İçeriğe atla

Estonya mimarisi

Estonya mimarisi, kalelerle öne çıkan antik dönem ve çeşitli tarzlarda mimari örneklerinin inşa edildiği Hristiyanlığın yayılmasından sonraki dönem olarak iki bölüme ayrılabilmektedir.

Tarih

Antik Estonya

Antik Estonya mimarisinin ayırt edici bir özelliği, Varbola ve Valjala kaleleri gibi ülke genelinde bulunan birçok kale ve tepe kalesidir. Bunların ortak özelliği 1000 m2 kadar alanlarda kurulmuş olmasıdır. 100 metrelik bir alanı kaplayan önemli yol kavşaklarında yer almışlar ve sonunda Tallinn, Tartu ve Otepya gibi ticaret merkezleri haline gelmişlerdir.[1]

Gotik mimari

Tallinn old town, the city wall.
Tallinn'in Orta Çağ'dan kalma eski kentini oluşturan mimari topluluk, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alıyor.

Hristiyanlık, Estonya'ya kuzeydeki haçlı seferleri sırasında girmiş ve Estonya toplumunda, kültüründe ve mimarisinde büyük değişikliklere neden olmuştur. Çoğunlukla Almanca konuşulan bölgelerden ve İskandinavya'dan etkilenmiştir. Yeni din, 13. yüzyıldan itibaren şimdiki Estonya'da kiliselerin inşasını etkilemiştir. İlk kiliseler muhtemelen ahşaptan olması sebebiyle ve hiçbiri günümüze ulaşmış değildir.[2] Hayatta kalan diğer en eski kiliseler sağlam inşa edilmiş ve kaleye benzeyen yapılardandır. Saaremaa'daki Valjala kilisesi ise bu kiliselere bir örnektir. Erken kilise mimarisinde önemli rol oynayan zanaatkarlar ve heykeltıraşlar çoğunlukla Gotland adasından gelmişlerdir.[2] Daha sonra Hristiyanlık Estonya'da daha sıkı kök saldıkça, özellikle 15. yüzyılda kuzey Estonya'da daha büyük ve daha ayrıntılı kiliseler inşa edilmiştir. Eski Tallinn'deki Orta Çağ kiliseleri, Katedral, St. Olaf Kilisesi (16. yüzyılda Avrupa'nın en yüksek binası olma özelliğine sahiptir.[3]) veya Kutsal Ruh Kilisesi hala yüksek Gotik mimari tarzlarını korumaktadır.[4] Tallinn'in dışında, başta Livonya Savaşı ve Kuzey Savaşı olmak üzere sık sık yaşanan savaşlar sırasında pek çok kilise hasar görerek Estonya Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti sırasındaki ihmal, Estonya kiliseleri arasında büyük yıkıma neden olmuş ve günümüze sadece birkaç erken dönem kilise ulaşabilmiştir. Sonraki yıllarda yoğun restorasyon çalışmaları yürütülerek nispeten iyi korunmuş Orta Çağ kiliselerinin ilginç örnekleri, özellikle Saaremaa ve Kuzey Estonya'da hala varlığını sürdürmetkedir.[2]

Haçlılar, ülke üzerinde askeri ve idari kontrol sağlamak amacıyla çok sayıda kale inşa ederek ülkeye önemli katkılar sunmuştur. Hem Cermenlerden sonra özel kaleler olarak adlandırılan büyük kale kompleksleri hem de bunları inşa eden diğer haçlı seferleri ve ayrıca büyük askeri operasyonlar için tasarlanmamış daha küçük yerel tahkimatlar (yerel dilde "vasal kaleler" olarak adlandırılır) inşa edilmiştir. Hala korunan büyük kalelerin güzel örnekleri arasında Narva'daki Narva Kalesi, Tallinn'deki Toompea Kalesi ve Saaremaa'daki Kuressaare Kalesi bulunmaktadır. Daha küçük kaleler arasında Purtse Kalesi, Kiiu Kalesi ve Wao Kalesi bugün hala mevcuttur. Orta Çağ'da inşa edilen kalelerin çoğu daha sonraki savaşlarda yıkılmıştır ve bu bağlamda Estonya'da pek çok yıkılmış kale bulunmaktadır.[1]

Orta Çağ'da "Tallinn Gotik" tarzı olarak bilinen mimari örnekler Estonya'da oluşturulmuş ve Finlandiya, İsveç ve Veliky Novgorod'daki inşaatçılar tarafından incelenip benimsenmiştir. Hayatta kalan diğer Orta Çağ sivil binaları da Tallinn'in önemli bir ticaret şehri olarak önemine tanıklık etmektedir. Tallinn'de inşa edilen loncaların binaları, yani Büyük Lonca (1410), St. Olaf Loncası (1422) ve daha sonra "Kara Noktalar Evi" (1597) hala korunmakta ve önemli bir tarihi alan olarak nitelendirilmektedir.[5] Tallinn'in alışılmadık derecede iyi korunmuş şehir surları da bu döneme aittir. Tallinn'in eski şehri bir bütün olarak dünyanın en iyi korunmuş Orta Çağ mimari topluluklarından biridir ve 1997'den beri UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer almaktadır.[6]

