İçeriğe atla

Eozinofilik folikülit

Eozinofilik folikülit
Diğer adlarEozinofilik püstüler folikülit, Steril eozinofilik püstüloz"[1]
UzmanlıkDermatoloji

Eozinofilik folikülit (EF), bilinmeyen bir neden dolayı ortaya çıkan bir kaşınan kızarıklıktır. Bu hastalık en çok HIV enfeksiyonu olan kişilerde görülür ancak HIV negatif kişilerde de ortaya çıkabilir, bu durumda eponim bir hastalık olan Ofuji hastalığı olarak bilinir.[2] Eozinofilik folikülitte saç foliküllerinde kaşınan kırmızı şişlikler (papül) görülür, eozinofilik folikülit karnı ve bacakları etkilememekle birlikte üst vücudu tutar. Eozinofilik folikülit adı, hastalıkta görülen en belirgin bağışıklık sistemi hücreleri (eozinofil) ve saç folikülü tutulumunu ifade eder.

Patofizyoloji

Eozinofilik folikülitin nedeni bilinmemektedir. Eozinofilik folikülite neden olduğu düşünülen mikroorganizmalar; Demodex akarı,[3] Pityrosporum mantarı[4] ve bakterilerdir.[5] Bu hastalıkla ilgili otoimmün bir süreç de incelenmektedir.[6]

Tanı

HIV enfeksiyonu olan bir kişide klasik semptomlar görüldüğünde eozinofilik folikülitten şüphelenilebilir. Eozinofilik folikülit tanısı, eozinofili tespit edilerek desteklenebilir ancak bu tanıyı koymak için deri biyopsisi yapılması gerekir. Deri biyopsilerinde saç foliküllerinin etrafında lenfositik ve eozinofilik iltihaplanma görülür.

Tedavi

HIV enfeksiyonu olan insanlarda eozinofilik folikülit tedavisi, bağışıklık sistemini eski haline getirmek için antiretroviral tedavisiyle başlar. Eozinofilik folikülitin doğrudan tedavisi, iltihabın ve kaşıntının azaltılmasına dayanır. Topikal kortikosteroidler ve oral antihistaminler kaşıntıyı azaltabilir ve, lezyonların boyutunu ve sayısını azaltabilir. Antifungal ilaç itrakonazol, antibiyotik ilaç metronidazol ve antiakar ilacı permetrin ile tedavi uygulanması, bazı semptomların iyileşmesini sağlayabilir. Eozinofilik folikülit için diğer tedaviler arasında PUVA, topikal takrolimus ve izotretinoin bulunur.[7]

Epidemiyoloji

HIV enfeksiyonuyla ilişkili eozinofilik folikülit, genellikle ileri seviye HIV enfeksiyonu ve düşük yardımcı T hücresi sayısı olan hastaları etkiler.[8] Bu hastalık, erkeklerle ve kadınlarla birlikte HIV enfeksiyonu olan çocukları da etkiler ve tüm dünyada görülür.

Eozinofilik folikülit, lösemi ve lenfoma gibi hematolojik hastalıkları olan kişileri de etkileyebilir.[9] Bu hastalık, başka bir sorunu olmayan bebeklerde sınırlı bir durum şekilde de görülebilir.[10] HIV negatif kişilerde de eozinofilik folikülit gelişebilir, bu durum Japonya'da daha sık görülür.[11]

