İçeriğe atla

Eski Latium

Latin Birliği'ne başlı şehirleri gösteren Latium haritası

Eski Latium (Latince: Latium Vetus veya Latium Antiquum), kuzeyde Tiber Nehri, doğuda Apenin Dağları, güneyde Monte Circeo, batıda Tiren Deniziyle çevrili antikçağ bölgesi. Üzerinde bulunduğu arazi Roma hesabına göre yaklaşık 50 mil (L Milia Passuum),[1] Mommsen'ın hesaplamalarına göre ise yaklaşık 1860 kilometrekareydi.[2] Günümüzde Lazio idarî bölgesinin merkezine denk gelmekle beraber, arkaik Roma şehrinin yerleşik halkı olan ve "Latinler" adıyla bilinen İtalik kavmin geleneksel meskun mahaliydi. Daha sonraları Rutuli, Volsci, Aequi ve Hernici kabileleri de burayı iskan etmiştir.[3] Buraya Eski Latium denmesinin sebebi, onu Romalıların daha sonra Latium dedikleri, sınırları içine güneydeki Monte Circeo ile Garigliano Nehri arasında kalan araziyi de katan bölgeden ayırmak içindir. Mezkur ileriki dönem bölgesi yalnızca Latium olarak anılmak dışında, "Ekli Latium" (Lat. Latium Adiectum) olarak da anılmıştır.

Yerleşim

Edebî gelenek

Latium'daki iskanla ilgili antik gelenekleri muhafaza eden en önemli edebî kaynak, Halikarnassoslı Dionysios'tur (en). Eserinin, Roma'nın antik devirlerini anlatan birinci kitabında Romalı ve Helen tarihçiler veya alimler tarafından dillendirilen tüm efsaneleri ve geleneksel hikâyeleri büyük bir titizlikle sıralamış ve tartışmıştır. Diğer bir önemli kaynak, Naturalis Historiae adlı eserinin üçüncü kitabında Eski Latium'daki yerleşimlere dair iki adet liste veren ve bunların artık mevcut olmadığını da ekleyen Yaşlı Plinius'tur. Titus Livius, Strabon, Festus ve Servius Danielis, diğer kaynaklardır.

Bu kaynaklara göre Latium'u çok erken zamanlarda iskan eden ilk kavimler Siculi ve Ligures kavimleriydi.[4] Kaynaklar buraya ilk yerleşen kavmin bunlardan hangisi olduğunu belirtmez. Yalnızca Servius, Siculi'nin Septimonium'dan (aşağı yukarı Roma bölgesi) Ligures tarafından kovulmuş olduğunu söyler. Festus tarafından bu iki kavmin, herhangi bir kronoloji belirtilmeden, koşut bir pasajda listelenmiş olduğu da düşünülürse, bu ifade erken gelenek içerisinde pek sağlam bir temele oturmuş görünmemektedir. Bu kavimler, önceleri Retae'ın iç bölgelerinde yaşayan ve göçe göçe en sonunda da Sicilya'ya yerleşen Aborgines kavminden gelen sürekli baskılara dayanamayıp zaman içinde bölgeden göçmek zorunda kalmıştır. Bu göç Troya Savaşı'ndan biraz önce veya sonra gerçekleşmiş görünmektedir.[5] Toponimi ve onomastik alanında bu iki kavmin izleri sürülebilmektedir.[6] Kavimlerin göçleri genelde iç bölgelerde bulunan tepelerin ve dağların eteklerinden düzlüklere doğru kaydedilmişse de, Argoslu Evandros efsanesinde olduğu gibi, Helen kolonilerinin hem denizden, hem de Oinotria kökenli olduğu sanılan Siculi kavminde[7] ve Daunia kökenli olduğuna inanılan Rutuli ve Ardea kavimlerinde olduğu gibi İtalya'nın güneyinden geldiğine dair kanıtlar vardır.

"Aeneas'ın altı yüz yoldaşıyla birlikte avdeti" ve Lavinium şehrinin kuruluşu hikâyeleri, Latium'da medeniyetin başlangıcı bağlamında kırılma anlarıdır. "Bir batında otuz yavru doğuran beyaz domuz" efsanesinin dinî bir anlamı vardır ve bu anlam bölgenin yeni sahipleri olan Latin cemiyetiyle ilgilidir (Triginta Populi Albenses, Alba Longalı Otuz Halk).[8] Bu hikâye, kuruluş mitinin olduğu kadar Iuppiter Latiaris kültüyle sınırlandırılmış olan Latin Birliği'ne matuf önemin de karakterini yansıtmaktadır.

Yaşlı Plinius'un listesi

Yaşlı Plinius'un hesaplamaları, Latium Vetus'ta daha sonraları kente dönüşen tüm merkezleri içermekten ziyade, Plinius'a göre kendi çağına hiçbir iz bırakmadan kaybolan merkezleri listeler. Bu yüzden Plinius'ta Anxur, Tibur, Cora, Ficulea, Nomentum, Praeneste, Gabii, Ardea, Aricia, Tusculum, Lavinium, Laurentum, Lanuvium, Labicum ve Velitrae gibi, o gün hala varlığını sürdüren merkezler (Eski Labicum müstesna) yoktur. Gelgelelim bahsettiği bazı merkezler de (örn. Tellenae) henüz yetmiş yıl önce Strabon tarafından ziyaret edilmişti, hatta bazıları da (örn. Pedum) kendi zamanında dahi mevcudiyetini korumaktaydı. Plinius'la ilgili bir diğer tartışmalı durum, elli üç adet kaybolan merkezden bahsetmesine rağmen bunların sadece ellisinin adını vermesiydi. Eserinin başka bölümlerinde Apiolae ve Amyclae merkezlerinden bahsetse de, hala bir merkez eksik kalıyordu:

