İçeriğe atla

Faliskçe

Faliskçe
Falisk kırmızı figürlü vazo
Ana dili olanlarAntik İtalya
BölgeGüney Etruria (Kuzey Lazio)
Ölü dilyaklaşık MÖ 150
Dil ailesi
Yazı sistemiFaliskçe, Eski İtalik yazısı ve Latin alfabeleri
Dil kodları
ISO 639-3xfa
Dilbilimci listesixfa
Glottologfali1291[1]
Faliskçenin konuşulduğu yerleri gösteren İtalya haritası

Faliskçe veya Faliskanca, Güney Etrürya'da yaşamış antik Falisklerin (Falisci) konuştuğu soyu tükenmiş bir İtalik dildir. Latince ile birlikte, İtalik dillerin Latin-Falisk grubunu oluşturur. Dilin - Latincenin yavaş yavaş nüfuz etmesiyle birlikte - en az MÖ 150'ye kadar devam etmiş olması muhtemel görünmektedir.

Külliyat

Günümüze, çoğu kısa olan ve MÖ 7. ile 2. yüzyıl arasında yazıldığı düşünülen yaklaşık 355 yazıt ulaşmıştır. Bazıları; Etrüsk alfabesinden türeyen Eski İtalik alfabesinin farklı çeşitlerinde sağdan sola olacak şekilde yazılmıştır fakat Latin alfabesinin etkilerinden izler de barındırmaktadır.[2] Falerii'de bulunan Ceres'e yazılmış bir yazıt (y. MÖ 600), genellikle soldan sağa yazılmış en eski örnek olarak gösterilir.[3]

Dilin ayırt edici bir örneği, bir hamam tasının üzerindeki bir resmin kenarında yazılmış olarak görünür; bunun gerçekliği, kelimelerin sır koyulmadan önce yazılmış olmasından anlaşılır: "foied vino pipafo, cra carefo",[2] Latince hodie vinum bibam, cras carebo (bugün şarap içeceğim, yarın şarabım olmayacak).[4] Bu örnek, Faliskçenin bazı yönlerden Latinceden daha az muhafazakar olduğunu göstermektedir; ör. son hal eklerinin aşınması ve foied 'bugün' kelimesinin etimolojisinin daha örtülü hale gelmesi ki Latincede bu daha açıktır (hoc die > hodie).

Mezarlarda bulunmuş, çoğunlukla Etrüsk hakimiyetindeki döneme ait olan ve maddi refah ve incelik hakkında geniş kanıtlar sunan kalıntılar vardır. Daha önceki katmanlar, İtalik çağdan daha ilkel kalıntılar vermişti. Çoğunluğu özel adlardan oluşan çoğu yazıt, Faliskçeden ziyade Etrüskçe olarak görülebilir; az önce bahsedilen lehçe hesabına alınmadılar.[2]

Sardinya'daki Feronia kasabası, adını muhtemelen oraya yerleşen Falisk halkının yerel tanrıçasından (Feronia) aldı. Onlardan bazılarına ait bir adak yazıtı S. Maria di Falleri'de bulunmaktadır.[5]

Sesbilim

Faliskçenin fonetik özelliklerinden bazıları şunlardır:

  1. Latincenin b'ye dönüştürdüğü ortada bulunan f'nin korunması (Praeneste iğnesindeki FHEFHAKED /fefaked/ Ön Latin-Faliskçe olabilir)
  2. Ardından ünsüz i'si gelen d'nin sadece i- ile gösterilen bir tür sese öndamaksıllaşması, örneğin fo-died > foied
  3. Son s'lerin kaybı, en azından bazı seslerden önce (cra = Latince cras)
  4. Latincedeki gibi dudaksıllaşmış artdamaksılların korunması (cuando = Latince quando, Umbriyaca pan(n)u)
  5. Bazı son ünsüzlerin bir sonraki kelimenin ilk sesine benzeşmesi: pretod de zenatuo sententiad (Conway, lib. cit. 321) = Latince praetor de senatus sententia (senatuos için zenatuo kullanılmış, eski bir tamlayan hali). [2]

f ve h sorunu

Faliskçede Ön Hint-Avrupa ötümlü soluklu seslerinin, normal Latince versiyonlarının aksine düzensiz ve beklenmeyen gelişimleri sorunu; hem h hem de f'nin *bh/*dh ve *gh'nın yansımaları olarak gözükmesidir: filea 'kız' ve hileo 'oğul' = Latince filius < Ön Hint-Avrupaca *dheh₁-lyo-; fe 'burada' ve hec = Latince hic < Ön Hint-Avrupaca *ghey-ke.

