İçeriğe atla

Epidermis (zooloji)

Zoolojide epidermis süngerlerden daha karmaşık olan Eumetazoa hayvanların gövdesini kaplayan epitel (hücre tabakası) için kullanılan terimdir.[1][2] Eumetazoalarda gastrodermis adı verilen benzer bir epitel ile kaplı olan ve ağızda epidermis ile sınır oluşturan bir boşluk bulunur.[2]

Süngerlerin epitelleri yoktur dolayısıyla da epidermis ve gastrodermisleri de yoktur.[2] Daha karmaşık omurgasızların epidermisi bir tabaka daha kalındır ve hücresel olmayan bir ölü deri tabakasıyla korunur. Daha gelişmiş omurgalıların ise epidermisleri birkaç tabakadan oluşur ve dış katmanları keratin ile güçlendirilmiştir.[3]

Notlar

  1. ^ Ruppert, E.E., Fox, R.S., and Barnes, R.D. (2004). "Introduction to Metazoa". Invertebrate Zoology (7 bas.). Brooks / Cole. ss. 59-60. ISBN 0-03-025982-7. 
  2. ^ a b c Ruppert, E.E., Fox, R.S., and Barnes, R.D. (2004). "Introduction to Eumetazoa". Invertebrate Zoology (7 bas.). Brooks / Cole. ss. 99-103. ISBN 0-03-025982-7. 
  3. ^ Spearman, R.I.C (1973). "Function Adaptation in the Invertebrate Integument:". The integument: a textbook of skin biology. Biological structure and function. 3. CUP Archive. ss. 15-17. ISBN 0-521-20048-2. 11 Kasım 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Haziran 2014. 

İlgili Araştırma Makaleleri

Gastrointestinal kanal sindirim sisteminin ağızdan anüse kadar uzanan bölümüdür. Bu kanal insanlarda ve diğer hayvanlarda yemek borusu, mide ve bağırsaklar gibi sindirim sisteminin ana organlarını içerir. Önce ağızdan alınan besinler sindirilir. Sonra besin maddeleri ve enerji emilir. En son ise dışkı anüs yoluyla dışkı olarak atılır. Gastrointestinal terimi, "mide ve bağırsaklarla ilgili veya bunlara ait" anlamında kullanılır.

<span class="mw-page-title-main">İskelet</span> vücudun destek yapısını oluşturan kısmı

İskelet, çoğu hayvanın vücudunu destekleyen yapısal çerçevedir. Farklı iskelet türleri vardır: bir organizmanın vücut şekline yapısal destek sağlayan sert bir dış kabuk olan dış iskelet; organların ve yumuşak dokuların bağlı olduğu iç sert bir çerçeve olan iç iskelet; ve vücut sıvılarının basıncı ile desteklenen esnek bir iç yapı olan hidroskelet.

<span class="mw-page-title-main">Süngerler</span> gerçek dokulardan yoksun hayvan şubesi

Süngerler [Porifera; Latince, porus (delik) ve ferre (taşımak)], omurgasız hayvanlar şubesi. Eumetazoa'nın kardeş grubudur. Su diplerinde kayalara, hayvan kabuklarına veya zemine yapışarak yaşar. Süngerler suyu içine alıp filtre eder, böylece suyu temizler ve filtreledikleri suda bulunan mikroorganizmalar ile beslenir. Gelişmiş sistemleri yoktur. Dolaşım sisteminin görevini vücut içinde bulunan delikler arasından geçen su akıntıları ile gerçekleşir. Sindirim vücut arasından dolaşan küçük parçacıkları her hücrenin kendi yakalaması ile olur. Boşaltımda bu aradan geçen akıntıda her hücrenin çevreye salgıladığı atıklar vasıtasıyla olur. Kısacası tek başına hayatta kalabilecek ökaryot hücrelerin belli bir simetriyle yığın oluşturması olarak özetlenebilir. Yani kısaca özelleşmiş bir organ sistemi yoktur ama her hücresinde sistemlerin işlevini basit bir şekilde yapacak durumdadır.

<span class="mw-page-title-main">Knidliler</span>

Knidliler, Sölenterler veya Haşlamlılar (Cnidaria) ( ), hem tatlı su hem de deniz ortamlarında bulunan 11.000'den fazla tür içeren Animalia krallığı altındaki bir filumdur, Genelde biyoloji konularında Porifera şubesinden sonra bahsedilen şubedir.

