İçeriğe atla

Eski Türk Yazıtları

Eski Türk Yazıtları, Turan Yazıtları - Tarih boyunca Türklerin yaşadığı yerlerde bulunmuş olan yazıtlardır. Yoğunluk olarak Moğolistan, Sibirya ve Orta Asya bölge ve ülkelerde bugüne kadar bulunmuş olan çok sayıda Türkçe yazıt kurgan (mezar) ve kaya taşlarından oluşmaktadır. Yazıtlar Turan Alfabesi, Orhun Alfabesi veya Runik alfabe diye bildiğimiz Türk diline has damgalar ile yazılmıştır.

Hakkında

Eski Türk yazılı anıtlara "runik" denmesinin sebebi Kuzeydoğu Avrupa'daki İskandinav runik metinlerinin Eski Türk Alfabesine benzemesidir. "Orhun-Yenisey" yazıtları denmesinin sebebi ise büyük anıtların bulunduğu yerdeki akarsu adlarıdır. Eski Türk yazılı eserler, eski Türk boylarının eski dil ve edebi üsluplarını, tarihini, etnogenezini, coğrafyasını, kültürünü, geleneklerini, dünya görüşünü incelenmek için önemli tarihi belgelerdir. Antik Türk yazılı anıtlar arasında Yenisey ve Lena (Sibirya), Orhun, Ongin ve Selenge (Moğolistan) havzasında bulunan anıtlar bulunur; Orta Asya topraklarında Talas (Talas anıtları) ve Sirderya, İrtiş ve İli vadilerinde bulunur. Toplamda, yazıtlı yaklaşık iki yüzden çok anıt keşfedilmiştir.

Yazıtlar değişik Türk boylarına ait oldukları kabul edilmektedir. Bu yazıtların ilk oluşumu Göktürk Kitabeleri'nden önce oluşturulduğu kabul edilir. Genellikle mezar taşı olarak dikilen bu yazıtların bazıları bazıları çok kısa bazıları da çok uzundur. Bu yazıtlar yalın abartısız bir sade Türk dili ile yazılmıştır. Çoğunlukla yazı sahibinin bu dünyaya doymadan ayrıldığını samimi bir dille anlattığı görülür. Bazı yazıtların dikiliş tarihleri tam olarak belli değildir.

Yenisey yazıtları içerik olarak kısadır, esas olarak gömülülerin adlarını, yaşlarını ve yaşam boyu aktivitelerini açıklar ve içerik doğrudan yılı işaret eden bir açıklama olmaması gelenekseldir ve oluşturma yılını anlamak son derece zordur. Ancak, kelime özellikleri veya klan işareti Tamga aracılığıyla tahmin etmek mümkün olabilir. Göktürkler devrinden kalan Orhun Yazıtları ise uzundur.

Yenisey boylarındaki yazıtlar

Yenisey yazıtı anıtları: Е-1 Öök-Tarlak yazıtı, Е-2 Öök-Arjaan yazıtı, Е-37 Tuba yazıtı

Yazıtlar ilk bulunduğu akarsu, köy veya yöre adı ile adlandırılmış ve akademik türde E-1, E-50, e-150 şeklinde sayılarla belirtilmiştir. Örnek: Uyuk-Tarlak (Е-1), Barık I (Е-5), Barık II (Е-6), Elegest (Е-10), Begre (Е-11), Uybat I (Е-30) vb. Yenisey bölgesinde 184 yazıt bulunmuştur.