1991'de Rex E. Wallace ve B. D. Joseph bir açıklama sundu. Latince olarak belgelenmiş olsa da[6] düşünülen gelişmelerin daha net bir resmini çizenin Faliskçe materyali olduğunu ileri sürdüler.

Arkaik Faliskçe yazıtlarında beklenmeyen sonuçların bulunmadığını ve Faliskçe yazıt külliyatında düzenli sonuçların sayısının düzensizlerden büyük ölçüde fazla olduğunu belirtiyorlar. Beklenmeyen sonuçlar sadece Orta ve Geç Faliskçede görülüyor. Aşağıdakiler tek örnekleridir:

f beklenirken h:
hileo (oğul) Orta Faliskçe
hirmia (gentilicium) Orta Faliskçe (firmio da tasdiklenmiştir)
hirmio (gentilicium) Geç Faliskçe
holcosio (gentilicium) Geç Faliskçe
haba 'bir çeşit fasulye' < *bhabo- (gramerci Quintus Terentius Scaurus tarafından Faliskçe olarak belirtilmiştir)
h beklenirken f:
foied 'bugün' Orta Faliskçe < *gho:dd(i)ed
fe 'burada' Geç Faliskçe < * ghey-ke

Wallace ve Joseph; ilk değişikliğin, birçok dilde de görülebilen ve Faliskçede sadece birkaç olası aday kelimeyi etkilemiş olan doğal bir ses değişimi olduğunu varsayıyor (İspanyolca hijo 'oğul' < Latince filium 'oğul' [belirtme hali]). İkinci sonucun, bir ses değişimi olarak açıklanamayacağını ve bu yüzden bunun, diğer gelişimden kaynaklanan aşırı doğrucu (ing. hypercorrect) bir biçim olduğunu savunuyorlar. f'den h'ye geçiş yaşanırken ve doğru biçimlere dair farkındalık kaybolurken bazı kişilerin etimolojik olarak uygun olmasa bile yeniden f'yi kullanmaya başladığını dile getiriyorlar.[7]

Kaynakça

  1. ^ Hammarström, Harald; Forkel, Robert; Haspelmath, Martin, (Ed.) (2017). "Faliscan". Glottolog 3.0. Jena, Germany: Max Planck Institute for the Science of Human History. 
  2. ^ a b c d Conway 1911.
  3. ^ G. C. L. M. Bakkum, The Latin dialect of the Ager Faliscus: 150 years of scholarship, Volume 2, University of Amsterdam Press, 2009, p. 1 for estimated number or inscriptions, p. 393ff. for Ceres inscription, and p. 406 for its general acceptance as the oldest example of Faliscan dialect. googlebooks preview
  4. ^ R. S. Conway, Italic Dialects, p. 312, b
  5. ^ Conway, ib. p. 335.
  6. ^ Proto-Indo-European *bher- > horda for forda, pregnant cow: Varro De re rustica II 5, 6; *ghaydo- fedus for hedus, goat Paulus Festi excerpta p. 84 M.
  7. ^ Rex E. Wallace and Brian D. Joseph "On the Problematic f/h Variation in Faliscan " in Glotta LXIX 1991 pp. 84–93.

Kaynaklar

Daha fazla okuma

  • Adams, Douglas Q. ve James P. Mallory. 1997. "İtalik diller." Hint-Avrupa kültürü ansiklopedisinde. Düzenleyen James P. Mallory ve Douglas Q. Adams, 314–19. Şikago: Fitzroy Dearborn.
  • Bakkum, Gabriel CLM 2009. Ager Faliscus'un Latince Lehçesi: 150 Yıllık Burs. Bölüm 1. Amsterdam: Amsterdam Üniversitesi Yayınları.
  • baldı, philip 2002. Latince'nin temelleri. Berlin: de Gruyter.
  • Clackson, James ve Geoffrey Horrocks. 2007. Latin dilinin Blackwell tarihi. Malden, MA: Blackwell.
  • Coleman, Robert. 1986. "Roma genişleme döneminde merkezi italik diller." Filoloji Derneği İşlemleri 84, no. 1: 100–131.
  • Hadas-Lebel, Jean. Sahte değişken. Şurada: İtalya'nın önceki dillerindeki dil varyasyonu. Lyon : Maison de l'Orient et de la Méditerranée Jean Pouilloux, 2011. s. 155–168. (Collection de la Maison de l'Orient mediterranéen ancien. Série philologique, 45) [www.persee.fr/doc/mom_0184-1785_2011_act_45_1_2012]
  • Mercado, Angelo. 2012. İtalik Ayet: Eski Latince, Faliscan ve Sabellic'in Şiirsel Kalıntıları Üzerine Bir İnceleme. Innsbruck: Institut für Sprachen und Literaturen der Universität Innsbruck.
  • Pulgram, Ernst. 1968. İtalya'nın dilleri: Tarihöncesi ve tarih. New York: Greenwood.
  • --. 1978. İtalik, Latince, İtalyanca, MÖ 600 - MS 1260: Metinler ve yorumlar. Heidelberg, Batı Almanya: Kış.
  • Rigobianco, Luca. "Falisko". In: Palaeohispanica: Hispania antigua n'deki dilleri ve kültürleri gözden geçirin. 20 (2020): s. 299–333. ISSN 1578-5386 9 Temmuz 2022 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. DOI: 10.36707/palaeohispanica.v0i20.373