Barok ve Rokoko

Estonya'daki Barok ve Rokoko mimarisi çoğunlukla Rus İmparatorluğu'nun yönetimindeki döneme denk gelmektedir. Bu tarz yerel aristokrasinin inşa ettiği binalara da yansımıştır. En güzel örneklerden biri Barok Kadriorg Sarayı'dır. İkinci Dünya Savaşı'ndan önce Poltsama Kalesi, Estonya'daki rokoko mimarisinin olağanüstü güzel bir örneğidir. Ancak kale savaş sırasında yıkılmış ve geriye sadece kalıntıları kalmıştır.[7]

Baltık soylularının toprak sahibi bir sınıf olarak kuruluşundan bu yana, Estonya'nın kırsal kesimi, üst sınıflar tarafından uygulanan bir manor sistemi ile karakterize edilmiştir. Estonya kırsalında Saue, Palmse veya Vaana malikaneleri gibi Barok ve Rokoko tarzında yaklaşık 2.000 tarihi malikane bulunmaktadır. Aynı zamanda Neo-Barok'tan Neoklasik'e ve Tudor üslubuna kadar pek çok üslupta inşa edilmiş konaklara da rastlamak mümkündür.[8]

Klasisizm

Tartu, korunmuş neoklasik mimarinin merkezi Belediye Binası 18. yüzyılda inşa edilmiş bir yapıdır. Tartu Üniversitesi'nin ana binası (1803-09) Klasisizmin mükemmel bir örneğidir. Tallinn'de Stenbock Evi ve Karl Ludwig Engel tarafından tasarlanan ve bugün Estonya Adalet Bakanlığı'na ev sahipliği yapan Kohtu Caddesi 8'deki bina gibi birçok muhteşem konut da bu tarzda inşa edilmiştir. Her iki bina da Toompea Tepesi'nde yer almaktadır.

19. yüzyılın sonlarında mimari

Tüm Avrupa'da olduğu gibi Estonya'da da 19. yüzyılın sonu, çeşitli üsluplarda mimari denemelerin yapıldığı bir dönemdir. Mimarlıkta tarihselliğin korunması ve çeşitli eklektizm türleri yaygınlaşmıştır. Neo-Gotik konaklar arasında popüler bir tarz haline gelmiştir.[5]

Yüzyılın sonunda Modern yönelimin etkisi Estonya'ya ulaşmıştır. Bu etkinin temeli Riga şehri ve kısmen Finlandiya'dır. Estonya'da Modern tarzda çalışan en ünlü mimar Jacques Rosenbaum olarak gösterilebilir.[9]

Tallinn'de bulunan Alexander Nevsky Katedrali, Estonya'nın Rus İmparatorluğu'nun yönetimi altında olduğu 19. yüzyıldaki Rus Uyanış tarzının bir örneğidir.

20. yüzyıl

Sillamyae şehir merkezi bir bütün olarak Estonya'daki Stalinist mimarinin göstergesi olarak gösterilmektedir.[10]

Galeri

Modern mimari

Kaynakça

  1. ^ a b Miljan, Toivo (2004). Historical Dictionary of Estonia. Scarecrow Press. s. 104. ISBN 0-8108-4904-6. 
  2. ^ a b c Viirand, Tiiu (2004). Estonia. Cultural Tourism. Kunst Publishers. s. 9. ISBN 9949-407-18-4. 
  3. ^ A Hedonist's Guide to Tallinn By Laurence Shorter
  4. ^ Miljan, Toivo (2004). Historical Dictionary of Estonia. Scarecrow Press. ss. 104-105. ISBN 0-8108-4904-6. 
  5. ^ a b Miljan, Toivo (2004). Historical Dictionary of Estonia. Scarecrow Press. s. 105. ISBN 0-8108-4904-6. 
  6. ^ "Historic Centre (Old Town) of Tallinn". UNESCO. 5 Ocak 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Şubat 2013. 
  7. ^ Viirand, Tiiu (2004). Estonia. Cultural Tourism. Kunst Publishers. ss. 82-84. ISBN 9949-407-18-4. 
  8. ^ "Culture And Customs of the Baltic States By Kevin O'Connor". 17 Ocak 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 25 Mart 2024. 
  9. ^ Hallas-Murula, Karin (2010). Tallinna Juugedarhitektuur: Jacques Rosenbaum (1878-1944). Eesti Arhitektuurimuuseum. ISBN 978-9985-9828-7-7. 
  10. ^ "What we consider our own". Estonica.org. 16 Şubat 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Şubat 2013. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Tallinn</span> Estonyanın başkenti

