İçeriğe atla

Fay

Fay ya da kırık, iki kıta sahanlığının birbirlerine sürtünerek zıt yönlerde hareketleri sonucu oluşan yapıya verilen isimdir. Kırıkların uzunlukları boyunca jeolojik tabakalar iki ayrı blok halinde yer değiştirir. Buradaki "kırık" terimi çatlaklarla karıştırılmamalıdır. Zira çatlaklarda kırılma yüzeyleri boyunca bir yer değiştirme, bir kayma söz konusu değildir. Bir çatlağın fay olabilmesi için fay aynası, tavan ve taban blokları ve atıma gerek vardır.

Fayların ortak özellikleri

Faylarda kayma hareketi bir düzlem boyunca oluşmaktadır. Bu düzleme fay düzlemi (= kırık aynası) adı verilir. Bu düzlem üzerinde sürtünme sebebiyle kayma çizikleri (kırık çizikleri) bulunur. Bu kırık çizikleri bize kaymanın doğrultusunu bulmamıza yardımcı olur.

Faylar da tabakalar gibi birer düzlemsel yapı elemanıdırlar. Dolayısıyla fayların da doğrultuları ve eğimleri vardır. Fay düzlemleri iki bloğu birbirinden ayırır. Bu iki blok, fay düzlemi üzerinde birbirine nazaran hareket ederler. Bu bloklardan fay düzleminin üzerinde bulunan bloğa tavan bloğu, fay düzleminin altında bulunan bloğa ise taban bloğu adı verilir.

Fay tipleri

Fay terimi kayaçlarda gözle görülecek kadar kayma hareketi gösteren kırıklara verilen genel bir isimdir. Kayaçlar bu kırıklar boyunca koparak birbirinden ayrılırlar. Genel bir tanımlama ile kayaçların bir düzlem boyunca gözle görülecek derecede kayma göstermesi olayına faylanma, bu olay sonucu meydana gelen şekle Fay denir. Faylanma olayı sonucu çoğunlukla birbirine paralel bir veya birkaç kayma düzlemi meydana gelebilir veya fay zonlarındaki kayaçlar kırılıp parçalanabilir. Faylar ve çatlaklar mekanik bakımdan birbirlerine benzeseler de, çatlaklarda genellikle kırılma düzlemleri boyunca yanlara doğru bir açılma olmasına karşılık Faylarda ise kırılma düzlemine paralel olarak ve değişik yönlere doğru bir kayma hareketi söz konusu olmaktadır.

Eğim atımlı faylar

Eğim atımlı faylarda hareket fay düzleminin eğimi boyunca aşağıya ve yukarıya doğru meydana gelir.

Normal faylar

Bu faylarda tavan bloğu fay düzlemi üzerinde aşağıya doğru hareket eder, bu suretle iki blok birbirlerinden uzaklaşır. Blokların fay düzlemi üzerinde yapmış olduğu bu hareketler oransal hareketlerdir. Blokların hangisinin hareket ettiğini saptamak imkânsızdır. Bu nedenle bu tür faylarda sadece blokların birbirine nazaran yaptığı kaymalar göz önüne alınır. Bu faylar çok kısa olabildiği gibi kilometrelerce uzunluğa da erişebilir. Fay düzleminin eğimi değişken olup 0 ile 90 derece arasında herhangi değerde olabilir. Çoğunlukla 45 dereceden büyüktür.

Eğim atımlı, normal ve ters faylar.

Ters faylar

Bu tür faylarda, tavan bloğu fay düzlemi üzerinde yukarıya doğru veya taban bloğu fay düzlemi üzerinde aşağıya doğru hareket etmiştir. Bu suretle iki blok birbirine yaklaşır veya biri diğerinin üzerine abanır. Eğim atımlı ters faylar çok kısa olabildiği gibi kilometrelerce uzunluğa da erişebilir. Tıpkı normal faylarda olduğu gibi, fay düzleminin eğimi 0 ile 90 derece arasında herhangi bir değerde olabilir, ancak genellikle 35 ile 75 derece arasında değişir. Bazı hallerde eğim 0 ile 35 derece arasında olabilir ve bu takdirde bindirme fayları veya şaryajlar söz konusu olmaktadır. Şaryaj veya bindirme fayları, gerek saha çalışmalarında ve gerekse jeolojik harita yapımlarında sıklıkla karşılaşılan büyük jeolojik yapı çeşitleridir. Büyük kayaç kütleleri uzun mesafeler boyunca yer değiştirir. Bu tür faylardan eğim dereceleri 0 ile 10 derece arasında olan bindirme faylarına Nap fayı veya Örtü fayı adı verilmektedir.

