
İo veya Io, Jüpiter'in Galilei uydularından yörüngesi en içte bulunanı ve üçüncü en büyük olanıdır. Güneş Sisteminin en büyük dördüncü uydusudur. 1610 yılında Galileo Galilei tarafından keşfedilmiştir. Adını Yunan mitolojisinde Zeus'un sevgililerinden biri olan "Io" karakterinden alır. Güneş Sistemi'nde üzerinde sürekli olarak gazlar ve lav püskürten yanardağlar bulunan tek uydudur.

Süpernova, enerjisi biten büyük yıldızların şiddetle patlaması durumuna verilen addır. Bir süpernovanın parlaklığı Güneş'in parlaklığının yüz milyon katına varabilir.

Magmatik kayaçlar, magmanın yükselerek yer kabuğunun içerisine girip veya yeryüzüne ulaşıp soğuyarak katılaşması sonucu oluşan kayaç türüdür. Üç ana kaya türünden biridir, diğerleri tortul ve metamorfiktir. Magmatik kaya magma veya lavın soğutulması ve katılaşmasıyla oluşur. Magmatik kayaçlar çok çeşitli jeolojik ortamlarda meydana gelir: kalkanlar, platformlar, orojenler, havzalar, büyük magmatik bölgeler, genişletilmiş kabuk ve okyanus kabuğu. (Resim1) Magmatik kayaçlar temel olarak silikat minerallerinden oluşmuşlardır. Magmanın bileşimi temel bazı elementlerin dağılımını yansıtsa da oranları değişmekte ve bu da belli başlı magma tiplerinin oluşmasına neden olur.

Fat Man çev. 'şişman adam', ABD tarafından 9 Ağustos 1945 günü Nagasaki'ye atılan atom bombasının takma ismi. II. Dünya Savaşı sırasında kullanılan nükleer silahların ikincisidir ve o güne kadar yapılmış üçüncü nükleer patlamayı gerçekleştirmiştir. Gerçekleşmiş ilk nükleer patlama Trinity Testi ve ikinci patlama ise Little Boy'un patlatılmasıdır. Fat Man, iç patlamalı plütonyum çekirdekli bir atom bombasıydı. Bomba pilot Charles Sweeney (1919-2004) tarafından atılmıştı.Ve Little Boy'dan 2 gün sonra atılmıştır.

Volkanik kış, olarak alt atmosfer tabakasının bir yanardağ patlaması sonucu soğuması fenomeni. Kül ve kükürtlü gazlardan oluşan aerosollar ve sülfürik asit, büyük patlamayla stratosfere kadar fırlayarak sis gibi bütün Dünya'yı kaplar. Güneş ışınları böylece kısmen yutulur, kısmen de uzaya yansır. Stratosferde bu durum bir ısınmaya yol açar. Yerdeyse ortalamada Dünya iklimi soğur, bölgesel ve mevsimlere bağlı olarak aynı zamanda ısınmalar da olur. Volkanik kışa benzer bir etki, (varsayılan) bir atom savaşıyla ortaya çıkan nükleer kıştır.

Yıldız patlama galaksisi, galaksilerdeki yıldızlararası dev moleküler bulutlarında oluşan soğuk gaz rezervlerinden meydana gelirler. Yıldız doğumları oranının istisnai derecede yüksek olduğu galaksiler “starburst galaksileri” adıyla bilinir. Bu galaksiler aşırı miktarda yıldız üretmeye sürekli olarak devam etselerdi gaz rezervlerini tüketerek ömürlerini iyice azaltırlardı. Fakat bu etkinlikleri genellikle yalnızca on milyon yıl kadar sürer ki, bu süre bir galaksinın ömür süresine nazaran nispeten kısa bir süredir. "Starburst galaksileri" Evren tarihinin erken dönemlerinde daha yaygındılar. Günümüzde bile bu galaksilerin yıldız doğumları toplamına katkıları tahminen %15 civarındadır.

GRB 970508, 8 Mayıs 1997 günü, saat 21.42'de (UTC) tespit edilmiş bir gama-ışın patlamasıdır. Bir gama-ışın patlaması, uzak galaksilerde meydana gelen ve gama ışını üreten patlamalar ve bunların yol açtığı çok parlak parıltıdır. Genelde uzun süren bir "artık parıltı" tarafından izlenirler.

