İçeriğe atla

Evrenin Ulu Mimarı

Evrenin Ulu Mimarı (aynı anlamda kullanılan Evrenin Büyük Mimarı veya Evrenin Yüce Mimarı), birçok Hristiyan teolog ve savunumcu tarafından tartışılan tanrı kavramıdır. Tarafsız bir tanrıyı temsil etmesi amacıyla Masonlar tarafından kullanılmaktadır (ne biçimde olursa olsun ve her üyenin bireysel olarak imanında adı ne olursa olsun). Ayrıca Max Heindel'e göre, Gül-haçlı Tanrı anlayışı ile de ifade edilebilir. Görkemli bir mimar ya da büyük bir mimar kavramı Akl-ı Faal, gnostisizm ile diğer dinsel ve felsefî sistemlerde de görülür.

Hristiyanlıkta

Evrenin (Büyük) Mimarı, Tanrı kavramı olarak Hristiyanlıkta birçok kez kendine yer bulmuştur. Tanrı'nın Evrenin mimarı olarak gösterilmesi örnek birçok Orta Çağ İncil'inde bulunabilir[1] ve Tanrı ile mimar karşılaştırması Hristiyanlık savunucuları ile öğretmenler tarafından kullanılmıştır.

Akinolu Thomas Summa Theologica'da: "Tanrı tarafından tasarlanan her şeyin ilk ilkesi için mimarların oluşturdukları şeyler karşılaştırılabilir." (ut artifex ad artificiata) "[2] Yorumcular, Hristiyanlıkta "doğal teolojinin" temelinde tek başına belirgin olarak değil ancak İncil'in vahiylerine dayalı olarak ek bir "iman sıçraması" ile Tanrının Evrenin Büyük Mimarı olduğuna dikkat çekmişlerdir.[3]

Jean Calvin 1536 yılında yazdığı Hristiyan Din Enstitüleri (Latince: Institutio Christianae religionis) isimli eserinde, Hristiyan Tanrısına tekrar tekrar "Evrenin Mimarı" olarak atıfta bulunur. Aynı zamanda eserinde Mezmurlar 19'u yorumlamasında Hristiyan Tanrısını "Ulu Mimar", "Evrenin Mimarı" olarak tanımlar.

Masonlukta

William Bissey gibi Masonik tarihçiler,[4] Gary Leazer (Coil's Masonik Ansiklopedisinden alıntı)[5] ve S. Brent Morris[6] iddialarında "Masonik kısaltma G.A.O.T.U. Evrenin Ulu Mimarı olarak yani Tanrı için onun alegorik adını kullanma geleneğini uzun yıllardır devam ettirmekedirler" demektedir. Rahip James Anderson tarafından 1723 yılında yazılan Book of Constitutions'da bu adın ve kısaltmanın masonik geleneğe nasıl girmiş olduğu açıklamış ve bu açıklama aşağıda belirtilmiştir. Ayrıca, Anderson bir Kalvenist olarak Calvin'in muhtemelen onun dönemindeki kullanımından dolayı terim olarak almıştır.

Christopher Haffner tarafından yazılan Workman Unashamed isimli kitabında, Evrenin Büyük Mimarı kavramının Masonik bir kavram olarak kişinin tercihine bağlı olmadan nasıl Yüce Varlık için kullanıldığını açıklayan alıntı:

Şimdi kardeş Muhammed Bokhary ve kardeş Arjun Melwani arasında Locada ayaktayken boyun eğdim ve selam verdim. Kafamın içinde bunların teslisi ne için Evrenin Ulu Mimarı olarak algılandı var. Kardeş Bokhary için bu Allah olarak ortaya çıkmıştır; kardeş Melwani bunu muhtemelen Vişnu olarak algılamaktadır. Ben buna inanıyorum çünkü tek bir Tanrı var, Ben üç olasılık ile yüzleşiyorum:
Ben Tanrıya dua ediyorken onlar şeytana dua ediyorlar;
Kendi Tanrıları yok, onlar hiçbir şey için dua ediyorlar;
Onlar da aynı Tanrıya dua ediyorlar, onların doğasında bu anlayış henüz kısmen eksik (gerçekten benim — [1 Korintliler 13:12])

Ben de tereddütsüz üçüncü olasılığı kabul ettim.

