İçeriğe atla

Erenköy Direnişi

Koordinatlar: 35°8′K 33°28′D / 35.133°K 33.467°D / 35.133; 33.467
Erenköy Direnişi
Tarih5-10 Ağustos 1964
Bölge
Sonuç Dört köy Millî Muhafız Ordusu tarafından ele geçirilse de Erenköy Türk egemenliğinde kaldı.
Erenköy Kıbrıs Harekâtı sonrasında kurulan KKTC'ye bağlandı.[1][2][3]
Taraflar
Türkiye Türk Mukavemet Teşkilatı
Türkiye Türkiye
Kıbrıs Cumhuriyeti Millî Muhafız Ordusu
Komutanlar ve liderler
Türkiye Rıza VuruşkanKıbrıs Cumhuriyeti Yeoryos Grivas
Güçler
745 TMT üyesi (290 yerli, 455 yurt dışından gelen)[4] 2.000 MMO askeri[5][6]
Kayıplar
10 ölü, 23 yaralı[7] 53 ölü, 125 yaralı[8]

Erenköy Direnişi, 1964 yılında Kıbrıs'ın Erenköy (Koççina) bölgesinde Türk Mukavemet Teşkilatına (TMT) mensup Kıbrıs Türkleri ile Millî Muhafız Ordusuna (MMO) mensup Kıbrıs Rumları arasında meydana gelen çatışmalar.

Arka plan

İlk çatışmalar ve silah kaçakçılığı

Erenköy ve çevresindeki köyler dağlık Dillirga bölgesinde yer alır. Halil Sadrazam'ın aktardığına göre, bu bölgede yaşayanlar "adanın eski sahipleri"ydi; geleneksel olarak korsanlardan uzaklarda, karanın içerilerinde yaşamlarını sürdür, hayvancılıkla uğraşırlardı. Bir kısmı Müslümanlığı, bir kısmı Hıristiyanlığı kabul eden bu bölge insanları, Britanya idaresi altında kıyıya indi. Bu dönemde köylere ilk camiler ve kiliseler yapıldı, Rum ve Türk etnik kimlikleri pekişti. Rum köylerinin arasında kalan Erenköy, Bozdağ (Aytotoro), Mansur (Mansura) ve Selçuklu (Selaintapi) köyleri, 1963 yılında 1060 kişi nüfusa ve 13 kilometrekarelik araziye sahipti.[9] Beş kilometrelik bir sahil şeridine sahip Erenköy'ün ana geçim kaynağı balıkçılıktı.[10] Bölgedeki ilk toplumlararası çatışma, 30 Temmuz 1958 günü, EOKA mensuplarının Lefke'deki madendeki işlerinden dönen Kıbrıslı Türklere Erenköy-Gemikonağı yolu üzerinde pusu kurup ateş açmasıyla gerçekleşti. Bu saldırıda, Mehmet Mustafa adında bir kişi öldü, 7 kişi yaralandı.[11]

1958 yılından itibaren Türkiye'den TMT'ye silahlar Erenköy limanı üzerinden sağlanmaya başlandı.[10] İlk silah sevkiyatı, Asaf Elmas, Vehbi Mahmut ve Cevdet Remzi adlı üç genç tarafından gerçekleştirildi. Silah temini planını kendileri geliştiren bu gençler, denize açılmadan Rauf Denktaş'a bu fikri sordular; Denktaş'tan "Nasıl bilirlersa öyle yapsınlar!" cevabını aldılar. 12 Ağustos 1958'de yola çıktılar, 13 Ağustos'ta Türkiye'ye vardılar ve tutuklandılar, 14 Ağustos'ta Adana'ya götürülüp sorgulandılar. Bu dönemde Türkiye'deki TMT lideri Albay Rıza Vuruşkan, silah sevkiyatının başlayabilmesi için Kıbrıs'ta silah alacak "bereket hücreleri"nin kurulmasını planlamaktaydı. Bu üç genç ilk bereket hücresini oluşturdu; 16 Ağustos'ta Kıbrıs'a getirdikleri silahlar TMT yetkililerine teslim edildi ve böylece Erenköy üzerinden düzenli olarak mühimmat nakli başladı. Silah kaçakçısı veya yapılan sefer sayısı konusunda farklı veriler mevcut olsa da, Halil Sadrazam "gerçekten ciddi" miktarda silah transferi yapıldığı ve bunların gizli yollarla adanın farklı bölgelerine gönderildiği sonucuna varmıştır.[12]

