İçeriğe atla

Fiil güdümü

Dilbilimde, fiil-güdümü ve edat-güdümü bir dilin sırasıyla eylem yönünü veya eylem biçimini ifade edebilmesi durumunun tipolojik açıklamasıdır.

Biçim ve yön

Eylem biçimi belirli bir fiil ile açıklanan belirli bir harekete karşılık gelir, koşmak, yuvarlanmak, kaymak, yürümek, sürünmek, vs. Eylem yönü ise hareketin yönüyle ilgilidir, içeri, dışına, karşısına vs. Bu iki kavram kelimenin öz anlamının parçası olarak fiilin içinde barınabilir. Veya kelimeyle ilişkili olan başka bir sözcüğün içinde bulunabilir (edat) veya biçim ve yön hiç ifade edilmemiş de olabilir.

Diller eylem yönünün tipik olarak bulunduğu biçime göre fiil-güdümlü veya edat-güdümlü olarak kabul edilir. İngilizcedeki fiiller genellikle hareketin yönünü ifade etmek için yardımcı sözcük kullanır ("run into", "go out","fall down") ve genellikle hareketin biçimini gösterirler; dolayısıyla İngilizce edat-güdümlü bir dildir. "exit", "ascend", "enter" gibi İstisnai olan İngilizce fiiller çoğunlukla Latince kökenlidir.

Bütün Cermen dilleri edat-güdümlü dillerdir. Buna göre "to go out" Almancada "hinausgehen" Hollandacada "uitgaan" ve İsveççede "gå ut" dur, ki burada "gehen / gaan / gå" "to go" nun eşdeğeri iken "hinaus / uit / ut" "out" a eşdeğerdir. Bu bağlamda, Cermen dilleri, en anlaşılması güç olanları hinaustanzen (Almanca) "to dance out" gibi bile her tür birleşik kelimeyi oluşturabilir.

Öte yandan, tüm Latin dilleri fiil-güdümlüdür. Örneğin İspanyolcada entrar, salir, subir, bajar ("girmek", "çıkmak", "tırmanmak", "inmek") gibi hareket bildiren fiiller sıkça kullanılır. Ki bu fiiller doğrudan eylemin yönünü içerir ve hareket biçimini barındırmayabilir veya biçimi bununla beraber ifade edebilir. (genellike bir "ortaç"): entró corriendo "içeri girdi" aslında "koşarak içeri girdi"; salió flotando "dışarıya yüzdü" aslında " dışarıya yüzerek çıktı"

Fiil-güdümü ve edat-güdümü kavramları yalnızca Latin dilleri ve Cermen dilleri ile kısıtlı değildir, bir çok dil bu iki şemadan biri ile ilişkilendirilebilir. Örneğin, fiil-güdümü Türkçe, İbranice ve Arapçada kullanılır (Arapçada, dakhala rākiḍan "koşarak girdi" demektir, "dakhala" nın bitmiş formu " koşarak" anlamına gelir) Edat-güdümü Yunancada yaygındır. Bazı diller iki yöntemi de kullanmaktadır. Mesela, Farsça esasen fiil-güdümlüdür fakat dar-āmadan (Farsçaدرآمدن, "içeri gelmek") (dar ("içeri") ve āmadan ("gelmek").) Gibi oluşumlara da sahiptir.

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Fince</span> Sondan eklemeli Finlandiyanın resmi dili

Fince (

Cümlenin ögeleri, cümlede yüklem ile görev ve anlam yönünden yükleme eşlik eden diğer parçalardan her biri. Cümlenin ögeleri tek bir sözcükten veya sözcük grubundan oluşabilir. Ögeler anlamlı ve doğru cümleler kurulabilmesini sağlar. Türkçede cümlenin ögeleri şunlardır:

  1. Yüklemler
  2. Yapım ekleri
  3. Çekim ekleri
  4. Nesneler
  5. Bağlaçlar
  6. Dolaylı tümleçler
  7. Zarf tümleçleri
  8. Edat tümleçleri
  9. Özneler
  10. Noktalama işaretleri
<span class="mw-page-title-main">Füze</span> çeşitli güdüm sistemleri ile hedefe yönelen karmaşık silah sistemi

Füze, genellikle bir sevk maddesi, jet motoru veya roket motoruyla desteklenen, kendi kendine hareket edebilen, havada giden menzilli bir silahtır.

