İçeriğe atla

Eğil Beyliği

Buldukânîler
Eğil Beyliği
1049-1845
BaşkentEğil
HükûmetMonarşi
Emir, Bey, Mir 
Tarihçe 
• Kuruluşu
1049
• Dağılışı
1845

Eğil Beyliği veya Eğil Emirliği, Emir Mansur'un neslinden Pir Bedir tarafından, Mirdasi aşireti ile Diyarbakır yöresinde Zazalar ve bazı Kürt aşiretlerinin yardımıyla 1049 yılında kurulan ve günümüz Eğil ve çevresinde hüküm süren beyliktir.[1]

Beyliğin kuruluşu

Şerefname'ye göre, Abbas bin Abdülmuttalib neslinden olup Sincar Dağı (Hakkâri Bölgesi) dolaylarında dini faaliyetlerde bulunan Pir Mansur 11. yüzyıl ilk yarısında yerinden ayrıldıktan sonra o günkü Piran köyüne yerleşerek dini faaliyetlerine burada devam etmeyi sürdürmüş ve burada da arasında kan bağı bulunmadığı Mirdasiler'in uzantısı olan Mirdasi aşireti tarafından saygı görerek bölgede dini bir önder olmaya başlamıştır. Mansur'un ölümünden sonra oğlu Pir Musa babasının rolünü üstlenmeye devam ederek başta Mirdasi aşireti olmak üzere bölgedeki diğer aşiretler üzerinde de etkisini sürdürmüştür. Onun ölümü üzerine yerine geçen Pir Bedir ise desteğini aldığı aşiretlerin yardımıyla Eğil kalesini ele geçirerek burada beyliğini kurmuştur.[2] Kalenin kimlerden hangi tarihte alındığı bilinmemekle birlikte, Pir Mansur'un 1039 yılında henüz Sincar Dağı'nda olduğu dikkate alındığında[1] beyliğin kuruluş tarihinin 11. yüzyılın ikinci yarısında olması ön plana çıkmaktadır.

Selçuklu Sultanı tarafından Diyarbakır ve yöresinin ele geçirilmesiyle görevlendirilen Fahrüddevle bin Cehîr'in 1083 yılı sonlarına doğru sefere başlamış olup [3] bu tarihten sonra yaşanan Selçuklu saldırısı karşısında tutunamayan Pir Bedir, şehrini terk ederek Meyyafakirin hakimine sığınmak zorunda kalmışsa da Selçuklu güçlerinin burayı kuşatması üzerine yaşanan çarpışmalar esnasında ölmüştür.[2] Şerefname ve bazı kaynaklarda Meyyafakirin'in Artuk Bey'ce ele geçirildiği belirtilmekle birlikte burasının 30 Ağustos 1085'te Fahrüddevle bin Cehîr komutasındaki Selçuklu birliklerince ele geçirildiği bilinmektedir.[4]

Pir Bedir’in ölümünün ardından hamile olduğu anlaşılan eşi Belkîze’den dünyaya gelen tek varisi Bulduk adlı oğlu, babasının destekçileri tarafından ergenliğe ulaşınca Emir Bulduk adıyla beyliğin başına geçirilmiş ve bundan sonra Eğil beylerine Emir Bulduk'un ismine izafeten Buldukaniler de denilmeye başlanmıştır. Beyliğin sınırları hakkında bilgi olmamakla birlikte Emir Bulduk’un torunu Emir Muhammed döneminde beyliğin en geniş sınırlarına ulaştığı görülmekte olup Emir Muhammed'in oğullarından Emir Timurtaş Mazgirt dolaylarındaki Bağın kalesini alarak buralara egemen olmuş ve onun soyundan gelenler Palu Beyliği’ni kurmuş, diğer oğlu (ya da amcaoğlu) Emir Hüseyin’de Berdenc kalesi ile Çermik dolaylarına hakim olmuş ve onun soyundan gelenlerde Çermik Beyliği’ni kurmuşlardır. Şerefname'de yazıldığı üzere Eğil beyleri ile aralarında kan bağı bulunan Palu ve Çermek beylerine Mırdasi aşiretine izafeten Mırdasi Hükümdarları da denilmiştir.[2]

