İçeriğe atla

Faustschlag Harekâtı

Faustschlag Harekâtı

Ukrayna topraklarına giren Alman birlikleri
Tarih18 Şubat-3 Mart 1918
Bölge
Ukrayna, Belarus, Baltık ülkeleri
Sonuç İttifak Devletleri kesin zaferi
Taraflar
Alman İmparatorluğu Alman İmparatorluğu
Avusturya-Macaristan İmparatorluğu Avusturya-Macaristan İmparatorluğu
Sovyetler Birliği Sovyetler Birliği
Komutanlar ve liderler
Max HoffmannNikolay Krilenko
Güçler
53 tümen Bilinmiyor

Faustschlag Harekâtı (Almancası: Unternehmen Faustschlag (Yumruk Harekâtı)) (18 Şubat - 3 Mart 1918) sürmekte olan I. Dünya Savaşının Doğu Cephesinde Alman İmparatorluğu ve Avusturya-Macaristan İmparatorluğu askerî birliklerinin Çarlık Rusyasında iktidarı 1917 Ekim Devrimi ile alan Bolşeviklere karşı başlattığı harekâttır.

Ekim Devrimiyle beraber iktidarı alan Bolşevikler, iktidarı alırken vadettikleri şekilde I. Dünya Savaşından çıkmak için barış görüşmelerine başlamıştır.[1] Bolşevik lider Lenin'in ısrarlarına rağmen Brest kentinde barış görüşmelerindeki Troçki başkanlığındaki heyet, Avrupa'da devrimci alt üst oluşların beklentisi içinde Alman İmparatorluğunun önerilerini oyalamaya çalışınca karşılarında örgütlü bir ordu bulunmayan Alman ve Avusturya-Macaristan Orduları ilk direnişi kırmış ve Rus topraklarında ilerlemeye başlamıştır. Bunun üzerinde Lenin'in acilen barış imzalanmasını uygulayan heyet ilk baştaki görüşülen koşullardan çok daha ağır koşullara imza atmıştır.[2] 3 Mart 1918 tarihinde Brest Litovsk Barış Antlaşması imzalanıncaya kadar Alman Ordusu ilerlemeye devam etmiştir.

Arka planı

1917 Ekim Devrimiyle beraber Rusya'da iktidarı alan Bolşevikler daha önce programlarında ilan ettikleri üzere Barış Kararnamesini yayınlamış ve I. Dünya Savaşından çıkıldığını ilan etmiştir. Brest kentinde Mihver Devletleriyle barış görüşmeleri 3 Aralık 1917 tarihinde başlamış, 17 Aralık itibarıyla ateşkes ilan edilmiştir. 22 Aralık günü ise resmî görüşmeler açılmıştır.

Görüşmeler başladığında Mihver Devletler, Sovyet Rusya'dan 1914-1916 döneminde işgal ettiği toprakları (Polonya-Litvanya-Batı Letonya) talep etmiştir. Sovyet delegasyonunun başındaki Leon Troçki Avrupa'da ve özellikle de Almanya'da yaşanmakta olan devrimci alt üst oluş girişimlerine bel bağlıyor ve görüşmeleri oyalıyordu. Ancak bu davranış tarzı Lenin tarafından eleştirilmiş ve özellikle Çarlık Ordusunun dağılmasının ardından genç Sovyet devletinin henüz savaş deneyimi olan düzenli bir ülke ordusuna karşılık veremeyeceğini belirterek bu ordu kuruluncaya kadar emperyalist devletlere taviz verilmesi gerektiğini savunmuştu. Almanlar bu oyalama taktiğine Faustschlag Harekâtıyla cevap vermişlerdir.

Harekât

18 Şubat günü Alman ve Avusturya-Macaristan kuvvetleri 53 tümenle üç koldan Sovyet topraklarına saldırmıştır. Kuzeydeki kol Pskov üzerinden Narva'ya doğru ilerlerken, ortadaki kol Smolensk yönüne, güneydeki kol ise Kiev'e doğru saldırıya geçmiştir.

Kuzeyde Pskov'un ardından Narva 28 Şubat günü düşmüştür. Orta cephede 21 Şubat günü Minsk ele geçirilir. Güneyde ise 24 Şubat Jıtomır, 2 Mart günü Kiev işgal edilir, oluşan iktidar boşluğunu fırsat bilen Sovyet karşıtı milliyetçi Ukrayna Merkez Konseyi kentte egemenliğini ilan eder.