Doğrultu atımlı faylar

Bu tür faylar, fay düzleminin her iki yanında bulunan blokların fay düzleminin doğrultusu boyunca kaymaları sonucu meydana gelir. Doğrultu atımlı faylar kayma hareketinin yönüne göre ikiye ayrılır; sağ yönlü atımlı faylar ve sol yönlü atımlı faylar.

Doğrultu atımlı faylar

Doğrultu atımlı faylarda her iki blok yatay istikamette birbirinden uzaklaşır. Bunların sağ yönlü mü yoksa sola yönlü mü olduğunu anlamak için blokların hareket yönlerine bakmamız gerekir. Doğrultu atımlı faylar, sıkışmalı, kıvrılmalı ve bindirmeli bölgelerin tipik yapılarındandır. Çoğunlukla büyük basınç kuvvetlerine uğrayan bölgelerin son dönemlerinde ortaya çıkar; dolayısıyla büyük dağ oluşum olayları ile yakın ilişkilidir.[1]

Oblik atımlı faylar

Doğada gerilmelerin yönü, kayaçlarda oluşan kırılmaların doğrultusu ile aynı olmadığından, gerilme sonucu oluşan faylar da genellikle tek bir yöne atım göstermez. Bu durum, fayların hemen tamamında değişik miktarlarda gözlenen ikincil nitelikli ve farklı yönlerde gelişen atımların oluşmasını sağlar. Ana hareket yönüne ek olarak ikincil harekete sahip olan bu tür faylara oblik atımlı faylar denir.

Oblik atımlı fay

Resimler

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ [Prf.Dr. M. Erkan Karaman Yapısal Jeoloji ve Uygulamaları kitabı].

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Deprem</span> yer kabuğunda beklenmedik anda ortaya çıkan enerji atımı

Deprem, yer sarsıntısı, seizma veya zelzele, yer kabuğunda beklenmedik bir anda ortaya çıkan enerji sonucunda meydana gelen sismik dalgalanmalar ve bu dalgaların yeryüzünü sarsması olayıdır. Sismik aktivite ile kastedilen, meydana geldiği alandaki depremin frekansı, türü ve büyüklüğüdür. Depremler sismograf ile ölçülür. Bu olayları inceleyen bilim dalına da sismoloji denir. Depremin büyüklüğü Moment magnitüd ölçeği ile belirlenir. Bu ölçeğe göre 3 ve altı büyüklükteki depremler genelde hissedilmezken 7 ve üstü büyüklükteki depremler yıkıcı olabilir. Sarsıntının şiddeti Mercalli şiddet ölçeği ile ölçülür. Depremin meydana geldiği noktanın derinliği de yıkım kuvveti üzerinde etkilidir, bu sebepten yeryüzüne yakın noktalarda gerçekleşen depremler daha çok hasara neden olmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Elektromanyetik radyasyon</span>

Elektromanyetik radyasyon, elektromanyetik ışınım, elektromanyetik dalga ya da elektromıknatıssal ışın bir vakum veya maddede kendi kendine yayılan dalgalar formunu alan bir olgudur. Elektromanyetik dalgalar, yüklü bir parçacığın ivmeli hareketi sonucu oluşan, birbirine dik elektrik ve manyetik alan bileşeni bulunan ve bu iki alanın oluşturduğu düzleme dik doğrultuda yayılan, yayılmaları için ortam gerekmeyen, boşlukta c ile yayılan enine dalgalardır. Elektromanyetik dalgalar, frekansına göre değişik tiplerde sınıflandırılmıştır. Bu tipler sırasıyla :

<span class="mw-page-title-main">Yörünge eğikliği</span>

Gökbilimde, bir yörüngenin eğikliği, o yörüngenin içinde bulunduğu düzlemin referans olarak alınan bir düzlemle yaptığı açıya verilen addır ve derece cinsinden ifade edilir.

