
II. Abdülhamid, Osmanlı İmparatorluğu'nun 34. padişahı, 113. İslam halifesi ve çöküş sürecindeki devlette mutlak hakimiyet sağlayan son padişahtır. Tahtta kaldığı "Hamidiye Dönemi" diye bilinen yıllarda imparatorluk, dağılma dönemini yaşadı; başta kısa süreli ilan ettiği I. Meşrutiyet ve Kânûn-ı Esâsî ile gelen bir özgürlük dönemine, Balkanlar olmak üzere çeşitli bölgelerde çıkan isyanlara ve Rus İmparatorluğu'na karşı kaybedilen 93 Harbi'ne, kapatılan parlamentoya, pek çok siyasi olaya, "İstibdat Dönemi" de denen ve basın da dahil çeşitli alanlardaki baskı ve sansür dönemine, sonrasında yine kendinin ilan etmek zorunda kaldığı II. Meşrutiyet'e, 31 Mart Ayaklanması'na ve kendinin dağılmayı engelleme başarısına ulaşamayan eğitim, ulaşım ve askeri alandaki reform girişimlerine tanıklık etti. Devrinde, Osmanlı İmparatorluğu'nun 1.592.806 km² toprak ile en çok toprak kaybeden padişahlarından biri oldu. 31 Ağustos 1876'da tahta çıktı ve 31 Mart Vakası'ndan kısa bir süre sonra, 27 Nisan 1909'da, tahttan indirilene kadar ülkeyi yönetti. Meşrutiyet yanlısı Yeni Osmanlılar ile yaptığı anlaşma ve diğer yandan Tersane Konferansı'nda toplanacak büyük güçlerden gelecek baskıları engelleme amaçlı Tersane Konferansı'nın başlamasıyla aynı gün 23 Aralık 1876'da ilk Osmanlı anayasasını ilan etti ve böylece ülkenin demokratikleşme sürecini destekleyeceğini belirtmiş oldu. 93 Harbi'nde yenilen Osmanlı'nın sultanı II. Abdülhamid, meclisin yanlış kararlar aldığını iddia ederek 14 Şubat 1878'de bu harbin sonuna doğru meclisi feshetti.

Ertuğrul Gazi ya da Ertuğrul Bey, 13. yüzyılın ortalarında Oğuzların Kayı boyunun lideri ve Osmanlı Beyliği'nin kurucusu olan Osman Bey'in babasıdır.

Osmanlı Devleti arması ya da Osmanlı arması, 19. yüzyılda Birleşik Krallık geleneğindeki nişanlardan etkilenilerek Osmanlı Devleti için hazırlanmıştır. Öncesinde, padişah tuğraları devlet nişanı yerine geçiyordu. Osmanlı arşivlerinde yapılan araştırma sonucu armanın yapılışı hakkında şu bilgilere rastlanmıştır: Osmanlı ile Rusya arasındaki Kırım Savaşı sırasında, Fransızların Sultan Abdülmecid'e verdiği Légion d'honneur nişanı, Osmanlı Devleti ile yakın ilişkiler kurmaya çalışan İngiltere'yi harekete geçirir. İngiltere Kraliçesi Victoria, Fransa'nın verdiği nişana karşılık Kasım 1856'da Dizbağı Nişanı'nı Osmanlı Sultanı'na sunar. 1346'da Kral III. Edward tarafından ortaya çıkarılan Dizbağı Nişanı'nın geleneğinde şöyle bir uygulama vardır: Nişanı alan kişi ya da hükümdarların armaları Londra'da Windsor Sarayı'nda bulunan Saint George Kilisesi'nin duvarında asılmaktadır. Ancak Osmanlı Padişahı'nın arması bulunmamaktadır. Bunun üzerine Kraliçe Victoria, Prens Charles Young ismindeki arma uzmanını Osmanlı için arma tasarlamak üzere görevlendirir. İstanbul'a gelerek araştırmalarda bulunan Young'a, Etyen Pizani isminde bir tercüman yardımcı olur.

Hayme Hâtun veya Hayma Ana, Osmanlı Devleti'nin kurucusu olan Osman Gazi'nin ninesi, Ertuğrul Gazi, Sungurtekin Bey, Gündoğdu Bey ve Dündar Bey'in annesidir. Kendisine Osmanlı İmparatorluğu'nun Devlet Ana unvanı verilmiş ve tanınmıştır.

Ertuğrul Gazi Türbesi, Osmanlı Beyliği'nin kurucusu Osman Gazi'nin babası ve Selçuklu Uçbeyi Ertuğrul Gazi'nin Bilecik ilinin Söğüt ilçesinde bulunan türbesidir.