21 Aralık 1963 günü patlak veren Kanlı Noel olaylarında bölgede büyük çaplı çatışma veya göç yaşanmadı; bununla beraber bölgedeki Türk köylerine gelen yollarla Türk köyleriyle çevrelenmiş Mosfileri Rum köyüne gelen yollar kapandı. Bölgede erzak sıkıntısı baş gösterdi. O güne dek gizlenmiş Türk Mukavemet Teşkilatı üyeleri açığa çıktı, gömülmüş silahlar çıkarıldı; ancak bunlar etkili bir savunma için yeterli değildi.[13] İlk çatışma 26 Ocak 1964 günü, Paşiammo köyü üzerinden batıdan Erenköy'e yaklaşan on kişilik Rum grubun Dikili Taş mevkisindeki nöbetçi kulübesine ve köy kahvehanesine ateş açmasıyla gerçekleşti; ateşe Türkler karşılık verdi. 5 Şubat günü yine benzer bir çatışma yaşandı. Oluşan gerginlik üzerine Mansur köyüne "küçük" bir İngiliz birliği yerleşti; bunun yerine sonraları Birleşmiş Milletler Barış Gücünün İsveçli askerleri geldi. Bunun üzerine yollardan geçiş başladı. TMT tarafından 9 Şubat'ta Anamur'a yollanan ve 13 Şubat gecesi dönen bir sandalla silah ve cephanelik ikmali yapıldı.[14]

1964 yılının bahar aylarında, Rum kontrolündeki Kıbrıs Cumhuriyeti hükûmeti alınan istihbarat raporları ve yapılan keşiflerden dolayı bölgenin silah kaçakçılığı için kullanıldığından şüphelenmeye başladı.[15]

Öğrencilerin Erenköy'e çıkması

1963 yılının aralık ayında Türkiye'de eğitim gören yaklaşık 700 Kıbrıslı Türk öğrenci vardı, bunların üçte ikisi erkekti. Öğrenci cemiyetlerinde örgütlenenler çeşitli eylemlerle Türkiye'nin kendilerine Kıbrıs'a yollamalarını istemeye başladılar, bu girişime İngiltere'deki Kıbrıslı Türk öğrencilerden de destek verenler oldu. Öğrenci liderleriyle görüşen İsmet İnönü ilk başta "milletin kaymak tabakasının yok edilmemesi gerektiği" gerekçesiyle bu isteğe karşı çıktı; ancak sonradan öğrencilerin Kıbrıs'a çıkarılmasına karar verildi. Öğrenciler yollanmadan genelde 15, ancak bazen 3-4 gün kadar kısa bir eğitimden geçirildi.[16]

Makarios yönteminin saldırıya karar vermesi

Erenköy'den silah ve özellikle Türk subaylar olmak üzere personelin adaya çıkması, 1964 yılında Rum tarafının bilgisi dâhilindeydi ve takip ediliyordu. 27 Mayıs 1964'te, Türkler adına çalışan ve Erenköy bölgesinden silah nakliyatı yapan İngiliz Binbaşı Keith Marley, Rum güçleri tarafından yakalandı. Marley itirafında beş sefer silah taşıdığını ve başka meslektaşlarının da para karşılığı Türkler adına silah nakliyatı yaptığını ifade etti. Buna ek olarak, bölgede grup komutanı olarak görev yapan Aka Bey'in yazdığı ve bölgedeki Türk güçlerinin kuvvetini abartılı olarak aktaran bir mektup, gayriihtiyari olarak Rumların eline geçti. Mektupta "Arılarımız sabırsızlık içindedir. Bir hücum yapılsa, üç günde Lefke ile birleşebiliriz. Bu husustaki emirlerinizi bekliyoruz. Mevzilerimiz aşılmaz birer kaledir. Moralimiz tamdır." ifadeleri yer aldı. Aka Bey daha sonra mektubu "Rumların moralini bozmak" üzere yazdığını iddia etse de Marley'in yakalanması ve mektubun ele geçirilmesi bölgedeki mücahitlerin moralini bozdu. Bu bulguların da ortaya çıkmasıyla birlikte, Rum tarafı için Kıbrıslı Türkleri yenilgiye uğratabilme adına Erenköy bölgesinin ele geçirilmesinin önemi arttı. Yunan hükûmeti çatışmaların başlamamasını tercih etse de, 16 Temmuz 1964 tarihli bir toplantıda Makarios bölgenin Türk mevzilerinden temizlenmesi emrini verdi.[17]