Biyolojide sinyal transdüksiyonu bir hücrenin bir cins sinyal veya uyarıyı başka birine dönüştürme sürecidir. Çoğu zaman bu, hücre içinde enzimlerin yürüttüğü biyokimyasal reaksiyonlarla gerçekleşir, bunlar birbirine ikincil habercilerle bağlanıp bir "ikincil haberci yolu" oluştururlar. Bu süreçler genelde hızlı olur, iyon akıları durumunda milisaniyeler mertebesinde, protein ve lipit aracılıklı kinaz çağlayanı (cascade) durumunda dakikalar mertebesinde sürer. Çoğu sinyal transdüksiyonu işleminde sinyal ilk uyarandan ileri doğru yayıldıkça bu olaylara katılan protein ve diğer moleküllerin sayısı da artar ve böylece küçük bir sinyal büyük bir tepki doğurabilir; buna "sinyal kaskadı" denir. Bakteri ve diğer tek hücreli organizmalarda, hücrenin sahip olduğu sinyal trasndüksiyon süreçleri onun çevresine nasıl tepki vereceğini belirler. Çok hücreli organizmalarda organizmanın bir bütün olarak çalışmasını sağlamak için bireysel hücrelerin davranışlarını koordine eden pek çok sinyal transdüksiyon süreci gerekmektedir. Tahmin edileceği üzere, bir organizma ne kadar karmaşıksa organizmanın sahip olduğu sinyal transdüksiyon süreçlerinin repertuvarı da o derece karmaşık olmak durumundadır. Dolasıyla hücresel seviyede hem iç hem de dış çevrenin duyumu sinyal transdüksiyonuna dayalıdır. Çoğu hastalık, örneğin diyabet, ateroskleroz, özbağışıklık (otoimmünite), kanser, sinyal transdüksiyon yollarındaki bozukluklardan kaynaklanır. Bu durum, sinyal transdüksiyonunun biyoloji kadar tıpta da olan önemini ortaya koyar.

<span class="mw-page-title-main">Denizyıldızı</span> Omurgasız ve derisi dikenli deniz canlısı

Denizyıldızı, hayvanlar âleminin derisi dikenliler şubesine bağlı Asteroidea sınıfından olan deniz omurgasızlarına verilen ortak addır. Dünya üzerinde, tropikal bölgelerden soğuk kutup denizi sularına kadar deniz tabanında 1.500 kadar denizyıldızı türü bulunur. Deniz kıyısından 6.000 m derinliğe kadar olan bölgede yaşarlar.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye yosun hayvancıkları listesi</span> Vikimedya liste maddesi

Belirlenmiş tür sayısı 4000-4500 arasındadır. Yaşayan yosun hayvancıkları, Linnean sınıflandırma sistemiyle uygun bir şekilde sınıflandırılmaktadır. Bu sisteme göre sınıfları şunlardır: "Phylactolaemata, Stenolaemata, Gymnolaemata" Genellikle 0,5 mm. boyutundadırlar.

<span class="mw-page-title-main">Phidippus audax</span> zıplayan örümcek türü

Phidippus audax, Salticidae familyasından Kuzey Amerika'da yaygın ufak zararsız bir örümcek türü.

Ambulakral sistem, denizyıldızı ve denizkestanesi gibi derisi dikenliler tarafından hareket etme, beslenme, dışkılanma ve soluk alma gibi işlevler için kullanılan hidrolik bir sistemdir. Sistem çok sayıda tüp ayağı birbirine bağlayan kanallardan oluşur. Derisi dikenliler kasların kasılmasıyla tüp ayaklara su girmesi yoluyla uzaması ve yeri itmeleri sonrasında da kasların gevşemesi yoluyla uzayan tüp ayakların geri çekilmesi yoluyla hareket ederler.

<span class="mw-page-title-main">Bipinnaria</span>

Bipinnaria denizyıldızlarının çoğunun larva gelişiminin ilk evresidir ve genellikle ardından brachiolaria evresi gelir. Hareket ve beslenme sillerle sağlanır. Kuluçkaya yatan denizyıldızlarının gelişiminde bipinnaria evresi yoktur, yumurtalar doğrudan minyatür erişkinler hâlinde gelişirler.

<span class="mw-page-title-main">Brachiolaria</span>

Brachiolaria denizyıldızlarının çoğunun larva gelişiminin ikinci evresidir ve bipinnaria evresinden sonra gelir. Brachiolaria bilateral simetriye sahipken erişikn denizyıldızları beşgen ışınsal simetriye sahiptir. Paxillosida takımından denizyıldızlarının brachiolaria evresi yoktur ve bipinnaria evresinden sonra doğrudan erişkin hâle gelirler.