Kül konisi volkanik klinker, volkanik kül ya da volkanik bir yanardağ ağzının etrafında toplanmış, koni şeklinde dik piroklastik parçacıklardan oluşan bir tepedir. Piroklastik parçacıklar ya patlamalı püskürmeleri ya da genel olarak tek yanardağ ağızlı lav çeşmeleri tarafından oluştururlar. Gaz yüklü lav, şiddetli bir şekilde havaya püskürtüldüğünde, kül, klinker ya da skorya şeklinde katılaşıp ve yere düşüp, 30-40 derece açısı olan eğimleri, dairesel bir zemin planı olan ve çoğu zaman simetrik olan bir koni oluşturmaya çalışır. Çoğu kül konisinin tepe noktasında kase şeklinde bir krateri vardır.

Vulkaniyen terimini ilk kez Giuseppe Mercalli tarafından kullanılmıştır. 1888-1890 tarihleri arasında Vulcana adasında gerçekleşen patlamalara tanık olmuştur. Patlama tarzı Mercalli’nin açıklamasına göre patlayan krater ve tepe üzerinde yükselen gaz yoğun bir bulut olarak karakterize edilmiştir ve tüm dünyada da kullanılmaktadır. Mercalli, Vulkaniyen tipi patlamaları ‘’düzensiz aralıklarla gerçekleşen top ateşi gibi patlamalar ‘’olarak tanımlamıştır. Artan silis düzeyi magmanın patlayıcı viskozitesini artırır. Magmanın içinde bulunan silis (bazalt-andezit), doğası gereği patlamaları artırmıştır. Genellikle görültülü şekilde patlarlar. Freatomagmatik patlamalar ile başlar.

Minos patlaması aynı zamanda Thera Santorini patlaması olarak da bilinmektedir. Tarihte bilinen en geniş patlamalardan biridir. Patlama Thera Adası ve Minion yerleşiminde meydana gelmiştir. Girit kıyısındaki ada ve tarım alanlarını da kapsamaktadır. Patlama konusunda kesin bilgiler yoktur ama Yunan mitolojisinde geçtiği söylenmektedir. Mısır'daki gürültünün de bundan kaynaklandığı düşünülmektedir. Patlamanın eski kayıtları net olmamasına rağmen Mısır'daki Tempest Stele'sinde tarif edilen büyük fırtınanın bu olabileceği düşünülüyor. Çin Bambu yıllıklarında da volkanik kış ve belirtilen soğuk dalga ile bulgular çakışmaktadır. Platon'un Atlantis'inin de temel konularının da bu patlamadan oluştuğu iddia edilir.

Ontake Dağı veya Kiso Ontake Dağı, Japonya'da Hida Dağları'nda bulunan aktif bir yanardağdır. Dağ 3.067 m yüksekliği ile Japonya'nın ikinci yüksek yanardağıdır.

Volkanik patlayıcılık indeksi (VPİ), volkanik patlamaların patlayıcı özelliğinin göreli bir ölçüsüdür. 1982'de Amerika Birleşik Devletleri Jeoloji Araştırmaları Kurumu'ndan Chris Newhall ve Hawaii Üniversitesinden Stephen Self tarafından tasarlandı.
Pleistosen dönemi volkanik patlamalar, Kuvaterner'in alt dönemi olan Pleistosen yaklaşık 2.588 milyon yıl önce başlamıştır.

Tambora Dağı veya Tomboro Dağı, Endonezya'nın Küçük Sunda Adaları'ndan biri olan ve hem kuzeyi hem de güneyi okyanusal kabuk ile çevrili Sumbawa'daki aktif bir stratovolkandır. Tambora, altındaki aktif yitim zonu tarafından oluşturulmuştur. Bu da Tambora Dağı'nın 4.300 metre (14.100 ft) yüksekliğe ulaşmasını sağlamıştır. Yanardağ, Nisan 1815'teki patlamasından önce Endonezya takımadasında en yüksek zirvelerden biriydi. Dağın içindeki büyük bir magma odasının on yıllar boyunca dolmasıyla 1815'te meydana gelen patlama ile dağdaki volkanik olaylar tarihi bir zirveye ulaştı.