"Bundan başka Latium'daki ilk bölge, duvarlarla örülü meşhur kentlerden (clara oppida) oluşur: Satricum, Scaptia, Politorium, Tellena, Tifana, Caenina, Ficana, Crustumeria, Ameriola, Medullum, Corniculum, şu an Roma'da bulunan Saturnia, şimdi Roma içindeki Ianiculum'da bulunan Antipolis, Antemnae, Camerium, Collatia, Amitinum, Norba, Sulmo ve bunlarla birlikte, Alba Dağı'ndaki kurban etinden pay alan Alba halkları: Albani, Aesolani, Accienses, Abolani, Bubetani, Bolani, Cusuetani, Coriolani, Fidenates, Foreti, Hortenses, Latinienses, Longani, Manates, Macrales, Munienses, Numinienses, Olliculani, Octulani, Pedani, Poletaurini, Querquetulani, Sicani, Sisolenses, Tolerienses, Tutienses, Vimitellari, Velienses, Venetulani, Vitellienses." (Nat. Hist. III.68 - 69)

Bu liste açıkça iki bölümden müteşekkil: Birincisinden clara oppida, diğerinden ise Populi Albenses diye bahsedilmiş. Bu bahsedilen son iki şehir ise (Norba ve Sulmo) aslında Latium Adiectum'un kapsamındaydı. MÖ 1. yüzyılda, Marius ile Sulla arasında patlak veren savaşta yıkılmışlardır.

İkinci bölüm Alba halklarının isimlerini verir. Bunlar Alba Dağları'nı ve Alba Tepeleri'ni mesken tutmuş yerel cemiyetlerdi. Bunlardan yalnızca bazıları kentleşme aşamasına geçebilmiş olup listedeki diğer isimler Tunç Çağı'ın tipik dağınık, çok merkezli, bir tapınak etrafında şekillenen arkaik yerleşim teşkilatlanmasına sahiplerdi. Bu durumda bu yerlerin çekim merkezi ise Iuppiter Latiaris tapınağı oluyordu. Birkaçı dışında (Fidenae, Politorium, Bovillae, Tolerium) bunların kesin meskenleri belirsizdir. Latinienses halkının, Ager Latiniensis bölgesindeki (Laurentum ve Lavinium civarı) yerleşimciler olması[9] ve Foreti halkının, daha sonraları Roma Forumu'nun kurulduğu bölgede yerleşmiş olması kuvvetle muhtemeldir. Dionysios'un MÖ 495 yılında Roma'ya karşı savaşan Latin halklarından biri olarak saydığı Querquetulani halkının ise Querquetulanus Tepeleri'nde yerleşmediği neredeyse kesindir.

Dionysios'un listesi

Dionysius, Roma'nın Fidenae'ı zaptetmesi sonrasında Ferentium'da toplanarak Aricia'nın ve L. Tarquinius Superbus'un etkisiyle Roma'yla savaşma yönünde oy kullanan Latin Birliği üyelerini listeler:[10]

"Ardea, Aricia, Bovillae, Bubentum, Cora, Carventum, Circei, Corioli, Corbio, Cabum, Fortinea, Gabii, Laurentum, Lanuvium, Lavinium, Labici, Nomentum, Norba, Praeneste, Pedum, Querquetula, Satricum, Scaptia, Setia, Tibur, Tusculum, Tolerium, Tellenae, Velitrae."

Niebuhr'un da altını çizdiği gibi, bunların toplamı "kutsal sayı" olan 30'u verse de, liste homojendir. Bu liste Populi Albenses'ten de, clara oppida'dan da mensuplar barındırır. Esasında merkezlerin çoğu yıkılmış ve krallık devrinde Romalılarca yeniden iskan edilmişti. Caenina, Politorium, Ficana, Cameria, Medullium, Corniculum, Collatia. Plinius'un clara oppida listesinde bulunan şu merkezler Dionysios'ta da bulunur: Satricum, Norba, Sulmo, Scaptia, Tellenae ve Bubentum, Corioli, Pedum, Querquetula, Tolerium ve belki Nomentum halkları.

Diğer kaynaklar

Coğrafyacı Strabon, Augustus döneminde tanımlanan, Eski Latium'u da kapsayan I. bölgeyi tanımlarken birçok eski kentten de bahseder. Bunlar Collatia, Antemnae, Fidenae ve Labicum gibi basit kasaba yerleşimleri, hususi tarım arazileri veya yeri değişmiş farklı bölgelerden; Apiolae, Suessa ve Alba Longa gibi ortadan kalkmış bölgelere kadar birçok yeri kapsar. Tellenae gibi, Alba Tepelerinin eteklerinde hala varlığını sürdüren bir şehir de vardır.

Tarihçi Livius ve lügatçi Festus ta birçok kentten bahseder.

Eski Latium araştırması: arkeolojik bulgular

Her ne kadar bilgeler ve bilginler uzun müddet boyunca Latium'daki antik merkezlerin yerini tam olarak belirlemeye çalışmışsa da (en azından son dört yüzyılda) ve Latium'daki yerleşimleri keşfetmek için yapılan onca arkeolojik çalışma ortada olsa da yine de antik kaynakların arkaik Latium'da bulunduğunu yazdığı merkezlerin yalnızca birkaçı bulunabilmiştir. Üstüne üstlük kazılarda otaya çıkan onca merkez hala tanımlanamamıştır. Bunun en büyük sebebi de yazının antikçağda az kullanılmasından kaynaklı olarak, elimizde epigrafik delil bulunmamasıdır. Kaynaklarda geçen birçok bölgenin kesin yeri hala meçhuldür. Vaziyeti çıkmaza sokan bir diğer önemli mesele, bazı antik yerleşimlerin erken orta çağda yeniden iskan edilmiş olmasıdır. Örneğin Labicum ve Collatia bu durumdadır. Eski Latium'un dışındaki Falerii bölgesi bu sık karşılaşılan durumun iyi bir örneğini teşkil eder. Arkeolojik bağlamda belirlenen bölgeler Satricum, Politorium, Ficana, Tellenar, Crustumerium, Corniculum, Antemnae, Collatia, Fidenae, Pedum Apiolae, Gabii ve belki de Querquetulum'dur. Alba Longa, Pometia ve Corioli hala belirlenememiştir.

