İçeriğe atla

Ermenistan Seferi (630)

Ermenistan Seferi
Göktürk-Sasani Savaşları Üçüncü Göktürk-Sasani Savaşı
Tarih630[1]
Bölge
Sebep Kafkasya'daki Türk ilerleyişi
Sonuç Kesin Göktürk Zaferi
Coğrafi
Değişiklikler
Kafkasya, tamamen Göktürk hakimiyetine geçti
Taraflar
Batı Göktürk Kağanlığı Sasani İmparatorluğu
Bizans İmparatorluğu
Komutanlar ve liderler
Çorpan Tarkan Şahrbaraz
Güçler
3.000[2] 10.000[1]

Ermenistan Seferi, Göktürkler'in Sasani İmparatorluğu'na karşı Kafkasya bölgesinde Çorpan Tarkan tarafından başarıyla gerçekleştirdikleri bir harekâttır.

Savaş Öncesi

Batı Göktürk Kağanlığı'nın kağanı olan Tong Yabgu Kağan, 626-627 yılında oğlu Böri Şad'ı, Roma hükümdarını Sasani saldırılarından koruyup onlara destek olması için gönderdi.[3] Böri Şad komutasındaki Türk ordusu, Albanya bölgesini yakıp yıkmaya başladı.[4] Şad Aras kıyılarına yöneldi ve ırmağın sahilinde bir karargah kurdu.[5] II. Hüsrev, elçi göndererek Böri Şad'a "geri çekilmediği takdirde onu yeryüzünün sonuna dek kovalayacağı" yönünde bir tehdit savurdu. Şah, Göktürkler'in bu sözlerden sonra geri çekileceğini düşündüğü hâlde, hiç beklemediği tonda çok sert bir karşılık gördü:

"Eğer Romalılar'ın hükümdarının topraklarından çekilmezsen, zorla ele geçirdiğin kent ve toprakların tamamını ona terk etmezsen, şimdi elinde bulundurduğun topraklarının ahalisi olan esirlerin tamamını Hristiyan ulusunun ibadet ettiği ve onurlandırdığı Haç'ın parçalarıyla birlikte iade etmezsen, kuzeyin hükümdarı[6] sana der ki: "Sana döneceğim, Asur'un idarecisi, ve ona (Herakleios) karşı işlediğin her bir şeytanlığın iki katını sana ödeteceğim! Kılıcımla topraklarının üzerine çullanacağım, Herakleios'a saldırdığın gibi... Canını bağışlamayacağım, ne de yapacağımı geciktireceğim."[7]

Kalankatlı Moses, bu satırların ardından, Sasani Şahı Hüsrev Perviz'in aldığı nota karşısında ne denli büyük bir buhrana giriştiğini tasvire girişir. Hüsrev, aldığı bu nota karşısında geri adım atarak, gönderdiği yeni mektupta Tong Yabgu'ya "kardeşim"[8] diye hitap etmişti.[9]

Tong Yabgu'nun Kafkasya'ya Saldırması

Ancak hiçbir çaba fayda etmedi ve Tong Yabgu Kağan 627 yılında "hesapsız bir kuvvetle" Albanya'ya girdi ve Derbend'i ele geçirdi.[10] Bundan sonra Türkler Albanya'nın başkenti Partav üzerine yürüdüler. Ancak Tong Yabgu Kağan'ın Derbend'de yaptığı katliam[11] nedeniyle kimse Göktürk ordusuna karşı koymaya cesaret edemedi ve nihayetinde Partav ahalisi olabilecek en hızlı şekilde şehirden kaçmaya başladı.[12] Ancak Partav ahalisinin kenti terk etmesi, onların felaketleriyle yüzleşmelerini daha çabuk hale getirdi. Zira kurtulma ümidiyle kaçarlarken yolları bölgede keşfe çıkmış olduğu anlaşılan bir Göktürk birliği tarafından kesildi. Ahalinin bir kısmı katledilirken bir kısmı da esir alınarak karargâha götürüldü.[13] Göktürkler Albanya'yı ilhak ettikten sonra Tiflis'i kuşatarak halkı katlettiler[14] ve bölgenin en önemli merkezlerini ele geçirmiş durumda olup Sasanilere büyük bir üstünlük sağladılar.

