmı yıldızların bıraktığı yoğunlaşmış maddeler gibi daha büyük ateşe dayanıklı mineraller içerir. Buna yıldız tozu denir. Yerel yıldızlararası ortam olan Yerel Kabarcığın toz yoğunluğu ortalama 10-6 x toz parçacığı/m³ 'tür ve her toz parçacığı yaklaşık 10–17 kg'lık bir kütleye sahiptir.

Egzotik yıldız, elektron, proton, nötron ya da müonlardan farklı parçacıklardan oluşan ve kütleçekimsel çökmeye karşı yozluk basıncı ve diğer kuantum özellikleri sayesinde karşı gelebilen kuramsal bir sıkışık yıldızdır. Kuarklardan oluşan kuark yıldızları, belki de yukarı, aşağı ve garip kuarkların yoğuşmasından oluşmuş garip maddeden oluşan garip yıldızlar ve muhtemelen, eğer kuark alt parçacıklara ayrışabilirse onların yapıtaşlarını oluşturacak olan kuramsal preonlardan oluşan preon yıldızlarını içerir.

<span class="mw-page-title-main">X ışını ikilisi</span>

X-ışını ikilileri, X-ışınlarında aydınlık olan ikili yıldızların bir sınıfıdır. X-ışınları bir maddenin verici denilen (genellikle normal bir yıldızın) bir bileşeninden bir beyaz cücenin, nötron yıldızının ya da kara deliğin sıkıştırılmasından oluşan kütle alıcı denilen diğer bileşenine düşmesiyle üretilir. Birbirlerini çeken madde X-ışınları gibi, geriye kalan kütlesinin birkaç ondalığı kadar, yerçekimi potansiyel enerjisini serbest bırakır. (Hidrojen füzyon, geriye kalan kütlenin sadece yüzde 0.7sini serbest bırakır.) Tipik sabit düşük kütleli bir X-ışını ikilisinden saniyede tahmini 1041 pozitron kaçmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Dünya'ya yakın süpernova</span>

Dünya'ya yakın süpernova, Dünya'ya yakın bir yıldızın patlaması ile oluşan süpernovalardır. Biyosferde fark edilebilir etkiler yaratır.

<span class="mw-page-title-main">Jet İtki Laboratuvarı</span>

Jet İtki Laboratuvarı (JPL), NASA'nın La Cañada Flintridge, Kaliforniya, ABD'de bulunan merkezinde olan ve ABD federal hükûmeti tarafından finanse edilen araştırma ve geliştirme merkezi. Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü yakınlarında NASA için yönetilmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Nükleosentez</span> Başta proton ve nötronlar olmak üzere önceden var olan nükleonlardan yeni atom çekirdekleri yaratan süreç

Nükleosentez, daha önceden var olan çekirdek parçacıklarından, esasen proton ve nötronlardan, yeni atomik çekirdeklerin yaratılması sürecidir. İlk atomik çekirdekler, Büyük Patlama'dan yaklaşık üç dakika sonra, Büyük Patlama nükleosentezi olarak bilinen sürecin sonunda oluşmuştur. Hidrojen ve helyumun ilk yıldızların bileşenlerini oluşturması ve kainatın bugünkü hidrojen/helyum oranı o zamanlara dayanır.

Astrobiyoloji ve gezegensel astrofizikte, galaktik yaşanabilir bölge, galaksinin gelişmesine en elverişli arazi olarak tanımlanır. Daha detaylandırırsak, galaktik yaşamsal bölge kavramı pek çok etken içerir. Metal oranları, süpernova gibi büyük felaketlerin oluşma oranı, gibi pek çok faktör bölgeyi etkiler. Hangi bölgelerin galaksinin gelişimine uygun, çorak gezegenlerin belli bir müddet sonra hayat geliştirmeye olanaklı olacağını hesaplamak için, gelişime ve varoluşa el verişli bir ortam bulunmalıdır. Ağustos 2015'te yayınlanan bir makaleye göre, çok büyük galaksiler belki yaşanabilir gezegenler barındırmak açısından küçük galaksilere nazaran daha yatkın olabilirler. Örneğin Samanyolu Galaksisi. Samanyolu Galaksisinin inanılan galaktik yaşamasal bölge, en dış yarıçapı 10 kiloparsek ve iç yarıçapı galaksi merkezine yakın olan kısımlar arasında kalan arazilerden. Bunlar uç sınırlardır. 

Charles Christian Lauritsen Danimarkalı-Amerikalı fizikçi. Yıllar içinde Lauritsen'in araştırma grubunun gerçekleştirdiği keşifler; nükleer astrofizik, radyoterapi, ayna çekirdekleri ve yük simetrisi, nükleer beta bozunumu, güneş enerjisi, atom spektroskopisi, nükleosentezin zaman ölçekleri ve katı hal fiziği gibi alanlarda önemli etkiler yaratmıştır. II. Dünya Savaşı sırasında, ABD'nin silah cephaneliğine roketlerin eklenmesinde kritik bir rol oynamıştır. Savaş sonrasında, ABD hükûmetine bilimsel ve askerî konularda düzenli ve saygın bir danışman olarak hizmet vermiş ve Soğuk Savaş döneminin büyük bir bölümünde Amerikan savunma politikasının şekillenmesine katkıda bulunmuştur.