İçeriğe atla

Ferdane Çöl cinayeti

Ferdane Çöl cinayeti, 13 Ekim 2011'de İzmir'de dört çocuk annesi Ferdane Çöl'ün boşanma davası açtığı eşi Sedat Çöl tarafından öldürülmesidir.

Türkiye'de basına yansıyan ve kadına karşı şiddetle mücadelenin sembolü haline gelen kadın cinayetlerindendir. Eşi ve eşinin akrabalar tarafından sürekli şiddet gören Ferdane Çöl'ün, boşanma davası açtığı Sedat Çöl hakkında mahkemeden tedbir kararı almış olmasına rağmen kararın uygulanmadığı; cinayetten bir hafta önce başvurduğu karakolda "Bıktık artık sürekli geliyorsun, ölsen de kurtulsak" denildiği iddia edilmiştir.[1] Bu yanıtı veren polis memuru Ali İnce, Türkiye'de kadın cinayeti konusunda ceza alan ilk polis oldu.[2] İnce'ye 3 maaş kesimi ve terfi hakkının elinden alınması cezası verildi.[3]

Üç yıl süren cinayet davasının sonucunda katil Sedat Çöl ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkûm oldu; mahkeme sanığın haksız tahrik ve iyi hal indirimlerinden de yararlanmaması gerektiğini belirtti. Sedat Çöl ile birlikte azmettirmekten ve işbirliğinden tutuksuz yargılanan aile üyeleri hakkında ise mahkeme, şüphe olsa bile delil yetersizliği olduğu için beraat kararı verdi.

Arka plan

Ferdane, 17 yaşında yaptığı ilk evlilikten 3 çocuk sahibi idi. Alkolik olan ilk eşinden boşandıktan bir süre sonra Sedat Çöl ile evlenmiş; eşinin bu evliliği istemeyen akrabaları tarafından sürekli şiddet görmüştü. Sedat Çöl ile evliliğinden bir çocuğu olduktan sonra ayrılma kararı verdi.

Maddi yetersizlikler nedeniyle çocuklarını Çocuk Esirgeme Kurumu'na bırakan Ferdane Çöl, çocuklarını almak için eşinden nafaka talebinde bulununca ölüm tehditleri aldı. Defalarca mahallesindeki karakola şikayette bulundu. İzmir 7. Aile Mahkemesi 23 Ağustos 2011'de Ferdane Çöl'ün 3 ay boyunca Bornova Işıkkent Polis Karakolu tarafından korunmasına karar verdi. Ferdane Çöl, Sedat Çöl'ün evine gelip boğazına bıçak dayayarak tehdit etmesi üzerine karakola başvurdu. Ancak şikayetleri dikkate alınmadı ve karakoldaki Ali İnce isimli polis memuru Ferdane'ye "Her gün geliyorsun, artık öl de kurtulalım" dedi.

Olay

Ferdane Çöl, 13 Ekim 2011'de kişisel eşyalarını almak üzere kapıya geldiğini söyleyen Sedat Çöl'ü eve aldı.[4] Eşinin mutfaktan aldığı ekmek bıçağı ile on yerinden bıçaklanarak öldürüldü. Cinayetten sonra Sedat Çöl annesinin evine gitti, annesi çamaşır makinesinde kanlı giysileri yıkarken yakalandı.[5]

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun girişimleri sonucu, Işıkkent Polis Karakolu'nda görev yapan ve koruma görevi verilen polis memurlarından Ali İnce hakkında "maaş kesme" ve "terfi durdurma" cezası verildi.[3]

Dava

Üç yıl süren cinayet davasının sonucunda katil Sedat Çöl ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkûm oldu; mahkeme sanığın haksız tahrik ve iyi hal indirimlerinden de yararlanmaması gerektiğini belirtti. Sedat Çöl ile birlikte azmettirmekten ve işbirliğinden tutuksuz yargılanan aile üyeleri hakkında ise mahkeme, şüphe olsa bile delil yetersizliği olduğu için beraat kararı verdi. Ailesi, katili azmettirmekten yararlanan beş sanığın beraat etmesine tepki gösterdi ve kararı temyiz edeceklerini bildirdi.[6]

Dış bağlantılar

Kaynakça

  1. ^ "'Öl de kurtulalım'". Gazetevatan.com. 28 Haziran 2012. 8 Eylül 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 8 Eylül 2021. 
  2. ^ Öztürk, Fundanur (10 Temmuz 2014). "Ferdane nasıl 'devlet korumasında' öldürüldü?". Radikal gazetesi. 13 Temmuz 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 8 Eylül 2021. 
  3. ^ a b "Kadını koruyamayan polise ceza verildi". Yeniasir gazetesi. 2 Mart 2013. 8 Eylül 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 8 Eylül 2021. 
  4. ^ Yılmaz, Emrah (15 Ekim 2011). "Benim de sonum haberlerdeki gibi mi olacak". Hürriyet gazetesi. 8 Eylül 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 8 Eylül 2021. 
  5. ^ "Ferdane Çöl (1982-2011)". Kadincinayetlerinidurduracagiz.net. 7 Şubat 2013. 10 Haziran 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 8 Eylül 2021. 
  6. ^ ""Ferdane Çöl'ü Öldüren Kocaya Müebbet, Azmettirenlere Beraat"". Bianet. 12 Eylül 2014. 24 Eylül 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. 