Mihver Devletleri hatırı sayılır hiçbir direnişle karşılaşmaksızın bir hafta içinde yaklaşık 250 km mesafe katetmiştir. Petrograd'ın 100 km yakınına kadar gelen Mihver kuvvetleri yüzünden Sovyet başkenti Moskova'ya taşınmıştır. Alman Ordusu demiryolu hattı boyunca hızla doğuya doğru ilerlemektedir.

Çarlık Ordusu terhis edildiği ve Kızıl Ordu daha henüz kurulduğu için cephede başarısızlık kesindir. Kızıl Ordunun ilk askerleri ve özellikle Putilov işçilerinden oluşan milis kuvvetleri yıllarca savaşmış olan disiplinli Alman Ordusu karşısında henüz başarı kazanacak seviyede değildir. Ancak Troçki başta olmak üzere hala bazı liderler Rusya'nın askeri anlamda savaşacak konumda olmadığını kabul etmemektedir. Ancak başta Lenin olmak üzere Zinovyev, Kamenev ve Stalin Almanlarla uzlaşmaktan başka çözüm olmadığı konusunda parti ve devlet teşkilatını ikna eder, en sonunda Rusya Komünist Partisi (Bolşevik) Merkez Komitesinde barış antlaşmasının imzalanması yönünde karar alınır.

Antlaşma kapsamında Sovyetler Birliğinde esir olan yaklaşık 630 bin Mihver askeri serbest bırakılmış, Sovyet donanması Kronstadt hariç Baltık Denizindeki tüm üslerini terk edecek ve limanlardaki gemilerini silahsızlandıracaktır.

Sonrası

Antlaşma sonrasında işgal altında kalan topraklara dair Almanya İmparatorluğunun ilhak planları bulunsa da bunlar 1918-1919 Alman Devrimi ve Almanya'nın mağlubiyeti sonunda geçersiz kalmıştır, benzer şekilde Sovyetler Birliği de Alman Devriminin ardından antlaşmayı geçersiz saymıştır.

Ancak antlaşmanın imzalandığı Mart ayıyla Almanya'nın mağlup olduğu Kasım ayı arasında geçen yaklaşık sekiz aylık sürede işgal altındaki bölgelerde kalıcı değişikliklere yol açmıştır:

  • Sovyetler Birliği'nin bağımsızlığını tanıdığı Finlandiya'da ortaya çıkan Fin İç Savaşındaki Beyazlar ve Kızıllar arasındaki güç dengesi, Almanların Sovyet karşıtı Beyazlara destek vermesiyle bozulmuş ve ülke Sovyet karşıtı Beyazların denetimine girmiştir.
  • Çarlık Rusyasından bağımsızlıklarını ilan eden Baltık ülkeleri de benzer şekilde Alman işgaline uğramış ve burada henüz çok cılız olan Sovyet yanlısı güçler ezilmiştir.
  • Ukrayna'da milliyetçi güçler Almanların askeri yardımıyla Nisan ayında Donets Havzasını ve Kırım'ı Bolşeviklerden alır. 8 Nisanda Harkiv düşer.

Sovyetler Birliğine etkisi

Sovyetler Birliği çok olumsuz koşullarda barış antlaşması imzalamış, özellikle Almanya İmparatorluğu'nun Faustschlag Harekâtı sonucunda çok değerli topraklar, insan gücü ve kaynak kaybetmiştir.[2] Bunun da ötesinde özellikle Bolşevik iktidarından memnun olmayan muhalif sol çevreler Bolşeviklere başkaldırmak için Brest-Litovsk Antlaşmasını bahane etmiştir. Rus İç Savaşının önemli bir evresini Lenin'e suikastı da içeren Bolşeviklere karşı sol ayaklanmalar oluşturur.

Ancak bütün bu olumsuzluklara rağmen kayıt altına alınmış bu barış sayesinde Bolşevikler ülke içinde iktidarlarını sağlamlaştırma fırsatı yakalamışlardır. Bu dönemde Kızıl Ordu birlikleri güçlenmiş, Sovyet iktidarı kurumsallaşmıştır. Ayrıca devrimin gözbebeği sayılan Petrograd'ın Alman işgaline girme tehlikesi bertaraf edilmiştir.