Ayrıca bakınız

  • Bebeklik dönemi eozinofilik püstüler foliküliti
  • Kutanöz durumlar listesi

Kaynakça

  1. ^ James, William; Berger, Timothy; Elston, Dirk (2005). Andrews' Diseases of the Skin: Clinical Dermatology. (10th ed.). Saunders. 0-7216-2921-0.
  2. ^ Ofuji, S; Ogino, A; Horio, T; Oseko, T; Uehara, M (1970). "Eosinophilic pustular folliculitis". Acta Dermato-Venereologica. 50 (3). ss. 195-203. PMID 4193219. 
  3. ^ Bodokh, I; Lacour, JP; Perrin, C; Bourdet, JF; Ortonne, JP (1994). "Papular eruption in AIDS: role of demodectic mites?". Acta Dermato-Venereologica. 74 (4). ss. 320-2. doi:10.2340/0001555574320322. PMID 7976100. 
  4. ^ Ferrándiz, C; Ribera, M; Barranco, JC; Clotet, B; Lorenzo, JC (1992). "Eosinophilic pustular folliculitis in patients with acquired immunodeficiency syndrome". International Journal of Dermatology. 31 (3). ss. 193-5. doi:10.1111/j.1365-4362.1992.tb03934.x. PMID 1568818. 
  5. ^ Smith, KJ; Skelton, HG; Yeager, J; Ruiz, N; Wagner, KF (1995). "Metronidazole for eosinophilic pustular folliculitis in human immunodeficiency virus type 1-positive patients". Archives of Dermatology. 131 (9). ss. 1089-91. doi:10.1001/archderm.131.9.1089. PMID 7661619. 
  6. ^ Fearfield, LA; Rowe, A; Francis, N; Bunker, CB; Staughton, RC (1999). "Itchy folliculitis and human immunodeficiency virus infection: clinicopathological and immunological features, pathogenesis and treatment". The British Journal of Dermatology. 141 (1). ss. 3-11. doi:10.1046/j.1365-2133.1999.02914.x. PMID 10417509. 
  7. ^ Ellis, E; Scheinfeld, N (2004). "Eosinophilic pustular folliculitis: a comprehensive review of treatment options". American Journal of Clinical Dermatology. 5 (3). ss. 189-97. doi:10.2165/00128071-200405030-00007. PMID 15186198. 
  8. ^ Parker, SR; Parker, DC; McCall, CO (2006). "Eosinophilic folliculitis in HIV-infected women: case series and review". American Journal of Clinical Dermatology. 7 (3). ss. 193-200. doi:10.2165/00128071-200607030-00006. PMID 16734507. 
  9. ^ Patrizi, A; Chieregato, C; Visani, G; Morrone, P; Patrone, P (2004). "Leukaemia-associated eosinophilic folliculitis (Ofuji's disease)". Journal of the European Academy of Dermatology and Venereology. 18 (5). ss. 596-8. doi:10.1111/j.1468-3083.2004.00982.x. PMID 15324404. 
  10. ^ Buckley, DA; Munn, SE; Higgins, EM (2001). "Neonatal eosinophilic pustular folliculitis". Clinical and Experimental Dermatology. 26 (3). ss. 251-5. doi:10.1046/j.1365-2230.2001.00807.x. PMID 11422167. 
  11. ^ Teraki, Y; Nishikawa, T (2005). "Skin diseases described in Japan 2004". Journal der Deutschen Dermatologischen Gesellschaft. 3 (1). ss. 9-25. doi:10.1046/j.1439-0353.2005.04076.x. PMID 16353745. 

Dış bağlantılar

Sınıflandırma
Dış kaynaklar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Menenjit</span> beyni veya omuriliği saran zarların iltihaplanma durumu

Menenjit beyni ve omuriliği kaplayan koruyucu zarlarda oluşan akut enflamasyondur(iltihaplanma). Enflamasyon; bakteri, virüs veya diğer mikroorganizmaların enfeksiyonu sonucu ve az da olsa ilaçlar tarafından olabilir. Menenjitte enflamasyonun beyin ve omuriliğe yakınlığı hayatî bir risk taşıyabilir. Bu halde durum acil vaka olarak tanımlanır.

<span class="mw-page-title-main">HIV/AIDS</span> HIV virüsünün sebep olduğu bulaşıcı ölümcül hastalık

AIDS, ilk kez 1980'lerin başında Orta ve Güney Afrika'da gündeme gelen ve giderek ürkütücü boyutlara ulaşan, etkeni HIV (İngilizce: Human Immunodeficiency Virus / Türkçe: İnsan bağışıklık yetmezliği virüsü) olan bir enfeksiyon hastalığıdır. HIV, bağışıklık sistemindeki akyuvarların (özellikle CD4+ lenfositler) yapısını bozarak ve sayısını azaltarak vücudun enfeksiyonlara karşı direncini ortadan kaldırır.