Yazıt seri numarası ve bulunduğu yer
  • E1 ( Uyuk-Tarlak )(Uyuk Tarlıg)
  • E2 ( Uyuk-Arjan
  • E3 ( Uyuk-Turan
  • E4 ( Ottuk-Daş I
  • E5 ( Barık I )
  • E6 ( Barık II )
  • E7 ( Barık III )
  • E8 ( Barık IV )
  • E9 ( Kara-sug )
  • E10 (Elegest Yazıtı I
  • E11 ( Begre )
  • E12 ( Aldı-Bel I )
  • E13 ( Çaa-höl I )
  • E14 ( Çaa-höl II )
  • E15 ( Çaa-höl III )
  • E16 ( Çaa-höl IV )
  • E17 ( Çaa-höl V )
  • E18 ( Çaa-höl VI )
  • E19 ( Çaa-höl VII )
  • E20 ( Çaa-höl VIII )
  • E21 ( Çaa-höl IX )
  • E22 ( Çaa-höl X )
  • E23 ( Çaa-höl XI )
  • E24 ( Inscriptions on Khaya-Uju rocks )
  • E25 ( Oznachennoe )
  • E28 ( Oçurı Аçurı )
  • E27 ( Oya )
  • E28 ( Altın-köl )
  • E29 ( Altın-Köl )
  • E30 ( Uybat I )
  • E31 ( Uybat II )
  • E32 ( Uybat III )
  • E33 ( Uybat-IV )
  • E34 ( Uybat-V )
  • E35 ( Tuba I )
  • E36 ( Tuba II )
  • E37 ( Tes )
  • E38 ( Ak-Yus )
  • E39 ( Kara-Yus )
  • E40 ( Taşeba )
  • E41 ( Kemçik-Çıgrak )
  • E42 ( Bay-bulun I )
  • E43 ( Kızıl-Çıraa I )
  • E44 ( Kızıl-Çıraa II )
  • E45 ( Kejeelig-Hovu )
  • E46 ( Tele )
  • E48 ( Abakan )
  • E49 ( Bay-bulun II )
  • E50 ( Tuva stele «B» inscriptions )
  • E51 ( Tıva III )
  • E52 ( Elegest II )
  • E53 ( Elegest III )
  • E54 ( Ottuk Daş III )
  • E55 ( Tuvian stele "G" )
  • E56 ( Malinovka )
  • E57 ( Suygyn )
  • E58 ( Kezek-Hure )
  • E59 ( Kerbis-baarı )
  • E60 ( Sargal Aqsy )
  • E61 ( Sulug-adır-aksı )
  • E62 ( Kanımıldık-kobı )
  • E63 ( Ortaa-Hem )
  • E64 ( Ottuk Daş II )
  • E65 ( Kara-bulun I )
  • E66 ( Kara-bulun II )
  • E67 ( Kara-bulun III )
  • E68 ( El-Bajı )
  • E69 ( Çer-Çarık )
  • E70 ( Elegest IV Eer Hol )
  • E71 ( Podkuninskoe )
  • E72 ( Aldı Bel II )
  • E73 ( Yime )
  • E74 ( Samagaltay )
  • E75 ( Küten-Buluk )
  • E76 ( Mirror I )
  • E77 ( Inscription on Chinese mirror )
  • E78 ( Inscription on Chinese copper coin )
  • E79 ( Inscription on Chinese copper coin )
  • E80 ( Bronze Plaque )
  • E81 ( Golden Vessel I )
  • E82 ( Golden Vessel II )
  • E83 ( Uybat VII )
  • E84 ( Mirror III )
  • E85 ( Mirror IV )
  • E86 ( Amulet Signs )
  • E87 ( Text on a Spindle )
  • E88 ( Text on an Amulet )
  • E89 ( Övür-I )
  • E90 ( Övür-I )
  • E91 ( Bedelig )
  • E92 ( Demir-Sug )
  • E93 ( Yur-Sayur I inscriptions )
  • E98 ( Uybat VI )
  • E99 ( Ortaa-Tey )
  • E100 ( Bayan-Qol )
  • E102 ( Arjan II inscriptions )
  • E103 ( Arjan II inscriptions )
  • E104 ( Oznachennoe II )
  • E105 ( A Stele from Kyzyl Museum )
  • E108 ( Uyuk Oorzak I )
  • E109 ( Uyuk Oorzak II )
  • E110 ( Uyuk Oorzak III )
  • E147 ( Yerbek I )
  • E149 ( Yerbek II )
  • E152 ( Şançı 3 )

Moğolistandaki yazıtlar

Günümüz Moğolistan'ı eskiden tamamen bir Türk ülkesi olduğu için Moğolistan'da çok sayıda Türk yazıtı bulunmuştur.

