İçeriğe atla

Esnek kur sistemi

Esnek kur sistemine yüzen veya serbest değişken kur adları da verilir. En belirgin şeklinde bu sistemde, döviz piyasaları üzerinde hiçbir devlet müdahalesi yoktur. Döviz kurları tamamen piyasadaki döviz arz ve talebine göre oluşur. Bu sistemde, bir ülkenin dış ödemeler dengesi, döviz kurları aracılığıyla sağlanacağından, dış ödemeler dengesinin açık ya da fazla vermesi söz konusu olmayacaktır. Örneğin dış ödemeler dengesi açık veriyorsa, döviz talebi (yani ithalat) döviz arzından (yani ihracattan) daha fazla olacağından, döviz kuru yükselecektir. Döviz kurunun yükselmesi bu defa ithalatın azalmasına ve ihracatın artmasına neden olacaktır. Döviz kurundaki yükselme, dış açık ortadan kalkana kadar devam edecektir.

Esnek kur sistemi serbest piyasa ekonomisinin dövize uygulanmış şeklidir. Akademisyenler açısından ilgi çekici olan bu sınırsız değişken kur sistemine uygulayıcılar; örneğin dış ticaret firmaları, mali yöneticiler, dış yatırımcılar ve hükûmetler pek sıcak bakmamaktadır. Sistemin lehinde ve aleyhinde pek çok görüş vardır.

Esnek kur sisteminde, döviz kuru piyasalarda serbestçe değişebilir. Döviz arz/talebindeki bu değişmeler cari kura yansıyınca piyasalarda denge sağlanmış olur. Dış dengesizlik, olası bir dış açığın döviz kurunun yükselmesiyle, olası bir dış fazla da döviz kurunun düşmesiyle engellenmiş olur. Esnek kur, dış ticarette bir kur değerlenmesi ortaya çıkınca bu değerlenmeye bağlı olarak ödemeler dengesinde bir sorun çıkarmaz. Bu yönüyle avantajlıdır. Aynı zamanda dışsal şoklar karşısında güçlüdür.

Dezavantajlar

Esnek kur sisteminde belirli bir kur hedeflenerek merkez bankasının etkili bir para politikasına sahip olması sağlanır. Esnek kur sistemin elbette dezavantajları da vardır. Mesela esnek kur ithal enflasyona açıktır. Esnek kurdaki risk algısı, risk primlerinin yükselmesine neden olur. Bu da ticari ve finansal işlem hacmini daraltır. Sistemde döviz kuru, faiz oranı ve sermaye hareketini kontrol etmek gerekir. Fakat devletlerin bunları doğrudan kontrol etmesi mümkün değildir. Bu durum literatürde “İmkansız Üçleme Hipotezi (Impossible Trinity)” ile açıklanır.

Bu hipotezi Frankel, 1999 yılında öne sürmüştür. Bu hipotezde ikisi politika aracı olarak seçilir. Diğeri piyasa dinamiklerine bırakılır. Bazı ekonomilerde sermaye hareketleri serbesttir. Bu ekonomilerde esnek kur sisteminde döviz kuru yukarıda bahsedildiği gibi piyasa dinamiklerine bırakıldığı için kalan iki politika rahatça kontrol edilebilmektedir. Bazı ekonomilerde de para ikamesi yüksektir, burada esnek döviz kuru politikası, para arzındaki değişmeler karşısında döviz kurlarını hassas bir duruma getirir. Böyle olunca para ikamesinin varlığı para politikasını zorlaştırmaktadır. Türkiye’de esnek kur politikası uygulanmaya başlandığından beri döviz kurlarındaki yüksek dalgalanma potansiyeli dış dengesizliğin giderilmesinde önemli rol oynamaktadır.

Dış Denge

Esnek kur sistemi ile birlikte dış denge sağlanmış olur. Döviz kurlarında meydana gelen dalgalanmalar enflasyon ve faiz oranlarıyla ilgilidir. Bu çerçevede izlenen para politikaları da önemli yer tutar. Esnek kur sistemi fiyat dışında, gelir ve sermaye ile de ilgilidir. Döviz kuru sadece fiyatı temsil etmez, denge faktörünü de temsil eder. Sistemdeki denge kurdaki dalgalanmalarla sağlanır. Kurdaki dalgalanmalarda önemli olan faktörler dalgalanmanın boyutu ve süresidir. Döviz kurlarındaki dalgalanma ne kadar az ise piyasa o kadar istikrarlıdır.

