
Anatomi, organizmaların ve parçalarının yapısının incelenmesi ile ilgili biyoloji dalıdır. Anatomi, canlıların yapısal organizasyonu ile ilgilenen bir doğa bilimi dalıdır. Tarih öncesi çağlarda başlangıcı olan eski bir bilim dalıdır. Anatomi doğası gereği gelişimsel biyoloji, embriyoloji, karşılaştırmalı anatomi, evrimsel biyoloji ve filogeniye bağlıdır, çünkü bunlar anatominin hem anlık hem de uzun vadeli zaman ölçeklerinde üretildiği süreçlerdir. Sırasıyla organizmaların ve parçalarının yapısını ve işlevini inceleyen anatomi ve fizyoloji, birbiriyle ilişkili disiplinlerin doğal bir çiftini oluşturur ve genellikle birlikte çalışılır. İnsan anatomisi, tıpta uygulanan temel bilimlerden biridir.

Robert Wilhelm Bunsen Eberhard, özellikle mineralojik ve analitik kimya üzerine çalışmış Alman kimyagerdir. Gustav Robert Kirchoff ile beraber sezyum ve rubidyum elementlerini keşfetmiş, ısıtılan elementlerin emisyon spektrumlarını incelemiş ve spektral analizi bulmuştur. Fotokimyaya öncülük eden Bunsen, bir deney esnasında koruyucu gözlük kullanmadığı için bir gözünü kaybetmiştir.

Johann Carl Friedrich Gauss ya da Gauß, Alman matematikçi, astronom, istatistikçi, olağanüstü katkılardan dolayı "Matematikçilerin prensi" ve "antik çağlardan beri yaşamış en büyük matematikçi" olarak anılır.

Andreas Vesalius, Roma İmparatoru V. Charles'ın eczacısının oğlu olarak Brüksel'de doğmuştur. Antik Çağ'dan beri süregelen insan bedeni hakkındaki yanlış düşünceleri düzelten anatomist ve doktordur. Tıp kökenli bir ailede büyümüştür. Babası imparatorun başeczacısıydı. Ailesi küçük yaştan itibaren onu tıbbı düşünceleri okuması için cesaretlendirmişti. Önce Leuven'de sonra Paris Üniversitesi'nde eğitim gördü ve daha sonra İtalya'da Padova Üniversitesi'nde anatomi kürsüsünde ders vermeye başladı. Bu sırada Galen'in eserlerini incelemeye başlayan Vesalius; onun insanın anatomik yapısı hakkında verdiği bilgilerin hatalar içerdiğini ve bu hataların kaynağının, bu konudaki çalışmaların hayvanlar üzerinde yapılmasına ve elde edilen verilerin insanlara mâl edilmesinden kaynaklandığını ileri sürdü. Ona göre insan anatomisi ile ilgili bilgi en iyi biçimde, sadece sağlıklı bir insan vücudunun incelenmesi ile elde edilebilirdi.

Friedrich Ebert, Alman sosyal demokrat politikacı. 1913'te Almanya Sosyal Demokrat Partisi’nin (SPD) başkanlığına seçildi. 1919’da "Reichspräsident" ünvanı ile Weimar Cumhuriyeti'nin ilk cumhurbaşkanı oldu ve bu görevini ölümüne kadar sürdürdü.

Karl von Frisch, Avusturya asıllı etolog. Özellikle arı davranışları ve duyuları üzerinde yaptığı çalışmalarla tanınır. Arıların morötesi ve polarize ışığa karşı hassasiyetlerini ortaya çıkarmış, ayrıca bal arılarının kendilerine özgü bir "dans" kullanarak kovanda birbirlerine nasıl bilgi aktardıklarını çözmüştür. Meslektaşları Konrad Lorenz ve Nikolaas Tinbergen ile beraber 1973 Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü'ne layık görülmüştür.

Johann Friedrich Pfaff, kısmi diferansiyel denklem sistemleri üzerinde çalışan Alman matematikçiydi. 19. yüzyılda Almanya'nın en seçkin matematikçilerinden biri olarak tanımlandı. Carl Friedrich Gauss ve takipçilerinin yönetiminde, on dokuzuncu yüzyılda matematiğin geliştiği çizgileri büyük ölçüde belirleyen Alman matematiksel düşünme okulunun öncüsüydü.

Hermann von Helmholtz Alman fizyolog ve fizikçi. Çok yönlü ilgi alanları ve çalışmalarıyla, özellikle de sinir iletimi, işitme ve görme üzerine yaptığı klasikleşmiş araştırmalarla yaşadığı dönemde "fiziğin başbakanı" olarak adlandırılan araştırmacı.