Çin'deki Türk yazıtları

Günümüz Çin Halk Cumhuriyeti'nin batı ve kuzey yarısı eskiden Türk yurdu olduğu için çok sayıda Türk yazıtı bulunmuştur.

Kırgızistan'daki yazıtlar

  • Talas Yazıtları: Talas vadisindeki Ayırtam-Oy denen yerden bulunmuş eski Türk alfabeli yazılardır.

Kazakistan'daki yazıtlar

  • İrtiş Yazıtı: Kazakistan'da Pavlodar Eyaleti Bobrovoye köyü yakınında İrtiş akarsuyu sağ kıyısında bulunmuştur.

Kaynakça

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Orhun Yazıtları</span> 8. yüzyıla tarihlenen Göktürk yazıtları

Orhun Yazıtları, Göktürk Yazıtları ya da Köktürk Yazıtları, Eski Türkçe (𐰆𐰺𐰴𐰣∶𐰖𐰔𐱃𐰞𐰺𐰃) olan, Türklerin bilinen ilk alfabesi olan Orhun alfabesi ile II. Köktürk Kağanlığı döneminde Göktürkler tarafından yazılmış yapıtlardır. Birçok kişi ilk Türkçe yapıt olarak bilse de ilk Türkçe yapıt Çoyr Yazıtıdır. Orhun yazıtları Türkçenin tarihsel süreçteki gramer yapısı ve bu yapının değişimiyle ilgili bilgiler verdiği gibi Türklerin devlet anlayışı ile yönetimi, kültürel ögeleri, komşuları ile soydaşlarıyla olan ilişkileri ve sosyal yaşantısıyla ilgili önemli bilgiler içermektedir.

Tūnyokuk, Göktürk Kağanlığının yabgusudur. "Aşina" ailesinin akrabalarından Göktürk "Aşide" ailesindendir. Göktürkler ve diğer Türk göçebe imparatorluklarının kurucusu ve yönetenleri, Aşina sülalesindendir.

Elegeş Yazıtları ya da Elegest Yazıtı, MS 650'li yıllarda dikilmiş ve Elegest Irmağı vadisinde bulunmuş olan bir Göktürk yazıtıdır. Orhun Yazıtları’ndan yaklaşık 100-150 yıl önce yazılmışlardır.

<span class="mw-page-title-main">Eski Türk yazısı</span> Türk dillerinin yazılması için kullanılmış ilk yazı düzeni

Orhun, Göktürk ya da Köktürk alfabesi, Göktürkler ve diğer erken dönem Türk kağanlıkları tarafından kullanılmış, Türk dillerinin yazılması için kullanılmış ilk yazı sistemlerinden biridir. Alfabe, 4'ü ünlü olmak üzere 38 damga (harf) içermektedir.

Ötüken, Ötügen veya Ötüken Ormanı, ; Türklerin Orta Asya'daki kutsal başkentidir ve Moğollar tarafından da kutsal kabul edilir. Ormanlarla kaplı bir dağ olan "Ötüken Dağı" da eski Türkler tarafından kutsal kabul edilir. Çince kaynaklarda U-te-kien şeklinde geçtiği ve Çin kaynaklarında dağ ismi olarak geçen Tu-kin, Yü-tü-kiün ile ilişkili olabileceği belirtilmektedir. Ötügen (Ötüken) Türklerin yeryüzünde ilk var olduğu ve oradan Dünya’ya dağıldığı yerin adı olarak da kabul edilmektedir. Teoman tarafından kurulan Büyük Hun Devleti'nin başkenti de Ötüken idi. Ayrıca Orhun Nehri kaynaklarını bu bölgeden alır ve Göktürk Kağanlığı’nın da başkenti yine bu yörede kurulmuştur. İnanca göre bütün büyük devletlerin başkenti burada kurulmalı idi. Gerçekten de pek çok Türk ve Moğol Devleti biraz genişledikten sonra başkentlerini bu bölgeye taşımışlardır. Ötüken dağının Nama adında bir koruyucu ruhu vardı.