Bağlaçlar veya rabıt (bağlama) edatları; kelimeleri, kelime gruplarını veya cümleleri biçim veya anlam yönüyle birbirine bağlayan kelimeler: ve, veya, ile, ama, de (da), ancak, çünkü, eğer, hâlbuki, hem … hem …, hiç değilse, ise, ki, lâkin, meğer, nasıl ki, ne … ne …, öyle, öyle ki, sanki, şu var ki, üstelik, yahut, yalnız, yani, yoksa, zira vs. Bağlaçlar, ifadeleri ilgi ve önem sırasına koyarak düzenlememize yardımcı olur.

Akadca, Doğu Sami dillerine ait Antik Mezopotamya'da, özellikle Asur ve Babil imparatorluklarında kullanılmış ölü dil. Dil, kayda geçmiş ilk Sami dili olup, aslen soysal açıdan akraba olmadığı Sümerce için kullanılmış çivi yazısı ile yazılmıştır. Akadca ismini Akad İmparatorluğu'nun başkenti Akad şehrinden almıştır. Bir izole dil olan Sümerce ve Akadcanın birbirleri üzerindeki karşılıklı etkileşimleri, bu iki dilin bir dil birliği içerisinde sınıflandırılmasına yol açmıştır.

<span class="mw-page-title-main">İzlandaca</span> İzlandanın resmî dili olan Kuzey Cermen dili.

İzlandaca, Cermen dillerinden biri ve İzlanda'nın resmî dilidir. İzlandacaya en yakın diller, Faroe Adaları'nda konuşulan Faroe dili ile Sognamål gibi Batı Norveç lehçeleridir. İzlanda, anakaraya uzak bir ada devleti olmasından dolayı, diğer ülkelerle arasında kayda değer oranda kültür alışverişi gerçekleşmemiş, bunun sonucunda dile çok az yabancı sözcük girmiştir. İzlanda'nın konumu Amerika'ya daha yakın olmasına rağmen, İzlandaca bir İskandinav dilidir.

Ünlem ya da nidâ; sevinç, üzüntü, kızgınlık, korku, şaşkınlık gibi duyguları belirten; tabiat seslerini yansıtan, bir kimseye seslenmek için ve ani bir iş oluş hareketi bildiren cümlelerde kullanılan kelime... Ünlemler tek başına kullanıldıklarında genelde bir anlam ifade etmez. Yazı dilinde ünlem cümlelerinin arkasından genellikle ünlem işareti (!) gelir.

<span class="mw-page-title-main">Abhazca</span>

Abhazca, Kuzeybatı Kafkas dillerinden biridir. Esas olarak Abhazya, Türkiye’de, Suriye, Almanya, Hollanda, Rusya ve Acaristan 'da konuşulur. Abhazya Cumhuriyeti’nin Rusça ile birlikte resmi dilidir. Abhazca, Abhazya’da yaklaşık 150 bin kişi tarafından konuşulur.

Zarf veya belirteç; bir fiilin, fiilimsinin, sıfatın veya başka bir zarfın anlamını yer, zaman, durum ve miktar bakımından niteler. Zarflar, fiile yöneltilen neden, ne zaman, nereye, ne kadar ve nasıl sorularının cevaplarını oluşturur. Aşağı, yukarı, nazikçe, çok, az, fevkalâde, en, ileri, geri, şimdi, geç gibi kelimeler cümle içerisinde zarf olarak kullanılabilir.

Zarf tümleci veya belirteç tümleci; Türkçede cümlenin öğelerinden biridir. Pek çoğu zarflarla ve edatlarla kurulur. Edatlarla kurulan zarf tümleçleri edat tümleci veya edatlı tümleç olarak da bilinir.

