İçeriğe atla

Fransızca felsefenin tarihi

Fransızca felsefenin tarihi, son derece çeşitli ve yüzyıllar boyunca Batı felsefesini etkilemiş olan Fransızca felsefenin Orta Çağ skolastik düşünürü Pierre Abélard'dan başlayarak modern felsefenin kurucularından René Descartes'ın felsefesinden yirminci yüzyılda ortaya çıkmış bilim felsefesi, varoluşçuluk, fenomenoloji, yapısalcılık ve postmodernizme kadar gelişimini ele alır.

Orta Çağ dönemi

Pierre Abélard

Abélard ile Héloïse, Edmund Blair Leighton'ın 1882 tarihli tuval üzerine yağlı boya tablosu

Kendisinin Héloïse ile yaşadığı aşk ilişkisi efsaneleşmiş Pierre Abélard (1079 - 21 Nisan 1142), skolastik bir filozof, tanrıbilimci ve mantıkçı olarak yaşadı.[1] Stanford Felsefe Ansiklopedisi, kendisinden "Orta Çağ'ın en büyük mantıkçısı ve aynı derecede ilk büyük adcı (nominalist) filozof" olarak bahseder.[2]

Abélard'ın genel önemi, kendisinden önceki düşünürlere göre skolastik düşünce üzerinde daha katı bir surette odaklanmasında yatar.

On altıncı yüzyıl

Uymacılık karşıtı Fransızlardan Montaigne'nın, sanatçısı bilinmeyen tuval üzerine yağlıboya portresi

Michel de Montaigne (28 Şubat 1533 - 13 Eylül 1592), kendisi Katolik olmasına karşın dogmatizm karşıtı görüşleriyle Fransız uymacılık (konformizm) karşıtlarının önde gelenlerinden olmuştur. Otobiyografik ve gündelik anekdotlardan oluşan yapıtları, kendi düşünceleri için küçük denemelerinden oluşur. Deneme sözcüğünü yapıtlarında kendi düşüncelerini kâğıda aktarmada "denemeler" olarak kullanmış ilk kişi[] olan Montaigne; Shakespeare, Rousseau ve Nietzsche gibilerini etkilemiştir. "Que sais-je?" ("Ne biliyorum?") sözüyle özetlenebilecek Fironcu kuşkuculuğu, René Descartes'ın yapıtlarına esin kaynaklarından biri olmuştur.

On yedinci yüzyıl

Modern felsefenin kurucusu olarak kabul edilen René Descartes'ın, Frans Hals tarafından tuval üzerine yağlı boya resmedilmiş portresi

Modern felsefe, Fransa'da René Descartes (1596-1650) ile başladı. Kaleme almış olduğuMeditasyonlar (Meditationes de Prima Philosophia), felsefi düşüncenin odağını ontolojiden epistemolojiye kaydırmakla beraber önceki yüzyıllarda baskın düşünce biçimi olmuş Skolastik düşünceden miras kalan Aristotelesçi dogmatizmin üstesinden gelirken aynı zamanda gelecek nesil filozoflar için en temel sorunlardan bazılarını[] gündeme getirdi.

René Descartes

René Descartes, Avrupa'da Sextus Empiricus'un çalışmalarının yaygınlaşmasının ardından radikal kuşkuculuk ve bilimde ortaya çıkan belirsizlik ile ilgilenmiştir.

On sekizinci yüzyıl

Aydınlanma Çağı düşünürü Voltaire'in, Nicolas de Largillière tarafından resmedilmiş tuval üzerine yağlı boya tablosu

On sekizinci yüzyılda Fransızca felsefe, kökten politik bir biçim aldı. Aydınlanma Çağı'nın ilkelerini kendilerine aşılamış birçok filozof, kilise ile devletin muhalifi ve ussallıkla ilerlemenin destekçileri oldu. Bu filozofların Fransa ve ABD siyaset ve ideolojilerine daha sonradan derin bir etkisi olmuştur.