John Wilder Tukey ForMemRS 20. yüzyılın en ünlü Amerikalı istatistikçilerinden biridir. FFT algoritmasını ve kutu grafiğini geliştirmiştir. Ayrıca kendi adını taşıyan çoklu karşılaştırma testi Tukey Testi'ni ve Tukey'in Lambda dağılımını geliştirmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Deniz yassı solucanları</span>

Deniz yassı solucanları (Polycladida) parazit olmayan, yer değiştirebilen ve denizlerde yaşayan yassı solucanları içeren, tür çeşitliliği yüksek bir takımdır. Denizlerin kıyısal bölgelerinde, özellikle kıta sahanlıklarında yaygındırlar ancak hidrotermal bacalarda bile gözlemlenmişlerdir. Birçok türü mercan resiflerinde yaşar. Çok az sayıda türü tatlı su habitatlarında bulunur.

<span class="mw-page-title-main">Hexactinellida</span> silisli spikülleri olan süngerler sınıfı

Hexactinellid süngerler veya Cam süngerler, dört ya da altı uçlu silisli spiküllerden oluşmuş bir iskelete sahip sünger sınıfıdır.

<span class="mw-page-title-main">Bayağı süngerler</span>

Bayağı süngerler (Demospongiae), Porifera şubesindeki en çeşitli sınıftır. Dünya çapında yaklaşık 8.800 tür içeren tüm sünger türlerinin yaklaşık %76,2'sini oluştururlar. Kalsiyum karbonattan oluşan sert, genellikle masif bir iskeleti örten yumuşak gövdeli süngerlerdir. Yapıları olarak ağırlıklı olarak lökonoiddirler. Bayağı süngerlerin iskeletleri, protein spongin, mineral silika veya her ikisinin liflerinden oluşan dikenlerden oluşur. Silika spiküllerinin mevcut olduğu yerler cam süngerlerdekinden farklı bir şekle sahiptir.

Sinir sistemlerinin evrimi, hayvanlarda sinir sistemlerinin ilk gelişimine kadar uzanır. Nöronlar, hareketli tek hücreli ve kolonyal ökaryotlarda bulunan aksiyon potansiyellerinin mekanizmasını uyarlayarak çok hücreli hayvanlarda özel elektrik sinyal hücreleri olarak geliştirildi. Karmaşık protozoalarda bulunanlar gibi birçok ilkel sistem, hareketlilik ve hayatta kalmak için gerekli diğer yönler için elektriksel olmayan sinyalleme kullanır. Veriler, mesajlaşma için kimyasal bir gradyan kullanan bu sistemlerin bugün bilinen elektrik sinyal hücrelerine dönüştüğünü gösteriyor.

<span class="mw-page-title-main">Parafili (filogenetik)</span>

Taksonomide eğer bir grup en son ortak atası ve soyundan gelenlerin tamamını içeriyor ama genellikle bir ya da iki monofiletik alt grubu kapsamıyorsa bu grup dışarıda bırakılan alt gruplara nazaran parafiletik olarak adlandırılır. Parafiletik bir grup bir klad ya da ortak ata ile birlikte soyundan gelen tüm türlerin yer aldığı bir tür grubu olan monofiletik bir grup olamaz. Parafiletik grubun bir ya da daha fazla üyesi, dışarıda bırakılan grup ya da gruplara, parafiletik gruptan daha yakın akrabadır. Terim filogenetikte ve dilbilimde yaygın olarak kullanılır. Parafiletik gruplar sinapomorfiler ve simplesiomorfilerin birleşimi ile tanımlanırlar.

<i>Tapetum lucidum</i>

Tapetum lucidum, birçok omurgalının gözünün içindeki bir doku tabakasıdır. Retina'nın hemen arkasında yatan bir geriyansıtıcıdır.

<span class="mw-page-title-main">Peracarida</span>

Peracarida, Eumalacostraca altsınıfına bağlı bir hayvan üsttakımıdır. Türlerinin çoğu genel olarak 2 cm (0,8 in)'den daha küçük olsa da, aralarındaki en büyük tür olan Bathynomus giganteus 76 cm (29,9 in)'e erişebilir. Bilinen en eski türü, İrlanda'da Famenien'den de eski zamanlara dayanan Oxyuropoda ligioides fosilidir.

<i>Polyphaga</i>

Polyphaga, Corydiidae familyasına bağlı bir böcek cinsidir.