İçeriğe atla

Fransız Devrimi

Fransız Devrimi
Bastille Baskını, 14 Temmuz 1789
Tarih5 Mayıs 1789 - 9 Kasım 1799
(10 yıl, 6 ay, 4 gün)
KonumFransa
Neden
Sonuç

Fransız Devrimi veya Fransız İhtilâli (1789-1799), Fransa'daki mutlak monarşinin devrilip yerine cumhuriyetin kurulması ve Katolik Kilisesi'nin ciddi reformlara gitmeye zorlanmasıdır. Milliyetçilik akımını ve Yakınçağ'ı başlatmasıyla Avrupa ve Dünya tarihinde büyük bir dönüm noktası olmuştur.

Fransız halkı önceki döneme göre büyük bir evrim geçirmektedir. Halk bilinçlenmektedir ve sarayın, kralın, seçkinlerin denetiminden çıkmaya başlamıştır. Şehirlerde yaşayan pek çok burjuva, büyük bir atılım içindedir. Kitaplar yaygınlaşmakta, aileler çocuklarını üniversitelere göndererek sağlam bir gelecek kurma yolunu tutarak kültürel seviyeyi yükseltmektedir. Bağımsız yayıncıların çıkardıkları gazete, bildiri ve broşürler, kitlesel bilinçlenmeye yol açmaktadır. Bu koşullar da toplumsal değişim taleplerinin olgunlaşmasına yol açmıştır.

Toprak sahipleri ve soylular ayrıcalıklarını korumaya çalışmakta; bu sebeple burjuvaların soylu tabakasına geçmesini engelleyecek barikatlar yükseltilmektedir. Soylular statülerini koruma hevesindeyken, burjuvalar da ekonomik olarak güçlenmelerine rağmen toplumsal haklarda söz sahibi olamamaktan şikâyetçidirler. Kırsal nüfus ise üzerindeki vergi yükünün hafiflemesini istemektedir.

Devrimci düşünce, ülkede köklü yapısal değişikliklere gitmesi gerektiğine inanan katmanlar arasında yayılmaya başlamıştır. Merkezi otorite ülkenin içinde bulunduğu evrimsel süreci kavrayamamış ve eski yöntemlerle sorunları halletme yolunu seçmiştir. Oysa özellikle burjuva sınıfı, İngiliz devriminin etkisiyle geçici çözümle yetinmek değil, kitlesel olarak İngiliz modelindeki gibi ‘parlamenter monarşi rejimi’ altında yönetime katılmayı arzulamaktadır.

Sebepleri

Devrimin düşünsel sebepleri

Toplum büyük bir hızla değişmekte, bunun altında da 'aydınlanma filozoflarının' büyük etkisi bulunmaktaydı.[1] Aydınlanma felsefesi, mantığın, köklü gelenekleri ve siyasal rejimin mutlakiyetçi eğilimlerini ortadan kaldırmayı emrettiğine kanaat getirmiştir. Aydınlanmacılar özgürlüğün tüm alanlarda olması gerektiği fikrini savunmaktaydı.[1] Descartes, daha XVII. yüzyılda, aklın ve eleştirel zihniyetin üstünlüğüne vurgu yapmış, Montesquieu ise yasama erkinin halkı temsil eden vekiller aracılığı ile kullanılmasını ve güçler ayrılığı ilkesinin hayata geçirilmesini önermiştir. Voltaire'e göre kral, filozoflardan kurulu danışmanların örgütüne uyarak toplumu aydınlatmayı hedeflemeli, İngiliz modelini benimseyerek, parlamenter bir sistemin kapılarını açmalıydı. Rousseau, insanların doğuştan eşit olduğuna inanmakta,[1] çoğunluğun iradesinin (halk egemenliği) siyasal rejime hâkim olması gerektiğini vurgulamaktaydı. Diderot ile d’Alambert ise yasa önünde eşitlik, düşünce ve ifade özgürlüğü gibi talepleri dillendirmekteydi.

Aydınlanma filozoflarının etkileri yanında İngiliz Halklar bildirgesi gibi metinler ve bunların temelini oluşturan John Locke'nin fikirleri ve Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi'nde dile getirilen demokratik ilkeler ve liberal ekonomi fikirleri burjuvaları hareketlendirmiştir. Fransızlar dışarıdan gelen fikir ve hareketleri içselleştirerek ihtilale zemin hazırlamışlardır.

