İçeriğe atla

Ertuğrul Karakaya

Ertuğrul Karakaya
Ertuğrul Karakaya
Doğum1955
Ölüm8 Haziran 1977
Ankara
OrganizasyonDevrimci Yol

Ertuğrul Karakaya (d. 1955 - ö. 8 Haziran 1977), 1977 ODTÜ'de Öğrenci Temsilcilerinin örgütlediği boykotta Güvenlik güçleri tarafından öldürülen devrimcidir. Ankara Yüksek Öğretim Derneği, Devrimci Yol, Devrimci Gençlik gibi örgütlerde yer almıştır.

1955 yılında Uşak'ın Eşme ilçesine bağlı Güney Köyü'nde doğan Ertuğrul Karakaya'nın ailesi Salihli'ye göçmüştür. Annesi Ayşe Karakaya Salihli Devlet Hastanesi'nin Kadın Doğum Servisi'nde hasta bakıcı olarak çalışmıştır. Babası Osman Karakaya ise işsizdir.[1] İlkokuldan sonra sınavlarını kazanıp Darüşşafaka'ya girmiş, orta okul ve liseyi İstanbul'da yatılı okumuştur. ODTÜ'de mühendislik öğrenimi sırasında Öğrenci Temsilciliği Yönetim Kurulu sözcüsü iken 13 Şubat 1977'de Hasan Tan'ın rektör olarak atanması nedeni ile başlayan boykotta sözcülük görevini yapmıştır. O dönemde ODTÜ'ye giriş ve çıkışlarda Jandarmanın yaptığı rutin aramaların bir gruba yapılmaması nedeni ile Öğrenci Temsilcileri ile jandarma arasında tartışma çıkmış, jandarmanın zaten içeride olan temsilcilerin üstünü aramak istemesine Ertuğrul Karakaya'nın karşı çıkması, tekrar okulun içine doğru koşması ve jandarmanın ateş açması sonucu vurulmuş ve olay yerinde ölmüştür. Yanına koşan jandarmanın kendisini süngülediği, gelen ambulansın jandarma tarafından geri çevrildiği, Ertuğrul Karakaya'nın 45 dakika can çekiştiği haberlerde yer almıştır. Cenaze töreninin Ankara'da yapılmasına izin verilmemiştir. On bin kadar güvenlik gücünün görev aldığı Salihli'deki cenaze törenine yüz bine yakın kişi katılmıştır.[] Bu olaydan sonra ODTÜ'nün A1 giriş kapısı devrimci gruplar arasında Karakaya Kapısı olarak anılmıştır.[]

8 Haziran 2005'te arkadaşları ve ailesinin Ertuğrul Karakaya'nın mezarı başındaki anma töreninde Ertuğrul Karakaya'nın 73 yaşında ve görme engelli annesi hakkında güvenlik kuvvetlerine silahlı direnme göstermek suretiyle suç işleyen Ertuğrul Karakaya'nın ölüm yıldönümü olan suç tarihinde umuma açık mezarlık içinde aleni olarak işlenen suçu ve suçluyu övme iddiasıyla, TCK'nin 215/1 maddesine göre 2 yıl hapis istemiyle Salihli Cumhuriyet Savcısı Seyfullah Öselmiş tarafından dava açılmıştır. Davaya itiraz eden avukatlar mahkemeden "Ertuğrul Karakaya"nın işlediği suçun ne olduğunu ve hangi suçun övüldüğünü sormuştur ve mahkemece verilen yanıtta Karakaya'ya ait bir suç olmadığı belirtilmiştir. Avukatlara verilen yanıtta ayrıca jandarma er Osman Özdemir'in Karakaya'nın katil zanlı olarak daha önce yargılandığı ancak serbest bırakıldığı anlaşılmıştır. Bu durumu ilk kez öğrenen avukatlar 28 yıl sonra davayı temyize götürmüşler ve serbest bırakılan sanığın yeniden yargılanmasını talep etmişlerdir.[2]

Kaynakça

  1. ^ "Arşivlenmiş kopya". 24 Temmuz 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 24 Temmuz 2021. 
  2. ^ "Arşivlenmiş kopya". 27 Haziran 2007 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 19 Haziran 2007. 

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Orta Doğu Teknik Üniversitesi</span> Ankarada kurulu devlet üniversitesi

Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), 15 Kasım 1956 tarihinde, zamanın Türkiye Başbakanı Adnan Menderes, Karayolları Genel Müdürü Vecdi Diker ve bir grup akademisyen tarafından Ankara'da kurulmuş bir devlet üniversitesidir. Mersin'de bulunan Deniz Bilimleri Enstitüsü ve KKTC'de bulunan ODTÜ KKK dışında bütün binaları aynı kampüstedir. Bugüne kadar 120 binin üzerinde mezun veren üniversitenin eğitim dili İngilizcedir.