Eski Türkçe, Türk yazı dilinin ilk dönemidir. Dönem Orhun Türkçesi ve Eski Uygur Türkçesi olmak üzere iki altdönemde incelenir. Orhun Türkçesinin kesin tarihlere dayandırılabilir ilk belgesi olan ve VIII. yüzyılın ortalarına tarihlenen Orhun Yazıtlarından Uygur Türkçesinin tarihe karıştığı XIII. yüzyıla değin sürer. Doğu Asya'dan Doğu Avrupa'ya dek önemli bir coğrafyada konuşulduğu anlaşılmaktadır. İlk dönemlerinde yabancı etkilerden epey uzak ve dönemin diğer dillerine göre oldukça yalın olduğu, Uygur çağında git gide zenginleştiği ve yabancı dillerden etkilendiği anlaşılmaktadır. Dil XIII. yüzyılda ölse de türlü Türk toplulukları tarafından yazı dili olarak kullanıldığı XVII. yüzyıla tarihlenen Altun Yaruk nüshasından anlaşılmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Yenisey</span> Moğolistandan gelen, Sibiryadan geçen ve Kuzey Kutbu Okyanusuna akan nehir

Yenisey Nehri Arktik Okyanusu'na boşalan en büyük nehir sistemidir. Angara (Ангара) ve Selenga kolları ile birlikte dünyanın en uzun beşinci akarsuyu olma özelliğini taşır.

<span class="mw-page-title-main">Kül Tigin Yazıtı</span> 8. yy.da yazılmış Göktürk Yazıtlarının bir bölüm

Kül Tigin Yazıtı veya Kül Tigin Kitabesi, Bilge Kağan'ın kardeşi, İkinci Doğu Göktürk Kağanlığı'nın yöneticisi Kül Tigin'in ölümü üzerine MS 732'de Orhun Vadisinde diktirilmiş yazıt.

<span class="mw-page-title-main">Tonyukuk Yazıtı</span> 8. yy’da yazılmış Göktürk Yazıtları’nın bir parçası

Tonyukuk Yazıtları ya da uluslararası literatürdeki adıyla bulunduğu yere nisbetleBain Tsokto Yazıtları, Orhun Irmağı vadisinde 8. yüzyılda yazılıp dikilmiş olan Göktürk Yazıtlarından birisidir. Moğolistan'ın başkenti Ulan Bator'un ilçesi Nalayh'ta Bayan Tsokto adlı yerde bulunmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Kızıl (Tuva Cumhuriyeti ili)</span>

Kızıl ili Tuva Cumhuriyetinin 17 il yönetiminden biri olup ülkenin merkezi de bu il sınırları içindedir. Yönetim merkezi Kaa-hem şehridir.

<span class="mw-page-title-main">Yenisey Yazıtları</span>

Yenisey Yazıtları, Rusya'da Hakasya, Tuva ve Altay Özerk Cumhuriyetleri içinden geçen Yenisey Nehri boyunca bugüne kadar bulunmuş olan toplam 158 adet Türkçe yazıt kurgan (mezar) ve kaya taşlarından oluşmaktadır. Yazıtlar Orhun Alfabesi diye bildiğimiz Türkçe Damgalar ile yazılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Çoyr Yazıtı</span> 7. yüzyılda oluşturulmuş ilk Türk yazıtı