Devrimin ekonomik sebepleri

Devrimden önceki yıllar Fransız ekonomisi için pek de parlak sayılmamaktadır. Gelişen ticaret, savaşlar sebebiyle yavaşlama yönüne kaymış; köylü, mahsulünden beklenen verimi alamayarak büyük sıkıntılarla karşılaşmıştır. Ayrıca, tek kıtlıkla, açlığa kadar dayanan sorunlarla karşılaşmışlar tek çözüm yolu olarak kıta şehirlere göç etme yolunu tutmuşlardır, fakat şehirlerde de onları parlak bir yaşam beklememektedir; artan nüfusun ihtiyacını şehirler karşılayamaz duruma gelmiştir. Nüfus artması doyurulması gereken insanların çoğalmasına sebep olmuştur. Gelenlerin işsizlik sorunuyla da karşılaşması, istihdam olanağı bulamamaları toplumsal sorunların artmasına neden olmuştur. Aslında Fransa'nın ekonomisi pek çok çağdaş devlete göre ileri sayılmaktaydı; fakat önceki dönemlerle karşılaştırıldığında görülen fark edilir gerileme, halkı paniğe sokmuştur.[1] Halkın içinde bulunduğu ekonomik sorunlar vergilerin düzenli olarak ödenmemesine yol açmış devletin en önemli gelir kaynağı olan vergilerin sekteye uğraması hazineyi büyük bir bunalıma sürüklemiş, uzayan savaş maliyetlerinin fazla olması ve teknolojinin gelişmesiyle savaş masraflarının artması, bir de saray masraflarının aşırılığı sebebi ile devlet iflasın eşiğine gelmiştir. Bu nedenle kral, vergilerin artırılması ve yeni vergiler konması yolunu tutmuş; bu plan dahilinde tüm toplumda vergilerin yaygınlaşması düşüncesi ortaya çıkmıştır. Paris Parlamentosu da bu yeni vergi aleyhine onay vermeyerek genel meclisin, Etats Generaux'un toplanmasını istemiştir.

Le Serment du Jeu de paume (Tenis Kortu Yemini), birinci ve ikinci sınıf temsilcilerin üçüncü sınıf temsilcilerinin meclis binasına girmesini önlediği için, üçüncü sınıf temsilciler top oyunu salonuna gidip anayasa kabul edilinceye kadar meclisi dağıtmayacaklarına and içti, ortada elini kaldıran kişi: Jean-Sylvain Bailly, onun sol arkasındaki kişi: Maximilien de Robespierre, onun önünde koltukta oturan kişi: Emmanuel-Joseph Sieyès, (Jacques-Louis David, Carnavalet Müzesi)
États Généraux'nun açılışı Sağcılar Kral'ın sağında, solcular ise solunda oturuyor...(5 Mayıs 1789)

Fransa, Kuzey Amerika'daki tüm kolonilerini 1763 tarihinde, Yedi Yıl Savaşları sonunda imzalanan Paris Antlaşması ile İngiltere'ye kaptırmıştı. İngiltere, Yedi Yıl Savaşları'nın mali yükünü, yeni vergilerle kolonilerden çıkarmaya kalkışınca; bu durum Kuzey Amerika kolonilerinde huzursuzluk yaratmıştı. 1774 yılında On üç Koloni'nin başlattığı Amerikan Bağımsızlık Savaşı 1776 yılında bağımsızlık ilanıyla sürmüştü. Fransa ise bu çatışmalara büyük boyutlarda mali destek vererek dolaylı olarak katılmıştır.

Bu harp harcamaları ve giderek artan saray masrafları dolayısıyla Fransız monarşisi de mali yönden tükenmişti.

États Généraux'nun yeniden toplanması

1789 yılında XVI. Louis, soyluları toplayıp toprak mülkiyeti üzerinden vergi alınmasını istediğinde soylular meclisin toplanmasını istediler. 1614 yılından beri toplanmamış olan Genel Meclis, soylular, din adamları ve halktan seçilen üç kamaradan oluşuyordu.

Meclisin toplanması, toplumsal yapıdaki çelişkilerin de ortaya çıkmasına neden oldu. Bir yanda soyluların ve din adamlarının ayrıcalıklı durumu diğer yanda da burjuvazi ve halktan temsilciler arasında mecliste ciddi sorunlar ortaya çıktı.

18. yüzyılın başlarından beri Fransa dış ticaretinin kat kat artması, burjuva sınıfını oluşturmuştu. Bu sınıf, artık sahip oldukları ekonomik güce karşılık gelecek bir politik güç istiyorlardı. Feodal yapının ve monarşinin kaçınılmaz sonucu olan sosyo-ekonomik sınırlamaların kaldırılmasından yanaydılar.