Hermetizmde

Ulu Mimar her bireyin Tanrı anlayışına atıfta bulunulan bir mecazi benzetme olabilir. "(Tanrı)... Hepimiz biliyoruz ki bu görünmez güç mevcut ancak Tanrı Ruh, Yüce Varlık, Zeka, Akıl Enerji, Doğa ve benzeri birçok farklı isimden anlaşılabilir."[7] Hermetizm geleneğinde, her kişi Tanrı olma potansiyeline sahiptir. Tanrı dışsaldan daha çok bir içsel fikir veya kavram olarak görülür. Ulu Mimar da aynı zamanda evreni oluşturan ve gözlemleyene yönelik imalı bir ifadedir. Bizde kendi gerçekliğimizi oluşturduğumuzdan; dolayı bizimde mimarız vardır. Başka bir şey olduğunu söylemek, akılda oluşturulurdu.

Rozikrusyenlikte

Heindel'in teşhirinde, Evrenin Ulu Mimarı mutlaka şafak vakti göstergesi kadar görülen Yüce Varlıktır. Ayrıntılı tartışması için Rozikrusyenlerde Kozmo-Anlayışı maddesine bakabilirsiniz.

Gnostisizmde

Evrenin Ulu Mimarı kavramı gnostisizmde görülür. Evrenin Ulu Mimarı olan Demiurgos İsa ve Eski Ahit Tanrısı olan Sophia'ya karşı gerçek Tanrının Gnosis elçileridir. Örneğin; Nasoræans gibi Gnostikler Pira Rabba'nın kaynağını ve kökenini oluşturan mana olarak her şeyin Rabba tarafından doldurulduğuna ve kapsandığına ve Büyük Ruh'un ilk yaşamdan itibaren yayıldığına inanırlar. Ayrıca ikinci yaşam arkadaşlık ve soyu için ilk yaşamına Ultra Mkayyema ya da Dünya-oluşturan Æon'a, Evrenin Mimarına dua ederek varlık haline gelir. Bu mimar birçok Æon'dan oluşur, evrenin tümünde yaşam ve bilgelik kalfalığı kapsamında Manda d'Hayye veya Gnosis Zoes'tir.[8]

Diğerleri

James Hopwood Jeans The Mysterious Universe (Gizemli Evren) kitabında, Evrenin Ulu Mimarı kavramını "Biz zaten kabaca antropomorfik dilde, evrenin içsel yaratılış delilleri olarak biyolog ya da bir mühendis tarafından planlanmış olma olasılığının zaman geçtikçe gözden düşmüş olsa da kabul gördüğünü söyleyebiliriz; Evrenin Ulu Mimarı şu anda saf bir matematikçi olarak görünmeye başladı."[9][10] şeklinde açıklamaktadır. Jinarajadasa buna ek olarak Ulu Mimarın "aynı zamanda büyük bir geometri uzmanı. Bir diğer biçimde açık veya gizli olsun. evrendeki her nesne geometrik olarak görünüyor" gözlemini ekler.[11]

Evrenin Büyük Mimarı kavramı Martinizmde de görülmektedir. Martinist doktrinde Ulu Mimarın bulunduğuna inanmak bir zorunluluk olduğu kadar buna ibadet edilmez. Martinistlerin onu bu adla seslenmesi mümkünken, ona tapması mümkün değildir.[12]