Ulusal para birimleri

Her ülkenin kendi parasını belirleyen döviz kuru sistemi değişen koşullarla farklılık göstermiştir. Ülkeler başka para birimleriyle bağlantı kurmak için üç yol izlemiştir. İlki, kendi para birimini diğer para birimleri karşısında serbestçe dalgalanmaya bırakmak; ikincisi ülkelerin ulusal paralarının fiyatlarını yabancı paralara karşı sabitlemeleri; üçüncüsü ülkelerin paralarını belli bir genişlikte dalgalanmasını sağlamalarıdır. Fakat müdahale edilmesiyle birlikte bu dalgalandırmaya sınır koyulabilir veya önceden belirlenen parametrelere göre paralarının değerini belirleyebilirler. Serbest dalgalanma ile, döviz kuruna hiçbir müdahale yapılmadan döviz arz ve talebi belirlenir. Serbest dalgalı kura herhangi bir müdahale istisna durumunda meydana gelir. Düzensiz piyasa koşulları oluşursa serbest dalgalı kur vardır diyebiliriz. Bu müdahale en fazla üç kez ve üç iş günü içerisinde yapılır. Yapılan bu müdahalelerde veri ve bilgilerin onaylanması gerekir. Bu bilgilerin IMF’ye verilmesi gerekir. IMF’ye bilgi verilmezse o kur serbest dalgalı kur yerine dalgalı kur olarak adlandırılır. Fakat burada dikkat edilmesi gereken bir husus var; Bu IMF’nin sürekli bilgi istediği anlamına gelmez, verilen bilgiler IMF’ye yeterli gelmezse IMF detaylı bilgi ister.

Kaynakça

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Para</span> devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit

Para, mal ve hizmetlerin değiş-tokuşu için kullanılan araçlardan en yaygın olanı. Para sözcüğü ile genellikle madenî para ve banknotlar kastedilmekle birlikte; ekonomide, vadesiz mevduatlar ve kredi kartları da parayı meydana getiren unsurlardan sayılır. Vadeli mevduat, devlet tahvili gibi değişim araçları ise para benzeri olarak değerlendirilir.

<span class="mw-page-title-main">Banka</span> finansal etkinlikte bulunan kurum

Banka, faizle para alınıp verilebilen, kredi, iskonto, kambiyo işlemleri yapan, kasalarında para, değerli belge, eşya saklayan ve bunun dışındaki diğer ticari, finansal ve ekonomik etkinliklerde bulunan kuruluşlara denir. En yaygın üçüncül sektörlerden biridir. Banka sözcüğü İtalyanca banca sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. Para bozma gişesi, para bozma yeri anlamına gelir. Kredilendirme faaliyetleri doğrudan banka tarafından veya sermaye piyasaları aracılığıyla dolaylı olarak da yapılabilir. Bankalar genellikle uluslararası bir dizi sermaye standardı olan Basel Anlaşmalarına dayanan asgari sermaye gereksinimine tabidir. Bankalar bir ülkenin finansal sistem ve ekonomisinde önemli bir rol oynadıklarından, yargı alanlarının çoğu bankalar üzerinde yüksek derecede düzenleme uygulamaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Döviz kuru</span> bir birim ülke parasının diğer bir ülke parası cinsinden fiyatına, değerine denir

Döviz yabancı ülkeler tarafından kullanılan para birimidir. Döviz kuru ise bir birim ülke parasının diğer bir ülke parası cinsinden fiyatına, değerine denir. Bu kavram iki taraflı bir ilişkiyi içerir, bu yüzden iki taraflı (nominal) döviz kuru olarak da adlandırılır.

<span class="mw-page-title-main">Hiperenflasyon</span> Hızla artan enflasyon

Hiperenflasyon, enflasyonun yılda yüzde 200 sınırını aştığı anlardaki halidir. Dörtnala enflasyon olarak da adlandırılır. Paranın değerini yitirdiği en şiddetli enflasyon biçimidir.