Çatışmalar

5 Ağustos 1964'te MMO ilk olarak Pirgo istikametinden (doğudan) gelen dağ yolu kullanılarak Selçuklu ve Alevkaya bölgesindeki (güneydeki) tepelerin arkalarına yığınak yapmaya başladı. Saat 15.00'te Baf kasabasındaki Türk bölgesinin suyunun kesildiği ve etrafının çevrelendiği, oraya herhangi bir saldırı olması hâlinde Mosfileri ve Piyenya köylerine saldırılmasının isteneceği TMT merkezinden bildirildi. 15.30'da Mansur ve Bozdağ tarafında, yani batıda, MMO mevzilerinden TMT mevzilerine makineli tüfek, roketatar ve havanla, sonra da geri tepmesiz toplarla ateş açıldı. TMT mensupları bu saldırıyla şaşkınlığa uğrasa da havan ve roketatar ateşiyle karşılık verdi. Çatışmalar yaşandığı üç tepeden ikisinde kesildi; ancak Mosfileri köyüne hakimiyeti sebebiyle Mali tepesine makineli tüfek ateşi devam etti. Geceleyin çatışma sadece taciz ateşinden ibaret olacak seviyeye indi. Bu sırada, Selçuklu yakınlarında, bölgeye hakim olan ve Barış Gücü askerleri tarafından gözlem amacıyla kullanılan Agoni Tepesi, İsveçli askerlerin çekilmesi üzerine MMO'nun eline geçti. Bu tepe, TMT'cilerin elindeki Yüksektepe'ye (Blago Tepesi) birkaç yüz metre mesafede bulunup rakım farkı dolayısıyla hâkim pozisyonda yer almaktaydı. Bu gelişmeler yaşanırken, Grivas Acheson Planı hakkında bilgi almak için Atina'da bulunmaktaydı ve MMO'nun komutanlığını vekâleten Elias Prokos yürütmekteydi. Prokos, bazı birliklerin bölgeye intikal etmesi yönünde emir verdi.[18]

6 Ağustos sabahı, Agoni Tepesi'ne yerleşen Rum askerlerinden bazıları Türk mevzileri önündeki vadiye doğru inmeye çalıştı. Saat 04.45'te bunun Türk gözcüleri tarafından görülmesi üzerine karşılıklı ateş başladı, bu ilk anda Rum askerlerinden ikisinin ölümü ve birinin yaralanmasıyla sonuçlandı. Saat 06.00'da MMO tarafından tüfek atışları sonlandırıldı ve top, havan ve roketatar ile ateşe başlandı. Bu sırada, Agoni Tepesi'nin işgaline cevaben, TMT tarafından Yüksektepe'nin batısında bulunan ve Rum askerinin bulunmadığını düşünülen Sarıtepe'nin ele geçirilmesi kararlaştırıldı; ancak bu karar Grup Komutanlığı ile koordinasyon içerisinde verilmedi. Bunun yapılması için, Alevkaya yakınlarındaki Bayraktepe'den bir grup TMT'ci, Petek Beyi'yle birlikte doğuya, Sarıtepe'ye doğru yola çıktı; bir grup mücahit ise Bayraktepe eteklerinde, ilerleyen grubun çatışmaya girmesi ihtimaline karşı bekledi. Sarıtepe'ye yaklaşmakta olan grup, beklemedikleri bir anda MMO birliklerinden yoğun bir ateş altında kaldı. MMO bu sırada havadan gözetleme yapan uçak ve helikopterler sayesinde isabetli bir şekilde tepeleri bombalamaya başladı.[19]

Çevredeki diğer dört Türk köyünün sakinleri Erenköy'e sığındı. 8 Ağustos günü Rumlar taarruza geçti. 16:15'te iki Türk uçağı uyarı uçuşu yaptı. Rumlar buna rağmen ilerlemeye, Türkler ise direnmeye devam etti. 9 Ağustos günü 64 Türk uçağının müdahalesiyle çatışmalar son buldu ve Rumlar geri çekildi. 10 Ağustos günü ise ateşkes imzalandı.