Eğil beylerinin Diyarbakır ve dolaylarında hakim olan Selçuklular, İnaloğulları, Mardin Artukluları, Eyyubiler, Hısnıkeyfâ Artukluları, Anadolu Selçuklu Devleti, İlhanlılar ve Celâyirliler ile ilişkileri hakkında yeterli bilgi yoktur. Ancak Büyük Selçuklulardan sonra Diyarbakır merkezli bir beylik olan İnaloğulları Beyliği (1098-1183) döneminde Eğil kalesinin, İnaloğullarının vezirlerinden Nîsanoğlu Müeyyedüddin 1156 yılında öldüğü sırada oğlu İzzüddevle Ebû Nasr'ın hakimiyetinde olduğu bilinmektedir.[5] Ebû Nasr'ın ölümünden sonra da onun oğlu Esadüddin'in Eğil kalesinin hakimi olduğu[6] bilinmekle birlikte ilerleyen yıllarda, 1183'te Selahaddin Eyyubi'nin Diyarbakır'ı ele geçirip İnaloğulları'na son vermesiyle birlikte yeniden Eğil beyliğine geçmiştir.

Akkoyunlular ve Safeviler ile ilişkiler

1394 yılında Diyarbakır’ı ele geçiren Timur, 1401 yılında Karayülük Osman Bey’e Diyarbakır ve çevresini vermiş ve Osman beyde Diyarbakır merkezli Akkoyunlu Beyliği kurmuştur. Eğil beyleriyle Akkoyunlular arasında ilişkiler genel olarak iyi sürmüş olup Akkoyunlu hükümdarı Ali Bey (1434-1444), Eğil Beyi Devletşah’ın kızını oğlu Uzun Hasan ile evlendirerek ilişkilerini sağlamlaştırmıştır.[7] Hatta Akkoyunlu sarayına giderek komutan ve şehzadelerden birisinin eğitmeni olan Eğil beyi Kasım Bey'e bu nedenle Lala Kasım'da denilmiştir. Kasım Bey’in, 1507/1508 yılında Diyarbakır’ı ele geçiren Şah İsmail’e bağlılık bildirmemesi üzerine Eğil kalesi Ustaclu Muhammed Han komutasındaki Safevi güçlerince ele geçirilmiştir.[2]

Osmanlı döneminde Eğil Beyliği

1514 yılında yaşanan Çaldıran Muharebesinden sonra Yavuz Sultan Selim’in danışmanı olan İdris-i Bitlisî, Kürt aşiret ve beyleriyle görüşerek bir kısmının desteğini almış ve bu güçlerle Bıyıklı Mehmed Paşa’ya katılarak Safeviler’ce kuşatılan Diyarbakır’ın 10 Eylül 1515’de Osmanlı egemenliğine girmesinde önemli rol oynamıştır. Safeviler'in yenilmesiyle Kasım Bey'de Eğil'i geri almıştır. Bundan sonra da civardaki birçok bey ile görüşmeyi sürdüren İdris-i Bitlisî sayesinde Eğil Beyliği de 1516 yılı dolaylarında Osmanlı hâkimiyetini tanımıştır.[8]

Diyarbakır’ın ele geçirilmesinin hemen akabinde Diyarbekir Eyaleti kurulmuş olup Eğil Beyliği’de diğer bazı beylikler gibi özel statü ile Osmanlı toprak sistemi içerisinde yer almıştır. Kanuni Sultan Süleyman döneminde yapılan düzenleme ile Eğil Beyliği, yargılamaların merkezden atanan kadı tarafından yapılması, sefer esnasında bağlı olduğu beylerbeyine askerleriyle katılma görevi gibi hususlar dışında içişlerinde bağımsız “Hükûmet Sancağı” statüsünde varlığını sürdürmeye devam etmiştir.[9] Osmanlı döneminde uzun süre Osmanlı müdahalesinden uzak kalabilen Eğil beyleri, 18. yüzyıldan itibaren çeşitli müdahaleler yaşamıştır. 1720-1725 yılları arasında Diyarbekir beylerbeyi olan Arif Ahmed Paşa, Eğil beyi Hüseyin Bey ile anlaşmazlık yaşamış ve teamüllere uygun olmayacak şekilde onu görevden alarak yerine yine Eğil beyleri kanından İbrahim'i 1722-23, 1725-26 yılları arasında bey yapmıştır. Ancak Hüseyin Bey bu müdahalelere rağmen beylik görevini sürdürebilmiştir.