Galeri

Ayrıca bakınız

Kaynakça

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Ekim Devrimi</span> Sovyetler Birliğinin kurulmasının yolunu açan, Lenin ve diğer devrimcilerin önderliğinde gerçekleştirilen devrim

Ekim Devrimi, Bolşevik Devrimi, Rus Devrimi ya da Büyük Ekim Sosyalist Devrimi, ayrıca bilinen adı ile Ekim Ayaklanması, Rusya’da Jülyen takvimine göre 25 Ekim 1917’de, Petrograd’daki geçici hükûmetin devrilerek iktidarın Lenin önderliğindeki Bolşeviklere geçmesini sağlayan ve Sovyetler Birliği’nin kurulmasına yol açan olaydır.

Gümrü Antlaşması, Türk Kurtuluş Savaşı sırasında Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti ile Ermenistan Demokratik Cumhuriyeti arasında 3 Aralık 1920'de imzalanan antlaşmadır. Ayrıca TBMM'nin uluslararası alanda imzaladığı ilk antlaşmadır.

<span class="mw-page-title-main">Rus İç Savaşı</span> 1917den 1922ye kadar süren bir iç savaş

Rus İç Savaşı, 1917 Ekim Devrimi'nden sonra 1918-1922 yılları arasında Bolşeviklerle muhalifleri arasında yaşanan savaştır. Savaş Beyaz Ordu birliklerinin 1918 baharında Beyaz Terör saldırılarıyla başladı. Ana muharebe Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti'ne bağlı Bolşevik Kızıl Ordusuyla komünizm karşıtlarının Beyaz Ordusu arasında geçti. Ancak savaşa Beyaz Ordu'ya finansal destek ile silah ve asker yardımında bulunan ABD, İngiltere, Fransa, Polonya ve Japonya da müdahil oldu. 1921 yılında Bolşevikler Beyaz Terör'ü ve destekçilerini yenerek tüm ülkeye hâkim oldular. 1922 yılında da Sovyetler Birliği kuruldu.

<span class="mw-page-title-main">Sovyetler Birliği Komünist Partisi</span> Sovyetler Birliğini yöneten parti

Sovyetler Birliği Komünist Partisi, Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi'nin Bolşevik kanadınca kurulan ve 1917 Büyük Ekim Sosyalist Devrimi'nden sonra 1991 yılına dek Sovyetler Birliği'ni yöneten parti. Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi olarak iktidara gelen parti 1918 yılında Komünist Parti adını aldı.

<span class="mw-page-title-main">Estonya Bağımsızlık Savaşı</span>

Estonya Bağımsızlık Savaşı, Rus kontrolünde bulunan Estonya'nın, 28 Kasım 1917'de bağımsızlığını ilan ederek Sovyetlere karşı ayaklanıp başlattığı savaş. Bu ayaklanmanın üzerine Sovyetler ülkeye ordu gönderdi. Sovyetlerin Estonya'yı ilhak etmemesi için Almanlar Estonya'yı desteklediler. Alman savunması altındaki Estonya, 24 Şubat 1918'de resmi olarak bağımsız oldu ve Brest-Litovsk Antlaşmasına göre Almanya, Sovyetlerin Baltık devletlerinden vazgeçmesini sağladı.

Mejrayontsi Rusça kelime anlamı olarak bölge birliği olarak çevrilebilir, Rus Sosyal Demokrat İşçi Partisi Menşevik grubuna bağlı Enternasyonalistler grubudur. 1913-1917 yılları arasında parti içindeki Sankt-Peterburg merkezli küçük bir siyasi gruptur, 1917 Ekim Devrimi sürecinde Bolşeviklerle birleşmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Romanya Krallığı</span>

Romanya Krallığı, 1881 ile 1947 yılları arası varlığını sürdürmüş eski bir parlamenter monarşik Rumen devletidir. Devlet 26 Mart 1881 tarihinde ilan edilmiştir. I. Carol da Romanya'nın ilk kralı olarak Sinaia Peleş Sarayında taç giymiştir. I. Carol ise Alman Hohenzollern Hanedanı'ndan gelmektedir ve önceki adı Prens Karl Eitel Friedrich Zephyrinus Ludwig 'dir. Romanya Krallığı, 1913 yılında Bulgaristan'a karşı diğer Balkan ülkeleriyle birleşerek II. Balkan Savaşı'na katılmıştır. Sonuç olarak Güney Dobruca'yı Bulgaristan'dan almıştır. Ancak I. Dünya Savaşı'nda Almanya'ya yenilmiş, Romanya toprakları işgal edilmiş ve Almanya ile barış imzalamak zorunda kalmıştır. Ancak savaşın sonunda Almanya, İtilaf Devletleri'ne yenilince Romanya'nın şansı tekrar değişmiş, Versailles Barış Antlaşması'nda Bukovina ve Transilvanya'yı elde etmiştir. II. Dünya Savaşı'nda Romanya, Ion Antonescu önderliğinde Mihverler'in yanında savaşa girdi. Bu seferki sonuç çok farklı oldu, Romanya savaşı kaybetti. Ion Antonescu'nun diktatörlüğü yıkıldı. 1947 yılında Sovyet güçlerinin de etkisiyle ve desteğiyle komünist yönetim başa geçti ve Romanya Halk Cumhuriyeti kuruldu.