<span class="mw-page-title-main">1999 Düzce depremi</span> Düzcede gerçekleşmiş 7.5 büyüklüğünde deprem

1999 Düzce depremi, 12 Kasım 1999 Cuma günü saat 18.57'de aletsel büyüklüğü 7,2 ve merkez üssü Düzce olan deprem. 30 saniye süreyle etkili olan deprem, pek çok ilin yanı sıra Ukrayna'dan da hissedildi.

<span class="mw-page-title-main">Kuzey Anadolu Fay Hattı</span> Fay hattı

Kuzey Anadolu Fay Hattı (KAF), dünyanın en hızlı hareket eden ve en aktif sağ-yanal atımlı faylarından biridir.

<span class="mw-page-title-main">Tendürek Dağı</span> Türkiyede bir volkanik dağ

Tendürek Dağı (Ermenice:Թոնդրակ) Ağrı ve Van illerinin arasında İran sınırının yakınında bulunan bir stratovolkandır. Nuh'un Gemisi'nin muhtemel konumu yakınlarında olmasıyla bilinen bu yanardağ oldukça büyüktür; kurumuş lav akıntıları düz bir arazi üzerinde yaklaşık 650 km²'lik bir alanı kaplar. Dağın iki ana yapısı, zirve krateri olan Büyük Tendürek ve ana kraterin doğusunda bulunan Küçük Tendürek'tir. Yamaçları çok yumuşak olup, ismini aldığı kalkanı andırır. Tendürek Dağı'nın, Hawaii adasındaki volkanlar gibi akışkan lav püskürttüğü bilinmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Samanlı Dağları</span>

Samanlı Dağları, Marmara Bölgesi'nde kuzeyde İzmit Körfezi, güneyde İznik Gölü ve Gemlik Körfezi'yle sınırlanan yörede, batıda Bozburun, doğuda Sakarya Nehri'nin Geyve Boğazı arasında yer alan dağlara verilen ad.

Foliasyon (Yapraklanma), kayaç içindeki minerallerinin fiziksel olarak mika ve kille yeniden düzenlenmesi ile de meydana getirilebilir.

<span class="mw-page-title-main">Transform fay</span>

Bir transform fay veya transform fay sınırı, hareketin ağırlıklı olarak yatay olduğu bir plaka sınırı boyunca süregelen bir faydır. Başka bir plaka sınırına, bir dönüşüme, yayılma sırtına veya bir batma bölgesine bağlandığı yerde aniden sona erer.

<span class="mw-page-title-main">Fay breşi</span>

Fay breşi fayların kırılma blokları birbirleri üzerinden sürtünerek kaymaları, fay zonundaki kayaçların parçalanıp ufalanmasına yol açar. Fay düzlemi boyunca yer alan ve mekanik olarak ezilmiş, ufalanmış bu malzemelere fay breşi adı verilir.

<span class="mw-page-title-main">1894 İstanbul depremi</span>

1894 İstanbul depremi, 10 Temmuz 1894'te Marmara Denizi'nde, saat 12:24'te, İzmit Çınarcık havzasında veya İzmit Körfezi'nde meydana geldi. Deprem yüzey dalgasının 7.0 tahmini büyüklüğünü vardı. İzmit Körfezi çevresinde Yalova, Sapanca ve Adapazarı ve İstanbul'da tahminen 1349 kişi öldü. Deprem 1,5 m yüksekliğinde tsunamiye neden oldu.

Türkiye jeolojisi, milyonlarca yıllık süreç içinde bugünkü Türkiye topraklarının karmaşık tektonik etkilerle şekillenmesini inceleyen alt başlıktır.

2011 Fergana Vadisi depremi, 19 Temmuz 2011 tarihinde yerel saat ile sabaha karşı 01.35'te 6.1 büyüklüğünde meydana gelen Fergana Vadisi merkezli depremdir.