En şüpheli ve en çok tartışmaya kapı açan yer Alba Longa'dır. Ascanius tarafından bulunduğuna inanılan ve Latinlere tam 418 sene boyunca yurtluk etmiş olan bu meşhur şehir hala sırlıdır: Bazı bilginlere göre bu şehrin henüz tanımlanamamasının sebebi, antik yazarların da bu şehrin esas yerini bilmemesidir ve bu bilgisizliğin sebebi de aslında Alba Longa'nın hiçbir zaman bir "şehir" statüsüne geçememiş olmasıdır. Bundan ziyade bu yer, tunç çağı tipinde, protohistorik kasabaların Alba Dağı'ndaki tapınak etrafında oluşturduğu bir kasaba kolektifidir. Bu görüşe göre o sıralarda insan yerleşimleri hala dağınıktı ve burası şehir aşamasına geçemeden terkedildi.[11]

Amitinum

Burası Roma'nın doğusundaki Corniculum Dağları'na lokalize edilmiştir ve Corniculum bölgesine yakındır. Bir yazıtta geçen pagus amentius ifadesi lokalizasyona yardımcı olmuştur.[12]

Antemnae

Bu bölge Roma'nın kuzeyine üç mil mesafede, Anio Nehri'nin batı kıyısında, Anio ile Tiber'in birleştiği yere çok yakın bir mesafede lokalize edilmiştir. Yerin ismi de "nehirler arası" demektir (Sabince; Lat. interamnes). Buranın bazı kalıntıları 1880 yılında Forte Antenne kalesinin yapımındaki temel kazma sırasında bulundu. Sonraki kazılar daha başka materyalleri açığa çıkardı. Bölge şu anda Roma'nın kent bölgesinin içinde kalmaktadır.

Romulus'un Tiber Nehri'nin batı kıyısını Anio'ya kadar kontrol etmek ve böylece Via Salaria aracılığıyla, Etruria ile bir iletişim yolu kurmak için harekete geçtiği sırada Romalılarca kolonize edilmişti. Antemnae'lılar ve Caeniae'lılar Roma yurttaşlığına kabul edilmişlerdi. Yine de sonuncusu MÖ 507'de olmak üzere çok kez isyana kalkışmışlardır.[13]

Apiolae

Tarquinius Priscus tarafından yıkılan bu merkezin kalıntıları belirlenmiş ve kazısı yapılmıştır. Albano ile Pavona arasındaki Monte Savello'ya lokalize edilmiştir. Burada bir Apollo tapınağı, ünlü Iuturna Pınarı ile birlikte yerel bir kült objesi olan Lacus Turni bulunmaktaydı. Bugünkü isimleri "Secciano Pınarı" ve "Laghetto di Pavona"dır.

Aefulae

Alba halklarından Aesulani'nin yerleşimi Tibur'un yanında ve Bona Dea tapınağının hemen yakınındaki Aefulae askerî kampı ile birlikte belirlendi. Esas yerleşimcileri tarafından terk edilmiş, daha sonraları Romalılarca askerî bir kamp yapılmak üzere iskan edilmiştir.

Bolae

Halikarnassos'lu Dionysios ve Titus Livius'un sık sık bahsettikleri, Alba halklarından Bolani'nin bölgesi. Ya MÖ 6. yüzyıldan önce Aequi'lerce, yahut Coriolanus'un yönettiği savaşlar sırasında iskan edilmişti.[14] Sitenin yeri tam bilinmemekle birlikte Praeneste ile Labicum arasında olması muhtemeldir.

Corioli

Sitenin yeri büyük ihtimalle Alba Tepeleri'nin güneybatısında, Genzano ile Lanuvium arasında kalan bölgededir.

Pedum

Alba halkları menşeli Latin kentlerinin en önemlilerinden Pedum, Tibur ile Praeneste arasında, günümüzde Gallicano nel Lazio'nun yanındadır. Romalılarca Coriolanus tarafından alınmıştır.[15] Latin Birliği'nin MÖ 338 yılında feshiyle yerleşim sona ermiştir.

Tolerium

Dionysios'a (VII.26) göre Pedum'a çok uzak olmayan bir Alba halkları yerleşimiydi.

Vitellia

Latinler ile Aequi'ler arasındaki bölgeye lokalize edilmiştir.

Caenina

Caenina henüz tam belirlenememiştir. Anio Nehri yakınında, La Rustica denen yede, Etruria ile Campania arasındaki ticaret yolunun üstünde olabilir.[16] Festus'tan menkul, Eski Roma yerleşimine yakın bir yerdedir. Antemnae'da olduğu gibi esasen Siculi halkının yerleşim bölgesidir, Aborgines tarafından daha sonraları boşaltılmıştır.[17] Dionysios, Numitor'un çobanları tarafından kaçırılan Remus namına düzenlenen Lupercalia festivalinde, Romulus'un kurban kesmek için Caenia'da bulunduğunu anlatan bir söylenceden bahseder.[18] Bölge sünoisizme uğramış ve Romulus tarafından işgal edilip kralı Acron öldürülünce kültlerinin ve rahiplerinin (sacerdotes) bazıları Roma'ya taşınmıştır.[19] Dionysios'a göre Romulus bölge halkının aynı yerde yaşamasına izin vermiştir. Tabii yeni yerleşecek olan üç bin Romalı kolonistle beraber ve topraklarının üçte birini onlara pay etmek kaydıyla.[20] Cumhuriyet'in başlarında buranın adı hala anılıyordu: Publius Valerius Publicola'ya kurulan tuzağı ifşa eden Vindicius Caenina'lı bir savaş esiriydi.[21] Caenina ismi İndo-Aryan kökenli değildir.[22]

Cameria veya Camerium

Bu kent Roma'ya karşı defaatle savaşıp sonunda Romulus tarafından kolonize edilmiştir. MÖ 502 yılında yıkılmıştır. Roma'nın kuzeydoğusuna lokalize edilir. Kalıntıları henüz belirlenememiştir.

