İçeriğe atla

Erzurum barı

Bu sayfa Erzurum barını anlatmaktadır. Başlığın diğer anlamları için Bar (anlam ayrımı) sayfasına gidiniz.

Erzurum barı, Türkiye'de Erzurum ili ve yöresinde el ele tutuşarak oynanan bir halk oyunudur. Erzurum denince akla dadaş, dadaş denince de akla bar gelir.[1]Bar, Erzurum ve yöresinde oynanan folklorik özellikteki halk oyunlarının genel adıdır. Bu özelliğinden dolayı bar kelimesi bilinen sözlük anlamları dışında yörede; "el ele tutuşmak, birliktelik, bağlamak, topluluk, birlikte oynamak" gibi manalarda yorumlanır.[2]

Köken bilimi

Bar, antropologlara göre Türklerin orta Asya'dan getirdikleri millî bir oyundur. Bu sebepten dolayı çok eski bir geçmişe sahiptir. Ortaya çıkış nedeninin ise; yaşanan iklim, coğrafya ve tarihi olaylar olduğu ifade edilmektedir.[2] Ünlü Türk seyyah İsmail Habip Sevük 1943 yılında kaleme aldığı Yurttan Yazılar adlı eserinde; Erzurum'daki halk oyunlarının asırlardan beri "bar" adıyla anıldığını, "dadaşların" "aşk, sevgi, mertlik, yardımlaşma, kahramanlık" gibi duygularını sembolize ettiğini bildirmektedir.[1]

Güncel

Türkiye'de Erzurum ili ve yöresi halk oyunları açısından çok zengin bir bölgedir. Günümüzde bu zenginlik bütün güzellikleriyle ve aslına uygun olarak bölgede yaşatılmaktadır.

“ Bar “ terimi, günümüz öncesi Türk şair ve yazarlarını farklı algılamalara da götürmüştür. Sadettin (Sadi) Akatay (1904-1944), ünlü "Bar" şiirinde barı : " kahramanlık, yiğitlik, erlik destanı, yüzyılların ardından kopup gelen bir vakar " olarak tanımlarken; Nejat Ünal " Bar bir savaş oyunudur yiğitlere yaraşır " ifadesini kullanmıştır.[1] Gerek yurt içinde ve gerekse yurt dışında düzenlenen halk oyunları program ve yarışmalarına, Erzurum'daki “Halk Oyunları ve Türküleri Derneği”nin “Halk Oyunları Ekipleri” azami ölçüde katılmaya özen göstermekte ve bu anlamda önemli başarılar elde etmektedir.[2]

Bar çeşitleri ve özellikleri

Erzurum barı; 'erkek ve kadın barları' olmak üzere iki kategoride oynanmaktadır. İsmail Habip Sevük " Yurttan Yazılar " adlı eserinin " Dadaş ve Bar" 'la ilgili bölümünde; " iyi bilenler tarafından oynanınca seyrine doyum olmaz " dediği barların oynanma şekli ve sırası ile ilgili olarak; " Gergin birer yay gibi duran dadaşların oynadığı ilk bar, barbaşının elindeki mendili bir bayrak gibi salladığı ve sanki vücudun akümülatörüne hareketin elektriği doldurulmaktaymış hissini veren Başbar dır."[1] ifadesine yer vermiştir.

Halk arasında bilinen ve günümüzde oynanmakta olan Erzurum barları:

Erkek barları

Erkek barları, davul- zurna eşliğinde oynanır. Her barın kendini özgü ezgisi-ritmi vardır. Oyuncular genelde barları öncelik sırasına göre oynamaya riayet ederler.