Beyliğin son bulması

Eğil Beyliği, 19. yüzyıl başlarına kadar hükûmet sancağı statüsü ile kan bağıyla gelen Eğil beyleri tarafından idare edilmiştir. Osmanlı idaresinde beyliğin sınırları hakkında yeterli bilgi olmamakla birlikte, 1838 yılında düzenlediği seyahatte Eğil beyliğini de gezen Britanya'nın Erzurum konsolosu olan James Brant'ın kayıtlarına göre beyliğe bağlı elli köy bulunmaktaydı.[10] 1839 yılında ilan edilen Tanzimat Fermanı sonrasında 1845 yılında Diyarbekir Eyaleti’nde uygulanmaya başlanan[11] merkezileştirme politikası uyarınca beylik son bulmuştur.

Beyler

Eğil beyleri 1597 tarihinde yayınlanan Şerefname ile Terceme-i Tevarih-i Şerefhan[12] eseri ve Eğil beylerinden Hüseyin Bey tarafından hazırlatılan Şecere kayıtlarına göre bilinmektedir.

Bey Hüküm Süresi Notlar
Pir Bedir?-1085
Emir Bulduk
Emir İbrahim
Emir Muhammed1180'lerde beydi
I. Emir İsa
Devletşah BeyKünyesi: Devletşah el-Kurdî[13]
II. Emir İsaDevletşah bey'in oğlu, 1435-40 yılları arasında bey oldu.
Şah MuhammedII. Emir İsa'nın oğlu
İsfendiyar BeyII. Emir İsa'nın oğlu, Şerefname'de kendisinden bahsedilmemiştir.
Lala Kasım Paşa?-1535İsfendiyar Bey'in oğlu, 1508 yılında hükümdardı. 1535'te ölmüştür.
Murad BeyŞerefname'ye göre Kasım Paşa'nın kardeşinin oğlu
Ali HanMurad Bey'in oğlu, Şerefname'de çok kısa süre beylik yaptığı belirtiliyor.
Kasım BeyMurad Bey'in oğlu, Şerefname'de çok kısa süre beylik yaptığı belirtiliyor.
Cafer Bey1572- ?Kasım Bey'in oğlu 1597'de beydi.
Mümin BeyCafer Bey'in oğlu
Merdan Ali BeyMümin Bey'in oğlu
Mustafa Bey 1678-1684 Merdan Ali Bey'in kardeşi, birinci iktidarı
II. Kasım Bey1684-?Merdan Ali Bey'in oğlu
Mustafa Bey Merdan Ali Bey'in kardeşi, ikinci iktidarı
Hüseyin Bey?-1722Birinci iktidarı, II. Kasım Bey'in oğlu
İbrahim Bey1722-1723Birinci iktidarı
Hüseyin Bey1723-1725İkinci iktidarı
İbrahim Bey1725-1726İkinci iktidarı
Hüseyin Bey1726-?Üçüncü iktidarı, 1743'te beydi.
Süleyman Beyİsmail Bey ile iktidar mücadelesinde bulunmuştur.
İsmail BeySüleyman Bey ile iktidar mücadelesinde bulunmuştur.
Tayfur Beyİsmail Bey'in oğlu
Mehmed Bey
Küçük Tayfur BeyMehmed Bey'in oğlu ve son bey