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Hint-Avrupa dil ailesi</span> dil ailesi

Hint-Avrupa dil ailesi, yüzlerce dil ve lehçe içeren dünyanın en büyük dil ailesi. Dünyada 3,2 milyarı aşkın kişinin anadili bu aileye ait bir dil olup, bu değer dünya nüfusunun %46'sına tekabül etmektedir. Avrupa'nın en büyük dilleri, Güney ve Batı Asya dilleri, Kuzey ve Güney Amerika ve Okyanusya'da en çok konuşulan diller Hint-Avrupa dilleridir. Ethnologue'a göre yaşayan 445 Hint-Avrupa dili bulunmaktadır ve bu dillerin üçte ikisinden fazlası (313) Hint-İran koluna bağlıdır.

<span class="mw-page-title-main">Latince</span> İtalik ailesinin neredeyse soyu tükenmiş Hint-Avrupa dili

Latince, Hint-Avrupa dil ailesinin İtalik koluna ait bir dildir.

<span class="mw-page-title-main">Latium</span> Antik Romada tarihi bir bölge

Latium Batı İtalya'da bulunan, Antik Roma'ya başkentlik yapmış olan Roma'nın kurulduğu bölge. Latium ilkin verimli volkanik topraklardan oluşan küçük bir araziydi. Bölgeyi Latinler iskan etmiştir. Tiber Nehri'nin sol şeridinde, kuzeyde Anio Nehri'ne ve güneydoğusu boyunca Pomptina Palus'a, en güneyde ise Circeius Dağı'na uzanan bölgede lokalizasyonu yapılmıştır. Tiber'in sağ şeridi Etrüsk şehri Veii ve diğer sınırlar da diğer İtalik kavimerce çevrelenmiştir. Roma sırasıyla önce Veii'yi ve onun İtalik komşularını mağlup ederek sınırlarını kuzeydoğuda Apenninus Dağlarına kadar, güneydoğuda ise Pomptina'ya kadar genişletmiştir. Günümüzdeki ardılı Lazio hala büyük bir şehir olsa da antik Latium'un yarısı kadar dahi değildir.

<span class="mw-page-title-main">İtalik diller</span>

İtalik diller, bilinen ilk üyeleri MÖ 1. milenyumda İtalyan Yarımadası'nda konuşulmuş olan bir Hint-Avrupa dil ailesi koludur. Eski dillerinin en önemlisi, milattan önce diğer İtalik halkları fetheden Antik Roma'nın resmi dili olan Latinceydi. Diğer İtalik diller; MS ilk yüzyıllarda, konuşanları Roma İmparatorluğu'nda asimile olduğundan ve Latinceye kaydıklarından dolayı yok oldu. MS 3. ve 8. yy. arasında Halk Latincesi, günümüzde ana dil olarak konuşulan tek İtalik dil grubu olan Latin (Romen) dillerine ayrıldı, ayrıca Edebi Latince de hayatta kaldı. Latincenin yanında bilinen diğer antik İtalik dilleri; Faliskçe, Umbriyaca ve Oskanca ve Güney Pikencedir. Yarımadada konuşulmuş ve sınıflandırması tartışmalı olan diğer İtalik diller Venetçe ve Sikulcadır. Uzun zaman önce yok olmuş bu diller, yalnızca arkeolojik bulgulardaki birkaç yazıttan bilinmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Güney Pikence</span>