<span class="mw-page-title-main">Kenan Evren</span> 7. Türkiye cumhurbaşkanı (1982–1989)

Ahmet Kenan Evren, Türk asker, devlet adamı ve ressam. Türk Silahlı Kuvvetlerinin 17. Genelkurmay Başkanı, 12 Eylül Darbesi sonrası Türkiye'nin Devlet Başkanı (1980-1982) ve 7. Cumhurbaşkanıdır (1982-1989). Ayrıca 1982 yılında kurulan Mehmetçik Vakfının kurucularındandır. 1998 yılında "Atatürk" adlı yağlı boya tablosunun 105 milyar liraya satılmasıyla dönemin yaşayan en pahalı Türk ressamı olmuştur. Osmanlı Devleti'nin vatandaşı olarak doğmuş son Türkiye cumhurbaşkanıdır.

<span class="mw-page-title-main">12 Eylül Darbesi</span> Türkiyede siyasal şiddet ve istikrarsızlığa karşı yapılan askerî darbe

12 Eylül Darbesi veya 1980 İhtilali, resmî isimlendirmeleriyle 12 Eylül 1980 Harekâtı veya Bayrak Harekâtı, Türk Silahlı Kuvvetlerinin 12 Eylül 1980 günü emir komuta zinciri içinde gerçekleştirdiği askerî darbe. 27 Mayıs Darbesi ve 12 Mart Muhtırası'nın ardından Türkiye Cumhuriyeti tarihinde Silahlı Kuvvetlerin yönetime karşı gerçekleştirdiği üçüncü ve son başarılı açık müdahaledir.

<span class="mw-page-title-main">Erdal Eren</span> Türkiye Devrimci Komünist Partisi militanı

Erdal Eren, Halkın Kurtuluşu ve Türkiye Devrimci Komünist Partisi mensubu militan. 12 Eylül Darbesi'nden sonra 1980-1984 arasında idam edilen 50 mahkûmdan biridir. 2 Şubat 1980 günü Piyade Er Zekeriya Önge'yi öldürdüğü iddiası ile yargılanıp 19 Mart 1980'de ölüm cezasına çarptırılmış, darbe sonrasında idam edilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">İbrahim Kaypakkaya</span> Türk Marksist-Leninist militan

İbrahim Kaypakkaya, fikirlerini benimseyenler arasında anıldığı adıyla İbo veya kod adıyla Hamza, 68 Kuşağı'nın en öne çıkan isimlerinden Türk Marksist-Leninist devrimci ve Türkiye Komünist Partisi/Marksist-Leninist'in kurucu lideridir.

Danıştay Saldırısı, 17 Mayıs 2006 tarihinde Danıştay 2. dairesine Alparslan Arslan adlı saldırganın gerçekleştirdiği silahlı eylemdir. Saldırı sonrasında, Danıştay İkinci Daire üyesi Mustafa Yücel Özbilgin ölmüş, aralarında daire başkanı Mustafa Birden'in de yer aldığı dört üye ise yaralanmıştır. Arslan, saldırı sonrasında kaçmaya çalışırken Danıştay'da görevli polis memurları tarafından yakalanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Hrant Dink suikastı</span> 2007de Türkiye Ermenisi gazetecinin öldürülmesi

Hrant Dink Suikastı, Agos gazetesinin Türkiye Ermenisi genel yayın yönetmeni Hrant Dink'in 19 Ocak 2007'de 17 yaşındaki silahlı saldırgan Ogün Samast tarafından öldürülmesi olayı. Önceden pek çok tehdit almış olan Dink, Agos'un Halaskârgazi Caddesindeki binasının önünde başının arkasına ateş edilerek öldürüldü. Olay, Türkiye'de derin devlet ve milliyetçilik olgularını gündeme taşıdı. Dink'in cenazesinde on binlerce kişi tarafından cinayete tepki olarak atılan "Hepimiz Hrant'ız, Hepimiz Ermeniyiz" sloganı uzun süre tartışıldı.

<span class="mw-page-title-main">Ayşe Olcay Tiryaki cinayeti</span> Türk profesör

Ayşe Olcay Tiryaki cinayeti, tıp profesörü ve akademisyen Ayşe Olcay Tiryaki'nin 24 Mart 2008'de Ankara'daki evinde kızı Başak Aydıntuğ tarafından boğazı kesilerek öldürülmesidir.

Türkiye Cumhuriyeti'nde ölüm cezası, 1984'ten bu yana uygulanmamaktadır ve 2004'te kaldırılmıştır. Ölüm cezası önce 2001'de savaş tehdidi ve terör suçları hâlleri dışındaki suçlar için kaldırılmış, 3 Ağustos 2002'de "savaş ve çok yakın savaş tehdidi hâllerinde işlenmiş suçlar hariç" şartı ile kaldırılmıştır. 7 Mayıs 2004 tarihli 5170 sayılı Kanun ile Anayasa'dan ölüm cezaları ile ilgili maddeler çıkarılmış, 14 Temmuz 2004 tarihli 5218 sayılı Kanun ile Türk Ceza Kanunu'ndan ölüm cezaları ile ilgili maddeler çıkarılmış, böylece ölüm cezası Türk Hukuku'ndan tamamen kaldırılmıştır.