Çoyr Yazıtı, Çöyr Yazıtı ya da Çoyren Bengi Taşı, İkinci Göktürk Kağanlığı dönemi, 7. yüzyılda 6 dizelik bir bengi taş olarak dikilmiş şimdiye dek bulunan en eski Türk yazıtıdır. Moğolistan’ın Dornogovı aymağı (köy) Çöyr demiryolu istasyonundan 15 km kuzeydoğu yönünde, Urga-Kalgan yolunun doğusunda, Sansar-Ula dağının güney eteklerindeki kurgan yerinde 1928’den önce Jamtsarano Tseeveen ve Sendsüren tarafından bulunmuştur. 682-691 yılları arasına ait olduğu düşünülür. Kimi görüşlere göre Çoyr yazıtı, Türkler'e ait en eski metinler olarak kabul edilen Kül Tigin, Bilge Kağan ve Tonyukuk yazıtlarından daha eski olup; Türkçenin tarihlendirilen en eski yazıtıdır.

<span class="mw-page-title-main">Altun Tamgan Tarkan Yazıtı</span>

Altun Tamgan Tarkan Yazıtı, İhe Ashete Yazıtı ya da Höl Asgat Yazıtı, 1891 yılının ağustos ayında Rus bilim insanı N. P. Levin tarafından bulunmuştur. Yazıt Nikolay Yadrintsev, Vasili Radlof, Hüseyin Namık Orkun vb. birçok bilim insanı tarafından incelenmiş ve estampajları çıkarılmıştır. Altun Tamgan Tarkan Yazıtı, Moğolistan'n Bulgan aymagının Mogod sumunda, Tülee Uul Dağı'nın batısında kalan Asgatan Höndiy bölgesindeki Asgat Vadisi'nde bulunmaktadır. Altun Tamgan Tarkan Yazıtı, Koşo Saydam Gölü'nde bulunan Orhun Yazıtları'nn yaklaşık olarak 53 km kuzeydoğusunda bulunmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Öök Turan Yazıtı</span>

Öök Turan Yazıtı veya E3 sayılı Uyuk-Turan Yazıtı 8.-9. yüzyıllardan kaldığı tahmin edilen, Tıva Cumhuriyeti Turan şehri dolayında Öök - Turan akarsuyu vadisine yakın bozkırda bulunmuş olan yazıttır. Orhun Yazıtları’ndan sonra yazıldığı düşünülmektedir.

Yorçı Yazıtı ya da Çagan Obuga Yazıtı, 1998 yılında, Çin sınırları içerisinde bulunan İç Moğolistan Özerk Bölgesi'nde Baotou Şehri'ne bağlı Darhan Moominggan yerleşim alanı Çagan Obuga Köyü, Holbugatu Hosigu mevkiinde bir çoban tarafından bulunmuş bir Göktürk yazıtıdır. Yazıtın bulunduğu bölgede yapılan araştırma ve incelemeler, buranın İkinci Göktürk Kağanlığı'nın önemli idari merkezlerinden biri olduğunu göstermektedir. İkinci Göktürk Kağanlığı dönemine ait kağanlık sarayı kalıntıları, kurganlar, anıt mezarlar, heykeller ve Yorçı Yazıtı'nın üzerindeki damga ve tasvirler de bu görüşü desteklemektedir. Yazıt üzerinde ilk incelemeler 2004 yılında Baotou'daki yerel tarih araştırmacıları tarafından yapılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Hüis Tolgoy Yazıtı</span>