17 Haziran 1789'da ise üçüncü sınıfın temsilcileri Emmanuel-Joseph Sieyès öncülüğünde toplanıp bir kurucu meclis kurdular. Diğer sınıflara da kendilerine katılmaları için mesaj gönderdiler ve ülkenin yönetimine onlarla ya da onlar olmadan katılacaklarını bildirdiler. Bu olanları engellemek için XVI. Louis meclisin toplandığı Salle des États'ın kapatılmasını emretti.Bunun üzerine meclis Versailles sarayının hemen yanındaki tenis kortlarında toplanmaya başladılar ve burada 20 Haziran'da Fransa'ya yeni bir düzen getirilene kadar ayrılmayacaklarını söyleyen Tenis Kortu Yemini'ni ettiler. Kısa sürede ruhban sınıfının çoğunluğu da onlara katıldı.[2]

Tenis Kortu Yemini ve Bastille Baskını

Meclisin toplanmasıyla orta sınıftan halk, özellikle varlıklı sınıflar, monarşiye karşı savaş açtılar. Bir anayasayla monarşinin yetkilerinin sınırlandırılmasını, iç gümrük duvarlarının kaldırılarak iç ticaretin serbestleştirilmesi, vergilerin yeniden düzenlenmesi ve yönetimde daha fazla hak elde etme talebinde bulundular.

Bu talepleri XVI. Louis kabul etmedi. Orta sınıf, peşine halktan diğer unsurları da katarak 14 Temmuz 1789 günü Bastille Hapishanesi’ne saldırdı. Hapishane ele geçirilip mahkûmlar salındı.

Fransız Devrimi 1789-1815 yılları arasında beş farklı dönem yaşayarak devam etti.

Hizipler

Fransız Devrimi'nde çok farklı kesimler rol almıştır. Paris yoksullarının temsilcileri kendilerine Enragee (öfkeliler) adını vermişlerdi. Heberistler de yoksullara yakın ve radikal bir kesimi oluşturuyordu. Devrimi bir halk hareketinden çok salt bir ilerleme olarak anlayan üst kesim temsilcileri iki kanada bölünmüştü. Jakobenler radikal ilerlemeci, Jirondenler ise liberal ve ılımlı ilerlemeciydi. Jakobenler de daha sonra bölündü ve Danton ayrı baş çekti. Jakobenlerin içindeki en sertlik yanlıları Robespierre ve San Just'tu. San Just, "Hürriyetin istibdadını istiyoruz." paradoksal sözleriyle ün salmıştır.[]

Meşrutiyet Devri (1789-1792)

İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi

Bastille Baskını

14 Temmuz 1789'da Parisliler Bastille Hapishanesi'ne hücum ettiler. Bu genel ayaklanmanın ardından toplanan kurucu meclis İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi yayınladı (26 Ağustos 1789). 1789 Fransız Devrimi'nin ardından, insan haklarını korumak amacıyla Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi yayımlandı. 26 Ağustos 1789'da Fransa Ulusal Meclisi'nde kabul edilen 1789 Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi, 1791′de kabul edilen Fransız Anayasası'na önsöz olarak eklenmiştir. Ardından da ulusal egemenliğe dayanan bir anayasa hazırlayarak monarşinin yetkilerini sınırlandırdı. Bu anayasa, halk tarafından seçilecek bir parlamentonun yasama ve yürütme yetkilerini kralla paylaşmasını öngörmekteydi.

Kanunları hazırlamak, bütçeyi tasdik etmek ve hükûmetin icraatını kontrol etmek görevleri meclise verildi. Ayrıca İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi'nin esasları uygulamaya konuldu.

İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi'nin uygulamaya konulması ve bir halk meclisinin yürütme erkini ele alması, Fransa'da feodalite kurumlarını yıktı. Zaten halk yığınlarındaki soylulara karşı gelişen öfke, pek çok soylunun topraklarını bırakarak diğer Avrupa ülkelerine kaçmalarına yol açtı.

Fransa'daki tüm bu gelişmeler, tüm Avrupa açısından çok önemli sonuçlar doğuracak, sadece gelecek yılların değil, yüzyılların da içsel dinamiklerini kökten değiştirecekti.