Çorpan Tarkan'ın Ermenistan Seferi

628 yılında Romalılarla Sasaniler arasındaki savaş bitmişti, Böri Şad savaştan sonra Ermenistan'ın Konstantinopolis idaresine bırakılmış olmasına[15] hiç aldırmadan, Çorpan Tarkan adlı "cesur ve kanasusamış"[16] bir komutanını üç bin kişilik bir kuvvetle[2] Ermenistan'a gönderdi. Şahrbaraz ise yanına 10.000 kişilik bir birlik[1] alarak Çorpan Tarkan üzerine taarruza geçti. Çorpan Tarkan bu orduyu gördüğünde kaçıyormuş gibi yaptı, Şahrbaraz ise onu kovaladı ancak muharebe, Çorpan Tarkan'ın geriye dönerek Şahrbaraz ordusunu kıskaca almasıyla[1] sona erdi. "O zaman belinde kılıcı olan subaylar ve askerler, hükümdarın tahtının da, başkumandanın gücünün de kendileri için bir fayda etmediğini anladılar."[17]

Kaynakça

  1. ^ a b c d Lev Gumilëv, Eski Türkler, 8. Baskı, çev. Ahsen Batur, Selenge Yayınları, s. 254
  2. ^ a b The History of the Caucasian Albanians, s. 104
  3. ^ M. Biro, Georgian Sources on the Caucasian Campaign of Heracleios, p.128
  4. ^ The History of the Caucasian Albanians, s.88.
  5. ^ Altay Tayfun Özcan, Hazar Kağanlığı ve Etrafındaki Dünya, ISBN 978-975-7635-00-6, s. 41
  6. ^ Tong Yabgu Kağan.
  7. ^ The History of the Caucasian Albanians, s. 88
  8. ^ İstemi Kağan'ın kızı, Sasani Şah'ı Hüsrev'in annesiydi. Bkz: El-Belazuri, Fütûhu'l-Büldân, s. 280
  9. ^ Bu mektuplaşmaların tamamı için: Moses Kaghankatvatsi, The History of the Caucasian Albanians, ss. 82-88
  10. ^ The History of the Caucasian Albanians, s. 83
  11. ^ The History of the Caucasian Albanians, ss. 83-84
  12. ^ The History of the Caucasian Albanians, s. 84
  13. ^ The History of the Caucasian Albanians, p. 84
  14. ^ The History of the Caucasian Albanians, ss. 94-95
  15. ^ G. Ostrogorsky, Bizans İmparatorluğu Tarihi, s. 96
  16. ^ P. B. Golden, Hazar Çalışmaları, s. 202.
  17. ^ Movses Kaghankatvatsi, İstoriya Agvan, s. 134

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Göktürk Kağanlığı</span> Türk adını kullanan ilk Türk devleti

Göktürk Kağanlığı, asıl ismiyle Türk Kağanlığı Göktürkler tarafından kurulmuş ve 552-744 yılları arasında Orta ve İç Asya'da hükümdarlık sürdürmüş bir Türk imparatorluğudur ve bozkırların ilk model devletidir. Asya Hun İmparatorluğu'ndan sonra 2. Büyük Devlet lakabını almıştır.

<span class="mw-page-title-main">Batı Göktürk Kağanlığı</span> Göktürk devletinin ikiye ayrılmasıyla kurulmuş bir Türk devleti

Batı Göktürk Kağanlığı, Göktürk Kağanlığı'nın 582 yılında ikiye ayrılmasıyla bu ülkenin batısında Tardu tarafından kurulan tarihi Türk devletidir. 582-659 yılları arası varlığını sürdürmüştür.

<span class="mw-page-title-main">II. Hüsrev</span> 590–628 yılları arasındaki Pers Sasani şahı

II. Hüsrev, ayrıca Hüsrev Perviz, bir yıl kesinti hariç 590'dan 628'e kadar hüküm süren İran'ın son büyük Sasani kralı (şah) olarak kabul edilir.

Toharistan Yabguluğu, Belh ile Badahşan arasında yer alan Toharistan'da Batı Göktürk yabguları tarafından yönetilmiş Türk hükümdarlığı.

Tong Yabgu Kağan, 618 ve 630 yılları arasında Batı Göktürk Kağanlığı'nı yöneten kağan. Tong adının, Eski Türkçe'den günümüz Türkçesine "kaplan" şeklinde çevrildiği düşünülmektedir. Bu konuya dair diğer yorumlar ise "yeterlilik" ve "tamlık" anlamına geldiğidir. Ayrıca kelimenin; ilk Türkçe döneminde kullanılan "dolu, içi boş olmayan" anlamlarına gelen; "toñ (tong)" sözcüğünden geldiği de düşünülebilir. Bu kelimenin bir başka anlamı da "son"dur.

Üçüncü Göktürk-Sasani Savaşı, Batı Göktürk Kağanlığı ve Sasaniler arasında gerçekleşen üçüncü ve son savaş. Önceki iki savaşın aksine Orta Asya'da değil Güney Kafkasya'da gerçekleşmiştir. Bu savaş, son Bizans-Sasani savaşının etkilerine karşı oldu ve gelecek yüzyıllarda Orta Doğu'daki güç dengelerini etkiledi.