Hüis Tolgoy Yazıtı, 1975 yılında D. Navaan tarafından Moğolistan'ın Bulgan bölgesinde bulunan tek dilli ve iki taş parçadan oluşan bir yazıttır. Yazıtın keşfi Türkiye'de Nejat Diyarbekirli tarafından yazıtın içeriği ve dili hakkında bilgi vermeden iki fotoğrafla duyurulmuştur. N. Bazilhan 2005 yılındaki çalışmasında yazıt hakkında bilgi vermiştir. Yazıt üzerinde Moğol-Japon araştırma ekibinin yaptığı çalışmalar 2009'da Ōsawa Takashi, Suzuki Kōsetsu ve R. Munkhtulga tarafından yayımlanmıştır. Türk Kağanlığı zamanından kalma yazıt, ön-Moğol diliyle yazılmış olup Bugut Yazıtı'nın Brahmi yüzündeki Moğolca kısımla birlikte şu anda Moğol diliyle yazıldığı bilinen en eski metinlerdir. Moğol dilinin en eski belgesi olarak bilinen Yisünge Anıtı'ndan 650 yıl kadar daha eskidir. Yazıttaki 11 satırlık metin Brahmi alfabesinin bir çeşidi olan Türkistan Brahmi harfleriyle dikey olarak yazılmış olup kelimeleri ayıran yatay işaretlerle sağdan sola devam etmektedir. Yazıtın dili; Alexander Vovin, Étienne de la Vaissière, Dieter Maue ve Mehmet Ölmez'den oluşan ekibin, yazıtın 3D teknoloji kullanılarak taranması, fotoğraflanması amacıyla 18 Ağustos 2014'ten 28 Ağustos 2014'e kadar düzenledikleri ortak sefere kadar bilinmiyordu. Yazıt dilinin belirli morfolojik özellikleri sebebiyle Hint-Avrupa veya Türk dilinden ziyade ön-Moğol dili olduğu varsayılıyordu. Sanskrit ve Brahmi dillerinde uzman olan Dieter Maue Brahmi harfli yazıtı deşifre ederek yazıttaki dilin Ruanruanların dili olduğunu ortaya çıkarmıştır. Birinci taşa göre daha harap durumda olan ikinci taştaki yazılar ise henüz çözülememiştir. Sonradan yazıtı analiz eden Alexander Vovin Hüis Tolgoy yazıtının dilinin Güney Kitan dilinden ziyade arkaik Moğolcaya benzediğini belirtmiştir. Mehmet Ölmez ortak seferin ayrıntıları üzerinde duran bir makale yayınlarken Étienne de la Vaissière ise yazıta tarihçi perspektifinden yaklaşmış ve yazıtın 7. yüzyılın ortalarında Tiele (Tegreg) topluluklarını idare eden Uygur lideri Pusa adına yazıldığını öne sürmüştür. Yazıt deşifre edilinceye kadar Moğolistan Arkeoloji Enstitüsü'nün deposunda tutulurken dilinin ön-Moğol dili olduğunun anlaşılması üzerine Moğolistan'ın bağımsızlık günü kutlamaları arifesinde Moğolistan devlet adamlarının, milletvekillerinin ve bilim insanlarının katılımının eşliğinde yazıtın anıt eser olarak açılışı gerçekleştirilmiştir.

Nomgon külliyesi, II. Göktürk Kağanlığı'nın kurucusu İlteriş Kutluğ Kağan'a ait olduğu düşünülen Güney Moğolistan'da Nomgon ovasında inşa edilmiş külliye. Külliye, Türk Akademisi ile Moğol Bilimler Akademisi Arkeoloji Enstitüsü'nün ortak çalışması sonucunda Ağustos 2022'de keşfedildi.

Kara Sug Yazıtı Ulug-hem Kara-sug Yazıtı veya E-9 numaralı Ulu Kem Karasu Yazıtı. Güney Sibirya'da Tıvanın Elegest akarsuyuna yakın Kara-Sug adlı akarsu vadisindedir. Üst-Elegest köyüne 2 km aralıkta keşfedilmiştir.

Tıva Yazıtları veya Tuva Yazıtları, Yenisey Yazıtları arasında Rusya'da Tuva bugüne kadar bulunmuş olan toplam altmıştan fazla yazıttır. Bunların 42'sinde damga simgesi bulunmaktadır. Yazıtlar Orhun Alfabesi diye bildiğimiz Turan Alfabesi ile yazılmıştır.

Hakasya Yazıtları, Yenisey Yazıtları arasında Rusya'da Hakasyada bugüne kadar bulunmuş olan toplam yirmiden fazla yazıttır. Bunların yalnızca dördünde damga simgesi bulunmaktadır. Yazıtlar Orhun Alfabesi diye bildiğimiz Turan Alfabesi ile yazılmıştır.