Collatia

Strabon, Collatia'yı Roma'dan 30 stadion uzakta lokalize eder: Onun zamanında bölge yalnızca tarla işlevi görmekteydi. Site her ne kadar henüz tam belirlenememişse de günümüzde Roma'nın doğusundaki Lunghezza'nın yakınına lokalize edilmektedir. Büyük olasılıkla şimdi Castello di Lunghezza'nın bulunduğu tepedeydi. Bu lokalizasyonu destekleyen diğer bir olgu da Lunghezza'nın, Via Collatina'nın sona erdiği yerde bulunmasıdır. Romalılar burayı işgal etip koloni haline getirmiştir. Livius bunların teslim oluşunu deditio in fide'nin (tam bir inançla teslimiyet) bir örneği olarak sunar. Collatia esasen Latin kral Silvius tarafından kurulmuş olup, Roma Cumhuriyeti'nin ilk iki konsülünden biri olan Lucius Tarquinius Collatinus'un da memleketidir.

Curniculum veya Corniculum

Günümüzdeki Montecelio'ya lokalize edilir (Guidolina). Tibur'a yakındır. Yan yana dizilmiş iki tepenin oluşturduğu iki boynuz şeklinden ötürü "Monti Cornicolani" (Boynuzcuk Dağları) olarak anılır. Demir çağına ait bazı materyallerle birlikte MÖ 7. - MÖ 6. yüzyıllara tarihlenen çanak çömlek parçaları, Montecelio yakınındaki kazılarda bulunmuştur.

Kent Tarquinius Priscus tarafından yıkılmıştır[23] ve Servius Tullius'un annesi Ocresia'nın memleketi olduğuna inanılmaktadır.

Crustumerium or Crustumeria

Crustumerium 19. yüzyıldan beri bilinmektedir. Roma'nın kuzeyindeki, Via Salaria üzerindeki Settebagni'ye, Marcigliana Vecchia'daki Riserva Naturale parkının bulunduğu yere lokalize edilir. Kent Castrimoenium veya Crusumeria olarak da anılır. Bu ismi kırsal bölgeden (Ager Crustuminus) ve burayı çevreleyen tepelerden (Montes Crustumini) almıştır. Servius'a göre burası da Siculi yerleşimiydi ve Sicel Clitemnestrus tarafından kurulmuştu.[24] Etimolojisi belirsizdir. "Gölet" anlamına gelen, Pre İndo-Aryan döneminin Avrupa kolunda türemiş olan crustulum'dan gelme ihtimali vardır.[25]

Crustumelium geçmişten bugüne arkeologların ilgi odağındadır. Eski Latium'daki kentleşmenin anlaşılabilmesi için önemli bir merkezdir. Veii ve Gabii'yi birleştiren ticaret yolunun üzerinde lokalize edilmiş olup Tiber'in sığlıklarına yakındır. Bu coğrafî konumdan dolayı da zengindir ve haliyle önemlidir.

Kent, 60 hektarlık bir alandı kapsamaktaydı. Duvarlar, dört veya beş adet normal parçayla birleştirilen paralel parçalardan oluşuyordu. Mezarlarda demir çağından kalma, beyaz ve kırmızıya boyanmış kaliteli çanak çömlekler, silahlar ve diğer türlü edevat bulunmuştur. Bu kent Aeneis'te de geçmektedir. Romalıların Sabin kadınlarını kaçırması hikâyesi de burada geçer. Romulus burada bir Roma kolonisi inşa etmiştir. Daha sonraları Roma'nın komşularıyla yaptığı savaşlarda da adı sık sık anılır. Edebî kaynaklar Crustumerium'un yıkımını MÖ 6. yüzyılın sonlarına tarihlerler.[26] Arkeolojik bulgulara göreyse kent MÖ 5. yüzyılda hala meskundu. Ancak MÖ 4. yüzyılda çökmüştü.[27]

Ficana

Ficana, Tiber'in batı kıyısına lokalize edilir. Günümüzde Acilia olan, antik zamanlarda daha düz ve hakim bir tepe olan Monte Cugno'nun dağlık arazisine lokalize edilir. Yerinin belirlenmesi, bir yazıt yardımıyla olmuştur. Ancus Marcius tarafından Politorium ve Tellenae ile birlikte iki kez yıkıldığı, kaynaklarda geçer. Alba Tepeleri ve Aricia'ya doğru olan iç kesimle ticaret yolu kuran bir liman olduğu için oldukça önemlidir.

Arkeolojik bulgulara göre bölge MÖ 4. yüzyılda hala zengin bir bölgeydi ve Roma istilasından sonra en geniş sınırlarına ulaşmıştı. Ostia geliştikten sonra, MÖ 4. - 3. yüzyıllarda git gide söndü. Kazılarda şehir surları, mahalleler ve mezarlık ortaya çıkarıldı. Uzun boyunlu, rölyefli, kazınmış, tipik MÖ 7. yüzyıl. Eski Latium tipi testiler, bölgenin erken dönemdeki yerel materyal kültürünün kalitesini göstermektedir. Ficana bölgesi günümüzde arkeoloji parkıdır.

Medullium or Medullia

Kaynaklarda Medullia olarak da geçen bu merkezin tam yeri belli değildir. Hostus Hostilius'un ailesinin ana yurdudur. Tullus Hostilius tarafından zaptedilmiş ama yıkılmamıştır. İsmi Ligurya kavimlerinden Medulli ile alakalı sanılmaktadır. Kelt tanrıçası Meduna ile de ilgisi var gibi görünmektedir.[28] Strabon[29] Medullia adında iki kentten daha bahseder. Biri batı Alperde, diğeri ise doğuda, Iapudia'dadır.

