İçeriğe atla

Eros (felsefe)

Praxiteles'in Thespiae'deki devasa Eros'unun bir kopyası olduğu düşünülen Pompei mermerinden Eros

Adını Yunan mitolojisindeki "aşk tanrısı"ndan alan, "yüce sevgi" ya da "arzulu aşk" anlamında kullanılan Yunanca kavram. "Agape" kavramının tam karşıtında yer alan "eros", "agape"de bulunmayan bencil ve arzulu bir niteliğe sahiptir. "Eros" kavramının işlendiği en önemli yapıtların öncülleri Platon'un "şölen" ve "Phaidros" adlı diyaloglarıdır.

Platon ve Aristo'ya göre Eros

Platon aracılığıyla Sokrates, "eros"u, yarattığı güzelliğin kavranmasıyla algılananın ötesinde ölümsüz bir dünyaya, Platon'un deyişiyle "idealar dünyası"na çıkan bir yol olarak görürken,[1] Platon "eros"un yoluyla güzelliğin özüne ulaşılabileceğini savunur.[2] Aristoteles, Herakleitos'un doğada bulunan "gizli uyum"undan bahsederken "eros"un bu uyumu çağırıştıran bir gücü olduğunu ifade eder.[3]

Ayrıca bakınız

Notlar ve kaynaklar

  1. ^ Platon, Şölen, 210b - 212c
  2. ^ Platon, Şölen, 201d - 203a
  3. ^ Felsefe Sözlüğü, Bilim ve Sanat Yayınları, Sf. 487

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Platon</span> Antik Yunan filozofu

Platon veya Eflatun, Antik Yunan filozofu ve bilgesi.

Platonik/Eflâtûnî aşk, maddeyle ilgisi olmayan, maddî tatmin aramayan, hayalde yaşatılan aşk, sevgi demektir. Bir başka ifade ile seksüellikten arındırılmış, derin sevgi.

<span class="mw-page-title-main">Eros</span> Yunan mitolojisinde aşk tanrısının adı

Eros, Yunan mitolojisinde aşk, seks ve şehvet tanrısıdır. Roma karşılığı Cupid'dir. Bazen doğurganlık simgesi olarak da tapılan Eros, erotik gibi kelimelerin de kökünü oluşturur. Eros, genelde Afrodit'le beraber anılır ve Dionysus gibi bazen Eleutherios yani kurtarıcı olarak görülür. Geleneklere göre, Afrodit kadınların erkeklere olan aşkını temsil ederken Eros esasında erkek için olan aşkın temsilcisiydi.

<span class="mw-page-title-main">Afrodit</span> Yunan Mitolojisinde aşk ve güzellik tanrıçası

Afrodit, Yunan mitolojisinde aşk tanrıçası. Beden ve ruh aşkını birbirinden ayıran Antik Yunanlar, Afrodit adında iki tanrıçaya sahiplerdi: Afroditlerin biri, "beden aşkı" tanrıçası, diğeri ise "ruh aşkı" idi.

<span class="mw-page-title-main">Plotinos</span> Filozof

Plotinos, Neoplatonizmin kurucusu antik filozof. Plotinos hakkındaki bilgilerimizin çoğu, kendisi de filozof olan Porfirios'un Plotinos'un baş eseri Enneadlar'a yazdığı önsözden gelmektedir. Plotinos'un mistik felsefesi Yahudi, Hristiyan, gnostik ve Müslüman filozoflara ve mistiklere yüzyıllar boyunca esin kaynağı olmaya devam etmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Estetik</span> Sanatla, güzellikle ve tatla ilgilenen felsefe dalı

Estetik, güzel duygu ya da bedii, güzelliği ve güzelliğin insan belleğindeki ve duygularındaki etkilerini konu olarak ele alan felsefe dalıdır.