İşad, eski Türklerdeki yüksek rütbeli komutanları tanımlamak için kullanılan terimdir. Bu kavram ayrıca Araplar tarafından Hazar Türklerinin komutanlarını tanımlamak için Kağan Beg biçiminde kullanılmıştır. Bu unvana en çok, eski Türk yazıtlarında ve Bugut Yazıtı'nda rastlanmaktadır. Unvanın Türklerdeki bilinen ilk kullanıcısı Göktürklerin kurucusu Bumin Kağan'ın babası Bilge Şad'dır.

Türk Şad 6. yüzyılda kardeşi Tarduş Kağan tarafından İdil havzasına şad olarak gönderilen Türk devlet adamı ve tigin. Göktürklerin Avrupa'ya doğru genişlemesinde önemli roller üstlendiği için; Avrupalı ve Kafkas toplulukları tarafından Türkşad, Türksanf, Ta'n han, Turhantos, Turhat, Tamgan gibi adlarla tanınmıştır. Edward Gibbon, Türkşad adlandırmasının bir unvan olduğu görüşündedir.

Bağa Şad, 7. yüzyılda yaşayan bir Batı Göktürk Kağanlığı şadıdır. Bağa Şad, Batı Göktürk kağanı Tong Yabgu Kağan'nın akrabası ve kendisine bağlı bir generalidir. Bağa Şad, Böri Şad'ın babası olduğu için; Hazar Türklerini yöneten yabgu olduğu düşünülmüştür.

<span class="mw-page-title-main">Tang'ın Batı Türklerine seferi</span>

Tang'ın Batı Türklerine Seferi, Çin kaynaklarında Batı Tujue olarak bilinen Batı Göktürk Kağanlığı topraklarına 7. yüzyılda Tang Hanedanı tarafından düzenlenen seferdir. Tang Hanedanlığı, henüz sefere karar kılmadan önce; Doğu ve Batı Göktürk devletleri arasındaki rekabetten yararlanarak; bu iki devletin gücünü ciddi şekilde zayıflatmıştır. İmparator Taizong, Çin ordusunu Göktürklerin batı kanadında bulunan topraklar olan; 640'ta Karahoca, 644'te Karaşehir ve 648'de Kuçar'a sevk etmiştir.

Buhara Muharebesi, Göktürk-Sasani ittifakı ile Ak Hun İmparatorluğu arasında gerçekleşmiş bir savaştır. Savaş sonunda Ak Hun İmparatorluğu yıkılmış ve toprakları, Ceyhun Nehri sınır olmak üzere Göktürkler ile Sasaniler arasında paylaşılmıştır.

Tang'ın Batı Göktürk Kağanlığı'nı ele geçirmesi veya Çincede bilinen adıyla Batı Tujue'nin fethi, Tang Hanedanlığı generallerinden Su Dingfang komutasındaki Çin ordusunun Batı Göktürk Kağanı İl-Kullıg İşbara Kağan üzerine yürüdüğü askerî sefere verilen addır. Tang'ın Batı Türklerine seferleri, Batı Türklerinin Tarım Havzası'ndaki müttefiki olan Karahoca'nın 640'ta Tang ordusu tarafından işgaliyle başlamıştır. Tang Hanedanlığı himayesini kabul eden birçok vaha devletçiği, Tang'ın askerî emellerinden kuşkuya düşerek, 7. yüzyılın ikinci çeyreğinden itibaren Tang yerine Batı Göktürk Kağanlığı'na bağlılığını bildirmiştir. Karahoca'dan sonra Orta Asya'daki yayılmacı siyasetini sürdüren Tang Çini, 644'te Karaşehir Seferi ile Karaşehir Krallığı'na, 648'de ise Kuçar Seferi ile Kuçar Krallığı'nı topraklarına katmıştır. Su Dingfang komutasında Batı Göktürklerin üzerine gönderilen ana ordu; Dingfang tarafından Türk kökenli komutanlar Böri Şad ve Bağa Şad yönetiminde iki kol orduya ayrılmıştır. Ayrıca, Tang ordusu; Sir-Tarduşlara karşı Uygurların başlattığı isyana Tang'ın destek vermesinin ardından kendisiyle müttefik olan Uygurların atlı birliklerini de takviye olarak Büyük Tang Ordusu'na kabul etmiştir. Tang ordusu ile İşbara Kullug arasında yapılan İrtiş Nehri Savaşı'nı kaybeden Batı Göktürkler; bölgedeki egemenliklerini de kaybetmişlerdir.