1815 Tambora Dağı patlaması, Volkan Patlama İndeksi (VEI)'nde 7 alarak tarihte kaydedilmiş en büyük patlamalardan biridir. MS 180 yılındaki Taupo Gölü patlamalarından bu yana bu dereceyi alan doğrulanmış tek patlamadır.

Hatepe patlaması, Taupo Gölü'nün MS 180 yılında meydana gelen patlamasına verilen isimdir. Hatepe Plinian ponza tefra tabakasından ötürü bu adı almıştır ve bazen Taupo patlaması olarak anılmaktadır. Son 20 bin yıl içinde Yeni Zelanda'da gerçekleşen en büyük patlama olarak kabul edilir. VEI 7 patlama olarak sınıflandırılan patlama sonucu 120 kilometreküplük bir fışkırma meydana geldi ve bunun 30 kilometreküpü ise ilk birkaç dakikada fışkırtıldı. Böylece, son 5000 yılda meydana gelen en şiddetli patlamalardan biri olmuştur ve M.Ö. 2. bin yıldaki Minoan patlaması, Paektu Dağının 946'daki patlaması ve Tambora Dağı'nın 1815'teki patlaması ile karşılaştırılabilir. Ortaya çıkan kül, gökyüzünü Roma ve Çin üzerinden kırmızıya çevirdi.

Volkanik kül, volkanik patlamalar sırasında meydana gelen 2 milimetre (0,079 in) çapından daha az olan toz halindeki kayaç, mineraller ve volkanik cam parçalarıdır. Volkanik kül terimi, genellikle, 2 mm'den büyük partiküller de dahil olmak üzere tüm patlayıcı maddeleri içine alabilecek şekilde kullanılır. Volkanik kül, magma içindeki çözünmüş gazlar genişlediğinde ve şiddetle atmosfere kaçtığında volkanik patlamalar sırasında oluşur. Sızan gazlar, magmayı parçalayarak volkanik kaya ve cam parçalarının katılaştığı atmosfere doğru iter. Kül aynı zamanda, freatomagmatik patlamalar sırasında magma suyla temasa girdiğinde ortaya çıkar ve suyun patlamayla buharlaşmasına neden olan magmanın parçalanmasına neden olur. Havaya çıktıktan sonra küller rüzgârla binlerce kilometre uzağa taşınır. Ayrıca yanardağ püskürmeleri sırasında, yanardağın üzerinde yer alan ince partiküller arasındaki sürtünmeden dolayı gök gürültüsü ve yıldırım da yaratabilir ya da yerden huni biçiminde yükselip atmosfere karışarak rüzgâr altında gittikçe büyüyen kül bulutları oluşabilir.

Sonik patlama, bir nesne havada ses hızından daha hızlı hareket ettiğinde oluşan şok dalgalarıyla ilişkilendirilen sestir. Sonik patlamalar, insan kulağına bir patlama ya da gök gürlemesi gibi gelen, muazzam miktarlarda ses enerjisi üretir. Ateşlenen bir merminin patlama sesi veya bir kamçının sesi küçük sonik patlamalar olarak sayılabilir.

Boiling Lake, Dominika adasında yer alan bir Dünya Mirası olan Morne Trois Pitons Ulusal Parkı'nda bulunan sular altındaki bir fümeroldür. Dominika'nın başkenti Roseau'nun 6,5 mil (10,5 km) doğusunda bulunan göl, genellikle bir buhar bulutu ile sarılmış köpüren grimsi mavi su ile doludur. Kaynayan Göl yaklaşık 200 feet ila 250 feet boyutlarındadır ve Yeni Zelanda'daki Rotorua yakınlarındaki Waimangu Vadisi'nde bulunan Frying Pan Lake'ten sonra dünyanın en büyük ikinci sıcak gölüdür.

Semeru Yanardağı, 4 Aralık'ta Endonezya'nın Doğu Cava eyaletindeki Cava adasında aralıklarla patlamaya başladı. 9 Aralık itibarıyla Ulusal Felaket Yönetim Ajansı'nın resmi açıklamasına göre kırk üç kişi öldü, on iki kişiden haber alınamadı.