  • Başbar (Önceleri Sarhoşbarı diye de adlandırılırdı. Beş kişiyle oynanır )[1]
  • Dikine [3]
  • Hoşbilezik (Oyuncular kollarını birbirlerinin omuzlarına uzatır ve hareketlerin temposuna hançerlerin güftesi de iştirak eder )
  • Sekme [3]
  • Dello ( temposu en oynak olandır )
  • Hançerbarı ( İki kişiyle oynanır )
  • Köroğlu ( İki kişiyle oynanır )
  • Daldalan ( dört kişiyle oynanır, güftesi vardır )
  • Çingeneler[3]
  • Koçeri[3]
  • Delloy[3]
  • Temirağa ( dört kişiyle oynanır )
  • Tamzara ( dört kişiyle oynanır )
  • Yayvan[3]
  • Uzundere[3]
  • Narey[3]
  • Tavukbarı[3]
  • Turnabarı[3]
  • Aşırma(İkinci Aşırma)[3]
  • Hikâri ( Oynanışı en zor olanıdır )[1][2]

Barlar oynanış şekli itibarıyla:
1- Açık oynananlar, 2- Kapalı oynananlar olarak sınıflandırılmaktadır.[3]

  1. Açık oynanan barlar: Tutuşarak veya tutuşmadan oynanır.

a. Tutuşarak oynananlar: Başbar, Hoşbilezik, Sekme, Çingeneler, Temirağa, Narey, Uzundere barlarıdır.
b. Tutuşmadan oynanan barlar (iki kişinin oynadığı):
Köroğlu, Hançerbarı, Turnabarı'dır.[3]

2. Kapalı oynanan barlar:

Dikine, Tamzara, Koçeri, Delloy, Aşırma(İkinci) barlarıdır.[3]

Kadın barları

[2] Erzurum kadın barları, Erzurum ve yöresinde " gıranata " diye adlandırılan nefesli bir enstrüman (çalgı) aleti olan " gırnata sol klarnet " ve vurmalı enstrümanlardan " def-zil " eşliğinde oynanır. Oyun esnasında oyuncular ezgi- türkü benzeri müzikal koro söylemlerle hem eşlik eder hem de oyunları oynarlar. Yoğun olarak oynanan Erzurum kadın barları:

  • Aşşahdan gelirem yüküm eriktir
  • Çarşıda üzüm kara
  • Çember
  • Çiftbeyaz güvercin
  • Delikız
  • Döne
  • Kavak
  • Köylü kızı
  • Nari
  • Sallama

dır.[2]

Kıyafetler

Anadolu'da her yörenin kendine özgü giyim-kuşam kültürü olmakla birlikte, folklor alanında da bölgelere göre kıyafet farklılıkları söz konusudur. Erzurum Halk Oyunlarını oynayan yöre insanı, oyun oynarken herhangi bir özel kıyafet giyinme zorunluluğunu kendisinde hissetmez. Her kıyafetle oyunlar oynanır. Özellikle oyunlar; düğün, bayram ve özel günlerde folklor ekibi tarafından icra ediliyorsa giyim-kuşam ilk dikkat edilen husustur.

Erkek kıyafetleri

Erzurum erkek barlarını oynayan dadaşlar; bacak kısımları dar, yukarı kısımları geniş tutularak kesilmiş, üst arka kısmının havası boşaltılmak suretiyle yassılaştırılmış ve katmer satıhlı, aşağıya doğru sarkık bir körük haline getirilmiş (zıgva), ön tarafı kısmen potur görünümündeki pantolon görevi gören ve zıpka diye adlandırılan, arka kısmı pileli lâcivert kumaştan yapma alt giysiyi giyerler.[4] (Pile sayısının otuz iki adet olmasına dikkat edilir.) Siyah ipek kaytanla üzerine süs işlemeleri yapılır.[2] Uzun kollu, dik yakalı, kol ağızlarında dört ya da beş adet siyah veya beyaz düğmesi bulunan beyaz renkli gömlek giyilir. Bel kısmına takılan kuşak; Şal, Trablus ipeklisi ya da Tosya yerlisinden yapmadır. Giyilen kolsuz, iki tarafa kapanabilen lâcivert kumaştan yapma yeleğin yaka kısımları, cep ağızları ve düğme ilik yerleri kaytan işlemelidir. En önemli aksesuarlar; saat için kullanılan gümüş kordon ve bir köşesi ipek veya sırma ile işlenmiş mahrama denen büyük bir mendildir.[5] (Bar oynarken ritme göre mendil kullanmak özel bir maharet gerektirir) Uzun, geniş kollu; kol çeperleri siyah, ön tarafı ve cep ağızları motifli kaytanla süslü kazeki diye adlandırılan kısa bir ceket giyilir.