<span class="mw-page-title-main">Döviz</span> mal veya hizmetler için genel olarak kabul edilen takas aracı

Döviz, dar anlamda yabancı parayı temsil eden belgeler. Türkçede yabancı ülkelerin paralarına da döviz denmektedir. Herhangi bir ülkenin parasının, başka bir ülkenin parasına dönüştürülmesiyle ilgili işlemlere de döviz işlemi veya kambiyo işlemi denir. Döviz kelimesi Türkçeye Fransızcadaki deviseden geçmiştir. Genel olarak döviz dendiğinde milletlerarası ödemelerde kullanılan ödeme araçlarının tamamı ifade edilir.

<span class="mw-page-title-main">Devalüasyon</span> makroekonomide ve modern para politikasında bir terim

Devalüasyon ya da değer düşürümü, sabit kur sistemlerinde ödemeler dengesi açık veren ülkenin ulusal parasının dış satın alma gücünün, hükûmetçe alınan bir kararla düşürülmesidir. Başka bir deyişle devalüasyon, bir devletin resmi para biriminin diğer ülke dövizleri karşısında değer kaybettirilmesidir.

Bretton Woods sistemi, II. Dünya Savaşı sırasında Temmuz 1944'te ABD'nin küçük bir kasabası olan Bretton Woods'da toplanan Birleşmiş Milletler Para ve Finans konferansında ortaya çıkan iktisadi sistemdir. Bu konferansa 44 ülkenin temsilcileri katılmıştır ve bu konferansa gelen devletlerin yarısından fazlası az gelişmekte olan ülkelerdir. Ayrıca Romanya dışındaki sosyalist ülkeler fona üye olmamış ve sistemin dışında kalmışlardır. Aynı zamanda Bretton Woods sisteminin kurulma sebeplerinden biri olan 1929 yılında yaşanan ekonomik buhran ve hemen ardından gelen dünya savaşı ile ekonomisi dibe vuran ülkeler, uluslararası alanda yaşanan para değişiminin duraksama noktasına gelişi ve savaş sebebiyle ülkeler arası alım satım ticaretinin durması, uluslararası alanda tekrar parasal döngünün düzelmesi ve ekonomik istikrarın sağlanması için böyle bir sistemin kurulması amaçlandı.

<span class="mw-page-title-main">Bretton Woods Anlaşması</span>

Bretton Woods Anlaşması, Temmuz 1944'te ABD'nin New Hampshire eyaletinin küçük bir beldesi olan Bretton Woods'da toplanan Birleşmiş Milletler para ve finans konferansında imzalanan "Uluslararası Para Anlaşması"nın bir diğer adıdır. II. Dünya Savaşı sonrasında kambiyo kurlarının dünya ticaretini geliştirici bir sisteme göre saptanması için yeni yöntemler aranmış ve bu çalışmalar sonucunda Bretton Woods Anlaşması ile uluslararası ödemelerde kullanılacak yeni bir sistem geliştirilmiştir. Doğu Bloku ülkeleri dışındaki 44 ülkeden 730 delegenin katıldığı bu anlaşma ile katılan ülke paraları için sabit kur esası benimsenmiş ve anlaşmaya katılan her ülkenin parasının değerinin, dolar esas alınarak saptanması kabul edilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Sabit kur</span>

Sabit kur, sabit döviz kuru rejimi, kambiyo kontrolü bir ekonomideki yetkili para politikası otoritesi tarafından, ülkede kullanılmakta olan yerel para birimi değerinin, daha istikrarlı veya uluslararası alanda daha yaygın olarak kullanılan bir para birimi, çeşitli para birimleri sepeti veya altın gibi değerli metallerin değerlerine sabitlendiği bir kur rejimidir.

<span class="mw-page-title-main">Para piyasası</span> kısa vadeli fon arz ve talebinin karşılaştığı piyasa

Para piyasası, 1 yıldan kısa vadeli fon arz ve talebinin karşılandığı finansal piyasa türü. Para piyasalarındaki fonlar genellikle şirketlerin nakit, nakit benzeri veya nakde çevrilebilen dönen varlıklarını finanse etmek için kullanılır.

Altın standardı, standart ekonomik hesap biriminin sabit miktarda altına dayandığı bir para sistemidir. Altın standardı, 1870'lerden 1920'lerin başlarına, 1920'lerin sonlarından 1932'ye ve ayrıca 1944'ten ABD'nin ABD dolarının altına konvertibilitesini tek taraflı olarak sonlandırıp Bretton Woods sistemine kesin olarak son verdiği 1971 yılına kadar uluslararası para sisteminin temelini oluşturdu.