Bilge İşbara Tamgan Tarkan ya da Taçam Bey, İkinci Göktürk Kağanlığı döneminde yaşamış olan bir Göktürk devlet adamıdır.

Çorpan Tarkan, 7. yüzyıl'da yaşamış Hazar kökenli bir Göktürk komutanıdır. Çorpan Tarkan, Ermeni tarihçi Movses Kagankatvatsi tarafından bir Hazar generali olarak tanıtılmıştır. Tong Yabgu Kağan'ın 627-629 yıllarında Üçüncü Göktürk-Sasani Savaşı'nda Sasaniler'i yenilgiye uğrattığı sıralarda Çorpan Tarkan, Tong Yabgu Kağan'ın yeğeni Böri Şad'ın Kafkasya'daki ordusunda bir komutan olarak bulunmaktaydı. Çorpan Tarkan, Üçüncü Göktürk-Sasani Savaşı sırasında, 629 yılında Sasaniler ile savaşarak Tiflis'i fethetti ve Güney Kafkasya'da Kabale şehrini kurdu. Tiflis'in fethedilmesi ile Göktürkler, Sasaniler'e büyük bir darbe vurmuş ve bu durum Sasaniler'in Anadolu'daki harekâtlarını durdurup ordularını Kafkasya'ya kaydırmalarına neden olmuştur. Daha sonra Çorpan Tarkan, Kafkasya'daki ileri harekâtını sürdürerek 630 yılının nisan ayında Ermenistan'ı işgal edip yerle bir etti. Bu durumdan dolayı Çorpan Tarkan yine Ermeni tarihçi Movses Kagankatvatsi tarafından cesur ve kanasusamış biri olarak tanıtılmıştır. Ardından Çorpan Tarkan Aras Irmağı'na kadar bütün Kuzey Azerbaycan'ı fethetti ve buradaki bazı Ermeni topluluklarını denetim altına aldı. Bu durum üzerine Sasani imparatoru Şahrbaraz tarafından Göktürkler üzerine gönderilen ve çoğunluğu atlı birliklerden oluşan 10,000 kişilik güçlü ve donanımlı Sasani ordusuna, Çorpan Tarkan tuzak kurdu ve Sasani ordusunu imha etti.

<span class="mw-page-title-main">Bizans-Sasani Savaşı (602-628)</span> Bizans İmparatorluğu ve Sasani İmparatorluğu arasında 26 yıl süren savaş

Bizans–Sasani Savaşı (602–628), Bizans İmparatorluğu ile Sasani İmparatorluğu arasındaki savaş serilerinin sonuncusu ve en yıkıcısıdır. Bizans İmparatoru Mauricius'un Sasani kralı II. Hüsrev'e tahtına tekrar kavuşmasına yardım etmesinin ardından, iki güç arasındaki önceki savaş 591'de sona ermişti. 602'de Mauricius, siyasi rakibi Phocas tarafından öldürüldü. Bunun üzerine Hüsrev, Mauricius'un ölümünün intikamını almak için Bizans'a savaş ilan etti. Bu, on yıllar boyu süren bir çatışmaya dönüştü ve serideki en uzun savaş oldu. Genellikle Orta Doğu boyunca savaşılmıştır: Mısır, Levant, Mezopotamya, Kafkasya, Anadolu, Ermenistan, Ege Denizi ve hatta Konstantinopolis'in duvarlarının önünde.

<span class="mw-page-title-main">Ninova Muharebesi (627)</span> Bizans İmparatorluğu ile Sasani İmparatorluğu arasındaki savaş

Ninova Muharebesi, Bizans - Sasani Savaşı (602-628)'nın zirve muharebesidir. 627 yılında, Ninova yakınlarında gerçekleşmiştir. Savaşın sonucunda gelen Bizans zaferi, daha sonra Sasanilerde iç savaşa neden olmuş ve bir süre Roma İmparatorluğu'nu Orta Doğu'daki eski sınırlarına geri getirmiştir. Birkaç yıl içinde Râşidîn Halifeliği, Arabistan'dan çıktı ve imparatorluğu bir kez daha yıkımın eşiğine getirdiğinden, güç ve prestijin yeniden doğuşu sürekli olmadı.

Antakya Muharebesi, Suriye'de Antakya dışında 613 yılında Herakleios komutasındaki bir Bizans ordusu ile Bizans-Sasani Savaşı (602-628) sırasında Sasani ordusu arasında gerçekleşti. Zafer kazanan Persler yakın zamanda elde ettikleri Bizans topraklarında tutunmayı başardılar.

Şahen ya da Şahin II. Hüsrev döneminde (590-628) üst düzey bir Sasani generali (spahbed) idi. Spandiyadh Hanedanı üyesidir.