İyelik ekleri veya sahiplik ekleri, isimlere ve isim görevinde kullanılan sözcüklere eklenerek kime veya neye ait olduğunu bildiren ekler.

<span class="mw-page-title-main">İglo</span> Bir tür barınak

İglu ya da iglo, Eskimoların (İnuitler) bir kısmının sürekli olarak ya da av sezonlarında geçici olarak yaşadığı sıkıştırılmış kardan ev. İglu, İnuit dilinde "ev" anlamına gelir ve yerel dilde çadır, çamur ya da modern evler için de kullanılır.

Sıfat ya da ön ad; isimlerin ya da diğer sıfatların önüne gelerek onları miktar, sıra, konum, renk, biçim, bıraktığı izlenim gibi çeşitli yönlerden tanımlayan, tarif eden kelime türüdür. Sıfat ile nitelediği veya belirttiği ismin oluşturduğu kelime grubuna "Sıfat Tamlaması" denir. Her sıfat, bir Sıfat Tamlaması kurar. Sıfatın olduğu heryerde aynı zamanda Sıfat Tamlaması'ndan da sözedilir. Sıfat Tamlaması'nın çeşitleri yoktur.

İletişim, iletilmek istenen bilginin hem gönderici hem de alıcı tarafından anlaşıldığı ortamda bilginin bir göndericiden bir alıcıya aktarılma sürecidir. Organizmaların çeşitli yöntemlerle bilgi alışverişi yapmalarına olanak tanıyan bir süreçtir. İletişim tüm tarafların üzerinden bilgi alışverişi yapılacak ortak bir dili anlamalarına ihtiyaç duyar.

Mari (Çirmiş) dili Ural Altay Dil Ailesinin Ural Koluna bağlı Fin/Ugor dilleri ana grubundandır ve 600.000 kişi tarafından konuşulur. Çirmiş dili; Rusya'ya bağlı Mari El Cumhuriyeti başta olmak üzere Rusya'da Tataristan, Udmurtya ve Perm bölgelerinde konuşulur. Etnik Çirmişler, çoğunlukla Ural Dağları'nın doğusunda Vyatka Nehri çevresinde yaşamaktadır.

Çekim ekleri, gerek isim soylu gerekse fiil soylu kelimelerin sonuna eklenerek cümle içinde diğer kelimelerle anlam bağlantısı kurmalarını sağlayan ekler. Kendi başlarına bir anlam ifade etmezler.

Biçimbilim, yapıbilim, biçim bilgisi, şekil bilgisi, morfoloji veya yapı bilgisi dilbilimde sözcüklerin içyapısını inceleyen alt dalıdır. Temel inceleme nesnesi, dilin anlam taşıyan en küçük parçaları olan biçimbirimlerdir. Biçimbilim, sözcükleri, nasıl oluşturulduklarını ve diğer sözcüklerle ilişkilerini inceler ve sözcüklerin kök, gövde ve ek gibi bileşenlerinin yapısını çözümler.

Gramerde subjonktif kip, genelde yan cümlelerde kullanılan bir fiil kipidir. Dilek, his, ihtimâl, hüküm, görüş, ihtiyaç veya henüz gerçekleşmemiş bir fiil gibi çeşitli gerçekleşmemiş durumları ifade etmek için kullanılır. Bazen konjonktif kip veya şart kipi olarak da değinilebilir, konjonksiyonları (bağlaçları) izlediği için. Subjonktifin kullanımına dair ayrıntılar dilden dile değişir.

Dilek kipleri veya tasarlama kipleri; Türkçede fiillerin gereklilik, istek, dilek, şart veya emir bildiren hallerinden her biri. Optatif olarak da bilinir. Bu kiplerde "zaman" ifadesi yoktur. Türkçede dört dilek kipi vardır:

Ge'ez (ግዕዝ), Eritre ve Kuzey Etiyopya'da konuşulmuş eski bir Sami dilidir. Dil Etiyopya Ortodoks Tevhîdî Kilisesi'nin ayin dili olup Ge'ez alfabesi ile yazılmaktadır.