Avrupa'da herkes, feodal sınırlamalardan kurtulan bir Fransa ekonomisinin büyük bir gelişme göstereceğini, bunun ise Fransa'yı uluslararası ticaret alanında rekabet edilmesi çok zor bir güç haline getireceğini öngörebiliyordu. Üstelik böylesi bir ekonomik büyümenin, eskisinden çok daha güçlü bir Fransız askerî gücünü besleyebilecek durumda olması, kuvvetle muhtemeldi.

Öte yandan Fransa'da ortaya çıkan, insan haklarından, eşitlikten ve özgürlükten yana bu düşünce hareketinin tüm Avrupa'ya yayılması ve mevcut monarşilerin geleceğini tehdit etmesi kaçınılmazdı.

Kadınların Versay Sarayı'na yürüyüşü

Lafayette ve Marie Antoinette: yaklaşık 7.000 kadın ekmek isteyerek Versay Sarayı'na kadar yürüdü. Ardından Lafayette komutasındaki 20.000 kişilik milis birliği de saraya ulaştı ve Kral ailesini Tuileries Sarayı'na getirdiler

Varennes Olayı

Avusturya'ya kaçmaya çalışan ancak Varennes'da yakalanan kral ailesi Paris'e geri getirildi.

Tuileries Sarayı Baskını

10 Ağustos 1792'de gönüllü askerler ve şehirliler Tuileries Sarayı'nı basarak kraliyet ailesini yakaladı ve Temple Kulesi'ne kapattı

Başlarda burjuvazi, kralı ve liberal görüşlü soyluları safına çekerek Fransa'nın toplumsal ve ekonomik yapısında, her üç tarafın da çıkarlarına olan düzenlemeleri yapmak hesabındaydı. Ama karşılarında, bu görüşte bir müttefik yoktu. XVI. Louis, yetkilerinin sınırlanmasına razı olmamakta direndi. Ayrıca o tarihlerde Fransa'da liberal aristokratlar yoktu, hepsi tutucuydu ve eski düzenin geri gelmesini istiyorlardı.

Bu durumda hem kral hem de soylular, Habsburg hanedanından imparator II. Leopold'e güveniyorlardı. II. Leopold, 1791 yılında, diğer Avrupa devletlerince de desteklenecek olursa, Fransız Devrimi'ne karşı askerî güç kullanılabileceğini duyurdu. II. Leopold, aynı zamanda Fransa kraliçesi Mari Antoniette'nin kardeşiydi.

Kralın mutlakiyet idaresini yeniden kurmak için içeride isyan çıkartması, dışarıda ise Fransa'nın düşmanlarıyla işbirliğine gitmesi sonucu, 1792'de cumhuriyet ilan edildi.

Fransız Devrimi cumhuriyeti ilan etmek isteyen birçok ülkeye örnek olmuştur.

Eylül Katliamı

Eylül Katliamı

Fransa Kralı XVI. Louis görevlerinden mahrum bırakıldıktan ve ailesi tutuklandıktan sonra Fransız halkının büyük bir kısmı, kraliyet yandaşlarının ayaklanacaklarına inanmıştı. Radikaller bunun gibi komplocuların öldürülmesini istemişlerdi. 2 Eylül 1792'de Parislilerden oluşan silahlı bir grup hapishaneden diğer bir hapishaneye nakil taşıyan konvoya saldırmış ve mahkûmları öldürmüştü. Bunun üzerine Paris, Lyon, Versay, Orléans gibi yerlerde kalabalık kitleler hapishaneleri bastılar ve mahkûmları imha ettiler.

Cumhuriyet Devri (1792-1795)

Marie Antoinette'nin idamı
XVI. Louis'in idamı

Vendee isyanı

Sadece 1793 ile 1794 yılları arasında (Jakoben devrimci diktatörlüğü) 18.000 ile 40.000 arasında kişi Giyotin ile idam edildi. Cumhuriyet yönetimi millî birliği sağladı ve dış tehdidi etkisiz hale getirdi. 21 Ocak 1793'te dış güçlerle ittifak yaptığı için kral XVI. Louis idam edildi. 16 Ekim 1793'te kraliçe Marie Antoinette vatan hainliği suçundan idam edildi.

Terör dönemi

1793-1794 yılları arasında kalan bu döneme Terör Dönemi de denmektedir.