On dokuzuncu yüzyıl

Auguste Comte

Sosyolojinin kurucularından ve pozitivist öğretinin mimarı kabul edilen Auguste Comte'un 1849'da çekilmiş bir fotoğrafı

Montpellier'de doğmuş Auguste Comte (19 Ocak 1798 - 5 Eylül 1857), olguculuk (pozitivizm) öğretisinin kurucusu ve toplum biliminin kurucularından olmasıyla beraber sözcüğün çağdaş anlamıyla ilk bilim filozofu sayılır.[3]

Yirminci yüzyıl

Yirminci yüzyılda yüzyılda Fransızca felsefe, birçok düşünce ekolünün gelişimine tanık oldu. Bilim felsefesi; Poincaré, Bachelard, Cavaillès ve Vuillemin gibilerince öncülük edilirken; Kartezyen biçimde yeniden sunulmuş ve Alman felsefi düşüncesinden etkilenmiş (özellikle Husserl ve Heidegger'ın) bir fenonmenoloji ortaya çıktı. Yirminci yüzyıl boyunca sürekli fark edilir fenonmenolojinin yanında varoluşçuluk Batı'da yayılıp ünlenmesinin ardından postyapısalcı felsefeye geçiş için bir gereklilik olarak görülen yapısalcılığa karşılık ün kaybederken postmodern felsefe yirminci yüzyılın sonlarına egemen oldu..

  1. ^ Chambers Biographical Dictionary, 2011, 0-550-18022-2, page 3
  2. ^ King, Peter ve Andrew Arlig (2018). Edward N. Zalta (Ed.). "Peter Abelard". Peter Abelard (İngilizce). Stanford Felsefe Ansiklopedisi. 18 Mart 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  3. ^ "Michel Bourdeau – Auguste Comte". 5 Şubat 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 18 Ağustos 2021. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Pozitivizm</span> Augus Comte tarafından 19. yüzyılda ortaya atılan düşünce

Pozitivizm veya olguculuk; Auguste Comte'un başını çektiği, doğru bilginin yalnızca bilimsel bilgi olduğu, doğru bilgiye ise yalnızca ampirizm (deneycilik) ile ulaşılabileceğini ve bu bilginin kendisinin deneysel olmadığını savunan düşünce akımıdır. Pozitivizm, sosyal bilimlerin fen bilimleri gibi kesin gerçeklikler içeren kurallara dayanması ve felsefi tartışmalardan uzaklaşmak hedefiyle, 19. yüzyıl içindeki toplumsal ilişkiler çerçevesinde şekillenmiştir.

Natüralizm ya da doğalcılık; felsefe, sanat ve edebiyatta doğal Dünya'yı temel alan çeşitli akımlara verilen ortak ad. Bu akımların takipçilerine natüralist denir. Bunun yanı sıra doğa tarihi ile uğraşan bilim insanlarına da natüralist denir.

<span class="mw-page-title-main">Kuşkuculuk</span> Felsefi görüş

Kuşkuculuk, septisizm, skeptisizm veya şüphecilik, her tür bilgi savını kuşkuyla karşılayan, bunların temellerini, etkilerini ve kesinliklerini irdeleyen, ayrıca aklın kesin bir bilgi elde edemeyeceğini, hakikate erişilse dahi sürekli ve tam bir kuşku içinde kalınacağını, "mutlak"a ulaşmanın mümkün olmadığını savunan felsefi görüştür. Kuşkuculuk, felsefe tarihi açısından önemli bir yere sahiptir; zira felsefe tarihi boyunca bilginin sınırlarını, insanların inançlarını, önyargılarını ve dogmatik düşünceyi sorgulayarak yerleşik kanılar ve inançları sarsmış, felsefe, bilim ve özellikle din konusunda birçok anlayışın değişmesine ortam hazırlamıştır. Dogmatizmin karşıtıdır. Kuşkucular, kesin bilgi veya mutlak doğruyu elde etmenin zor veya imkansız olduğunu savunurlar ve genellikle bu düşünceyi sorgulamayı teşvik ederler.

<span class="mw-page-title-main">Postmodern felsefe</span> Felsefi akım

Postmodern felsefe, 20. yüzyılın ikinci yarısında, 18. yüzyıl Aydınlanması sırasında geliştirilen kültür, kimlik, tarih veya dil ile ilgili modernist felsefi fikirlerde var olduğu iddia edilen varsayımlara eleştirel bir yanıt olarak ortaya çıkan felsefi bir harekettir.

Postyapısalcı felsefe, yapısalcılık sonrası denilen dönem içinde ortaya çıkmış ve kendisini en temelde yapısalcılığı sorunsallaştırmakla temellendirmiş olan düşünce biçimi. Yapısalcılığın kendi mantıksal sonuçlarına doğru geliştirilmesinin bir ürünü olarak ortaya çıkmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Pierre Abélard</span>

Pierre Abélard veya Pierre Abailard veya Pierre Abeilard, Fransız skolastik düşünürü, tanrıbilimci; dil, diyalektik ve ahlak filozofu. Tümeller sorununa getirdiği çözüm ve diyalektiği özgün kullanım biçimiyle tanınan Fransız ilahiyatçı ve felsefeci. Ayrıca şiirleri ve Héloise ile yaşadığı aşk macerasıyla da ünlüdür.