<span class="mw-page-title-main">Uluslararası Para Fonu</span> uluslararası finans kurumu

Uluslararası Para Fonu, küresel finansal düzeni takip etmek, borsa, döviz kurları, ödeme planları gibi konularda denetim ve organizasyon yapmak, aynı zamanda teknik ve finansal destek sağlamak gibi görevleri bulunan uluslararası bir organizasyondur.

Serbest piyasa, ürün fiyatının alıcı ve satıcının karşılıklı anlaşmasıyla belirlendiği, arz ve talebe hükûmet tarafından müdahale edilmeyen piyasadır. Ekonomik faaliyet tam rekabet şartları içinde serbestçe yapılır, ekonomik sorunların çözümünde müdahale değil, fiyat mekanizmasının kullanımı esastır. Fakat, her ne kadar serbest piyasa, hükûmetin arz, talep veya fiyatlar üzerine herhangi bir müdahale yapmamasını gerektirse de, tüccarların birbirlerini zorlamamasını ya da aldatmamasını da gerektirir. Bu yüzden tüm alım ve satımlar gönüllü olarak yapılır.

<span class="mw-page-title-main">Uluslararası döviz piyasası</span>

Yatırım, hedging, spekülasyon amacıyla yapılan hareketlerin gerçekleştiği döviz piyasaları 24 saat açıktır. Açılış Sidney ve Tokyo'da olur, Hong Kong ve Singapur, Bahreyn ile sürer Avrupa piyasalarına geçer. Frankfurt, Zürih, Londra'dan New York, Chicago piyasalarına ve Los Angeles ve San Fransisco'ya devam eder. İşlem hacmi, dünya ticaret hacminin 50 katından fazladır. İşlemlerde ağırlık Amerikan doları, Euro ve Japon yeni üzerindedir.

<span class="mw-page-title-main">Say kanunu</span>

Say kanunu, Mahreçler (piyasa) kanunu olarak da bilinir. Jean Baptiste Say tarafından ileri sürülmüştür. "Her arz kendi talebini yaratır" biçiminde açıklanabilir. Yani piyasaya çıkan bir mal, kendi üretim değerine eşit bir talebi vardır. Bu kanunun gerçekleşmesi için: fiyatlar maliyetlere eşit olmalı, maliyetler gelirlere eşit olmalı ve bütün gelirler harcanmalı. Bu varsayımlar altında üretilen malın maliyeti, faktör gelirlerine eşit olacak ve bütün gelirler harcanacağı için üretilen her mal satılacaktır.

<span class="mw-page-title-main">Para politikası</span>

Para politikası, hükûmetin, merkez bankasının ya da para otoritesinin, ekonomiye, para arzı yönetimi ya da döviz piyasası işlemlerini kullanmak yoluyla yön vermesidir. Para teorisi, ekonomi için en uygun (optimal) para politikasının belirlenmesini sağlar.

Türev, temel olan asıl değerin fiyat araçlarına bağlı olması anlamına gelir. Hakların garanti altına alındığı, bir malın sabit bir fiyattan satın alınması ya da satılmasını sağlayan ticari anlaşmadır. Esas olan mal asıl değer olarak da tanımlanır. Asıl değer; menkul kıymetler, pazar (piyasa) bağlantılı referans büyüklükleri, diğer ticaret maddeleri olabilir; fakat ekonomik olmayan miktar da hava türevleri olabilir. Türevler fiyat değişimlerinin risklerine karşı güvenliği ve asıl değerlerin fiyat gelişimindeki spekülasyonu mümkün kılmaktadır.

2001 Türkiye ekonomik krizi, 21 Şubat 2001 tarihinde patlak veren, Türkiye'nin yıllardır karşılaştığı siyasi ve ekonomik sorunların bir sonucu olarak hem finansal piyasalar hem de Türk Lirası'nin değeri üzerinde yıkıcı etkilerle sonuçlanmış bir ekonomik krizdir.

Türkiye'de finansal krizler ya da ekonomik krizler makro ekonomik yapının bozulmasıyla ortaya çıkan buhran dönemleridir. 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı sonrası yaşanan başlıca krizler; 1946, 1958, 1960, 1974, 1980, 1982, 1990, 1994, 2000-2001, 2008-2012 ve 2018-2023 krizleridir.

Döviz kuru sistemleri 19. yüzyıldan itibaren üç grupta tanımlanmaktadır.