<span class="mw-page-title-main">Mantinealı Diotima</span>

Mantinealı Diotima, bir Antik Yunan'ın adı veya takma adıdır. Mantinealı Diotima'nın Arkadya'da bir rahibe olduğu varsayılmaktadır. Sokrates'in hocası olduğu bildirilmektedir. Böyle bir kişinin olup olmadığı bir bilmeceye dönüşmüş görünmektedir. Ancak Antik yazarların onun varlığından kuşku duymadıkları söylenebilir. Platon'un Symposium ("Şölen") diyaloğundaki karakter, muhtemelen MÖ. 440 civarında yaşadığı belirtilen gerçek bir tarihi figürdür. Diyalogdaki Sokrates karakteri tarafından aktarılan Eros fikirleri ve doktrini, bugün Platonik aşk olarak bilinen kavramın kökenidir. Platon, bu diyalogda Diotima'nun ağzından, Eros'u anlatır ve onu "güzellik sevgisi" anlamında tanımlayarak aşk'ı yüceltir.

<span class="mw-page-title-main">Batı felsefesi</span>

Batı felsefesi, Antik Yunan'dan başlayıp günümüze kadar gelen Batılı felsefe tarihi anlayışı. Özellikle Avrupa'nın ve batı olarak adlandırılan dünyanın 19. yüzyıl'da felsefe tarihini yazarken kategorize ettikleri düşünce geleneği Batı felsefesi olarak adlandrılır. Platon'dan başlayıp modern zamanlara uzanan belirli bir felsefe yapma tarzı batı felsefesinin ayırıcı özelliği, daha ayrıcalıklı özelliği olarak anlaşılır. Bu eğilim genel bir yaklaşımla "Doğu'da felsefe yoktur" savını ileri sürer. Antik Mısır, Mezopotamya, İran, Çin ve Hint kültürleri tarih olarak çok daha eski olmalarına ve buralarda yaşayan insanların belirli düşünce geleneklerine sahip olmalarına rağmen, Batı felsefesi Antik Yunan dönemiyle birlikte başlatılır ve bunlar dışta bırakılır. Doğu felsefesi, Hint ve Çin felsefeleri dahil olmak üzere çok önceleri başlamıştır, bu gelenekler etkileşimlerle sürekli varlıklarını devam ettirmişlerdir, ancak Batı felsefesi bu gelenekleri felsefe-dışı sayma yönelimindedir. Felsefe tarihi kitapları, genel bir eğilim olarak, MÖ 500'lerden başlayarak bugüne kadar, batı olarak addedilen bölgelerde ve batılı düşürlerce ortaya konulan felsefe yapma geleneği Batı felsefesi olarak görülür.

Erotizm, kelimesi Eski Yunan mitolojisindeki aşk tanrısı Eros'tan türetilmiştir. Geniş anlamda hem farklı iki cinsten bireylerin cinsel yakınlaşmalarındaki hem de tüm insanlar arası dostluk ve sevgi şeklindeki aşkın görünümlerini kapsar. Ama bu sözcük zaman içinde anlam daralmasına uğramıştır. Günümüzde erotik denince akla gelen, cinselliğin fiziksel ve ruhsal boyutu ve cinsel egoları tatmin amacıyla yapılan hareketler, davranışlar, oyunlar, moda sanat gibi sosyal olgulardır. Ve bu kullanımıyla da erotizm kelimesi cinselliğin sınırlarını aşmamaktadır. Erotizm kavramı, pornografiye yakın olmakla beraber, pornografi sınır tanımayışı açısından farklılık arz eder.

<span class="mw-page-title-main">Yeni Platonculuk</span>

Yeni Platonculuk veya Yeni Eflatunculuk ya da Neoplatonizm, Plotinus'un çalışmalarıyla başlayan ve İmparator I. Justinianus'un Platon'un akademisini MS 529'da kapatmasıyla biten Platonik felsefe sürecini tanımlamak için kullanılan modern terim. Platon ve Aristoteles öğretilerini uzlaştırarak oluşturulmuş felsefi akım. Platonizm'in bu türü doğasında mistik veya dini unsurlarla tanımlanmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Aşk</span> aşırı sevgi ve bağlılık duygusu