<span class="mw-page-title-main">Jean-Paul Sartre</span> Fransız filozof (1905-1980)

Jean-Paul Charles Aymard Sartre, Fransız yazar ve düşünür. Felsefi içerikli romanlarının yanı sıra her yönüyle kendine özgü olarak geliştirdiği Varoluşçu felsefesiyle de yer etmiş; bunların yanında varoluşçu Marksizm şekillendirmesi ve siyasetteki etkinlikleriyle 20. yüzyıl'a damgasını vuran düşünürlerden biri olmuştur. Sartre, bir anlatıcı, denemeci, romancı, filozof ve eylemci olarak yalnızca Fransız aydınlarının temsilcisi olmakla kalmamış, özgün bir entelektüel tanımlamasının da temsilcisi olmuştur.

Afşar Timuçin, Azeri kökenli Türk felsefeci, şair, yazar ve çevirmen.

<span class="mw-page-title-main">Aydınlanma Çağı</span> aydınlanma felsefesinin oluştuğu çağ

Aydınlanma Çağı olarak adlandırılan tarihsel dönem, aydınlanma felsefesinin 18. yüzyılda doğup benimsenmeye başladığı dönemdir. Batı toplumunda 17. ve 18. yüzyıllarda gelişen, akılcı düşünceyi eski, geleneksel, değişmez kabul edilen varsayımlardan, önyargılardan ve ideolojilerden özgürleştirmeyi ve yeni bilgiye yönelik kabulü geliştirmeyi amaçlayan düşünsel gelişimi kapsayan dönemi tanımlar. Aynı zamanda Arapça eserlerin Latinceye çevirilmesi, Aydınlanma Çağı'na zemin hazırlamıştır.

Alman felsefesi, 18. yüzyıl sonu ve 19. yüzyıl başlarından itibaren belirgin bir ağırlık kazanan, bir bakıma felsefenin yurdu hâline gelen Alman felsefe geleneğini ya da başka bir açıdan farklı felsefi eğilimlere sahip olan Alman felsefecilerinin bütünlüğünü ifade etmektedir.

<span class="mw-page-title-main">19. yüzyıl felsefesi</span>

19. yüzyıl felsefesi öncelikli olarak Alman felsefesinde romantizmin ve idealizmin zirveye ulaştığı bir dönemdir. Aynı şekilde materyalizmin de yeni bir derinlik kazandığı ve öne çıktığı görülür. Fransız felsefesinde bir yanda Charles Fourrier, Pierre-Joseph Proudhon, Claude Henri de Saint-Simon gibi reformcu düşünürler; öte yanda da August Comte ile pozitivizmin belirginleştiği görülür. Tarihçi Tocqueville ile sosyolog ve düşünür olan Emile Durkheim'ı da buraya eklemek gerekir.

<span class="mw-page-title-main">20. yüzyıl felsefesi</span>

20. yüzyıl felsefesi, 19. yüzyıl sonlarından başlayıp günümüze kadar gelen ve devam eden düşünce geleneklerini ve felsefi akımları kapsar. Her çağın felsefesinin kendi toplumsal, kültürel ve siyasal koşullarıyla etkileşimli olduğu gibi, 20. yüzyıl felsefesi de kendi siyasal ve toplumsal gelişmelerinden etkilenmiştir. Çağın siyasal olayları, kültürel ve teknolojik gelişmeler, bilimsel alandaki yeni sonuçlar, ortaya çıkan yeni düşünce eğilimlerinin hepsi 20. yüzyıl felsefesinde görülen bilime yönelik sorgulayıcı yaklaşımların, aklın sorgulanması girişimlerinin, dile yönelik ilginin, özne kavramı üzerinde yürütülen tartışmaların, zihin problemlerinin, yeni bir boyut kazanan bilgi sorununun, cinsellik soruşturmasının, yabancılaşma ve iktidar sorunsalının arka planını oluşturmaktadır. Bu çağın düşünürlerinin çoğunluğu bir şekilde çalışmalarında çağın kuramsal sorunlarını dillendirmiş ve yanıt arayışında olmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Orta Çağ felsefesi</span>