Güney Pikence Sabel altailesine mensup soyu tükenmiş bir İtalik dildir. Göründüğü kadarıyla anlaşılmayan ve bu yüzden de sınıflandırılmamış Kuzey Pikenceyle bir ilgisi yoktur. Güney Pikence yazılar, bazı kelimelerin açıkça Hint-Avrupaca oldu belli olsa da başlarda nispeten anlaşılmazlardı. 1983'te, görünüşte gereksiz olan iki noktalama işaretinin gerçekte basitleştirilmiş harfler olduğunun keşfi, onların anlaşılmasında artan bir gelişmeye ve 1985'teki ilk çeviriye yol açtı. Zorluklar halen daha vardı. Güney Pikence; Oskanca ve Umbriyaca ile birlikte Sabel dillerinin üçüncü bir kolunu gösterebilir veya tüm dilsel Sabel bölgesi bir lehçe sürekliliği olarak da kabul edilebilir. "Küçük lehçelerin" çoğundan elde edilen kanıtların azlığı, bu tespitleri yapmanın zorluğuna katkıda bulunuyor.

<span class="mw-page-title-main">Latino-Faliskan dilleri</span>

Latino-Faliskan veya Latin-Falisk dilleri, Hint-Avrupa dil ailesinin İtalik koluna ait bir dil grubudur. MÖ 1. milenyumun başlarında İtalya'da yaşayan Latin-Falisk halkları tarafından konuşulmuştur.

Halk Latincesi, Latin dilinin halk lehçelerinin ve sosyolektlerini kapsayan bir genel terimdir. Bu farklı lehçeler Orta Çağların başlarında birbirlerinden farklılaşarak 9. yüzyılda Latin dillerine dönüştüler.

<span class="mw-page-title-main">Kentum ve satem dilleri</span>

Hint-Avrupa ailesinin dilleri, yeniden yapılandırılmış Proto-Hint-Avrupa dilinin dilüstü ünsüzlerinin nasıl geliştiğine göre ya kentum dilleri veya satem dilleri olarak ikiye ayrılır. Bu ayrıma bir örnek olarak erken Hint-Avrupa dillerindeki "100" kelimesi verilmektedir. Kentum dillerinde tipik olarak /k/ sesi ile başlayan 100, satem dillerinde genellikle /s/ ile başlar.

<span class="mw-page-title-main">Oskanca</span>

Oskanca, Güney İtalya'da konuşulmuş soyu tükenmiş bir Hint-Avrupa dilidir. İtalik dillerin Osko-Umbriya veya Sabel koluna mensuptur. Oskanca bu sebeple Umbriyacayla yakın akrabadır.

<span class="mw-page-title-main">Osko-Umbriya dilleri</span>

Osko-Umbriya, Sabelik veya Sabel dilleri, Antik Roma'nın gücünün genişlemesiyle yerini Latinceye bırakmadan önce Osko-Umbriyalılar tarafından Merkez ve Güney İtalya'da konuşulmuş Hint-Avrupa dilleri olan İtalik dillerin soyu tükenmiş bir grubudur. Yazılı tasdikleri MÖ 1. milenyumun ortasından MS 1. milenyumun ilk yüzyıllarına kadar gelişmiştir. Diller neredeyse sadece yazıtlardan - özellikle Oskanca ve Umbriyaca - biliniyor ama Latincede bazı Osko-Umbriyaca alıntı kelimeler de var. Oskanca ve Umbriyaca'nın iki ana kolunun yanında Güney Pikence, Sabel dillerinin üçüncü bir kolunu gösterebilir. Tüm dilsel Sabel bölgesi bir lehçe sürekliliği olarak da kabul edilebilir. "Küçük lehçelerin" çoğundan elde edilen kanıtların azlığı, bu tespitleri yapmanın zorluğuna katkıda bulunuyor.

<span class="mw-page-title-main">Umbriyaca</span>

Umbriyaca, eski İtalyan bölgesi Umbriya'da Umbri tarafından konuşulmuş olan soyu tükenmiş bir İtalik dildir. İtalik diller içinde, Oskan grubuyla yakından ilişkilidir ve bu yüzden de - modern bilimde genellikle yerine Sabel kullanılan - Osko-Umbriya dilleri grubunda onunla ilişkilendirilir. Bu sınıflandırma ilk kez formülleştirildiğinden beri, eski İtalya'daki bir dizi başka dilin Umbriyaca ile daha yakından ilişkili olduğu keşfedildi. Bu nedenle bir grup - Umbriya dilleri - onları içerecek şekilde tasarlandı.