Bar giysisinde manevi inanca dayalı olarak içerisinde Kur'an'dan ayet (ayet-ül-kürsi) ve dua (karınca duası) yazılı olan, " bazubent " diye adlandırılan, boncuktan örme ya da gümüş aksamlı sağ kola takılan bir aksesuar da kullanılır.[2] Ayaklara çevik bir eda veren hafif yemeninin taban derisi uc kısmından kalkık ve geriye doğru kıvrıktır (poçik diye adlandırılır).

Kadın kıyafetleri

Genelde siyah, bordo veya lacivert kadife üzerine simle Türk motiflerinin işlenerek yapıldığı yakasız, uzun kollu, diz altına kadar uzanan “bindallı” diye adlandırılan kadın giysisi giyilir. Bindallının göğüs, boyun ve kol ağız kısımları dantelle süslüdür. Kol, beden ve bel kısmı vücuda kip oturur, etek kısmı ise rahat hareket edilebilmesi için geniş yapılır. Başa, etrafı pul ve renkli boncuklarla işlenerek süslenmiş genellikle beyaz renkli “ leçek “ diye adlandırılan başörtüsü (yazma) giyilir/takılır.

Bel kısmına, gümüş halkalardan oluşan, üzeri işlemeli, iriliği ile fark edilen ve ön kısma denk gelen kaşlı, (önceleri üzerine sedef kakma da kullanılan) “gümüş kemer” takılır.[2] Başa, etrafı pul ve renkli boncuklarla işlenerek süslenmiş genellikle beyaz renkli “leçek” diye adlandırılan başörtüsü (yazma) giyilir/takılır. Diz kapaklarına kadar uzanan beyaz renkli yün “dizleme” diye tabir edilen çoraplar giyilir. Ayaklara, kolay hareket etmeyi sağlayan yumuşak deriden yapma, siyah renkli, önden bağlanan “pabuç” diye adlandırılan ayakkabılar giyilir.

Kadın barında en başta bulunan “barbaşı” ve en sondaki oyuncu (poççik) oyun esnasında sallamak için mendil bulundurur. Kadın oyuncuların ayrıca boyunlarında aksesuar olarak; “beşi birlik” diye tabir edilen Anadolu'da “beşibiryerde” diye de bilinen altın lira(lar), oltu taşı kolyeler, kollara altın burma bilezik, parmaklara da yüzükler takılır.[2]

Bar şiiri

Erzurum erkek barları herhangi bir tören ya da programda oynanacağı zaman; oyun öncesi oyuncuların hazır bir vaziyette bekledikleri esnada, hem oyuncuları ve hem de izleyenleri oyunlara motive etme maksadıyla bölge şairlerinden Sadettin Akatay (1904-1944)'ın yazdığı "Bar şiiri" okunur. (Genel olarak şiir oyun başlangıcında ve oyun esnasında olmak üzere Bar I ve Bar II şeklinde iki parça halinde okunur.)