İlgili Araştırma Makaleleri

Mehmet Fikri Karadağ Türk asker. Kuvvayi Milliye Derneği'nin kurucusu. 1991-1996 yılları arasında Elazığ'da görev yaptı. 8. Kolordu Hareket Başkanı görevinde de bulundu. 30 Ağustos 2003 tarihinde emekli oldu. Vatansever Kuvvetler Güç Birliği Hareketi'nden ayrılarak 2005 yılında Kuvvayi Milliye Derneği'ni kurdu. 2007 seçimlerinde İstanbul 1. bölgeden bağımsız milletvekili adayı olmuştur.

Ergenekon davaları veya Ergenekon kumpası, iddia olunan Ergenekon örgütü kapsamında açılan davalardır.

Cemal Temizöz,, Türk asker, Temizöz davası diye de anılan Cizre faili meçhul cinayetler davası sanığı. 1993'te Cizre'de "terörle mücadele görünümü altında korucu, itirafçı ve uzman çavuşlardan grup oluşturduğu, grubun süreç içinde asli görevinden ayrılarak, terör örgütü PKK'ya yardım ettiğinin değerlendirildiği ya da özel sebeplerden dolayı gözaltına aldıkları kişileri sorguladığı" iddiasıyla yargılandı ve beraat etti.

<span class="mw-page-title-main">Münevver Karabulut cinayeti</span> Türkiyede işlenmiş bir kadın cinayetidir

17 yaşındaki lise öğrencisi Münevver Karabulut, 3 Mart 2009 tarihinde Cem Garipoğlu tarafından öldürüldü. Cinayet duyulduktan sonra Türkiye kamuoyunda dikkat çekmiş ve büyük tepki oluşmuştur. Katil zanlısı Cem Garipoğlu cinayetten 197 gün sonra teslim olmuştur. Yargılama süreci 18 Kasım 2011 tarihinde mahkûmiyet kararının verilmesiyle sona ermiştir. Garipoğlu, 10 Ekim 2014 tarihinde Silivri'de cezasını çektiği 5 No'lu L Tipi Kapalı Cezaevi'nde bir ip ve poşet kullanarak intihar etmiştir.

Cizre faili meçhul cinayetler davası ya da Temizöz davası, Kayseri İl Jandarma Alay Komutanı albay Cemal Temizöz'ün 23 Mart 2009 tarihinde Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının Cizre'deki bazı cinayetlerle ilgili yürüttüğü soruşturma kapsamında gözaltına alınmasıyla başlayan ve 1990-1996 yılları arasında Cizre'de kaybedilip infaz edilenlerin ailelerinin müdahil olduğu dava. Temizöz "adam öldürmeye azmettirmek ve silahlı örgüt üyesi olmak" suçlamalarıyla 25 Mart 2009 günü tutuklandı.

Türkiye'de nefret cinayeti kurbanı LGBT'lerin yer aldığı sıralı isim listesi. Türkiye'de onyıllardır LGBT'ler cinayetleri yaşanmaktadır. Türkiye'de, ülke geneli eşcinsellere yönelik nefret çok yaygındır. Sayısız cinayet kurbanı LGBT'lerden işbu listede kaynaklandırılabilen Türk nefret suçu kurbanı LGBT'ler yer almaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Özgecan Aslan cinayeti</span> 2015te cinayet kurbanı olan Türk üniversite öğrencisi

Özgecan Aslan Mersin'in Tarsus ilçesinde 11 Şubat 2015'te tecavüz girişimine direndiği için bir minibüste öldürülen üniversite öğrencisi. Aslan'ın yanmış bedeni; 12 Şubat 2015'te, suçu beraberindeki iki kişiyle işlediğini itiraf eden kişinin jandarma ekiplerini olay yerine götürmesi ile bulundu.