Kaynakça

  1. ^ a b Gördük, Yunus Emre (2014). "Eğil Emirliği'nin Kısa Tarihçesi ve Eğil Emirlerine Ait Şecere Metninin Tercümesi" (PDF). OTAM, 35. İSAM Kütüphanesi-Veri Tabanı. ss. 89,103. 5 Mayıs 2020 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 5 Mayıs 2020. 
  2. ^ a b c d Bozarslan, Mehmet Emin (1971). Şeref Han Şerefname Kürt Tarihi (Arapça'dan Çeviri). İstanbul: Ant yayınları. s. 202-208. 
  3. ^ Özaydın, Abdülkerim (2004). "Melikşâh". Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi. Cilt 29. Türkiye Diyanet Vakfı. ss. 54-57. 9 Haziran 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 4 Mayıs 2020. 
  4. ^ Savran, Ahmet (2004). "Meyyâfârikīn". Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi. Cilt 29. Türkiye Diyanet Vakfı. ss. 511-512. 9 Haziran 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 4 Mayıs 2020. 
  5. ^ Sevim, Ali (2000). "İnaloğulları". Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi. Cilt 22. Türkiye Diyanet Vakfı. ss. 257-258. 5 Mayıs 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 5 Mayıs 2020. 
  6. ^ Yinanç, Mükrimin Halil (2013). Türkiye Tarihi Selçuklular Devri I. Cilt (Yayına Hazırlayan:Refet Yinanç)). Ankara: Türk Tarih Kurumu. s. 323. ISBN 978-975-16-2533-5. 
  7. ^ Karabulut, Serdar (2017). "Palu'nun Siyasi/Ekonomik Tarihi (XIV-XVIII. Yüzyıllar Arası) Ve Palu Çarşısı'na Dâir Vakıfname Belgesi'nin Tercümesi" (PDF). OTAM, 41. dspace.ankara.edu.tr. s. 147. 4 Mayıs 2020 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 4 Mayıs 2020. 
  8. ^ İlhan, M. Mehdi (1992). "Bıyıklı Mehmed Paşa". Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi. Cilt 6. Türkiye Diyanet Vakfı. ss. 116-117. 18 Ağustos 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 4 Mayıs 2020. 
  9. ^ Kılıç, Orhan (1999). "Yurtluk-Ocaklık Ve Hükümet Sancaklar Üzerine Bazı Tespitler" (PDF). Ankara Üniversitesi Osmanlı Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi Dergisi, 10. dspace.ankara.edu.tr. ss. 121,122,125,133. 4 Mayıs 2020 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 4 Mayıs 2020. 
  10. ^ Toraman, Ömer (2010). "Tanzimat'ın Yurtluk-Ocaklık ve Hükümet Sancaklarda Uygulanması (1839-1864) (Basılmamış Doktora Tezi)". Elazığ: Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. s. 80. 
  11. ^ Gündüz, Ahmet (1999). "Palu Kazasındaki Yurtluk-Ocaklık Arazinin Feshi" (PDF). Fırat Üniversitesi Harput Uygulama ve Araştırma Merkezi Uluslararası Palu Sempozyumu Bildiriler Kitabı. web.firat.edu.tr/. s. 415. 4 Mayıs 2020 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 4 Mayıs 2020. 
  12. ^ Terceme-i Tevarih-i Şerefhan, Mütercim: Şemî, Hazırlayan: Adnan Oktay, Nûbihar, 2016, ss.145-152
  13. ^ İbn Tağrîberdî, en-Nucûmü’z-zâhire fî mülûki Mısr ve’l-Kahire (النجوم الزاهرة في ملوك مصر والقاهرة) 28 Nisan 2021 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., c. 15. Neşreden: Muhammed Hüseyin Şemseddin, Daru'l-Kitabu'l Alemiyye, Beyrut, 1992, s. 5 8 Mart 2021 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Diyarbakır</span> Diyarbakır ilinin merkezi olan şehir

Diyarbakır, Türkiye'nin Diyarbakır ilinin merkezi olan şehirdir. Üzerinde tarihî Diyarbakır Kalesi'nin bulunduğu Dicle Nehri kıyısında yüksek bir plato çevresinde yer alan şehir, Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin yüzölçümü bakımından Şanlıurfa'dan sonraki ikinci büyük şehridir. Yaklaşık 1,8 milyon nüfusuyla da ülkenin en kalabalık 12. şehridir. Karasal iklimin hâkim olduğu şehirde yazlar son derece sıcak ve kurak geçerken, kışlar ise soğuk, sert ve yağışlı geçer. Diyarbakır, yaklaşık 12.000 yıllık tarihî bir geçmişe sahiptir.

<span class="mw-page-title-main">Akkoyunlular</span> Doğu Anadolu’nun Türkmen kabilesi ve Müslüman hanedanı

Akkoyunlular veya Bayındırlılar, 14. yüzyılda Oğuz Türkleri'nden Bayandurlu Hanedanı'nın kurmuş olduğu bir devletti. Horasan'dan Fırat'a ve Kafkas Dağları'ndan Umman Denizi'ne kadar uzanan topraklarda egemen olmuşlardır. Akkoyunlular, Azerbaycan halkının oluşumunda önemli bir rol oynamasının yanı sıra Azerbaycan devletçilik tarihinde de önemli yere sahiptir.