Oynanışı

Erkek barları: Davul-zurna eşliğinde oynanır. İlk etapta dadaşların gergin birer yay gibi durdukları ve barbaşının elindeki mendili ustalıkla salladığı, izleyenlerce de oyuncuların oynayacakları oyunlara bu ilk oyunla adeta ısındıkları, konsantre oldukları hissini uyandıran " başbar " dır. " Hoşbilezik " barında oyuncular kollarını birbirlerinin omuzlarına uzatır ve hançerlerin güftesi hareketlerin temposuna adeta eşlik eder. " Barların en cilvelisi " diye de tabir edilen "dello" barını oynayan dadaşlar adeta cıva gibidirler. İki kişiyle oynanan barlar, "hançerbarı" ve "köroğlu barı"dır. Hançerbarında, iki elde iki hançer; sağ el yukarıda iken diğer el onun karşısında adeta yumak çevirir gibi dönüp durur. Sonra aynı yumak hareketi çifte olarak yapılmaya devam edilir. Oyun bir savaş veya kavga halinin temsilidir. Kavgaya tutuşmuş izlenimi veren her iki oyuncu da üçer defa yürüyüş hareketleri yaparlar. Bu esnada bacaklarla, kollarla, gövdelerle beraber hançerler; bel arkalarından, koltuk altlarından, bacak aralarından; ani, keskin, şimşekleme cümbüşlerle ışıl ışıl rakseder. Köroğlubarında; hançerbarında olduğu gibi her iki elde hançer değil de yerine sadece sağ elde bir kama vardır. Köroğlu barında da yürüme ve koşma hareketleri, diz kırma hareketleri mevcuttur. Hançer barından daha fazla ve hızlı vücutça yapılan hareketler yer alır. Oyunun temasında taarruz ve müdafaa işlenir. Hamleyi atlatmak ve hamle yapmak, saldırma anında dönme, dönerken saldırma ve bunlar yapılırken de çömelir vaziyetten yaylanarak hız alma oyunun ritmini oluşturur."[1]

İlgili terimler

  • Bar oyunu: Erzurum ve yöresinde oynanan folklorik özellikteki oyunların adlandırılmasıdır.
  • Bar çeken : Barbaşı, en sağbaştaki oyuncu.
  • Koltukaltı: Bar çekenin bitişiğindeki ilk oyuncuya denir.
  • Poççik: Bar dizisinin en sonundaki oyuncuya verilen ad. Kelleler: Bar çeken (Bar başı) ile poççik arasında olan oyuncuların tümünün genel adlandırılmasıdır. "Sıra oyuncular" olarak da adlandırılır.
  • Ağırlama: Barın ilk bölümünde, yavaş yavaş ve titizce oynanan bölümü için kullanılır.
  • Yelleme : İki bölümlü barlarda ikinci bölümün adlandırılmasıdır. Ağırlama ile sekme arasında oynanan bölümün adlandırılmasıdır.
  • Sekme : Bar oyunlarında seri, hızlı ve çevik hareketlerle oynanan bölümün adlandırılmasıdır.
  • Bar sırası : Barların geleneksel olarak art arda oynanmasındaki sıralamaya denir.
  • Bar havası : Bar oyunlarının oynanışı esnasında söylenen ezgi, çalınan müziğin adlandırılmasıdır..
  • Bar tutmak, tutuşmak : Bar topluluğunu oluşturanların, bar oynamak için bir araya gelmeleri, bar tutmak (bar oynamak) içindir.[2]

Kaynakça

  1. ^ a b c d e f g Seyyahların Gözüyle Erzurum, 2009, Hanifi Hancı, ER-VAK yayınları, 1. baskı, s:254
  2. ^ a b c d e f g h i j k Halk Oyunları[]
  3. ^ a b c d e f g h i j k l m n Anadolu'nun Önsözü Erzurum, Erzurum İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, 2. Baskı,s.178
  4. ^ Seyyahların Gözüyle Erzurum, 2009, Hanifi Hancı, ER-VAK yayınları, 1. baskı, s:253
  5. ^ İsmail Habip Sevük, a.g.e., s.368
  1. "KÜLTÜR/Erzurum Halk Oyunları". 31 Mayıs 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 9 Temmuz 2012. 

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Tenis</span> raket ile oynanan bir spor

Tenis, raket ve topla iki kişi arasında ya da ikişer kişilik iki takım arasında oynanan olimpik bir spor. Oyuncular raketleri ile içi boş lastik bir tenis topunu ağ (file) üzerinden rakibinin sahasına (kort) atmaya çalışırlar. Kort toprak kort, çim kort ve sert kort türlerinde olur. Kurallar dahilinde en çok puanı alan oyuncu kazanır.