Günümüzde Erenköy, bir eksklav halinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne bağlı olup, 8 Ağustos Erenköy Direnişi Günü olarak anılmaktadır.

Güney Lefkoşa'da yer alan Ömerge Sokak'a 1964 yılında olaylara ithafen "Dillirga Meydanı" adı verildi. Milliyetçi Kıbrıs Rum anlatısında Erenköy Direnişi "Türk barbarlığının temsili" olarak görülür.[20]

Ayrıca bakınız

Kaynakça

Özel
  1. ^ "Arşivlenmiş kopya" (PDF). 20 Şubat 2015 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 20 Şubat 2015. 
  2. ^ "Arşivlenmiş kopya". 20 Şubat 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 20 Şubat 2015. 
  3. ^ "Arşivlenmiş kopya". 20 Şubat 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 20 Şubat 2015. 
  4. ^ Sadrazam 2013, s. 704.
  5. ^ Oberling 1982, s. 117.
  6. ^ Christou, Jean (9 Ağustos 2017). "What happened at Tylliria in August 1964" (İngilizce). Cyprus Mail. 26 Eylül 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 26 Eylül 2017. 
  7. ^ Sadrazam 2013, s. 702.
  8. ^ Oberling 1982, s. 120.
  9. ^ Sadrazam 2013.
  10. ^ a b Emircan 2010.
  11. ^ Sadrazam 2013, s. 573.
  12. ^ Sadrazam 2013, ss. 575-8.
  13. ^ Sadrazam 2013, ss. 582-4.
  14. ^ Sadrazam 2013, s. 587.
  15. ^ Bryant 2012, s. 169.
  16. ^ Sadrazam 2013, ss. 589-591.
  17. ^ Kızılyürek 2016, ss. 348-349.
  18. ^ Sadrazam 2013, ss. 640-2.
  19. ^ Sadrazam 2013, s. 643.
  20. ^ Floridou, Sevina (1998). "Seeing Beyond the Walls: Maps Power and Ideology in Nicosia". Journal of Mediterranean Studies. Cilt 8. Malta Üniversitesi. s. 261. 
Genel
  • Bryant, Rebecca (2012), "The Fractures of a Struggle", Bryant, Rebecca; Papadakis, Yiannis (Ed.), Cyprus and the Politics of Memory: History, Community and Conflict (İngilizce), I.B.Tauris, ISBN 9781780761077 
  • Emircan, Mehmet Salih (2010), Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde Tören, Bayram ve Anma Günleri (2. bas.), Kıbrıs Türk Mücahitler Derneği Yayınları, ss. 106-109 
  • Kızılyürek, Niyazi (2016). Bir Hınç ve Şiddet Tarihi: Kıbrıs'ta Statü Kavgası ve Etnik Çatışma. İstanbul: İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları. 
  • Oberling, Pierre (1982), The Road to Bellapais: The Turkish Cypriot Exodus to Northern Cyprus (İngilizce), Social Science Monographs 
  • Sadrazam, Halil (2013), Kıbrıs'ın Savaş Tarihi II: Erenköy Çatışmalarından Yunan Darbesine, Lefkoşa: Söylem Yayınları 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Rauf Denktaş</span> Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin ilk cumhurbaşkanı

Rauf Raif Denktaş, Kıbrıs Türkü siyasetçi ve yazardır. Denktaş, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanıdır. 1983'ten 2005'e kadar toplamda 21 yıl 5 ay 9 gün cumhurbaşkanlığı yapmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Kıbrıs Harekâtı</span> Türkiyenin 1974te Kıbrısa düzenlediği askerî harekât

Kıbrıs Harekâtı, 20 Temmuz 1974'te Başbakan Bülent Ecevit’in emriyle Türk Silahlı Kuvvetlerinin Kıbrıs'ta başlattığı askerî harekât. Harekâtın ilk ayağı Yunanistan Hükûmetinin desteğiyle yapılan 15 Temmuz 1974 darbesinin ardından düzenlendi. 14 Ağustos günü başlatılan ikinci harekâtla -Kuzey Lefkoşa da dâhil olmak üzere- adanın yüzde 37'sinin Türk kontrolüne geçmesiyle sonuçlandı. 140 bin ila 200 bin Rum, adanın kuzeyinden; 42 bin ila 65 bin Türk, adanın güneyinden göçmen oldu.