9 Thermidor

Thermidor ayının 9. günü, Charles-André Merda'nın iddiası doğrultusunda çizilen tablo, iddiasına göre, Merda Maximilien de Robespierre'ı çenesinden vurmuştur. Ancak Robespierre intihar girişiminde bulunduğu ve başarısız olduğu bilindiği için Merda'nın iddiası araştırmacılar tarafından güvenilmemektedir

Cumhuriyet esaslarına göre yeni bir anayasa hazırlandı. Fakat yasanın gerekleri yeterince ve ağırlaşan şartlar sebebiyle tatbik edilemedi. Zamanla ekonomik durumları normale dönen ve mali açıdan güçlenen halk temsilcileri, parlamentoda çoğunluk sağladılar ve ağır tedbirlerin kaldırılmasını istediler. Böylece 1795'te Direktuvar idaresi yapıldı.

Bu dönemde icra kuvveti Beşyüzler ve İhtiyarlar Meclisi tarafından seçilecek beş direktuvara bırakıldı. Yasama yetkisi Beşyüzler Meclisine verildi. Milli hâkimiyet esaslarının kullanılması cumhuriyet dönemine göre daha azaltıldı. Millet Meclisi seçimlerine katılmak zengin olmayı gerektirdi. Sonuçta: Devlet yönetimi güçleşti, meclisler arasındaki düşmanlık duyguları arttı, ordu, meclis kavgalarına ve siyasete girdi. Neticede konsüllük idaresine geçilmesine karar verildi.

13 Vendémiaire

Vendémiaire ayının 13. günü isyânı (Millî Konvensiyon Meclisi önünde). Napolyon; şehir bölgesinde topları kullanarak kralcıların isyânını dağıttı.

General Napolyon Bonapart ve Paul Barras önderliğindeki Cumhuriyetçi birlik, kral taraftarlarına karşı Paris sokaklarında mücadele etmiş ve cumhuriyetçilerin zaferi ile sonuçlanmış ayaklanmadır.

Direktuvar hükûmeti (1795-1799)

Direktuvar, Fransız Devrimi sonucunda oluşan asıl gücün direktörlerde olduğu yönetim şeklidir. Napolyon tarafından yıkılmıştır.

Babeuf Komplosu

18 Fructidor

22 Floréal

30 Prairial

18 Brumaire

Brumaire ayının 18 günü, Napolyon, askerî darbeyle Direktuvar hükûmetini bitirip Konsül hükûmetini kurdu (François Bouchot, 1840, (Versay Sarayı Müzesi)

Konsül hükûmeti (1799-1804)

Üç konsül: soldan sağa: Cambacérès, Napolyon ve Lebrun
Birinci Konsül Napolyon Bonapart

1799'da konsüllük idaresi kuruldu. Bu idarede beş direktuvarın yetkileri üç konsüle devredildi ve tüm yetkiler birinci konsülde toplandı. Birinci konsülde General Napolyon Bonapart oldu. Konsül yönetimine geçişe yol açan darbe, Marksist terminolojide burjuva devrimci döneminin sonu olarak değerlendirilir. Bu idare 1804 yılına kadar devam etti. Bundan sonra imparatorluk idaresi başladı.

Fransız Devrimi'nin sonuçları

  • Yıkılmaz diye düşünülen, hatta egemenlik hakkını Tanrı'dan aldığı iddia edilen mutlak krallıkların yıkılabileceği ortaya çıktı..
  • İlkel şekli Yunan şehir devletlerinde, gelişmiş şekli İngiltere ve ABD'de görülen demokrasi, Kıta Avrupası'nda da gelişmeye başladı ve Batı medeniyetinin vazgeçilmez unsurlarından biri haline geldi.
  • Egemenliğin halka ait olduğu kabul edildi.
  • Milliyetçilik ilkesi, siyasi bir karakter kazanarak, çok uluslu devletlerin parçalanmasında etkili oldu.
  • Eşitlik, özgürlük ve adalet ilkeleri yaygınlaşmaya başladı.
  • Şahsi güçlere, zekâya ve girişim yeteneğine ortam hazırladı.
  • Fransız İhtilâli, sonuçları bakımından evrensel olduğundan Yeniçağ'ın sonu, Yakın Çağ'ın başlangıcı kabul edildi.
  • Dağınık halde bulunan milletler, siyasi birliklerini kurmaya başladılar.
  • İnsan Hakları Bildirisi, Fransızlar tarafından dünya çapında bir bildiriye dönüştürüldü.
  • Fransız İhtilâli'nin yaydığı fikirlere karşı Fransız Devrim ve Napolyon Savaşları (1792-1815) başladı. Önce Fransa ile Avusturya ve Prusya arasında başlayan bu savaşlara, daha sonra İngiltere ve Rusya da katıldı. Savaşlar Napolyon'un yenilgisiyle sonuçlandı. Viyana Kongresi ile Avrupa'nın siyasi durumu yeniden düzenlenmiştir (1815).