Barış Derneği Davası veya Barış Davası, 12 Eylül Darbesi'nden sonra 17 Mayıs 1982'de Barış Derneği'ne karşı açılan dava.

Ergenekon davaları veya Ergenekon kumpası, iddia olunan Ergenekon örgütü kapsamında açılan davalardır.

<span class="mw-page-title-main">Taylan Özgür</span> Cinayete kurban gitmiş Türk komünist

Mustafa Taylan Özgür, 1968 öğrenci hareketi liderlerinden. 68 Kuşağı'nın faili meçhul bir cinayet sonucunda öldürülen ilk kişilerindendi ve katilleri hâlâ yakalanamamıştır.

Yeni Akit, Türkiye'de yayımlanan İslamcı ve köktendinci ulusal günlük aşırı sağcı bir gazetedir. Yahudilere, Hristiyanlara, ateistlere ve eşcinsellere karşı nefret söylemlerine başvurmuştur. Köktendincilikle eleştirilen gazete Hrant Dink Vakfı tarafından hazırlanan bir rapora göre, Türkiye'de nefret söylemine en fazla rastlanan ulusal gazetedir.

12 Eylül Davası, 12 Eylül Darbesi'ni gerçekleştiren komutanlardan hayatta kalanların yargılandığı dava. Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya, 765 sayılı TCK'nin "Devlet Kuvvetleri Aleyhine Cürümler" başlıklı 146. maddesi uyarınca müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Tahsin Şahinkaya'nın, Kenan Evren’den iki ay sonra, 90 yaşında ölmesiyle Yargıtay aşamasındaki dava düştü ve kararlar kesinleşmedi. Yıllar sonra, 15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi sonrası; Kenan Evren'in ifadesini alan dönemin Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekili, Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya'ya dava açan dönemin Ankara Cumhuriyet Savcısı, açılan davaya ilk bakan hâkimler ve iddia makamında bulunan savcılar, "Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) soruşturması" kapsamında meslekten ihraç edildi. Daha sonra bazıları yargılandı ve mahkûm oldu.

Türkiye'de sağ-sol çatışması, 1968 yılında başlayıp 12 Eylül 1980 Darbesi'ne kadar süren bir siyasal şiddet sürecidir. Sağcı ve solcuların mahalleleri kapatması, katliamlar, sokaklarda kim tarafından işlendiği bilinmeyen cinayetler ve bombalı saldırılar nedeniyle süreç bazı kesimler tarafından "örtülü iç savaş" ve "küçük çaplı iç savaş" olarak da adlandırılmaktadır.

Ege Üniversitesinde öğrenim gören ülkücü Fırat Yılmaz Çakıroğlu, ülkücü öğrenciler ile savcılık iddianamesinde "PKK/KCK gençlik örgütlenmesi YDG-H üyeleri" olduğu belirtilen diğer öğrenci grubu arasında 20 Şubat 2015'te meydana gelen kavga esnasında bıçaklanarak öldürüldü.

<span class="mw-page-title-main">Tayyipler Âlemi</span> karikatür

"Tayyipler Âlemi", Türk mizah dergisi Penguen'in 24 Şubat 2005'te kapağında yer alan karikatürdür. Derginin birçok karikatüristi tarafından çizilen karikatürde dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan; fil, zürafa, maymun, deve, kurbağa, yılan, inek ve ördek şeklinde karikatürize edilmektedir. Karikatürün yayımlanmasından sonra Erdoğan, dergi aleyhine 40 bin liralık tazminat davası açtı fakat Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen dava reddedildi.

Gezi Parkı davası, 28 Mayıs - 30 Ağustos 2013 tarihleri arasında gerçekleşen Gezi Parkı olaylarını organize ettikleri iddiası ile 16 kişinin yargılandığı davadır.

Mustafa Özenç, Türk Marksist militan. 7 Ocak 1981'de Astsubay Üstçavuş Hasan Hüseyin Özcan, Astsubay Üstçavuş Nihat Özsoy, Orman Muhafız Bekçisi Hayri Şimşek ve Jandarma Er Şaban Öztürk'ü öldürdü. Yargılandı ve ölüm cezasına çarptırıldı. 12 Eylül Darbesi'nden sonra 1980–1984 arasında idam edilen 17'si sol görüşlü 50 mahkûmdan biridir.

Bu sayfada, 1977 yılında Türkiye'de görevdeki siyasi kurumlar ve kişiler, yaşanan olaylar, doğan ve ölen kişiler yer alır.