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ Hog, Erik. "The depth of the heavens: Belief and knowledge during 2500 years" 16 Kasım 2017 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. (pdf file) Europhysics News, (2004), 35(3), sf. 78, .
  2. ^ Summa Theologica 17 Mart 2012 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. I. 27, 1, r.o. 3.
  3. ^ Stephen A. Richards (2006). "Thomas Aquinas (1225–1274)". Theology. Pelusa Media Group. 2 Mayıs 2013 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 11 Eylül 2013. 
  4. ^ William K. Bissey (İlkbahar 1997). "G.A.O.T.U." The Indiana Freemason. 16 Kasım 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 11 Eylül 2013. 
  5. ^ Gary Leazer (2001). "Praying in Lodge". Masonic Research. 13 Ağustos 2006 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 11 Eylül 2013. 
  6. ^ S. Brent Morris (2006). The Complete Idiot's Guide to Freemasonry. Alpha/Penguin Books. s. 212. ISBN 1-59257-490-4. 
  7. ^ Mary Ann Slipper, The Symbolism of the Eastern Star Sayfa 35 ve 36.
  8. ^  Herbermann, Charles, (Ed.) (1913). "Nasoræans". Katolik Ansiklopedi (İngilizce). New York: Robert Appleton Company. 
  9. ^ JOC/EFR (Şubat 2006). "Quotations by James Jeans". 7 Temmuz 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 11 Eylül 2013. 
  10. ^ "Mathematics and Mysticism". Wisdom's Frame of Reference. Advaita Vedanta. 4 Kasım 2005. 24 Temmuz 2008 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 11 Eylül 2013. 
  11. ^ Curuppumullage Jinarajadasa (17 Kasım 1950). "Introduction to the third edition". Occult Chemistry. 19 Ekim 2013 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 11 Eylül 2013. 
  12. ^ Aurifer (11 Eylül 2005). "The Martinist Doctrine". Sovereign Grand Lodge of the Ancient Martinist Order. 10 Ağustos 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 11 Eylül 2013. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Masonluk</span> Kardeşlik üzerine kurulu felsefe ve düşünme grubu

Masonluk, kökenleri 16. yüzyılın sonu ve 17. yüzyılın başlarında taş ustalarının yeterliliklerini ve yetkililer ile müşterilerle ilişkilerini düzenleyen yerel localara dayanan, kendi tanımına göre "kardeşlik" üzerine kurulu kurum. Tarih boyunca birçok komplo teorisine konu olmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Mistisizm</span> Felsefi görüş

Mistisizm, halk arasında Tanrı ya da Mutlak ile bir olmak olarak bilinir, ancak dini ya da manevi bir anlam verilen her türlü vecdi ya da değişmiş bilinç durumunu ifade edebilir. Gizemcilik ya da mistisizm, dinsel esrimelerle ilgili ülkülemlerin, erdemlerin, ayinlerin ve efsanelerin uygulanmasının birlikte yapıldığı fikir akımı. Mistisizmin anlamı önemli ölçüde daraltılmıştır: Aynı zamanda nihai veya gizli gerçeklerdeki içgörüye, çeşitli uygulamalar ve deneyimlerle desteklenen insan dönüşümüne de atıfta bulunabilir.

Tanrı ya da ilah, Klasik teistik inanç sistemlerinde Mutlak Varlık, Mutlak Benlik ve tüm varoluşun temel kaynağı olarak görülen varlık. Tek tanrılı inançlarda evrenin tek yaradanı ve yöneteni olarak kabul edilir. Çok tanrılı inançlarda genelde ilahların cinsiyeti bulunur ve eril olanlarına tanrı, dişi olanlarına tanrıça denir. Tektanrılı ve henoteistik inançlardaki Tanrı kavramını tanımlamak için ise sadece tanrı sözcüğü kullanılabilir.

<span class="mw-page-title-main">Tengri</span> Eski Türk ve Moğol inançlarında yaratıcı, yaratan

Tengri, Eski Türkçede Tanrı, Gökyüzü; Eski Türklerin ve Moğolların inancı Tengricilik'te Gök Tanrı ya da Gök'ün yüce tinidir. Aynı zamanda Orhun Yazıtları'nda ilk çözümlenen sözcük olup yazılışı "𐱅𐰭𐰼𐰃" şeklindedir. Yer Tengri; Gök Tengri'nin torunu, Kayra Han'ın oğlu, Ülgen'in kardeşi ve Erlik'in amcası. Gök Tengri; ise Kayra Han'ın babası, Yer Tengri'nin dedesi, Ülgen'in dedesi ve Erlik'in büyük dedesi.