Fransa İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi

28 Ağustos 1789'da Fransız Devrimi'nden sonra, Fransız Ulusal Meclisi tarafından, Fransa İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi kabul ve beyan olundu.

Bildirge; insanların eşit doğduğunu ve eşit yaşamaları gerektiğini, insanların zulme karşı direnme hakkı olduğunu, her türlü egemenlik esasının millete dayalı olduğunu ve mutlak egemenliğin bir kişi ya da grubun elinde bulunamayacağını, devleti idare edenlerin esas olarak millete karşı sorumlu olduğunu, hiç kimsenin dini ve sosyal inançları yüzünden kınanamayacağını söylüyordu.

Fransız Devrimi'ni konu alan kitaplar

İlgili filmler

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ a b c d Çıvgın, İzzet ve Yardımcı, Remzi (2009), "Çağdaş Dünya Tarihi" Ankara: Eğiten Kitap ISBN 9750136306.
  2. ^ "Arşivlenmiş kopya". 20 Haziran 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 3 Şubat 2020. 

Dış kaynaklar

  • Armaoğlu, Fahir, (Son baskı: 2016) 19. Yüzyıl Siyasi Tarihi 1789-1914, İstanbul: Timaş Yayınları ISBN 9786050811902.

Dış bağlantılar


İlgili Araştırma Makaleleri

Monarşi ya da tek erklik, bir hükümdarın devlet başkanı olduğu bir yönetim biçimidir. Saltanatın bir başka adıdır. Genellikle seçim dışı yöntemler kullanılır. Bu hükümdar, Türkçede kral, imparator, şah, padişah, prens, emir, kağan, hakan, han gibi çeşitli adlar alabilir. Monarşiyi diğer yönetim biçimlerinden ayıran en önemli özellik, devlet başkanının bu yetkiyi yaşamı boyunca elinde bulundurmasıdır. Hükümdar öldükten sonra onun soyundan biri gelir. Yani yetki genellikle babadan oğula geçer. Demokrasilerde ise devlet başkanı seçimle işbaşına gelir. “Monarşi” sözcüğü Türkçeye Fransızcadan (Monarchie) geçmiştir. Cezalandırma ve bağışlama yetkileri sadece hükümdarın elindedir. Otoritenin bir kralın veya bir imparatorun elinde olduğu yönetim türüdür.

<span class="mw-page-title-main">Napolyon Bonapart</span> Fransız asker ve imparator (1769–1821)

Napolyon Bonapart veya I. Napolyon kısaca Napolyon, Fransız asker, politikacı ve 1804-1814 arası Fransa imparatoru. Gerek Fransız Devrim Savaşları gerekse Napolyon Savaşları sırasında Fransa'ya önderlik ettiği gibi tüm Avrupa'yı da etkilemiş önemli bir komutandır. Girdiği savaş ve çatışmaların büyük bölümünü kazanmış, 1815'teki nihai yenilgisine kadar hızla Avrupa kıtasının hakimiyetini ele geçirmiştir. Tarihteki en önemli komutanlardan biri olan Napolyon'un savaşları dünyanın her yerinde askerî okullarda ders olarak okutulmaktadır ve kendi Avrupa tarihinin en ünlü ve en tartışmalı siyasi figürlerinden birisidir.

<span class="mw-page-title-main">Olympe de Gouges</span>

Olympe de Gouges Fransızca telaffuz: [olɛ̃p də ɡuʒ] , Fransız filozof, yazar, kadın hakları savunucusu, aktivist ve oyun yazarı.

<span class="mw-page-title-main">Birinci Meşrutiyet</span> Osmanlı Devletinde ilk anayasal monarşi dönemi (1876–1878)

Birinci Meşrutiyet, Osmanlı İmparatorluğu'nda 23 Aralık 1876'da II. Abdülhamid tarafından ilan edilen, anayasal monarşi rejiminin ilk dönemi. Bu dönemin anayasası Kanun-ı Esasi, yürütme organı padişah II. Abdülhamid, yasama organı ise Meclis-i Umumi'dir.