<span class="mw-page-title-main">Bilardo</span> Masada oynanan bir oyun

Bilardo, bir spor çeşididir ve ıstaka adı verilen sopalar, bilardo topları ve bilardo masası ile oynanan pek çok oyun türünün ortak ismidir.

<span class="mw-page-title-main">Zeybek (oyun)</span> Türk halk dansı

Zeybek, Batı Anadolu yöresinde görülen halk oyunudur. Zeybek kendi içinde türlere ayrılmaktadır:

<span class="mw-page-title-main">Horon</span> Doğu Karadeniz bölgesinde kemençe veya tulum ile oynanan halk oyunu

Horon, Doğu Karadeniz Bölgesi'nde oynanan geleneksel halk danslarının genel adıdır. Sinop'ta, Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon, Rize, Artvin, Gümüşhane, Bayburt'un Aydıntepe ilçesi, Erzurum'un İspir, Tortum ve Olur ilçelerinde ve Doğu Karadeniz'den göçenlerden dolayı Sakarya'da oynanan çevik hareketli oyunlardır.

<span class="mw-page-title-main">Çocuk oyunu</span> çocuklara yönelik oyun

Çocuk oyunları, genellikle çocukların oynadığı ancak bazen yetişkinlerin de eşlik ettiği veya kendi aralarında oynadığı oyunlardır. Bazı oyunlar için açık alan gerekirken diğerleri bina içerisinde oynanabilir. Tek kişilik çocuk oyunları olduğu gibi onlarca kişi ile oynanan oyunlar da mevcuttur.

<span class="mw-page-title-main">Halay</span> Türk halk dan

Halay, Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi, Güneydoğu Anadolu Bölgesi, İç Anadolu Bölgesi, Orta Karadeniz ve Çukurova bölgesinde oynanan halk oyunlarının genel ismidir.

<span class="mw-page-title-main">Bar (halk oyunu)</span>

Bar Oyunları, Kuzeydoğu Anadolu'da Erzurum, Kars, Ardahan, Bayburt, Gümüşhane, Erzincan, Artvin ve Samsun illerini içine alan bölgede halkın oynadığı halk oyunlarıdır.