<span class="mw-page-title-main">Bolşeviklere karşı sol ayaklanmalar</span> bir dizi askerî karışıklıklar

Bolşeviklere karşı sol ayaklanmalar, Ekim Devrimi'ni izleyen dönemde Sovyetler Birliği henüz resmen kurulmamışken SRlar, Sol SRlar, Menşevikler ve anarşistlerce iktidardaki Bolşeviklere yönelik planlanan ve yürütülen bir dizi ayaklanma eylemidir. Bu ayaklanmaların bazıları sürmekte olan Rus İç Savaşında Bolşevik iktidarına karşı oluşturulan Beyaz Orduyu desteklerken bazıları bağımsız hareketlerdir. Bu ayaklanmalar 1918 yılında başlayacak ve 1922 yılına kadar sürecektir. Bu ayaklanmalar sonucunda o döneme kadar diğer sol grupları da iktidara dahil etmek isteyen Bolşevikler bu çabaları bir kenara bırakarak ayaklanmaları askeri kuvvetle bastırma yoluna gitmiştir. Bazı çevreler tarafından gündeme getirilen sol ve devrimci partilerin koalisyon olarak iktidarı gerçekleşmeyecek Bolşevikler tek başlarına iktidarlarını sürdüreceklerdir.

<span class="mw-page-title-main">Temmuz Günleri</span>

Temmuz Günleri, 1917 yılında Rusya’da Sankt-Peterburg şehrinde 3 - 7 Temmuz günleri arasında meydana gelen olayları anlatır. Olaylarda askerler ve sanayi işçileri Geçici Hükûmete karşı yoğun protesto gösterileri düzenlemişlerdir. Gösterilerin örgütlenmesinde bulunmamalarına rağmen Bolşevikler çoğu kendi parti sempatizanlarından oluşan gösterilere öncülük yapmaya çalışmışlar ve kontrol altına almaya çalışmışlardır. Geçici Hükûmete bağlı ordu birlikleri göstericileri ateş açarak dağıtmış ve Bolşeviklere karşı saldırılarda bulunmuşlardır. Bolşeviklerin lideri Lenin yeraltına çekilmiş ve çok sayıda Bolşevik önder tutuklanmıştır. Temmuz Günleri, Ekim Devrimi öncesinde Bolşeviklerin büyümesinde ve etkisinde bir düşüş dönemine karşılık gelir.

<span class="mw-page-title-main">Çekoslovak Lejyonu</span>

Çekoslovak Lejyonu, I. Dünya Savaşı sırasında İtilaf Devletleri bünyesinde savaşan Çek ve Slovaklardan oluşan gönüllü ordu. Rus İç Savaşı'nda önemli bir silahlı güç olarak yer almış, I. Dünya Savaşı'nın ardından Çekoslovakya'nın bağımsızlığının ilanında etkili olmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Wilhelm von Mirbach</span>

Wilhelm Graf von Mirbach-Harff Almanya İmparatorluğu diplomatı.

<span class="mw-page-title-main">Sibirya Müdahalesi</span>

Sibirya Müdahalesi, 1918-1922 yılları arasında İtilaf Devletlerinin Rus İç Savaşına Bolşeviklere karşı müdahil olarak Rusya’nın Doğu sahillerini işgal ederek Beyaz Ordu'yu destekleme harekâtları. Bu harekâta özellikle Japonya İmparatorluğu yoğun bir askerî güç verecek ve 1920 yılında diğer İtilaf Devletleri çekilirken Sibirya bölgesini işgal etmeye devam edecektir.