<span class="mw-page-title-main">Waterloo Muharebesi</span> Savaş

Waterloo Muharebesi veya Waterloo Savaşı; 16-18 Haziran 1815 tarihleri arasında gerçekleşen, Fransa İmparatoru Napolyon'un mutlak yenilgisiyle sonuçlanan ve Avrupalı güçler arasında 23 yıl süren silahlı mücadelenin sonunu getiren muharebe. Fransızcada Mont-Saint-Jean Muharebesi olarak da bilinir. Muharebe İngiltere-Prusya ittifakı ile Fransa arasında, Belçika'nın Waterloo kasabası yakınlarında gerçekleşmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Bastille Baskını</span> Fransız Devriminin bir parçası

Bastille Baskını veya Bastille Hapishanesi Baskını, 14 Temmuz 1789'da Fransa'nın başkenti Paris'te devrimci isyancıların Bastille olarak bilinen Orta Çağ'dan kalma cephanelik, kale ve siyasi hapishaneyi basarak kontrolü ele geçirmeye çalışmasıyla meydana gelmiş baskın.

<span class="mw-page-title-main">XVI. Louis</span> Eski ve son fransa kralı

XVI. Louis, 1774-1792 yılları arasında hüküm sürmüş Son Fransa kralıdır ve kraliçe Marie Antoinette'nin kocasıdır. Louis Capet olarak da bilinir.

<span class="mw-page-title-main">İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi</span> Fransız Devriminin temel belgesi

İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi Fransız Devrimi'nin temelini oluşturan, 26 Ağustos 1789’da demokrasi ve özgürlük sebep gösterilerek yayımlanan temel metinlerden birisi olmuştur.

<span class="mw-page-title-main">XVII. Louis</span> Fransa ve Navarra kralı (1785-1795)

XVII. Louis, Normandiya Dükü Louis-Charles ya da Veliaht Louis Charles (1789-93) olarak da bilinir., Kral XVI. Louis ile Kraliçe Marie Antoinette'nin ikinci oğlu. XVI. Louis'in idam edilmesinin ardından kralcılar tarafından tahtın vârisi olarak ilan edilmiş ve 1793'ten ölümüne değin Fransa Kralı ünvanı taşımıştır.

<span class="mw-page-title-main">XVIII. Louis</span> Fransa kralı (17 Kasım 1755 - 16 Eylül 1824)

XVIII. Louis, 1795'ten sonra Fransa kralı unvanını taşıyan ve Napolyon'un yeniden imparatorluğunu ilan ettiği Yüz Gün (1815) dışında, 1814-1824 arasında tahtta kalan hükümdar.

<span class="mw-page-title-main">X. Charles</span> Fransız siyasetçi (1757-1836)

X. Charles veya Artois Kontu Charles-Philippe, 1824-1830 yılları arasında Fransa kralı. XV. Louis'nin torunu, XVI. Louis ve XVIII. Louis'nin kardeşi. Hükümdarlık dönemi, yeniden iktidara gelen Bourbonların tanrısal hak temeline dayalı monarşi geleneği ile 1830 Devrimi öncesinde oluşan demokratik ortamın bağdaşmazlığını sergilemiştir.

<span class="mw-page-title-main">Louis-Philippe</span> 1830ʼdan 1848ʼe kadar Fransız Kralı

Louis-Philippe, Orléans Dükü Louis-Philippe, 1830-1848 arasında Fransızlar kralı. Yönetimini büyük burjuvazinin desteğine dayandırmış, sonuçta işçilerin ve orta sınıfların başlattığı ayaklanmayla devrilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Restorasyon (Fransa)</span>

Restorasyon kavramı Fransız tarihinde Birinci Fransız İmparatorluğu'nun yıkılışıyla Temmuz Devrimi arasındaki dönemde Bourbon monarşisinin yeniden kuruluşunu ifade eder.

États généraux yani Genel Meclis Fransa'da Fransız Devrimi'nden önceki dönemde görev yapmış bir parlamentoydu.

<span class="mw-page-title-main">Fransız Devrim Savaşları</span> Fransa Cumhuriyeti ve diğer Avrupalı devletler arasındaki 1792den 1802ye kadar süren savaş

Fransız Devrim Savaşları 1792'den 1802'ye kadar süren Fransız Devrimi'nin sonucu olarak ortaya çıkan bir dizi kapsamlı askeri çatışmadır. Çatışmalar Fransa'yı İngiltere, Avusturya, Prusya, Rusya ve diğer birçok ülkeyle karşı karşıya getirdi. Savaşlar iki döneme ayrılır: Birinci Koalisyon Savaşı (1792-1797) ve İkinci Koalisyon Savaşı (1798-1802). Başlangıçta Avrupa ile sınırlı olan mücadele giderek küresel boyut kazandı. Fransa, on yıllık sürekli savaş ve saldırgan diplomasiden sonra, Avrupa'nın çoğuna karşı savaş için tamamen seferber edilmiş olan geniş Fransız nüfusu çok büyük ve güçlü ordusu sayesinde İtalya Yarımadası'ndaki, Aşağı Ülkeler'deki ve Renanya'daki toprakları fethetti. Fransızların bu çatışmalardaki başarısı, askeri işgali ve devrimci ilkelerin Avrupa'nın büyük bir bölümüne yayılmasını sağladı.