Teizm ya da tanrıcılık, tanrı veya tanrıların var olduğu inancıdır. Klasik teizm anlayışında Tanrı; Mutlak Varlık, Mutlak Benlik ve Nihai Kişi olarak nitelenir. Klasik teistik Tanrı; tüm varoluşun kaynağı, öznesi ve tüm varoluşa nüfuz eden Nihai Şahıs olarak nitelendiği için Tanrı tüm varoluşun muhatapı olarak kabul edilir.

Deizm veya yaradancılık, din, peygamber veya vahiy aracı olmaksızın bireyin akıl, gözlem, sezgi gibi yollarla Tanrı'nın varlığına inanmasına dayalı bir felsefi görüştür.

Monoteizm veya tek tanrıcılık, tek bir tanrının varlığına ya da Tanrı'nın birliğine duyulan inanç olarak tanımlanır. Monoteizm sözcüğü, etimolojik açıdan Yunanca mono (tek) ve theoi (tanrı) sözcüklerinden türemiştir.

Kristoloji, Hristoloji veya Mesih bilimi, Hristiyan teolojisisinin bir bölümüdür. İsa incelemeleri ile ilgili olsa da asıl alanı Mesihlik ve Mesihliğe dair konulardır, enkarnasyon (vücut bulma) ve diriliş gibi.

Hristiyan teolojisi, Hristiyanlık dini açısından teoloji veya Hristiyanlığın teolojik olarak incelenmesi diye tanımlanabilir. Hristiyan teolojisi, Hristiyanlık ile ilgili her türlü teolojik olgunun incelenmesini içerir.

Düalist kozmoloji veya Düalizm, genellikle birbirine karşı çıkan iki temel kavramın var olduğuna dair ahlaki veya ruhsal inançtır. Hem geleneksel dinler hem de kutsal kitap dinleri dahil olmak üzere çeşitli dinlerden çeşitli görüşleri kapsayan şemsiye bir terimdir.

İçrekçilik, batınilik ya da ezoterizm, bir konudaki derin bilgilerin ve sırların ehil olmayanlardan gizlenerek, bir üstat tarafından sadece ehil olanlara inisiyasyon yoluyla öğretilmesidir. Ezoterizm bir din veya bir inanç sistemi değildir. Çoğunlukla ezoterik (içrek) yani ezoterizm ile ilgili veya ezoterizme dair şeklinde kullanılır.

<span class="mw-page-title-main">İskenderiyeli Klement</span> Düşünür ve Felsefeci

İskenderiyeli Klement, gerçek adı Titus Flavius Klemens olan Hristiyan düşünür.

<span class="mw-page-title-main">Thomas Aquinas</span> İtalyan filozof ve teolog (1225–1274)

Thomas Aquinas veya diğer adıyla Aquinolu Thomas, bilgi felsefesi, metafizik, siyaset ve ruhun ölümsüzlüğü konularındaki yorumlarıyla skolastik düşünceye önemli katkılar sağlamış Dominikan rahip. 1322'de Aziz ilân edilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Tapınak</span> dinî ve manevi faaliyetlerin gerçekleştirildiği yapı

Tapınak, ibadethane ya da mabet; yüce bir varlığa tapınılan ve bazı diğer dinî ritüellerin gerçekleştirildiği kutsal yapı. Türkçe tapınak sözcüğü tapmak kökünden gelir. İbadethane sözcüğü Farsça ve mabet sözcüğü Arapça kökenlidir.