<span class="mw-page-title-main">Karesi Beyliği</span> Türk beyliği

Karesi Beyliği, Karesioğulları Beyliği, Karasi Beyliği veya Karasioğulları Beyliği, Anadolu Selçuklu Devleti'nin gerilemesinden sonra Oğuz boyları tarafından Balıkesir-Çanakkale ve Bergama yöresinde kurulan Anadolu Türk beyliğidir. Eşrefoğulları'ndan sonra en kısa hüküm süren beyliktir. Bu yöredeki ilk Türk devletidir.

<span class="mw-page-title-main">Karamanoğulları Beyliği</span> Türk beyliği

Karamanoğulları Beyliği, Anadolu Selçuklu Devleti yıkılmadan önce Nureddin Bey tarafından temelleri atılan ve Kerimüddin Karaman Bey tarafından kurulan Larende merkezli beyliktir. Karamanoğlu Mehmet Bey, Türkçeyi beylik sınırları içerisinde konuşulacak dil ilan etmişti ancak zamanla beylikte Farsça resmî dil olmuştur. 13. yüzyılda Anadolu'daki en güçlü Türk beyliği kabul ediliyordu. Beylerinin Afşar boyuna veya Salur boyunun, Karamanlı oymağının, Begbölük uruğunun, Kallaklar tiresine bağlı olduğu belirtilmiştir. Beyliğin halk kitlesi ise çoğunlukla Salur ve Afşar boyuna bağlıdır.

Şerefname Kürt sülalelerinin ayrıntılı tarihçesidir. Şeref Han tarafından 1597 tarihinde Farsça olarak kaleme alınmıştır. Kürt tarihine ilişkin en önemli özgün kaynaklardan biridir.

<span class="mw-page-title-main">Karakoyunlular</span> 1380-1469 yılları arasında bugünkü Doğu Anadolu Bölgesi, Güney Kafkasya, Azerbaycan ve Kuzey Irak topraklarında egemenlik sürmüş Oğuz Türklerinin kurduğu bir devlet

Karakoyunlular ya da Karakoyunlu Devleti, başkenti Tebriz olan ve 1380-1469 yılları arasında bugünkü Doğu Anadolu Bölgesi, Güney Kafkasya, Azerbaycan ve Kuzey Irak topraklarında egemenlik sürmüş Oğuz Türklerinin kurmuş olduğu bir devlettir.

<span class="mw-page-title-main">Ramazanoğulları Beyliği</span> Türk beyliği

Ramazanoğulları Beyliği, XIV. yüzyılda Misis ve Adana yöresinde kurulmuş bir Anadolu beyliğidir.

<span class="mw-page-title-main">Saltuklu Beyliği</span> Anadolu Türk Beyliği

Saltuklu Beyliği, Malazgirt Savaşı'ndan sonra Büyük Selçuklu Devleti komutanlarından, Ebü’l-Kāsım İzzeddin Saltuk Bey'in 1071 yılında kurduğu, merkezi Erzurum olan Anadolu Türk Beyliği'dir.

Hüsamettin Çoban, Türkiye Selçuklu Devleti'nin önde gelen beylerinden olup Çobanoğulları Beyliğinin kurucusudur. 13. yüzyılda yaşamıştır. Melîk'ül-ümera unvanıyla anılmaktadır.

Hoşkadem tam ismiyle Melik Zahir Seyfeddin Hoşkadem Nasirí el-Muayyadí Bazı kaynaklar ismini Kuşkadam olarak verirler. 1461de bir komplo ile tahtan indirilen Memluk Sultanı Muavyed Ahmed'in yerine geçirilen ve 1461-1467'de saltanat süren, Anadolu Türkü kökenli, ama Çerkes Burci Hanedanı'ndan Memlûk Devleti hükümdarı.

Eğil Tacıyan Camisi ya da Eğil Ulu Camii, Diyarbakır ilinin Eğil ilçesinde yer alan cami. 1040 yılında Eğil Beylerinden Pir Bedir tarafından Eğil Beyliği kurulduktan sonra yaptırılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Bitlis Emirliği</span>

Bitlis Emirliği Bitlis'in 24 aşiretinin birleşmesiyle oluşan bir Müslüman Kürt beyliğidir.