<span class="mw-page-title-main">1991 Raça depremi</span>

1991 Raça depremi, Gürcistan'ın Raça eyaletinde 29 Nisan saat 09:12 UTC'de meydana geldi. Büyük Kafkas dağlarının güney eteklerinde, Oni ve Ambrolauri bölgelerinde merkezlenmiş olarak, 270 kişiyi öldürdü, yaklaşık 100.000 insanı evsiz bıraktı ve birkaç Orta Çağ anıtı da dâhil olmak üzere ciddi hasara neden oldu. 7.0 büyüklüğündeydi ve Kafkasya'da kaydedilen en güçlü depremdi.

<span class="mw-page-title-main">2022 Luding depremi</span>

2022 Luding depremi, 5 Eylül 2022 tarihinde yerel saatle 12:52:19'de Çin'in Sichuan ili Luding yerleşiminde gerçekleşen 6.6 veya 6.8 büyüklüğündeki depremdir. Depremin dış merkezi Kangding'in 43 km güneydoğusunda yer alır. Deprem binlerce artçı şokla takip edilmiş ve bazı yerlerde toprak kaymalarına yol açmıştır.

Sismolojide, bir deprem yırtılması, yer kabuğundaki bir deprem sırasında meydana gelen kayma derecesidir. Depremler, toprak kaymaları, bir volkandaki magmanın hareketi, yeni bir fayın oluşumu veya en yaygın olarak mevcut bir fayın kaymasını içeren birçok nedenden dolayı meydana gelir.

<span class="mw-page-title-main">Odak mekanizması</span> bir depremde sismik dalgalar üreten süreç

Odak mekanizması, bir depremin, sismik dalgaları oluşturan kaynak bölgedeki deformasyonu tanımlar. Fay ile ilgili bir olay söz konusu olduğunda, kayan fay düzleminin ve kayma vektörünün yönünü ifade eder ve fay düzlemi çözümü olarak da bilinir. Odak mekanizmaları, gözlemlenen sismik dalga biçimlerinin analiziyle tahmin edilen deprem için moment tensörünün çözümünden türetilmiştir. Odak mekanizması, "ilk hareketlerin" modelini, yani ilk gelen P dalgalarının kırılıp kırılmadığını gözlemleyerek elde edilebilir. Bu yöntem, dalga biçimleri dijital olarak kaydedilip analiz edilmeden önce kullanıldı ve bu yöntem, kolay moment tensör çözümü için çok küçük depremler için hala kullanılmaktadır. Odak mekanizmaları artık ağırlıklı olarak kaydedilen dalga biçimlerinin yarı otomatik analizi kullanılarak türetilmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Yüzey kırılması</span> jeolojik fenomen

Yüzey kırılması, sismolojide, bir fay boyunca bir deprem yırtılması Dünya yüzeyini etkilediğinde zemin yüzeyinin görünür kaymasıdır. Yüzey kırılması, zemin seviyesinde yer değiştirmenin olmadığı gömülü kırılma ile karşı karşıyadır. Bu, yer sarsıntısından kaynaklanan herhangi bir riske ek olarak, aktif olabilecek bir fay kuşağı boyunca inşa edilmiş herhangi bir yapı için büyük bir risktir. Yüzey kırılması, kırılmış bir fayın her iki tarafında dikey veya yatay hareket gerektirir. Yüzey kırılması geniş arazi alanlarını etkileyebilir.

Mega bindirmeli depremler, bir tektonik plakanın diğerinin altına doğru zorlandığı yakınsak plaka sınırlarında meydana gelir. Depremler, iki plaka arasındaki teması oluşturan bindirme fayı boyunca yaşanan kaymadan ötürü kaynaklanır. Bu levhalar arası depremler, 9.0'ı geçebilen moment büyüklükleri (Mw) ile gezegenin en güçlü depremleridir. 1900'den bu yana, büyüklüğü 9.0 veya daha büyük olan tüm depremler, mega bindirmeli depremlerdir.

Bu, farklı deprem türlerini gösteren bir listedir.