<span class="mw-page-title-main">Frengi</span> bulaşıcı enfeksiyon

Frengi, spiroket bakterisi Treponema pallidum alttürünün sebep olduğu cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyondur. Cinsel yolla bulaşmanın yanı sıra kan transfüzyonlarıyla da bulaşabildiği gösterilmiştir. Aynı zamanda anneden fetüse, hamilelik ya da doğum sırasında bulaşabilir. Treponema pallidum ile alakalı olarak insanlarda görülen diğer hastalıklar arasında veremdutu, pinta ve endemik frengi bulunmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Cinsel yolla bulaşan hastalık</span> insan cinsel davranışı yoluyla bulaşan enfeksiyon

Cinsel yolla bulaşan hastalık (CYBH) veya cinsel yolla bulaşan enfeksiyon (CYBE), daha eski adıyla zührevi hastalık, özellikle vajinal seks olmak üzere anal seks, oral seks, bazen de sürtünme yoluyla cinsel ilişkiyle bulaşabilen enfeksiyonların genel adıdır. CYBE'ler genellikle başlangıçta semptomlara neden olmadığından başkalarına bulaştırma riskleri fazladır. İngilizce literatürde Cinsel yolla bulaşan enfeksiyon terimi, semptomatik hastalığı olmayan vakaları da kapsadığından cinsel yolla bulaşan hastalık veya zührevi hastalık terimlerinin yerine tercih edilmektedir. CYBE'lerin belirti ve bulguları olarak vajinal akıntı, penis akıntısı, cinsel organların üzerinde veya çevresinde ülserler ve pelvik ağrı sayılabilir. Bazı CYBE'ler kısırlığa neden olabilmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Hepatit C</span> Karaciğeri etkileyen enfeksiyon

Hepatit C özellikle karaciğeri etkileyen bir enfeksiyondur. Hastalığa, hepatit C virüsü (HCV) sebep olur. Hepatit C, genellikle herhangi bir belirtiye sahip değildir ancak kronik enfeksiyon, karaciğerde yara oluşumu ve uzun yıllar sonra siroza sebep olabilir. Aynı zamanda, bazı durumlarda, sirozlu hastalarda, karaciğer yetmezliği ve karaciğer kanseri ya da ölümcül kanamaya sebebiyet verebilecek, yemek borusu ve midedeki damarlarda aşırı şişmeye yol açabilir.

Hipertrikoz, vücudun her yerindeki kılların anormal miktarda uzamasıdır. Hipertrikoz görünümü mitolojik kurt adama benzediğinden dolayı, yaygın olarak gayriresmi şekilde kurt adam sendromu olarak da adlandırılır. Vücudun pek çok yerinde oluşan jeneralize ve yalnızca belirli bir bölgede oluşan lokalize olmak üzere iki tür hipertrikoz bulunmaktadır. Hipertrikoz kişide doğuştan gelen veya sonradan gelişen bir hastalık olabilir. Androjene bağımlı kıl hariç olmak üzere kıllar cilt üzerinde, kasık bölgesinde, yüz ve koltuk altı bölgelerinde meydana gelir.

Meningoensefalit Meninkslerin iltihabı veya enfeksiyonu olan menenjit ile beyin iltihabı veya enfeksiyonu olan ensefalitin aynı anda görüldüğü hastalığa verilen isimdir.

Kasabach - Merritt sendromu (KMS) ayrıca hemanjiom - trombositopeni sendromu olarak da bilinen genellikle bebekleri etkileyen nadir bir hastalıktır. Yaşamı tehdit edici bu vasküler tümör sendromunda azalmış trombosit sayısı ve bazen diğer kanama problemleri ile birlikte hemanjiom bulunur. Hastalık adını Haig Haigouni Kasabach ve Katharine Krom Merritt isminde, ilk kez bu durumu 1940 yılında tarif eden iki pediatristten almıştır.