<span class="mw-page-title-main">Botan Emirliği</span> Osmanlı İmparatorluğunda bir Kürt beyliği

Botan Emirliği, 1338-1855 yılları arasında Osmanlı İmparatorluğuna bağlı Güneydoğu Anadolu'da topraklarında bulunan Kürt Emirliklerinden birisidir. Cizre, Şırnak ve Siirt'in Eruh ilçesini içine almaktadır. Emirliğin adını aldığı Bûhtî Kürtleri Orta Çağlarda günümüz Hakkâri ili ile Musul arasında yaşamışlardır. Ayrıca Bûhtî Kürtleri, bazı tarihçiler nezdinde köken olarak Mervani hanedanının kurucusu olan Humeydi Kürtleri ile ilişkilendirilmişlerdir. 16. Yüzyılda yaşamış olan Kürt tarihçi Şerefhan-ı Bitlisi kaleme aldığı Şerefname adlı eserinde; Botan Emirliğinin, isminin cesaret ve savaşçılıklarıyla tanınmış olan Bûhtî aşiretinden aldığını ifade etmektedir. Antropolog Martin van Bruinessen, Botan Emirliğinin askerî gücünün Şıllet ve Çoxsor olarak ikiye ayrıldığını söylemiştir.

<span class="mw-page-title-main">Hakkâri Emirliği</span>

Hakkâri Emirliği, yedi asır boyunca Hakkâri bölgesinde hüküm sürmüş Hakkâri Emirlerinin iktidarını ifade etmektedir. Hakkâri bölgesi günümüz Hakkâri şehrinin sınırlarını aşan bir bölgedir. Batı'da Cizre'ye sınırı olan, doğu'da Urmiye gölüne kadar uzanan, kuzeyde Van'ı içerisine dahil eden Hakkâri Bölgesi güneyde Erbil'e kadar uzanmaktadır. Günümüzde Türkiye sınırları içerisinde Hakkâri diye bilinen şehir ise Colemêrg olarak bilinen Hakkâri Emirliği'nin, İmadiye'den sonraki ikinci merkezi görevi üstlenmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Palu Beyliği</span>

Palu Beyliği, 16. yüzyıl'ın başında günümüz Türkiye sınırları içerisinde yer almakta olan doğu'da Bingöl ile Genç, kuzey'de Karakoçan ile Kiğı, Batı'da Uluova ve güney'de Akdağ ile çevrili Elazığ ilinin Palu ilçesi merkez olmak üzere kurulmuş ve yönetiminde nesep itibarıyla Abbasiler'e dayanan Sancak Beyleri tarafından 19. yüzyıl başlarına kadar yönetilmiş bir Osmanlı Hükümetidir. Osmanlı döneminde “hükümet sancak” olarak yerli hanedanlardan Cemşid Bey'e Yavuz Sultan Selim döneminde evlada intikal edecek şekilde mülkiyet üzere verilmiştir.

Mahmudi Beyliği, Hoşap'ta hüküm sürmüş Mahmudi aşiretinin kurmuş olduğu Kürt beyliktir. Mahmudi aşiretinin bölgeye nereden geldiği hakkında ihtilaflı bilgiler mevcuttur. Şerefname'de, Karakoyunlular döneminde Kara Yusuf tarafından Şam'dan veyahut Azerbaycan'dan bölgeye getirildikleri yönünde bilgiler yer almaktadır. Ayrıca Mahmudi aşireti reisi Mahmud Ağa'nın Cizre'den, Azerbaycan'a gittikleri ifade edilmiştir.

Hezo Emirleri, 11. yüzyıl ve 16. yüzyıllar aralığında merkezleri Hezo ve Sason olmak üzere Erzen bölgesini ellerinde tutmuş bir Kürt Beyliğidir.

Şirvan beyliği ya da Küfe beyliği, 1264-1845 yılları arasında var olmuş bir beyliktir.

Sultanzâde Pîr Ahmed Bey, Karamanoğulları Beyliği hükümdarıdır.

<span class="mw-page-title-main">Beni Münkız</span> Suriyeli Arap aile

Beni Münkız, 1081-1157 yılları arasında merkezi Şayzar olmak üzere Suriye'nin bazı şehirlerinde hüküm süren Arap hânedanıdır.