Ancien Régime, Fransa Krallığı'nın Geç Orta Çağ'dan 1789'daki Fransız Devrimi'ne dek süren siyasi ve sosyal sistemi. Yönetimin giderek merkezileştiği bu dönemde yönetim şekli XIV. Louis devrinde mutlak monarşi seviyesine ulaştı. Bu süre zarfında Valois hanedanı, yerini Bourbon hanedanına bıraktığı 1589 yılına kadar hüküm sürmüştür. Ancien Régime, Henry IV, Louis XIII ve Louis XIV'ün ilk yılları da dahil olmak üzere bir dizi reform ve merkezileşme girişimiyle öne çıkmıştır. Merkezi bir devlet yaratma çabalarına rağmen, Ancien Régime Fransa'sı sistemik düzensizlikler ve çatışmalar ülkesi olarak kaldı. Merkezileşme dürtüsü, savaş yürütmek için fon ihtiyacı ve kişisel himaye sistemlerinin kurumsal sistemlerle değiştirilmesiyle körüklendi. Yargıçlar ve kraliyet danışmanları olarak intendants ve noblesse de robe'un devreye girmesi bölgesel soyluların kontrolünü zayıflatırken, bölgesel parlementoların kurulması başlangıçta kraliyet gücünün yeni bölgelere girmesini kolaylaştırdı ancak daha sonra ayrılık kaynağı haline geldi. Ancien Régime terimi zaman zaman Avrupa'nın diğer bölgelerindeki benzer feodal sistemleri tanımlamak için de kullanılmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Gilbert du Motier de La Fayette</span> Fransız general ve siyasetçi (1757 – 1834)

Marie-Joseph Paul Yves Roch Gilbert du Motier, Marquis de Lafayette, Fransız aristokrat ve Amerikan Bağımsızlık Savaşı'nda savaşmış askerdir. George Washington, Alexander Hamilton ve Thomas Jefferson'ın yakın arkadaşı olan Lafayette, 1789'daki Fransız Devrimi ile 1830'daki Temmuz Devrimi'nin önemli isimlerindendi.

<span class="mw-page-title-main">Emmanuel-Joseph Sieyès</span> Fransız devlet adamı ve rahip (1748 – 1836)

Emmanuel-Joseph Sieyès ya da abbé Sieyès, Fransız Katolik din adamı, siyasi deneme yazarı ve diplomattı. Fransız Devrimi'nin en önemli siyasi teorisyenlerinden olan Sieyès, Fransız Konsülü'nde Birinci Fransa İmparatorluğu'nda önemli bir rol oynadı.

<span class="mw-page-title-main">Ulusal Konvansiyon</span>

Ulusal Konvansiyon ya da Nasyonal Konvansiyon, iki yıllık Ulusal Kurucu Meclis ve bir yıllık Yasama Meclisinden sonra Fransız Devrimi sırasında oluşturulan bir parlamentoydu. 10 Ağustos 1792'deki büyük ayaklanmayla, devrim sonrası kurulan anayasal monarşiyi tamamen ortadan kaldırarak cumhuriyet rejimiyle yönetilen ilk Fransız hükûmetiydi. Konvansiyon, 20 Eylül 1792'den 26 Ekim 1795'e kadar tek kademeli bir meclis olarak toplandı.

Tarihçiler arasında Fransız Devrimi'nin sebepleri hakkında büyük bir anlaşmazlık vardır. Genellikle birbiriyle bağlantılı birkaç faktörün varlığını kabul ederler, ancak her birine atfettikleri değer bakımından farklılık gösterirler. Bu faktörlerden bazıları şöyledir: Aydınlanma Çağı ile birlikte gelen kültürel değişiklikler, toplumsal değişiklikler, mali ve ekonomik zorluklar ve olaylardaki ilgili tarafların siyasi eylemleri. Fransız toplumu yüzyıllar boyunca üç sınıfa bölünmüştü.