<span class="mw-page-title-main">Selülit</span>

Bu madde cilt altı yağ dokusunun sebep olduğu pürüzlü görünüm hakkındadır. Deriyi etkileyen bakteriyel enfeksiyon için selülit (enfeksiyon) maddesine bakınız.

<span class="mw-page-title-main">Kuluçka (epidemiyoloji)</span> enfeksiyon ile hastalık semptomlarının başlangıcı arasındaki süre

Kuluçka süresi, canlının patojenik organizmaya, kimyasal maddeye ya da radyasyona maruz kalma ile belirgin belirtilerin ve bulguların ortaya çıkması arasında geçen süre. Tipik olarak enfeksiyon hastalıklarında, konakta belirtilerin ortaya çıkabilmesi için enfeksiyöz organizmanın çoğalması dönemidir.

<span class="mw-page-title-main">Histoplasma capsulatum</span>

Histoplasma capsulatum dünya genelinde Antarktika hariç yaygın görülen bir organizmadır. En sık vadi aralarındaki nehir yataklarında bulunur. En sık orta ve doğu Amerika Birleşik Devletleri'nde ve orta ve Güney Amerika'da bulunur. En sık görüldüğü yerler Ohio ve Mississippi vadileridir. 1906 yılında Samuel Taylor Darling tarafından keşfedilmişlerdir.

<i>Kedi immün yetmezlik virüsü</i>

Kedi immün yetmezlik virüsü (FIV) dünya'da kedileri etkileyen bir Lentivirüs 'tür ve kedigillerin %2,5 ila %4,4'üne bulaşır. FIV, diğer iki kedi retrovirüsünden, kedi lösemi virüsünden (FeLV) ve kedi köpüklü virüsten (FFV) taksonomik olarak farklıdır ve insan bağışıklık yetmezlik virüsü (HIV) ile daha yakından ilişkilidir. FIV içinde, viral zarf (env) veya polimeraz (pol) için kodlama yapan nükleotid dizi farklılıklarına dayalı olarak beş alt tip tanımlanmıştır. FIV, AIDS benzeri bir sendroma neden olan tek primat olmayan lentivirüstür, ancak FIV, hastalığın taşıyıcıları ve aktarıcıları olarak uzun yıllar nispeten sağlıklı yaşayabildikleri için kediler için genellikle ölümcül değildir. Etkinliği belirsizliğini korusa da bir aşısı vardır. Kediler aşılamadan sonra FIV antikorları için pozitif test yapacaktır.

<span class="mw-page-title-main">Viral uyku</span>

Viral uyku, patojenik bir virüsün, viral yaşam döngüsünün lizojenik kısmı olarak belirtilen, bir hücre içinde uykuda kalma yeteneğidir. Gizli bir viral enfeksiyon, kronik bir viral enfeksiyondan ayrılan bir tür kalıcı viral enfeksiyondur. Gecikme, belirli virüslerin yaşam döngülerinde, ilk enfeksiyondan sonra virüs parçacıklarının çoğalmasının durduğu aşamadır. Bununla birlikte, viral genom ortadan kaldırılmamıştır. Virüs, konakçının dışarıdan yeni bir virüs ile tekrar enfekte olmasına gerek duymadan yeniden aktifleşebilir ve büyük miktarlarda viral nesil üretmeye başlayabilir ve süresiz olarak konakçı içinde kalabilir.

Yavaş virüs, etiyolojik olarak yavaş virüs hastalığıyla ilişkili bir virüs veya virüs benzeri bir ajandır. Yavaş bir virüs hastalığı, uzun bir gecikme döneminden sonra, aylar ila yıllara yayılan yavaş, ilerleyici bir seyir izleyen, sıklıkla merkezi sinir sistemini tutan ve çoğu durumda hastayı ölüme götüren bir hastalıktır. Yavaş virüs hastalıklarına örnek olarak HIV virüsünün neden olduğu HIV/AIDS, kızamık virüsü enfeksiyonunun nadir bir sonucu olan subakut sklerozan panensefalit ve kemikte Paget hastalığı sayılabilir. paramiksovirüsler, özellikle kızamık virüsü ve insan solunum sinsityal virüsü.