Politorium

Politorium, Roma'nın güneydoğusundaki Castel di Decima civarında keşfedilen yerleşim yerine özdeşleştirilir. Özdeşleştirme epigrafik kanıttan yoksundur. Cato merkezin kuruluşunu, Livius ve Dionysios zaptını, Ancus Marcius yıkılışını anlatır. Bölge halkı Aventinum'a taşınmış olmalılar. Bu, Roma'nın Ficana ve Tellenae'ın zaptını da kapsayan, denize doğru yaptığı ilk yayılma hamlesidir.

Kazılar istihkamı ve soylu kabristanını da ortaya çıkarmıştır.

Satricum

Satricum, Plinius'un clara oppida listesinin başında bulunur. Prehistorik Mater Matuta tapınağına yakın bölgede yerleşen Latinlerin ve diğer kavimlerin arasında önemli bir yere sahiptir. Le Ferriere'deki arkeologlarca tespit edilmiştir. Şu an Hollanda Kraliyet Enstitüsü tarafından, İtalyan otoritelerin asistanlığında süren bir kazı çalışması yapılmaktadır. 1977'deki kazı çalışmaları sırasında Lapis Satricanus isimli yazıt ortaya çıkarılmıştır.[30]

Scaptia

Livius'ta[31] geçen bilgiye göre bölgeye adını veren, orada yaşayan Romalı halktır. Lokalizasyonu henüz yapılamamıştır. Bazı bilginler buranın ya Tibur'un ya da Passerano'nun yanında olduğunu öne sürerler.[32]

Latium'daki Tarihöncesi yerleşmelere dair modern çalışmalar

Dilbilimsel ve antropolojik çalışmalar

Geleneğe göre ilk yerleşimciler Siculi ve Ligures'tir. Plinius, Latium yerleşimcileri olarak Aborgines, Pelasgia'lılar, Arcades, Siculi, Aurunci ve Rutulia'lıları sayar.[33] Siculi halkının kökeni ile ilgili olarak Syrakusai'lı Antiokhos'un öne sürdüğü, bunların Oenotria'lı olduğudur. Siculi halkı Aborgines tarafından, Pelasgia'lıların yardımıyla yurtlarından sürülmüştür. Antemnae, Fescenninum, Falerii, Saturnia ve Tibur, Pelasgia'lı yerleşimcilerdir fakat yerleştikleri yer Siculi halkının ilk yerleştiği yer olabilir.[34] Festus'a göre Siculi halkı Sabinler tarafından kovulmuştu. Solinus bunlardan, Aurunci ve Pelasgia'lılarla birlikte İtalya'nın en eski kavimleri olarak bahseder. Sicania'lılar da Solinus'ta geçen halklardandır. Plinius, Vergilius, Aulus Gellius ve Macrobius da Sicania'lılardan bahseder. Gramerci Servius'a göre Crustumerium, Siculi halkının orijinal meskeniydi.

İlişkilendirilen bir diğer gelenek, Syrakusai'lı Philistos'tan gelir. O da Siculi Ligures adında, kralının adı Sikelos olan bir halktan bahseder. Lesbos'lı Hellanicus'u üstadı kabul eden Bizanslı Stephanos da bu geleneğin takipçisi olmuştur.

Bu antik gelenekler bilginlere bu halkların izlerini takip etme yolunda ilham vermiştir. Wolfgang Helbig, Alba Longa isminin birçok Liguria yerleşiminin isminde yaşadığına dikkat çekmiştir. Albieis, Albium Intemelium, Albium Ingaunum, Alba Pompeia vb. Alba Pompeia ile ilgili olarak, Latincede "beyaz" anlamına gelen "albus"un burayla özdeleşemeyeceği, zira bölgedeki volkanik kayalıkların kesif bir gri renge sahip olduğu söylenmektedir.[35] Giuseppe Sergi[36] de Tiber'in eski adının Albula olduğunu belirtir. Bu isim de Ligures ve Siculi halklarının izlerinin olduğu her yerde defaatle karşımıza çıkmaktadır.[37] Ligures ile Siculi halkları arasında ilişki kuran bir diğer önemli bulgu da, Sgurgola'daki kazıda bulunan, tıpkı Arene Candide adlı Ligures yerleşimindeki gibi, kırmızıya boyanmış bir iskelettir. Sergi sonuç olarak Siculi ve Ligures'in aynı soydan olduğunu ancak ayrı yaşadıklarını ve zaman içinde farklı iki halka dönüştüklerini öne sürer. Kimlikleri, Latium'da ve buna benzer şekilde diğer İtalya bölgelerinde bulunan toponimlerce delillenebilir. Strabo ayrıca Alplerin eski adının Albia olduğunu aktarır.

Diğer bağlantılar arasında Bracciano Gölü'nün antik ismi olan Sabatinus Lacus ve bunun kıyısındaki Sabatum şehri, ismi Ön İndo-Aryan *sāb- (Tr. Su) kökeninden gelen ve Vada Sabatia ismiyle de bilinen Sāpis Nehri bulunur.[38]

Ekonomi

Bölge genel olarak verimliydi. Ziraat alçak kesimlerde yaygındı. Toprak tahıl ve bakliyatça verimliydi. Tepelere üzüm bağları dikilirdi. Setinus, Albanus, Signinus gibi merkezlerin şarapları iyi veya yüksek kalitedeydi.[39] Yüksek kesimler daha çok hayvancılık için kullanılırdı. Gabii, kireçtaşı madenleriyle ünlüydü. Bu maden Roma'nın da dahil olduğu civar bölgelerde inşaat malzemesi olarak kullanılırdı.[40] El sanatları (demircilik ve çanak çömlekçilik) da gelişmişti.