Tallinn, Estonya'nın başkenti ve ana liman kentidir. Estonya'nın kuzeyinde, Baltık Denizi'nin Finlandiya Koyu kıyısında, Finlandiya'nın başkenti Helsinki'nin 80 kilometre güneyinde yer alan Tallinn'in nüfusu 2022 itibarı ile 437.811'dir. Tallinn, aynı zamanda Estonya'nın temel finans, sanayi ve kültür merkezidir. Helsinki dışında yakın olduğu önemli şehirler, 300 kilometre güneyindeki Letonya başkenti Riga, 320 kilometre doğusundaki Rus şehri Sankt-Petersburg ve 380 kilometre batısındaki İsveç başkenti Stockholm'dur. 2023 yılının Yeşil Avrupa Başkenti seçilen Tallinn, ülkenin tek teknik üniversitesi olan Tallinn Teknoloji Üniversitesi'ne ev sahipliği yapmaktadır. Sosyal bilimler üzerine eğitim veren Tallinn Üniversitesi de bu şehirde yer almaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Tartu</span> Estonyada bir şehir

Tartu, Estonya'nın en büyük ikinci kentidir. 38,8 kilometre karelik yüzölçümü olan kentin nüfusu 2020 sayımına göre 92.972'dir. Tartu ile ilgili ilk yazılı belgeler 1030'a kadar dayanmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Salzburg (eyalet)</span> Avusturyada bir eyâlet

Salzburg, Avusturya'da bir eyâlettir.

<span class="mw-page-title-main">Toruń</span>

Toruń, Polonya'nın kuzey kesiminde Vistül Irmağı üstündedir. Haziran 2014 sayımlarına göre şehirde 203.148 kişi yaşamaktadır. Mikolaj Kopernik'in doğum yeri olan bu Orta Çağ şehri, UNESCO Dünya Tarihî Miras Sit Alanı listesinde yer almaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Varaždin</span> Hırvatistanda Versedin iline bağlı şehir

Varaždin. Kuzeybatı Hırvatistan'da şehir. Zagreb 'in 81 km kuzeyinde yer alır. Varaždin Bölgesi'nin idari merkezidir.

<span class="mw-page-title-main">Fransa mimarisi</span>

Fransız mimarisi veya Fransa mimarisi, Fransız ve yabancı asıllı mimarların Fransa Cumhuriyeti coğrafi sınırları içinde tasarladığı veya inşa ettiği mimari eserlere verilen genel isimdir.

<span class="mw-page-title-main">Barok mimari</span> mimari bir akım

Barok mimari, 16. ve 18. yüzyıllarda gelişen ve müzik, resim ve edebiyat alanından sonra mimaride de kendine önemli ölçüde yer edinen akımdır. İtalyan kiliselerinde gücünü tanrı ve mitoloji taslaklarından alan ve işlemeli duvarlar, görkemli bahçelerle donatılmış mimari yapıdır.

<span class="mw-page-title-main">Ragusa, İtalya</span> Ragusa iline bağlı komün (Sicilya, İtalya)

Ragusa, İtalya'nın coğrafi olarak güneyinde Sicilya Özerk Bölgesi'nde tarihi bir şehir ve idâri bakımdan bir komün olup, Ragusa ili'nin merkezi şehirdir.

<span class="mw-page-title-main">Aziz Mihail Katedrali</span> Belgradda kilise

Aziz Mihail Katedrali, Belgrad'ın merkezindeki bir Sırp Ortodoks Kilisesi'dir. Sırbistan'daki en önemli ibadethanelerden birisidir.

<span class="mw-page-title-main">Azerbaycan mimarisi</span>

Azerbaycan mimarisi Azerbaycan'daki mimari gelişmeyi ifade eder.

<span class="mw-page-title-main">İtalyan mimarisi</span>

İtalya, 1861 yılına kadar çeşitli küçük devletlere bölünmesi nedeniyle, döneme veya bölgeye göre basitçe sınıflandırılamayacak kadar geniş ve çeşitli bir mimari tarza sahiptir. Bu, mimari tasarımlarda oldukça çeşitli ve eklektik bir yelpaze yaratmıştır. İtalya, antik Roma döneminde su kemerleri, tapınaklar ve benzeri yapıların inşası, 14. yüzyılın sonlarından 16. yüzyıla kadar Rönesans mimari hareketinin kurulması; Neoklasik mimari gibi hareketlere ilham veren 17. yüzyılın sonları ile 20. yüzyılın başlarında başta Birleşik Krallık, Avustralya ve Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere tüm dünyada soyluların kır evlerini inşa ettikleri tasarımları etkileyen bir inşaat tarzı olan Palladyanizm'in anavatanı olması gibi önemli mimari başarıları ile tanınır.