<span class="mw-page-title-main">Gaucher hastalığı</span> genetik bir hastalık

Gaucher hastalığı [ (GD)], hücrelerde ve belirli organlarda glukoserebrosidin biriktiği genetik bir hastalıktır. Bozukluk, morarma, yorgunluk, anemi, düşük kan trombosit sayısı ve karaciğer ve dalakta büyüme ile karakterizedir ve glukoserebrosid üzerinde etkili olan glukoserebrosidaz enziminin kalıtsal eksikliğinden kaynaklanır. Enzim kusurlu olduğunda, özellikle beyaz kan hücrelerinde ve özellikle makrofajlarda glukoserebrosid birikir. Glukoserebrosid dalakta, karaciğerde, böbreklerde, akciğerlerde, beyinde ve kemik iliğinde toplanabilir.

<span class="mw-page-title-main">Nummüler dermatit</span>

Nummüler dermatit, çok sayıda dermatit türünden birisidir; bu durum yuvarlak veya oval şekilde lezyonlara neden olur. Bu durumun adı, "bozuk para" anlamına gelen Latince kelime "nummus"tan gelir.

<span class="mw-page-title-main">Fiziksel ürtiker</span>

Fiziksel ürtiker, kendiliğinden oluşmak yerine dışarıdan fiziksel stimulus nedeniyle oluşan ayrı bir ürtiker alt grubudur. Fiziksel ürtiker için farklı hastalıklar olarak bilinen yeni alt grup bulunur. Fiziksel ürtiker, ağrıyan, kaşınan ve görüntü olarak hoş olmayan bir durum olarak bilinir; aylar veya yıllar boyunca tekrarlayabilir.

Temas sonrası önleme, maruziyet sonrası profilaksi ve maruziyet sonrası önleme olarak da bilinen temas sonrası profilaksi, enfeksiyonun ortaya çıkmasını önlemek için bir patojene maruz kaldıktan sonra başlatılan herhangi bir önleyici tıbbi tedavidir.

Terapötik aşı, bir hastalık veya enfeksiyon meydana geldikten sonra uygulanan bir aşıdır. Terapötik aşı, bir enfeksiyonla savaşmak için hastanın bağışıklık sistemini harekete geçirerek çalışır. Terapötik bir aşı, profilaktik bir aşıdan farklıdır; profilaktik aşılar bireylere enfeksiyon veya hastalıktan kaçınmak için bir önlem olarak uygulanırken, terapötik aşılar birey hastalık veya enfeksiyondan zaten etkilendikten sonra uygulanır. Terapötik aşı, vücudu gelecekteki hastalıklara ve enfeksiyonlara karşı korumak için bağışıklık kazandırmak yerine vücuttaki mevcut bir enfeksiyonla savaşır.

<span class="mw-page-title-main">Livedo retikülaris</span> ciltte dantel benzeri morumsu bir renk değişikliği olarak görülen benekli ağsı damar deseninden oluşan yaygın bir cilt bulgusu

Livedo retikülaris, ciltte dantel benzeri morumsu bir renk değişikliği olarak görülen benekli ağsı damar deseninden oluşan yaygın bir cilt bulgusudur. Renk değişikliği, kutanöz kılcal damarları besleyen arteriyollerdeki kan akışının azalmasından kaynaklanır, bu da oksijensiz kanın mavi renk değişikliği olarak görülmesine neden olur. Bu, çok çeşitli patolojik ve patolojik olmayan durumlar da dahil olmak üzere, kişinin kan pıhtısı oluşturma riskini artıran bir durumun ikincil bir etkisi olabilir. Örnekler arasında hiperlipidemi, mikrovasküler hematolojik veya anemi durumları, beslenme eksiklikleri, hiper ve otoimmün hastalıklar ve ilaçlar/toksinler yer almaktadır.