Orta Çağ felsefesi tarihsel dönem itibarıyla ilkçağ felsefesinin bitiminden modern düşüncenin başlangıcına kadar olan dönemi kapsar. M.S. 2. yüzyıldan 15. yüzyıl sonlarına-16. yüzyıl başlarına, rönesansa kadar olan dönem olarak ele alınır. Bu dönemin felsefe tarihi açısından kendine özgü özellikleri vardır. Birçok felsefe tarihi kitabında Orta Çağ'da felsefe yok sayılır ya da Orta Çağ'ın karanlık bir çağ olduğu değerlendirmesine bağlı olarak felsefenin de karanlığa gömüldüğü öne sürülür. Bunun yanı sıra Orta Çağ'da felsefenin varlığını kabul eden ve bu felsefenin özgül niteliklerini açıklayan felsefe tarihi çalışmaları da söz konusudur.

<span class="mw-page-title-main">17. yüzyıl felsefesi</span>

17. yüzyıl felsefesi, Rönesans'ın etkisiyle ortaya çıkan gelişmelere dayanarak, Yeni Çağ düşüncesinin temellerini atmak üzere ortaya çıkan felsefe eğilimidir. Rönesansın ortaya koyduğu düşünsel gelişmeleri ve belirsiz kavram içeriklerini kullanan 17. yüzyıl düşünürleri, felsefi formüllerini tam bir sağlamlık ve kesinlik içinde ortaya koyma arayışı içinde olmuşlar ve ortaya koydukları çalışmalarla sistematik felsefeyi yeni bir derinlikle temellendirmişlerdir. Aydınlanma çağı düşüncesinin ilkeleri ve temel kavramları büyük ölçüde 17. yüzyıl felsefesinde hazırlanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Rönesans felsefesi</span>

Rönesans felsefesi, 14. yüzyıl sonlarından başlayıp 16. yüzyıl ortalarına kadar geçen dönemde, özellikle de 15. yüzyılda ortaya çıkan çok yönlü felsefi gelişmeleri adlandırır. Rönesans felsefesi, genel olarak felsefe tarihinde bir geçiş dönemi felsefesi olarak kabul edilir. Bilimde ve düşünce alanında yeni gelişmeler meydana gelmeye başlamış, ortaya çıkan yeni perspektifler ve bilgiler rönesans felsefesini, Orta Çağ düşüncesiyle Yeni Çağ düşüncesi arasında köprü rolünü oynamaya yöneltmiştir.

Aristotelesçilik, Platonculuğa paralel olarak, aynı zaman dönemleri içinde gelişen bir felsefi eğilimdir. Yeni bir dünya görüşü arayışı içinde rönesans felsefesinin Platon'a ve Aristoteles'e yönelmesi şaşırtıcı değildir. Her ikisi de klasik çağın en güçlü düşünürleriydi ve yapıtları bir anlamda ilk felsefeyi kurmaya yönelikti.

<span class="mw-page-title-main">Skolastik felsefe</span>

Skolastik felsefe/düşünce, Latince kökenli schola (okul) kelimesinden türetilen scholasticus teriminden gelmektedir ve kelime anlamı olarak okul felsefesi demektir. Bu anlam önemlidir, zira skolastik felsefe, Orta Çağ düşüncesinde doğrunun zaten mevcut olduğu düşüncesine ve felsefenin okullarda okutularak öğretilmesine dayanan bir yaklaşım sergiler. Bu felsefenin temeli teolojidir, ona dayanır ve onu desteklemeye çalışır.

Temelcilik, güvenli bir kesinlik temeli üzerine kurulu felsefi bilgi kuramlarıyla ilgilenir.

<span class="mw-page-title-main">Kıta felsefesi</span>

Kıta felsefesi, Avrupa'daki 19. ve 20. yüzyıl felsefe geleneklerini tanımlamakta kullanılan terim. 20. yüzyılın ikinci yarısında anadili İngilizce olan filozoflar tarafından, analitik felsefenin dışında kalan görüş ve düşünceler için kullanılmaya başlanmıştır. Kıta felsefesi, şu akımları içinde barındırır: Alman idealizmi, fenomenoloji, varoluşçuluk, yorumsama, yapısalcılık, postyapısalcı felsefe, Fransız feminizmi, Frankfurt Okulu'nun eleştirel teorisi ve Batı Marksizmi ile psikoanalitik teorinin ilgili alanları.

<span class="mw-page-title-main">Felsefe listesi</span> Vikimedya liste maddesi

Felsefe, felsefe biçimleri, tanımları veya düşünce akımlarını listeler.