Nikos Sampson, EOKA-B isimli örgütün komutanıdır. Karpaz'ın Vasili (Gelincik) köyünde doğmuştur.

Çatalköy, Kıbrıs'ta bir kasaba. De jure olarak Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Girne kazasında yer alan bir köy, de facto olarak ise Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Girne ilçesinde yer alan bir belediyedir. Belediye sınırlarına Arapköy ve Esentepe de dahildir. Çatalköy kasabasının nüfusu 2011 itibarıyla 5.110'dur.

<span class="mw-page-title-main">Türk Mukavemet Teşkilatı</span> EOKA örgütüne karşı mücadele etmek için kurulan silahlı örgüt

Türk Mukavemet Teşkilatı ya da Türk Direniş Örgütü, Kıbrıs Türk toplumunun taksim hedefini gerçekleştirmek için faaliyet gösteren silahlı örgüttür. Kıbrıslı Rumların EOKA örgütüne karşı faaliyet göstermek üzere 1957'de kurulan TMT, 1958'de fiilî olarak faaliyet göstermeye başladı. Daha sonraları Millî Muhafız Ordusu, Akritas örgütü ve EOKA-B ile mücadele etti. 1 Ağustos 1976 tarihinde Kıbrıs Türk Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı'na dönüştürüldü. Üyelerine "mücahit" denmekteydi. Kıbrıs Harekâtı'nın başladığı 20 Temmuz 1974 tarihinde TMT üyesi 17.151 mücahit bulunuyordu.

<span class="mw-page-title-main">Erenköy, Kıbrıs</span> Kuzey Kıbrısta balıkçı köyü

Erenköy veya Koççina, Kıbrıs adasında, sivil nüfusa sahip olmayan bir köydür. De jure olarak Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Lefkoşa kazasına, de facto olarak ise Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde Lefke ilçesine bağlıdır. Dillirga yöresinin köylerindendir. Erenköy ile Kuzey Kıbrıs'ın kalanı arasında kara bağlantısı bulunmamaktadır ve köy Birleşmiş Milletler kontrolündeki Ara Bölge ile çevrilidir.

Kanlı Noel, 20 Aralık 1963'ü 21 Aralık'a bağlayan gece Kıbrıs adasında Kıbrıs Rumları'nın Kıbrıs Türkleri'ne karşı başlattığı çatışmalardır. Saldırılar Akritas Planı doğrultusunda gerçekleşti ve Türklerin adadan silinmesi hedeflendi. Olaylarda toplam 364 Kıbrıs Türk'ü ile 174 Kıbrıs Rum'u ölmüştür. 1963-64 yıllarındaki çatışmalar, çeşitli aralıklarla 10 Ağustos 1964 tarihine kadar devam etse de "Kanlı Noel" adıyla tasvir edilen ilk çatışmalar; 27 Aralık 1963 tarihinde imzalanan ateşkes ve 30 Aralık 1963 tarihinde imzalanan Yeşil Hat Anlaşması'yla sonuçlandı.

<span class="mw-page-title-main">Taşköy, Lefke</span>

Taşköy veya Petre, fiilen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Lefke ilçesinde, hukuken Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Lefkoşa kazasında bulunan bir köydür. Geçmişte Rum ve Türk nüfusu barındıran bir köy olan Taşköy, günümüzde terk edilmiştir. Köy, Birleşmiş Milletler'in kontrolündeki Yeşil Hat'ın hemen kuzeyinde bulunur. Köyün kendisi askeri bölge olup Çamlıköy, Doğancı ve Taşpınar'dan olan üç girişi de kapalıdır. Tarlaları sulak olan köyün kuzeydeki arazileri zeytinliktir.

<span class="mw-page-title-main">Cengizköy</span>

Cengizköy veya Peristeronari, fiilen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Lefke ilçesinde, hukuken Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Lefkoşa kazasında bulunan bir köydür. 2006 yılı itibarı ile toplam nüfusu 180'dir. Lefke belediyesine bağlıdır ve kente yakındır. 1964 yılı Erenköy Direnişi için Türkiye'den gönderilen ve sonrasında esir düşüp işkence görerek hayatını kaybeden Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel'in uçağının düştüğü bölge olup 1974 sonrasında Topel'in adı köye verilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">İnönü, Mağusa</span>

Inönü veya Sinde, Kıbrıs'ta köy. Mesarya Ovası'nda bulunan köy, fiilî olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Gazimağusa ilçesine bağlı bir belediye statüsündedir.