<span class="mw-page-title-main">Moisey Uritski</span> suikast kurbanı Çeka şefi

Moisei Solomonoviç Uritski Rus Bolşevik lider. Bolşeviklere karşı sol ayaklanmalar kapsamında cinayet sonucu öldürülmüştür. Aynı gün Bolşeviklerin lideri Lenin de suikaste uğramış ve ağır yaralanmıştır. Bu saldırıların ardından Bolşevikler tarafından Kızıl Terör uygulamaları başlatılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Mühürlü Tren</span>

Mühürlü Tren, I. Dünya Savaşı sırasında İsviçre'de sürgünde bulunan Rus Bolşevik lider Lenin ve beraberindekilerin 1917 yılı Şubat Devrimi ile birlikte yıkılan Çarlık rejiminden sonra Rusya'ya dönmelerini sağlayan çok taraflı organizasyonu anlatır. İsviçre sınırından sonra Almanya İmparatorluğu topraklarından geçen devrimcileri taşıyan tren, diplomatik olarak dokunulmaz olduğu ve yolcularının Almanya'da inmesi yasak olduğundan mühürlü tren ismi kullanılmıştır. Yolculuğun sonunda Lenin ve beraberindekiler İsviçre-Almanya-İsveç-Finlandiya üzerinden Sankt-Peterburg'a ulaşmışlardır. Lenin'in Rusya'ya gelişi Rus Devriminin kaderini etkilemiş ve gelir gelmez açıkladığı Nisan Tezleri ile Bolşevikleri iktidarın alınması doğrultusunda yeniden örgütlemiştir. Süreç sonunda Bolşevikler Ekim Devrimi ile iktidarı alacaklardır.

<span class="mw-page-title-main">Barış Kararnamesi</span>

Barış Kararnamesi, Bolşevik lider Lenin tarafından yazılan ve Ekim Devrimi ile iktidarın alınmasından sonra 26 Ekim 1917 günü 2. Tüm-Rusya Sovyetleri Kongresi tarafından onaylanan kararname. Kararname 9 Kasım 1917 [E.U. 27 Ekim 1917] tarihli ve 208 numaralı İzvestiya gazetesinde yayınlanmıştır. Karara göre Rusya I. Dünya Savaşından derhal çekilmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Petrograd Sovyeti</span>

Petrograd Sovyeti veya tam adıyla Petrograd İşçi ve Asker Vekilleri Sovyeti, Sankt-Peterburg şehrinde 1917 Şubat Devrimi ile Çarlık Rusyasının dağılmasından sonra şehirde işçi ve cephedeki askerler tarafından kurulan temsil organı. Geçici Hükûmet ile sürekli rekabet hâlinde olmuş, Temmuz Günleri'nden sonra bastırılmış, Ekim Devrimi ile birlikte iktidar organı hâline gelmiştir.

Tüm Rusya Kurucu Meclisi, Rusya’da 1917 Ekim Devriminden sonra toplanan ve demokratik seçimlerle seçilmiş olan yasama organı. 5-6 Ocak 1918 günlerinde sadece 13 saat toplanabilmiştir. Sovyet iktidarını tanımayı reddettiği için Bolşevikler tarafından lağvedilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Rapallo Antlaşması (1922)</span> I. Dünya Savaşından sonra SSCB ve Alman Weimar Cumhuriyeti arasında imzalanan antlaşma

Rapallo Antlaşması, I. Dünya Savaşı'ndan sonra Sovyetler Birliği ve Alman Weimar Cumhuriyeti arasında İtalya'nın Rapallo kentinde 16 Nisan 1922 tarihinde imzalanan antlaşma.

<span class="mw-page-title-main">Pavel Dıbenko</span>

Pavel Yefimoviç Dıbenko Rus devrimci ve Bolşevik bahriyeli. İlk Sovyet hükûmeti olan Sovnarkom'da yer almıştır.

<span class="mw-page-title-main">Sol SR Ayaklanması</span>

Sol SR ayaklanması, Ekim Devrimi ile Rus İmparatorluğunda iktidarı alan Bolşeviklere karşı 1918 yılı Temmuz ayında Sol SRlar tarafından başlatılan silahlı ayaklanmadır. 6 Temmuz 1918 günü başlatılan ayaklanmanın amacı Brest Litovsk Antlaşması ile barış yapılan Almanya İmparatorluğu ile savaşın yeniden başlatılmasıydı. Ayaklanma Rus İç Savaşı sırasında Bolşeviklere karşı sol ayaklanmaların en önemlilerindendir. Ayaklanma bastırılmış ve ülkede Sol SR faaliyetleri yasaklanmıştır ancak yıkıcı faaliyetlerin şiddetine rağmen yaptırımlar görece hafifletilmiş şekilde uygulanmıştır.