Kaynakça

  1. ^ Plin. Nat. Hist. III.56.
  2. ^ T. Mommsen History of Rome I 3, 3.
  3. ^ Strabon Geography III 10.
  4. ^ Festus s. v. sacrani p. 424 L: "Sarani, Retae'dan hareket eden ve Siculi ile Ligures halklarını Septimonium'dan kovan kavmin adıdır."; Servius Danielis Ad Aeneidem XI 371, VIII ; Halikarnassos'lu Dionysios RA I.12.2 Sophocles'in Oenotria'lılar ve Ligures üzerine yazdığı Triptolemus'u alıntılar.
  5. ^ Dionysius of Halicarnassus Roman Antiquities I 22 citing Antiochus of Syracuse, Philistus and Thycidides.
  6. ^ See the works by G. Sergi, F. Ribezzo, G. Devoto, G. Alessio and A. Grandazzi cited below.
  7. ^ Dionysius of Hal.
  8. ^ Briquel Dominique.
  9. ^ Cf. Cicero De Haruspicum Responso: "Çatlama sesi Ager Latiniensis'te duyuldu."
  10. ^ Dionysius V 61 3.
  11. ^ A. Grandazzi "La localisation d' Alba" in MEFRA 1986.
  12. ^ CIL VI 251.
  13. ^ Dionysius Hal.
  14. ^ Dion.
  15. ^ Livy II 39; Plutarch Cor. 28.
  16. ^ P. Zaccagni in Civiltá del Lazio primitivo.
  17. ^ Dionysius of Halicarnassus Roman Antiquities II 35, 7.
  18. ^ Dionysius Roman Antiquities II 89.
  19. ^ R. E. A. Palmer The Archaic Community of the Romans Cambridge 1970 p. 106 n. 3; A. Alföldi Early Rome and the Latins Ann Arbor 1965, p. 132; G. Wissowa RE 1279.
  20. ^ Dionysius of Halicarnassus II 35, 3-5.
  21. ^ Dionysius of Halicarnassus Roman Antiquities V 7, 3.
  22. ^ G. Alessio "Problemi storico-linguistici messapici" in Studi salentini 1962 14 p. 318 n. 131.
  23. ^ Livy I 38; 39.
  24. ^ Servius Danielis "ad Aeneidem" VII 631 = Cassius Hemina fragm. 2 Peter.
  25. ^ Costanzo Garancini
  26. ^ Livy II 19.
  27. ^ A. Amoroso "Crustumerium: a frontier settlement" in Bollettino di Archeologia 2001.
  28. ^ G. Alessio "Genti e favelle dell'antica Apulia" Cressati Taranto 1949 p. 17 n. 3 (= Archivio Storico Pugliese II 1949) citing Holder Altceltische Sprache II col. 528: cfr.
  29. ^ IV 6.
  30. ^ C. M. Stibbe (1980).
  31. ^ Livy AUC VIII 17.
  32. ^ Purcell, N., R. Talbert, S. Gillies, T. Elliott, J. Becker.
  33. ^ Pliny the Elder NH III 9.
  34. ^ Dionysius I 16; 21.
  35. ^ W. Helbig Die Italiker in der Poebene 1879.
  36. ^ G. Sergi Da Albalonga a Roma.
  37. ^ The Albula, a source near Tibur.
  38. ^ C. Battisti Sostrati e parastrati Florence 1959 p. 125 ff.
  39. ^ Strabo V 3, 2; V 3, 10.
  40. ^ Strabo V 3, 10-11.

İlgili Araştırma Makaleleri

Traklar, Antik Çağ'da günümüzdeki Doğu Trakya, Bulgaristan ve Kuzey Yunanistan'da yaşamış, MÖ 4. yüzyılda Büyük İskender'in, topraklarını ele geçirmesiyle asimile olmuş bir kavimdir. Trakça ve izole bir dil konuşmuş kavim, Herodot'a göre Hindulardan sonra dünya üzerindeki en kalabalık halk idiler.

<span class="mw-page-title-main">Lidya</span> Anadoluda Tunç Çağının sonlarından başlayarak MÖ VI. yüzyıla kadar hüküm süren Lidya medeniyetinin merkezini oluşturan tarihî bölge

Lidya, Anadolu'da Tunç Çağı'nın sonlarından başlayarak MÖ 6. yüzyıla kadar hüküm süren Lidya medeniyetinin merkezini oluşturan tarihî bölge. Esas olarak Gediz Nehri ve Küçük Menderes vadilerini kapsayan, günümüzde yaklaşık olarak Manisa ve Uşak illerine denk gelen bölgedir. Lidya medeniyetinin tarih sahnesinden çekilmesinden sonra da Roma İmparatorluğu dönemine kadar bu isimle anılmıştır. Kuzeyinde Misya, güneyinde Karya, doğusunda Frigya, batısında ise İyonya bölgeleri bulunmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Roma</span> Roma iline bağlı komün (Lazio, İtalya)

Roma veya Roma komünü, İtalya'nın, Lazio bölgesinin ve aynı zamanda Roma ilinin başkentidir. Roma hem şehir hem de özel komün statüsü taşır. Tiber ve Aniene nehirleri arasında ve Akdeniz'e yakındır. Yaklaşık 2,7 milyon nüfuslu şehirde, Katoliklerin ruhani lideri Papa'nın yaşadığı bağımsız devlet Vatikan da yer almaktadır. Bu sebeple Roma'ya bazı kaynaklar tarafından iki devletin başkenti de denilmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Jül Sezar</span> Romalı asker ve Roma Cumhuriyetinin son diktatörü olan politik lider (MÖ 100–44)

Jül Sezar, Romalı asker ve Roma Cumhuriyeti'nin son diktatörü olan politik liderdir. Aynı zamanda iyi bir hatip ve güçlü bir yazar olan Sezar, dünya tarihinin en etkili insanlarından birisi olarak kabul edilir. Eylemleriyle Roma Cumhuriyeti'nin Roma İmparatorluğu'na dönüşmesinde ve evlatlığı Augustus'un ilk Roma imparatoru olmasını sağlayacak olayların başlamasında kritik bir rol oynamıştır.