<span class="mw-page-title-main">Ahmet Muzaffer Gürkan ve Ayhan Hikmet cinayetleri</span>

Kıbrıs'ta yayımlanan Cumhuriyet gazetesini çıkaran, Kıbrıs Türk Halk Partisinin kurucuları olan Ahmet Muzaffer Gürkan ve Ayhan Hikmet, 23 Nisan 1962'yi 24 Nisan'a bağlayan gece faili meçhul cinayetlere kurban gittiler. İki gazeteci de evlerinde öldürüldü, Hikmet'in cinayeti yatağında, karısının gözü önünde gerçekleşti. Bu cinayetler, Cumhuriyet gazetesinin 23 Nisan 1962 tarihli nüshasında, Bayraktar Camii'nin bombalanması olayıyla ilgili açıklamaların yapılmasının hemen sonrasında yaşandı.

Naci Talat Usar, Kıbrıslı Türk siyasetçi.

Süleyman Uluçamgil, tam adıyla Süleyman Ali Uluçamgil, Kıbrıs Türkü şairdir.

<span class="mw-page-title-main">Mansur, Lefkoşa</span>

Mansur Kıbrıs'ta Yeşil Hat içerisinde bulunan bir köydür. Mansur Dillirga bölgesinde bulunup, Erenköy'ün doğusunda, Aşağı Pirgo'nun batısında ve Bozdağ ve Mosfili'nin kuzeyinde yer almaktadır. 1960 yılında köy, 127'si Kıbrıslı Türk ve 20'si Kıbrıslı Rum olmak üzere toplam 147 kişilik bir nüfusa sahipti.

<span class="mw-page-title-main">Bozdağ, Lefkoşa</span>

Bozdağ veya Aytotoro Aşağı Pirgo'nun batısında, Kıbrıs'ın Lefkoşa kazasında bulunan bir köydür. 1960 yılında, tamamı Kıbrıslı Türk olmak üzere 232 kişilik bir nüfusa sahipti.

<span class="mw-page-title-main">Selçuklu, Lefkoşa</span> Terk edilmiş köy

Selçuklu Erenköy yakınlarında, Kıbrıs'ın Lefkoşa kazasında Kıbrıs Cumhuriyeti tarafından kontrol edilen bölgede bulunan terk edilmiş bir köy. 1960 yılında, tamamı Kıbrıslı Türk olmak üzere 66 kişilik bir nüfusa sahipti.

<span class="mw-page-title-main">Kıbrıs Türk milliyetçiliği</span>

Kıbrıs Türk milliyetçiliği, Kıbrıs'ta Rumlar'ın domine ettiği Kıbrıs Cumhuriyeti'nden ayrı bir ülke kurmayı hedefleyen bir tür etnik milliyetçiliktir. Adanın iki entite arasında bölüşülmesi fikrine taksim denmektedir. Kıbrıs Türk milliyetçilerinin bir özelliği de Türkiye Cumhuriyeti'ne bağlı olmayan bir ülkede yaşamayı istemeleridir.

<span class="mw-page-title-main">Kıbrıs Türk yerleşim bölgeleri</span>

Kıbrıs Türk yerleşim bölgelerinde, 1963-64 yıllarındaki toplumlar arası şiddet olayları ile 1974 yılında Türkiye'nin Kıbrıs'a barış harekatı sırasında Kıbrıslı Türkler yaşamıştır.

<span class="mw-page-title-main">Yeşilköy, Kıbrıs</span>

Yeşilköy, hukuken Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Mağusa kazasının, fiilen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin İskele ilçesine bağlı Erenköy-Karpaz belediyesine bağlı bir köydür. Köy, Karpaz Yarımadası'nda yer almaktadır. Köyün nüfusu 2011 yılı itibarı ile 799'dur.

Ahmet Sadi Erkut, Kıbrıslı Türk gazeteci, yazar, sendikacı ve politikacı.