Dadaş, Erzurum yöresinde yerleşik veya menşei olarak bu yörenin insanını ya da özellikle bu yöreye ait bir folklor oyunu olan Erzurum barlarını oynayan oyunculardan her birini ifade eder. Bu sebeple dadaş ifadesi üzerinde fikir beyan edenler, bunu Erzurum ve bar sözcükleriyle ilişkilendirirler. Antik isimlerin fonetik açılımı açısından konuya ilişkin olarak anlamda ise şu fikir ileri sürülmüştür. “Theodosiopolis: Te-odo-si Opolis. Erzurum’un antik adıdır. Dadasi/Dağ-atasi-şehri; Atası dağlılar şehri; Dede’os/dadaş şehri bu bakımdan dadaşlar dağlılar olarak tanımlanmış. Dadaş genel anlamda Erzurum Türklerine denir. Genel olarak Erzurum yöresinde 1- Erkek kardeş, 2- Yiğit, delikanlı, babayiğit kimse. 3- Mert, cesur. 4- Arkadaş, dost. anlamlarında kullanılır. Ayrıca Ağabey, bar oynayan delikanlı, Erzurumlu arkadaş, hemşeri, geniş anlamı ile Erzurum bölgesinin efesi şeklinde de ifade edilir. Zaman zaman kişiye hitaben doğrudan söylenilebildiği gibi, bazen de yüceltme sıfatı olarak kullanılır. numune-yi misal bir Erzurumlu, bar tutan, at binen, cirit atan, kabadayı, tığ gibi bir delikanlıdır. Gerek Erzurum ve yöresinde ve gerekse Anadolu 'da dadaş olmanın müstesna bir durum olduğu, "efendilik" anlamında fıtrî (doğmatik), asaletli bir ruh hali olduğuna da inanılır. Bu düşünceden hareketle tarihî bir misyona sahip olan dadaşlar için zaman zaman serhat boylarında bekçi; düşkünün, fakirin, kimsesizin kimsesi; eli ve sofrası açık mert bir köylü, bir esnaf; camilerde görev yapan imanlı, toksözlü, nur yüzlü bir din görevlisi; siyasi açıdan medeni cesareti olan cesur bir hatip, yiğit bir komutan, görevini namus bilen bir devlet memuru, bir öğretmen, bir polis; kendisini ailesine ve çocuklarına adamış Erzurumlu bir ana veya babadır" tanımı, Türk halkının geniş bir kesimi tarafından yapılmaktadır. Ayrıca Dadaş, aile içinde ve dışında herkesin saygınlığını kazanmış, her konuda kendine güven duyulan, sofrası eşe - dosta yoksula düşküne açık, iyi bir aile reisi olarak da bilinmektedir. Türk İstiklâl Harbi boyunca Anadolu'da çıkarılan çeşitli gazetelerde Millî Mücadeleyi destekleyen yazılar kaleme alan ve Türkiye 'de Cumhuriyet döneminin ilk edebiyat tarihi kitabı “Türk Teceddüt Edebiyatı Tarihi” nin de yazarı olan İsmail Habip Sevük " Yurttan Yazılar, 1943 " adlı eserinde " Batı Anadolu'nun zeybeğine karşılık Erzurum'un dadaşı var. Dadaş, külhanbeyi değil kabadayıdır " ifadesi ile birlikte " dadaşlığın bir davranış biçimi, bir yaşama şekli, bir ahlâk anlayışı olarak kabul edilebileceği " vurgusunu yaparak " Dadaşlık ", yazar tarafından bir ibadet türü paralelinde değerlendirilmiş, hatta adeta bir mezhep olarak kendisince yorumlanmıştır. İsmail Habip Sevük 1943 yılında kaleme aldığı eserinde: " Bu mezhebin ibadetleri iyi silah kullanmak, güzel cirit oynamak; millî oyunları iyi bilmek ve paraya ehemmiyet vermemektir. Mezhepte en esaslı iki akide kimseden korkmayacak ve kimseyi öldürmeyeceksin. Korkmak en büyük ayıp, öldürmek ondan daha ayıp... Maksat hayat değil galebedir. Yiğitsen yen, hatta yenil, gene öylesin ; öldürdünse, yenmedin, yiğitliği lekeledin..." şeklinde konuyla ilgili açıklamalara yer vermiştir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti 'nin ilk Cumhurbaşkanı olan Türk siyasetçi ve devlet adamı Mustafa Kemal Atatürk 'ün 23 Nisan 1920'de, Ankara'da, Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılışında, Erzurum mebusu sıfatıyla Meclis ve Hükûmet Başkanlığına seçilmesi çok dikkat çekicidir. Atatürk'ün, Erzurum Milletvekili olarak ilk mecliste dadaşlar diyarı Erzurum 'u, Erzurumluları temsil etmesi; dadaşların ona, onun da dadaşlara verdiği önemi ortaya koymuştur.

<span class="mw-page-title-main">Polo</span>

Polo, at üzerinde dörderli iki takım oyuncularının ellerindeki özel oyun sopalarıyla 10 cm çapındaki bir topa vurmalarıyla oynanan bir oyundur. Amaç rakip takımın kalesine gol atmaktır.

Tekirdağ yöresi, Trakya'nın tüm özelliklerini barındırmaktadır. Tarihi, gelenekleri, tarihî eserleri, inançlarıyla büyük bir kültürün beşiğidir.

<span class="mw-page-title-main">Balıkesir yöresi halk oyunları</span>

Balıkesir yöresi halkoyunları, Balıkesir ve çevresine özgü halkoyunlarıdır. Balıkesir yöresinde doğmuş veya gelişmiş oyunlar Balıkesir yöresine özgü oyunlardır.