Aşk, kişilerarası ilişki veya bir başka varlığa duyulan derin sevgidir. Bunun daha derini ise TDK sözlüğüne göre "güçlü sevgi, güçlü aşk" veya aşırı ve güçlü tutku, istek anlamına gelen hem ruhen hem de bedenen aşık olmayı kapsadığı düşünülen "sevda"dır. Bunun umutsuz, güçlü ve insanı hasta edecek derecede saplantılı haline ise "kara sevda" adı verilmektedir. Çeşitli kültürlerde aşk, en yüce erdem veya iyi alışkanlıktan, en derin kişiler arası sevgiden en basit zevke kadar bir dizi güçlü, olumlu duygusal ve zihinsel durumları kapsar. Cinsel veya romantik bir ilişki olursa, partnerlere aşıklar/sevgililer de denir. Bununla birlikte aşk ile ilgili tam bir evrensel tanıma kültürel farklılıklar nedeniyle ulaşılamakta zorlanılmaktadır. En yaygın olarak aşk, güçlü bir çekim ve duygusal bağlanma hissi anlamına gelir.

<span class="mw-page-title-main">Agathon</span>

Agathon, "iyi", "en yüce" anlamlarında kullanılan Yunanca kavram. Özellikle ahlak felsefesinde üzerinde en çok durulan temel kavramlardan biri olan "agathon" bir ülkünün ulaşabileceği en iyi, en yüce aşamayı ifade eder.

Yunanca'da "karşılık, menfaat ya da herhangi bir cinsel dürtü gözetmeyen aşk" anlamına gelen agape, "eros" kavramıyla zıtlık oluşturur. Skolastik felsefede Tanrı için duyulan sevgiyi anlatmada kullanılmıştır. Ahlak felsefesinde erdemin merkezinde "sevgi" olduğu düşüncesini yansıtan "agapizm" buradan gelmektedir.

Poetika, sanat hakkındaki görüşlerini bir bütün içerisinde sunan Aristoteles'in şiir sanatı ile ilgili kuramlarını içeren ve tarihte sanat olayını araştıran ilk eserdir, aynı zamanda estetik tarihi yönünden çok önemli bir eserdir. Estetik kavramı kapsamında; sanatların karşılaştırılmaları ve tragedya'nın üstünlüğünü vurguladığı Poetika, gerçekçiliği ele almasının yanı sıra, yaratıcı düş gücünü de ön plana çıkartmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Lysis</span>

Lysis, Yunan filozof Platon'un gençlik dönemi diyaloglarından biridir. Diyalog dostluk (philia) kavramının doğasını felsefi yönden işlemesi bakımından önemlidir.

<span class="mw-page-title-main">Psihe</span>

Psyche, Yunan mitolojisinde olağanüstü güzelliğiyle tanrıça Afrodit'i kıskandıran, aşk tanrısı Eros ile aşk yaşayan ve dünyaya bir ölümlü olarak gelip sonradan ölümsüzlük kazanan bir kızdır. Birçok eserde, kelebek kanatlı bir kız olarak tasvir edilir.

<span class="mw-page-title-main">Takıntılı aşk</span> Psikolojik durum

Takıntılı aşk veya obsesif sevgi, Psikiyatri tanımında yanlış olduğunun fark edilmesi durumunda bile kaldırılamayan, mantık ve muhakeme ile uzaklaştırılamayan, arzu edilmeyen saplantı halindeki aşk duygusudur. Mükemmelleştirme veya idealleştirme ile takıntı durumu daha da artabilir. Aşık olunan kişi hakkında aşırı miktarda zaman harcama eylemlerinde bulunmayı içerir.

<span class="mw-page-title-main">Aşkın renk çarkı teorisi</span>

İngilizcesi "The colour wheel of love" olan Aşkın renk çarkı teorisi veya Aşkın renk tekerleği teorisi Kanadalı psikolog John Alan Lee tarafından oluşturulan ve aşk için kullanılan çeşitli Latince ve Aşkı tanımlayan Yunanca kelimeleri kullanarak altı aşk stilini tanımlayan, bir kuramdır. İlk olarak ''Colours of Love: An Exploration of the Ways of Loving (1973) adlı kitabında tanıtılmıştır: Lee, geleneksel renk çarkında, üç birincil, üç ikincil ve dokuz üçüncül aşk stilini tanımlayarak anlatmıştır. Üç birincil tip Eros, Ludus ve Storge, üç ikincil tip ise Mania, Pragma ve Agape'dir.

Aşk felsefesi, aşkın doğasını tanımlamaya çalışan sosyal felsefe ve etik alanıdır.