Japonya-Türkiye ilişkileri, Japonya Devleti ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki ikili ilişkilerdir. İlk olarak 13. yüzyılda Moğol İmparatorluğu döneminde münasebetlere başlamış, 1870'lerde Sultan II. Abdülhamid döneminde de diplomatik bağlantıya geçmiştir.

Şefkat Nişanı, 16 Temmuz 1878 yılında çıkartılan nizamname ile II. Abdülhamid tarafından hayır ve yardım işlerinde başarılı olan kadınlara verilmek üzere üç dereceli olarak yaptırılan nişandır.

Esma Sultan Osmanlı padişahı I. Abdülhamid'in kızı, Sultan IV. Mustafa'nın kız kardeşi ve Sultan II. Mahmud'un üvey kız kardeşi.

Ethem Paşa, Türk asker ve devlet adamı. 1897 Osmanlı-Yunan Savaşı'nda Osmanlı Orduları Başkomutanı, 1909 yılında 2 hafta süreyle Harbiye Nazırı olarak görev yaptı.

Osmanlı hanedan reisi, saltanatın kaldırılmasından sonra Osmanoğulları ailesinin başkanlarının kullandığı unvandır. Bu unvana, ailenin en yaşlı erkek üyeleri sahip olur.

Osman Nuri Paşa, Osmanlı Ordusu'nda askerlik görevi boyunca birçok savaşta başarılı sonuçlar almış, Plevne Muharebeleri'ndeki üstün savunmasının ardından Sultan II. Abdülhamid tarafından "Gazi" unvanına layık görülmüş, o günden bugüne Gazi Osman Paşa olarak da anılan Türk askerdir.
Karakeçili aşireti, Oğuzların Bozok kolunun Kayı boyuna mensup olan ve 1071'deki Malazgirt Meydan Muharebesi'nin ardından günümüzdeki Türkiye topraklarına yerleşen aşiret. Günümüzde, İç ve Batı Anadolu ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yoğunlaşmışlardır.

Hanedan-ı Âli Osman Nişanı, Sultan II. Abdülhamid zamanında 31 Ağustos 1893 tarihinde Osmanlı Hanedanı üyelerine ve diğer ülkelerdeki kraliyet hanedan üyelerine tevcih edilmek üzere oluşturulan şeref nişanıdır. Verildiği ilk dönemde sadece Osmanlı hanedan üyelerine verilmekteydi. Osmanlı İmparatorluğu'nun sonuna kadar tahminen 16 Osmanlı hanedan üyesine tevcih edildi. Hanedan üyesi olmamasına rağmen, hizmetleri dolayısıyla Sadrazam Tevfik Paşa'ya da bu nişan tevcih edildi.

İmtiyaz Nişanı veya Nişan-ı İmtiyaz, 1780'lerde Sultan I. Abdülhamid devrinden itibaren verilmeye başlanan şeref nişanıdır. Nişan, liyakat ve üstün hizmeti ödüllendirmek amacıyla verilirdi. Sultan II. Abdülhamid tarafından 17 Aralık 1878 tarihinde yeniden verilmeye başlandı.

Yüksek İmtiyaz Nişanı ve Nişan-ı Âli İmtiyaz, Sultan II. Abdülhamid devrinde, 1879 yılında oluşturulan şeref nişanıdır. Nişanda, altın pırlanta ile süslenmiş bir rozetin üzerinde sultanın tuğrası bulunmaktadır. Rozet, arasında ay ve yıldızın bulunduğu zincir ile kırmızı-yeşil kurdeleye bağlıydı. Nişanın maliyeti yüksekti.

Müşfika Kadınefendi, ,, II. Abdülhamid'in eşi, Ayşe Sultan'ın annesi.
Naile Sultan, II. Abdülhamid'in ve Dilpesend Kadınefendi'nin kızı.
Zekiye Sultan, Sultan II. Abdülhamid'in ve Bedrifelek Kadınefendi'nin kızı.

Fatıma Naime Sultan, Sultan II. Abdülhamid'in ve Bidâr Kadınefendi'nin kızı.

Ertuğrul Tekke Camii, İstanbul'un Beşiktaş ilçesinin Cihannüma Mahallesi, Serencebey Yokuşu'nda yer alan Osmanlı İmparatorluğu'nun bir camisidir. Geç Osmanlı dönemi camisi, kendisine ek olarak tekke, misafirhane, türbe, çeşme ve kütüphane'den oluşan bir külliye olarak inşa edilmiştir.