<span class="mw-page-title-main">Gürcistan mimarisi</span> gürcistan mimarisine genel bakış

Gürcistan mimarisi, Gürcistan'da bulunan mimari tarzları ifade eder. Ülke mimari anıtlar açısından son derece zengindir. Gürcü mimarisinin karakteristik özellikleri, anıtsallık, net kompozisyon, katı orantılar, makul derecede dekorasyon kullanımı ve hepsinden önemlisi doğa ile uyumlu etkileşimdir.

<span class="mw-page-title-main">Yeni Bizans mimarisi</span> Uyanış mimarisi akımı

Bizans Uyanış çoğunlukla dini, kurumsal ve kamu binalarında görülen bir mimari uyanış hareketidir. Özellikle İstanbul ve Ravenna Eksarhlığı olmak üzere 5. ila 11. yüzyıllardan kalma Doğu ve Ortodoks Hristiyan mimarisiyle ilişkili Bizans stilinin unsurlarını içerir. Yeni Bizans mimarisi 1840'larda Batı Avrupa'da ortaya çıktı ve 19. yüzyılın son çeyreğinde Rusya İmparatorluğu'nda ve daha sonra Bulgaristan'da zirveye ulaştı. Yeni Bizans ekolü Yugoslavya'da I. Dünya Savaşı ile II. Dünya Savaşı arasında etkindi.

Belarus mimarisi, çeşitli tarihi dönemleri ve stilleri kapsar ve ülkenin karmaşık tarihini, coğrafyasını, dinini ve kimliğini yansıtır. Belarus'taki birkaç bina, kültürel miraslarının tanınması için UNESCO Dünya Mirası Alanları olarak belirlenmiş ve diğerleri geçici listeye yerleştirilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Tartu Katedrali</span>

Tartu Katedrali, önceden Dorpat Katedrali olarak da bilinen Estonya'da Tartu (Dorpat) şehrinde yer alan eski bir Katolik kilisesidir. Bina şimdi bölgedeki kasabaya bakan heybetli bir harabedir. Yenilenmiş olan küçük bölümünde ise üniversitenin büyük resepsiyonlar için de kullandığı Tartu Üniversitesi'nin müzesi yer almaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Kuressaare Kalesi</span>

Kuressaare Kalesi veya Kuressaare Piskoposluk Kalesi, Batı Estonya'daki Saaremaa adasındaki Kuressaare'de kale yapısında bir şatodur.

<span class="mw-page-title-main">Aziz Nicholas Kilisesi (Tallinn)</span>

Aziz Nicholas Kilisesi Estonya'ın Tallinn şehrinde bulunan eski bir Orta Çağ kilisesidir. Balıkçıların ve denizcilerin koruyucusu olan Aziz Nikolaos'a ithaf edilmiştir. Aslen 13. yüzyılda inşa edilmiş ve II. Dünya Savaşı'nda Sovyetlerin Tallinn'i bombalaması sırasında kısmen yıkılmıştır. Sonrasında restore edildi ve günümüzde Estonya Sanat Müzesi'nin bir kolu olan ve esas olarak Orta Çağ döneminden itibaren dini sanata odaklanan Niguliste Müzesi'ne ev sahipliği yapıyor. Eski kilise binası aynı zamanda konser salonu olarak da kullanılıyor.

<span class="mw-page-title-main">Aziz John Kilisesi (Tartu)</span>

Aziz John Kilisesi, Estonya'nın Tartu şehrinin simge yapılarından biri olan tuğla yapıda Gotik Lutheran kilisesidir. Vaftizci Yahya'ya ithaf edilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Terra Mariana</span> Kutsal Roma İmparatorluğunda prenslik

Terra Mariana Orta Çağ Livonya ya da Eski Livonya için kullanılan resmi isimdir.. Livonya Haçlı Seferi'nin ardından kuruldu ve toprakları günümüzdeki Estonya ve Letonya'dan oluşmaktadır. 2 Şubat 1207'de Kutsal Roma İmparatorluğu'nun bir prensliği olarak kurulmuş, ancak 1215'te Papa III. Innocentius'in doğrudan Kutsal Makam'a tabi olduğunu ilan etmesiyle bu statüsünü kaybetmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Toompea</span>

Toompea, Estonya'nın başkenti Tallinn'in orta kesiminde bulunan kireçtaşı tepesidir. Tepe, yaklaşık 400 x 250 metre ölçülerinde dikdörtgen bir platodur, 7 hektarlık bir alana sahiptir ve çevredeki alanlardan yaklaşık 20-30 metre daha yüksektir. Halk hikayelerinde tepe, yas tutan eşi tarafından anısına dikilen Kalev'in mezarının üzerindeki höyük olarak bilinir.