Leukai antik kenti, Günümüzde İzmir İl sınırları içindeki Çamaltı Tuzlası, Üçtepeler mevkiinde yer almaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Antik Roma</span> İlk Çağın en büyük ve en güçlü medeniyeti

Antik Roma, MÖ 9. yüzyılda İtalya Yarımadası'nda kurulan Roma şehir devletinden doğarak tüm Akdeniz'i çevreleyen bir imparatorluk hâline gelen medeniyetin adıdır. Yaklaşık 2.200 yıl boyunca varlığını sürdürmüş olan Roma uygarlığı bir monarşiden oligarşi ve cumhuriyetin bileşimi bir demokrasiye ve daha sonra da otokratik bir imparatorluğa dönüşmüştür.

<span class="mw-page-title-main">Trajan</span> 13. Roma İmparatoru

Marcus Ulpius Nerva Traianus, yaygın adıyla Trajan, Roma İmparatorluğu'nun Beş İyi İmparatorundan ikincisidir. Tahta çıktığı MS 98 yılından öldüğü 117 yılına kadar Roma İmparatorluğu’na altın çağını yaşatmıştır. Mütevazı ve filantropik kişiliği sayesinde hem halk hem de ordu tarafından sevilmiştir. Ortaya koyduğu politikalar ve savaşçı kişiliği sayesinde Roma İmparatorluğu'nu tarihinin gördüğü en geniş topraklarına ulaştırmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Latium</span> Antik Romada tarihi bir bölge

Latium Batı İtalya'da bulunan, Antik Roma'ya başkentlik yapmış olan Roma'nın kurulduğu bölge. Latium ilkin verimli volkanik topraklardan oluşan küçük bir araziydi. Bölgeyi Latinler iskan etmiştir. Tiber Nehri'nin sol şeridinde, kuzeyde Anio Nehri'ne ve güneydoğusu boyunca Pomptina Palus'a, en güneyde ise Circeius Dağı'na uzanan bölgede lokalizasyonu yapılmıştır. Tiber'in sağ şeridi Etrüsk şehri Veii ve diğer sınırlar da diğer İtalik kavimerce çevrelenmiştir. Roma sırasıyla önce Veii'yi ve onun İtalik komşularını mağlup ederek sınırlarını kuzeydoğuda Apenninus Dağlarına kadar, güneydoğuda ise Pomptina'ya kadar genişletmiştir. Günümüzdeki ardılı Lazio hala büyük bir şehir olsa da antik Latium'un yarısı kadar dahi değildir.

<span class="mw-page-title-main">Albanya</span> Kafkaslar Bölgesinde tarihi bir ülke

Albanya ya da Albania, bugünkü Azerbaycan ile Dağıstan'ın güneyini kapsayan eski bir krallık. Albanya Yunanca ve Latince "dağlık toprak" anlamına gelir, ülkenin yerli adı ise bilinmemektedir. MÖ 3. ve 4. yüzyıllarında kurulmuştur. 705'te ise Araplar tarafından yıkılmıştır. Başkenti önce Kebele, sonra Berde şehri oldu. Krallığın resmi dili ise Albanca'ydı.

<span class="mw-page-title-main">Frigler</span> Antik Hint-Avrupa halkı

Frigler, Antik Çağ'da Orta Anadolu'da yaşamış Hint-Avrupa kökenli bir halk. Hititlerin MÖ 1200 civarında yıkılmasından sonra muhtemelen Güneydoğu Avrupa'dan bölgeye gelmişlerdir. Herodot ve Strabon gibi antik yazarların verdikleri bilgiler, dilbilim bulguları ve Güneydoğu Avrupa halkları ile aralarındaki maddi kültür benzerlikleri nedeniyle Friglerin Avrupa kökenli oldukları düşünülmektedir. Makedonyalıların komşuları olan ve Avrupa'da oturdukları sırada Brigler adını taşıyan Frigler, Makedonya ve Trakya'dan Boğazlar yolu ile Anadolu'ya göç eden Trak boylarından biriydi.

<span class="mw-page-title-main">Roma Krallığı</span> Antik Romada kralların hüküm sürdüğü dönem

Roma Krallığı, Antik Roma döneminde Roma şehri ve topraklarının monarşi ile yönetildiği dönemdir. Efsaneye göre Roma'yı Romulus ve Remus kardeşler kurmuştur. Eski çağ tarihçileri, Roma Krallığı'nın başlangıcı olarak MÖ 753 tarihini verirler. Roma’nın krallık dönemi politik tarihi hakkında bilinenler oldukça azdır. Arkeolojik bulgulara göre Roma krallık döneminde geniş caddelerin ve görkemli yapıların inşa edilmeye başlandığı büyük bir şehir olma yolundaydı. Roma henüz bu dönemde Latium bölgesinde yaşayan Latin şehirleri birliğinin önderiydi. Etrüskler, üzerinde egemenlik kurdukları Latin köylerini birleştirip Roma kentini kurarken yerli halkı kentin kurulmasında zorla çalıştırmışlar. Bu durum iki toplumun arasını açmıştır. Latin halkının zamanla güçlenen aristokratları, iki buçuk yüzyıl sonra ayaklanarak MÖ 509 yılında Etrüsk kralını kovmuşlar ve Roma Cumhuriyeti'ni kurmuşlardır.

<span class="mw-page-title-main">Roma Cumhuriyeti</span> Antik Romanın cumhuriyetle yönetildiği dönem

Roma Cumhuriyeti, Antik Roma uygarlığında hükûmetin cumhuriyet şeklinde işlediği dönem. Geleneksel olarak MÖ 509 yılında krallığın devrilmesiyle başlayan dönemdir. Bu dönemde ilk iki yüzyıl boyunca, Cumhuriyet toprakları İç İtalya'dan bütün Akdeniz dünyasına kadar genişledi. Sonraki yüzyılda Roma; Kuzey Afrika, İber Yarımadası, Yunanistan ve şu anki Güney Fransa'da egemenlik kurarak daha da büyüdü. Roma Cumhuriyeti, son iki yüzyılı sırasında, hem Fransa'nın kalanına hem de Makedonya ile Anadolu'nun büyük kısmına egemen oldu.