<span class="mw-page-title-main">Burdur yöresi halk oyunları</span>

Burdur yöresi halk oyunları, Burdur ili ve civarında oynanan kendine özgü karakteristik özelliklere sahip oyunlar.

<span class="mw-page-title-main">Saklambaç</span> çocuk oyunu

Saklambaç, bütün dünyada yaygın bir biçimde oynanan bir çocuk oyunudur. Ebe seçilen oyuncunun saklanan oyuncuları bulması esasına dayanır. Oyuncu sayısında kısıtlama yoktur.

<span class="mw-page-title-main">Sepak takraw</span> Güneydoğu Asya sporu

Sepak takraw veya ayak voleybolu, üçer kişilik iki takım tarafından oynanan ve el dışında vücudun bütün kısımlarının ve özellikle ayak, diz, omuz ve kafanın kullanıldığı bir file oyunudur. Top, rakip sahada yere değdiği zaman sayı kazanılır. Futbolla jimnastiğin bir karışımı olan ayak voleybolu dünya çapında popülerliği artan ve izleyici çeken bir spordur.

<span class="mw-page-title-main">Orta oyunu</span> Türk halk tiyatro oyunu

Orta oyunu, ana karakterleri Kavuklu ve Pişekar olan, açık alanda halkın ortasında yazılı bir metne bağlı kalınmadan oynanan müzikli ve danslı Türk halk tiyatro oyunu.

Mendil kapmaca, çoğunlukla çocukların oynadığı, iki gruba ayrılan kişilerce ve belirli kurallar çerçevesinde oynanan bir oyundur. Oyun başlamadan önce bir ebe ve bir hakem seçilir. Hakem seçilen kişi ebeyi belirler ve etrafına 1,5-2 metre yarıçapında bir daire çizer. Her iki gruptan da oyuncular sıraya dizilir.

<span class="mw-page-title-main">Cirit</span> Türk millî sporu

Cirit, at üzerinde oynanan spor dallarından biridir. At üzerindeki sporcunun ciridini rakibe karşı isabetli bir şekilde atmasını, muharebe anında kendisine ve bineğine olan hakimiyetini sağlayarak rakibine üstün gelmesini amaç edinen, kuralları olan bir spordur. Genellikle Kars, Bayburt, Ardahan, Uşak ve Erzurum'da oynanır.

<span class="mw-page-title-main">Erzurum (il)</span> Türkiyenin Doğu Anadolu Bölgesinde bir il

Erzurum, Türkiye'nin bir ilidir. Merkezi Erzurum olan il, 749.993 nüfusu ile Doğu Anadolu Bölgesi'nin en büyük üçüncü ilidir. Yüzölçümü bakımından Türkiye'nin en büyük dördüncü ili olan Erzurum'da, temel geçim kaynağı tarım ve hayvancılık olup şehir son yıllarda kış turizmiyle de öne çıkmaktadır. Soğuk iklimi sebebiyle sanayisi gelişmemiştir. 25.005 km² yüzölçümüne sahip il arazisinin yalnızca %15,17'si tarımsal amaçlı olarak kullanılabilir konumdadır.

Sarhoş barı, Kuzey ve Doğu Anadolu’da, bilhassa Sivas, Erzincan, Erzurum yöresinde el ele tutuşarak oynanan bir tür halk oyunudur. Bar oynanırken davul ve zurna ile çalınan oyun havasına ise bar havası adı verilir. Yöre halkı tarafından günlük dilde bar ve bar tutmak şeklinde isimlendirilir. Her ne kadar bu halk oyununun adı halk arasında sarhoş barı olarak bilinse de, oyunun ve isminin sarhoşluk ve bar kelimeleriyle hiçbir alakası yoktur. Farsçada "baş" ablamına gelen ser ve hoş kelimelerinin birleşimiyle baş güzellik mânâsında bir isim tamlamasıdır. Sarhoş barının Erzurum yöresinde kullanılan bir başka ismi de "baş bar"dır.

Lâz barı veya Laz barı, Erzurum ve Kars illerinde oynanan bir halk oyunudur.