<span class="mw-page-title-main">Orta Çağ felsefesi</span>

Orta Çağ felsefesi tarihsel dönem itibarıyla ilkçağ felsefesinin bitiminden modern düşüncenin başlangıcına kadar olan dönemi kapsar. M.S. 2. yüzyıldan 15. yüzyıl sonlarına-16. yüzyıl başlarına, rönesansa kadar olan dönem olarak ele alınır. Bu dönemin felsefe tarihi açısından kendine özgü özellikleri vardır. Birçok felsefe tarihi kitabında Orta Çağ'da felsefe yok sayılır ya da Orta Çağ'ın karanlık bir çağ olduğu değerlendirmesine bağlı olarak felsefenin de karanlığa gömüldüğü öne sürülür. Bunun yanı sıra Orta Çağ'da felsefenin varlığını kabul eden ve bu felsefenin özgül niteliklerini açıklayan felsefe tarihi çalışmaları da söz konusudur.

Gnostisizm Antik Mısır hermetizmini, Antik Yunan ezoterizmini, İbrani geleneklerini, Zerdüştçülüğü, bazı Doğu geleneklerini ve dinlerini, Hristiyanlığı eklektik bir tutumla sentezleyen, birçok tarikâtın benimsediği mistik felsefeye verilen genel addır. Daha açık bir ifade ile Gnostisizm, hakikatin bilgisine ilham keşf ve sezgi ile ulaşılacağını savunan mistik bir felsefi düşüncedir.

<span class="mw-page-title-main">İbrahimî dinler</span> Orta Doğu dinleri

İbrahimî dinler, aynı zamanda İbrahimizm olarak da bilinir, İbrani din büyüğü ve atası İbrahim tarafından kurulan Yahudilik ile birlikte başlamış, monoteizm üzerine kurulu Semitik dinler grubudur. İlk İbrahimî din Yahudiliktir; sonrasında sırasıyla Hristiyanlık ve İslamiyet kurulmuştur. Yahudilik ve Hristiyanlık, kökenlerini İshak (Y'ishak) ve soyuna bağlarken İslamiyet, İsmail (Y'işmael) ve soyuna bağlar.

<span class="mw-page-title-main">Maniheizm</span> düalistik bir Antik İran dini

Mani dini veya Maniheizm, 3. yüzyılda Pers İmparatorluğu içinde, "Peygamberlerin Mührü" yani "son peygamber" olduğuna inanılmış Mani tarafından kurulmuş ve kısa sürede hızla geniş bir coğrafyaya yayılmış büyük bir dindi. Bu dinin önemli kutsal metinlerinden biri Arzhang'dı. Mani dini en parlak dönemini 8. yüzyılda Uygur Devleti'nin millî dini olarak ilan edilmesi ile yaşadı. Mani kelimesi eski Türkçe "Mengü" ve Çağatay Türkçesinde "Tanrı" demektir.

<span class="mw-page-title-main">Doğaüstü</span> terim olarak "fizik yasalarına tabi olmayan" anlamında

Doğaüstü veya tabiatüstü, doğa kanunlarının bilimsel anlayışının kapsamı dışında kalan tüm varlıkları, yerleri ve olayları kapsayan olgulardır. Buna melekler, tanrılar ve ruhlar gibi manevi varlıkları içeren gözlemlenebilir evreni aşan varlık kategorileri dahildir. Aynı zamanda büyü, telekinezi, prekognisyon ve duyu dışı algılama gibi iddia edilen insan yeteneklerini de içerir.

<span class="mw-page-title-main">Kötülük problemi</span> Gereksiz Acı Argümanında olduğu gibi Kötülüğün ve mutlak iyi olan Tanrının nasıl bağdaştığına ilişkin felsefi bir sorun

Epikür Paradoksu, din felsefesinde kötülük ile mutlak iyi olan bir Tanrı'nın varlığının nasıl bağdaştığı şeklindeki bir sorudur. Sorunu ilk olarak Epikür mantıksal bir formül ile ortaya koymuş, o zamandan beri de felsefe ile hiçbir ilişkisi olmayan kişilerden filozoflara kadar hemen herkesin zihnini meşgul etmiştir.