12 Eylül Davası, 12 Eylül Darbesi'ni gerçekleştiren komutanlardan hayatta kalanların yargılandığı dava. Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya, 765 sayılı TCK'nin "Devlet Kuvvetleri Aleyhine Cürümler" başlıklı 146. maddesi uyarınca müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Tahsin Şahinkaya'nın, Kenan Evren’den iki ay sonra, 90 yaşında ölmesiyle Yargıtay aşamasındaki dava düştü ve kararlar kesinleşmedi. Yıllar sonra, 15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi sonrası; Kenan Evren'in ifadesini alan dönemin Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekili, Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya'ya dava açan dönemin Ankara Cumhuriyet Savcısı, açılan davaya ilk bakan hâkimler ve iddia makamında bulunan savcılar, "Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) soruşturması" kapsamında meslekten ihraç edildi. Daha sonra bazıları yargılandı ve mahkûm oldu.

Esin Güneş cinayeti, sınıf öğretmeni Esin Güneş'in 24 Ağustos 2010 günü Siirt'te, boşanmak istediği eşi tarafından uçurumdan atılarak öldürülmesidir.

Ege Üniversitesinde öğrenim gören ülkücü Fırat Yılmaz Çakıroğlu, ülkücü öğrenciler ile savcılık iddianamesinde "PKK/KCK gençlik örgütlenmesi YDG-H üyeleri" olduğu belirtilen diğer öğrenci grubu arasında 20 Şubat 2015'te meydana gelen kavga esnasında bıçaklanarak öldürüldü.

<span class="mw-page-title-main">2011 Ankara Kumrular saldırısı</span>

2011 Ankara Kumrular saldırısı, 20 Eylül 2011'de yerel saatle 11:00'te Ankara'nın işlek caddelerinden biri olan Kumrular Sokak, Kızılay, Ankara'da gerçekleşen bombalı saldırı. 1982 yılında ASALA'nın gerçekleştirdiği Esenboğa Havalimanı ve 2007 yılında PKK'nın gerçekleştirdiği Ulus saldırısı sonrası Türkiye'nin başkentinde gerçekleşen üçüncü bombalı saldırı oldu. Olay sonrası saldırının gerçekleştiği yerde şüpheli davranışlar sergileyen iki erkek ve olay yerinde slogan atan bir kadın gözaltına alındı.

Nurullah Tevfik Ağansoy bir Türk mafya babası ve Susurluk skandalına karışan eski Ülkü Ocakları üyesiydi. 1980 darbesinden sonra silahlı saldırı, bombalama ve cinayetteki rolü nedeniyle tutuklandı ve 16 yıl hapis cezasına çarptırıldı. 1986'da beş cinayet daha işlemekle suçlandı ve Türk istihbaratıyla işbirliğine başladı. 1989 yılında serbest bırakıldı. Eski iş ortağı Alaattin Çakıcı'nın emriyle öldürüldü.

15 Temmuz Darbe Girişimiyle ilgili davalar, 15 Temmuz Darbe Girişiminin ardından Türkiye'de başlatılan soruşturmalar kapsamında açılan davalardır.

Emine Bulut cinayeti, 38 yaşındaki Emine Bulut'un 18 Ağustos 2019'da Kırıkkale'de eski eşi Fedai Varan tarafından bıçaklanarak öldürülmesidir.

Fatma Şengül cinayeti, İstanbul'da çaycılık yapan Fatma Şengül'ün 30 Mart 2019'da kendisi ile aynı işyerinde çalışan Zeynel Akbaş adlı erkek tarafından evinin önünde öldürülmesidir.

Ayşe Paşalı cinayeti, 7 Aralık 2010'da Türkiye'nin başkenti Ankara'da Ayşe Paşalı'nın şiddet gördüğü eski eşi tarafından bıçaklanarak öldürülmesidir.

Serpil Erfındık cinayeti, akademisyen Serpil Erfındık'ın eski eşi Vedat Atik tarafından 15 Aralık 2013'te, İzmir'in Buca ilçesinde bıçaklanarak öldürülmesidir.

<span class="mw-page-title-main">Sedat Şahin</span> Türk organize suç örgütü lideri

Sedat Şahin, organize suç örgütü mensubudur. Şahinler olarak bilinen mafya grubunun lideridir. Emniyetin 2021 verilerine göre 257 silahlı adamı ile, Alaattin Çakıcı ve Sarallardan sonra Türkiye'nin en büyük üçüncü büyük mafya örgütüdür. Bu sıralamayı 253 silahlı adamı ile dördüncü sırada Sedat Peker takip etmektedir.

Ceren Özdemir cinayeti, Ordu'da üniversite öğrencisi ve balerin Ceren Özdemir'in, 2019'da cezaevi firarisi bir erkek tarafından öldürülmesidir.

Seyhan Yüksekova cinayeti, 18 Ocak 2020 tarihinde İstanbul'da çiçekçilik yapan Zülfiye Yüksekova ve Seyhan Yüksekova'nın, Tahsin Yüksekova adlı erkek tarafından silahla vurularak öldürülmesidir.