<span class="mw-page-title-main">Misya</span>

Misya, Antik Çağ'da Anadolu'nun kuzeybatısında yer alan ve günümüzde yaklaşık olarak Bandırma, Erdek, Balıkesir, ilinin tümünü, Manisa, İzmir, Kütahya, Bursa, Çanakkale illerinin bir kısmını kapsayan bölge ve çevrenin adıdır. Herodot’tan 400 yıl sonra Amasya doğumlu coğrafyacı Strabon yazdığı Coğrafya isimli kitabında Uludağ, Olympos ve Mysia Olympos’u olarak geçer. Strabon, Mysia isminin aslının Lidya'lılarda gürgen ağacı anlamına gelmekte olduğunu belirtir. Ünlü coğrafyacı, Prusia (Bursa) kentinin Mysia Olympos’u (Uludağ) eteklerinde kurulduğunu, Frigyalılar ve Misyalılar sınır komşusu olduğunu belirtir.

<span class="mw-page-title-main">Kolhis</span> Antik Çağdaki bir krallık ve tarihsel bölge

Kolhis ya da Kolhis Krallığı, Karadeniz'in doğu kıyılarında, bugünkü Gürcistan'ın batısında kurulmuş Antik Çağ krallığıdır.

<span class="mw-page-title-main">Roma'nın kuruluşu</span> Efsanevi öykü

Roma'nın kuruluşu arkeolojiden ve filolojiden faydalanılarak araştırılabilirse de, bizzat Antik Romalılardan miras kalan geleneksel anlatılar şehrin en erken tarihini efsaneler ve mitlerle örülü bir şekilde açıklar. Bu mitlerin en tanınmışı, Roma mitlerinin belki de en ünlüsü, dişi bir kurt tarafından emzirilen Romulus ve Remus kardeşlerin hikâyesidir. Bu hikâye daha sonraları, zamanda daha geri giden bir hikâye ile uzlaştırılıp, ikisi birlikte ikili bir söylence oluşturmuştur. Zamanda daha geriye giden bu hikâyeye göre Troyalı mültecî Aeneas İtalya'ya kaçmış ve burada oğlu Iulus aracılığıyla Roma soyunu başlatmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Myus</span>

Myus, Aydın'nın Söke Ovası'nda, tarihi Karya bölgesinde yer alan bir Antik Yunan kenti. Yerleşke, İyon Birliği'ni oluşturan 12 İyon kentinden biridir. Ayrıca, Miletus ve Priene ile birlikte İyonca alt lehçesini konuşan üç şehirden biriydi. Bu üç şehir de Anadolu'nun batı kıyısının ortasında, Maeander Nehri'nin ağzına yerleştirilmiş İyon kolonileriydi.

<span class="mw-page-title-main">VI. Ptolemaios</span>

VI. Ptolemaios Filometor Ptolemaios dönemi Mısır kralıydı. M.Ö. 180'den 164'e ve M.Ö. 163'ten 145'e kadar hüküm sürdü. V. Ptolemaios ve Kleopatra'nın en büyük oğlu, M.Ö. 180'de çok küçük bir çocuk olarak tahta çıktı ve krallık naipler tarafından yönetildi: annesinin M.Ö. 178 veya 177'deki ölümüne kadar annesi ve ardından iki arkadaşı, Eulaeus ve Lenaeus tarafından M.Ö. 169'a kadar yönlendirildi. M.Ö. 170'ten itibaren kız kardeşi II. Kleopatra ve küçük erkek kardeşi VIII. Ptolemaios, onun yanında ortak hükümdarlardı.

<span class="mw-page-title-main">Tiberinus Silvius</span>

Tiberinus Titus Livius'un aktardığı geleneksel Roma tarihine göre Alba Longa'nın dokuzuncu kralıydı. Alba Longa'nın sekizinci kralı Capetus'un varisi ve muhtemelen oğlu idi. Alban kralları Aeneas'ın soyundan geldiklerini iddia etti. Aeneas, Truva'nın yağmalanmasının ardından Truva halkından kaçabilenlerle İtalya'ya geldi ve Latium'a yerleşti. Alba soyu, Aeneas ve Lavinia'nın oğlu ve Alba kraliyet soyunun kurucusu Ascanius'tan gelmektedir. Tiberinus dahil Alban kralları, ormanda doğduğu söylenen Ascanius'un oğlundan sonra Silvius cognomen'ini taşıyordu.

<span class="mw-page-title-main">Ekçe</span>

Ekçe veya Aequi dili; Romalıların, Ekler (Aequi) ve Aequium sömürgecileri (Aequicoli) diye adlandırdığı, Kuzeydoğu Latium'un Alban Tepeleri'nde ve onların doğusundaki Merkez Apeninler'de yaşamış olan halk tarafından, erken ve orta Roma Cumhuriyeti döneminde yani yaklaşık MÖ 5. yüzyıldan Roma ordusuna yenilip ardından Romalılaştıkları MÖ 3. yüzyıla kadar konuşulduğu düşünülen soyu tükenmiş bir İtalik dildir. Bölge, Roma'dan gelen Latince konuşan kişiler tarafından yoğun bir şekilde kolonize edildiğinden oradaki yazıtların çoğu Latincedir. Farklı bir lehçede olduğu görülen iki tarihsiz yazıt; bilim insanları tarafından aslında, Roma öncesi kabilenin tümünün dilini temsil ettiği varsayımıyla Ekçe olarak adlandırılmıştır. Dilin, Hint-Avrupa dil ailesinin İtalik koluna ait olduğu bilgisinden fazlasını söylemek için yeterli metin bulunmamaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Volskice</span>

Volskice; Volski tarafından konuşulmuş, Oskanca ve Umbriyacayla yakından ilişkili olan bir Osko-Umbriya diliydi.