Marsi; 19. yüzyılın sonlarında tarım arazisi için boşaltılan Fucinus Gölü'nün doğu kıyısındaki Marruvium'u merkez edinen, Eski İtalya'daki bir İtalik halktı. Yaşadıkları bölge bugün Marsica olarak adlandırılıyor. Roma Cumhuriyeti döneminde bölge halkı şimdi Marsice olarak adlandırılan bir dili konuşuyordu. Birkaç yazıt ve açımlama (glos) ile tasdiklenmiştir. LINGUIST List, onu Umbriya dil grubuna dahil ediyor.

Pelinyi veya Paeligni; bugün Merkez İtalya, Abruzzo'da olan Peligna Vadisi'nde yaşamış olan bir İtalik kabileydi.

<span class="mw-page-title-main">Ekçe</span>

Ekçe veya Aequi dili; Romalıların, Ekler (Aequi) ve Aequium sömürgecileri (Aequicoli) diye adlandırdığı, Kuzeydoğu Latium'un Alban Tepeleri'nde ve onların doğusundaki Merkez Apeninler'de yaşamış olan halk tarafından, erken ve orta Roma Cumhuriyeti döneminde yani yaklaşık MÖ 5. yüzyıldan Roma ordusuna yenilip ardından Romalılaştıkları MÖ 3. yüzyıla kadar konuşulduğu düşünülen soyu tükenmiş bir İtalik dildir. Bölge, Roma'dan gelen Latince konuşan kişiler tarafından yoğun bir şekilde kolonize edildiğinden oradaki yazıtların çoğu Latincedir. Farklı bir lehçede olduğu görülen iki tarihsiz yazıt; bilim insanları tarafından aslında, Roma öncesi kabilenin tümünün dilini temsil ettiği varsayımıyla Ekçe olarak adlandırılmıştır. Dilin, Hint-Avrupa dil ailesinin İtalik koluna ait olduğu bilgisinden fazlasını söylemek için yeterli metin bulunmamaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Sabinler</span>

Sabinler ; Antik İtalya Yarımadası'nın Merkez Apenin Dağları'nda - ayrıca Roma'nın kuruluşundan önce Anio'nun kuzeyindeki Latium'da da - yaşamış bir İtalik halktı.

<span class="mw-page-title-main">Volskice</span>

Volskice; Volski tarafından konuşulmuş, Oskanca ve Umbriyacayla yakından ilişkili olan bir Osko-Umbriya diliydi.

<span class="mw-page-title-main">Ön-İtalik</span>

Ön-İtalik, Proto-İtalik veya Ana İtalik; Latince ve ondan türeyen Romen dillerinin de dahil olduğu İtalik dillerin atasıdır. Doğrudan yazılı olarak tasdiklenmemiş, karşılaştırmalı yöntemle belli bir dereceye kadar yeniden oluşturulmuştur. Ön-İtalik, önceki Ön-Hint-Avrupaca dilinden türemiştir.

<span class="mw-page-title-main">Lusitanca</span>

Lusitanca bir Paleohispanik Hint-Avrupa diliydi. Antik İtalik dillerle veya Kelt dilleriyle bağlantılı olduğu yönünde bir destek bulunmaktadır. Yaklaşık olarak MS 1. yy'a tarihlenen yalnızca altı büyük yazıttan ve çok sayıda yer (toponim) ve tanrı adından (teonim) bilinmektedir. Lusitan kabilelerinin yaşadığı bölgelerde - bugünkü Merkez Portekiz ve Batı İspanya'ya denk gelen Douro Nehri'nden Tejo Nehri'ne kadarki bölgede - konuşulmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Venetçe</span>

Venetçe veya Venetik dili; antik dönemde Este kültürüyle ilişkilendirilen Venetler tarafından Kuzeydoğu İtalya'da ve modern Slovenya'nın bir bölümünde - Po Deltası ve Alplerin güney ucu arasında kalan bölgede - konuşulmuş soyu tükenmiş bir Hint-Avrupa dilidir ve genellikle İtalik dillerle sınıflandırılır.

Eski İtalik yazıları veya Eski İtalik alfabeleri, MÖ 700 ile MÖ 100 yılları arasında İtalya Yarımadası'nda o dönemde konuşulan çeşitli diller tarafından kullanılan eski bir yazı sistemi ailesidir. En dikkate değer üyesi Etrüsk alfabesidir ki bu alfabe, bugün Türkçenin de dahil olduğu 100'den fazla dil tarafından kullanılan Latin alfabesinin de atasıdır. Kuzey Avrupa'da kullanılmış olan runik alfabelerin, bu alfabelerin birinden ayrı olarak MS 2. yy'da türediğine inanılıyor.