Leopold von Ranke, 19. yüzyıl Alman tarihçisi. Ranke ile birlikte tarih incelemelerinde birincil kaynakların önemi, hikâyeci tarih ve özellikle uluslararası politikanın tarihte yeri özel anlam kazandı. Kaynağına, “aslında ne ise” ona sadık bir tarih yazımı üzerine düşünceleri ile kendinden sonraki tarih yazımının niteliğine önemli katkılarda bulundu.

Berlin Humboldt Üniversitesi, Almanya'nın başkenti Berlin'deki 4 üniversite arasında en eski üniversitedir.

Herbert Kroemer, Nobel ödüllü Alman kökenli Amerikalı fizikçidir.

Rudolph Albert von Kölliker, İsviçreli anatomist ve psikolog.

Adolf Otto Reinhold Windaus Alman kimyager. 1928 yılında, steroller ve sterollerin vitaminler ile ilişkisi konusundaki çalışmaları için Nobel Kimya Ödülü'ne nail görüldü. Windaus ayrıca, 1939 yılında Nobel Kimya Ödülü kazanan Adolf Butenandt'un doktora hocasıdır.

Johannes Peter Müller, Alman fizyolog, karşılaştırmalı anatomist ve ihtiyolog.

Ernst Ferdinand Sauerbruch, Alman bir doktor. 20. yüzyılın ilk yarısının en önemli ve etkili cerrahlarından biri olarak kabul edilir.
Marmara Tıp Fakültesi, Marmara Üniversitesine bağlı tıp fakültesidir. 1983'te Haydarpaşa Kampüsünde kurulmuştur. Okul birincisi kontenjanı ile beraber 216 kişilik kontenjanı vardır. Seçkin akademik kadrosu ve verdiği eğitim ile Türkiye'nin önde gelen fakültelerindendir. Mevcut durumda iki tane klinik eğitimin verildiği hastanesi vardır.

Nikolay İvanoviç Pirogov önemli bir Rus bilim adamı, medikal doktor, Pedagog, alenen tanınmış kişi ve Rus Bilimler Akademisi'nin daimi üyesiydi (1847). O cerrahi alanının kurucusu olarak kabul edilir ve Avrupa'nın eteri anestezi için kullanan ilk cerrahlarından biriydi. O bir alan işleminde anestezi kullanan ilk cerrah oldu (1847), çeşitli cerrahi operasyonları icat etti ve sıva kullanarak kendi kırık kemikleri tedavi etme tekniğini geliştirdi. O en çok tanınan Rus doktorlardan birisiydi.
August Hirt, II. Dünya Savaşı sırasında Strazburg'da Reich Üniversitesi'nde başkan olarak görev yapan İsviçreli ve Alman uyruklu bir anatomist idi. Natzweiler-Struthof toplama kampındaki mahkûmlar üzerinde hardal gazı ile deneyler yaptı ve Yahudilerden elde edilen iskelet koleksiyonu için Auschwitz'de 86 kişinin öldürülmesinde öncü rol oynadı. Kurbanlarının iskeletleri ile, Strazburg anatomi Enstitüsü'nde örnekler yapmayı amaçlamış, ancak projenin tamamlanması, savaşın ilerlemesi yüzünden durdurulmuştur. Hirt, SS-Hauptsturmführer (yüzbaşı) ve 1944 yılında SS-Sturmbannführer (binbaşı) idi.
Anatomi cinayeti, tıbbi bir araştırma veya öğretim amacıyla kadavranın bir kısmının veya tamamının kullanılması için işlenen cinayet. Bu türe, bir tıbbi cinayet denilmemesinin başlıca nedeni, vücut parçalarının tek başına herhangi bir tıbbi amaç için kullanılmamasıdır. Cinayet için itici güç kadavra ve diseksiyondur. Diseksiyon anatomi ve fizyolojisini öğrenmek için bir fırsat oluşturur. Anatomi cinayetlerinin prevelans oranının Bilimsel devrim tarafından üretilen araştırma ve öğretim faaliyetlerinde talep edilen kadavra miktarına bağlı olduğu da iddia edilmektedir. 19’uncu yüzyılda, Londra Burkers ile Burke ve Hare cinayetleri başta olmak üzere diğer cinayetler irdelenerek, tıbbi okullar için bilim adamlarının yasal yollardan kadavra temin etmesi yasallaştırıldı. Söylentiler arasında tıbbi kadavra için yüksek oranda bir talep olduğu ve bunun için anatomi cinayetlerinin işlendiği de bulunuyordu. Bu söylentilerin kanıtlanması hem kadavra kullanımının sürekli gerekli olduğu gibi metalara dayanırken, organ hırsızlığında olduğu gibi, insanlarda derin korkular oluşturması nedeniyle oldukça zordur.

Ernst von Bergmann, Baltık Alman cerrahtır. Cerrahi aletlerin ısı sterilizasyonunu uygulayan ilk doktordur ve aseptik cerrahinin öncüsü olarak bilinir.